Etiket: Stent

  • “Spor yapmakla damara yerleştirilen stent oynamaz”

    Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Şahin, hareketle, sporla ve koşmakla damara yerleştirilmiş olan stentin yerinden oynamadığını söyledi.

    Medicana Sivas Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Ömer Şahin, anjiyonun damarların görüntülenmesi işlemi olduğunu ifade ederek, “Kalbi besleyen atardamarlara koroner damarlar denilmektedir. Kalbi besleyen atardamarların görüntülenmesi işlemine de koroner anjiyografi denilmektedir. Kalp anjiyosu yapılmadan önce bir takım tetkikler ile hazırlık yapmak gerekir. İşlemden önce en az 4 saat bir şey yiyip içilmemesi gerekmektedir. İşlem kasık, bilek ya da kol atardamarın yapılır. İşlem bölgesi temizliğinden sonra temiz örtüler serilerek işleme başlanır. İşlem esnasında sadece atardamar bölgesine lokal anestezi yapılır, hasta tamamen uyanıktır. Atardamara kanül yerleştirdikten sonra esnek ince borular yardımıyla kalbi besleyen atardamara ulaşılır. Boyalı madde verilerek damarların hareketli görüntüleri film olarak kaydedilir. Kaydedilen görüntüler incelenerek tanı ve tedavi planı yapılır ”dedi.

    Kimler olmalı?

    Şahin, anjiyonun acilen kalp krizi geçiren hastalara yapılması gerektiğini söyleyerek, “Kap krizi geçiren hastalar, efor testi pozitif çıkan hastalar, EKO’da kalp kasılması sorunu olan kişilere, kalp sintigrafisi testinde koroner arter hastalığı şüphesi olanlar, bilgisayarlı tomografide damar darlığı şüphesi bulunanlar, kapak hastalığı olanlar ve By-pass ameliyatı yapılan hastalarda 5. yıl kontrolünde, bu tür hastalara yapılır. Anjiyo hem tanı hem de tedavi yöntemidir. Görüntüleme yapıldıktan sonra aynı anda darlık veya tıkanıklık olan kısıma müdahale edilerek tedavi yapılması sağlanır. Damar tıkanıklığını açmak için balon ve stent kullanılır. Kalp anjiyosu yaklaşık 10-15 dakika sürmektedir. Tedavi amaçlı balon veya stent yapılması durumunda işlem süresi 30 dakika kadar uzamaktadır. İşlem sonrası aynı gün eve ve ertesi günde işe dönülebilir. Kalp krizi sebebiyle kalp anjiyosu yapılması durumunda bu süre ortalama 3 güne çıkar ” şeklinde konuştu.

    Şahin, stent takılmasının ardından yapılan hareketlerle, sporla, koşmakla damara yerleştirilmiş olan stentin yerinden oynamayacağını belirterek, “Balon patlatılmaz, sadece darlık bölgesinde şişirilip o bölgenin genişlemesi sağlanır. Daha önceden damara yerleştirilmiş stent değiştirilemez, çıkartılamaz. Hareketle, sporla, koşmakla damara yerleştirilmiş olan stent yerinden oynamaz, kayma yapmaz. İhtiyaç olduğu her an anjiyo yapılabilir, belirli bir sayısı yoktur. Sağ kasık, sol kasık, sağ bilek, sol bilek veya sağ kol, sol koldan yapılabilir. Yağlı ya da yağsız stent yoktur. İlaç kaplı ve ilaç kaplı olmayan stent vardır. Kalp anjiyosu yapılan herkes kalp hastası değildir. Anjiyo bir tanı koyma aracıdır. Yetişkinlerde belirli bir yaştan önce yapılması tehlikeli değildir, tıbbi olarak yapılması gereken ve engel olmayan her hastaya yapılabilir. Bir kez anjiyo olduktan sonra belirli periyotlar ile tekrar anjiyo olmaya gerek yoktur. Yeniden tıbbi gereklilik olmadığı sürece rutin düzenli anjiyo yapılmaz” şeklinde konuştu.

  • “Spor yapmakla damara yerleştirilen stent oynamaz”

    Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Şahin, hareketle, sporla ve koşmakla damara yerleştirilmiş olan stentin yerinden oynamadığını söyledi.

    Medicana Sivas Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Ömer Şahin, anjiyonun damarların görüntülenmesi işlemi olduğunu ifade ederek, “Kalbi besleyen atardamarlara koroner damarlar denilmektedir. Kalbi besleyen atardamarların görüntülenmesi işlemine de koroner anjiyografi denilmektedir. Kalp anjiyosu yapılmadan önce bir takım tetkikler ile hazırlık yapmak gerekir. İşlemden önce en az 4 saat bir şey yiyip içilmemesi gerekmektedir. İşlem kasık, bilek ya da kol atardamarın yapılır. İşlem bölgesi temizliğinden sonra temiz örtüler serilerek işleme başlanır. İşlem esnasında sadece atardamar bölgesine lokal anestezi yapılır, hasta tamamen uyanıktır. Atardamara kanül yerleştirdikten sonra esnek ince borular yardımıyla kalbi besleyen atardamara ulaşılır. Boyalı madde verilerek damarların hareketli görüntüleri film olarak kaydedilir. Kaydedilen görüntüler incelenerek tanı ve tedavi planı yapılır ”dedi.

    Kimler olmalı?

    Şahin, anjiyonun acilen kalp krizi geçiren hastalara yapılması gerektiğini söyleyerek, “Kap krizi geçiren hastalar, efor testi pozitif çıkan hastalar, EKO’da kalp kasılması sorunu olan kişilere, kalp sintigrafisi testinde koroner arter hastalığı şüphesi olanlar, bilgisayarlı tomografide damar darlığı şüphesi bulunanlar, kapak hastalığı olanlar ve By-pass ameliyatı yapılan hastalarda 5. yıl kontrolünde, bu tür hastalara yapılır. Anjiyo hem tanı hem de tedavi yöntemidir. Görüntüleme yapıldıktan sonra aynı anda darlık veya tıkanıklık olan kısıma müdahale edilerek tedavi yapılması sağlanır. Damar tıkanıklığını açmak için balon ve stent kullanılır. Kalp anjiyosu yaklaşık 10-15 dakika sürmektedir. Tedavi amaçlı balon veya stent yapılması durumunda işlem süresi 30 dakika kadar uzamaktadır. İşlem sonrası aynı gün eve ve ertesi günde işe dönülebilir. Kalp krizi sebebiyle kalp anjiyosu yapılması durumunda bu süre ortalama 3 güne çıkar ” şeklinde konuştu.

    Şahin, stent takılmasının ardından yapılan hareketlerle, sporla, koşmakla damara yerleştirilmiş olan stentin yerinden oynamayacağını belirterek, “Balon patlatılmaz, sadece darlık bölgesinde şişirilip o bölgenin genişlemesi sağlanır. Daha önceden damara yerleştirilmiş stent değiştirilemez, çıkartılamaz. Hareketle, sporla, koşmakla damara yerleştirilmiş olan stent yerinden oynamaz, kayma yapmaz. İhtiyaç olduğu her an anjiyo yapılabilir, belirli bir sayısı yoktur. Sağ kasık, sol kasık, sağ bilek, sol bilek veya sağ kol, sol koldan yapılabilir. Yağlı ya da yağsız stent yoktur. İlaç kaplı ve ilaç kaplı olmayan stent vardır. Kalp anjiyosu yapılan herkes kalp hastası değildir. Anjiyo bir tanı koyma aracıdır. Yetişkinlerde belirli bir yaştan önce yapılması tehlikeli değildir, tıbbi olarak yapılması gereken ve engel olmayan her hastaya yapılabilir. Bir kez anjiyo olduktan sonra belirli periyotlar ile tekrar anjiyo olmaya gerek yoktur. Yeniden tıbbi gereklilik olmadığı sürece rutin düzenli anjiyo yapılmaz” şeklinde konuştu.

  • Eriyen stent uygun hastada yüksek başarı sağlıyor

    Prof. Dr. Bilal Boztosun, eriyen stentlerle ilgili, “Eriyen stentleri takarken uygun damar yapısına sahip hastalarda ve kullanım kılavuzunda belirtildiği şekilde bu stentler takıldığında en yüksek başarı oranına sahip olduğunu görüyoruz. Hastalarımızın takiplerini da yakından yapmaktayız ve olumsuz sonuçlarla çok düşük oranda karşılaştık” dedi.

    Eriyen stent, ilaçlı metal stentlere benzemekle birlikte içerik olarak metalden değil, PLLA denilen, kendiliğinden eriyen dikişlerin de yapısında kullanılan bir maddeden yapılıyor. Kalp damar hastalığını tedavi edebilmek amacıyla tasarlanmış olan bu stentler, üzerinde ihtiva ettikleri ilaç sayesinde, damar içerisindeki darlık oluşturan plakların, damarı yeniden tıkamasını engelliyor. Bu stentler, damar açılıp tedavi edildikten sonra, 2-3 yıl içinde biyolojik olarak tamamen kaybolmakta ve yerleştirilmiş olduğu damarın sağlıklı ve yabancı materyalden arınmış olmasını sağlıyor. Eriyen stentler, hastanın hayatının daha sonraki bir aşamasında kalp damarına tekrar müdahaleye ihtiyaç olursa, damarda kalıcı bir metal stent bulunmadığından, tekrar müdahalede aynı bölgeye tekrar stent takabilmede kolaylık sağlıyor. Ayrıca ileride gerekebilecek bir by- pass ameliyatında metal stentin olduğu bölgeye bypass yapılması güçken eriyen stent sayesinde, damar içerisinde yabancı bir materyal bulunmadığından tıkalı olan damara bu müdahale daha kolay oluyor.

    Medipol Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Bilal Boztosun, bu stentlerin çapı 2.5 mm üzerinde olan damarda uygun olduğunu vurgulayarak, “Kireçlenmiş, çatal damarlarda kullanılması eriyen stentin metal stentlere göre daha kalın yapıda olması, bu tür müdahalesi zor olan damarlarda uygun değildir” dedi.

    Prof. Dr. Boztosun; eriyen stentin Amerika Gıda ve ilaç Kurumu’nun (FDA) 2016 yazında stent teknolojisinde devrim niteliğinde olan bu yeni kuşak stentlerin kullanımını onayladığını kaydederek, “Bu stentlerle ilgili yeni bilgiler ve uzun dönem çalışma sonuçları bu süre zarfında gelmeye devam etti. Son çalışmalardan gelen yeni bilgiler eriyen stentlerde damarda pıhtılaşma riskinin diğer ilaçlı metal stentlere göre zaman içerisinde arttığı yönündeydi. Son verilere bakıldığında ilaç salınımlı stentte pıhtılaşma riski yüzde 0.8 iken, eriyen stentte yüzde 1.9” diye konuştu.

    Prof. Dr. Bilal Boztosun, FDA’in bu bilgiler ışığında 2017 Mart ayında eriyen stentlerle ilgili bir uyarı metni yayınladığına dikkat çekerek, “Bu metinde eriyen stentlerin özellikle küçük çaplı damarlarda kullanılmasından kaçınılması gerektiği ve eriyen stentin takılması esnasında kullanım kılavuzunda önerilen uygun stent yerleştirme tekniğinin kullanılarak bu işlemin yapılması gerektiği belirtilmekteydi. Eriyen stentlerin tamamen yasaklandığı, kullanılmaması gerektiği bilgisi bu yüzden doğru olmayıp bu stentleri kullanırken dikkat edilmesi gerektiği şeklinde bu haberler yorumlanmalıdır” dedi.

    Prof. Dr. Boztosun, kliniklerinde yaklaşık 300’e yakın eriyen stenti başarılı bir şekilde hastalara taktıklarını ifade ederek, “Kendi klinik tecrübemizde de eriyen stentleri takarken uygun damar yapısına sahip hastalarda ve kullanım kılavuzunda belirtildiği şekilde bu stentler takıldığında en yüksek başarı oranına sahip olduğunu görüyoruz. Hastalarımızın takiplerini da yakından yapmaktayız ve olumsuz sonuçlarla çok düşük oranda karşılaştık. Kendi başarı oranlarımız metal ilaçlı stentlerle benzer düzeyde bulunuyor. Bu başarımızı da doğru hasta seçimine ve doğru yerleştirme tekniğinin kullanımına bağlıyorum. Eriyen stentlerin ilk kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren yerleştirme tekniğinin de gelişmesiyle beraber , uygun damarda ve uygun stent yerleştirme tekniği kullanıldığında metal ilaçlı stentlerle benzer sonuçların elde edildiği görülmektedir. Tabi ki devam eden çalışmaların sonuçları açıklandıkça bu konudaki şüphelerin zamanla daha da azalacağını düşünmekteyim” ifadelerini kullandı.

  • Takılan stent sayesinde kangren olmaktan kurtuldu

    Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, bacak damarlarının daralması nedeniyle yürüme zorluğu çeken Ahmet Şenel’in damarlarına anjiyo yapıldıktan sonra stent takılarak kangren olması önlendi.

    Daha önce dinlenerek 50 metre yürüyebildiğini ancak bacak damarlara stent takılmasından sonra 1 kilometre yürüdüğünü belirten 57 yaşındaki Ahmet Şenel, ‘‘Kahvehane çalıştırdığım dönemlerde yürümekte zorluk çekiyordum. Hastaneye başvurdum bacak damarlarıma stent atılması gerektiğini söylediler. 50 metre yürüdükten sonra durmak zorunda kalıyordum şimdi ise 1 kilometre yürüyebiliyorum. Doktorlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bacağımın kesilmesine çocuklarım çok üzüldü. Kayseri’ye gidip ameliyat olmamı istedi çocuklarım ama ben burada doktorlarıma güveniyorum onların sayesinde eski durumuma kavuştum.’’dedi.

    Bacağı kesilebilirdi

    Hastanın bacak damarlarında daralma olduğunu belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Etli, hastanın bacağına stent takılmasaydı ayağının belli bir süreden sonra kangren olup belki kesilmeye kadar gidebileceğini söyledi.

    Bacak damarı genişlemesinin özellikle şeker hastası ve sigara kullanan hastalarda görüldüğünü ifade eden Etli şunları söyledi:

    ‘‘Ahmet bey bize başvurduğu zaman ayaklarında ağrı ve 50 metrede bir dinlenme şikayeti vardı. Biz hastamızı yatırdık, öncelikle bir bacak anjiyosu yapmak istedik oda kabul etti. Hastamızı yatırdıktan sonra bacak anjiyosu çektik sol ana iliak arterin daraldığını yüzde 80-90 oranda bir daralma olduğunu tespit ettik bunun üzerine stent takmaya karar verdik. Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra stent işlemi için hastamızı yatırdık yaklaşık 40 dakika süren bir işlemle operasyonu başarıyla tamamladık. Eğer stent takmasaydık hastanın 2 ameliyat olması gerekiyordu. Ameliyatta karın bölgesinden bacağına suni damarla kan taşımamız gerekiyordu, eğer stent takmasak hastamızın ayağı belli bir süreden sonra kangren olup belki kesilmeye kadar gidebilecekti. Biz stent tercih ederek öncelikle ilaçlı balonla damarı genişlettik daha sonra stent işlemini yapmaya başladık ve oldukça dar olan damarın genişlediğini gördük, böylelikle ayağına kan gelmeye başladı. Önceden 50 metrede dinlenme ihtiyacı hissederken şu anda normal yürüyüşüne devam ediyor hiçbir sıkıntı yok birkaç kilometre yürüyebiliyor. Ayrıca stent taktığımız için hastanede 1 gece kaldı, ertesi gün hemen işinin başına dönerek hem iş gücü kaybını azalttık hem de hastanın konforunu sağladık.Başarılı olması bizleri de oldukça mutlu etti.’’

  • Aksaray’da İlk Stent Takıldı

    Aksaray’da Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. Himmet Durgut, Devlet Hastanesinde KVC Ünitesinde anjiyodan sonra, kalp krizi geçiren hastanın tıkalı damarının balonla açılıp, ilk stentin de başarı ile takıldığını açıkladı.

    Geçirdiği kalp krizi sonucu, Aksaray Devlet Hastanesi Abdülmetin Ekecik Acil Servisine kaldırılan Sevim Orhan (63) isimli hastaya, Devlet Hastanesi KVC Ünitesinde, Dr. Sinan İnci ve Dr. İbrahim İzgü tarafından ilaç kaplı stent takıldı. Gerçekleştirilen operasyonla ilgili bilgi veren Aksaray Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci, “Hastamız kalp krizi geçirmekteydi. Acil servise getirilmişti. Hastamıza kontrol amaçlı anjiyografi yaptık. Damarının bir tanesinin tamamen tıkalı olduğunu gördük. Bunun üzerine kardiyolog arkadaşım Dr. İbrahim İzgü ile birlikte hastamızın balon yöntemiyle damarını açarak tekrar daralmaması için 2,5 mm eninde, 16 mm uzunluğunda ilaç kaplı stenti başarı ile taktık. Hastamızın genel durumu gayet iyi. Hastamızı kısa bir süre kontrol amaçlı koroner yoğun bakım ünitesinde tutup sonrasında şifa ile taburcu ettik” dedi.

    Stent hakkında da bilgi veren Dr. İnci, “Stent, balon işlemi ile açılan damarın tekrar daralmasını önlemek için damar duvarına takılan çok ince metalik tellerden örülmüş, farklı boyutları olan silindirik bir kafes telidir. Bizim Aksaray Devlet Hastanesi’nde kullandığımız stent, ilaç kaplı olanıdır” dedi.