Etiket: Sporuna

  • Ata sporuna gönül veren genç güreşçiler

    Ata sporuna gönül veren Malkaralı genç güreşçiler, Kış Spor Okulları kapsamında çalışmalarına devam ediyor.

    Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde başlatılan Kış Spor Okulları kapsamında Malkaralı gençler çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyorlar. Minikler ve ortaokul öğrencilerinden oluşan 30 genç sporcu, Malkara İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü Antrenörü Barış Çetin’in gözetiminde her gün 15.30 – 18.00 saatleri arası Malkara 14 Kasım Spor Salonu’nda Ata sporu güreşin tekniklerini öğrenmek için ter döküyorlar.

    Yapılan çalışmalarla birlikte miniklere spor faaliyetleri sevdirilirken, bedensel gelişimlerine de katkı sağlanıyor.

  • Türk sporuna yeni yetenekler kazandırılıyor

    Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Projesi ile Türk sporuna yeni yetenekler kazandırılıyor.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 2016 yılında imzalanan protokol ile hayata geçirilen; Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme projesi kapsamında toplamda 7 bin 300 İlkokul 3’üncü sınıfta okuyan öğrencilerin yeteneklerinin keşfedilmesi için özel tarama merkezinde bazı testlerden geçirildi. Öğrenciler 20 metre sürat koşuşu, el kavrama kuvveti, çeviklik testi, geriye sağlık topu atma, dikey sıçrama, esneklik, oturma yüksekliği- kulaç uzunluğu, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu antropometrik ölçüm ve performans test protokolleri uygulandı. Gerçekleştirilecek olan bu proje ile Türk sporunun uluslararası standartlara uygun şekilde geniş kitlelere yaygınlaştırılması ve başarı elde edilebilmesi başta olmak üzere, sağlıklı ve hareketli bir yaşamın gereği olarak toplumda spor yapma kültürünün yerleştirilmesi, sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılmasıyla çocuklara sporu sevdirerek onları sporla tanıştırmak, spora başlama yaşında bulunan yetenekli çocukları tespit ederek spor branşlarına yönlendirmek ve üst düzey sporcu olarak yetiştirilmelerini sağlanacak.

  • (Özel Haber) Ümit Uysal: “Ata sporumuz güreş, dünya sporuna bir armağandır”

    Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, bu yıl Ali Gürbüz ile iddialı olduklarını belirterek, altın kemeri Antalya’ya getirmek istediklerini belirtti.

    Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 655. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri devam ederken, İHA’ya açıklamalarda bulundu.

    2016 yılı tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, başpehlivanlık final gününde mücadele eden 2011-2012 yılları başpehlivanı olan Ali Gürbüz ile birlikte altın kemeri Muratpaşa Belediyesi’ne getirmek istediklerini dile getiren Belediye Başkanı Uysal, bu yıl 2011-2012 yılları birincisi Ali Gürbüz ile iddialı olduklarını dile getirerek, altın kemeri almayı hedeflediklerini belirtti.

    “Ata sporumuz güreş, dünya sporuna bir armağandır”

    Uysal, Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde olmaktan duyduğu memnuniyeti belirterek, “UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan yağlı güreşimizin, dünya kültürüne, insanlığa, dünya sporuna armağanımız. Ata sporumuz bizim için çok değerli bir branş. Bugün de onun en önemli müsabakası 655. Edirne Kırkpınar Güreşleri’ndeyiz. Burada çok değerli sporcu ve spor adamlarımız toplandı. Güreşe hizmet bütün insanlar burada. Güzel müsabakalar oluyor. Çok güzel maçlar oldu dün. Bugün de yine çok güzel müsabakalar olacak” dedi.

    “Ali Gürbüz’le altın kemeri almak istiyoruz”

    Muratpaşa Belediyespor Kulübü olarak Ali Gürbüz ile geldiklerini hatırlatan Uysal, “İddialıyız, altın kemeri almak istiyoruz. Geçen yılda Orhan Okulu ile altın kemere ulaşmıştık. Orhan Okulu kardeşimiz bu yıl, Döşemealtı Belediyespor Kulübü’nde güreşiyor. Güzel güreşler olsun, sakatlık olmasın. Sporcularımız güzel maçlar çıkarsınlar, iyi bir turnuva olsun. Kazana helal olsun, hepsi bizim çocuklarımız. Elbette herkes kazanmak ister ama bizde Ali Gürbüz’le altın kemerimizi almak istiyoruz. Ancak bir taraftan nasip diyoruz. Emeği geçen herkese, Edirne Belediyesi’ne buraya kadar gelen bütün güreş severler, siz basın mensuplarına çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Sabah Sporuna Saat Uyarısı

    Endokrinoloji Profesörü Dr. Mitat Bahçeci, fiziksel aktivitenin artırılmasının ölümün göreceli riskinde yüzde 20-35 azalma sağladığını belirtirken, egzersizin yapılacağı saate dikkat çekti.

    İnsan vücudunda strese karşı mücadele eden kortizol hormonunun sabaha karşı en düşük düzeye indiğini bildiren Prof. Dr. Bahçeci, “Bu nedenle stresle mücadelenin en zayıf olduğu zaman sabahın erken saatleridir. İnsanların çoğunun sabah karşı ölmesinin bir nedeni de budur” dedi.

    “YAVAŞ YAŞAYAN OLMAYIN”

    Egzersizde amacın gün içerisinde yiyeceklerle alınan ve fazlası depolanan enerjiyi yani şekeri ve yağı yakmak olduğunu belirten İzmir Kent Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Mitat Bahçeci, fiziksel aktivitenin ömrü uzattığını söyledi. Birçok çalışmada kalp ve damar hastalığı olan kişilerde düzenli egzersizin yararlarının gösterildiğini belirten Prof. Dr. Bahçeci, “Erken ölüm riski azalmaktadır. Egzersizle haftada bin 600 kkal enerji harcanması koroner arter hastalığın ilerlemesini durdururken, haftada 2 bin 200 kkal enerji harcanması ise damar daralması ile ilişkili bulunmuştur” dedi.

    “EGZERSİZ ÖMRÜ UZATIYOR”

    Egzersizin ömrü uzattığının altını çizen Prof. Dr. Bahçeci, “Fizik aktivite ya da diğer bir deyişle egzersiz vücut ağırlığının düzenlenmesi, iyilik hali, kalp hastalığından korunma ve diyabetin önlenmesi gibi son derece yararlı bir süreçtir. Fiziksel egzersizle kaybedilen enerji miktarı sedanter ya da başka bir deyişle yavaş yaşayanlarda yüzde 10-15 civarındayken, düzenli egzersiz yapan kişilerde bu oran yüzde 30-40’a ulaşabilir. Hem erkek hem de kadınlarda fiziksel aktivitenin artırılması göreceli ölüm riskinde yüzde 20-35 azalma sağlar. Fiziksel olarak inaktif orta yaşlı bayanlarda (haftada 1 saatten daha az egzersiz yapan) tüm nedenlere bağlı mortalitede (ölüm) yüzde 52 artış olmakta, kardiyovasküler mortalite ikiye katlanmakta, kansere bağlı mortalitede ise yüzde 29 artış görülmektedir. Haftada 150 dakika orta derecede fiziksel aktivite diyabet riskini azaltmada bir şeker ilacı olan metforminden daha etkili bulunmuştur. Yine diyabetik hastalarda haftada 2 saat yürüme ile kardiyovasküler ölüm yüzde 34-53 azalırken, tüm mortalite yüzde 39-54 azalır. Düzenli egzersiz kolon ve meme kanserlerinde azalmaya yol açar” ifadelerini kaydetti.

    SABAH ERKEN SAATLERDE YAPILAN SPOR NEDEN RİSKLİ?

    Prof. Dr. Bahçeci, ömrü uzatan egzersizin doğru saatte yapılmaması halinde ölümle de sonuçlanabileceğine dikkat çekerek, “İnsan vücudunda strese karşı mücadele eden kortizol hormonu sabaha karşı en düşük düzeye iner. Bu nedenle stresle mücadelenin en zayıf olduğu zaman sabahın erken saatleridir. İnsanların çoğunun sabah karşı ölmesinin bir nedeni de budur. Bu nedenle egzersiz çok erken saatlerde yapılmamalı mümkünse sabah sekiz-dokuz sularında ya da akşam yapılmalıdır. Yine aşırı açken ve yemekten hemen sonra egzersizden kaçınılmalıdır; yemekten 1-2 saat sonra yapılan aktivite iyi bir zamanlamadır” dedi.

    “AEROBİK EGZERSİZ ÖNERİYORUZ”

    Prof. Dr. Bahçeci, hekim olarak metabolik açıdan yararlı olan aerobik egzersizi önerdiklerini sözlerine eklerken, “Fizik egzersize başlamadan önce mutlaka kardiyopulmoner kontroller yapılmalı, kişinin yaşı, kalp hastalığı, hipertansiyon, baş dönmesi, kemik erimesi gibi eşlik eden hastalıkların varlığı mutlaka araştırılmalıdır. Başlangıç aktiviteleri olarak yürüme, yüzme, merdiven kullanma gibi günlük yaşam aktivitelerinin artırılması önerilir. Fiziksel aktivitenin sıklığı haftada 3-7 gün arasında değişmeli ve mümkünse haftada en az 5 gün yapılmalı” açıklamasında bulundu.

  • (Özel Haber) Kilo Almak İçin Vücut Geliştirme Sporuna Başladı, Dünya 3.’sü Oldu

    Milli Sporcu Ersoy Ayçelik, gurbetçi olarak bir süre yaşadığı Almanya’da fiziki dezavantajını avantaja çevirmek için vücut geliştirme sporuna başlayarak önemli dereceler elde etti.

    Tokat’ta 1972 yılında doğan Ersoy Ayçelik, Almanya’nın Hamburg kentine işçi olarak çalışmaya giden gurbetçi bir ailenin 3 çocuğundan birisi olarak spora çok genç yaşlarda başladı. Ayçelik, başta futbol olmak üzere 10 yıl üç ayrı takımda oynadıktan sonra sakatlığından ötürü branş değiştirip iki sene boks eğitimi aldı. Bokstan sonra 2 yıl da muay thai eğitimi alan Ayçelik, yaşıtlarına göre daha zayıf ve sıska görünümünün etkisi altında kalıp, daha dolgun ve güçlü bir görüntüye sahip olmak için 17 yaşında fitness branşına yöneldi. Yaklaşık 4 yıl fitness yapan Ayçelik, istediği görünüme adım adım yaklaşmaya başladı.

    GÜVENLİK OLARAK ÇALIŞTI

    Bir taraftan eğitimini tamamlamakta bir taraftan da yoğun geçen antrenmanlar için maddi kaynak bulmak zorunda olan Ayçelik, hafta sonları gece kulübü ve diskolarda güvenlik olarak bu ihtiyacını karşıladı. Zaman geçtikçe kasları da gelişen ve o sıska ve zayıf vücuttan eser kalmayan Ayçelik, hayalindeki yapılı, iri vücuda sahip olmak için yıllarını vermiş olduğu fitness salonunu bırakarak, vücut geliştirme (bodybuilding) salonunda spor yapmaya başladı. Vücut geliştirme sporunun en yüksek mertebesi olan hard bodybuilding yapmayı hedefleyen Ayçelik, bir dergiden koparmış olduğu posterde yer alan Hamdullah Aykutlu’yu kendine örnek aldı. Anavatanına dönerek memleketi Tokat’a yerleşen Ayçelik, Türkiye’de profesyonel olarak vücut geliştirme camiasına 2010’da giriş yaptı. Kocaeli’nde artı 90 kiloda Türkiye şampiyonu olup 2013 milli takım kafilesi ile Moğolistan’da yapılan Dünya Şampiyonası’na bir zamanlar posterini duvarına astığı Hamdullah Aykutlu ile beraber gitti. 36 ülkenin katıldığı Dünya Vücut Şampiyonası’nda 90 kiloda 10. olan Ayçelik’in başarısında Mahmut Irmak en büyük faktörlerden birisi oldu. Son olarak 2015 yılında Polonya’nın Varşova kentinde düzenlenen Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda 3. olan Ayçelik, spor hayatına antrenör olarak devam ediyor.

    “KİLO ALMAK İÇİN BAŞLADIM”

    Ayçelik, vücut geliştirme sporuna genç yaşlarda Almanya’da başladığını ifade ederek, “O zamanlar bir işçi ailesi olarak gittiğimiz Hamburg’ta gurbetçiydik. Hali ile kendimize fazla bakamadığımız için biraz fiziksel olarak Almanlar’dan dezavantajlıydım. Dolayısı ile bu spora başladım. Kendimi geliştirerek hak ettiğim yere geldiğimi düşünüyorum. Bu aşama aşama oldu. Kimse 2-3 sene salona gidip de ben dünya şampiyonu olacağım, podyuma çıkacağım diye hayal kurmuyor. Benim ilk başlarda hedefimde kilo almak vardı, 60 kiloyu geçemiyordum. Yıllarca 75-80 kilo olmayı hayal ettim. Sonra zamanla olduğunu görmekle beraber bu işin de bir şekilde formülünü bulduğumuzu düşünerek kolları sıvadık. Nitekim 45 yaşında hala bu işe devam etme zevkini yaşıyorum. Geçen sene hedefimi tamamladım. Dünya derecesi istiyordum. Polonya’da düzenlenen Nac Dünya Şampiyonası’nda 3. oldum. Bundan sonra yaşım itibariyle daha fazla kendimi zorlamamakla beraber neler yapabileceğime bakıyorum. Önümüzde Kıbrıs’ta ev sahibi olacağımız uluslararası yarışmada ülkemizi tekrar temsil etmeyi düşünüyorum” dedi.

    “BU İŞİ TÜRKİYE’DE YAPMAK DAHA FAZLA PARA GEREKTİRİYOR”

    Vücut geliştirmenin zor, aşırı disiplin isteyen bir spor olduğunu ifade eden Ayçelik, “Maddi olarak vitaminler, beslenme önemli yer tutuyor. Türkiye’de etin kilosu 40 lira. Yurt dışında insanlar bu paraya 4 kilo et alıyor. Onların 4 kilo et yediği yerde aynı paraya 1 kilo et yiyoruz. Aynısı protein ürünleri için de geçerli. O nedenle Türkiye’de bu işi yapmak çok daha fazla para gerektiriyor” diye konuştu.