Etiket: Sözünü

  • Vali Çiçek: ‘Turizm Sezonu’ Sözünü Literatürden Kaldıracağız”

    Muğla’da göreve başlamasının üzerinden 14 ay geçen Muğla Valisi Amir Çiçek, bu süreçte şeffaf ve saydam bir hizmet yürüttüklerini açıkladı. Bu konuda kendileri ile aynı fikirde olmayanlar ile de mücadele ettiklerini belirten Vali Çiçek, Muğla’da devam eden alternatif turizm çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

    VALİ ÇİÇEK: “ŞEFFAF, SAYDAM VE ELEŞTİRİLMEYE AÇIĞIZ”

    Muğla Valisi Amir Çiçek, göreve başladığı 14 aydan bu yana şeffaf ve saydam olmaya gayret gösterdiklerini belirterek, bu konuda aynı fikirde olmayan zihniyet ve anlayış ile mücadele ettiklerini açıkladı. Vali Çiçek,”Muğla’daki kamu yöneticileri, kamu hizmeti yapan mesai arkadaşlarıma hep şunu söyledim. Kendi yaptığınızı kendiniz doğru görebilirsiniz. Ama yaptığınızın ne olduğunu kendi kendinize sorgulayın, hizmet yaptığınız kesimden yansımasını alın, bir de sizin göremediğiniz, duyamadığınız, basın mensupları kendi gayretleri ve çabası ile her gün vatandaşın içinde, arazide yaptıkları çalışmaları bakın diyorum. Hatalarımız olabilir, olmaz demiyorum. O hatalarımızı düzeltelim. Şeffafız, saydamız, eleştirilmeye hazırız. Eleştirilmekten bir sıkıntımız yok. Yapılan eleştiriler bir artı değer kazandırıyorsa, yerli yerinde yapılan eleştirilere her zaman açığız. Bizim göremediğimiz konuları basın mensupları arkadaşlarımız görebilir ve biz o yanlıştan dönebiliriz. Muğla’da göreve başlamamın 14. ayın içindeyim. Artık sizler bizleri, bizler sizleri tanıdık. Bizler her konuya açığız. Benimle birlikte göreve yapan kamu yöneticisi arkadaşlarımızın da açık olduğunu biliyorsunuz. Olmayan var ise zihinsel değişiklikler yapıyoruz. ‘Ben kapalı kutuyum, bana kimse bir şey soramaz, ben her şeyi doğru yaparım’ anlayışında olan var ise o anlayış ile zaten mücadele ediyoruz. Bu bir zihniyet değişimi, bir anda olmaz” dedi.

    ALTERNATİF TURİZM ÇALIŞMALARI

    Muğla’da turizmin belli aylarda yapılmasını doğru bulmadığını, ‘sezon’ sözünü literatürden kaldırmak için alternatif turizm faaliyetleri için projeler ürettiklerini belirten Vali Çiçek, “’Turizm sezonu’ sözünü kullanmak istemiyorum. Ama bazen mecbur kalıyorum. Sezon belli aylarla sınırlıdır. Bizim amacımız bu sezon sözünü literatürümüzden kaldırmak. Hedefimiz Muğla’da turizmi 12 ay yapabilir hale getirmek. Şu anda Muğla bölgesindeki çok sayıda otel kapalı. Neden? Çünkü turizmi yılın belli aylarında yapıyoruz. İnşallah biz ‘sezon’ yerine ‘turizm yılı’ diyeceğiz. Önce 8-10 ay daha sonra 12 aya dönüştürüp İnşallah önümüzdeki yıllarda ‘Turizmi sezonu’ sözünü literatürümüzden sileceğiz. Alternatif turizmi harekete geçireceğiz. O anlayış ile projeler yapıyoruz. Bunu sadece kamu ve merkezi yönetim değil, yerel yönetimler sivil toplum dediğimiz özellikle ticaret ve turizm alanında söz sahibi olan odalarımız, vakıflarımız, derneklerimiz ve diğer STK’larımızı bu anlayışa doğru odakladık. Bunlardan bir tanesi, iki günlüğüne alternatif turizme destek olur düşüncesi ile arkadaşlarımızla burada yapılan bir projenin uygulamasını görmek için İsveç’e gittik. Bir gün kaldık ve o günümüzü de sadece görmemiz gereken yerde geçirdik. Muğla’da Yörük Köyü dediğimiz, turizme destek olacak, fuar ile birlikte Menteşe’deki diğer turizm destinasyonlarını bir paket haline getirecek ‘Yörük Köyü Projesi’ni acaba Muğla’da nasıl yapabiliriz diyerek bu işin mimarları ve uzmanları ile birlikte gittik. Yörük Köyü projesini bir çadırdan ibaret görmemek gerekir. Yaşantısı ile yiyecek ve içecekleri ile kültürleri ve davranışları ile model ve yaşayan bir proje. İsveç’teki bizim gibi değil ama en azından geçmişini, kültürünü gösteren tarihini yansıtan turisti çok çeken bir yere gittik. Biz bunu burada Türk örf ve adetlerini, geleneklerini ve göreneklerini, kültürünü yansıtan bir projeyi burada hayata geçirebilir isek, uluslar arası fuar ile Yatağan Bozüyük, Lagina ve Stratonikeia antik kenti ile ve Akyaka ile bütünleştirebilir isek o zaman hedeflediğimiz alternatif turizmi başlatmış oluruz. Bunun gibi Muğla’nın diğer 12 ilçesinde de alternatif turizm çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında sağlık ve spor turizmi var. Spor turizminde her türlü sporu Muğla’da yaz-kış yapmak mümkün” dedi.

  • MÜSİAD İzmir Başkanı Ülkü: “Milletimiz Sözünü Söyledi”

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Ümit Ülkü, 1 Kasım seçim sonuçlarını değerlendirdi. Ülkü, “Bugün ülkemiz için yeni ve umut dolu bir dönemin daha başlangıcıdır” dedi.

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Ümit Ülkü, AK Parti’nin yeniden iktidar olmasıyla sonuçlanan 1 Kasım seçimleriyle ilgili bir açıklama yaptı. “4 yıllık dönemde, Türkiye için büyük bir şans daha doğmuştur” diyen Ülkü, beş aylık belirsiz dönem ve uzlaşmaz görüntü veren siyaset anlayışının milletin nezdinde kabul görmediğinin altını çizdi. Ülkü, “Milletimiz her zamanki sağduyusu ile ‘7 Haziran’ı unutmayın, kısır çekişmelerden uzaklaşın, somut vaatlerle istikrarlı bir hükümet kurulmalıdır’ demiştir. Milletimizin, ülkemizin kalkınması yönünde gösterdiği tercihini, değerli buluyoruz. İş dünyasının önünün açılması, sosyal hayatta ve demokratik açılımlarda reformların devamı, daha hızlı ve adil işleyen bir hukuk devleti yolunda, birlikte üreteceğimiz sinerjinin tekrar yakalandığına inanıyoruz. Bu sonuçlar, aynı zamanda, mazlum milletlerin ülkemizden beklentileri bakımından da önemlidir. Özellikle Ortadoğu’da yaşanan sıkıntılar ile kanlı teröre karşı mücadelede, daha etkin bir mücadelenin de yolunu açacaktır. Herkes artık bu gerçeği kabul etmelidir. Halkımız barış, istikrar, huzur ve güven ortamı istemektedir. Seçim sonuçları, ülkemizdeki huzur, güven ve pozitif istikrar ortamının devam edeceğine olan inancımızı perçinlemiştir. Milletimiz sözünü söyledi. Bize düşen, milli iradeye saygı göstermektir” dedi.

  • Başkan Karaçoban Sözünü Tuttu

    Alaşehir Belediye Başkanı Dr. Gökhan Karaçoban haftalık mahalle ziyaretleri kapsamında ağustos ayında ziyaret ettiği Karadağ Mahallesinin en büyük sıkıntılarından biri olan içme suyu problemini MASKİ nezdinden gerçekleştirdiği temaslarla çözüme kavuşturdu.

    Alaşehir Belediye Başkanı Dr. Gökhan Karaçoban haftalık mahalle ziyaretleri sırasında 20 Ağustos’ta ziyaret ettiği Karadağ Mahallesinde, mahalle halkının isteklerine dinlemiş ve mahallenin en büyük sorununun içme ve kullanma suyu problemi olduğunu öğrenmişti. Kaynak suyunun bulunduğu bölgede yerinde inceleme yapan Başkan Karaçoban mahalle halkına ve muhtara bu problemin en kısa sürede çözüleceği sözünü vermişti.

    Yapılacak işlerin takibi anlamında Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ nezdinde yapılan girişimler sonucunda hedeflenen içme ve kullanma suyu kaynaktan alınarak 2 bin 500 metre boru hattı döşenerek halkın kullanımına sunulmak üzere içme suyu deposuna ulaştırıldı.

    Alaşehir Belediye Başkanı Dr. Gökhan Karaçoban, “Mahallemizin en büyük sıkıntılarından biri içme suyu problemiydi. Yaptığımız girişimlerle bu problemi çözüme kavuşturduk. Söz verildiği gibi yol ve sulama suyu çalışmalarına da en kısa sürede başlanacaktır.” dedi.

  • Bahçeli: “ışide Nankör Diyen Davutoğlu Bu Sözünü Açıklığa Kavuşturmalıdır”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörizmin Türkiye’yi kana buladığını, adeta ölüme yatırdığını belirterek “Bölücülük mevki ve mevzi elde etmiştir, Türkiye çıkmazdadır” dedi.

    Bahçeli, konuşmasında, “IŞİD’e ’nankör’ diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak zorundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir” diye konuştu.

    MHP, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi kapsamında son mitingini Anadolu meydanında gerçekleştirdi. Ankara mitinginde partililere seslenen Bahçeli, şunları söyledi: “Huzurumuz darboğazda, iç barış ve kardeşlik ortamı buhrandadır. Terörizm Türkiye’yi kana bulamış, ölüme yatırmıştır. Bölücülük mevki ve mevzi elde etmiştir. Türkiye çıkmazdadır, Türkiye sorun ve sıkıntı yumağıdır ve her değerimiz, her mirasımız, her kutsalımız AKP saldırısına maruz kalmıştır. AKP’nin soysuz politikaları yüzünden milli güvenlik duvarlarımız yıkılmıştır, milli his ve hassasiyetlerimiz aşındırılmıştır, milli kimlik ve geleceğimiz rehin alınmıştır. Tehlike büyüktür.”

    “İNTİHAR BOMBACILARI SURİYE’DEN ANKARA’YA RAHATLIKLA GELİYORSA ORTADA HÜKÜMETİN AĞIR BİR KUSURU VAR”

    Ankara Garında 102 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırısına ilişkin değerlendirme yapan Bahçeli, “Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanmıştır. 10 Ekim günü Ankara’nın göbeğinde canlı bombalar patlamıştır. Bu sıradan bir hadise değildir. Canlı bombalar hükümetin acziyetinden, güvenlik ve istihbarat zaafiyetinden azami ölçüde yararlanmışlardır. Terör örgütleri AKP’nin kötürüm ve körlüğünü fırsat bilmişlerdir, intihar bombacıları Suriye’den Ankara’ya kadar rahatlıkla geliyor, başkentte saldırılarını icra edebiliyorsa ortada hükümetin ağır bir kusuru ve ihmali var demektir” diye konuştu.

    “Gaziantep’te çarıkçılığa özenen, Şanlıurfa’da dama oynayan, Gazali ve Hegel’le rüyalarda buluşan Davutoğlu, ne iş yapmaktadır?” diye soran Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

    “Saray’da muhtarlarla düzenlediği toplantılarda yalan ve aldatma kompozisyonu yazan Erdoğan, daha ne kadar sorumluluktan kaçacaktır. Paralel operasyonu ile dengesi bozulan emniyet, Saray’a özel hizmet sunan istihbarat teşkilatı ne ile meşguldür. Böylesi rezil bir yönetim tarihimizin hiçbir döneminde vasat bulmamıştır. Böylesi düşkün ve korkak bir iktidar ne duyulmuş ne de görülmüştür.”

    Bahçeli, Türkiye’nin, teröristlerin cirit attığı, bekamıza, beraberliğimize, birlik hukukumuza meydan okuduğu üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline gerilediğini söyledi. Suçlunun Başbakanlığı kağıt üstünde kalan Ahmet Davutoğlu olduğunu anlatan Bahçeli, “Suçlu 17-25 Aralık’ta yakayı kurtarmak için devlet hayatını tarumar eden bu da yetmezmiş gibi teröristlere kol kanat geren Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

    “BÖYLESİ DEVLET İRADESİ NEREDE GÖRÜLMÜŞTÜR?”

    Davutoğlu’nun “Canlı bombaların kimliği bilinmektedir, katillerin listesi de tutulmuştur” dediğini hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu: “Davutoğlu’nun açıklamaları bu yöndedir. Fakat birden hukuk devleti olduğumuzu hatırlayan Davutoğlu, teröristleri kollarcasına ’Eylem yapmadan harekete geçemeyiz’ diyerek Başbakanlığa layık olmadığını, üstlendiği yetkiyi kötüye kullandığını göstermiştir. Canlı bombalar hedeflerini imha için etrafta gezerken Başbakan sabırla eylem yapmalarını beklemektedir. Böyle bir devlet idaresi nerede görülmüştür. Düşmana buyur eden, ikramda bulunan bir hükümete dünyanın neresinde rastlanmıştır. Teröriste gelince hukuk devleti, millete gelince hülle adaleti uygulayan bir Başbakan ve hükümetine nasıl güveneceğiz, nasıl inanacağız? Madem hukuk devletiyiz, o zaman hırsızlar, rüşvetçiler, komisyoncular, yüzdeciler, kasacılar, kutucular, villacılar, arazi yağmacıları, haksız servet edinen soygun çeteleri niçin dışarıdadır? Madem hukuk devletiyiz, o halde kanun kaçakları, altın kaçakçıları, kollarında yüz binlerce liralık rüşvet saat takan ahlaksızlar, Kur’an ile alay eden namertler ne hakla koruma altındadır. Hukuk devletiysek polisleri kovalayan, yandaşlık tasmasını reddetmiş hakim ve savcılara zulmeden adalet katliamcıları nasıl özgürce dolaşmaktadır.”

    “TÜRK MİLLİYETÇİLERİ VARKEN BOMBACILAR KAÇACAK DELİK ARAYACAK”

    Bahçeli, konuşmasında “Davutoğlu sanal hukuk hatırlatmasıyla vakit geçirirken daha kaç insanımızın ölmesi, hangi saldırıların vuku bulması lazımdır?” diye sordu.

    Bunların hukuk diye bir meselesi olmadığını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şuan hakim olan, Habur, Kandil, İmralı, Oslo hukukudur. Anayasayı çiğneyen, yasalara baş kaldıran, zulmü alkışlayan, zalimlere kul köle olan AKP ile Türk milletinin işi ve geleceği olamaz, olmamalıdır. Çok şükür ümitler kurumadı, yollar kapanmadı, çareler tükenmedi, özlemler sonlanmadı. Göğsümüzü kabartacak bu ihtişamlı heyecandan görüyorum ki şehitlere sahip çıkmak için, gazileri kucaklamak için, AKP tuzaklarını teker teker bozmak için ve hepsinden önemlisi ’Yıkılmadım ayaktayım’ demek için ülkenin geleceğini güvenceye alacak irade buradadır. Milliyetçi ülkücü hareketin varlığı her kirli kampanyanın parçalanmasına yetecektir. Türk milliyetçileri varken bombacılar, suikastçılar, saldırganlar kaçacak delik arayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi varken Batı planlarına uşaklık yapanlar rahat yüzü göremeyeceklerdir. Ankaralı Seymenler, 1 Kasım’da verecekleri kararla tıpkı milli mücadele yıllarında olduğu gibi, tıpkı ilk Meclis’in açıldığı günlerdeki inançla başkent Ankara’nın gurur ve mirasını, Türkiye’nin hak ve hukukunu müdafaa edeceklerdir.”

    Bahçeli, konuşmasında vatandaşlara şöyle seslendi: “1 Kasım’da bayrağa, vatana, istikbale sahip çıkacak mısınız? 1 Kasım’da terör baronlarına, terörist himayecilerine, yıkım ve himayecilerine, yıkım ve çözülme siyasetine kesin bir darbe vuracak mısınız? 1 Kasım’da AKP’yi kenara ve kızağa çekip MHP’yi seçecek misiniz? Ülkenin geleceğine tertemiz vicdanlarınızla oy verecek misiniz? Bu evetler 1 Kasım’da Türkiye’nin kurtuluş habercisidir. Bu evetler Türk milletinin bağımsızlık ve var olma tercihidir.”

    “IŞİD’E ’NANKÖR’ DİYEN DAVUTOĞLU BU SÖZÜNÜ AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK ZORUNDA”

    Davutoğlu’nu eleştiren Bahçeli, “Serok Ahmet ustasından öğrendiği yalanlara bel bağlamıştır, saptırma konusunda uzmanlaşmıştır” ifadesini kullandı. Davutoğlu’nun öğüttüğünün iftira, savurduğunun hayal olduğunu anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Yalanla yaşayan, yalana yaslanan, yalancılığı kılavuz yapan, yalandan bir başbakan karşımızdadır. Davutoğlu, Şanlıurfa’da IŞİD’e nankör demektedir, PKK’yı korkaklık ve hainlikle itham etmektedir. Davutoğlu, Ankara’daki bombadan sonra oylarının arttığını söyleyecek kadar aklını ve ahlakını kaybetmiştir. IŞİD’e nankör diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak zorundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir.”