Antalya’da 1,5 yıl önce eşi cezaevine girdikten sonra 2 çocuğuyla hiçbir geliri olmadan yaşam mücadelesi vermeye başlayan Ebru Kayalı, taşınırken 1 yıllık kontrat yapıp ev sahibinin ’yıkamazlar’ dediği evin yıkılacağını öğrenince gözyaşlarına boğuldu.
Antalya’nın Kepez ilçesinde ilkokul birinci sınıf öğrencisi oğlu ve 4 yaşındaki kızıyla birlikte yaşayan 33 yaşındaki Ebru Kayalı, 1,5 yıl önce eşinin cezaevine girmesiyle zorlu bir hayat mücadelesine başladı. Ünsal Mahallesi 5088 Sokak’ta 2 odalı rutubetli bir eve yeni taşınan ve çocuklarına hem annelik hem de babalık yapan Kayalı, hiçbir geliri olmadan komşuların desteğiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Safra kesesindeki taş sebebiyle sinirlendiğinde bayılıp kalan, bu nedenle de çalışamayan genç anne, yaşamın zorluklarını bir bir aşmaya çalışırken, henüz bir ay önce taşındığı evinin park yapımı nedeniyle yıkılacağını öğrenince ne yapacağını şaşırdı. Üzerine ‘tam park’ yazısı yazılan rutubetli evinde çocuklarıyla yaşayan gözü yaşlı anne, yetkililerden yardım beklediğini söyledi.
“En azından bir yıl otururum diye düşündüm”
Eşi cezaevine girdikten sonra sıkıntılı süreçler geçirdiğini anlatan Kayalı, uzun süredir komşularının kendisine yardım ettiğini, son olarak ise sosyal yardımlaşma merkezlerine başvurduğunu ve beklemede olduğunu anlattı. Çocuklarına alacak ilaç parasının dahi olmadığını söyleyen genç anne, kaldıkları eve gelen yıkım kararıyla yaşamlarının da yıkılacağını söyledi. Evin yıkılacağını evi tutmandan önce bildiğini ancak ev sahibinin ’Yıkım emri hep geliyor, yıkmazlar’ sözüne güvenerek tuttuğunu belirten Kayalı, “Taşınalı 1 ay oldu, yıkım emri verdiler. Ben bir yıllık sözleşme imzaladım. En azından bir yıl otururum, o zamana kadar yardımlar da gelir diye düşündüm. Şimdi başvuru yaptım, evim yıkılınca adres olmadığı için yine gelemeyecekler. Ev sahibi ‘Belki yıkılmaz yaza kadar. Yıkım emri geliyor bize ama kaç senedir yıkılmıyor’ dedi. Ama evi tutar tutmaz yıkım emri geldi. Park yapılacakmış. İlla park diye tutturdukları zaman park oluyor. Geliyorlar, yıkıyorlar, ‘ne olacak, ne yaparlar diye’ düşünmüyorlar” ifadelerini kaydetti.
“2 çocuğumla sokakta kalacağım, başka çarem yok”
Evi yıkıldıktan sonra ne yapacağını bilmeyen Kayalı, yetkililerden yardım beklediğini ifade ederek, “2 çocukla sokakta kalacağım başka çare yok. Yardım edenim yok. Ne yapacağımı şaşırdım. Çocuklarımın ilacını da alamıyorum. Ameliyat olacaksın diyorlar, ameliyat da olamıyorum. Bazen, ‘keşke Allah canımı alsa da kurtulsam’ diyorum. Çocuklar olmasa başka bu hayatta tutunacak bir şeyim yok. Onlar beni ayakta tutuyor. Devletimizden çocuklarıma bir yardım bekliyorum. Başka bir şey istemiyorum” diye konuştu.
Kendilerini savcı olarak tanıtıp, “Ah bu FETÖ yok mu, Allah yok etsin bunları! Senin kimliğini kullanmışlar” diyerek kandırdıkları yaşlı kadının 30 bin lira değerinde ziynet eşyasını alan biri kadın 2 dolandırıcı, güvenlik kameralarına yakalandı. Dolandırıcılık olayını anlayan mahallenin çocukları, 2 kişiyi sokak sokak takip edip polise ihbar etti. Çocukların ihbarı üzerine harekete geçen polis, bir taksiye binerken görüntülenen dolandırıcıların peşine düştü. Dolandırıcılara 30 bin lira değerinde altın kaptıran yaşlı kadın, taksi durağına ait kamerada zanlıları görünce fenalık geçirdi.
Heykeltraş Mehmet Aksoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açtığı ucube davasında tazminat kazanmasının ardından “Haram parayı heykele yatırmam” sözleri nedeniyle yargılandığı davada beraat etti.