Etiket: Sözlü’nün

  • Başkan Sözlü’nün kardeşi Erdoğan’a hakaretten cezaevinde

    MHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün kardeşi Vedat Sözlü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a başbakanlığı döneminde hakaret ettiği iddiasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldıktan sonra yakalanarak cezaevine konuldu.

    Vedat Sözlü hakkında 1 Haziran 2014 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldı. 6 Şubat 2015 günü sonuçlanan davada, Sözlü’ye 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. Sözlü, cezaya itiraz ederek Yargıtay’a başvurdu ancak karar onanınca hakkında yakalama kararı çıktı. Bu kararın ardından Adana’da yakalanan Sözlü, cezaevine konuldu.

  • Savcı, Sözlü’nün cezalandırılmasını istedi

    Ceyhan İlçe Belediye Başkanlığı döneminde ’İhaleye fesat karıştırıp rüşvet aldığı’ iddiasıyla hakkında 19 yıla kadar hapis cezası istenen Adana’nın MHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün yargılanmasına devam edildi. Hakim karşısına çıkan Sözlü’nün cezalandırılması için savcı mütalaasını yineledi. Sözlü’nün avukatları reddi hakim talebinde bulundu. Duruşma sonrası konuşan Sözlü, “Bu davada siyasi tarafın ağır bastığını düşünüyorum. İddialarının doğru olduğuna kendileri inansalar karar verirlerdi” dedi.

    İsimsiz ihbar mektubu kaleme alan bir kişi, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün Ceyhan Belediye Başkanlığı döneminde bazı sokak ve caddelerin parke taşı ihalesinde, iş tamamlanmamasına rağmen tüm ödemeleri yaptığı ve eksik kalan işleri de Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra ASKİ marifetiyle tamamlatmaya çalıştığını iddia ederek Adana Emniyet Müdürlüğüne şikayette bulundu.

    İhbar üzerine soruşturma başlatılırken, bilirkişi heyeti tarafından 3 milyon liralık kamu zararı oluştuğuna ilişkin rapor hazırlandı. Başkan Sözlü hakkında ’Edimin ifasına fesat karıştırmak ve rüşvet almak’ suçlamasıyla 19 yıla kadar hapis cezası, Mehmet Şahin, Mehmet Boran, Mustafa Hakan Aslan, Ragıp Bekaroğlu, Haluk Boran ve Hüseyin Güçüm isimli belediye çalışanı ve firma yetkililerinin de aralarında bulunduğu 14 sanık hakkında ise 7 ile 19 yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı.

    Davanın 5. duruşması bugün Başkan Sözlü, sanık ve tanıkların katılımıyla yapıldı.

    Bilirkişi raporunda imzası bulunanlar tanık olarak ifade verdi.

    “Teknik olarak bilgim yok”

    Tanıklardan Ceyhan Belediyesi Fen İşleri İmar İşlerinde inşaat mühendisi olarak görev yapan Gözde Boyacı, 2014 Mart ayında yapılan yerel seçimlerden sonra belediye başkanlığını kazanan Alemdar Öztürk’ün ilçedeki ihalelerin takibiyle ilgili yazılı görevlendirme yaptıklarını ve Cumhuriyet Mahallesi, İstiklal Mahallesi ve Şahin Özbilen Mahallesi’nde, Abdullah Kurtulgan, Fırat Doğma ve Mehmet Sevenol ile ölçüm çalışması yaptıklarını anlattı. Çalışma yaptıkları diğer yerleri hatırlamadığını söyleyen Boyacı, 5 gün süreyle ihale alanında tekerlekli ölçüm cihazıyla yolu ölçtüklerini dile getirdi. İhale alanında bazı yerlere parke taşlarının döşendiğini bazı yerlerde ise döşenmemiş olduğunu söyleyen Boyacı, yağmur borularıyla ilgili farklı kurum tarafından çalışma yapılan yerlere parke taşı döşenmediğini raporladıklarını söyledi. Sanık avukatlarının sorularını yanıtlayan Boyacı, şunları söyledi:

    “Bize verilen talimatta yağmur boruları yapımı ile ilgili talimat yoktu. Biz onun için bu konuda bir inceleme yapmadık. Tutanağa geçirmedik. Ben imarda çalıştığım için teknik konularda yeterli bir bilgim yoktur. Yeşil defter uygulamasıyla da ilgili bilgim yoktur. Biz gözlem yaparken çalışma devam ediyordu. Olay yerinde çalışma yapan birimin hangi birim olduğunu bilmiyordum. Ben, teknik olarak yağmur borusu döşenmesi ile ilgili önce parke taşının döşenmesi mi gerekir bu konuda da bir bilgim yok. Ben sadece görevimi yerine getirdim. Parke taşlarını tespit etmedim. Sadece ölçümlerini yaptım. Ek raporun altındaki imza da bana aittir. Hatırladığım kadarıyla belediye başkanı tarafından yazılı olarak görevlendirildik. Yine aynı şekilde daha önce kullandığımız tekerlekli ölçüm cihazını kullanarak yine ölçüm yaptık. Ekim ayında tespit ettiğimiz, yapılmayan kısımlara ilişkin alanların bir kısmı yapılmıştı. Eksik alanlar var mı hatırlamıyorum. Tutanağımın arkasındayım. Yaptığımız ölçüm cihazı bir işin tam ayrıntılarına kadar ölçüm yapamaz. Daha teknik cihazlarla ölçüm yapılabilir ama ikisi arasında çok büyük fark olmaz.”

    “Baskı nedeniyle hızlı çalıştık”

    Tanıklardan Ceyhan Belediyesinde jeoloji mühendisi olarak görevli Abdullah Kurtulgan ise ölçümleri çok hızlı yaptıklarına değindi. Çalışmalarının 3-4 günde bittiğini söyleyen Kurtulgan, yağmur suyu yapılan yerlerde parke taşlarının bulunmadığını ancak kenarlarda istiflenmiş parke taşları gördüğünü söyledi. İmar müdürünün işi hızlı bitirmeleri için baskı yaptığını ve bu nedenle hızlı çalıştıklarını söyleyen Kurtulgan, olay yerine ikinci gez gidip ölçüm yapmadıklarını, 2. rapora Gözde Boyacı’nın söylemesiyle imza attıklarını anlattı. Baskı nedeniyle hızlı çalıştıklarından sağlıklı bir rapor düzenleyemediklerini söyleyen Kurtulgan, “Bir alanda parke çalışması yaparken zeminin bir süre oturması beklenir. Özellikle birkaç yağmur geçmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

    “Bilirkişi istedik, gelmedi”

    Tanıklardan Harita Teknikeri Fırat Doğma da ihale alanında Ceyhan Nehri kenarındaki istinat duvarıyla ilgili derinlemesine ölçüm yapamadıklarını, uzunluğu ölçtüklerini ifade etti. Derinlemesine ölçüm için bilirkişi istediklerini ancak gönderilmediğini ileri süren Doğma, sağlıklı bir ölçüm için 1.5 ay gerekirken bu işi baskı nedeniyle kısa sürede yaptıklarını anlattı. Tekerlekli ölçüm cihazıyla yapılan ölçümlerde 10 metrede 60-70 santim kadar hata payı olabileceğini dile getirdi. Doğma da Gözde Boyacı’nın söylediğinin aksine, ikinci kez ölçüm yapmaya gitmediklerini, çıplak gözle gözlem yaparak eksik alanların ne kadarının tamamlandığını tespit ettiklerini kaydetti.

    Tanık ifadelerinde çelişkiler

    Avukatlar, çelişkiler nedeniyle Gözde Boyacı’nın tekrar görüşüne başvurdu. Boyacı, “Bana gösterdiğiniz her iki raporu da yaptığımız çalışmalar sonucunda elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda ben hazırladım. Arkadaşlar da imzaladı. 14 Kasım 2014 tarihinde olay yerine gidip gitmediğimizi hatırlamıyorum ancak imza atmışsam doğrudur” diye konuştu.

    Tanıklardan Ayşe Tüylü’ye ise banka hesabına Ömer Aydın tarafından havale edilen 180 bin lira soruldu. Tüylü, hesabını oğlu Murat Tüylü’nün kullandığını aktardı.

    “İş bitirildi ama tarihi hatırlamıyorum”

    Murat Tüylü de Müteahhit Ertuğrul Kütük’ün yanında çalıştığını ifade ederek, Kütük’ün elektrik, su, avukat gibi özel borçlarının yanı sıra diğer ödemelerini kendisinin kullandığı annesine ait hesaptan yaptığını söyledi. Ömer Aydın’ın o dönemlerde kendilerine ait ihalenin taşeronunu yaptığını ve Ceyhan’daki 2. etap parke taşı döşeme ihalesinde çalıştığını anlatan Tüylü, “Annemin hesabına gelen 180 bin lira parayı Ömer Aydın, Ertuğrul Kütük’ün borçları için göndermişti. Ben de parayı Ertuğrul Kütük’ün borçları için transfer ettim. Ceyhan’daki 1. ve 2. etap parke taşı ihalelerini Ertuğrul Kütük almıştı ancak 1. etabı bitirdikten sonra borçlarından dolayı bizzat işlerini yapamadı. 2. Etabı Ömer Aydın’a yaptırmaya başladı. Ertuğrul Kütük Haziran 2013’te işleri bıraktı. İşleri bıraktığında işlerin yüzde 80’i tamamlanmıştı. Daha sonradan Ömer Aydın işi bitirdi ama tarihini hatırlamıyorum” şeklinde konuştu.

    Sanık Ragıp Bekaroğlu’nun avukatı Memet Turan Özer ise müvekkili hakkındaki davanın Hüseyin Sözlü ile Alemdar Öztürk arasındaki siyasi bir davanın yansıması olduğunu, davanın ise Alemdar Öztürk’ün personeli ile düzenlediği bir proje olduğunu söyledi.

    Sanık avukatları, tanık beyanlarında aleyhte olan hususları kabul etmediklerini bildirdi.

    Sanık Mehmet Şahin’in avukatı Gül Çilli, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ihale alanında yaptığı yağmur suyu projesine ilişkin dosyanın getirilerek mevcut durumla karşılaştırılmasını istedi.

    Sanıklardan Hüseyin Sözlü, Rahmi Pekar ve Burak İnceoğlu’nun avukatı Mithat Burak Başkale de inşaat alanında ölçüm yapıldığı söylenen ve hatalı ölçüm yapması muhtemel olduğu belirtilen cihazın kapasitesiyle ilgili teknik rapor aldırılmasını talep etti.

    Sözlü, Ahmet Sevimli ve Haluk Boran’ın avukatı Kağan Kaman ise olay yerinde tutanak tutan belediye görevlilerinin beyanlarının çelişkilerle dolu olduğunu savundu. İhale sürecinde mülkiye müfettişlerinin görevlendirdiği kadastro teknikeri İzzettin Özer’in Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tespit davasında da bilirkişi olarak görevlendirildiğini ancak raporunda işlerin tamamlandığını ve kamu zararının oluşmadığı yönünde imzası olmasına rağmen dosyadaki hukuki raporlarda ise tam tersini ifade ettiğine dikkat çekti. Kaman, dosyanın ehil bir bilirkişiye tevdi edilerek yeniden rapor aldırılmasını talep etti.

    Sanıklardan Ragıp Bekaroğlu da Ceyhan Belediyesinde devam eden ihaleden dolayı suçlandığını ancak Ceyhan Belediyesinde hiç görev almadığını, hiçbir yerde imzası olmadığını, borç devri protokolünün Büyükşehir Belediyesine geldiğini, ihale dosyasının gelmediğini savundu.

    Savcı ise Başkan Sözlü ve diğer sanıkların cezalandırılması için mütalaasını yineledi.

    Sözlü’den savcıya tepki

    Savcı’nın mütalaasına tepki gösteren Başkan Hüseyin Sözlü ise, “Davaya konu olan bilirkişi raporunun, bilirkişi raporu olmadığı tanık ifadelerinden anlaşılmıştır. Tanıklar dinlendikten sonra bu bilirkişi raporuyla ilgili çok açık net ifadelerden sonra, aynı mütalaanın yapılması Türk hukukuna, adaletine, insan hakkına saygısızlıktır. İddia makamının mütalaasında ısrarcı olmasını anlamamaktayım” diye konuştu.

    Başkan Sözlü’nün avukatı ayrıca reddi hakim talebinde bulundu. Reddi hakim talebi, değerlendirilmek üzere üst mahkeme olan 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

    Sözlü hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verilirken, duruşma 21 Şubat’a ertelendi.

    Duruşmadan sonra partilileri karşıladı

    Duruşmadan çıktıktan sonra partilileri tarafından karşılanan Başkan Sözlü, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

    “Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Bu davada siyasi tarafın ağır bastığını düşünüyorum. Kendim de siyasi hayatımda hiç rahata talip olmadım; adım Hüseyin. Adımın sahibinin kaderi Kerbela’ya yazılmış. Biz de çileye tabiyiz ama kendimize olan inancımızla hiçbir şeyden korkmadığımı ifade ediyorum. Aslında iddialarının doğru olduğuna kendileri inansalar karar verirlerdi.”

  • Hüseyin Sözlü’nün kardeşine gözaltı

    Adana’da ruhsatsız silah bulunduran Vedat Sözlü gözaltına alındı.

    Olay, Merkez Sarıçam İlçesi Gültepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün kardeşi olan Vedat Sözlü (44) 34 NV 46 plakalı otomobilde seyir halindeyken polis ekipleri uygulama yaptığı sırada şüphelenip aracı durdurdu. Polis araç içerisinde arama yaparken, bir adet ruhsatsız tabanca ele geçirdi. Gözaltına alınan Vedat Sözlü, sağlık kontrolü için Adli Tıp Birimine getirildi.

    Öte yandan, Adli Tıp Birimi çıkışı Vedat Sözlü basının görüntü almasını engellemek için başına çarşaf geçirerek polis aracına bindirildi. Daha sonra ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

  • Başkan Sözlü’nün arkasını eşi kolluyor

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün eşi ile fotoğrafını sosyal medyada “ Arkamız sağlam” ifadesiyle paylaşması büyük beğeni topladı.

    Sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanan ve özel günlerin yanı sıra sıkça eşi Zeynep Sözlü’yü paylaşımlarıyla onore eden Başkan Sözlü, Facebook hesabı üzerinden takipçilerine bildirimde bulunarak birkaç basamak arkasında bulunan eşi Zeynep Sözlü ile çektirdiği fotoğrafı paylaştı. Başkan Sözlü’nün fotoğraf açıklamasında “ Arkamız Sağlam” yazması takipçilerinden yüzlerce yorum ve beğeni aldı.

    (CNK-MK-Y)

  • Sözlü’nün “Aytaç Durak” Esprisi

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, kentte 5 kez seçim kazanan eski başkan Aytaç Durak için, “Seçimden önce ‘benim kapım vatandaşa kapalı’ deyip o şekilde de seçim kazanabilmiş bir siyasetçidir. Vatandaş herhalde bizim bakış açımızdan daha farklı bir açıyla algılayarak değerlendiriyor” dedi.

    Adana’da 5 kez belediye başkanlığını kazanan ve 2010 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alınan Aytaç Durak, “Söyleyeceklerim var” isimli kitabının ileriki baskılarda yeniden düzenlenebilmesi için eleştiri toplantısı düzenledi.

    Moderatörlüğünü Yeni Adana Gazetesi İmtiyaz Sahibi Çetin Remzi Yüreğir’in üstlendiği panelin açış konuşmasını yapan Aytaç Durak, kaderini dönüştüren en önemli 2 konunun kitabın içerisinde yer aldığını belirterek, “Değerli bir gazeteci arkadaşımız bir söz etti o söz üzerine belediye çalkalandı, Adana çalkalandı, Türkiye çalkalandı. ‘Belediye meclis üyeleri imar partisi kurmuş” demişti. Oysa ben dememiştim. Bana fatura edildi. Adana’da yönetim değişikliğine kadar gitti bu sarsıntı ve yakın tarihte bir başka gazeteci arkadaşımız yine 2 satır yazı değindi. Dedi ki ‘Bu kitap Adana’nın son 5 yılına ışık tutan tek kitaptır, bundan sonra tekrar yazılamayacak bir kitaptır’ dedi. O halde madem ki bu tepkiler olacak, bunun tarihi belgesel olabilmesi için hatasız ve kusursuz olması lazım. Sivil toplum kuruluşlarını, özellikle meslek odalarının hepsini ziyaret ettim. ‘Konuşacaksanız bu kitap üzerinden konuşacaksınız. Aytaç Durak bundan sonra gündem olmayacak, bu kitap olacak’ dedim” ifadelerini kullandı.

    “HATIRATLAR HER YERDE ÖNEMLİ”

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ise liseden yeni mezun olduğunda karşılaştığı “Adana’yı Paris değil, Konya-Kayseri yapacağız” broşürünün sahibi Aytaç Durak’la ilgili anılarını anlattı.

    Durak’ın uzun yıllar belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Sözlü, “Ben 15 yıl Ceyhan’da belediye başkanlığı yaptım o da başkandı. Kızım büyüdü, üniversiteye gidiyor. Aytaç ağabey ile ‘Benim kız da siyasete girerse onunla da belediye başkanlığı yaparsın’ diye şakalaştık. Aytaç Durak taraftarı olup olmamanız önemli değil, onu sevmeyebilirsiniz ama yaşanmış siyasi hatıratlar dünyanın her yanında çok önemlidir ve değer görür. Aytaç Durak denildiği zaman da Adana siyasetinde artık bir klasik ifade içerisine de girmiştir. Önyargısız, katılıp katılmamak önemli değil. Mutlaka okumak lazım. Siyasette görev üstlenmek isteyen tüm siyasetçilerin okuduktan sonra ders çıkaracağına inandığım önemli bir eser” şeklinde konuştu.

    “ELEŞTİRMEK İÇİN OKUMAK LAZIM”

    Aytaç Durak’ın Adana’da, yaptıklarından daha fazlasını ifade ettiğini kaydeden Başkan Hüseyin Sözlü, şöyle devam etti:

    “Eleştirisini yapabilmek için bile bu kitabı okumak lazım. Aytaç Durak kendi doğruları olan bir siyasetçidir. Genel doğruları, ortak paydaları vardır ama şunu söyleme cesaretini gösteren ilk siyasetçidir, hiçbir yerel siyasetçi söyleyemez. Son seçildiğinden bir öncesiydi yanılmıyorsam. ‘Ne demek vatandaşa kapım açık. Ben vatandaştan iyi biliyorum Adana’yı. Benim kapım vatandaşa kapalı. Vatandaş hangi şeyi söylüyorsa da cevap vermezsem veremezsem o zaman söylesinler’ deme noktasında Türkiye’de ben bunu hiç demedim, diyebilir miyim? Demeyi de düşünmüyorum ama Aytaç Durak, ‘Benim kapım vatandaşa kapalıdır’ deyip, seçimden önce söyleyip, o şekilde de seçim kazanabilmiş bir siyasetçidir. Ben bunu duydum hatta başkan kusura bakmasına dedim ki ‘Ne biçim aday, ne biçim siyasetçi, vatandaşa bu ifade söylenir mi?’ Vatandaş herhalde bizim bakış açımızdan daha farklı bir açıyla algılayarak değerlendiriyor. Ona rağmen demek ki yakın olabileceğini düşünmüş.“

    Konuşmaların ardından Şehir Plancısı Öner Mersinligil, Gazeteci Nurettin Çelmeoğlu, Çukurova Üniversitesi Çevre Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yüceer ve Eski İmar Müdürü Ali Fakılar, Aytaç Durak ile ilgili anıları ve kitaptan anekdotlar paylaştı.

    Panelin soru cevap geçildiğinde ise katılımcıların birçoğu Aytaç Durak ile çeşitli hatıralarının bulunmasına rağmen bunların kitapta yer almamasını eleştirdi.

    Panele, CHP’li Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, MHP’li Belediye Başkanı Bilal Uludağ ve MHP’li Karaisalı Belediye Başkanı Saadettin Aslan’ın yanı sıra pek çok kişi katıldı.