Etiket: Sözleşmesi

  • Çankaya Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi imza töreni

    Çankaya Belediyesi şirketleri ile DİSK Genel İş Sendikası arasında bağıtlanacak toplu iş sözleşmesi imza töreni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

    Çankaya Belediyesi İmar A.Ş, Belde A.Ş ve kadrolu işçilerin Toplu İş Sözleşmesi (TİS) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı törenle imzalandı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve yöneticileri, CHP Genel Başkan Yardımcıları ve milletvekilleri, Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcıları ile tüm çalışanların katıldığı tören alanı “Emek en yüce değerdir”, “Onurlu bir geçmiş, aydınlık bir geleceğe Çankaya işçisiyle el ele” afişleriyle süsledi.

    “Biz emeğin hakkını verdik”

    Törenin açılış konuşmasını yapan Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen Türkiye’de örnek olacak bir toplu sözleşme sürecini geride bıraktıklarını belirterek, “Biz emeğin hakkını verdik, emeğin hak ettiği değeri vermek biz sosyal demokratların boynunun borcudur” dedi.

    Konuşması sık sık “Genç başkan çalışır, Çankaya kazanır” sloganlarıyla kesilen Taşdelen, iktidarda olmadıkları halde iktidar belediyelerinin çok ilerisinde bir toplu sözleşme imzaladıklarını vurguladı.

    “Çankaya’da en düşük ücret 2 bin 800 TL oldu”

    Çalışanları, taşerona, güvencesizliğe, sendikasızlığa mahkum etmediklerini söyleyen Taşdelen, şunları kaydetti:

    “850 kadrolu işçimize birinci yıl için yüzde 12, ikinci yıl için yüzde 13, bin 4 yüz 40 şirket çalışanımıza yüzde 13-15 oranında zam yaptık. Kıdem zammı, yakacak, gıda, yol, yemek, sorumluluk risk payı, engelli çocuk yardımı, yükseköğrenim tazminatı, doğum, evlilik, ölüm, doğal afet yardımı gibi sosyal haklarda yüzde 50’nin üzerinde artış sağladık. Çankaya’da en düşük ücret 2 bin 800 TL oldu.”

    DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve DİSK Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan da yaptıkları konuşmalarda, TİS sürecinin işçiyi ve haklarını düşünen bir şekilde sonuçlanması nedeniyle Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e teşekkür etti.

  • Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi törenine katıldı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe fırsatlığını asla kabul etmediklerini, OHAL çıktı, KHK çıktı diye muhaliflerin tamamını hapislere atmanın doğru inandırıcı olmadığını söyledi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Çankaya Belediyesi şirketleri ile DİSK Genel İş Sendikası arasında bağıtlanacak toplu iş sözleşmesi törenine katıldı. Çankaya Belediyesi’nde gerçekleşen toplu iş sözleşmesi imza töreninde yaptığı konuşmada Kılıçdaroğlu, işçilerin haklarının teslim edilmesi gerektiğini anlatarak, “CHP olarak bizim sosyal demokrasi tarihine Türkiye’de kazandırdığımız pek çok şey vardır. Bunlardan birisi toplu sözleşme ve grev hakkıdır. Rahmetli Ecevit’in Başbakanlığında çıkmıştır. Bugün bu sürekli olarak gelişen bir halka olarak yoluna devam etmek zorundadır. Son seçimlerde iki konu üzerinde özellikle durduk. Bunlardan birincisi asgari ücret. Asgari ücreti net bin 500 lira yapacağız. Olmaz dediler, şikayetlerini dile getirdiler. Sonra dediler ki ‘bin 500 değil, bin 300 lira yapacağız.’ Bin 300 TL oldu. Şunu bütün Türkiye’de çalışan işçi kardeşlerime söylemek isterim. CHP bir söz verdiyse sözünün arkasında kapı gibi durur. Dedik ki asgari ücret net bin 500 lira olacak. Bugün CHP’li bütün belediyelerde asgari ücret net en az bin 500 liradır. Bin 500 lirayı vermek olağanüstü bir olay değil. İşçinin hakkını teslim ediyorsunuz. CHP iktidarında taşeron işçi olmayacak, bütün işçiler kadrolu olacak, sendikalı olacak, toplu sözleşme hakkı olacak dedik. Başta işçi kardeşlerimiz buna çok fazla inanmadılar. Bin 500 lirayı nasıl yaptıysak CHP iktidarında sözümüz sözdür. Yaklaşık taşeron işçisi olarak çalışan 1 milyon işçiye söz veriyoruz. CHP iktidarında taşeron uygulaması olmayacaktır. Hepsinin kadrolu, toplu sözleşmeli hakları olacaktır” diye konuştu.

    “Neden şimdi Türkiye bir terör batağının ortasında”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bir sözümde annelere, bugün en çok kaygı duyan annelerdir. Çocuğu işsiz, iş bulması için dua eder umut bekler. İşsizliğin bir kabus gibi çöktüğü Türkiye’deyiz. İki terör. Anne çocuğun eline kına yakar askere gönderir. Umutla dönmesini bekler. Görünen tablo hiç iç açıcı değil. Her gün şehitlerimiz geliyor. Her gün annelerin gözyaşları oluk oluk akıyor. Her ne kadar biz teröre ortak tavır takınıyorsak da hiç kimsenin unutmaması gereken bir gerçek var; ateş düştüğü yeri yakıyor. Evlere bir ateş düşüyorsa orada huzuru beklemek mümkün değil, annenin gözyaşını durdurmak mümkün değil. İnşallah bu son olsun diyoruz ama görülen o ki Türkiye iyi yönetilmiyor. Annelere babalara söylüyorum. Şimdi düşünme zamanıdır. 2002’de iktidarı devralırken Türkiye’de 0 terör vardı. Neden şimdi Türkiye bir terör batağının ortasında. Bugüne kadar söyledik, yanlış yapıyorsunuz, hayır biz doğru yapıyoruz dediler. Bugün bu noktaya geldik. Düşüneceğiz ki doğruyu bulalım. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi vicdanımızda sorgulayalım. Anneler ve babalar sizin düşünmeye ve Türkiye’nin gerçeklerini sorgulamaya ihtiyacınız var. Eğer bunu yapabilirsek Türkiye önemli bir noktayı aşmış olur.”

    “OHAL çıktı KHK çıktı şu muhaliflerin tamamını hapislere atayım, bu da doğru değil ve inandırıcı değil”

    “15 Temmuz’u hepimiz biliyoruz. 15 Temmuz’u unutmayacağız” diyen Kılıçdaroğlu, “Bir darbe girişimine karşı siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının, sendikaların herkesin ortak ses verdiğini biliyoruz. Bu bizim tarihimizde ilk kez olan bir toplu kalkışmaya karşı toplu birlikteliktir. Bu birlikteliği korumak istiyoruz. Birlikteliğin özünde yatan şudur; biz siyasi görüşümüz, kimliğimiz, yaşam tarzımız ne olursa olsun demokrasiyi istiyoruz ve savunuyoruz. Bunun arkasında hepimizin durması lazım. Demokrasi ama nasıl bir demokrasi. Bir kişinin her şeye karar verdiği bir demokrasi değil bizim arzu ettiğimiz demokrasi. Hukukun üstünlüğünün olduğu bir demokrasiyi istiyoruz. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanının parlamentoda olduğu bir demokrasiyi istiyoruz biz. Darbe hukukundan arınmış bir Türkiye istiyoruz biz. Yargının bağımsız olduğu, kimsenin önünde ayağa kalkmadığı, dünyaya örnek olduğu bir yargı istiyoruz. Birilerinden emir alan yargı değil, hukukun üstünlüğüne inanarak karar veren yargı istiyoruz biz. Sivil toplum örgütlerinin güçlenmesini istiyoruz. Örgütlü bir toplum istiyoruz biz. Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen bir Türkiye değil, anayasaya, yasalara, hukukun üstünlüğüne uygun, kimsenin mağdur edilmediği ama suçluların adil yargılandığı bir demokrasi istiyoruz. Medyanın özgür olduğu, gazetecilerin hapse atılmadığı, sanatçıların işine son verilmediği, bilim insanlarının tutuklanıp, gözaltına alınıp, hapislere atılmadığı bir Türkiye istiyoruz. Yani dünyaya örnek bir Türkiye istiyoruz. Bunu savunmak sadece benim görevim değil, sadece sizin de göreviniz değil, 15 Temmuz kalkışmasına karşı çıkan herkesin ortak görevi olmak zorundadır. Darbe fırsatlığını asla kabul etmiyoruz. OHAL çıktı KHK çıktı şu muhaliflerin tamamını hapislere atayım, bu da doğru değil ve inandırıcı değil. Taksim manifestosunun maddelerinden birisi şuydu; ne darbe ne dikta tam demokrasi istiyoruz. Yaşasın tam demokrasi diyoruz. Yürümeye devam edeceğiz. Bizim yürüyüşümüzün amacı demokrasidir. Demokrasi, insan hakları güçlensin diye, özgür bir medya olsun diye, siyaset kurumu bütün eleştirilerden ders alsın diye biz yolumuza devam ediyoruz. Yolumuza devam ederken önümüze engeller çıkacaktır, tehditler çıkacaktır, kurşunlar, mermiler atılacaktır ama dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan demokrasi yolundan. Çünkü siyasetçinin görevi ülkeye huzuru getirmektir. Barışı getirmektir. Eğer bu görevi üstlenmişseniz demokrasiyi savunuyorsanız, siyasetçiye büyük görev düşüyor. Yolumuzun zor olduğunu biliyorum. Arkanızda milyonlar var deniyor. Milyonların olmasından son derece mutluyum ama herkesin şunu bilmesini isterim. Hiç kimse olmasa dahi tek başıma bu kararlı mücadeleyi sonuna kadar götüreceğim. Bir bedel ödenecekse o bedeli bu ülkenin aydınları değil, simitçisi, çaycısı, manavı değil o bedeli önce siyaset için yola çıkan siyasi partilerin genel başkanları ödemek zorundadır. Bir acı çekilecekse o acıyı başkalarının annelerinin, babalarının, çocuklarının duyması yerine siyasetçinin eşi, çocukları bu acıyı duymalıdır diye düşünüyorum. Bu nedenle yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz diyorum” ifadelerini kullandı.

    “Senin hakkını koruyan CHP, eğer CHP dışında başka bir partiye oy veriyorsan senin şikayet etmeye hakkın yoktur kardeşim, aç kalmaya mahkumsun sen”

    En düşük net asgari ücretin bin 500 lira olacağını söylediklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Şimdi bin 500 liranın bir hayli üstüne çıkan bir toplu sözleşme imzalıyoruz. Buradan bütün işçi kardeşlerime ve bütün sendikaların genel başkanlarına sesleniyorum. Senin hakkını koruyan CHP, taşeron işçiliği gündeme getiren CHP, asgari ücret net bin 500 lira olacak diyen CHP, sendikal hakları sonuna kadar savunan CHP. Eğer CHP dışında başka bir partiye oy veriyorsan senin şikayet etmeye hakkın yoktur kardeşim, aç kalmaya mahkumsun sen. Senin örgütlenmeni savunuyoruz, aklın terinin değerini vermek istiyoruz, daha güçlü olmanı istiyoruz biz. 14 yıldır iktidarda olan siyasal parti, 14 yılda Türkiye’nin hangi sorunu çözdüler. Bana bir sorun göstersinler şu sorunu çözdük diye. Biz söyledik 14 yıl falan değil, yetki verin 4 yıl göreceksiniz Türkiye’yi sadece bölgesinin değil, dünyanın imrendiği bir ülke haline getireceğiz. Çünkü biz her kuruşun hesabını her vatandaşa vermeye hazırız. Çünkü biz siyaseti köşeyi dönme aracı kullanmadık, kullanmayacağız da, kul hakkı yemedik, yemeyeceğiz de. Düşünmemiz lazım, hayatı sorgulamamız lazım. Eğer hayatı sorgulamazsak, Türkiye’yi aydınlığa çıkarmakta çok daha ağır bedeller öderiz. Ben ağır bedeller ödenmesin istiyorum. Türkiye bölgenin en güçlü ülkesi olsun. Demokrasi gelişmiş en iyi ülkesi olsun. Hepimize düşen temel görev düşünmek düşünmek düşünmek” değerlendirmesinde bulundu.

    Konuşmaların ardından Çankaya Belediyesi ile DİSK Genel İş arasında toplu iş sözleşmesinin sembolik imzaları atıldı.

  • Çaycuma Belediyesi’nde Toplu İş Sözleşmesi

    Çaycuma Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş görüşmeleri sona erdi. Belediye ile sendika bir yıllık sözleşme imzaladı.

    Başkanlık Makamında gerçekleştirilen imza töreninde, 40 işçiyi kapsayan, bir yıllık dönemde geçerli olacak sözleşmeyi Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ile Belediye-İş Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Atayan birlikte imzaladı. İmzalanan sözleşme sonrası Şube Başkanı Tahsin Atayan, ‘‘Sayın Başkanımızın bize yaklaşımı ve sözleşmenin masa başında bitmesi için yaptığı gayrete teşekkür eder yeni sözleşmenin hepimize hayırlı olmasını dilerim’’ dedi.

    Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, ‘‘Önümüzde ki bir yıl için sendika üyesi işçi arkadaşlarımıza sınırlarımızı zorlayarak gücümüz oranında verilen artışla anlaşmaya varmış bulunuyoruz. Tüm çalışan arkadaşlarımızın üretime ve sosyal verimliliğe yönelik verdiği mücadelenin daha fazlasını vereceğini inanarak, toplu sözleşmenin tüm işçi arkadaşlarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

  • THY İle Hava-iş Arasında Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı

    THY ile Hava-İş arasında 3 aydır devam eden görüşmelerin ardından Toplu İş Sözleşmesi imzalandı.

    THY çalışanlarının 3 aydır beklediği Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri tamamlandı. TİS, THY yönetimi ve Hava-İş Sendikası arasında imzalandı. Sözleşmeye göre THY çalışanlarının aldığı ücretler, bu yılın ilk 6 ayında yüzde 7, ikinci 6 ayında ise yüzde 6 zamlandı. 3 seneliğine imzalanan TİS’de, ikince ve üçüncü yıllarda 6’şar aylık dönemlerde yüzde 4’lük artış sağlandı.

    “SÖZLEŞME İLE DAHA GÜZEL ÇALIŞMA ORTAMI SERGİLEYECEĞİZ”

    THY’de 25. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri sona erdi. Türk Hava Yolları ile Hava-İş Sendikası arasında 3 aydır devam eden görüşmeler sonucunda THY yönetimi ve Hava-İş Sendikası yöneticileri Toplu İş Sözleşmesine imzayı attı. 25. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imza törenine THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, Genel Müdür Temel Kotil ve yönetim kurulu üyeleri ile Hava İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreni öncesi konuşan THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, iki tarafında bu sözleşmenin kazananı olduğunu belirterek, “Aslolan THY çalışanlarının ve THY’nin bu anlaşmalardan kazançlı çıkmasıdır. Bu sözleşmelerden kazançlı çıkmasıdır. Sanırım bu ki anlamda kazanan iş barışımız, çalışma barışımız olmuştur. Kazanan THY çalışanlarımız olmuştur. Kazanan sendikamız olmuştur. Kazanan THY olmuştur. İnanıyorum ki bu anlaşmayla önümüzdeki güzel bir dönem, daha güzel bir çalışma ortamı sergileyeceğiz. İmza töreni öncesi Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal da sözleşme hakkındaki düşüncelerini dile getirdi. İmzalanacak olan sözleşmenin şimdiye kadar yapılan en iyi sözleşmelerden birisi olduğunun altını çizen Tatlıbal konuşmasında, “Biz bu şirketin önünün kapanmasından yana değil uzlaşının, sevginin, iş barışının, bu şirkette verimin, ülkeye kattığı değerin ve bu güzelliklerin yaşandığı iş yeri haline dönüştürmek için beraber çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    TİS’İN SÜRESİNE 3. HAVALİMANI AYARI YAPILDI

    Tatlıbal ayrıca THY ekiplerini uzun süredir şikayetçi olduğu otel nöbeti konusunda da anlaşmaya vardıklarını açıkladı. “Uçucu arkadaşlarımıza ilk müjdemiz” diyerek sözlerine başlayan Tatlıbal, “Sevgili Başkanım İlker Aycı Bey, Allah bin kere razı olsun. Otel nöbetini kaldırdılar. Ben bu konuda teşekkür ediyorum” dedi. Zam oranlarını da Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal açıkladı. Tatlıbal, “İlk 6 ay için yüzde 7 ile başladık, yüzde 6 ile devam ettik. Sakın yanlış bir algı oluşmasın. Bu şirket çok hızlı büyüyen bir şirket. Dostu olduğu kadar düşmanı olan bir şirket. Dolayısıyla TİS’in biteceği dönem 3. havalimanının açılacağı zamana denk gelmesi nedeniyle toplu iş sözleşmesini 3 yıllık yapma konusunda mutabık kaldık. İkinci yıl yüzde 4 artı 4, üçüncü yıl yüzde 4 artı 4. Bunların hepsinde tabii ki artı enflasyon farkları da korunarak güzel bir anlaşma yaptık.”

    THY ÇALIŞANLARINA 5 BİN TL’LİK MÜJDE

    Sözleşmede ayrıca THY çalışanları için bir müjde daha açıklandı. THY ile Hava-İş arasındaki istişareler sonucu tüm THY çalışanlarına 5 bin TL’lik prim sözü verildi. Müjdeyi açıklayan Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal, “Aldığımız zam oranlarının yanı sıra 5’er bin TL net müjde bedeli vermeyi kabul ettiler” dedi. THY Yönetim Kurulu İlker Aycı’da 5 bin TL’nin seyyanen hesaplara direkt yatırılacağını açıkladı.

    Konuşmaların ardından imzalanan 25. Dönem Toplu İş Sözleşmesi sonrası taraflar günün anısına fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedi.

  • Bünyan Belediyesi’nde Sosyal Denge Sözleşmesi Sevinci Yaşanıyor

    Bünyan Belediyesi ile Bembir-Sen Kayseri Şubesi arasında sosyal denge sözleşmesi imzalandı. Başkan Şinasi Gülcüoğlu, “Çalışanlarımızın daha mutlu ve verimli olması için çalışıp, vatandaşlarımız için daha iyi hizmet üretmelerini sağlayacak adımlar atmaya gayret ediyoruz.” dedi.

    Düzenlenen törene Bünyan Belediye Başkanı Şinasi Gülcüoğlu Bembir-Sen Şube Başkanı Mehmet Karakaş, sendika temsilcileri ve belediyede çalışan memurlar katıldı.

    Çalışanların motivasyonunu artırmak, verimliliği sürekli kılmak için çalışanların özlük haklarında sürekli bir iyeleştirmeyi hedef edindiklerini belirten Bünyan Belediye Başkanı Şinasi Gülcüoğlu;” Belediye çalışanlarımızın mensup olduğu Memur-Sen ailesine bağlı belediye çalışanları sendikası Bembir-Sen sendikamızla. Çalışanlarımızın maddi özlük haklarının iyileştirilmesi yolunda sosyal denge sözleşmesi imzasıdır. Çalışanlarımızın özlük haklarına yönelik brüt 380 TL’lik bir sözleşme yapıyoruz. Hayırlara vesile olsun diyorum. Tabi biz burada işveren olarak aynı zamanda sendikalaşmayı da önemsiyoruz. Tüm çalışanlarımızın hangi iş kolunda olurlarsa olsunlar, hangi sektörde olurlarsa olsunlar. Sendikalaşmalarının emeğin organize olması bakımından ve diğer bakımlardan yararlı olduğunu düşünüyoruz. Eski bir sendikacı olarak da yine böyle bir belgeye imza atıyor olmanın mutluluğu içerisindeyim. Çalışanlarımıza hayırlı uğurlu olsun diyorum” şeklinde konuştu.

    Bembir-Sen Şube Başkanı Mehmet Karakaş ise “Örgütsel bir yapı içersinden gelen Başkanımızla çalışmak, Sendika faaliyetlerini yürütmek tabi daha kolay oluyor. Çalışmalarımız da sağ olsun kendisi her zaman yanımızda destekçi olarak gördüğümüz bir başkanımız. Bünyan belediyemize daha önce yaptığımız sözleşmenin süresi dolmasından dolayı ikinci bir vefa daha olarak başkanımıza bu sözleşmeyi arkadaşlarımızın adına akdetmiş oluyoruz. Hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Bünyan Belediye Başkanı Şinasi Gülcüoğlu ve Bembir-Sen Şube Başkanı Mehmet Karakaş sosyal denge sözleşmesini imzaladı.