Etiket: Sözlerine

  • Başkan Kocaoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine yanıt:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir söylemlerine yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocoağlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu üçüncü söylemesi! Bizim devlete, başkanına saygımız vardır. Devlet varsa millet var diyen, inanan insanlarız. Devlet başkanlarına söz söylemeyiz. Ama kim ne bilgi veriyorsa bilmiyorum. Kim niye o bilgiyi verir? Kentin neresi kokar? Partili cumhurbaşkanı olabilir ama benim de cumhurbaşkanım, devlet başkanımdır. İzmir kokmuyor.” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı olağan meclis toplantısının 7’nci birleşimi Başkan Aziz Kocaoğlu idaresinde gerçekleşti. ESHOT Genel Müdürlüğünün 2019 Mali Yılı Performans Programı ve ESHOT Genel Müdürlüğünün 2019 Mali Yılı Gelir-Gider Bütçesi’nin görüşüldüğü oturumda, ESHOT’a 2019 yılı için 1 milyar 77 milyon 820 bin TL’lik bütçe ayrıldı. AK Parti’nin ret verdiği önerge, CHP’nin kabul oylarıyla oy çokluğuyla kabul edildi.

    Bütçe görüşmelerine AK Parti ile Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun tartışmaları damga vurdu.

    ESHOT’a AK Parti’den eleştiri

    AK Parti Grup Başkan Vekili Ali Kökoğuz, ESHOT Genel Müdürlüğünün performans programı ve bütçesini eleştirerek, “ESHOT Genel Müdürlüğünün 2019 yılı bütçesini incelediğimizde, 853 milyon 283 bin TL gelir, 1 milyar 77 milyon 820 bin TL gider belirlenmiş olup, 224 milyon TL açık vereceği görülmekte olduğundan borçlanmanın giderek yükselerek eski borçlarla beraber dağ gibi olacağı şimdiden netleşmiştir. ESHOT Genel Müdürlüğü geçen yılki performans programında, vatandaşa taahhüt ettiğiniz 2018 yılında çevreci 50 adet körüklü ve 50 adet solo olarak toplam 100 adet ve 3 yıl içinde 400 elektrikli otobüs alım gerçekleştireceğinizi söylemiştiniz. 2018 yılı bitmek üzere bu sözünüzün yerine getirilmemiş olması bir plansızlık ve programsızlık örneği değil midir?” diye sordu.

    ESHOT otobüslerinin çok dolu olarak yolcu taşıdığını ifade eden Kökoğuz, “ESHOT otobüsleri çok dolu taşıma yapmaktadır. Doluluk olarak Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin düzeyinden farksız durumunda, insanlar alt alta, üst üste gitmektedir. Klimasız veya kliması çalışmayan otobüslerle, İzmirliler sıcak havalarda perişan olmaktadır. Kayseri pastırması gibi asılı bir şekilde 1 saat yolculuk yapan vatandaşlarımızda güç ve takat kalmamaktadır. Bu görüntü İzmir’e hiç yakışmamaktadır. İzmirli vatandaşlarımıza çifte standart uygulamaktadır. Gecekondu, varoş semtlerimize en kötü, eski ve az sayıda otobüsler verilerek 60-90 dakikada bir sefer yapıldığından, İzmirliler cefa çekmeye devam etmektedir” diye konuştu.

    “ESHOT bizim gururumuzdur”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili Sırrı Aydoğan ise, sosyal indirimler kapsamında kayıp yaşandığını belirtti. Aydoğan, “ESHOT’un tek geliri var; o da bilet. Kimseye sırt çevirmedik. ESHOT bizim gururumuzdur” dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili Mehmet Ali Özkurt da ESHOT çalışmalarında emek dökenlere teşekkür ederek, önergeye olumlu oy kullanacaklarını dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı gerginliği

    CHP’li Hatice Tatlı oturumda, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İzmir’e suyu biz getirdik. İZBAN bizimle yapıldı, bunların yaptığı değil ama havasını ‘biz yaptık’ diye atıyorlar” sözlerine ilişkin, “Ona nasıl yanlış bilgiler aktarılıyorsa yüzde 50 ortak olduğunun farkında mı değil? Uygulamaların çoğunu belediyenin yaptığının farkında mı değil?” dedi. Tatlı’nın ardından, AK Partili Kökoğuz da “Cumhurbaşkanı burada yok. Bize söz hakkı doğuyor. Su problemi derken Gördes Barajı’ndan bahsediyor. İzmir’in 50 yıllık su sorunu çözülmüştür” diye konuştu. Başkan Kocaoğlu, “Tabi tabi, teşekkürler! Burası İzmir Meclisi. Herkes konuşur, cevap verir. Ankara’da, İstanbul’da İzmir konuşuluyor da İzmir’de niye İzmir konuşulmuyor?” çıkışını yaptı. Oturumda kısa süreli gerginlik yaşandı ve Kökoğuz CHP’li sıralara dönerek, “Gördes’i kim yaptı?” dedi. Kocaoğlu da, “Herkes her yerde nutuk atacak, bu mecliste olmayacak. Böyle bir şey yok! Ben de belgeleriyle söylediklerinize cevap vereceğim” dedi.

    “İstanbul’a gider kıyaslama yaparsınız” diyen Kocaoğlu ESHOT eleştirilerini toplu şekilde yanıtladı. Kocaoğlu, “Toplu ulaşımın yüzde 55-56 gibi yükünü çekmektedir. Vatandaşa işkence dediğin zaman, başka ülkelere gitmenin zamanı yoktur. Döviz kuru bu kadar yüksekken zarar etmenin anlamı yok, İstanbul’a gidersiniz, kıyaslama yaparsınız. Metrobüs denilen sıra dışı işte bile insanlar pestil gibi seyahat etmektedirler. İstanbul büyüktür ama İzmir ile kıyaslandığında balık istifi görmedim” dedi.

    “Bana pas vermeyin”

    Kocaoğlu, “Biz ulaşımdaki zararımızı 10 kat azalttık. Bugün 4 milyonluk kentte günde 700 bin kişiyi raylı sistemle taşıyoruz. Ben İzmir’i İstanbul’la değil Ankara’yla kıyaslanacak bir kenttir. İstanbul’la da kıyasladığımızı düşündüğümüzde İzmir’de şu an faal olarak 179 kilometre raylı sistem çalışmaktadır. 720 kilometrelik raylı sistemin olması gerekmektedir. 2 milyar 300 milyon TL yatırım yaptık. Ben hayatımdan memnunum. Giderek raylı sistem de aratacaktır. Artmak durumundadır. Tramvay konusunda da karşı çıkmalar oldu. Bugün memnuniyet seviyesini ölçtürebilirsiniz. Bugün acil olan Buca’dır. Bugün onay gelse bu faizle borçlanıp bu metroyu yapmam. Türkiye ekonomisinin normal bandına çekilmesini beklemek zorundayım. O zaman onay gelseydi yapılırdı. Bu işlere böyle bakın. Bana pas vermeyin. Siz iktidar partisinin meclis üyeleri olarak İzmir’e hizmet etmek istiyorsanız, bizim onaylarımızın çıkması için çaba göstermeniz gerekir” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı’na Kocaoğlu’ndan yanıt

    Kocaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir söylemleri üzerinden, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu üçüncü söylemesi! Bizim devlete, başkanına saygımız vardır. Devlet varsa millet var diyen, inanan insanlarız. Devlet başkanlarına söz söylemeyiz. Ama kim ne bilgi veriyorsa bilmiyorum. İZBAN’da İzmir Büyükşehir Belediyesinin çekerler hariç harcadığı para 450 milyon dolardır. TCDD bu 136 kilometrelik Selçuk-Aliağa arasındaki hatta kaç para yatırım yaptığını açıklasın. Onlar AK Parti’nin iktidar olduğu 2002 yılından bu tarafa, ben de başkan olduğum 2004 yılından bu yana yaptığım harcamayı çıkartayım. Kimin ne kadar para harcadığını kamuoyuna açıklarız. Şeffaflık işte budur. Kent kokuyor demesi, kim niye o bilgiyi verir? Kentin neresi kokar? Partili cumhurbaşkanı olabilir ama benim de cumhurbaşkanım, devlet başkanımdır. İzmir kokmuyor. Herkes kendine baksın kimin koktuğunu biliyor. 1963 senesinde liseyi okumaya gittim. 15 yaşında gittim. Kurbağalı dere hala kokuyor. 56 senedir kokuyor. İzmir’de kokuyordu, Büyük Kanal yapıldı, emeği geçen herkesten Allah razı olsun, şimdi kokmuyor. Körfez kokmuyor kardeşim! Biyolojik çürümeden dolayı koku her zaman çıkar. Bu algı yönetimidir. İzmir kokmuyor. İzmir kokuyor diye propaganda yap, 31 Mart akşamı cevabı gör” diye konuştu.

    “Gördes Barajı’nın tekrar yapılması gerekmektedir”

    Kocaoğlu, Gördes Barajı’na ilişkin, “Yılan hikayesine dönen Gördes Barajı’nı da konuşmak istiyorum. 40 küsur sene evvel Devlet Su İşleri (DSİ) ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol çerçevesiyle suyun belirli miktarıyla İzmir’in su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır. 2010 yılında 27 milyon metreküp su alınmıştır. Sonra baraj delik çıkmıştır. Barajın suyu boşaltılmıştır. Barajın belirli bir kısmına kadar membranla kaplanmıştır. Tekrar doldurulmaya başlanmıştır. O zamandan bu tarafa hiçbir zaman, gün ve saatte Gördes’te toplanan su seviyesi yüzde 12’yi geçmemiştir. Bunu geçtiği an su kaybolmaktadır. Gördes Barajı’nın tekrar yapılması gerekmektedir. DSİ 2010 yılında su aldın, dedi. 30 yıl ödemesi var. Bizden sonraki senelerde istediler. Biz su almıyoruz, dedik. Anlaşmazlık çıkarmayalım diye. 2016-2017 ve 2018 yılında 27 milyon TL parayı ödedik. 27 milyon metreküp 8 senede su aldık. Su verilemediği için Belkavhe’ye yaptığımız arıtmayı deneyemedik. Müteahhitten işi teslim alamadık. Şu anda da bize su verilememektedir. Pompalarda, yollardaki eksiklikler giderilse bile yine suyu veremeyecekler. Ama biz parayı veriyoruz. Uzlaşalım dedik. İzmir’e su getirdik! Bu bilgi Cumhurbaşkanına yanlış veriliyor. Bu üçüncü oldu. Daha önce hiç ağzımı açmadım. Ama mecbur kalınca bunu da söylemek durumundayım. Hakikat budur” ifadelerini kullandı.

  • Zeybekoğlu, Kılıçdaroğlu’nun sözlerine açıklık getirdi

    CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir televizyon programında “Biz Muğla’da meraları ıslah ettik. Kim? Büyükşehir Belediye Başkanımız yaptı. Muğla’nın bütün ilçelerine okul yaptık. Muğla Belediye Başkanımız diyor ki, ‘bu ilin çocukları güzel okullarda okumalı’ ve hepsini Milli Eğitim Bakanlığına devretti. Bir okulun açılışına da ben gittim. Ve orada politik bir konuşmada yapmadık. Dediğim gibi kreş, kadın sığınma evleri bütün bunların tamamı yapıldı. Kente demokrasiyi getirdik” sözlerine açıklık getirdi.

    Adem Zeybekoğlu, “İzmir, Eskişehir, Aydın ve tabi ki bizimde yaşadığımız Muğla yaşanacak ve en çok ziyaret edilen şehirlerdir. Yeşili, mavisi, doğayı ve çevreyi koruyan hizmetleri, vatandaş odaklı, vatandaşa derman olan projeleri ile Cumhuriyet Halk partili belediyeler Türkiye’nin nefes aldığı şehirler oluşturur. Genel Başkanımız katıldığı bir televizyon programında bu kadar başarılı belediye başkanlarına sahip olmanın dezavantajını yaşayarak Muğla Büyükşehir ile Tekirdağ Büyükşehir Belediyelerimizin hizmetlerini birbirine eklemiştir. Muğla Büyükşehir Belediye’miz hükümetin tarım politikalarına inat, üreten köylüye destek olmak için 907 dönüm arazide mera ıslahı yapmıştır” dedi.

  • Başkan Şengül’den Kocaoğlu’nun sözlerine yanıt

    AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Hakimevleri Katlı Otoparkı’nın açılış törenindeki açıklamalarına cevap verdi. İzmir’in kavgaya değil hizmete ihtiyacı olduğunu ve bu noktada gereken her türlü desteği de vereceklerini söyleyen Şengül, “Bugüne kadar hep dediğim gibi, Sayın Kocaoğlu hangi konuda yardıma ihtiyaç duyuyorsa gelsin, hep birlikte çözüm bulalım. Kendisine kapımız açık. Artık polemikten, kavgadan İzmir halkı yoruldu. Kutuplaşma üzerinden menfaat sağlama çabasını bırakın. İzmir’e daha fazla yazık etmeyin” diye konuştu.

    Başkan Kocaoğlu’nun ‘Merkezi hükümet İzmir’e yatırım yapmıyor’ diyerek kendi eksikliğini kapatma çabasında olduğunu ifade eden Şengül, “Sayın Kocaoğlu, milyarca liralık belediye bütçesiyle bugüne kadar İzmir’e ne yaptığını çıkıp anlatsın, biz de dinleyelim. Yıllardır sürekli ‘metro yaptık’ diye söyleyip duruyor. Sanırsın İzmir’i demir ağlarla ördü. Bugüne kadar zamanında bitirdiği tek proje yok. Kocaoğlu’nu dinleyince, acaba ben farklı şehirde mi yaşıyorum diye düşünüyorum. Ona söyleyecek çok sözümüz var ama eskiyi gündeme getirip İzmir’in zamanını çalmak istemiyorum. Sayın Kocaoğlu açıklamasında hasta olduğunu söylemiş. Kendisine de geçmiş olsun diliyorum” dedi.

    “İzmir’in geleceğini konuşalım”

    Göreve geldiğinden bu yana İzmir’in sorunlarının çözümü için yapıcı ve samimi bir tavır aldığını hatırlatan Şengül, “Sayın Kocaoğlu, bizim hiçbir siyasi kaygı gözetmeden İzmir’in menfaati için çalıştığımızı biliyor. Biz yine aynı duruştayız. Bugüne kadar bize ne taleple geldi de kendisini geri çevirdik? Biz İzmir’in geleceğini planlayalım, kentin vizyonunu oluşturalım istiyoruz. Çatışmadan, kutuplaşmadan, ayrışmadan, gerçekten samimi olarak herkes bilgi birikimini ortaya koysun. İzmir’in faydasına ne yapılabilir diye bakalım. Birbirimizin açığını yoklamaya ve onun üzerinden siyaset yapmaya kalkışırsak, söyleyecek çok sözümüz olur. Ama İzmir’in kaybedecek zamanı yok. Bu kentin hizmete ihtiyacı var” dedi.

  • Başbakan Yardımcısı Bozdağ’dan CHP’li Tezcan’ın sözlerine sert cevap

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, CHP’li Bülent Tezcan’ın ‘Erdoğan diktatörün şiddetlisidir’ açıklamasına ilişkin, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin faşist devlet olmadığını, Türkiye’de de herhangi bir faşistin ve diktatörün bulunmadığının en büyük ispatı Sayın Tezcan gibi birisinin çıkıp bugün bu terbiyesizliği, edepsizliği yapmaya cüret etmesi ve yapmasıdır” dedi.

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısının gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bugün Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattının açıldığını hatırlatarak, “Bu demiryolu projesi stratejik öneme haiz bir projedir. Pek çok şehri birbirine bağlayacak, daha hızlı, güvenli, konforlu insanlar seyahat imkanı bulabilecekleri gibi pek çok mal da tren yolu hattıyla ülkelerden ülkelere transfer edilecektir. Büyük ekonomik güç ortaya çıkacaktır” dedi.

    Bugün Bakanlar Kurulunda ayrıca FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 tarihinde darbeye kalkışması sonrası alınan tedbirlerden birisinin 15 Kasım’dan geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılması hususunun da karara bağlandığını anlatan Bozdağ, “Bilindiği gibi bu tedbirlerden birisi kamu görevlilerinin yurt dışına çıkarken çalıştıkları kurumdan yurt dışına çıkmalarında sakınca yoktur gibi belge aranıyordu. Yakınları da böyle bir uygulamaya muhattap oluyordu. Bunun yanında KKTC, Ukrayna ve Gürcistan’a gitmek isteyen vatandaşlarımız da nüfus cüzdanıyla yurt dışına çıkıyorlar ancak bunlarla ilgili de SGK sorgulaması yapılıyor, eğer kamu görevlisi ise kurumlarından bu belge isteniyordu, bu birtakım zorluklara yol açıyordu. Gelinen noktada bu tedbire 15 Kasım’dan itibaren gerek kalmamıştır. Bundan sonra kamu görevlileri böyle bir belge bulundurmadan izin aldıkları takdirde yurtdışı seyahati yapabileceklerdir, başka bir sorgulama da yapılmayacaktır. Teknik imkanlar çerçevesinde adli olarak yurtdışına çıkma yasağı konulanlar dışında vatandaşlarımız rahatlıkla yurtdışına çıkabileceklerdir” ifadelerini kullandı.

    Bozdağ, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Barzani’nin görev süresinin dolmasına ilişkin soruya Bozdağ, “Barzani, belki büyük hesaplar yaptı. Barzani’nin yaptığı hatalarla yüzlemesi arttır. Sadece referandumu dondurdum demesi bu meseleyi çözmez. Referandumun iptali şarttır. Barzani’nin Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi başkanlığı yetkilerini kullanmayacak olması bölgede yeni bir dönemi başlatacaktır. Yaşanan sorunla yüzleşmesi son derece önemlidir. Barzani, ortaya çıkan fotoğraf karşısında önce referandumu dondurmak, sonra da yetkilerini devretmeyi açıklamak zorunda kalmıştır. Diyoruz ki, Türkiye olarak burada sorunu Irak Anayasası çerçevesinde taraflar çözüme kavuşturulmalı” diye konuştu.

    CHP’li Tezcan’ın hakaretleri

    Bir soru üzerine, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediği sözleri kabul etmenin mümkün olmadığını anlatan Bozdağ, “Bu, büyük bir edepsizlik, ahlaksızlık, terbiyesizliktir, seviyesizliktir. CHP’nin geleneğinde halkın seçtiklerine karşı büyük bir tahammülsüzlük, düşmanlık hissi var. Rahmetli Adnan Menderes’e diktatör dediler, halkın adamı Rahmetli Özal’a da aynı şekilde saldırdılar. Şimdi de Türkiye Cumhuriyeti halkının tarih boyunca ilk defa doğrudan doğruya seçtiği Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a aynı şekilde saldırmaktadırlar. Türkiye’de tek faşist parti CHP’dir. Partinin dünyada bilinen faşist partilerle ilişkilerine baktığınızda da bu açıktır” şeklinde konuştu.

    Bozdağ, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin faşist devlet olmadığını, Türkiye’de de herhangi bir faşistin ve diktatörün bulunmadığının en büyük ispatı Sayın Tezcan gibi birisinin çıkıp bugün bu terbiyesizliği, edepsizliği yapmaya cüret etmesi ve yapmasıdır. Eğer, Türkiye’de bir faşist veya diktatör olsaydı Bülent Tezcan böyle göğsünü gere gere kalkıp oradan efelenip gürleyip böyle bir cümle sarfedemezdi. Böyle bir cümleyi aklının ucundan geçiremezdi. Bu bile Türkiye’de faşizmin diktatörlüğün olmadığının en büyük ispatıdır. Kendi yaptığı eylem, ahlaksızlık, edepsizlik, kendisini tekzip etmektedir. Esasında bu akıl ve ruh sağlığı olan insanların yapabileceği bir şeydir. Bunu şiddetle kınadığımızı ifade etmek isterim. İtibar suikastinin taşeronluğunu yapıyor CHP” dedi.

    Ahmet Edip Uğur’un Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa etmesine ilişkin soru üzerine Bozdağ, “Ben yeni dönemde kendisine başarılar diliyorum. AK Parti, değişimin partisi. Halkın beklentilerini dikkate alarak bütün politikalarını ortaya koyar. Değişim halkın bizden talebi ve beklentimizdir. Giden belediye başkanları bizim başkanlarımızdır, yerine gelecek belediye başkanları da bizim başkanlarımızdır. Onlarla ilgili bir olumsuz değerlendirme yapmayı doğru görmeyiz. Partimizde kalan arkadaşlarımızla beraber milletimize ve devletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.Sayın Edip Uğur’un partiden d e istifa etmesi kendi bireysel tercihidir. Tek taraflı alınacak karardır, onu almıştır. AK Parti’nin kimseyi tehdit etmesi veya herhangi bir tehdit yöneltmesi de asla kabul edilemez. Böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum varsa öyle bir şey Sayın Edip Uğur bununla ilgili yasal yollar açıktır, ona ilişkin adımlarını atıp atmama konusunu kendisi değerlendirecektir” açıklamasında bulundu.

    Dövizdeki artışa ilişkin soruya Bozdağ, “Ekonomimiz en son 5.1 oranında büyüdü, yıl sonu itibarıyla büyümemizin yüzde 7 civarında olacağını bu işi bilenler ifade ediyor. Türkiye’nin ekonomisi dim dik ayaktadır. Döviz kurlarında zaman zaman oynama oluyor, geçmişte de oldu, bugün de oldu. Bunlar Türkiye’nin ekonomik dinamiklerinden kaynaklanan bir oynama değil” cevabını verdi.

    Amerika ile yaşanan vize krizindeki son durumun sorulması üzerine Bozdağ, “Son krizde maalesef olumsuz bir karar çıktı ve bu k arar kaşısında Türkiye mutekabiliyet uyguladı. Daha sonra iki ülke yetkilileri arasında görüşmeler yapıldı. Türkiye’ye bir heyet geldi. Her iki taraf kendi hükümetlerine görüşme sonuçlarını aktarmak üzere ayrıldı ancak o günden bugüne vize konusunu çözecek bir adım henüz atılmadı. Sorun, şu aşamada çözülmüş değil. İki ülke arasındaki görüşmeler devam etmektedir” diye konuştu.

    Bozdağ, Büyükada tahliyelerine ilişkin, “Görüşme konusu içerisinde Türkiye’deki yargılama sürecinde olan herhangi bir konu konuşulmamıştır. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız yargıdır. Almanya’da bazı siyasetçiler bu tahliye üzerinden kendilerine siyasi bir rant devşirme gayreti içinde olduğunu görüyoruz. Oradaki ve Türkiye’deki siyasiler de kendi siyasal hesapları için bunu kulanıyorlar ama hem Alman hem de Türk halkının bilmesini isteriz ki bu ne CHP Genel Başkanının ne de Alman siyasilerin kullandığı gibi bir hadise değildir. Bu, bir tahliyedir, beraat değildir” dedi.

    TEOG’un kaldırılmasının ardından yeni sistemin detaylarının ne olacağının sorulması üzerine Bozdağ, “TEOG konusu bugün Bakanlar Kurulunda konuşulmadı. Bir sunum dna yapılmadı. Ancak, Başbakanımız ve hükümetimiz bu hususun netleştirilmesi konusunu yakından takip ediyor. Kısa bir süre sonra bu konu bizzat Başbakanımız ve Milli Eğitim Bakanımız tarafından açıklanacaktır” şeklinde konuştu.

    Başbakan Yıldırım’ın ABD ziyaretinin şu anda netleşmediğini ifade etti.

    Uyum yasalarına ilişkin soruya Bozdağ, “Çalışmalar devam ediyor. Adalet Bakanlığımızdaki çalışmalar da son aşamaya geldi. 2018 bu anlamda uyum yasalarının parlamentoya sevk edildiği bir yıl olacaktır” cevabını verdi.

    Habur’a alternatif sınır kapısıyla ilgili soruyu Bozdağ, “Bir çalışma başlatıldı. Çalışmalar devam ediyor. Türkiye sınır kapılarının ve petrol boru hatlarının Irak hükümeti tarafından kontrol edilmesinin daha doğru olacağını ifade etmiştir” şeklinde cevapladı.

    Teşoron işçilerle ilgili adıma ilişkin Bozdağ, “Bugün taşeron işçilerle ilgili Bakanlar Kurulumuzda görüşmeler yapılmadı. Ancak, taşeron işçilerle ilgili hazırlıklar son aşamaya geldi. Yıl sonu veya yeni yıl başında bu konu parlamentonun gündeminde yer alacaktır. Yarın Sayın Başbakanımız engelli vatandaşlarımızla ilgili önemli açıklamalarda bulunacak” dedi.

    Bozdağ, ileri yaz saati uygulamasıyla ilgili, “Danıştay bu konuda yürütmeyi durdurma kararı verdi. Alınan karar, Danıştayın verdiği yürütmeyi durdurma kararına uygundur. Ancak, saat uygulamasında bir değişikliği içermemektedir. Geçen yıl yapılan uygulama bu sene de aynen devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Hande Yener’den Demet Akalın’ın Tarkan hakkındaki sözlerine şok cevap

    Pop müziğinin usta ismi ünlü sanatçı Hande Yener, Tarkan’ın yeni albümü hakkında açıklamalarda bulundu. Yener, Demet Akalın’ın Tarkan hakkında söylediği “Bizim havamız, Tarkan albüm çıkarana kadar” sözüne ise cevap verdi.

    Ünlü sanatçı Hande Yener, Bayram’ın 3’üncü gününde Bodrum’un meşhur gece kulüplerinden Pasha’da hayranlarıyla buluştu. Gece saat 23.00’te açılan kulüp, saat 01.30’da müşterilerine kapıları kapattı. Bilet almak için gece kulübünün önüne gelenler uzun kuyruklar oluşturdu. Biletler bitince birçok Hande Yener hayranı kapıda kaldı. Saat 02.00’de sahne alan Yener ise kalabalığı görünce, “Bugün coşmaya hazır mısınız? Çok güzel bir kalabalık var” diyerek yeni şarkısı “Vah” ile konsere başladı. Eski ve yeni albümünden şarkılar seslendiren Yener’e oğlu DJ Çağan Kulaçoğlu eşlik etti. Gece kulübünü dolduran vatandaşlar, Hande Yener’in fotoğrafını çekmek için birbirleriyle yarıştı. 2 saat boyunca sahnede kalan Yener’i yaklaşık 2 bin kişi izledi. Çoğunlukla hareketli parçalara yer veren Yener, zaman zaman da duygusal şarkılarını seslendirdi. Siyah bir elbiseyle sahneye çıkan Yener’in yaptığı dans şovlar da göz doldurdu. Neşeli tavırları ve esprileriyle sevenlerini gülme krizine sokan ünlü sanatçı, tatilcilere unutulmaz bir bayram gecesi yaşattı.

    Sezen Aksu’dan Hande Yener’e tebrik

    Sahne öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yener, Sezen Aksu’dan çok güzel bir mesaj aldığını ifade ederek “Çok heyecanlı ve keyifliyim. Albüm güzel gidiyor, Çeşme’deki işimiz güzel gidiyor. Şimdi Bodrum’a ziyarete geldik. Komşuculuk oynuyorum artık Bodrum, Çeşme arasında. Çok güzel bir mesaj aldım, Kraliçemiz Sezen Aksu’dan beni tebrik etti. Teker teker bestecilerimi tebrik etti. Sezen Aksu’nun mesajı beni çok gururlandırdı. Listelerde de 1 numarayız daha ne olsun. Albümüme tepkiler çok güzel. Sosyal medyada bayağı yankılandı ve halan daha yankılanıyor. Listeleri altüst ettik. Bu işi de sıfır reklam bütçesi ile yaptık. Bu da benim mutluluğuma mutluluk kattı” ifadelerini kullandı.

    “Ben Gazman değilim”

    Geçtiğimiz günlerde Demet Akalın’ın Tarkan’ın yeni albümü ile ilgili “Bizim havamız, Tarkan albüm çıkarana kadar” söylediği sözü Hande Yener’e soran gazeteclere espirili bir yaklaşımla “ben gazman olmadığım için” cevabını verdi. Yener sözlerine şöyle devam etti “Geçen sene Mor albümünü çıkardığımda Tarkan’da o zaman çıkaracaktı albümünü. Benim öyle bir yarışım yok. Korkum da yok. Korkusu olanlar açıklamalarını yapmış zaten” şeklinde konuştu.

    Yener kararsız kaldı

    Yeni çıkardığı albüm hakkında konuşmasına devam eden ünlü sanatçı Şu anda “Vay” şarkım çok iyi gidiyor. “Bakacağız” zaten çıkış yaptığım şarkıydı. Birde “ Benden sonra” diye bir şarkım var. Birazcık ah dedirten bir şarkı oldu. Şu anda “Benden sonra” şarkım sosyal medyayı yıkıyor. Bayağı hızlı giden bir şarkım. Şu anda “Vah” yada “Benden sonra” şarkısına klip çekeceğim. Ama kararsızım şu anda. Klipi kesinlikle yurtdışında çekeceğim”dedi.

    Oğlu ve Nişanlısı ile geldi

    Oğlu Çağan kulaçolu ile beraber sahneye çıkacaklarını söyleyen Yener “Oğlum’la birlikte sahne alacağız. Nişanlımda burada oda bizi izleyecek. Bayramda zaten ailemle birlikteydik. Önce Çeşme’yi kalkındırdık şimdi buraya geldik. Beach club eğlence anlayışını tekrar gündeme getirmek iyi oldu. 3 senedir beach clublerde de hareket var” şeklinde konuştu.