Etiket: Sözde

  • PKK’nın Sözde Ana Karargahı Yerle Bir Edildi

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından başlatılan operasyonlar 83’üncü gününde de devam ederken, dün 2 askerin şehit edildiği çatışmaların ardından yoğunlaştırılan operasyonlarda Hasırlı Mahallesi’nde bulunan PKK’nın sözde ana karargahı top atışlarıyla yerle bir edildi.

    Operasyonların aralıksız sürdüğü ve sürekli çatışmaların yaşandığı ilçede evlerin büyük bir bölümü de kullanılamaz hale geldi. Sokağa çıkma yasağının ardından başlatılan ve Polis Özel Harekat (PÖH), Jandarma Özel Harekat (JÖH), Özel Kuvvetler Birliği ve korucuların müşterek sürdürdüğü operasyonlar aralıksız sürüyor. Büyük bir bölümünün teröristlerden temizlendiği Sur ilçesinin Hasırlı ve Fatihpaşa Mahallesi arasında bulunan ve teröristlerin sözde ana karargah olarak kullandıkları bölge 4 koldan sarıldı. Tuzaklama ve bombalı saldırılara karşı büyük bir titizlikle yürütülen operasyonlarda güvenlik güçleri tarafından temizlenen bölgelerde iş makineleri kazılan hendek ve kurulan barikatları da temizliyor. İş makinelerinin güvenli bölgelerde temizlik çalışmaları devam ederken, Hasırlı ve Fatihpaşa Mahallesi arasındaki binalarda kıstırılan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için 24 saat esasına göre uçuş yapan polis helikopteri de karadan operasyonu sürdüren birliklere çektiği görüntüleri gönderip koordinat veriyor. Dün 2 askerin şehit edildiği çatışmaların ardından bölgede yoğunlaştırılan operasyonlarda teröristlerin sözde ana karargah olarak kullandıkları alan top atışlarıyla vuruldu. PKK’nın sözde ana karargah olarak kullandığı bölge top atışlarının ardından büyük bir bölümü kullanılmaz hale geldi.

    OPERASYONDA 214 EYP VE PATLAYICI İMHA EDİLDİ

    Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada dün sürdürülen operasyonlarda 6 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi. Açıklamada, “Diyarbakır’ın Sur ilçesinde devam eden operasyonda; 6 bölücü terör örgütü mensubu terörist etkisiz hale getirilmiş. Operasyonda, toplam etkisiz hale getirilen terörist sayısı 219’dur. Operasyonlarda iki kaleşnikof piyade tüfeği, üç şarjör ve 90 fişek ele geçirilmiş, yedi adet el yapımı patlayıcı imha edilmiştir. Operasyonda, toplam imha edilen el yapımı patlayıcı sayısı 214’dür” denildi.

  • Sözde Aydınlara Kınama

    Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. İbahim Öztek, bir grup akademisyenin imza toplayarak Türkiye’de devlet teröründen bahsetmelerini kınayarak bir bildiri yayınladı.

    Günümüzde aydının pek çok tarifi ve çeşidi olduğunu anlatan Prof.Dr Öztek, şöyle konuştu: “Her sınıf, her eğitim kurumu, her sosyal, sanatsal, siyasal ve kültürel hatta dini kurumlar, toplumlar ile etnik gruplar kendi aydınlarını oluşturmaktadır. Sağcı, solcu, devrimci, komünist, proleter, faşist, milliyetçi ve dinci şeklinde sıfatlandırılmış büyük insan kitlelerinde veya işçi, köylü, şehirli, sanatçı, edebiyatçı, spor adamı, bilim adamı, iş adamı ve herhangi bir meslek grubundan herhangi bir kişi, kendilerine göre aydın olabilir. Aydın, kimine göre gerçek bir aydın, kimine göre sözde aydındır.”

    Son yıllarda, ülkemizi ve milletimizi uluslararası toplantılar, basın ve yayın organları aracılığı ile küçük düşüren ve kendilerine aydın diyenler olduğunu anlatan Öztek, şunları söyledi:

    “Yazdıkları makale, hikaye ve roman türü yayınlarda, halkımızın mütevazi, fakir fakat onurlu yaşamını alay konusu edip, aşağılayan, aşağılık duygularını bu yolla perdeleyenler…Binlerce yıllık tarihimize ve tarihimizin bir bölümüne hakaret yağdıranlar. Milletimiz için tarihi ve siyasi kişilik sahibi liderlerimize dil uzatıp aşağılayan, hatta başta Atatürk olmak üzere, bize bu güzel cennet vatanı bahşeden kişilere dil uzatmayı marifet sayanlar…Türk devletini ve Türk milletini bir takım sözde iddialarla sürekli yıpratmaya çalışan, uluslararası alanda itibarımızı zedeleyen kişi ve gruplara arka çıkanlar, onları onaylayanlar…Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm imkanlarından fazlasıyla yararlanarak, bu devletin okullarında okuyup, üniversitelerini bitiren, iş güç sahibi olup bu devletten aldığı maaşla kendisinin, çoluğunun, çocuğunun geçimini, hatta lüksünü sağlayanlar…Ülkenin varlıklı kesiminden olup, küreselcilik ve entellektüelcilik uğruna milli ve manevi değerleri küçümseyenler, yine devletin üniversitelerinden doçent, profesör gibi unvanlar alıp, kendini bilim adamı sayan ve sabahtan akşama bu devlete ve millete küfür eden hainler de kendilerini aydın saymaktadır.”

    İnsan için aydınlığın, aydınlanmanın ve aydınlatmanın okulu olmadığını anlatan Öztek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aydın olma, toplumun herhangi bir kesimine ait olmayı gerektirmez. Ülkemizde herhangi bir etnik unsuru işaretle, etnik toplumun aydını ayırımcılığı, doğrudan bölücülüğün bir yöntemidir. Aydın olmak evrensel bir kavramdır. Ayırmadığı ve bölmediği gibi ayırımcılığı da hoş göremez. İnsanın ailesinden gelen genetik yapısı, ailesinden aldığı temel ahlak ile geliştirdiği karakter ve yüksek ruh hali, eğitimi süresince edindiği bilgi, görgü ve kültürel özelliklerdir. Özgürlük ve bağımsızlık düşüncesi, toplumuna duyduğu sevgi saygı hoşgörü ve sevecenlik, medeni ve gelişmiş toplumların çağdaş ve evrensel değerlerine, kendi ülkesi ve insanı için duyduğu derin özlem, sırası ile kendine, ailesine, çevresine, ülkesine ve tüm insanlığa veya dünyaya faydalı olabilme düşüncesi ile aydın veya münevver insanın portresini belirler.”

    Aydın olan kişinin insan onuruna sonsuz saygılı olduğunu anlatan Öztek, şunları söyledi: “Yargılamaz, ortaya koyduğu örnek çözümle yol gösterir. Ailesini ve milletini sever. Halkını ve diğer milletleri aşağılamaz. Ülkesine ve milletine saldıranların karşısında ön hazırlıklı olarak akıl ve bilim yolu ile savaşır. Ülke sorunlarını bilir ve sorunları yok etmek için uğraşır. Aydın erdemli kişidir. Hak yolundan ayrılmaz, ülke ve ülkü birliği için mücadele eder. Ülke ve millet çıkarlarını kendi çıkarlarından üstün tutar. Milleti için karşılıksız vericidir. Sürekli çalışır, örnek olur ve medeni cesaret sahibidir. Akademik kariyere sahip aydınlar, kendi alanlarında bilimselliklerini ortaya koyan araştırmalar, tebliğ ve yayın yapar. İnsanları cezbedecek ve yol gösterecek evrensel fikirler üretir. Deneysel çalışmaları ile insanlığın sağlık ve selameti için keşif ve üretimde bulunur. Diğer ülkelerin bilim adamları ile uluslararası kongre ve sempozyumlarda yarışır, ülkelerinin ismini en iyi bir şekilde duyurur, ülkelerine onur kazandırır.”

    GERÇEK AYDIN

    Aydının, toplumunu iyi tanıması gerektiğini anlatan Öztek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Türk aydını milleti için, millet ve devletinin yücelmesi için ve milletini yüksek medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak için çalışacak, gayret gösterecek ve hatta savaşacaktır. Türk aydını bu vatan toprakları üzerinde yaşayan herkesi bu vatanın evladı ve bu vatanın has sahibi sayar. Kimseyi birbirinden üstün veya aşağı görmez. Fakat bu vatan toprakları üzerinde gizli emelleri ve sinsi planları olanlara da göz açtırmaz. Aydın insan, küreselleşen dünyamızda, küresel hakim güçlerin ve küresel sermayenin ülke çıkarlarına hangi koşullarda, hangi yollardan, hangi araçlarla, ne derece ve ne zaman saldıracağını bilmelidir. Bunun için stratejik araştırmalar ile ve en modern bir şekilde, onların yöntemlerini bilerek, onlara karşı manevra kabiliyeti yüksek, aktif, çok yönlü, erken, karşı oyunlar ve projeler geliştirerek, karşı koyup, onu etkisiz kılar. Aydın insan için ülkesinin birlik ve bütünlüğü her şeyden önemlidir.Aydın insan için Türk milletinin birlik ve bütünlüğü de her şeyden önemlidir. Gerçek aydın işte budur.”

  • Sözde Ermeni Soykırım Kararında Bireysel Başvuruya Yeşil Işık

    Fransa Anayasa Konseyi’nin 2001 tarihli yasanın iptali reddetmesinin ardından Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin Baş Danışmanı Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ, Anayasa Konseyi’nin bu tutumuyla Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin 2001 tarihli yasanın iptali için bireysel başvuru hakkını kullanarak Anayasa Konseyi’ne başvuruda bulunmasına yeşil ışık yaktığını ifade etti.

    Fransa Anayasa Konseyi’nin, Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin Türkiye’yi soykırımla suçlayan 29 Ocak 2001 tarihli yasanın iptali amacıyla müdahil taraf sıfatıyla katıldığı dava hakkındaki kararını açıklamasının ardından Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği de basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneğinin Başkanı Dr. Demir Onger, Fransa Türk Kültür Dernekleri Birliği Başkanı Lütfi Bilgen ve Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneğinin Baş Danışmanı Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ katıldı.

    Elekdağ, konuşmasında Fransa Anayasa Konseyi’nin Fransa’daki Türk toplumu ve Türkiye için son derece önemli bir konuda tarihi kararını açıkladığını ifade ederek, “Anayasa Konseyi verdiği kararla, Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan 29 Ocak 2001 tarihli yasayı iptal etmemiş, fakat Danıştay’ın 19 Kasım 2015 tarihli kararının hatalı olduğunu vurgulamıştır. Danıştay sözünü ettiğim kararıyla Türk Tarihi Tarafsızlık Derneği’nin, Türkiye’yi sözde Ermeni soykırımıyla suçlayan 2001 tarihli yasanın iptali için Anayasa Konseyi’ne yaptığı başvuruyu da hukuk dışı bahanelerle reddetmişti. Anayasa Konseyi bugün vermiş olduğu kararla Danıştay’ın bu hatalı davranışını ortaya koymuştur” dedi.

    Büyükelçi Anayasa Konseyi’nin bu tutumuyla Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin 2001 tarihli yasanın iptali için bireysel başvuru hakkını kullanarak Anayasa Konseyi’ne başvuruda bulunmasına yeşil ışık yaktığını ifade etti.

    Büyükelçi Şükrü M. Elekdağ, Türk Tarihi Eğitiminde 6 Ağustos 2015 tarihinde bu hakkını kullanarak Anayasa Konseyi’ne başvuruda bulunduğunu belirten Elekdağ, 2001 tarihli yasanın Anayasa’ya aykırı olduğunun tartışmaya ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğunu ve en önemlisi de Anayasa Konseyi’nin bu yoldaki görüşünü 2012 yılında Boyer Yasası’nı iptal etmiş olduğu kararının gerekçesinde açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu aktardı. Büyükelçi Şükrü M. Elekdağ, Danıştay’ın bu kararı Anayasa Konseyi bugüne kadar 2001 tarihli yasa hakkında bir karar vermediğini ve Anayasa Konseyi’nin Danıştay’ın iddia ettiği gibi bir karar alması halinde 2001 tarihli kararın mevcudiyetinin çoktan son bulmuş olduğunu kaydetti.

  • PKK’nın Kampı Ve Sözde Mezarlık Olarak Kullandığı Mühimmat Deposu Yerle Bir Edildi

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar aralıksız devam ederken, Şırnak’ın Besta-Dereler mevkiinde bulunan PKK kampı ve örgüt tarafından mühimmat deposu olarak kullanılan sözde PKK mezarlığı düzenlenen hava operasyonuyla yerle bir edildi. Teröristlere ait sığınak, mağara, silah mevzileri ve mühimmat deposu olarak kullanılan sözde mezarlıkların bombalanması saniye saniye kameralara yansıdı.

    Şırnak’ta terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar aralıksız sürüyor. PKK’ya büyük darbelerin vurulduğu operasyonların biri de Şırnak’ın Besta-Dereler mevkiinde gerçekleşti. Daha önce istihbaratı alınan ve terör örgütü tarafından kullanıldığı tespit edilen mağara, sığınak, silah mevzileri ve sözde mezarlık olarak kullanılan mühimmat depoları bölgeye düzenlenen hava operasyonuyla yerle bir edildi. Tespit edilen koordinatlar hava operasyonuyla bombalandı. 6 Aralık tarihinde düzenlenen operasyonla PKK’nın kullandığı bir çok mağara, sığınak, silah mevzileri ile sözde mezarlıklar bombalanarak kullanılmaz hale getirildi.

    PKK KAMPI YERLE BİR EDİLDİ

    Düzenlenen hava harekatında bombardımana tutulan Besta-Dereler mevkiindeki sözde mezarlığın terör örgütü PKK tarafından kamp olarak kullanıldığı ve mezar olarak dizayn edilen yerlerde ise mühimmatların gizlendiği tespit edildi. Başarılı bir operasyon düzenleyen Mehmetçik, terör örgütünün kampı ile mühimmat depolarını yerle bir ederken, operasyonda 2 teröristin de sağ olarak ele geçirildiği belirtildi.

    Operasyonda bombardıman anı ise kameralara saniye saniye yansıdı.

  • Kılıçdaroğlu: “Bunlar Sözde CHP’li”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Belediye başkanımıza yönelik olarak son derece çirkin iftiralar var. Anlamak mümkün değil. Bunlar da sözde CHP’li. Size sözüm söz, onların tamamını temizleyeceğim” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yaşar Kemal Parkı açılış törenine katıldı. Açılış konuşmasını yapan Kılıçdaoğlu, 1 Kasım seçiminin ardından öz eleştiri yapacaklarını ifade ederek, “Türkiye, yeni bir sürecin içinde. Bu süreçte hepimize düşen bir görev var. Şunu hiç kimsenin unutmasını istemem. Eğer bir siyasal parti sorunların kaynağı olmuşsa o siyasal partinin bu ülkede sorun çözme yeteneği bitmiştir. Eğer bir siyasal parti, dünyada meşruiyeti tartışılan bir konuma gelmişse o siyasal partinin Türkiye’ye verebileceği fazla bir şey yoktur. Hepimizin bunu görmesi lazım. Elbette öz eleştiri yapacağız. Bütün bu olaylara karşı hak ettiğimiz ya da beklediğimiz yere gelemiyorsak oturup ciddi ciddi öz eleştiri yapmamız gerekiyor. Neden ve hangi gerekçeyle? Bir seçim yaşadık. Daha milletvekilleri yemin etmedi, parlamento açılmadı. İlk baskı medya üzerine geliyor. Çıkıp şunu rahatlıkla televizyon ekranlarında söyleyebiliyorlar. Falan gazetenin sahibi artık o gazeteyi yönetemez, diyorlar. O gazeteyi biz yöneteceğiz, diyorlar. Ne demek siz yöneteceksiniz? Hani mülkiyet hakkı kutsaldı? Hani kimseye müdahale edilmeyecekti? Hani barışı ve özgürlüğü getirecektik? Daha yemin töreni başlamadan bunlar oluyorsa oturup hepimizin yeniden düşünmesi gerekiyor. Şu yazarları atın, bunlar yazı yazmasınlar; diğer yazarlar da lütfettiği için şimdilik kalabilirler’ diyor. Sayın Davutoğlu’na bir çağrıda bulundum. ’Siz bu düşüncelere katılıyor musunuz?’ Şu ana kadar tık yok ama bunu sürdüreceğim. Siz bu düşüncelere katılıyor musunuz katılmıyor musunuz? Demokrasi, özgürlük demek kolay. Birlikte yaşamak demek de kolay. Her düşünceye saygı demek de kolay. Zor olanı bunu hayata geçirmek” diye konuştu.

    “BUNLAR DA SÖZDE CHP’Lİ SİZE SÖZÜM SÖZ, ONLARIN TAMAMINI TEMİZLEYECEĞİM”

    Kılıçdaroğlu, CHP’li belediye başkanlarına yönelik eleştirilere de cevap vererek, “Ankara’daki en iyi belediye başkanları. Hiçbir belediye başkanı bu iki belediye başkanımızın eline su dökemez. Eğer burası diğer partinin belediye başkanlarının elinde olsaydı bu 16 dönümlük yere gökdelen dikerlerdi. Ama biz ne yapıyoruz burada oturanları düşünüyoruz. Kent kültürünü düşünüyoruz. Ama bunu hazmedemeyenler var. Belediye başkanımıza yönelik olarak son derece çirkin iftiralar var. Anlamak mümkün değil. Bunlar da sözde CHP’li. Size sözüm söz, onların tamamını temizleyeceğim. Biz neyle uğraşıyoruz, onlar neyle uğraşıyorlar. Bizim derdimiz Türkiye, onların derdi nasıl ihale alabilirim. Nasıl? Ben CHP’liyim. Yok kardeşim öyle bir şey. Ona asla izin vermeyeceğiz. Asla izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Biz kendi sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Seçim sonrası sorumluluğumuzun daha da arttığının bilincindeyiz. Çöken iki siyasal partinin bize yüklediği sorumluluğun da bilincindeyiz. Biz o partilere oy veren veya kızıp oy vermeyen bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Güzel, huzur içinde yaşayacağınız, baskılardan uzak bir Türkiye istiyorsunuz siz. Bunu sağlamak hepimizin ortak görevi olmalı. Biz bunu yapmak zorundayız. Seçimler sırasında özellikle gençlere ve kadınlara seslendim. Bizim yapmamız gereken o duyarlılıklarımızı korumak ve çalışmaktır. Bunu yapabildiğimiz ölçüde başarıyı yakalarız. Sizden sadece destek istiyorum.”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından Yaşar Kemal Parkı ve Yaşar Kemal Anıtının açılışını yaptı.