Etiket: Söz

  • Elvan: “Söz Verdiğimiz 9 İcraatımızın Tamamını Bir Hafta Dolmadan Hayata Geçirdik”

    Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, 64. Hükümet’in eylem planında yer alan ve bir hafta içinde gerçekleştirme sözü verdikleri 9 icraatı dün Bakanlar Kurulu’nda imzaya açtıklarını belirterek, “Bakanlar Kurulu kararlarımız çıktı ve bir hafta dolmadan 9 icraatımızın tamamını hayata geçirdik. ekonomik alanda hayata geçireceğimiz reformlarla sizlerin çok daha rahat nefes alma imkanına kavuşmanız sağlanacak” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Elvan, seçim sonrasında Mersin’e ilk ziyaretinde iş adamları ve yatırımcılarla bir araya gelerek, hükümetin bir hafta içinde gerçekleştirme sözü verdiği icraatlarla Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı reformların ekonomiyle ilgili bölümlerini Mersin iş dünyasıyla paylaştı. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) gerçekleştirilen toplantıya Mersin Valisi Özdemir Çakacak da katıldı.

    “SÖZ VERDİĞİMİZ 9 İCRAATI BİR HAFTA DOLMADAN HAYATA GEÇİRDİK”

    Başbakan Davutoğlu’nun, 3 ay, 6 ay ve 1 yıllık süreçte yapacakları reformları ve seçim öncesi vaat ettikleri icraatları açıkladığını anımsatan Elvan, reformlara geçmeden önce bir hafta içinde gerçekleştirme sözünü verdikleri 9 icraatı anlattı. Elvan, “Sayın Başbakanımız, bir haftalık sürede reformların koordinasyonu ve izleme kurulu oluşturacağımızı, lisans öğrencilerinin 330 TL olan bursunun 400 TL’ye çıkartılacağını, gençlere proje karşılığı 50 bin TL karşılıksız nakdi destek verileceğini, eylem planının uygulanmasına yönelik Bakanlar Kurulu kararı çıkarılacağını, gençlerde evliliğin teşvik edilmesi amacıyla çeyiz hesabı başlatılacağını, gençlere 100 bin TL faizsiz kredi verileceğini, esnafımıza 30 bin TL faizsiz kredi verileceğini, işletme büyüklüğü 5 dekarın altında olan meyve-sebze üreticisi çiftçilerimize destekleme sağlanacağını ve son olarak çiftçilerimizin seralarının modernizasyonunda faizsiz kredi verileceğini açıklamıştı. Bunların tamamını bir hafta dolmadan dün yaptığımız Bakanlar Kurulu’nda imzaya açtık ve Bakanlar Kurulu kararlarımız çıktı, 9 icraatımızın tamamını hayata geçirdik” diye konuştu.

    Reformlarda ise demokratikleşmeden adalete, ekonomik alandan sosyal alana kadar hemen her alanda reformları olduğunu ifade eden Elvan, bugün sadece ekonomiyi doğrudan ilgilendiren reformlarla ilgili bilgi vereceğini söyledi. Bu reformları tek tek sıralayan Elvan, “Birincisi, iş gücü ve istihdam piyasasına yönelik reformlarımız olacak yeni dönemde. Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik yine reformlarımız olacak. Özellikle tasarruf oranlarının artırılması, nispeten yüksek olan cari açığımızın daha da aşağıya çekilmesine yönelik bazı düzenlemelerimiz olacak” ifadelerini kullandı.

    “KIDEM TAZMİNATINDA YAŞANAN SORUNLARI YENİ DÜZENLEMELERLE ÇÖZECEĞİZ”

    Elvan, iş gücü ve istihdam piyasasına yönelik reformlarını da şöyle sıraladı:

    “Çalışma hayatına esneklik sağlayacak düzenlemeleri getireceğiz. Bunu 3 aylık sürede yapacağız. Avrupa Birliği norm ve standartlarında özel istihdam bürolarının faaliyetlerinin geçici iş ilişkisini de içerecek şekilde genişletilmesini sağlayacağız. Bu da 3 aylık süre içerisinde gerçekleştireceğimiz projelerden biri. Kıdem tazminatında yaşanan sorunların çözümü amacıyla da yeni düzenlemeler yapacağız. Yine bir başka önemli sorun alanımız alt işverenlik çerçevesinde asıl işlerde çalışanların kamuda istihdamına yönelik düzenlemeyi hayata geçireceğiz.”

    Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik ise İstanbul Tahkim Merkezi’ni ocak ayında faaliyete geçireceklerini aktaran Elvan, artık burada dava alınmaya başlanacağını bildirdi. Yatırımlarda bürokrasinin azaltılması ve uluslararası doğrudan sermayenin Türkiye’ye çekilmesine yönelik de tedbirleri olacağını söyleyen Elvan, diğer reformları da şöyle anlattı:

    “Enerji ruhsat ve lisans izin işlemlerini kolaylaştıracak. Şirketlerin kuruluş aşaması nispeten kolay ama tasfiye aşamasında halen sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle tavsiye işlemlerini kolaylaştıran yeni mekanizmalar getireceğiz. Endüstri bölgeleri ve organize sanayi bölgelerinde arsa maliyetlerinin yüksek olduğu yönünde sık sık sıkıntılar dile getiriliyor. Bu maliyetleri azaltacak tedbirler alacağız. Bir başka önemli konu da özellikle arsa temini konusunda sanayicilerimizin sık sık problemle karşı karşıya kalmaları. Özellikle arsa temini yönünde yeni mekanizmalar oluşturacağız ve elektronik ortamda sizlerin, kurumlarımızın arsaları görebilmelerine imkan sağlayacak bir altyapıyı da oluşturacağız. Organize sanayi bölgelerinde yaşanan yetki kargaşasını ortadan kaldıran bir mekanizmayı da hayata geçireceğiz.”

    “BU REFORMLARLA SİZLERİN ÇOK DAHA RAHAT NEFES ALMA İMKANINA KAVUŞMANIZ SAĞLANACAK”

    İş yeri açma ve çalıştırma ruhsatlarında basitleştirme ve uygulama birliği sağlayacaklarını da dile getiren Elvan, “Zaman zaman normal belediyelerle büyükşehir belediyeleri arasında veya merkezi hükümetle yerel yönetimler arasında bu alanda sıkıntılar oluşabiliyor. Özellikle uygulama birliğinin sağlanması açısından da bir düzenlemeyi hayata geçireceğiz. Diğer taraftan, vergi beyannameleri ile sosyal güvenlik bildirgelerinin birleştirilmesini sağlayacağız. Bunu ayrı ayrı veriyordunuz, tek bir mekanizma altında toplayacağız. Dolayısıyla vergi beyannameleriyle sosyal güvenlik bildirgelerinin birleştirilmesi sağlanmış olacak. Özellikle piyasa gözetim ve denetimine yönelik de kamu kurum ve kuruluşlarımız arasında farklı uygulamalar, farklı yaklaşımların, özellikle denetim mekanizmalarının zayıf olduğu alanlar olduğunu biliyoruz. Piyasa gözetim ve denetim sistemlerinin etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik de tedbirlerimiz olacak. İş adamlarının sıkça dile getirdikleri bir başka konu ise ihtisas mahkemelerinin kurulması. Özellikle finans ve bilişim başta olmak üzere ihtisas mahkemelerinin kurulmasını sağlayacağız. Bir başka önemli alan da iş uyuşmazlıklarında alternatif çözüm yöntemlerinin hukuk sistemimize kazandırılması. Mahkemeye gitmeden sorunlarınızın çözümüne yönelik mekanizmalar oluşturacağız ki, süreç daha hızlı işlesin. Ekonomik ve Sosyal Konsey ile ilgili olarak bir yasal düzenlemeyi hayata geçireceğiz. Düşük tasarruf oranlarının daha yukarı çekilmesi de önemli bir alan. Bu yönde geçtiğimiz dönemlerde bazı düzenlemeler yapmıştık. Bunlara ilave olarak gençlerde evliliğin teşviki için çeyiz hesabı uygulamasını başlatmamız, finans araçları ve kurumlarının geliştirilmesi, bireysel emeklilik sisteminde otomatik katılım mekanizmasının devreye sokulması gibi değişik alanlarımız olacak. İmalat sanayi makine teçhizat yatırımlarının finansmanında banka ve sigorta muameleleri vergisine istisna getireceğiz. Basit usulde vergilendirilen esnafın 8 bin TL’ye kadar kazancından vergi alınmayacak artık. Yeni iş kuran gençlerimiz 3 yıl boyunca gelir vergisinden muaf olacak. Buna benzer çok sayıda düzenlememizi inşallah 2016’da da gerçekleştireceğiz. Bunların önemli bir kısmını ilk 6 aylık süreçte yapacağız. Bu reformlarla sizlerin çok daha rahat hareket edebilmeniz, daha rahat nefes alma imkanına kavuşmanız sağlanacak” şeklinde konuştu.

    “UMUTLARIMIZI, MORALİMİZİ GERİ GETİRDİNİZ”

    MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ise yaptığı konuşmada, hükümetin öncelikle ekonomik sorunlara odaklanmasının, ekonominin, aslında ülkenin sosyal huzurunun payandası olduğunu görmesinin Türkiye’nin son zamanlarda yitirdiği umutlarını, moralini geri getirdiğini vurguladı. Aşut, “Açıklamalarınızda AK Parti’nin iktidara geldiği ilk hükümetin o siyaset üstü kucaklayan felsefesini; ekonomik anlamda olağanüstü cesur reform hareketlerini ve ihtiyacımız olan her aşamada çözüm odaklı, iş birliği odaklı, ortak akıl odaklı yaklaşımlarını gördük ve iş dünyası olarak, birer vatandaş olarak tekrar umutlandık. Bu sorunları yüklenen ve çeken lokomotifinin başında ise bir Mersin Vekilimizi Başbakan Yardımcısı olarak görmek gerçekten gurur verici ve kentimiz adına ise ayrıca önemli olaydır” dedi.

    Yeni anayasa hazırlık sürecinin bir an önce başlamasını dileyen Aşut, “Sayın Başbakanımızın açıkladığı ve bir sürece yayılan ekonomik reformların, ekonominin yapısal sorunların çözümlerinin hayata geçmesinde ifade edilen 3-6 ve 12 aylık temrine uyulursa, bu gerçek anlamda bir dönüşüm olacaktır. Bu anlamda da iş dünyası ile iş birliği yapacağınıza inanıyoruz. Ülkemizin sorunlarının çözümünde her zaman yanınızdayız” diye konuştu.

    Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıda Elvan, iş adamlarının sorun, talep ve beklentilerini dinledi.

  • Godoy: “Kazanmak İçin Birbirimize Söz Vermiş Durumdayız”

    PTT 1. Lig takımı Yeni Malatyaspor’un defans oyuncusu Gonzalo Godoy, takım olarak oynayacakları maçları kazanmak için birbirlerine söz verdiklerini söyledi.

    Malatya’da kendini iyi hissettiğini belirten Godoy, insanlara ve şehre alıştığını söyleyerek, takımdaki uyum sürecini atlattığının mesajını verdi.

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) antrenman sahasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Uruguaylı savunma oyuncusu Godoy, “Malatya’da kendimi iyi hissediyorum. İnsanlara ve şehre alıştım. Takım olarak maç maç iyi bir gidişatımız var. Bu şekilde devam etmek istiyoruz. İyi bir takımımız var. Kazanmak için birbirimize söz vermiş durumdayız. Kazanmak istiyoruz ve kazanmaya devam edeceğiz” dedi.

    “ÖNÜMÜZDEKİ MAÇLARI DA KAZANACAĞIZ”

    PTT 1. Lig’in denk güçteki takımların mücadele ettiği bir lig olduğunu belirten Godoy, son oynadıkları Kayseri Erciyesspor maçındaki gibi savaşarak mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

    Godoy, “PTT 1. Lig’in denk güçlerin olduğu bir lig olduğunu düşünüyorum. Aynen geçen maçtaki gibi önümüzdeki maçları da kazanacağız. Savaşımızı vereceğiz. Ligi bitirebileceğimiz en iyi yerde bitireceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

    “SADIK’LA DAHA İYİ ANLAŞIYORUM”

    Godoy, savunmada Koray ve Sadık ile görev yapma fırsatı bulduğunu, bu ikiliden hangisiyle daha uyumlu oynadığı yönünde sorulan soruyu ise, “İkisi de iyi oyuncular. İkisiyle de anlaşıyordum, ikisiyle de kendimi rahat hissediyordum. Ama Sadık’la biraz daha iyi anlaştığımı düşünüyorum. Sahadaki savaşı Koray’la da Sadık’la da verdim” şeklinde yanıtladı.

    Godoy Malatyalı futbolseverlerin gösterdiği yakınlık sayesinde geldiği ilk günden beri kendini evinde gibi hissettiğini söyledi.

    “KENDİMİ EVİMDE HİSSETTİM”

    Taraftara takımı desteklemeye devam etmesi çağrısında bulunan Gonzalo Godoy, “Buraya ilk geldiğim günden beri kendimi evimde hissettim. Bana kendimi evimde hissettirdiler. Bizi desteklemeye devam etsinler. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız ve onları sevindireceğiz. Altınordu maçına da çok iyi çalışıyoruz. Bu maçta 3 puanı alacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) 15 Yıl Önce New York’a Geldi Tezgah Sektöründe Söz Sahibi Oldu

    15 yıl önce geldiği Amerika’nın New York kentinde sıfırdan başlayarak sokaklarda meyve-sebze satan stantlarda işe başlayan Uğur Dikici şimdi bu sektörde söz sahibi olmayı başardı. New York’ta 6 tane standa sahip olan Uğur Dikici gece gündüz çalışarak başarı öyküsünün kahramanı oldu.

    New York Belediyesi tarafından ruhsat verilen ve yetkililer tarafından sağlık kontrolleri yapılan meyve tezgahları, halkın daha sağlıklı ürünler tüketebilmelerini sağlamak için uzun yıllar önce köşe başlarındaki yerini aldı. Tezgahlar zaman içinde günlük hayatın telaşı ve kargaşası ile boğuşan ve zaman kaybetmek istemeyen Amerikalıların, başvurduğu duraklarından biri haline geldi. Yaklaşık 40 yıldır devam eden bu durum sokakta meyve-sebze satışı gibi bir sektörü de beraberinde getirdi. Bu sektör Bangladeşliler, Pakistanlılar ve İtalyanlar tarafından ilgi görse de aslında New York’ta yaşayan Türklerin hakimiyetinde. Türk kültürünün New York’taki temsilcileri olarak sokakta meyve satışı yapan Türkler, en uygun fiyatlarla en taze meyveleri insanlara sunmak için bu zorlu işte ter döküyor.

    Bu sektörde sıfırdan başlayarak zamanla adını duyuran ve markalaşma yolunda emin adımlarla ilerleyerek başarı hikayesinin kahramanı olan Uğur Dikici, 2000 yılında Brooklyn’e ardından da Staten Island’a gittiğini ifade ederek, önce inşaat işi yaptığını ardından da bir arkadaşının yanına gidip gelirken tanıştığı biriyle çalışmaya başladığını aktardı. Kendi cebinden para vererek Staten Island’dan Manhattan’a işe gelip gitmeye başladığını kaydeden Dikici, “Benim amacım aslında biraz bakıp etrafa kendi adıma, kendim bir şeyler yapabilmekti. Sağda solda çalışmak hoşuma gitmiyordu. Bir şeyler yapmam gerektiğini düşünüyordum, ailemizden uzak. Gelmişiz buraya kendi işimi yapmak için. Bir de bu iş bana uygun diye düşündüm. 4 yıl birisi ile çalıştım, bu işte bu daha sonra işi öğrendim. Onun kamyonunu sürüyordum ve onun stantları vardı onları işletiyordum” dedi. New York’taki insanların meyveyi sevdiğini aktaran Dikici, “Bize talep olmasının nedeni daha ucuz satıyoruz çünkü kira ödemiyoruz. Belli bir izin alarak sokaklara koyuyoruz, belli bir izin alarak. Köşelerde satıyoruz meyveleri. Her şeyde sıra olduğu için, mesela dükkana gidiyorsunuz çok sıra oluyor, bizde daha kolay. Geliyor 1 tane muzunu alıyor. Türkiye’deki sistemden biraz değişik insanlar burada kiloyla almıyor taneyle alıyor. 1 tane elman, 2 muz. Öyle alıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “TEZGAH İŞİNİ EN İYİ YAPAN TÜRKLER”

    Her şeyin yasal bir şekilde olduğunu söyleyen Uğur Dikici, “Türkiye’deki gibi, pazarcılar vardı aslında biz öyleyiz, zabıta kovalardı. Öyle bir durum yok. Burada ceza yazıyorlar tabi ama burada belli bölgelere, izin verdiği bölgelere açıyoruz. Bunun için yasal izinler var ve bunlar kura ile çıkıyor herkese, biz bunları başkalarından kiralıyoruz. Genelde bu izinler Bangladeşlerin elinde ve onlardan kiralayarak belirlediğimiz köşelere koyuyoruz. Belli bir köşe yok. Şehirde, devletin izin verdiği her yere koyabilirsiniz. Bu işin içinde de bir sürü Türk var. Bu işi burada, tezgah işini en iyi yapan Türkler. Buradaki markette de bayağı güçlüler” açıklamasını yaptı.

    “HAL, BORSA GİBİ”

    Bu sektörün zor bir iş olduğunu ve her akşam saat 19.00’da hale geldiğini belirten Dikici, “Bütün dükkanları geziyorum, fiyatlara bakıyorum. Hâl, borsa gibi her an değişebiliyor, miktar ne kadar fazla olursa o kadar ucuz alabiliyorsun. 19:00’da geliyorum, kamyonların 22.00’ye zaman alıyor. 22:00’a kadar toparlayabildiğim bütün malı toparlıyorum. Kamyonlar geliyor, aldığımız malları çekmeye başlıyorlar. Bu arada 01.00-02.00’ye kadar, yazın daha da geç oluyor, 03:00’a kadar duruyoruz burada” açıklamasını yaptı. Yaklaşık 15 yıldır gece çalıştığını kaydeden Uğur Dikici, “Gündüz uyumaya çalışıyorum. Belli bir saatten sonra alışıyorsun. Çok da kolay değil. Bu iş burada yapılabilecek en ağır işlerden birisi bana kalırsa. Çünkü çok zorluğu var” dedi. Dikici, Türklerle çalışmayı tercih ettiğini de sözlerine ekledi.

    “TÜRKİYE’DEKİ MEYVE SEBZE SEKTÖRÜNE GÖRE DAHA ÇOK POTANSİYELİ GENİŞ”

    New York’ta uzun yıllardır bu işten geçimini sağlayan Mehmet Kocaçal ise 23-24 yıldır bu işi yaptığını aktararak, grup halinde oldukları için pazarda söz sahibi olduklarını ifade etti. Kocaçal, gece saat 12.00-01.00 gibi bütün kamyonları yüklediklerini ifade ederek,”Tezgahçılıkta Türkler var Afganlılar var. Türkler, sanırım Afganlılardan daha iyi durumdalar. Genelde Türklerin elinde bu iş. Dediğim gibi biz gruplar halinde olduğumuz için güç sahibiyiz. Mesela, bizim 12 dolara getirdiğimiz bir kutu çileği, dışarıdaki satıcı 14-15 dolara, marketin içine gelse bile alacağı fiyat 14-15 dolardır. Çünkü, biz çilek aldığımız zaman bin, bin 500 kasa aldığımız oluyor, 3-5 kasa ya da 10 kasa alana göre, bin, bin 500 alınca tabi ki fark oluyor” cümlelerini kullandı.

    Üniversite eğitimine New York’ta Master yaparak devam eden bir yandan da New York’taki hâlde çalışan Gökhan Hasilik, 2009 yılında ABD’ye geldiğini ifade ederek, “New York’taki meyve sebze sektörü genel olarak Türklerin elinde. Yani büyük bir potansiyele sahibiz. Burada Türk cemiyetine katkı da sağladığımızı zannediyorum. Gerçekten çok geniş kapsamlı bir sektör. Aslında daha da Türklerin başarılı olabileceğine inandığım bir sektör. Türkiye’deki meyve sebze sektörüne göre daha çok potansiyeli geniş ayrıca çok daha profesyoneller” dedi.

    AMERİKALI TÜKETİCİLERİN İLK DURAĞI

    Her gün aynı meyve tezgahından alışveriş yapan George Nerinburg, meyve tezgahlarında çok çeşit meyve olduğunu aktararak, “Marketlerden alabileceğinizden çok daha ucuza satılıyor. Bu tezgahın çalışanları kimler, nereli olduklarını bilmiyorum ama hepsi ilginç karakterler. Meyveleri kamyondan çıkarıyorlar, bu tezgaha yerleştiriyorlar. Nereli olduklarını bilmiyorum ve neden şehrin her tarafındalar bilmiyorum. Ender bir durum, New York şehrine özgü bir şey” dedi.

    Shreen isimli bir tüketici ise meyve tezgahından alışveriş yaptığını bildirerek, “Çünkü yerini çok seviyorum mükemmel bir konumda. Her zaman taze meyve ve sebzeler var ve fiyatlar çok uygun. Burada satış yapan kişi çok arkadaş canlısı ve çok iyi hizmet veriyor” yorumunu yaptı.

  • Uşakta Dokuzsele Deresi Projesinde Halk Söz Sahibi Olacak

    Belediye Başkanı Nurullah Cahan, Dokuzsele Deresi Islah Projesi’nde duvar şekillerini belediye internet sitesinde yayınladıkları anketle belirleyeceklerini söyledi.

    Uşak Belediyesi kentin gerdanlığı olacak Dokuzsele Deresi Islah Projesi’nde duvarların şeklini vatandaşların oylarıyla belirleyecek. 26.10.2015 Pazartesi günü başlayan anket 27.10.2015 Salı günü 23:59’da sona erecek. Anket ile kentte yaşayanlara Uşak Belediyesi Resmi İnternet Sitesi üzerinden sunulacak duvar seçeneklerinden en çok oyu alan projeye dahil edilecek.

    Konu hakkında açıklama yapan Belediye Başkanı Nurullah Cahan, “Şehrimizin mega projelerinden birisi olan Dokuzsele Deresi Islah Projemizde ortak akıl vurgusunu yine ön plana çıkarıyoruz” dedi. Projenin hızlı bir şekilde ilerlediğini kaydeden Cahan, “Dokuzsele Deresi Islah Projesi her yönüyle ilimize ivme kazandıracak ve geliştirecek bir projedir. Projenin hayata geçmesiyle ilimize adeta altın bir gerdanlık olacak ve derenin geçtiği noktalarda yeni yaşam alanları oluşacak. Pojeyle ilimize yaklaşık 30 milyon TL’lik bir yatırım gelecek. 2016 yılında bitecek çalışmada hemşehrilerimizin de söz sahibi olmasını istedik. Projemizin duvarlarının şeklinin vatandaşlarımızca belirlenmesinin daha güzel olacağını düşündük. Bu nedenle belediyemiz resmi internet sitesinden iki gün sürecek bir anket başlattık” dedi.

    Anketin bitiminin akabinde en çok oyu olan şeklin uygulanacağını anlatan Cahan, “Vatandaşlarımızın bakış açısını da projeye dahil etmenin mutluluğunu yaşayacağız” şeklinde konuştu.

    Bundan sonra yapılacak projelerde de anketler düzenleyeceklerini dile getiren Cahan, “Belediyemiz kentte yaşayanlar ile iç içe olup kente dair fikirlerini almayı değerli bulmaktadır. Bu yönetim politikamız bundan sonra da devam edecek. Halkımızın fikirlerini projelerimize yansıtmak adına anketler yaparak projelerimize şekil vereceğiz. Şimdiden ankete katılım sağlayan herkese teşekkür ederiz” dedi.

  • Hdpden Malatya Söz Gazetesine Ziyaret

    seçim gezilerini sürdüren Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti, Malatya Söz gazetesini ziyaret etti.

    Ziyarette, HDP Malatya Birinci Sıra Milletvekili Adayı Aydın Erdoğan, ülke gündemi, Ankara’da yaşanan bombalı saldırı ile HDP seçim beyannamesinin toplatılma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aralarında HDP İl Örgütü Eş Başkanı Hasan Şahin, HDP Malatya Milletvekili Adayı Ebru Ergin Korkmaz ile parti yöneticilerinin bulunduğu heyeti, Malatya Söz Gazetesi yönetimi adına Yönetim Kurulu Üyesi Memet Duran Özkan karşıladı. Özkan, heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirtti. Özkan, “Öncelikle HDP milletvekili adayı arkadaşların gazetemizi ziyaretinden dolayı teşekkür ediyoruz. Artık seçimin son düzlüğüne çıktık diyebiliriz. Bir haftalık bir süreç kaldı. Ben bu seçimleri gerek sizin siyasal partiniz açısından gerekse Türkiye açısından hayırlı olmasını diliyorum. Umarım beklediğiniz sonuçları alırsınız. Türkiye’de demokrasinin gelişmesi ve yeşermesi için gerekli katkıyı sunarsınız diye düşünüyorum” dedi. Erdoğan, “Basının özgür olması gerekiyor, basının özgür olmadığı bir ülkede demokrasinin olduğunu söyleyemeyiz. Söylediğiniz gibi seçimin son düzlüğündeyiz. Halkların Demokratik Partisi’nin de bu mecliste yer alması, temsil edilmesi Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi için hayati öneme sahiptir. 13 yıllık tek yıllık parti iktidarı bir yorgunluk dönemini ve alışkanlıklarla beraber gelişen bir hırs dönemini getiriyor. Eğer ifade özgürlüğü yoksa basın özgür değilse, bu ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değil. Bu anlamda medya çalışanları da bizim bütün çalışanlar için gösterdiğimiz duyarlılıklarda olduğu gibi önceliklerimiz arasındadır” şeklinde konuştu.

    “BU KARAR HUKUKA AYKIRI BİR KARARDIR”

    Erdoğan, seçim bildirgelerinin toplatılması kararını hukuka aykırılık olarak değerlendirdi. Erdoğan, “Seçim çalışmalarının son aşamasına gelirken büyük bir talihsizlikle bir mahkememiz, seçim bildirgemiz hakkında toplatma kararı verdi. Bu yeni bir şey değildir. Bizim parti tüzüğümüzde yer alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın denetiminden geçmiş, yıllardır faaliyetini sürdüren partinin seçim bildirgesinde ve broşürlerde tekrarlanan ‘yerel yönetimlerin güçlendirilmesini’ esas alan Avrupa Birliği yerel yönetimler tarzını esas alan ve yerel yönetimlerde söz karar ve etkinlik konusunda güçlendirmeyi esas alan ‘özyönetim’ olarak ifade ettiğimiz kısım gerekçe gösterilerek bir toplatma kararı verilmiştir. Bu karar tabi hukuka aykırı bir karardır. Arkadaşlarımız kararın kaldırılması için gerekli girişimlerde bulunuyorlar ama kaldırılmış olsun ya da olmasın tamamen siyasi çalışmalarımızı, seçim çalışmalarımızı engellemeye dönük bir üst iradenin yansıması olarak ortaya çıkıyor. Bunu bir avukat olarak hukuka aykırı bulduğumu ve açıkçası kabul edilmez bulduğumuzu da belirtmek istiyorum” dedi.