Etiket: Soylu’dan

  • Bakan Soylu’dan İş Güvenliği Açıklaması

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, “Artık şunları duymak istemiyoruz; yapılan bir kazının etrafına konulmayan bir takım koruma anlayışıyla arabaların oraya uçtuğunu, çocuklarımızın okula giderken düştüğünü, insanların geri kalan ömrünü sakat geçirdikleri ve o günü hatırlamak istemedikleri bir Türkiye tablosu görmek istemiyoruz” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 8. İş Sağlığı Güvenliği Konferansı’yla ilgili düzenlediği basın toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Soylu’nun katılımıyla gerçekleşti. Bakan Soylu, iş güvenliği konusunda her şeyin korkutularak olmayacağına dikkat çekerek, “Daha ziyade önleyici tedbirler alınmasını ve bunun toplumsal bir mesele olduğunun hissedilmesi, toplumla paylaşılması, toplumun bütün paydaşlarının bu konuda farkındalık yaratmak isteyen herkesin bir meselesidir. Çok iyi tasarlanmış, iyi planlanmış bir iş sağlığı ve güvenlik kanununun özellikle bizim çerçevemizdeki işleyiş, bizle benzer ülkelerle kıyaslandığında iyi bir noktaya geldiğimizin delilidir. Ancak bu konuda özellikle bugüne kadar atılan adımlardan daha ileri atmaktaki temel sorumluluğumuzdur” şeklinde konuştu.

    Bakan Soyla, 2016, 2017, 2019, 2020 yıllarının Türkiye’de hemen hemen bütün herkesin bu konuda farkındalık üretmesi için çaba göstermesi gereken yıllar olması gerektiğini vurguladı. “Eğer sistemde bir eksiklik olursa çok doğaldır ki bu bazen bilerek istismar, bazen bilmeden atılan adımlarla hepimizi üzen sonuçlarla karşı karşıya kalınıyor” diyen Soylu, şöyle devam etti:

    “Dünya bunu nasıl yapıyor? İşte kanun ortada, 8-11 Mayıs’ta gerçekleşen Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nı düzenliyor. Hem kendi adımlarımızın ne noktaya gelebileceğini iyice planlamak, bu konularda yapabileceklerimizi kamuoyuyla daha iyi paylaşmak konusunda bir fırsat olarak bulunmaktadır. Bizim bakanlık olarak bu konuyla ilgili 2020 yılına kadar sosyal paydaşlarımızla birlikte çok ciddi ve sürdürülebilir eğitim programlarımızı gerek sektöre, gerek eğitim gören öğrencilere ve işçilerimize yönelik hazırlama konusunda çalışma içerisindeyiz. 81 ilimizde, 970 ilçemizde özellikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda filmlerle, animasyonlarla, broşürlerle, el kitapçıklarıyla, afişlerle bu konuda farkındalığı hep birlikte oluşturma konusunda ciddi bir adım çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Korkutucu, ürkütücü davranıştan ziyade daha çok önleyici ve bu konularda hatırlatıcı ve tedbire yönelik adımların atılacağını ifade etmek istiyorum” dedi.

    Bakan Soylu, “Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı hem dünyada neler olduğunu hem Türkiye’de neler olduğunu, bunların karşılaştırılmasını ve bundan sonra yapılabileceklerin neler olduğunun öngörüleceği bir tecrübe kazandık. Bizim uygulamalarımızın da diğer ülkeler tarafından görülebileceği iyi adımların orada herkes tarafından örnek alınabilecek bir konferans olacağı kanaatindeyim” diye konuştu.

    “BİRÇOK İNSANIN HAYATINI SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVAM ETMESİNİ SAĞLAMAK BİZİM TEMEL GÖREVİMİZ”

    Bakan Soylu, özellikle televizyon dizileri ve reklam gibi mecralara da ihtiyaçları olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

    “Alacağımız tedbirlerle birçok insanın hayatının sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlamak bizim temel görevimizdir. Bu anlayışla da devam edeceğiz. Herkese ihtiyacımızın olduğu bu konuda, yani toplumun her kesimine bu konuyu ifade etmeye çalışan her bir direğe ihtiyacımız var. Artık şunları duymak istemiyoruz; yapılan bir kazının etrafına konulmayan bir takım koruma anlayışıyla arabaların oraya uçtuğunu, çocuklarımızın okula giderken düştüğünü, insanların geri kalan ömrünü sakat geçirdikleri ve o günü hatırlamak istemedikleri bir Türkiye tablosu görmek istemiyoruz. Bunun için sürekli anlatmalıyız, ifade etmeliyiz.”

  • Bakan Soylu’dan ’Asgari Ücret’ Açıklaması

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, ’’Bizim Maliye Bakanımızla ters düşmek işimize gelmez, asgari ücret alan vatandaşlarımızla da ters düşmek işimize gelmez. Hiç merak etmeyin bir orta yol buluruz’’ dedi.

    Türkiye ile Belçika Krallığı arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Anlaşması’nın uygulanmasına ilişkin idari anlaşmanın imza töreni, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ve Belçika Krallığı Ankara Büyükelçisi Marc Trenteseau’nun katılımıyla gerçekleşti. imza töreninde konuşan Bakan Soylu, “Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum Belçika ile yaklaşık 50 yıldır bir sosyal güvenlik anlaşması adletmiş durumdayız. Belçika’da yaklaşık 213 bin 143 Türk vatandaşımız yaşamaktadır. Bunlardan 39 bin 551’i Türk vatandaşlığına sahiptir, 173 bin 592’si ise çifte vatandaş veya yalnızca Belçika vatandaşıdır. Ülkemiz ile Belçika arasında 1837 yılında başlayan ilişkiler zaman içinde nitelik kazanmıştır. Günümüzde bu ilişkiler kültürel, siyasi, ekonomik ve sosyal alanda sürekli gelişmektedir. Bundan tam 50 yıl önce Türkiye’den Belçika’ya yönelen iş gücü göçü ile insani ilişkilerin ağırlık kazandığı ikili ilişkilerimiz Avrupa Birliği, NATO, OECD gibi uluslararası kuruluşların çatısı altında da devam etmektedir. Bu kapsamda Belçika’daki muhatap bakanlığımız ile de çok yakın ilişkilerimiz bulunmaktadır. Bundan tam 50 yıl önce biraz önce belirttiğim gibi her iki ülke sigortalıların sosyal güvenliklerini teminat altına alan Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi 4 Temmuz 1966 tarihinde imzalanmış ve 1 Mayıs 1968 tarihinde de yürürlüğe girmiştir’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Takdir edersiniz ki tüm dünyada son 50 yılda gerek istihdam oranında, gerek endüstriyel, gerek ülkeler arası ilişkilerde çok önemli değişiklikler olmuştur ve bu yeni bir Sosyal Güvenlik Anlaşması’nın gerekliliğini ortaya koymuştur” diyen Bakan Soylu şöyle devam etti:

    “Mevcut Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin yerini almak üzere Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Belçika Krallığı Hükümeti arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması 11 Nisan 2014 tarihinde Sayın Faruk Çelik ile mevkidaşı aynı zamanda Belçika Federal Hükümet Başbakan Yardımcısı Laurette Onkelinx arasında imzalanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması uygulanmasına ilişkin idari anlaşma iki ülke heyetleri tarafından müzakere edilmiş ve imza aşamasına getirilmiştir. Anlaşmalar hem günümüzün şartlarını karşılayacak hem de her iki ülke sigortalıların haklarını daha kapsamlı olarak teminat altına alacaktır. İmzaladığımız anlaşma evvelce kazanılan hakları aynen muhafaza etmektedir. Mevcut anlaşma sigortalıları kapsamaktadır. Yeni anlaşma ile buna ilaveten bağımsız çalışanlar ile kamu çalışanları da anlaşma kapsamında sağlık yardımlarından istifade edebilecektir. İki ülkede de sigortaya tabii çalışması olanlar için ölüm ve yaşlılık aylıkları hesaplanırken iki kere hesap yapılacaktır. Her iki taraf anlaşmanın kural ve uygulanmasında birbirlerine karşılıklı olarak yardımda bulunacak ve gereken kolaylığı gösterecektir. Bu yardımlaşmada kişisel bilgilerin gizliliği ve değerlerin korunması prensiplerine sadık kalınacaktır.’’

    Belçika Krallığı Ankara Büyükelçisi Marc Trenteseau ise şunları kaydetti:

    ’’Benim için çok büyük bir onur çünkü Belçika Türk toplumunun Belçika’ya ve Türkiye’ye katkıları gerçekten çok büyük. Bugün imzalayacağımız anlaşma çok önemli çünkü uzun bir sürecin sona ermesini de gösteriyor bundan sonra da uygulanabilir hale gelmiş olacak. Biz görevlerimizde hizmet için varız ve bu hizmeti sunacağımız içinde ayrıca bir mutluluk duyuyorum.’’

    İmza töreni sonrası gazetecilerin asgari ücretin yıl boyunca bin 300 lira olup olmayacağı ile ilgili soruları üzerine Bakan Soylu, şunları söyledi:

    ’’Bizim Maliye Bakanımızla ters düşmek işimize gelmez, asgari ücret alan vatandaşlarımızla da ters düşmek işimize gelmez. Hiç merak etmeyin bir orta yol buluruz. Özellikle asgari ücretin bin liradan bin 300 liraya çıkması konusunda piyasalarda şöyle bir tedirginlik vardı; acaba burada asgari ücretle çalışanlar veya bu düzeyde çalışanlar yüzde 30’luk bir artıştan dolayı iş yerleri tarafından çıkarılırlar mı diye. 2014 yılında yüzde 30’luk bir asgari ücret artışına rağmen neredeyse 33-36 bin civarında kişinin işten ayrıldığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda 2014 Aralık ayında 1 milyon 275 bin 484 kişi işe girmiş, 2015 Aralık ayında da bu sayı artmış ve 1 milyon 312 bin 986 kişiye ulaşmış. Bu şu demektir işe giren ve çıkan sayısı neredeyse birbirine eşit bir durumda. Bu da piyasanın ve çalışma hayatının Türkiye’de derinliğinin en temel delillerinden bir tanesidir. Burada elbetteki hem bu konuda iş verenlere yönelik ortaya koyduğumuz desteğin bir katkısı olduğu söylenebilir hem de Türkiye’nin çalışma hayatının çok önemli ölçekte bir derinliğe bir dayanıklılığa ve büyük bir kapsayıcılığa sahip olduğunun da en temel delilidir. Şunu ifade etmek istiyorum ki yüzde 30’luk bir asgari ücret artışına yönelik olarak Türkiye’de çalışma hayatının bu kadar kendisini muhafaza etmesi ülkemiz adına hem de geleceğimiz adına çok sevindirici. Birçok ekonomik kriz geçirdik daha doğrusu dünyada geçirildi. Bizim bundan ne kadar az etkilenmemizin delili de tam anlamıyla bu rakamlarla ortadadır. Bundan sonra dönem dönem bu iş gücü piyasasıyla ve özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu sistemi içerisinde elde ettiğimiz rakamlardan hem kamuoyunu hem de sizleri bir şekilde bilgilendirmeye çalışacağız.’’

    ’’EMEĞİN HAKKININ ALINTERİ KURUMADAN ÖDENMESİ BİZİM EN ÖNEMLİ SORUMLULUĞUMUZ’’

    Alo 170 vasıtasıyla kendilerine gelen bir takım şikayetler söz konusu olduğunu kaydeden Bakan Soylu, “Bu şikayetler özellikle asgari ücretin yükselmesinden etkilenmek istemeyen bir takım iş verenlerin özellikle taşeron sisteminde biraz daha bizi karşı karşıya bırakan bir şikayet olarak durmaktadır. Asgari ücretin altında maaş verme konusunda bir takım girişimler söz konusudur. Bunu bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Bu konuda bakanlığımızın tüm birimlerini harekete geçirdiğimiz bilinmelidir ve kanunun, hukukun ve iş hukukunun ve çalışma hukukunun gereğini yerine getirileceğini burada söylemek istiyorum. Çünkü belki de Türkiye’nin son yıllardaki en temel başarılarından bir tanesi kayıt dışılığı kayıt içine almaktır. Yani yüzde 52’lerden yüzde 32.6’ya düşürdüğümüz kayıt dışı da aslında bu söylediğimiz sistemde vardır. Onun için ifade etmek istiyorum ki bu konuda her kim böyle bir teklifle karşı karşıya kalıyorsa Alo 170 dahil bakanlığımızın tüm birimlerine bu konudaki duyurularını ve bu konudaki özellikle ihbarlarını iletebilirler. Biz dört koldan Türkiye’de asgari ücretin altında bir maaş olmamasını temin etmekle sorumluyuz. Dönem dönem gelen şikayetler içerisinde asgari ücretin yüzde 30 artmasından dolayı eğer böyle bir süreç söz konu oluyorsa bunu hemen bakanlığımıza ilgili iş-kur ve çalışma müdürlüklerimize hatta sosyal güvenlik kurumu merkezlerimize ve müdürlüklerimize telefonla Alo 170 hattına veya internette mail üzerinden de bakanlığımızın bütün birimlerine iletilmesi bizim için ehemmiyet taşımaktadır. Emeğin hakkı ve alın terinin kurumadan ödenmesi bizim Anadolu medeniyetimizin ve bizim hükümetimizin ve iktidarımızın vatandaşımıza, milletimize karşı, emeğe karşı en önemli sorumluluğudur bunu bir kez daha söylemek istiyorum’’ şeklinde konuştu.

    ’’AĞUSTOS OLA HAYROLA’’

    Başbakan Davutoğlu, hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuya oldukça hassasiyet gösterdiklerini vurgulayan Soylu, ’’Bu konunun Ağustos ayı sonunda tekrar masaya geleceğini ve bu konuda sendikalarımızla karşılıklı bir mutabakatımız olduğunu ve bu konuyu değerlendireceğimizi ve Ağustos ayı sonunda asgari ücret vergi gelirinden dolayı bin 300 liralık belirlenen rakamın altına düşürülmemesini temin edebilmek için elimizdeki hem gelir gider dengemizi, hem maliyet tablomuzu tekrar değerlendirebileceğimizi ifade ediyorum. O günden bugüne kadar hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de Başbakanımızın bizlere bu konuyla ilgili hassasiyet içerisinde olmamıza yönelik talimatları olmuştur. Sayın Maliye Bakanımızla elbetteki bu konuyu karşılıklı değerlendiriyoruz. Ağustos ola hayrola’’ dedi.

    “ÇALIŞMALAR OLGUNLAŞMA AŞAMASINDADIR”

    Emekli promosyonuna ilişkin soru üzerine ise Bakan Soylu, “Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesiyle ilgili taahhüdümüz olmuştur. Maliye Bakanlığı ile çalışmaları sürdürüyoruz. Önümüzdeki günler içinde Maliye Bakanlığı ile bir araya geleceğiz. Çalışmalar olgunlaşma aşamasındadır. 21 Mart tarih olarak verilmiştir, birçok kurumumuz birçok anlamda bu çalışma içindedir’’ diye cevap verdi.

    Bakan Soylu, Belçika Büyükelçisi Trenteseau’ya Türk kahvesi fincanı hediye ederek, ’’Türk kahvesinin hatırı 40 yıldır, bizimki 80 yıl sürsün’’ dedi.

  • Bakan Soylu’dan Demirtaş’a Tepki

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Genelkurmay Başkanına yönelik söylemlerine tepki göstererek, “Bu adam uslanmayacak, bunun tek karşılığı budur” dedi.

    Varto’da çeşitli temaslarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, ardından Muş Valiliği, Belediye Başkanlığı ve AK Parti İl Başkanlığı ile esnafı ziyaret etti. Valilik ziyaretinden sonra belediyeye geçen Soylu, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Genelkurmay Başkanı’na yönelik söylemlerine cevap veren Soylu, şunları söyledi: “İnsanı tahrik etmek istiyor, ülkemi tahrik etmek istiyor. 6-7 Ekim olaylarında yaptığı yetmemiş ve daha sonra ortaya koymuş oldukları yetmemiş gibi Türkiye’mi, benim güzel ülkemi, benim güzel insanımı dünyaya anbe an şikâyet etmesi yetmemiş gibi şimdi başka bir senaryonun altına imza atıyor. Bu adam uslanmayacak, bunun tek karşılığı budur. Hem yaptıklarının zararı ülkemize, insanımıza, 79 milyona dokunuyor hem de maalesef ülkemizin itibarını yalanlarla bir şekilde azaltmaya, ortadan kaldırmaya gayret gösteriyor. Siyaset desem bu siyaset değil, demokrasi desem bu demokrasi değil, insanlık desem bu da değil, vatanperverlik desem değil. Anlaşılıyor ki, bu yalanla birlikte Türkiye’yi bugün benzetmeye çalıştıkları ama benzetemedikleri ülkelerin noktasına getirmeye çalışıyor ama bu mümkün değildir.”

    Halkın HDP’ye oy vermesine üzüldüğünü ifade eden Soylu, şunları söyledi:

    “Güçleri, takatleri, yalan kabiliyetleri buna yetmez. Sadece üzülüyoruz. Neye üzüldüğümü ifade etmek istiyorum, bu millet onlara rey verdi. Demokrasiden zerre anlamıyorlar. Reyin önemine ve reyin namusuna zerre itaat etmiyorlar ve inanmıyorlar. Baskın, şiddet, zorbalık ve çok net söyleyeyim ki; masum insanları istismar ederek yürüttükleri politik tavırlarının dönemi sona ermiştir. Hep birlikte inşallah bunun nasıl olduğunu göreceğiz. Rusya’ya kadar gidip Türkiye’yi şikâyet edeceksin. Avrupa’ya gidip Türkiye’yi şikâyet edip bir sonuç alamayacaksın. Türkiye’de bir huzur sürecini, bir birliktelik sürecini sabote edeceksiniz. İnsanlarımızı, gençlerimizi birbirine düşürmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaksın, ama bunu söyleyeyim ki Güneydoğu’da ve Doğu’da yaşayan kardeşlerimize minnettarız. Bunlara ayak uydurmadı ve sabırla, büyük milletimize olan sadakatle yarına emin adımlarla yürüyoruz.”

    Soylu, bir gazetecinin Cizre’de belediye ve diğer resmi araçlarda çıkan mühimmatlarla ilgili sorusuna şöyle yanıt verdi:

    “Birbirlerinin destekçisi olduklarını zaten bütün dünya biliyor. Bu konuda nasıl birbirlerine sözcülük yaptıklarını, legal ve illegal nasıl birbirine karıştırdıklarını hep beraber görüyoruz, milletimiz de görüyor, devletimiz de görüyor. Bu konuda gereği yapılıyor. Hiç kimse merak etmesin.”

    “MİLLETİMİZ DEMOKRASİ KONUSUNDA İRADESİNİ ORTAYA KOYDU”

    Yeni anayasa ve başkanlık sistemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye, yeni anayasa konusunda uzun zamandan beri ciddi bir tartışma içerisinde, bunun en ve ilk önemli adımını 12 Eylül 2010’da ülkemiz attı. Başarılı bir şekilde milletimiz demokrasi konusunda iradesini ortaya koydu, kabulünü ortaya koydu. Şimdi Türkiye 10 bin dolar seviyesinden 25 bin dolar seviyesine gelecekse kurallarını daha demokratikleştirmeli, daha sivilleştirmeli, daha saydamlaştırmalı ve daha kucaklayıcı, milletin kaleminden çıkan bir noktaya taşımalıdır. 1961 Anayasası bu milletin kaleminden çıkmadı. 1982 Anayasası da bu milletin kaleminden çıkmadı, bunu biliyoruz. Şimdi yapmamız gereken buradaki milletin ortaya koyacağı değerlendirmeyle birlikte yeni bir anayasayı, hepimizin kendisinin içinde hissedeceğimiz bir anayasayı, onu okuduğumuz zaman herkesin aynada kendi fotoğrafını görebileceği bir anayasayı, bizi eşit vatandaş şeklinde anlayabilecek bir anayasayı, insanlarımızı ötekileştirmeyen bir anayasayı, devleti ceberut bir noktadan çıkartıp hizmetkar bir noktaya dönüştürebilecek bir anayasayı ve şunu çok net ifade edeyim ki, milletin birbiriyle her sözünde kucaklaştığı bir anayasayı değerlerimizin bütünlüğü içerisinde anlayacağımız bir anayasayı bu millet istiyor, hepimiz istiyoruz.”

    Bakan Soylu’nun açıklamalarından sonra günün anısına Belediye Başkanı Feyat Asya tarafından Osmanlı tuğrası hediye edildi. Ardından Bakan Soylu, beraberindeki heyetle birlikte AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti, öğretmen evinde STK temsilcileriyle buluştuktan sonra Muş’tan ayrıldı.

  • Bakan Soylu’dan Memurlara Müjde

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı ziyaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, kısa vadede Memur-Sen’in de içerisinde bulunacağı Çalışma Grubu’nun hayata geçirilerek, belli bir takvimde yapılacak toplantılar sonrasında talep ve beklentilerin kazanıma dönüştürüleceği müjdesini verdi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı ziyaret etti. Ziyarette Memur-Sen Yönetim Kurulu üyeleri ve Memur-Sen’e bağlı sendikaların başkanları hazır bulundu. Memur-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleşen ziyarette Bakan Soylu ve Genel Başkan Ali Yalçın, bir süre ikili görüşme gerçekleştirdi. Daha sonra Memur-Sen Yönetim Kurulu üyeleri, Memur-Sen’e bağlı sendikaların başkanları, Bakan Yardımcısı Orhan Yiğin, Devlet Personel Başkanı Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun katılımıyla geniş katılımlı istişare toplantısı yapıldı.

    İstişare toplantısında Yalçın, Bakan Soylu’ya 3. dönem toplu sözleşmelerinde 2016 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi öngörülen hükümler ile 2016 Ocak ayı sonuna kadar gerçekleştirilmesi gereken hükümlerin ivedilikle sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. Yalçın, bugüne kadar KPDK’da gündeme getirilen ve üzerinde değerlendirme yapılan konuları da Bakan Soylu’ya iletti. Gelişen yeni durumlar, ekonomik parametrelerdeki değişimler ve halen gelen sorunlar neticesinde oluşan kamu görevlilerine yönelik talepleri de Yalçın, görüşmede Bakan Soylu’ya iletti.

    KAZANIMLAR HAYATA GEÇİRİLİYOR

    Bakan Soylu, Memur-Sen’e teşekkür ederek, çalışmalarından dolayı kutladı. Memur-Sen’in kamu görevlilerine yönelik mali, sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesindeki etkisinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Soylu, Ali Yalçın’ın ifade ettiği konular hakkında ise çalışmaların devam ettiğini, bazı bakanlıkların konulara ilişkin görüşlerinin alınarak kamu görevlileri lehine sonuçlar doğuracak kazanımlar için sona gelindiğinin altını çizdi.

    Bakan Soylu, kısa vadede Memur-Sen’in de içerisinde bulunacağı Çalışma Grubu’nun hayata geçirilerek, belli bir takvimde yapılacak toplantılar sonrasında talep ve beklentilerin kazanıma dönüştürüleceği müjdesini verdi.

  • Bakan Soylu’dan, Başkan Gümrükçüoğlu’na Ziyaret

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nu makamında ziyaret etti.

    Ziyarette Bakan Soylu’yu üstlenmiş olduğu görev nedeniyle Trabzon halkı adına tebrik eden Başkan Gümrükçüoğlu, Trabzon’un dünyanın en yaşanılabilir şehirlerinden biri olma yolunda Soylu’nun ciddi katkılarını göreceğini ifade etti. Trabzon’un son yapılan araştırmada Türkiye’nin en yaşanılabilir ili olduğunun tespit edildiğini hatırlatan Başkan Gümrükçüoğlu, “2016 yılında Trabzon Büyükşehir Belediyemizin 408 trilyon, Su ve Kanalizasyon İdaremizin ise 233 trilyon bütçesi var. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ve sizlerinde destekleriyle Trabzon’umuzda ciddi sonuçlar alacağımıza inanıyoruz. Büyükşehir Belediyesi 2015 yılında Trabzon il genelinde 60 trilyonluk asfalt yol yapımı, 20 trilyonluk beton yol yapımı gerçekleştirmiştir ve halen asfalt yol yapımına devam etmekteyiz. 2016 yılında ise hedefimiz 100 trilyonluk yol yapımıdır. Halkımızın çalışmalarımızı gördükçe bizlere verdikleri destekten huzur duyduklarını, mutlu olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim” diye konuştu.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ise ziyarette yaptığı değerlendirmede, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin bu yaz ciddi çalışmalar yaptığını ifade etti. Bu çalışmalara sahada bizzat şahit olduklarını kaydeden Bakan Soylu, “Büyükşehir Belediye yasası Türkiye’de bir devrimdir. Bunun ne ifade ettiği ilerleyen yıllarda çok daha iyi anlaşılacaktır. Şehrimizin en temel sorunları yol ağlarıdır. Biz bunu biliyoruz. Büyükşehir Belediyemizin bu konuda imkânlarının da üzerine çıkarak fedakârca yaptıkları çalışmaları görüyoruz. Bunun ilerleyen yıllarda çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyorum. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin sonuna kadar desteklenmesi görevimizdir. İnşallah hizmete yönelik bütçeleri rahatlatmak için gayret içinde olacağımızı söylüyorum. Trabzon’un elde ettiği en yaşanılabilir şehir ünvanını uzun süreler korumak ve Trabzon’u daha da iyi noktalara taşımak bizlerin görevidir ve temel hedefimizdir. Trabzon’un en yaşanılabilir şehir olduğunun objektif kriterlerce tespit edilmesi bizim için hem onur vesilesidir hem de aynı zamanda sorumluluk vesilesidir” şeklinde konuştu.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Gümrükçüoğlu, Bakan Soylu’ya ziyaretin anısına Fatih Sultan Mehmet’in tuğrasını hediye etti.