Etiket: Söyleşisi

  • ‘Sokak Fotoğrafçılığı Ve Instagram’ Söyleşisi

    Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından Ustalarla Buluşma Toplantıları kapsamında düzenlenen fotoğraf sanatçısı Mustafa Seven’in katılımı ile gerçekleşen “Sokak Fotoğrafçılığı ve Instagram” konulu etkinlik yapıldı.

    Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Etkinlikte, fotoğraf sanatçısı Mustafa Seven, sanat hayatı ile ilgili bilgiler verdi. Geçmişte en büyük hayalinin karikatürist olmak olduğunu söyleyen sanatçı, fotoğrafçılığa geçiş serüveni hakkında bilgiler verdi. Geçmişte yaptığı foto muhabirliği hakkında da bilgiler veren Seven, fotoğrafın doğası hakkında konuştu. Fotoğrafın bağımsız bir şekilde ele alınması gerektiğini söyleyerek, bir fotoğrafın hikayesini o fotoğrafı görenlerin oluşturduğunu belirten sanatçı kendi objektifinden fotoğrafları izleyiciler ile paylaştı.

    Katılımcıların, fotoğraf ve sanat ilişkin sorularını yanıtlayan Mustafa Seven’e etkinlik sonunda Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Muhammet Bayraktaroğlu ve Rektör Prof. Dr. Yener Yörük teşekkür etti.

  • NEÜ’de Sait Çamlıca’dan “Okuma Ve Gençlik” Söyleşisi

    Eğitimci Yazar Sait Çamlıca’nın konuşmacı olarak katıldığı, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Mefkûreci Öğrenci Topluluğu tarafından organize edilen “Okuma ve Gençlik” söyleşisi gerçekleştirildi.

    NEÜ AKEF Erol Güngör Konferans Salonundaki programa, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Kutlu, Basın Yayın Enformasyon İl Müdürü Cemil Paslı, öğrenciler ve diğer misafirler katıldı.

    Okumanın insana ne katacağına, tecrübelerin nasıl kazanılacağına, hangi şeylerin öğrenmeyi hızlandırıp kişiyi birikimli kılacağına dair konulara değinen Sait Çamlıca okuma kavramının bir insan için ne denli önemli olabileceği üzerine yaşadığı anılarını dinleyenlerle paylaştı.

    “SARSILMIYORSANIZ YANLIŞ ŞEYİ OKUYOR OLABİLİRSİNİZ”

    Asıl meselenin hayatı okumak olduğunu vurgulayan Sait Çamlıca, “Okuduklarınız eğer ki sizi sarsmıyorsa yanlış şeyi okuyor olabilirsiniz. Hayatı okumaktır mesele. Kitapla beraber hayatı da okumayı, kitapla beraber hayatı da öğrenmeyi çok önemsiyorum. Atalardan her öğrenilenin yapılması tehlikelidir, yaptıkları üzerine kafa yormayanlar, nerede yanlış yaptıklarını da bulamazlar zaten. O yüzden kendiniz tecrübe etmelisiniz. Kendiniz okumalı, meselelere kafa yormalısınız” dedi.

    “Çocukları okumayan çocukları okutamaz, gençliği anlayamayan gençliğe bir şeyler öğretemez” diyen Çamlıca öğretmenliğin kutsal bir meslek oluşuna katıldığını ancak saygının bir hakediş olduğunu belirtti.

    “KİTAP OKUMAYA ZAMANIM YOK” BAHANESİ KABUL EDİLEMEZ”

    İnsanların her şeye vaktinin olduğunu ancak kitap okumaya, araştırma yapmaya bir türlü vakit bulamadıklarına anlam veremediğini söyleyen Sait Çamlıca, “Kitap okumaya zamanım yok diye bir şey olabilir mi? Günde yirmi sayfa okusan ayda altı yüz sayfa yapar. Günde elli sayfa okusan ayda bin beş yüz sayfa olur. Yemek yemek gibi, çay içmek gibi, günlük bir ihtiyaç gibi kitap okunmalı. Mesleğiniz ne olursa olsun okuma alışkanlığı önemlidir” ifadelerini kullandı.

    “ÇOK GEZENDEN ANCAK TURİST OLUR”

    Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı bilir meselesine değinen Sait Çamlıca, sadece okumakla bu meselenin çözülemeyeceğini, sadece gezmekle de ancak turist olunabileceğini belirterek, “Ne çok gezen ne çok okuyan… Gezerken okuyan bilir. Yalnızca gezen adamdan ancak turist olur. Yabancı misafirlere bir bakın, müzelere girerken ellerinde kitaplarla, broşürlerle girerler. Görünce anlarsın ki o adam kesin Alman’dır, İngiliz’dir. Çünkü okuma alışkanlığı kazanmışlar. Okuyun, hayatı okuyun, hayatı okuyarak anlamlandırın. Ancak öğrendiklerinizi, güzel bir hitabet kazanıp anlatırsanız, özgüveni yüksek başarılı insanlar olursunuz” diye konuştu.

    Program Basın Yayın Enformasyon İl Müdürü Cemil Paslı’nın, Sait Çamlıca’ya hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.

  • Umurbey’de Sağlıklı Yaşam Söyleşisi

    Umurbey Belediyesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kadınlara özel sağlıklı yaşam söyleşisi düzenledi.

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Kuran ve Dr. Merve Hız tarafından Umurbeyli kadınlar için gerçekleştirilen söyleşide renkli anlar yaşandı. Sağlık ve beslenme konusunda merak edilen soruları yanıtlayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Kuran, ” Böyle sıcak bir ortamda Umurbeyli kadınlarımızla beraber olmak çok güzeldi. Herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Umurbey Belediye Başkanı Sami Yavaş ise, “Kadınlarımız için sağlık anlamında bu tür konuklarımızı daha da çok ağırlayacağız. Konuklarımıza ve katılan kadınlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Yapılan söyleşi sonrasında Başkan Yavaş, Begüm Kuran ve Merve Hız’a çeşitli hediyeler takdim etti.

  • Tepebaşı’nda ‘Türkiye’de Kadın Haklarının Gelişimi’ Söyleşisi

    Tepebaşı Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle “Türkiye’de kadın haklarının gelişimi” konulu bir söyleşi düzenledi.

    Özdilek Sanat Merkezi’ndeki söyleşide konuşan Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Güneş, kadın sorununun bir insanlık, demokrasi ve özgürlük sorunu olduğunu belirtti. İnsanlığın uygarlaşmasına paralel, bazı toplumlarda nispeten çözümler üretildiğini, bazılarında da sorunun derinleştiğini anlatan Güneş, tek tanrılı dinlere bakıldığında bütün olumsuzlukların kaynağı olarak kadının görüldüğünü, Rönesans ve aydınlanmalar dönemi başladığında da, sorunun bu olmadığının anlaşıldığını kaydetti. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’deki kadının durumuna ilişkin konuşan Güneş, din unsuru ve ideolojinin olumsuz yansımalarının olduğunu belirterek, “Türk kadınının milli mücadelede önemli bir yeri vardır. 2. Meşrutiyet’le birlikte kurulan cemiyetlerde ve düzenlenen mitinglerde konuşmacı olarak görmekteyiz. Savaş başladığında da eline silahı alıp cephede savaşmıştır” dedi.

    Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kemal Yakut da, Osmanlı’da kadın hareketleri üzerinde durarak, “Osmanlı’da kadının adı yoktu” dedi. Tanzimatçı reformistlerin toplumun kurtulabilmesi için aileden ve kadından başlanması gerektiğini savunduklarını, ancak kadını yeniden kodlayarak, onları “iyi bir anne, iyi bir eş” olarak görmenin ötesine taşıyamadıklarını vurguladı. Yakut, “Osmanlı’da kadın hareketi 19. yüzyılın 2. yarısında başlıyor. 19. Yüzyılın son çeyreğinde bazı aydınlar İslâm ve kadın teması üzerinde sıklıkla durmuştur. Bunlardan biri olan Şemsettin Sami, kadınların durumunun eczacılık, öğretmenlik, ticaret gibi mesleklerde daha fazla başarılı olabileceklerini öne sürmüştür. Bazı gazete kadrolarında ve yardım derneklerinde kadınların varlığını görüyoruz 23 Temmuz 1908, kadın hakları tarihinde tam bir milattır. Hürriyet, eşitlik, adalet, kardeşlik temel ilkeleriyle hareket edilmiştir. Bu dönem ayrıca 1. Cumhuriyetçi feminist dönem olarak nitelendirilmekte. Bu hareketin sonucunda Kadınlar Halk Fırkası kurulması girişimi başlatılmıştır” dedi.

    Eskişehir Barosu avukatlarından Pınar Çelik Arpacı da, mahkeme kararlarının tanınmadığı bir ortamda, kadın haklarının tanınmasının güç göründüğünü savunarak, kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunu belirtti. Arpacı, “Kadın bedeninin erkekler tarafından tartışıldığı bir ortamdayız. Hala kürtaj tartışılıyor. Ki, kazanılmış bir haktır. Tarih ilerliyor ama, bizde bir ileri, iki geri gidiyor” dedi. Arpacı, kadına yönelik şiddet uygulamasında; fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet ve ekonomik şiddetten bahsedilebileceğini, bunların içinde psikolojik şiddetin ön plana çıktığını belirtti ve bu olumsuzluklarla baş etmek için susmamak ve örgütlü hareket etmenin gereğini vurguladı.

    Söyleşiyi yöneten Anadolu Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. İncilay Cangöz de, 8 Mart’ın ortaya çıkışındaki tarihsel süreç üzerinde durarak, sanayi devrimi ile birlikte artan emek sömürüsüne karşı kadın dokuma işçilerinin ABD’de verdiği mücadelenin ve bu işçilerden 129’unun katledilmesinin 8 Mart’ı ortaya çıkardığını söyledi.

    Söyleşide konuşmacılara teşekkür eden Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da, “Kadın haklarını bir güne sığdırmak doğru değil. Kadın elinin değdiği her iş güzel oluyor” şeklinde konuştu.

  • KBÜ’de “Aşkın Gözyaşları Yunus Emre” Söyleşisi

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından Tasavvufi Yazar Sinan Yağmur’un katılımıyla “Aşkın Gözyaşları Yunus Emre” adlı söyleşi gerçekleştirildi.

    Öğrenci Konseyi Başkanlığı, Mavera İlim, Fikir ve Sanat Kulübü, Artı Kariyer Kulübü, Edebiyat Kulübü ve Ab-ı Hayat Gençlik Platformu’nun katkılarıyla ‘Her Ay 1 Kitap 1 Yazar’ projesi kapsamında Karabük Üniversite’sine konuk olan Tasavvufi Yazar Sinan Yağmur, söyleşi öncesi Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı makamında ziyaret ettikten sonra öğrencilerle söyleşide bulundu.

    Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz konferans salonunda yapılan söyleşiye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Coşkun Güven, İl Müftüsü Halil Bektaş, İl Defterdarı Osman Kocaş ile öğrenciler katıldı.

    KBÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç, programın açılışında yaptığı konuşmasında okumanın önemine vurgu yaparak, “Kitapların olmadığı bir dünya düşünülemez. Çünkü eğitimin, bilimin, sanatın temeli kitaba dayanır. İnsanlar için çok değerli olan kitaplar kütüphanelerde korunup araştırmacıların öğrencilerin, tüm insanların hizmetine sunulurken, kitaplıklar sadece bir aksesuar olarak kalmamalı. Kitaplar okunmak içindir ki bizim dinimizin ilk emri de ’oku’dur. İnsan için en etkili öğrenme yolu okumaktır. Okuyarak yetişmiş bir toplum başarılı ve güçlü olacaktır. Kitapla yetişen nesiller başarı dolu ve iyi bir geleceğe doğru koşan insanoğlu olacaktır” dedi.

    Yunus Emre’nin şiiriyle katılımcıları karşılayan ünlü Tasavvuf Yazarı Sinan Yağmur, “Yunus Emre şöyle der, ‘Her insan bir ağaçtır o ağacın güzelliği ne dalındaki yaprağında ne geniş kollarında ne gövdesinde, toprağındadır toprağında.’ Aşkın toprağına gidebilmenin yolu insanın ağaçla ve toprakla olan ilişkisini anlayabilmektedir.” diyerek Yunus Emre’nin hayatı ile ilgili de bilgiler verdi. Tasavvufta aşka ulaşmaktan da söz eden Yağmur birçok türde yazarın eserlerinde Yunus Emre’yi anlatmaya çalıştığını ancak tam anlamıyla O’nu ve aşkını anlayamadığını belirtti.

    Söyleşinin sonunda günün anısına Tasavvufi Yazar Sinan Yağmur’a, Abı Hayat Platformu Başkanı Gül Dumlukaya tarafından hediye takdim edildi, ardından ünlü Yazar Yağmur hayranları ile bir araya gelerek kitaplarını imzaladı.