Etiket: Soykırımı’

  • Rus Elçiliği Önünde Çerkez Soykırımı Protestosu

    Çerkez Soykırımı ve Sürgünü, 152. yıl dönümünde Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde protesto edildi.

    Kafkas Dernekleri ve Federasyonu, Çerkez Soykırımı ve Sürgünü’nü 152. Yıl dönümünde Ankara’daki Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde toplandı. Çerkezlerin kendi topraklarında dahil işsiz dillerini ve kültürlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kaldıkların altını çizen Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkan’ı Yaşar Aslankaya, “152 yıl boyunca sürdürülen sistemli politikalar sonucu azınlık durumuna düşen Çerkezler kendi topraklarında dahil işsiz dillerini ve kültürlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadırlar. Sürgün ve soykırım sonrası uygulanan inkar ve asimilasyon politikaları da Çerkezlerin Çerkez kimliliği ile var olabilmelerinin önündeki önemli bir engeldir” dedi.

    “ÇERKEZCE RESMİ DİL OLMASINA RAĞMEN SEÇMELİ DERS OLARAK OKUTULMAKTA”

    Özellikle son 5 yılda Rusya merkeziyetçi eğilimlerinin güçlenerek, ana dil eğitimi giderek azaldığına ve Çerkezce resmi dil olmasına rağmen seçmeli ders olarak okutulduğuna dikkat çeken Aslankaya, “Özellikle son 5 yılda Rusya merkeziyetçi eğilimlerinin güçlendiği görülmektedir. Bu doğrultuda ana dil eğitimi giderek azaltmakta Çerkezce resmi dil olmasına rağmen seçmeli ders olarak okutulmakta ve eğitim kurumlarından dışlanmakta, Kafkasya’da bulunan cumhuriyetlerimizi yönetsel hakları azaltılmakta, güvenlikçi uygulamalar bahane edilerek soydaşlarımıza baskılar uygulanmakta ve demokratik hakları kısıtlanmaktadır.

    Türkiye’de anadil eğitimi, kültürel hakların yaşama geçirilmesi, Abhazya ve Güney Osetya’nın tanınması gibi demokratik taleplerimize ilgili merciler sessiz kalmakta, sürgün ve soykırımın tanınması ve haklarımızın iadesi yönünde verilen sözlere rağmen gerekli girişimler yapılmamaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Zira Türkiye ve Rusya sürdürülebilir bir işbirliği ve istikrar için toplumumuza muhtaçtır” diyerek açıklamasını sürdüren Aslankaya, “Çarlık Rusya’sının mirasçısı olan Rusya Federasyonu ve Osmanlı İmparatorluğunun mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti tarihte yaşanan acıları kabul ederek bu sorunların çözümüne dair ciddi ve somut adımlar atmalıdır” şeklinde konuştu.

    Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde toplanan grup “Susma haykır soykırıma hayır”, “Göç değil sürgün öç değil adalet”, “Sustu herkes susma Çerkez” şeklinde sloganlar atarak “21 Mayıs 1864 unutma, anla, anlat”, “İntikam değil adalet istiyoruz”, “Karadeniz en çok bize karadır” yazılı döviz ve pankartlar taşıdılar.

  • ’Ermeni Soykırımı’ İddialarına Karşı Dev Türk Bayrağıyla Yürüdüler

    Kahramanmaraş’ta bir araya gelen sivil toplum örgütleri, ‘Ermeni Soykırımı’ iddialarına karşı protesto yürüyüşü düzenledi.

    Süleymanlı Şehitliğinde bir araya gelen 100 sivil toplum kuruluşu, sözde soykırım iddialarını kınamak adına basın toplantısı düzenlendi. Şehitler için Kuran’ı Kerim tilavetiyle başlayan toplantıda vatandaşlar, 150 metre uzunluğunda Türk bayrağı ve Azerbaycan bayrağı açarak Süleymanlı Şehitliği’nden Kanlıköprü’ye yürüyüş düzenledi.

    Sivil tolum örgütleri adına açıklama yapan Kahramanmaraş Baro Başkanı Vadid Bağcı, Ermeni soykırımı iddialarını kabul etmediklerini ifade ederek, “Biliyoruz ki, tarih milletlerin hafızasıdır. Tarihini bilmeyen milletler geleceklerini doğru planlayamaz ve doğru inşa edemezler. Bundan dolayıdır ki, tarihimizi öğrenmek ve nesillerimize öğretmek en temel milli görevlerimizden birimidir ve biri olmalıdır. Ermeni Diasporası, Ermenistan devleti ve Türkiye’ye düşman ülkeler tarafından gündemde tutulan sözde soykırım iddiaları adeta modern bir Haçlı Seferine dönüşmüştür. Öyle ki, 1915 yılında Türk devletine haince saldıran Ermeni çetelerin hukuk çerçevesinde durdurulması için yapılan hareketler ve Osmanlı devleti tarafından tamamen güvenlik amacıyla alınan tehcir kararının, bu çevrelerce bir ’soykırım’ olarak adlandırılması ülkemize ve milletimize karşı topyekun bir siyasi saldırı halini almıştır. Avrupa Parlamentosu 12 Mart 2015 tarihinde almış olduğu kararla, Avrupa Birliğine üye devletlerden sözde soykırımın hukuksal planda tanınmasını istemiştir. ’Sözde soykırım’ bahanesiyle başlayan bu saldırıların hiçbir bilimsel yanı bulunmamaktadır. Türkiye’nin, tehcirin ve beraberinde yaşanan olayların tarihçiler tarafından tartışılması yönündeki tüm girişimlerine rağmen, sözde soykırım iddialarıyla Türkiye’nin dış politikası sürekle baskı altında tutulmak ve sözde soykırımın tanınması için yoğun mücadeleler verilmektedir. Ancak şu bilinmelidir ki, mahkeme niteliği taşımayan bu parlamentoların sözde soykırım iddialarını kabul etmelerinin hiçbir hukuki değeri yoktur. Bu kararlar hukuk nezdinde ve bizim nezdimiz de yok hükmündedir” diye konuştu.

    Etkinliğe, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Muarrem Erantepli, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Deveci, CHP İl Başkan Yardımcısı Ali Zabun, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Kazım Karabekir’in Kızından Sözde Ermeni Soykırımı İddialarına Sert Yanıt

    Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir Yıldıran, Zonguldak’ta babasını anlattığı konferansta Türklerin Ermenilere kötü davranmadığını söyleyerek, “Amerikalı General Harbord’un raporuna göre esas yok edilmeye çalışılmış olanlar öz yurtlarındaki Türklerdir” dedi.

    Kazım Karabekir Vakfı kurucularından ve Kazım Karabekir’in en küçük Kızı Timsal Karabekir Yıldıran, BEÜ’de “Dünü Unutma, Yarına Hakkın Olsun” konulu konferansta babasını anlattı. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde akademisyenler ve öğrencilerle buluşan Timsal Karabekir, babasına ait resim ve fotoğraf arşivini sunum eşliğinde salondaki katılımcılara anlattı.

    “KARABEKİR, ERMENİ YETİMLERİNE SAHİP ÇIKTI”

    Kazım Karabekir’in “Çocuk Kutsaldır” düşüncesiyle bütün yetim çocuklarına sahip çıktığına dikkat çeken Timsal Karabekir Yıldıran, “Hangi milletin çocuğu olursa olsun çocuk kutsaldır diyor Karabekir. Ortada kalan ermeni çocuklarını Trabzon’da Amerikalıların açtığı Ermeni yetimhanesinde onlara babalık ederek yetiştiriyor. O çocuklar bir teşekkür olarak karakalem Kazım Karabekir portresini hediye ediyorlar. Altında bir yazı yazıyorlar çok önemli; ‘Yetimler babası Kazım Karabekir Paşa Trabzon Ermeni yetimleri’ tarafından. Bu başlı başına bir belgedir bize yapıştırılmaya çalışılan o iğrenç sözde soykırım yalanına” diye konuştu.

    “AMERİKAN ARŞİVLERİNDE SATIR SATIR RAPOR VAR”

    Amerikalı General Harbord’un Erzurum ziyaretindeki incelemeleri üzerine Türklerin Ermenilere kötü davranmadığına dair Amerikan Senatosu’na rapor sunduğunu hatırlatan Yıldıran, şöyle devam etti:

    “Kazım Karabekir gelen misafire kale içinde minareye çıkarıyorlar ve diyorlar ki Sayın General Ölülerimiz söylesin burası kimin yurdu. Burada yaşamış burada ölmüş Müslüman Türk Halkı Mezarlığı bir uçtan bir uca kadar. Şurada da ufak bir ermeni mezarlığı var. Dolayısıyla ölülerimiz, Erzurum bir yurdudur diye raporu yazdırmıştır. İkinci rapor güncel bugün Amerikan arşivleri açılırsa satır satır göreceğiniz General Harbord’un kelimeleriyle şöyle; 24 Nisan Amerikan Senatosuna sunduğum rapordur. Erzurum’a gittim olayı yerinde inceledim. Esas yok edilmeye çalışılmış olanlar öz yurtlarında Türklerdir. Türkler, Ermenilere kötü davranmamışlardır.”

    “MUSTAFA KEMAL GEL DEDİĞİ ZAMAN GİDİLİR”

    Mustafa Kemal Atatürk ile Kazım Karabekir arasındaki diyalogları da anlatan Timsal Karabekir Yıldıran, Kazım Karabekir’in Atatürk’e her zaman saygısını ve sevgisini koruduğunu anlattı. Atatürk ve Karabekir’in can kardeş olduğunu hatırlatan Timsal Karabekir, o günleri şöyle anlattı:

    “Mustafa Kemal Atatürk hastalığında çağırın Kazım’ı helalleşmek istiyorum diyor, haber vermiyorlar. Vefatından sonra ablalarım sorarmış gider miydin babacım cevap veriyor; tabii ki giderim o Mustafa Kemal’dir gel dediği zaman gidilir. Bugünden geriye dönüp de ‘Keşke Olsaydı’ diyemiyoruz. Olması gerektiği gibi olmuş. Onlar, dava arkadaşı. Onlar kardeş. Biz ‘Atatürk’ dediğimiz zaman yükseklerde, yüce insan. Onlar yan yana oturdukları zaman can kardeşler, can arkadaşlar. Tabii ki eğer o günlere dönüp de beraber el ele devam edebilselerdi farklı şeyler olabilirdi. Demek ki tarih, kader böylesini nasip etmiş. Kazım Karabekir son nefesine kadar Mustafa Kemal Paşa’ya saygısını, sevgisini korumuştur.”

    Salondaki katılımcıların sorularını da yanıtlayan Timsal Karabekir Yıldıran’a program sonunda Dekan Yardımcısı Nurettin Hatunoğlu tarafından çeşitli hediyeler takdim edildi.

  • Hocalı Soykırımı 24. Yıl Dönümünde Niğde Üniversitesinde Anıldı

    Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde 1992 yılında yaşanan Hocalı Katliamı ve Karabağ’ın işgalinin 24. yıldönümü dolayısıyla Niğde Üniversitesi Türk Gençlik Kulübü tarafından Hocalı Soykırımı Anma Programı düzenlendi.

    Niğde Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Salon 1923’te gerçekleştirilen etkinliğe Niğde Valisi Necmeddin Kılıç, Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Azerbaycan Milletvekili Dr. Ganire Paşayeva, Garnizon Komutanı J. Alb. İbrahim Taşkın, Rektör Prof. Dr. Adnan Görür, Azerbaycan Türkiye Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Prof. Dr. Necibe Nesibova, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Şener ve Prof. Dr. Murat Alp, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

    Etkinlikte ilk olarak Niğde Üniversitesi Türk Gençlik Kulübü Başkanı Azerbaycanlı Öğrenci Heydar Muharremov bir konuşma yaptı. Türk tarihinin maruz kaldığı sayısız soykırımlar, sürgünler ve savaşlar ile dolu olduğunu ifade eden Muharremov, 200 milyonluk Türk dünyası coğrafyasında Türk’ü öz vatanından koparma girişimlerinin hâlâ devam ettiğini ifade ederek, “Başımıza gelen, getirilen felaketleri unutmak demek sonumuz demektir. Unutmak ihanettir, unutmak tükenmektir” dedi.

    Azerbaycan Eğitim Müşaviri Necibe Nesibova yaptığı konuşmada Hocalı faciasının Ermeni milliyetçilerinin yüzyıllar boyunca Türk ve Azerbaycan halkına karşı yaptığı soykırım ve etnik temizleme siyasetinin en kanlı sayfası olduğunu söyleyerek, Hocalı’nın Azerbaycan için ne anlam ifade ettiğini ve Hocalı soykırımı sonrası Azerbaycan tarafından Hocalı vatandaşlara için neler yapıldığı anlattı.

    Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür konuşmasında Hocalı da yaşanan ve 24 yıldır acısı dinmeyen bugünün Türk’ü vahşi olarak niteleyen fakat kendileri tarih boyunca vahşetten vazgeçmeyip soykırım yaptıkları Hocalı ile bir kez daha belgelenen gün olduğunu ifade etti.

    Umarım bu tür soykırımlar bu tür vahşetler bir daha bu milletin başına gelmez diyen Rektör Görür, “Ne yazık ki yeryüzünde iki tip millet var. Birisi bu şekilde soykırım yapanlar diğeri ise mazlumlara kucak açıp her zaman mazlumların savunucusu olan Türk Milleti. Ne yazık ki mazlumlara kucak açarken, zalimlerin zulmüne maruz kalırken bize hiç kimse sahip çıkmıyor. O nedenle dünya Türklüğünün tamamen bir birlik beraberlik içerisinde bu tür soykırımlara, vahşetlere karşı durması birlik olması gerekiyor. Umarız bundan sonraki zamanlarda tüm Türk dünyası birlik içerisinde yine mazlumlara kucak açmaya yine mazlum milletlerin lideri olmaya devam eder ve bu tür soykırımlara da maruz kalmaz” dedi.

    Etkinlikte Azerbaycan Milletvekili Dr. Ganire Paşayeva’da bir konuşma yaptı. Konuşmasında 24 yıl önce yaşanan katliamı anlatmayacağını çünkü bunun bütün gençler tarafından zaten bilinmesi gerektiğini ifade eden Paşeyeva, “Hocalı’daki vahşetin tanıkları ve mağdurları, hala yaşamakta ve acı hatıraları hafızalarda yaşamaya devam etmektedir. Hocalı’da yaşananların sorumluları yargı önüne çıkartılmamış ve konuya ilişkin uluslararası kamuoyu çoğu zaman sesiz kalmıştır” diye konuştu. Ganire Paşayeva, Ermenistan’ın yaptığı katliama sessiz kalınmaması çağrısında bulunarak, “Artık bu acıyı herkesin görmesini istiyoruz. Nerede, kime, hangi din mensubuna karşı yapılırsa yapılsın dünyanın sesini yükseltmesi gerekir. Bunu yapanlar adalet karşısına çıkarılmalıdır” dedi.

    Programda son olarak Niğde Valisi Necmeddin Kılıç bir konuşma yaptı. Binlerce yıllık tarihimiz boyunca başımızı yere eğecek, yüzümüzü kızartacak hiçbir vakanın olmadığının altını çize Vali Kılıç, “Dünyaya adalet dağıttık, dünyaya medeniyet dağıttık. Dünyada ki mazlum milletlerin her zaman himayecisi olduk. Bize yakışanı yaptık” dedi.

    Balkan harbinden sonra 5 milyon insanın yaşadığı zulmün hâlâ yüreklerde olduğunu ifade eden Vali Necmeddin Kılıç, “1914’te Ermenilerin doğuda yaptıkları, Van’da, Erzurum’da Kars’ta yaptıkları mezalim yüreklerimizdedir. Rumların Kıbrıs’ta yaptığı mezalim yüreklerimizdedir. Ciğerimiz kanamaya devam ediyor. Doğu Türkistan’da, Çeçenistan’da, Bosna’da ve bugün Irak’ta ve bugün Suriye’de Türkmen Dağı’nda katliamlar devam ediyor. Son 150 senedir dünyada Müslüman ve Türk kanı akıyor. Bir pelikanın kanadı kırıldığında seferber olan batı medyası yetimleri dulları görmemezlikten geliyor” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Adnan Görür tarafından etkinliğe katkı sağlayan Niğde Valisi Necmeddin Kılıç ve Azerbaycan Milletvekili Dr. Ganire Paşayeva’ya birer plaket takdim edildi. Azerbaycan Milletvekili Dr. Ganire Paşayeva’da günün anısına Rektör Prof. Dr. Adnan Görür’e bir plaket takdim etti.

    Programın konuşmalardan oluşan ilk bölümü Azerbaycan Eğitim Müşaviri Necibe Nesibova tarafından Niğde Üniversitesi Türk Gençlik Kulübü Başkanı Azerbaycanlı Öğrenci Heydar Muharremov’a belge takdimi ile sona erdi.

    Etkinliğin ikinci bölümünde Niğde Üniversitesinde öğrenim gören Azerbaycanlı öğrenciler tarafından hazırlanan ve Hocalı Soykırımını anlatan şiir, şarkı ve tiyatro gösterileri ile sinevizyon gösterisi sunuldu.

    Anma programı, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Alp, Prof. Dr. Zeliha Selamoğlu ve Dr. Murat Işıklı’ya plaket takdimi ile sona erdi.

  • (Özel Haber) İran’dan İlk Kez Türkiye’ye ’Ermeni Soykırımı’ Desteği

    Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğuna ilişkin düzenlenen ülkelerarası çalıştaya, Ermenistan ile dost ülke olan İran, tarihte ilk kez resmi bir heyet gönderdi.

    Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) tarafından ilki Azerbaycan’da gerçekleştirilen ve birçok ülkede düzenlenecek olan Uluslararası Asılsız İddialar, İşgal ve Terör Çalıştayı’nın ikincisi İzmir’de gerçekleştirildi. 19-20 Şubat tarihlerinde düzenlenen ve iki gün süren çalıştaya katılan ülkeler sözde Ermeni soykırımı, işgal edilen topraklar ve birçok konuda bilgilendirildi.

    Çalıştaya İran, Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan, Bulgaristan, Tataristan, Afganistan ve Gürcistan’dan 80 teşkilat katıldı. Ermenistan ile dost ülke olan ve Osmanlı Devletinin Ermenilere soykırım yaptığını kabul eden İran’ın da Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğu görüşmelerinin yapıldığı çalıştaya heyet göndermesi dikkat çekti.

    “İRAN İLK KEZ BİR HEYET GÖNDERİYOR”

    İran’ın resmi düzeyde bir heyet gönderdiğine dikkat çeken Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği Genel Başkanı Göksel Gülbey, “İran ve Ermenistan arasında iyi bir ilişki var. Şu an Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın sınır kapısı Ermenistan’a kapalı. Gürcistan’da Rusya savaşından dolayı kapılarını kapatmaya başladı, eskisi gibi rahat geçişe izin vermiyor. Bir tek İran kapısı kaldı. İran, Rusya ile müttefik olmasından dolayı ve Ermenistan’ın da Rusya müttefiki olması sebebiyle İran-Ermenistan ilişkileri çok sıcak. İran tarihte ilk kez sözde Ermeni soykırım meselesinde bir heyetini bize gönderiyor. Bu bizim için büyük bir başarı ve sevinç. Çünkü İran ile olan ilişkilerimizin düzelmesi özellikle bu sözde Ermeni soykırımı konusunda İran’ın da yanımızda olduğunu bilmek bizi çok sevindiriyor” dedi.

    İRAN HEYETİNDEN TEKLİF

    İran heyetinin bir sonraki çalıştayı başkent Tebriz’de yapma teklifinde bulunduğunu belirten Gülbey, çalıştayın sözde Ermeni soykırımını anma ayında yapılacağını ve bunun da çalıştaya ayrı bir mana katacağını ifade etti.

    TEŞKİLAT KURMA MÜJDESİ

    Çalıştaya katılan heyetin Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu söylediklerini ve Ermenistan’ın Karabağ topraklarını terk etmesi gerektiğini söylediğini aktaran Gülbey, “Bu konuda bize destek vereceklerini hatta İran’da Karabağ ile ilgili çalışma yapabilmek için teşkilat kuracaklarının müjdesini verdiler” dedi.

    “İRAN HEYETİ ERMENİ LOBİSİNİ KIZDIRACAK”

    İran’ın böyle bir toplantıya katılmasının Ermeni lobisini kızdıracağını dile getiren Gülbey, “Ermenistan, İran ile olan ilişkisinden dolayı İran’la bu konuda görüşecektir. Özellikle ASİMDER’in isminin zikredildiği toplantıda İran heyetinin iştirak etmesi birilerini illa kızdıracaktır. İran heyetinin bulunuşu Ermenistan’ı, Ermeni lobisini ve lobiye bağlı çalışan teşkilatların da tepkisine neden olacak ve düşündürecek” diye konuştu.

    “NEREDE TÜRK VARSA ORADA TÜRK’E ZULÜM VAR”

    ASİMDER olarak teröre ve asılsız iddialara karşı mücadele etme amacında olduklarını ifade eden Göksel Gülbey, şunları söyledi:

    “Bütün ülkelerde işgal var. Terör Türkiye’ye musallat olduğu gibi dünyada da her tarafa musallat olmuş durumdadır. Bunun yanı sıra asılsız iddialar Türk dünyasını ilgilendiren bir konu ve bu konuyla ilgili çalışmalarımızda, 1915 Sözde Ermeni Soykırımı meselesini durmadan dile getiriyoruz. Bu çalıştayın bize getireceği fayda ileride Türk dünyasına karşı yapılacak herhangi bir karalama ya da kara propagandaya karşı hep birlikte bir ses olabilmek. Suriye’de, Irak’ta Türkmenlere katliam yapıldı, Doğu Türkistan kanayan yaramız, Afganistan’daki Özbek kardeşlerimizin durumu belli yani nerede bir Türk varsa orada bir zulüm var.”

    “KARA PROPAGANDAYA KARŞI MÜCADELE İÇERİSİNDEYİZ”

    Önümüzdeki süreçte Moldavya, Kuveyt, Ukrayna gibi birçok ülkeden katılım olacağını ifade eden Gülbey, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Ermeni lobisinin ellerinin kollarının her tarafa uzandığını görmemiz artık bizim canımızı acıtıyor. Çünkü biz ulusal ve uluslararası basında kendi haklı olduğumuz davayı, atalarımız katliama uğradığı halde anlatamıyoruz. Biz yapılan kara propagandalara karşı güçlü bir mücadele içerisindeyiz. Bunu da başardığımızın farkındayız, zira Ermeni lobisinden tepki alınca doğru yolda olduğumuzu daha iyi anlıyoruz.”

    BAŞBAKAN VE LİDERLERLE GÖRÜŞECEK

    Göksel Gürbey, önümüzdeki günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu ve muhalefet partilerinin liderleriyle görüşerek bilgilerini aktaracak.