Etiket: Sorusuna

  • Muharrem İnce’den liderlik sorusuna ‘Büyüyünce’ cevabı

    Muharrem İnce’den liderlik sorusuna ‘Büyüyünce’ cevabı

    Eski CHP Milletvekili Muharrem İnce, ‘Bin Günde Memleket Hareketi’ programı kapsamında Giresun temaslarının ardından Ordu’da vatandaşlarla bir araya geldi. Bir vatandaşın ‘Ne zaman lider olacaksınız?’ sorusuna İnce, ‘Büyüyünce’ yanıtını verdi.

    Muharrem İnce, Sivas’tan başlattığı ‘Bin Günde Memleket Hareketi’ programının Karadeniz ayağında Giresun’un ardından Ordu’da vatandaşlarla buluştu. Atatürk Bulvarı üzerinde vatandaşlarla bir araya gelip sohbet eden İnce, insanlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi. Ordu Öğretmenler Evi bahçesinde vatandaşları selamladığı esnada bir kişinin, ‘Başkanım ne zaman lider olacaksınız?’ sorusu üzerine İnce, ‘Büyüyünce’ cevabını vererek, çevredekileri gülümsetti.

    Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İnce, 81 ilin tamamını dolaşmayı planladıklarını ifade ederek, “Daha sonra büyük ilçeleri ve büyük köyleri ziyaret edeceğiz. Bin günlük bir yürüyüş olarak planladık. Memlekette sorunları yerinde tespit edip, onların çözüm önerilerini üretiyoruz. Türkiye’de insanlarda şunu gördük, bu iktidar ve muhalefet yapısından rahatsızlar. Biz insanlara bir seçenek ve yeni bir yol sunuyoruz” dedi.

    “Ordu denilince akla fındık gelir” diyen İnce, “Dünyada fındık üretiminin yüzde 65’ini Türkiye üretiyor. Bu rakamlara rağmen 450 bin fındık üreticisi aile ne yazık ki 3-5 çikolata fabrikasının insafına bırakılmış durumda. Dünyada bu kadar tekel olup, piyasayı bizim belirlememiz gerekirken bu sorunu çözemeyen, Türkiye’de maalesef hiçbir sorunu çözemez. Fındıktan 2 milyar dolara yakın bir gelirimiz var ama fiyatını bile biz belirleyemiyoruz. Hamburg’da fiyat belirleniyorsa, bu üreticinin hakkının yenildiğinin en büyük göstergesidir” şeklinde konuştu.

    İnce, açıklamalarının ardından sahil boyunda vatandaşlar ile sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Kocaoğlu’ndan “Kararınızdan bir dönüş olabilir mi?” sorusuna net yanıt

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 31 Mart seçimlerinde aday olmama kararını gözden geçirmesi yönündeki daveti net bir şekilde yanıtlayarak, “Bu karar 2014’te alındı. Binali Bey’in aday olması ve pompalanmasından dolayı, siyasette iddia ve tahrik önemli bir unsurdur. ‘Şöyle adam, böyle adam, seçim kaybetmedi’ dediler, biz de girdik. O zamanki kararımızı 5 yıl ertelemiş olduk. Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir. Benim adaylık için geriye dönüşüm diye bir şey söz konusu değil. Türkiye için, İzmir için ’yak kendini’ derlerse yakarım. O noktaya da inşallah gelmeyiz” dedi.

    İzmir’de, 2004 yılından bugüne kente yaptığı hizmetler nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu için teşekkür toplantısı düzenledi. Kalabalık bir davetli topluluğuna seslenen Başkan Kocaoğlu, İzmir Modeli olarak anılan özgün yönetim şeklini ve kentin kalkınmasına katkı sağlayan çalışmalarını anlattı.

    15 sene belediye başkanlığının ardından yeniden aday olmama kararını açıklamasıyla birlikte katıldığı tüm toplantılarda İzmir Modeli’ni anlatmasının istendiğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, “Gezgin vaiz gibi olduk. Eskiden Ramazan’da gezgin vaizler köy köy dolaşır anlatırlardı. Biz de şimdi öyle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

    Geçmiş yıllarda İzmir’e dışarıdan bakanların, “Siz kimliğinizi bulamamışsınız, bu kadar sektörle uğraşılmaz” şeklinde eleştiriler yönelttiğini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, “Özellikle İstanbul ayağı ve devlet bürokrasisi. Bu kent kasaba değil. Bu kent Türkiye’nin en çok üreten kenti. Her sektörde büyümek zorundadır; çünkü her sektörde birikimi, tarihi ve yatırımı vardır. İzmir’e böyle bakmak gerekir. Aradan 15 yıl geçse de bu bakış açısını yeni yeni törpüleyebildik” şeklinde konuştu.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, katılımcı demokrasiye ilişkin görüşlerini ise şu sözlerle ifade etti:

    “Gerçekten katılımcı yerel yönetimi, demokrasiyi, bizim yöneticilerimiz uygulayabiliyorlar mı? O uygulama olgunluğu, becerisi bizim yöneticilerimizde var mı? Ama ideal yöntem bugün budur. Paylaşmak. Seçim arifesinde ’at babam at’ diyerek işler gidiyor. Bu belediyenin parası var mı? Kaynak nereden geliyor? Şunu yapacağım diye atarsın, sonra hepsi havada kalır. Yapamayacağınız şeye söz verdiğiniz için baştan maçı kaybeder güveni zedelersiniz. Hiçbir şey de yapamazsınız. Çalışabilmeniz için güven tesis etmeniz birinci koşuldur. Parayı da bulmanız gerekir. Bizim ilk 3 senemiz finans gücümüzü arttırmakla geçmiştir. Başka türlü hiçbir şey yapamazdık. Hazır burada limanımız var. Tarama yapılacak. İzmir, liman faaliyetinin artmasıyla maksimum iki senelik parayla maliyeti karşılayacak durumda. Onu bile yapamadık. İzmir ekonomisi büyüyecek, İzmir tarımı büyüyecek. Tarım dünyanın en kritik sektörü oldu. Hapla beslenme noktasına gelmediysek üretmek zorundayız. Siz bu coğrafyada Avrupa’yı besleyemeyecek düzeye geldiyseniz ekonomiyi yönetemiyorsunuz.”

    “Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir”

    Kocaoğlu, konuşmasının ardından soruları da yanıtladı. Başkan Kocaoğlu, “Aday olmama kararınızdan bir dönüş olabilir mi?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

    “Bu karar 2014’te alındı. ’Ben bu işi biliyorum, ölene kadar yapacağım’ diye bir şey yok. Bir arkadaş gelecek bayrağı yukarı taşıyacak. Binali Bey’in aday olması ve pompalanmasından dolayı, siyasette iddia ve tahrik önemli bir unsurdur. ‘Şöyle adam, böyle adam, seçim kaybetmedi’ dediler, biz de girdik. O zamanki kararımızı 5 yıl ertelemiş olduk. Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir. Bir olayın getirisini, götürüsünü, faydasını, zararını teraziye koymaya şartlanmış bir adamım. Benim geriye dönüşüm diye bir şey söz konusu değil. Türkiye için, İzmir için ’yak kendini’ derlerse de kendimi yakarım. O noktaya da inşallah gelmez. İyi bir arkadaş gelir, biz de gider işimize, bakar torun severiz. Bırakmayanlara saygı duyuyorum; ama ben böyle düşünüyorum. Belediye başkanlığı yıpratıcıdır. İcra makamıyız. Taze kana ihtiyaç var.”

  • Eşini öldüren kocadan ’Pişman mısın’ sorusuna “Çok” yanıtı

    Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde uzaklaştırma kararı bulunan ve iki çocuk annesi eşini tabancayla vurarak öldüren zanlı adliyeye çıkarıldı.

    Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Argıncık Fevzioğlu Mahallesi’nde meydana gelen olayda, M.Ç., boşanmak üzere olduğu ve uzaklaştırma kararı bulunan eşi Turnagül Ç.’nin (34) bulunduğu kayınbabasının evine geldi. İkili arasında çıkan tartışma sonrasında M.Ç., tabanca ile Turnagül Ç.’ye 3 el ateş etti. Silah sesini duyan vatandaşların durumu bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve 112 Sağlık ekibi sevk edildi. M.Ç., olay yerine yaklaşık 150 metre yakında bulunan Sinan Köprüsü yakınlarında polis ekiplerince suç aleti ile birlikte gözaltına alındı. İhbar sonrasında olay yerine gelen sağlık ekibi ağır yaralanan Turnagül Ç.’yi Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırdı. İki çocuk annesi talihsiz kadın, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Mahalle sakinleri Turnagül Ç.’nin eşinden 9 aydır ayrı yaşadığını ve boşanma aşamasında olduklarını, M.Ç.’nin dün akşam da gelerek tartıştığını polis ekiplerine anlattı.

    M.Ç., emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye çıkarıldı. Sağlık kontrolüne getirilirken basın mensuplarının ’Pişman mısın’ sorusuna M.Ç., “Çok” diyerek yanıt verdi.

  • O Albay’dan ’Bombalar nasıl sokuldu?’ sorusuna çarpıcı yanıt

    İzmir’deki Askeri Casusluk davasında tutuklu kalan Albay Coşkun Başbuğ, terör saldırıyla ilgili şok bir iddiada bulunarak, “’Bu bombalar ülkeye nasıl giriyor’ diye milletimizin aklına bir soru gelebilir. Bu bombalar 2008-2010 ve sonrası yıllarda Habur Sınır Kapısından Irak’ın Kuzeyinden hem de elini kolunu sallaya sallaya FETÖ tarafından ülkeye sokuldu” dedi.

    İzmir’deki Askeri Casusluk davasında tutuklu kalan Albay Coşkun Başbuğ, Kayseri’de meydana gelen terör saldırısının ardından şok bir iddia ortaya attı. Coşkun, ’Bombalar Türkiye’ye nasıl sokuldu?’ sorusuna çarpıcı bir yanıt vererek, bombalarda Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) parmağı olduğunu söyledi.

    “Bu bombalar 2008-2010 ve sonrası yıllarda Habur Sınır Kapısından Irak’ın Kuzeyinden hem de elini kolunu sallaya sallaya FETÖ tarafından ülkeye sokuldu” diyen Coşkun Başbuğ, “Son zamanlardaki yapılan terör saldırıları Türkiye’nin ne kadar doğru yolda olduğunu, devletin arı kovanına, yıllardır kurulu tuzaklara ne kadar çomak soktuğuyla doğru orantılı saldırılar. Ben bu saldırıların yapılmasını yadırgamıyorum. Karşınızdaki güç alçak, karşınızdaki güç hain, karşınızdaki gücün hiç bir değer yargısı yok; çünkü karşıt gücün kurduğu oyun, yıllardır içteki hainlerle al gülüm ver gülüm güle oynaya sürdürdüğü tezgah yıkılıyor ve bundan daha önemlisi bu gözü dönmüş aşağılıklar bu oyunu kaybediyor. ’Bu bombalar ülkeye nasıl giriyor’ diye milletimizin aklına bir soru gelebilir. Bu bombalar 2008-2010 ve sonrası yıllarda Habur Sınır Kapısından Irak’ın Kuzeyinden hem de elini kolunu sallaya sallaya FETÖ tarafından ülkeye sokuldu. O dönemde burada görev yapan jandarma, polis ve gümrük görevlileri el birliğiyle bu patlayıcıları şerefsiz FETÖ’den aldıkları talimat doğrultusunda ülkeye soktular ve bu patlayıcılar tüm yurda dağıldı” dedi.

    “DAEŞ getirdi, FETÖ soktu, PKK patlattı”

    Saldırılardaki amacın toplumu yıldırmak olduğu dikkat çeken Başbuğ, bilerek Kayseri’nin seçildiğini de anlattı. Başbuğ, şöyle devam etti:

    “Karşı bu saldırılarla bir yere varamayacığını herkesten iyi biliyor. Bu saldırılarda amaç toplumda korku ve kargaşa yaratmak, yılgınlık yaratmak, her alanda devlete kontrolü kaybettirmek, verebildiği kadar zarar verdirmek ve bu oyuna ’dur’ diyen iktidarı yıpratmak. Hedef ve zamanlama tesadüf değil, seçme. Kayseri ilimiz diğer illerimizin olduğu gibi milliyetçi duruşuyla bilinen bir şehir. Bu şehirin bağrında ki şehirle bütünleşen komando birliklerimiz ise bu milletin gözbebeği askerler. Bu örgütbaşı da elbette ABD israil İngiltere’den aldığı emri uyguladı. Her gün yüzlerce araç (kamyon ve tır) Türkiye’den Irak’a Irak’tan da Türkiye ye giriş-çıkış yaptı ve bu araçlar ne götürüyor ne getiriyor hiç kontrol edilmedi hiç bir bir araç durdurulmadı. Bu konuda söyleyecek çok sözüm var. Şu an kullanılan bombalar büyük ihtimalle bu dönemde bu araçlarla ülkeye sokulan ve bu günler için saklanan patlayıcılar bu patlayıcılardan daha ne kadar var. Bu husus karanlık; yani bombaları DAEŞ getirdi, FETÖ soktu, PKK’da patlattı. Bu hususun acilen ortaya çıkarılması gerekir. Bu mücadelede de milletçe hepimize düşen önemli görevler var. Mücadele Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği topyekün olmalı. Allah şehitlerimize rahmet eylesin. Ülkece bir olmalı dik durmalı ve hedefe doğru daha hızlı ve mein adımlarla yürümeliyiz. Çok kritik ve dar bir boğazdan geçiyoruz. Bu boğazdan bizi çıkaracak tek güç yaratanla birlikte birlik ve beraberliğimiz.”

  • “Ne içtin” sorusuna “Toz alkol” diyerek cevap verdi

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde uyuşturucu madde kullanan genç, yerde baygın vaziyette bulundu. Polisin “Ne içtin” sorusuna gencin cevabı “Toz alkol” oldu.

    Olay, Devrim bulvarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yerde hareketsiz yatan genci gören vatandaşlar polise haber verdi. Olay yerine gelen polis, lise öğrencisi S.G.’yi (17) yerden kaldırarak oturağa götürdü. Burada ne içtiğini soran polis gençten “Toz alkol içtim” yanıtını aldı. Polisin ve vatandaşların elinden kurtularak kaçmaya çalışan genci polis sakinleştirmeye çalıştı. Liseli genç durumun ailesine bildirilmemesini isterken, polis ise ambulans istedi. Zaman zaman sızan ve kendinden geçen genci vatandaşlar ve polis kendine getirmeye çalıştı. Olay yerine gelen 112 ekipleri S.G.’yi ilk müdahalesinin ardından Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.