Etiket: Sorunu

  • Tekkeköy şehir içi minibüsçülerinin yer sorunu çözüldü

    Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, ilçede şehir içi ulaşımı sağlayan minibüsçülerin yer sorununu çözüme kavuşturdu.

    Tekkeköy ilçe merkezinde yer ve park sorunu yaşayan minibüsçülerin beklemeleri ve hareket noktası artık ilçe merkezinden kaldırılarak yeni yerine taşınıyor. Şehir içi ulaşımı sağlayan Samsun Tekkeköy arasında hizmet veren minibüslerin yer sorununun çözüme kavuşturulduğuna değinen Başkan Hasan Togar, “İlçemiz merkezinde büyük bir karmaşa ve park sorununa mahal veren ilçemizde şehir içi ulaşımı sağlayan minibüslerimizin yer sorununu çözdük. Çay Mahallemizde yeni açmış olduğumuz bulvar yolumuzun yanına yapımına başladığımız şehir içi minibüs durağımız ile ilçemiz merkezindeki trafik ve park sorununun yanında minibüsçü kardeşlerimizin yer sorununu da çözüme kavuşturmuş olacağız” dedi.

    Trafik sorunu da büyük ölçüde rahatlayacak

    İlçe merkezindeki trafik yoğunluğunun da belli oranda rahatlayacağına vurgu yapan Başkan Togar, “ilçemizde yaşayan herkesin beklentilerine cevap vermeye gayret ediyoruz. Bu mana da ilçe merkezine sıkışmış olan park yeri bulmakta sıkıntı yaşayan minibüsçü esnafımız artık kendilerine ait hareket ve bekleme noktasından hareket edecekler. Böylelikle belli oranda trafik yoğunluğuna neden olan minibüsçülerimiz artık daha ferah ve şehir merkezinin dışında sosyal tesislere de sahip olacak” ifadelerini kullandı.

  • Değirmen makinecilerinin yetişmiş eleman sorunu çözülüyor

    Değirmen makinecileri istişare toplantısına katılan Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Memiş Kütükcü, sektörün yetişmiş eleman ihtiyacının Konya Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nde bulunan Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yeni açılacak olan değirmencilik bölümüyle son bulacağını belirterek, sektör sanayicilerinden bu bölüme destek beklediklerini söyledi.

    KSO 23. meslek komitesi üyeleri, değirmen makinesi ve gıda makinesi sektör temsilcileri istişare toplantısında bir araya geldi. KSO Meclis Üyesi Mustafa Oral’ın ev sahipliğinde yapılan toplantıda söz alan KSO Başkanı Memiş Kütükcü, değirmen makineleri sektörünün de yer aldığı makine ve aksamları sektörünün Konya’nın ihracatında ilk sırada yer aldığını ve bunun memnuniyet verici olduğunu söyledi.

    Sektörün katma değerinin daha fazla artması için bir takım çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Kütükcü, “İhracatta kilogram satış fiyatımızı artırabilmemizin yolu, makinelerimizi daha akıllı hale getirebilmekten geçiyor. Marka değerlerimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Bununla ilgili Oda olarak bazı çalışmalar yürüttük, yürütüyoruz. Bunlardan bir tanesi ve uzun zamandır üzerinde çalıştığımız konu, meslek liselerinde değirmencilik bölümünün açılmasıydı. Milli Eğitim Bakanlığımız, değirmencilik bölümünün açılması ile ilgili kararı talim terbiye kurulunda aldı. Konya Organize Sanayi Bölgemizde bulunan Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemizde, bu bölümü açacağız. Sektörün de bu konuda sorumluluk alarak, bölüme sahip çıkmasını ve öğrencilere staj imkanı sunmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Sorunlar istişare edildi

    Toplantıya katılan KSO Yönetim Kurulu Üyesi Hüsamettin Sönmez de, değirmencilik bölümünün müfredatının Konya’da hazırlandığını söyleyerek, sanayicilerden bu bölüme başlayacak olan öğrencilerin stajına destek vermelerini istedi.

    Toplantıya ev sahipliği yapan KSO Meclis Üyesi Mustafa Oral ise, istişare toplantısı sonucunda ortaya çıkacak olan raporun Konya Sanayi Odası tarafından yetkili mercilere iletileceğini ifade ederek, toplantıya katılımlarından dolayı herkese teşekkür etti.

    İhracatta, ağırlıklı olarak vadeli satış yaptıklarını söyleyen sektör sanayicileri, geçtiğimiz ay Resmi Gazete’de yayımlanan ve ihracat bedelinin yüzde 80’inin bir bankada TL’ye çevrilmesi zorunluluğunun kendilerini zora sokacağını ifade etti. KDV alacaklarının iadesinin uzadığına vurgu yapan sanayiciler, hızlandırılmış KDV iade uygulamasının yaygınlaştırılmasını talep etti. Değirmen makineleri sektörünün know-how üretmesi gerektiğine de işaret eden sektör temsilcileri, bunun da yolunun daha çok akıllı makine üretimi ve Ar-Ge ile olabileceğini belirtti.

  • Aydın’daki çocuk parklarında güvenlik sorunu

    Aydın’daki çocuk parklarında ciddi bir güvenlik sorunu yaşanıyor. Çocuklar için yapılan pek çok oyun alanı yaşları 17-18 civarında olan çeşitli gruplar tarafından işgal ediliyor. Ne zabıta ne de polis ekiplerince dokunulamayan kişiler yüzünden pek çok aile apartman dairelerinde sıkılan çocuklarını parka götüremez oldu.

    Özellikle Aydın’ın en yoğun parklarından olan Büyükşehir Belediyesi’nin önündeki Atatürk Kent Meydanı’ndaki çocuk parkı çocuğu ile parka gelenlere korku salmaya başladı. Dün gece Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları etkinlikleri dolayısıyla parka gelen pek çok aile parkta çocuklarını oynatmak isteyince neye uğradığını şaşırdı. Gençler tarafından adeta gasp edilmiş durumdaki oyuncaklarda oynamak isteyen çocukların arasına dalan yetişkinler kimseyi oynatmadıkları gibi oynayanları da parktan kaçırdı. Aileleri tarafından ‘Biraz bizim çocuklar oynasın’ önerisine de ‘Dayı görmüyor musun biz oynuyoruz’ diyerek geri çeviren kimlikte çocuk kendileri büyük 4-5 kişilik gruba polis ekipleri de dahil kimse müdahale edemedi.

    Yaşanan rahatsızlığın giderilmesi için zabıtaya müracaat eden vatandaşlara olayın polisi ilgilendirdiği söylendi. Meydanda görevli polisler ise kimlikte 18 yaşını doldurmamış her ferdin çocuk sayıldığını belirterek yaşanan sıkıntıya kanunen müdahale haklarının olmadığını belirtti. Bunun üzerine parkta oynamak isteyen pek çok çocuk, sakalı bıyığı çıkmış ancak kimlikte 18 yaşını doldurmadığı için kanunen çocuk sayılan büyükler nedeniyle oyun oynayamadan parktan ayrılmak zorunda kaldı.

    Yaşanan durumun üzüntü verici olduğu gibi parklardaki güvensizliğin de bir göstergesi olduğunu belirten pek çok vatandaş, “Bu ortamda çocuklarımızı parkta oynatabilmemiz imkansız. Biz müdahale etsek kimlikte çocuk sayılan koskoca adamlar bizi dövecek. Polis ‘Yaşı 18’den küçük kanunen çocuk sayılır’ diye müdahale etmiyor. Aklımıza bile getirmek istemediğimiz olumsuzlukların yaşanmaması için yetkililerin bu soruna çare bulmasını istiyoruz” diye konuştular.

    “Okullar ayrıldı parklardaki alanlar da ayrılabilir”

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yıllar önce çocukların gelişimi ve yaş grubu göz önünde tutularak lise ve ilköğretimdeki çocukların binalarının bile ayrıldığını belirten vatandaşlar, “Bugün 17 yaşında delikanlı olmuş ve velisinin izni ile evlenebilen kişi çocuk sayıldığı için bizim çocuklarımızla aynı oyuncakta kucak kucağa oynamak istiyor. Her ne kadar kanunen 18 yaşını doldurmamış olsa da bu koskoca adamların parklarda ‘Biz de oynuyoruz’ diyerek çocukları ve oyun çağındaki çocukların ailelerini rahatsız etmesine göz yumulmamalı. Sayın Valimizden ve Emniyet Müdürümüzden bu sorunun çözümünü istiyoruz” diyerek yaşadıkları sıkıntıyı dile getirdiler.

  • Vali Yavuz: “Gençliğin sorunu işsizlik değil iş beğenmeme”

    Ordu Valisi Seddar Yavuz, “Gençliğin sorunu işsizlik değil iş beğenmemedir. Üniversite diplomasını alan garanti memurluk istiyor” dedi.

    Ordu’da İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı, Vali Seddar Yavuz başkanlığında yapıldı.

    Valilik toplantı salonunda gerçekleştirilen İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı’na Vali Yardımcısı Ekrem Yaman, OTSO Başkanı Servet Şahin, Ordu Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına Erdoğan Akyürek, Çalışma ve İş Kurumu Müdürü İsa Kaymak ve kurul üyeleri katıldı.

    “2018 yılının ilk 9 ayında 7 bin 325 kişi işe yerleştirildi”

    İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı’nda bir konuşma yapan Vali Seddar Yavuz, 2018 yılının ilk 9 ayında, 4 bin 633’ü erkek, 2 bin 692’si kadın olmak üzere toplam 7 bin 325 kişinin işe yerleştirildiğini söyledi. Vali Yavuz, kuruma kayıtlı en az yüzde 40 engeli bulunan engelliler ile yine kuruma kayıtlı eski hükümlülerden kendi iş yerini kurmak isteyen işsizlere sağlanan destekler kapsamında, engellilere sağlanan desteğin 36 bin TL’den 50 bin TL’ye yükseldiğini, eski hükümlülerde ise brüt asgari ücretin 15 katı 30 bin 435 kadar olduğunu ifade etti.

    “Üniversite sadece işe girmek için okunmaz”

    Ordu’da işsizlik oranının düşük olduğunu söyleyen Vali Seddar Yavuz, “İnsanların devletten bu kadar çok istihdam beklemesini izah etmek zor. Türkiye’de insanlar işe girebilmek için üniversite okuyor. ‘Ben kendimi geliştireyim, vasıflı hale geleyim’ diye üniversite okumuyor. Diplomayı alan kendisini yetişmiş zannediyor. Bu durum üniversitelerin de başarısını düşürüyor. KPSS ve özel sektöre geldiğinde ise duvara çarpıyor” diye konuştu.

    Vali Yavuz, gençlere lise yıllarından itibaren sadece diploma almak için ve o dalda da bir mesleğe girmek için üniversite mezunu olunamayacağının özellikle anlatılması gerektiğinin altını çizdi.

    “5 tane kitap okumadan üniversite mezunu olan çocuklarımız var”

    “Üniversiteler kendimize yatırım yapmak için yapılan bir alandır. 5 tane kitap okumadan üniversite mezunu olan çocuklarımız var” diyen Vali Yavuz, “Her meslek grubundan insanla çalışıyorum. İfade kabiliyetinden, meslek becerisinden yoksun gençleri görüyorum. İyi konuşabilmek, iyi okumaktan geçer. Okumayan adam konuşamaz, okumayan adam yazamaz. Eğitim fakültesini bitirince neden öğretmen olmak istiyoruz? Girişimci ya da başka bir işi deneyebiliriz. Eğitim biçimimizi değiştirmeliyiz. Üniversiteyi insanlar kendini geliştirmek, kendine yatırım yapmak olarak algılamalı” şeklinde konuştu.

    “Sorun sadece işsizlik değil, iş beğenmeme”

    Günümüzde insanların az çalışıp yüksek makam elde etmek, çok para kazanmak istediğini belirten Vali Yavuz, “Şu algıyı değiştirmemiz lazım. Gençlik şunu diyor: ‘Çalışmayayım, yatırım yapmayayım, ondan sonra geleyim koltuğa oturayım.’ Böyle bir dünya yok. Biz kendimizi geliştirmiyoruz, kendimize yatırım yapmıyoruz. Çocuğa soruyorum ‘ben tekstilde çalışamam diyor’. Niye çalışamazsın? ‘mesaisi var’ yanıtını veriyor. Böyle bir mantık olabilir mi? O yüzden sorunumuz bizim sadece işsizlik değil. İş beğenmeme kendisini geliştirmeme, kendisine yatırım yapmama, garanti memurluk bekleme. Böyle bir dünya kimse beklemesin. Bundan sonrada hiç olmayacak. O yüzden bizim gençlerimizi, çocuklarımızı yetiştirmemizi buna göre ayarlamamız lazım. Bunu yapmadığınız sürece herkes hayal kırıklığı yaşayacak” ifadelerini kullandı.

    Bir önceki toplantıda alınan kararlar ile yapılan çalışmaların değerlendirildiği İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı, Çalışma ve İş Kurumu Müdürü İsa Kaymak tarafından yapılan sunumla sona erdi.

  • Eski Bakan Eroğlu: “2050 yılında 4 milyara yakın insan su sorunu yaşayabilir”

    Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Küresel iklim değişikliği sebebiyle bazı bölgelerde kuraklık artıyor. 2050 yılında 4 milyara yakın insanın su sıkıntısı çekeceği tahmin ediliyor. Şu anda bile Afrika ve Orta Doğu gibi bölgelerde ve dünyanın değişik yerlerinde 2 milyar insan yeteri kadar ve uygun kalitede suya erişemiyor” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) ’Türkiye ve Orta Doğu’da Stratejik Kaynak Olarak Su ve Su Politikaları’ başlığı altında konferans düzenlendi. Konferansa katılan Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, suyun geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    “535 baraj, binden fazla gölet yaptık”

    Yakın gelecekte dünyanın en büyük sıkıntısının su ve gıda arzı güvenliği olacağını söyleyen Prof. Dr. Eroğlu, “Biz de buna dikkat etmeliyiz. Suyu biriktirmek şart, yağan yağmuru, barajlarda, göletlerde ve yeraltı sularında biriktirmek gerekiyor. Biz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile şu ana kadar 535 civarında baraj, binden fazla gölet yaptık. Eğer bu göletler olmasaydı 2007, 2014, 2017 yılları çok kurak geçti, büyükşehirlerin tamamında su sıkıntısı olurdu. Allah’a şükür su sıkıntısı yaşatmadık” ifadelerini kullandı.

    “En büyük tasarruf sulamada yapılır”

    Suyun yüzde 74’ünün sulamada kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Eroğlu, “En büyük tasarruf sulamada yapılır. Şu ana kadar 8 buçuk milyon hektarın 6 buçuk milyon hektarını suladık. Geri kalanının da sulanması gerekir ve sulama sisteminin tamamen modern, az su kullanan ve çok daha geniş araziyi aynı suyla sulayan damlamalı, yağmurlama gibi sulamalara geçmek lazım ki sudan tasarruf edelim. Bunlar yapılırsa Türkiye için su meselesi sıkıntı olmaz” diye konuştu.

    “İstanbul için şu anda herhangi bir sıkıntı yok”

    İstanbul ile ilgili büyük projeler yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Eroğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte 7 tane dereyi akıttık. Ayrıca Melen Projesi de geldi. Yani İstanbul için şu anda su konusuyla ilgili herhangi bir sıkıntı yok. 2007 yılında yaşanan kuraklık sorununu bile aştık. 2014 yılı kuraklığını da rahatlıkla aştık. İstanbul’da planladığımız projeler tamamlanırsa herhangi bir sıkıntı olmaz” ifadelerini kullandı.

    Aydın Düşünce Platformu’nda su sorunu ele alındı

    Eski Bakan Eroğlu İstanbul Aydın Üniversitesinde düzenlenen, “Türkiye’de ve Orta Doğu’da Stratejik Kaynak Olarak Su ve Su Politikaları” konferansında akademisyen ve öğrencilerle bir araya geldi.

    Eroğlu, Konferansın ardından, İAÜ bünyesindeki düşünce kuruluşu Aydın Düşünce Platformu’nda bürokrasi, akademi ve iş dünyasından gelen katılımcılarla birlikte Orta Doğu’nun bitmeyen sorunu suyu birçok açıdan değerlendirdi. Toplantıda ele alınan konular, daha sonra rapor haline getirilerek devletin ilgili merkezlerine sunulacak.