Etiket: Sorunların

  • Beytüşşebap’ta sorunların çözümü için her ay halk toplantıları yapılıyor

    Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde kangrenleşen sorunların çözümü için her ay halk toplantısı gerçekleştiriliyor.

    Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine atandığında halk toplantılarının her ay yapılması kararını alan Kaymakam ve Belediye Başkanı İsmail Pendik, sorunların çözüme kavuşturulması için çalışıyor. Kaymakam ve Belediye Başkanı İsmail Pendik, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Serdar Atakan, İlçe Emniyet Müdürü Oğuz Olgun, kurum amirleri, aşiret liderleri, muhtarlar ve vatandaşların katılımıyla bu ay 3’üncüsü düzenlenen toplantıda ‘Köylerde Çamurlu Yollar Kalmayacak’ projesi ile diğer projeler ele alındı. İlçeye bağlı Başaran, Ayvalık, Aşağıdere, Bolağaç köylerindeki yolların parke taşları ile döşendiği belirtilen toplantıda, yapımı devam eden okullar hakkında da vatandaşlar bilgilendirildi. Muhtarların ve vatandaşların taleplerinin karşılanması için çalışma başlatıldı.

    Kaymakam Pendik, görev süresince halkın hizmetkarı olmak için çalışacaklarını belirterek, vatandaşların her türlü sorununa çözüm getirmek için el birliği ile çalışacaklarını söyledi.

    Terör bitti, halk rahat bir nefes aldı

    Beytüşşebap ilçesinde son iki yıldır başarılı operasyonlar ile bölgenin teröristlerden temizlenmesi ile vatandaşlar rahat bir nefes aldı. Terörün bitmesiyle ilçe ve köylerde yatırımlar başladı, yeni projeler hayata geçti.

  • HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Sorunların üstesinden birlik ve beraberlik ile gelebiliriz”

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, çalışanların kriz dönemlerinde geleceklerini, işlerini, aşlarını tehdit altında gördüklerini vurgulayarak, “Sorunların üstesinden ancak birlik ve dayanışma içerisinde olursak gelebiliriz. Sadece ekonomik sorunların değil tüm sorunların üstesinden gelebilmenin en önemli yolu kenetlenmek, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde olmaktır” dedi.

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 12-13 Kasım tarihlerinde Tayvan’da gerçekleştirilen ITUC-AP 16. Bölgesel İcra Konseyi toplantısına katıldı. Arslan’a yurt dışı temaslarında Uluslararası İlişkiler Uzmanı Merita Yıldız ile Fulya Pınar Özcan da eşlik etti. Toplantıda konuşan Arslan, Türkiye’nin son aylarda ekonomik anlamda sıkıntılı günler geçirdiğini ve yaşanan ekonomik sorunların çalışanlar üzerinde ağır baskılar oluşturduğunu söyledi. Çalışanların kriz dönemlerinde geleceklerini, işlerini, aşlarını tehdit altında gördüklerini vurgulayan Arslan, “Bu sorunların üstesinden ancak birlik ve dayanışma içerisinde olursak gelebiliriz. Sadece ekonomik sorunların değil tüm sorunların üstesinden gelebilmenin en önemli yolu kenetlenmek, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde olmaktır. Bu anlamda hükümetimiz tarafından başlatılan ‘Enflasyonla Topyekün Mücadele’ kampanyası kapsamında Türkiye ekonomisinin daha güçlü hale gelmesi için önemli bir çalışma yürütülüyor” dedi.

    “Bizlerin olmadığı çözümler gerçeklikten uzak kalıyor”

    Türkiye ekonomisinin daha iyi hale gelmesi için tüm sosyal tarafların masada birlikte oturup konuşmaları, alınabilecek önlemleri ve atılacak adımları birlikte müzakere etmeleri gerektiğini söyleyen Arslan, “İşçi-işveren kesimini ilgilendiren konularda bizlerin olmadığı çözümler gerçeklikten uzak kalmaktadır. Çalışma hayatıyla ilgili atılacak her adımda sendikaların bilgisi, katkısı ve desteğinin alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bizler bu noktada her türlü katkı ve desteği vermeye hazırız” dedi.

    Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunun uluslararası standartlar niteliğindeki yasalarla düzenlenmiş olsa da uygulanırken birtakım sıkıntıların yaşandığına dikkati çeken Arslan, “Hükümetimizin iş sağlığı ve güvenliği konusunda kaygılarımızı giderecek somut ve olumlu adımlar atmasını ve bunları kamuoyu ile açıkça paylaşmasını bekliyoruz. HAK-İŞ olarak bu konudaki çalışmalarımızı sürdürüyor, katıldığımız toplantılarda iş sağlığı ve güvenliği konusunu gündemde tutarak bu konuda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ITUC ve ETUC’tan tebrik mektupları aldık”

    Konuşmasında 696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya alınmasına da değinen Arslan, 12 yıl önce HAK-İŞ Konfederasyonu öncülüğünde taşeron işçilerin kadro alması için başlatılan uzun soluklu mücadelenin 2017 yılının sonunda başarıya ulaştığını söyledi. Taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla çalışma hayatında Türkiye tarihinin en büyük reformunun gerçekleştirildiğini anımsatan Arslan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde daha önce bu kadar büyük reformları yaşamadık. Batılılar ve küresel güçler sermayenin serbestçe dolaşabilmesi için ‘kamuyu küçültün’ ‘kamu hizmetlerini özelleştirin’ çağrısında bulunurken taşeron işçilerin kadroya alınması ülkemizin bütün küresel güçlere karşı bir meydan okuması olmuştur. Taşeron işçilerin kadroya alınmasından sonra uluslararası alanda üye olduğumuz kuruluşlar ITUC ve ETUC’tan tebrik mektupları aldık. Bu başarıdan dolayı HAK-İŞ’i ve Türkiye’yi tebrik ettiler” şeklinde konuştu.

    Taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda başta KİT’lerde çalışan işçiler olmak üzere düzenleme dışında kalanların olduğunu anlatan Arslan, “Taşeron işçilerin kadroya alınması esnasında geçiş sürecinden kaynaklı birtakım aksaklıklar oluştu. HAK-İŞ olarak bu eksikliklerin bir an önce giderilmesi ve işçilerimizin daha fazla zarar görmemesi için sorunların bir an önce ortadan kaldırılmasını istiyoruz” dedi.

    Arslan, ITUC-AP 16. Bölgesel İcra Konseyi toplantısının ardından toplantıya ev sahipliği yapan Çin Emek Federasyonunun 70. kuruluş yıl dönümü seremonisine katıldı.

  • Ekonomik sorunların çözümü için Yüksek İstişare Kurulu oluşturuldu

    Diyarbakır’da 22 kişiden oluşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yüksek İstişare Kurulu, kentteki ekonomik sorunların çözümü için çalışma yapacak.

    Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya’nın başkanlığında toplanan Yüksek İstişare Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Kaya, kurulun Diyarbakır’ın ekonomik, sosyal ve kültürel dokusu, eğitim, sanayi ve ticari alanlarındaki problemlerin tespiti ve çözümü ile ilgili kararlar alıp kamuoyu ile paylaşacağını söyledi. Kaya, Yüksek İstişare Kurulu’nun çalışmalarıyla kentteki tüm alanlara dokunacağını ve Diyarbakır’ın sorunlarına çözüm üreteceğini sözlerine ekledi.

  • İnternet bağımlılığı ebeveynlerin çocukları ile yaşadığı sorunların başında geliyor

    Bir zamanlar gelişmişliğin göstergesi gibi görülen internet, bilgisayar ve dijital cihazlar artık en önemli sorunların kaynağı haline gelmeye başladı. Türkiye’de interneti ilk kullanma yaşının son 5 yılda 2’ye düşmesi ve son birkaç yılda ortaya çıkan siber zorbalık çocuklar için tehlike oluşturmaya devam ediyor. Yapılan bir araştırmaya göre de, ebeveynlerin neredeyse yüzde 25’inin çocuklarının internette neler yaptığını bilmediğini çocukların da büyük bir kısmının kontrolsüz bir şekilde internette dolaştığını ortaya çıkardı.

    Çok küçük yaşlardan itibaren çocukların bilgisayar, telefon, tablet gibi teknolojik aletleri kullanmaya başlamalarının birçok önemli sorunu beraberinde getirdiğini belirten Aydın Bahçeşehir Anadolu Lisesi Rehberlik ve Psikolojik Danışman Öğretmenleri Suna Güler ve Aslı Deniz internetin de mutlaka kontrollü olması gerektiğini belirttiler. Çocukların ve gençlerin internet bağımlılığı ve siber zorbalığa karşı korunması için yapılması gerekenleri anlatan Aydın Bahçeşehir Anadolu Lisesi Rehberlik ve Psikolojik Danışman Öğretmenleri Suna Güler ve Aslı Deniz, “12 – 18 yaş döneminde yoğun olarak görülen internet bağımlılığının erkek çocuklarda kızlara oranla 2-3 kat daha fazla riskli bir dönem olarak kabul ediliyor. Bu dönemde internetten dolayı çocuklar, yaşamlarındaki alışkanlıklarından ödün verir. Bunlar yemek yememe, uyku düzeninde bozulma, arkadaşlar ve aile ile daha az vakit geçirme, insanlarla yüz yüze değil de internet üzerinden iletişim kurma gibi davranış biçimleri internet bağımlılığının göze çarpan belirtileri arasındadır. Bu süreçte bir başka çocuk veya ergen tarafından tehdit, aşağılanma ve taciz edilme şeklinde siber zorbalıkla karşılaşan çocuklarımızın oranı yapılan araştırmalara göre yüzde 20 civarındadır.” Diyerek çocukların internet kullanımında da mutlaka kontrol altında tutulması gerektiğini belirttiler.

    “Günlük 45 dakikadan fazla kalınmamalı”

    İnternet kullanımının yaş gruplarına göre belirli süreler aralığında olması gerektiğini vurgulayan Bahçeşehir Koleji Rehberlik ve Psikolojik Danışman öğretmenleri Suna Güler, “İlköğretim döneminde dersler haricinde oyun ve eğlenceye en fazla 45 dakika zaman ayrılmalı. Lise çağında ise 2 saati aşmamalıdır. Bağımlılık düzeyine gelmiş internet kullanımını bir anda tamamen kesmek yerine belirli program dahilinde kontrol altında tutup internet ve dijital dünyanın zararlarından uzak durulabilir. Çocuklarımız ve gençlerimiz internette saatlerce vakit harcamak yerine arkadaş ortamında sinema, tiyatro ve spor aktiviteleri gibi sosyal etkinliklerde bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Bu gençleri hem bağımlılıktan kurtaracak hem de sosyalleştirecektir” dedi.

    “Şiddet içerikli ve on-line oyunları oynamayın”

    İnternet bağımlılığı, belirtileri ve kontrol altına alınması ile ilgili bilgiler veren Rehberlik ve Psikolojik Danışman Aslı Deniz ise gençlerin ve çocukların son yıllarda sıklıkla karşılaştığı sorunların başında yer alan siber zorbalığa değindi. Deniz, “Siber zorbalık, yüz yüze etkileşimden daha saldırgan bir tutumun sergilendiği ve anonim isimler kullanıldığı için karşınızdaki kişinin kim olduğunun oldukça zor tespit edilebildiği bir metod. Sosyal medya hesapları bu sorunun en çok karşılaşıldığı ortam. Ayrıca şiddet içerikli görevlerden ve talimatlardan oluşan çevrimiçi oyunlardan uzak durulması gerekiyor. O platformlarda mesaj şeklinde gerçek kişilerden gelen talimatları gerçekleştirmemeli ve böylesi bir durumla karşılaşan çocuklar anında durumdan ailesine haberdar etmeli” diye konuştu.

  • GYODER, İNDER ve KONUTDER: “Yönetmelikle ilgili sorunların giderileceğine inancımız tam”

    Yeni “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği”ne ilişkin ortak görüşlerini dile getiren GYODER, İNDER ve KONUTDER yeni açıklamalarıyla, tespit edilen bu sorunların en kısa sürede giderileceğine olan inançlarını belirttiler.

    Türkiye’ye ekonomisine çok güçlü katkılar sağlayan ve 200’ün üzerinde alt sektörü besleyen inşaat sektörünün gelişiminin önemine dikkat çekilen ortak açıklamada şöyle denildi.

    “Yeni Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin, temsil ettiğimiz reel sektör açısından çok önemli hayati sorunlar içerdiğini belirtmiştik. Türkiye ekonomisinin lokomotifi inşaat sektörünün güçlü büyümesini sürdürmesinin, insanlarımızın konforlu ve nitelikli konutlara erişiminin sağlanmasının, deprem risklerimizin dikkate alarak kentsel dönüşümün yapılabilmesinin ve yapı hukukunun sağlıklı bir mevzuata sahip olmasının böylesine zorlu bir süreçte ülkemiz açısından çok daha önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Bütün öneri ve eleştirilerimiz sektörün ve Türk ekonomisinin olumsuz etkilenmemesi adına yapıcı mahiyettedir. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımızın kamuoyuna yansıyan açıklamalarından öneri ve eleştirilerimizin iyi niyetle tekrar ele alınıp değerlendirileceğini öğrenmekten memnuniyet duyuyoruz. Yapılacak çalışmalarla söz konusu sorunların giderileceğine olan inancımız tamdır”.

    Ortak açıklama, “İnşaat sektörünün temsilcileri olarak, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine ulaşması için güçlü bir kararlılıkla çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadesi ile son buldu.