Etiket: Sorunları

  • 9. Ticaret ve Sanayi Şurası’nda fındık ve çay sorunları da konuşuldu

    9. Ticaret ve Sanayi Şurası’nda Trabzon’un sorunları ve çözüm önerileri de dile getirildi.

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklığoğlu’nun ev sahipliğinde dün Ankara’da yapılan ve Başbakan Binali Yıldırım ile bazı bakanların da katıldığı 9. Ticaret ve Sanayi Şurası’nda Trabzon’un sorunları ve çözüm önerileri de dile getirildi. TOBB’ye bağlı oda ve borsaların meclis ile yönetim kurulu başkanlarının da katıldığı şurada Trabzon adına Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu söz aldı.

    TTSO, OF TSO ve TTB adına konuşan Şükrü Güngör Köleoğlu, önceliği yörenin iki önemli tarımsal ürünü fındık ve çaya vererek şunları söyledi:

    “Çay Kanunu acilen çıkarılmalı, kaçak çay girişi önlenmeli ve temel gıda maddesi olan bu üründe KDV yüzde 1’e indirilmelidir. Fındıkta yaşanan üretim azalması ve buna bağlı olarak fiyatlardaki aşırı dalgalanmalar pazar payımızı tehdit etmektedir. İstikrarlı bir üretim için Devlet mutlaka bazı düzenlemeler yapmalıdır. Türk fındığının geleceğini üretim bazında tehdit eden külleme hastalığı ile top yekün mücadeleye acilen başlanmalıdır.”

    Trabzon’da sanayinin rekabet gücünün arttırılması için organize sanayi bölgelerinin doğal gaza kavuşturulmasının şart olduğunu belirten Şükrü Güngör Köleoğlu, Arsin’de çok amaçlı olarak planlanan yatırım adasının da kısa sürede tamamlayarak müteşebbislere tahsis edilmesi gerektiğini söyledi.

    Dünyada küresel ısınmaya dikkat çekip, Doğu Karadeniz’in bu açıdan en az riskli kesimler arasında yer aldığına dikkat çeken TTB Başkanı Köleoğlu; “Bu gerçekler göz önünde bulundurularak Doğu Karadeniz’de dağ ve yayla turizminin geliştirilmesi için planlı ve projeli hareket edilmelidir. Özellikle Arap ve Körfez turizminden istikrarlı bir şekilde pay alınabilmesi için kalıcı ve kazandırıcı politikalar uygulanmalıdır” dedi.

    Trabzon’un ulaşımdaki sorunlarına da değinen Şükrü Güngör Köleoğlu, şöyle devam etti:

    -“Trabzon’un neredeyse tamamında büyük bir sorun haline gelen trafikte çözüm için Güney Çevre Yolunun yapımına ivedilikle başlanmalıdır. Bölgenin ticaret ve ulaşım merkezi olan Trabzon tren yoluna kavuşturulup, ulusal ve uluslar arası yol ağına bağlanmalıdır. Giderek artan ticaret ve turizm de göz önünde bulundurularak, Trabzon Havalimanı ikinci bir piste kavuşturulmalıdır.”

  • Çeşme turizminin sorunları masaya yatırıldı

    Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB), Çeşme turizminin ve sorunlarının değerlendirildiği bir toplantı düzenledi.

    Ilıca Otel’de ÇEŞTOB Başkanı Veysi Öncel’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Çeşme Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, İlçe Jandarma Komutan Vekili Teğmen Ahmet Çalışkan, İlçe Emniyet Müdürü Vekili İsmail Kenar, Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Osman Köfüncü, Çeşme Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkan Vekili Mahmut Kuytu, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Hakan Kerman, ilgili kurum amirleri ve sektör temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan ÇEŞTOB Başkanı Veysi Öncel, toplantıda geride kalan turizm sezonunun bir değerlendirilmesinin yapılacağını ifade ederek, “Geçtiğimiz sezon ile ilgili sıkıntıları ve gelecek sezon için neler yapılması gerektiğini konuşacağız. Öncelikle satır başlarıyla sorunları tespit etmek istiyoruz” dedi.

    Sektör temsilcileri, sıkıntıları geride kalan sezonda öne çıkan sorunları, elektrik ve su kesintileri, gürültü kirliliği, kanalizasyon ve koku, sığınmacılar, otopark, ulaşım, çevre düzenlemesi, RES’ler ve balık çiftliklerinin oluşturduğu deniz kirliliği, bazı beach cluplarda ölümlere kadar varan organize suç örgütü olarak dile getirdi. Toplantıda sığınmacı sorununun rahatsız edici boyuta ulaştığının dile getirilmesi üzerine söz alan Çeşme Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Çeşme’nin bir geçiş ilçesi olduğuna dikkat çekerek, “Sığınmacıların Çeşme’ye gelme nedenleri Sakız Adası’na geçmek. Deniz uygun olmadığı takdirde, kavşaklarda dilencilik yapıyorlar. Tüm vatandaşlarımdan rica ediyorum, bu çirkin görüntüye son vermek için onlara para vermeyin. Sığınmacı sorunu sadece Çeşme’nin sorunu değil, ülkemizin sorunu. Ama Çeşme, bir turizm beldesi. Çeşme’nin göçmen, mülteci, sığınmacı adıyla anılması hoş olmuyor. Sığınmacıların Çeşme’de yarattığı olumsuzluk başka bölgelerden fazla. Son günlerdeki sığınmacı artışı nedeniyle geçen kış valimize sunarak uygulamak istediğimiz geri kabul anlaşmasının uygulanması nedeniyle gerek kalmayan sığınmacıların ilçemize giriş yasağını yine gündeme getirebiliriz. Bu yasak benim yetkimde değil, valimizin yetkisinde. Artış devam ederse sayın valimize arz ederiz” diye konuştu.

    Gürültü kirliliği sorunu hakkında da bilgi veren Kaymakam Erkayıran, Ayayorgi, Alaçatı Port ve Alaçatı bölgesinden çok sayıda şikayet aldıklarını belirterek, “Ayayorgi’de işimiz kolay oldu. İşletmelerle yaptığımız görüşmeler sonucunda yaptıkları yatırımlarla ve aldıkları önlemlerle sorun kalmadı diyebilirim. Daha fazlası da beklenmemeli. Çeşme, huzur evi değil. Alaçatı’da durum biraz daha farklı. Alaçatı’da işletmelerle evler iç içe. Sesi kıstırdık. Yine çözüm olmadı. Canlı yayın belgesi olmayanlardan almalarını istedik. Müzik yayın saatlerini belirledik. Ağustos ayının ilk haftası bu yetki Büyükşehir’e devredildi. Şu anda gürültü denetim yetkisi Büyükşehir’de. Gelen öneri gibi Çeşme dışında ’Eğlence Adası’ yapılırsa bu iş kökten çözülür. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz yer konusunda çalışma yapıyor. Belirlenirse ilgili kurumlar toplanacak. İşletmelerin de görüşünü alacağız. Bu sorunu bu yıl içinde bitirmeyi hedefliyoruz. STK’lar olarak da sizler de bu işi takip ederseniz bu sorun daha çabuk çözülür” şeklinde konuştu.

    Gürültü sorunu ve “Eğlence Adası” önerisi hakkında da görüşlerini belirten Dalgıç, “Eğer çözüm buysa, bundan sonra ruhsat vermeyiz. Amacımızın Çeşme’yi 6 ay, 9 ay nasıl doldurabiliriz olması gerekir. Ben ilk günden beri söylüyorum. Turizm tanıtım konusunda, turizm fuarlarında belediye olarak üzerimize ne düşerse biz varız diyorum. Olabildiğince yapmaya çalışıyoruz. Her toplantıda da söylüyorum, işi profesyoneller yapmalı. Turizmin de profesyonelleri sizlersiniz. Eğlence Adası diyorsunuz. Bakın söz veriyorum, Bakanlıktan geçtikten sonra, Büyükşehir’den bir günde geçireceğim. Bunu sözünü veriyorum” diye konuştu.

    Şifne’de Yat Limanı yapılacağından söz edildiğini hatırlatan Başkan Dalgıç, “Ortada plan yok. İmar Planı hala askıda, kavun gibi. Alaçatı Havaalanı. Gerekli bize. Ama bakanın açıklamaları beni heyecanlandırmadı. 1994’ten beri aynı sözleri dinliyorum. Sayın Bakan, ’Yapacağım’ dedi. Havalanını yapacaksınız da hangi yolla bağlayacaksınız? Orada yol yok. Yol yapmak için insanların tarlasından geçemezsin. Plan olması gerekir. Bunları bilerek konuşmak zorundayız. Bakın Ilıca’da termal ile ilgili yatırım yapmaya çalışıyoruz. Burnumuzdan geldi. 8,5 yıldır uğraşıyoruz. Yıldız Burnu’nda da aynı sorun var. Denizin içinde termal su var. Müdahale edemiyoruz. Kullanımı belediyenin değil. Otopark sorunu var diyorsunuz. Milli Emlak tahsis etsin, önümüzdeki yaz bitireyim. Golf sahası sorunu. Taleplerimiz var zaten. Bugün tahsisleri versinler, seneye golf sahasını bitireyim. Bütün bunlar Çeşme olarak bize çıta atlattıracak yatırımlar” dedi.

    Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Veysi Öncel, Çeşme ruhunun yaşaması gerektiğine dikkat çekerek, “Burada bulunan herkes Çeşme ruhunu yaşatmak için mücadele vermeli. Her geçen yıl Çeşme’nin kalitesinin düştüğünü söylemeye başladılar. Bize, ’Bodrum, Kuşadası gibi olmaya başladınız’ diyorlar. Buna izin vermemeliyiz. Başka Çeşme yok. Gelecek sezon daha iyi, daha güzel bir Çeşme için el ele vermeliyiz” diye konuştu.

    Toplantı konuşmaların ardından sona erdi.

  • Balıkçılar, liman sorunları çözülsün istiyor

    1 Eylül tarihinde av yasağının kalkacak olması ile yeni balık sezonuna başlayacak olan balıkçılar, Çeşme’de liman olmamasından dert yandı.

    Yeni balık sezonu için hazırlıklarını Çeşme’de sürdüren trol ve gırgır tekneleri, ağlarının son onarımlarını yaparlarken, Ege sahillerinde balıkçı teknelerinin yanaşabileceği limanların olmamasının kendilerini çok zorladığını ifade etti. Trol avcılığı yapan Mustafa Türker, en önemli sorunlarının liman olduğunu vurgulayarak, “Bu limana mecburiyetten girdik. Ege Denizi’nde bütün balıkçıların ortak sorunu liman. Çeşme’de, Alaçatı’da bir limanımız yok. Kuşadası’nda bir limanımız vardı, kapattılar. Ege sahillerinde balıkçıların kullanabileceği bir liman yok. Sadece devletin iskelelerini kullanabiliyoruz. Çeşme’deki iskeleyi kullanamıyoruz. Limana ait bu barınağı da geçici olarak kullanıyoruz. Dalyan Marina’da sadece gırgırlar için ayrılmış bir bölüm var. Bizim trol tekneleri orasını kullanamıyor. Devletimizden balıkçının liman sorununu çözmesini bekliyoruz. Üç gün önce burayı boşaltmamızı istediler. ’Burası sizin limanınız değil, burası özel mülkiyet’ dediler ama biz boşaltmadık. Biz de Türk bayrağı taşıyoruz. Bize liman yapılsın. Bu limanı işgal etmek istemeyiz. Birçok burun başı var Çeşme’de. Oralara bize balıkçı barınağı yapsınlar. Biz de rahatça yanaşabilelim, balığımızı çıkartabilelim, istirahatimizi edebilelim” diyerek rahatsızlıklarını dile getirdi.

    “Bereketli bir sezon için vira bismillah”

    1 Eylül tarihinde kalkacak olan balık yasağıyla bereketli bir sezona “Vira bismillah” diyeceklerini söyleyen Mustafa İslamoğlu da, “Bereketli bir sezon olmasını temenni ediyoruz. Biz açık sularda trol avcılığı yapıyoruz. Ağlarımızdan barbun, tekir, mercan, kalamar, bakalorya, mezgit gibi balık çeşitleri çıkıyor. Ayrıca bu balıkların yanında kupes, istavrit, sardalya gibi balıklar da çıkıyor. Balık sezonu için bütün hazırlıklarımızı bitirdik. 31 Ağustos gecesi saat 24.00’te ’vira bismillah’ diyeceğiz. Rotamız muhtemelen Kuşadası, Bodrum tarafları olacak. Bizim gibi balıkçıların belirli bir limanı yok. Hava şartları nerede uygun olursa, balık nerede bolsa orada avlanıyoruz. Avlandıktan sonra da en yakın limana çıkarak balıklarımızı boşaltıyoruz. İstirahatimizi yaptıktan sonra avlanmaya devam ediyoruz. 15 Nisan tarihine kadar havanın ve denizin müsaade ettiği kadar avlanıyoruz. Balık sezonunun bitmesiyle de teknelerimizin ve ağlarımızın bakımını yapmaya başlıyoruz” diye konuştu.

    “Palamut ve hamsi bol olacak”

    Recep Telemeci ise, Ege Denizi’nde balığın çok bereketli olmadığının söylendiğini belirterek, “Karadeniz’de çinekopun ve hamsinin bol olacağını söylüyorlar. Ege Denizi’ni biraz denedikten sonra Karadeniz’e gideceğim. Balık nerede, biz oradayız. Yılbaşına kadar Karadeniz’de avlandıktan sonra geriye dönüyoruz. Karadeniz’de balık akımı azaldığı için biz de Ege Denizi’ne geliyoruz. Bu sene palamutun çok bol olacağı söyleniyor. Hamsi ve palamutun aşırı yoğunlukta olduğu söyleniyor. İnşallah bol olur da vatandaş da ucuza balık yer” dedi.

  • Küçük Sanayi Sitesi’nin sorunları çözülüyor

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde Küçük Sanayi Sitesi’nin sorunları çözülüyor.

    Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Küçük Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren sanayicilerle bir araya geldi. Sanayi sitesinde alt yapı ve asfalt başta olmak diğer sıkıntılar görüşülüp, izlenecek yol haritası belirlendi. Başkan Alinur Aktaş, “Ben 12 yıldır belediye başkanıyım. Buradaki arkadaşlarımız da İnegöl mobilyasının 10-12 yılda geldiği noktayı biliyorlar. Bu sürece de şahsımın katkısının neler olduğuna buradaki arkadaşlarımız şahittir. Bunun adı eskiden illegal yapılan fuarlardı. Bana birçok ödül kazandıran MODEF’in nasıl doğduğunu, 25 bin metrekarelik alana nasıl çıktığını, 5 buçuk ayda inşaatın nasıl yapıldığını belki bazı arkadaşlarımız hatırlamıyor olabilir ama bundan 9 sene önce bir lira nakit para olmaksızın kişisel riskler alınarak gerçekleştirilmiştir. Uçak kaldıracağız dendi, uçakla ilgili de destek ve katkılarımızı vermeye çalıştık. 2. OSB dendi, baştan beri orada taraf olan ve risk alan insanlardan biriyim” dedi.

    Büyükşehir süreciyle birlikte BUSKİ’den ilk taleplerinin sanayi bölgesinin alt yapısı ve asfaltı olduğunu vurgulayan Alinur Aktaş, “2014 yılından itibaren Büyükşehir yasasıyla alt yapıyla ilgili tüm çalışmalar BUSKİ’de. Benim kimseyi cezalandırmak, kimseyi zor durumda bırakmak gibi bir derdim yok. Ama üretiyorsak bunun atığını da düşünmek zorundayız. Herkesin başına bir zabıta dikmemiz mümkün değil. Herkesin gönlüne zabıtayı koyması lazım” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından BUSKİ’nin sanayi bölgesi için başlattığı Kozluca yolu üzerindeki yatırım da yerinde incelendi.

  • Yrd. Doç. Dr. Bahadır Kaynak: ‘’Rusya ile ilişkilerin düzelmesi dış politikadaki sorunları bitirmeyecek’’

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aylar sonra ilk kez bir araya gelmesini yorumlayan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bahadır Kaynak, “Rusya ile ilişkilerin düzelmesi dış politikadaki sorunları bitirmeyecek” dedi.

    Erdoğan-Putin görüşmesini, Türk-Rus ilişkileri ve Türkiye’nin genel dış politikası açısından değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Kaynak, Türkiye’nin iç politik süreçlerinin dış politikasını belirlediği bir dönemden geçtiğini belirtti. Özellikle yaşanan darbe girişiminin dış politikadaki ilişkileri etkilediğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kaynak, “Birkaç ay öncesine baktığımız zaman Rusya ile gergin ilişkilere sahiptik. Özellikle Türk hava sahasını ihlal ettiği için düşürülen Rus uçağından sonra Rusya ile neredeyse bütün ilişkilerimiz askıya alınmıştı. O zaman, Rusya ile ilişkilerin nasıl toparlanacağı düşünülüyordu. Şu anda ise Suriye politikamızdaki toparlanma ve özellikle darbe girişiminin ardından batıdan yeterli desteği görememiş olmamız, Rusya’yı bir alternatif gibi görme sonucunu ortaya çıkardı” diye konuştu.

    Rusya ile iki uç nokta

    Geçtiğimiz aylarda yaşananlarla bugünü kıyaslayan Yrd. Doç. Dr. Kaynak, “Durumun biraz abartılı olduğunu düşünüyorum. Rusya ile ilişkilerimizin bu derece bozulması Rusya’nın normalden sert bir tepki vermesinden kaynaklanıyordu. Suriye meselesi nedeniyle iki ülke arasında kriz çıkması uç bir noktaya savrulmaktı. Çünkü Rusya ile Türkiye beraber çalışabilecek, çıkar birliği yapabilecek enerji, ticaret, turizm gibi ortak alanlara sahip” dedi. Yrd. Doç. Dr. Kaynak, “Şu anda partner olarak Rusya’yı mı seçiyoruz sorusu akıllara geliyor. Ancak Rusya’yı batı ittifak sistemine alternatif olarak düşünüyor görüntümüz bence diğer bir uç nokta” ifadelerini kullandı.

    “Ortadoğu konusunda ne batı ile ne de Rusya ile bir anlaşmamız yok”

    Erdoğan-Putin görüşmesini batının mutlaka bir mesaj olarak algıladığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kaynak, “Batıdan yeterince destek göremememiz sadece yaşadığımız darbe girişimi ile ilgili değil. Ortadoğu’nun yeniden tasarlanması, Suriye’de ve Irak’taki gelişmeler konusunda zaten Türkiye ile batı, özellikle de Amerika arasında ciddi bir uyumsuzluk söz konusu. Tabi batı ile bu sıkıntılar varken Rusya ile de bölgenin durumuna ilişkin bir anlaşmamız olmadığını unutmamak gerekiyor. Rusya bölgenin tasarımına yönelik bizim kafamızda olanlara destek verecek güçte mi veya bunu destekleyecek mi bunu bilmiyoruz” diye konuştu.

    “Sadece batı ve sadece Rusya’ya yönelmek bizi tatmin etmez”

    Rusya ile Türkiye’nin Ortadoğu üzerinde ortak bir çıkarları olmadığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Kaynak, “Irak’ta veya Suriye’de bir Kürt devletinin oluşumuna ilişkin kaygılarımız var ancak Rusya’nın bu konuda bizimle çalışacağına veya destek olacağına dair bir belirti yok. Bence temel sorun buradan kaynaklanıyor. Yani Rusya ile bizim belli konulara odaklı bir işbirliği alanımız olabilir ama bence bu işbirliği tüm bölgenin geleceğine yönelik ortak kararlar almaya dönmeyecek. Dolayısıyla biz artık batı ile çalışmayacağız Rusya ile çalışacağız söylemi bizi çok da tatmin olunacak bir noktaya götürmeyebilir” dedi.

    “Rusya ile ilişkiler düzeltilirken batı göz ardı edilmemeli”

    Türkiye’nin gergin ve sorunlu bir bölgede olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kaynak, “Rusya ile yapılan görüşmeden tabi ki fayda sağlanacaktır ve ilişkiler mutlaka düzelmelidir. Bu konuda çok fazla somut veri elde edilebilecek alan var. Ama Rusya ile ilişkilerimizin düzelmesi Türkiye’nin dış politikadaki sorunlarını bitirmeyecek. Özellikle Batı merkezinde sahip olduğumuz sorunlar ve içeride çözemediğimiz Kürt meselesi hallolmadığı sürece bu ikisi birbirini besleyecek ve Türkiye’nin başı ağrımaya devam edecek” diyerek konuşmasını noktaladı.