Etiket: Sorunları

  • Başkan Alıcık, Altıntaş Mahallesindeki sorunları yerinde inceledi

    Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Altıntaş Mahallesinde Türk ocağı caddesi, Mimar Sinan caddesi, Koca Cami Caddesi ve sokaklarında incelemelerde bulundu.

    Sabah mesaisine Altıntaş mahallesinde Türk Ocağı Caddesi, Mimar Sinan caddesi, Koca Cami Caddesi sokaklarında incelemeler yaparak başlayan Başkan Haluk Alıcık Alt yapı çalışmalarının tamamlanmasından sonra incelemesini yaptığı tüm sokakların, deforme olmuş asfaltlarının tamamen kazınarak parke taşı ile kaplanacağını söyledi. Mahalle Muhtarı şükrü Ustaoğlu ile birlikte yaptığı incelemelerde, Turan Mahallesi’nde ve Cumhuriyet Mahallesi’ndeki yol yapım çalışmalarının aynısı olacağını ifade etti.

    Aydem’in elektrik, Telekom’un telefon hat kablolarını ve doğalgaz hatlarının yer altına alınma işlemlerinin tamamen bitirilmesi aşamasında deforme olan tüm sokaklarda yol yenileme çalışmalarının derhal başlanacağını vurgulayan Belediye Başkanı Haluk Alıcık, “Belirttiğimiz bu çalışmalardan Telekom ve AYDEM çalışmalarını tamamladı. Ama henüz doğalgaz çalışmalarına henüz başlanacak. Mahalle sakinleri sokaklarının şu anki durumundan çok hoşnut değiller. Ancak bütün alt yapı çalışmalarının bitirilmesi aşamasında biz çalışmalara başlayabiliriz. Bu halde iken sokaklarda herhangi bir çalışma yapmamızın bir anlamı kalmıyor. Alt yapı ile ilgili bütün çalışmalar bitirilince deforme olan asfaltlar tamamen kazınacak. Stabilizeleri yapılan bu sokaklara en kullanışlı ve sağlam olan parke taşı ile kaplayacağız” dedi.

  • Başbakan Yıldırım: “Sorunları görmezden gelemeyiz”

    Başbakan Binali Yıldırım, Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, “Sorunları da görmezden gelemeyiz. Sorunların çözümünün yolu da kazan kazan prensibine göre olmalı. İki komşuya göre aramızdaki meseleleri konuşmalıyız ve konuşarak çözümü üretmeliyiz” dedi

    Başbakan Binali Yıldırım, çalışma ziyareti düzenlediği Atina’da Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras ile bir araya geldi. Yıldırım ve Çipras daha sonra ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Yıldırım, Kıbrıs konusunun, iki ülke ilişkilerinin ele alındığını kaydederek, “Türkiye ve Yunanistan olarak ortak bir coğrafyayı paylaşıyoruz. Coğrafya kaderdir. Dolayısıyla gelecekte kader de sevinç de ortaktır. Ayrıştığımız konuları değil anlaştığımız konuları daha öncelikli olarak ele alarak iki ülke arasında ilişkileri ileri taşımak. Hem ekonomi olarak hem turizm olarak hem de sosyal ve kültürel alanda yeni boyutlar kazandırmak şüphesiz çok daha faydalı olacaktır. Sorunları da görmezden gelemeyiz. Sorunların çözümünün yolu da kazan kazan prensibine göre olmalı. İki komşuya göre aramızdaki meseleleri konuşmalıyız ve konuşarak çözümü üretmeliyiz. Türkiye, AB üyeliğine tam üyelik sürecinde olan bir ülke. Bu süre içinde Yunanistan’ın, AB’ye Türkiye’nin katılması için olumlu bir tutum içinde olduğunu biliyoruz. Bunun ,için teşekkür ediyoruz” dedi.

    “Darbe girişimi sonrası AB’li bazı dostlarımız ne yazık ki beklediğimiz tepkiyi ve desteği göstermediler”

    Türkiye’nin son 1 yılda önemli olaylar yaşadığını kaydeden Başbakan Yıldırım, “Bunlardan bir tanesi yıldönümüne yaklaştığımız 15 Temmuz darbe girişimidir. Darbe girişimi sonrası AB’li bazı dostlarımız ne yazık ki beklediğimiz tepkiyi ve desteği göstermediler. Tabi darbe sonrası yaşananlar ve daha sonra da Türkiye’de Anayasa değişikliğine yönelik süreç içerisinde yine AB maalesef burada olumsuz bir tutum içerisine girdi. Bunların ilişkilerimize olumlu yönde gelişmesi için hiçbir katkısı yok. Bütün bunlar geride kaldı. AB ile Türkiye yeni bir vizyon ile yeni bir başlangıç yapmak istiyor. Bu konuyu açık ve seçik olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Brüksel’de yapılan toplantıda ortaya koydu. Geçen yıl 18 Marta imzaladığımız AB -Türkiye arasındaki anlaşma aslında çok ciddi bir heyecan oluşturmuştu. Anlaşmada kısada vizelerin kaldırılması, göçmen sorunun çözüme kavuşturulması ve Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı 3 milyondan fazla mültecinin yükünün azaltılması için maddi destek sağlanması, gri kabul anlaşması vardı. Maalesef anlaşma kısa süre içerisinde akamete uğradı ve uygulanma fırsatı bulunamadı. Buna rağmen göç meselesinin Avrupa için, ülkemiz için Yunanistan için önemli bir problem olduğu bilinci ile ana karadan adalar üzerine geçişi önemli ölçüde kontrol altına aldık. Bir başarı sağlandığını ifade etmek isterim. Temennimiz ve beklentimiz AB’nin bundan sonra anlaşmanın geri kalan kısımlarını bir an önce yürürlüğe koymasıdır. Bu konuda Çipras’ın önemli katkısını da ifade etmek isterim” dedi.

    “Avrupa’nın güvenliği Türkiye ve Yunanistan’dan geçiyor”

    Terör konusunun konuşulduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım, “İnsanlığın başının belasıdır. Bugün terörden çekmeyen, terörden bedel ödemeyen ülke yok. Gün geçmiyor ki Avrupa’nın bir şehrinde, dünyanın bir yerinde terör olayı olmasın. Terör olayına bakarken farklı standartları bırakıp terörün insanlığın ortak tehdidi olduğu gerçeği ile hareket etmek mecburiyetindeyiz. Özellikle Suriye ve Irak’ta yaşananlar Türkiye’nin terör konusunda karşı karşıya kaldığı riskleri dikkate alırsak, Avrupa’nın güvenliğinin Türkiye ve Yunanistan’dan geçtiğiniz söylememiz yanlış olmaz. Türkiye ve Yunanistan Avrupa’ya bölgeden yayılan teröre karşı önemli bir görev infak ediyorlar. AB’nin bu gerçeği daha iyi görmesi ve bundan sonraki ilişkilerimizi de ele almasının gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    “İhlaller karşılıklı oluyor”

    Ege’de ihlaller yaşandığını da hatırlatan Yıldırım, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

    “Tek taraflı olmuyor. İhlaller karşılıklı oluyor. Amacımız ihlalleri asgari düzeye indirmek ve buradaki olayı tırmandırmamak. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakların kullanılması ile ilgili de bunlar insanlığın ortak mirasıdır. Buradaki kaynaklar kullanılırken, Kıbrıs adasının kuzeyin, güneyin korunarak burada çalışmaların yapılmasının önemi üzerinde durduk.”

    “Çözümün adil olması lazım”

    “Kıbrıs konusu Türkiye için de Yunanistan için de çözülmesi gereken bir mesele olduğunu biliyoruz” diyen Başbakan Yıldırım, “Olumlu düşüncedeler içince olduğumuzu ifade etmek isterim. Çözümün adil olması lazım, adil yönetişimi sağlaması lazım. Adada yaşayan Türk toplumu, Rum toplumunun güvenliğini gelecekteki güvenliğini de teminat altına alacak bir çözümü getirmesi lazım. AB, Türkiye ilişkileri bakımından birleşmiş Kıbrıs ilişkileri bakımından da çözümün gereken garantileri temin etmesi gerekiyor” dedi.

    Basın açıklamasının ardından soruları yanıtlayan Yıldırım, Rusya ile yapılacak Türk Akımı projesinin de balkanlar başta olmak üzere Avrupa ülkelerine enerji güvenliği sağlamak üzere açık olacağını kaydetti. Başbakan Yıldırım, “İster Bulgaristan, ister Yunanistan üzerinden bu hattın uzaması söz konusu olacak. Gerek Ege’de gerek Akdeniz’de kaynakların kullanılması konusunda karşılıklı işbirliği, kazan kazan esasına göre çalışmaları destekliyoruz” dedi.

    “Ömür biter yol bitmez” diyen Yıldırım, “Her zaman gitmek isterseniz gidecek yol mutlaka bulunur. Biz de bu meselenin çözümünü istiyoruz ama unutulmasın ki bu mesele BM’nin meselesi değil. Bu mesele Kıbrıs Rum ve Türk toplumunun meselesidir. BM bunun çözümü için katkı sağlamaktadır. Bu katkı için teşekkür ediyoruz. Ama neticede çözüm her iki toplumu tatmin edecek, adili kalıcı bir çözüm olarak ortaya çıkması lazım. Geçmişteki, anlaşmalardan kaynaklanan garantör konumumuzla Yunanistan ve Türkiye her iki ülkenin Başbakanları olarak çözüme ulaşma konusunda gereken her türlü olumlu katkıyı yapmaya karar verdik. Bu yönde de çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

  • Hakkari’nin asırlık sorunları çözülüyor

    HAKKARİ (İHA) – Hakkari Belediyesi; şehrin içme suyu, kanalizasyon, yağmursuyu ve drenaj hattı gibi başlıca altyapı sorunlarını çözüme kavuşturmak için hayata geçirdiği 2017 Hakkari Dönüşüm Programını tamamının ardından şehrin asırlık sorunu olan yolları asfaltlamak için gün sayıyor.

    Altyapı hizmetlerini tamamlama aşamasına getiren Hakkari Belediyesi, şehrin asırlık çilesi haline gelen tozlu ve çamurlu yolları birinci sınıf asfaltla çözüme kavuşturmak için ilk etapta yol zemin etüdü, reglaj ve dolgu çalışması yapacak. Bu çalışmalar ile programlı olarak yolları asfalta hazır hale getirecek olan belediye, Ramazan Bayramı sonrası asfalta hazır olan yollara asfalt dökmeye başlayacak.

    Hakkari Belediyesinin programında ilk asfaltın döküleceği Sümbül Mahallesi şehir girişinde Hakkari-Van bulvar yolunun asfalta hazır hale getirilmesi için reglaj ve dolgu çalışmaları başladı. Şehir girişi üzerinden başlayan yol çalışmaları, şehir merkezinden devam ederek mahalle yolları dahil olmak üzere şehir genelinin tamamında yapılacak.

    Başlatılan yol çalışmalarını yerinde denetleyen Hakkari Belediye Başkan Vekili Cüneyt Epcim, burada teknik personellerden bilgi alıp, incelemelerde bulundu. Burada bir açıklamada bulunan Başkan Vekili Epcim, “Hakkari’de yaşanan asırlık sorunları çözüme kavuşturmak için çalışıyoruz. Zor bir coğrafyada altyapı ve üstyapı hizmetlerini inşa etmek kolay bir iş değil. Yıllarıdır susuzlukla, tozla, çamurla, çukurla yaşamaya alışmış bir şehri yeniden ihya ediyoruz. Tabi bunu yaparken ister istemez vatandaşlarımıza geçici rahatsızlıklar verebiliyoruz. Ama geçici rahatsızlıklar olmadan kalıcı hizmetler de olmaz. Burada yol çalışmalarımıza başladık, inşallah bayram öncesi ilk asfaltı yollarımıza dökeceğiz. Yaz mevsimi boyunca da yol çalışmalarımıza devam ederek şehrimizin asırlık yol sorununu çözeceğiz” dedi.

    Belediye; altyapı ve üst yapı hizmetleriyle kenti adeta baştan yenilerken, ayrıca şehir imajını bozan elektrik ve iletişim direklerinin kaldırılıp yeraltı sisteminin kurulmasını için de VEDAŞ İl Müdürlüğü ve Telekom İl Müdürlüğü ile koordineli bir çalışma yürüterek, elektrik ve iletişim hatlarının yeraltı döşeme çalışmalarına da başlandı.

  • RTEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Şimşek sorunları anlattı

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Şimşek, STK temsilcileri ve basın mensupları ile kahvaltılı sohbette bir araya gelerek yaşadıkları sorunları anlattı.

    “Üniversite hastanemiz eğitim öğretim için yeterli değil; kaliteli hizmet veremiyoruz” diyen Şimşek, yapılması planlanan Rize şehir hastanesi projesinin Rize için çözüm olamayacağını söyledi.

    Rize’deki STK temsilcileri ile buluşan Dekan Prof. Dr. Şaban Şimşek, RTEÜ Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nin fiziki imkansızlıklar dolayısıyla kaliteli hizmet verememesinden yakındı. Şimşek “Araştırma Hastanesi fiziksel olarak öğrencilerin eğitimine uygun değil, daracık koridorlar ve birbirine açılan kapılar ardında eğitim yapılamaz. Burası 2005 yılında 2. basamak 300 yataklı Devlet Hastanesi diye yapılmış, eğitim öğretim için yapılmamış. 2008’de yalnız tabelası değişerek Eğitim Araştırma Hastanesi’ne dönüşmüş. 2011’de Üniversite Hastanesi olmuş. Dolayısıyla hakiki bir 3. basamak hastanesi değil. 8 bin metrekare arazi üzerinde 15 bin metrekare kapalı alan. Dışarıdan görünüşü muhteşem ama iç mimarisi işlevsel değil” diye konuştu.

    Daha önce Milli Eğitim Bakanlığı’nda YÖK’ten sorumlu Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Şimşek “Personel dağıtımında mevzuat değişikliği yapmak şart. Burada konu yalnız Rize değil Türkiye’nin sorunudur. Personel dağıtım cetvelinde (PDC) fakülte kadrosundaki öğretim üyeleri Rize’de (Hastanemiz Sağlık Bakanlığı’na bağlı olduğu için) PDC deki İl genel doktor sayısına dahil edilirken, Trabzon’da Üniversite Hastanesi (Sağlık Bakanlığı’ndan ayrı olduğu için) dahil edilmemektedir. Üniversite akademisyen kadrolardaki sayısal sıkıntı, kuruluşta eş durumundaki yeni kurulan üniversitelere bin 500 kadro verilirken, Rize Üniversitesi’ne bin 320 kadro verilmiştir. Klasik büyük şehir cazibesi ve Rize’nin taşra sayılması, asistan sayısı yetersizliği, hemşire, teknisyen, sekreter eksikliğinden ötürü hazırda bulunan yoğun bakım üniteleri burada açılamıyor. Bazı pahalı cihazlar optimum çalıştırılamıyor. Sekreter eksikliğinden rapor yazılamıyor ve günler sonra hastanın eline geçebiliyor” dedi.

    “Sağlık Bakanlığı’nın projesi olarak Rize’ye yapılmak istenen Şehir Hastanesi çözüm değildir” diyen Şimşek “STK olarak kamuoyunun sesi olunuz. Üniversite hastanemize yeni yer olarak ÇAYKUR Paketleme Fabrikası’nın yeri yeterli. Burasının Tıp Fakültemize devri için sizlerin kamuoyu desteğine ihtiyacımız var. Paketleme Fabrikası 6 ay sonra İyidere’de yeni yapılan yere taşınacak ve burası boşaltılacak. Bu arazinin fakültemize devri yapılırsa buraya mükemmel bir Eğitim Araştırma binası ortaya çıkacak. Proje çalışmalarımızı hazırlıyoruz. Sizlerin desteği Ankara’ya kadar ulaşarak daha kaliteli ve büyüyen bir Tıp Fakültesi Hastanemize kavuşmak için desteğinize ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

    STK temsilcileri daha sonra söz alarak her desteği sağlayacaklarını ve üniversitenin gelişimi konusunda gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gerekse Başbakan Binali Yıldırm’a gerekli bilgi ve dosyaları ulaştırmak için gerekirse toplu olarak Ankara’ya gitmeye ve ortak bir deklarasyon yayınlamaya söz verdiler.

  • Bakan Özlü: “Biz sorunları çözen partiyiz”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “AK Parti olarak biz sorunları çözün partiyiz. Biz sorunları torunlara bırakan parti değiliz” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde ilçe teşkilatı ve belediye tarafından düzenlenen programa katıldı. Bakan Özlü, programda muhalefete yüklenerek çalışmadıklarını söyledi. Bakan Özlü hayırcı zihniyete karşı olduklarını belirterek, “Biz sorunları çözen partiyiz. Biz sorunları torunlara bırakmayız. Onlar herkesi kendi gibi sanıyorlar. Böyle bir şey yok biz çalışıyoruz. Her zaman söylüyorum Türkiye’de muhalefet yönetimi maalesef çalışmıyor. Her şeye hayır diyorlar. Biz bir anayasa taslağı yaptık değişim istiyoruz normalde sizde teklifinizi getirin ikisini birden oylayalım ama yok. Keşke şu olsaydı CHP’nin bir teklifi var AK Parti’nin bir teklifi var iki anayasa taslağı beraber oylayalım. Aziz milletimiz ne derse o olurdu. Mesela burada da yoklar. Çözüm yok, teklif yok, öneri yok, ama her şeye hayır. Biz hayırcı zihniyete karşıyız arkadaşlar” dedi.

    “4 milyar 200 milyon liralık kredi dağıldı”

    Bakan Özlü, KOSGEB aracılığı ile dağıtılan kredi miktarlarını açıkladı. Bakan Özlü, “Hükümetimiz küçük işletmelerin desteklenmesi maksadıyla bir proje geliştirdi. Bu projede yaklaşım 11 milyar liralık kredi hacmi oluşturduk. Türkiye’de bu akşam itibariyle toplam 167 bin 338 KOBİ’ye kredi verdik. Verdiğimiz bu kredinin bedeli 4 milyar 200 milyon liradır yaklaşık. KOBİ’lerimiz kredi ile buluşup ihtiyaçlarına kullanacak. 69 bin 221 KOBİ’nin işleri tamamlandı parası hazır bunlarda parasını alacak. 20 bin 711 KOBİ’nin işlemleri devam ediyor. Yani 460 bin 167 KOBİ’ye 11 milyar liralık kredi buluşturacağız” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından ilçe heyeti tarafından Bakan Özlü’yü tablo hediye edildi.