Etiket: Sorumluluğumuz

  • Machin: “Yarın maçı kazanmaktan başka bir sorumluluğumuz yok”

    Sevilla Teknik Direktörü Pablo Machin, UEFA Avrupa Ligi’nde Akhisarspor ile oynayacakları maç öncesi yaptığı açıklamada, “Yarınki maç daha kolay olacak diye bir şey yok. Yarın için bizim daha favori olduğumuz düşünülüyor ama önemli olan bunu göstermek” dedi.

    UEFA Avrupa Ligi J Grubu 4’üncü maçında yarın saat 20.55’te Spor Toto Akhisar Stadyumu’nda Akhisarspor’un konuğu olacak olan İspanya ekibi Sevilla’da Teknik Direktör Pablo Machin ve Sergio Escudero maç öncesinde basın toplantısı düzenledi. Yarınki maçın zorluk derecesiyle ilgili olarak gelen soruyu yanıtlayan Machin, “Açıkçası bizim için iki maçtaki zorluk derecesi aynı. Yarınki maç daha kolay olacak diye bir şey yok. Yarın için bizim daha favori olduğumuz düşünülüyor ama önemli olan bunu göstermek. Futbolda zaman çok önemli. Anlık değişimler çok önemli. Bazen hiç ummadığınız şeyler olabiliyor ve birden maçı kaybedebiliyorsunuz. O yüzden bizim yarın çok dikkatli olmamız gerekiyor. Oyuncularımdaki hırsı ve hedefi görüyorum. Yarın bu maçı kazanmaktan başka bir sorumluluğumuz yok” dedi.

    “Yarınki maçta iki oyuncumuz oynayamayacak”

    Son oynadıkları maçtan iki forvet oyuncusunun sakatlandığını ve yarınki maçta forma giyememelerini nasıl değerlendirdiğiyle ilgili soruya cevap veren Machin, “Evet yarınki maçta iki oyuncumuz oynayamayacak. Onların yerine iki farklı oyuncumuz yer alacak. Daha önce o pozisyonda oynamamış oyuncular oynayacak. Futbolculardan ben her zaman fedakarlık beklerim. Bazen istemedikleri pozisyonda da oynayabilirler. Yarın da böyle bir durum olacak” diye konuştu.

    Yaz döneminde transfer düşünüp düşünmediğiyle ilgili soruya da yanıt veren Machin, “Bu soru yönetim ve başkana sorulması gerekiyor. Tabii ki ben yeni isimler istiyorum. Kadroyu genişletmek adına. Takıma katkı sağlayacak oyuncuları mutlaka takımda görmek isterim. Bunu konuşmak için şu an erken” dedi.

    Akhisarspor’un gruptaki konumu ve eksikleri hakkındaki bir soruyu yanıtlayan Machin, “Akhisarspor’un önceki maçlarında şanssızlık yaşadığını gördüm, takip ettim. Açıkçası şartlarımızın çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Bizde de çok sakatlıklar var. Bizim iki golcümüz yarınki maçta olmayacak. Defansta da eksiklerim var. Akhisaspor’un da böyle bir sorunu olduğunu biliyorum. Bunlara takılmamak lazım. Her takımın farklı kapasitesi var. Akhisarspor da burada taraftarının önünde kayıplarını düzeltmek için daha fazla çaba gösterecektir, daha fazla pozisyona girebilir. Bunlar futbolda olur. Mesela erken gelen bir gol ya da bir oyuncunun oyundan atılması bütün oyunu etkileyebilir. Böyle şeylerin olabileceğini düşünüyorum. Umarım bizde, siz de iyi oynarsınız hak eden kazanır” ifadelerini kullandı.

    “Bizim için hiçbir şey mazeret olamaz”

    Yarın Ahkisarspor taraftarın baskısının kendileri üzerinde bir etkisinin olup olmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Machin, “Bu bizim açımızdan mazeret olamaz. Bizim için hiçbir şey mazeret olamaz. Maçın ilk dakikalarında taraftar baskısı ne kadar önemliyse, son dakikaya kadar bundan etkilenmemek de çok önemli. Oyunda bir üstünlüğümüz varsa, maç boyunca onu kaybetmemek, korumak da çok önemli olacak. Maçı soğukkanlılıkla sürdürmek çok önemli. Dış etkenlerden çok etkilenmemek gerekiyor. Bunlar futbolda olmaması gereken bahaneler. Karşı tarafında taraftarının bizi oyun olarak etkileyeceğini düşünmüyorum” diye konuştu.

    Escudero: “Bence eşitliğin olacağı bir maç olacak”

    Yarınki maçın ilk maçtan daha farklı olacağını ifade eden Sevillalı savunma oyuncusu Sergio Escudero, “İlk maçta çok kolay 2 gol gelmişti. Bunlar işimizi kolaylaştırmıştı. Şu an deplasmandayız. Çok daha farklı bir ambiyansla karşı karşıya olacağız. O yüzden bence eşitliğin olacağı bir maç olacak. O yüzden ilk maçtan çok farklı bir maç olacağı düşüncesindeyiz. Biz yarın için sadece 3 puana odaklanmış durumdayız. Bu maçı kazandıktan sonra grup aşamalarına geçip orada da elimizden geleni yapmak istiyoruz“ dedi.

    Sakatlıktan yeni çıkmasının oyununu nasıl etkileyeceği ve sahadaki pozisyonu ile ilgili soruyu yanıtlayan Escudero, “Gereğinden uzun bir sakatlıktı ama işte yarın kendimi göstermek için bir fırsat bunu göstermek için buradayım. Benim için hocamızın bana uygun gördüğü pozisyon önemli. O ne derse ben elimden geleni yapmaya çalışırım. Pozisyonuma ben değil, hocam karar verir” şeklinde konuştu.

    Basın toplantısının ardından Sevilla takımı karşılaşmanın oynanacağı Spor Toto Akhisar Stadyumu’nda son antrenmanını gerçekleştirdi. Antrenmanın ilk 15 dakikası basın mensuplarına açık tutuldu. Teknik direktör Pablo Machin yönetimindeki antrenman, ısınma hareketleri ve düz koşuyla başladı. Pas çalışmasıyla devam eden antrenmanın basına kapalı bölümünde Akhisarspor maçının taktik çalışmasının yapıldığı bildirildi. Sevilla’da sakatlıkları bulunan Gabriel Mercado, Simon Kjaer, Maxime Gonalons, Andre Silva ve Wissam Ben Yedder’in Akhisar’a getirilmediği öğrenildi.

  • Arslan: “Emekçiye ve emeğe karşı sorumluluğumuz var”

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 4 Ağustos 2018 tarihinde HAK-İŞ Konfederasyonuna bağlı Hizmet-İş Sendikası Balıkesir Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

    Genel kurulda HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra Hizmet-İş Sendikası Kurucu ve Onursal Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Hizmet-İş Sendikası Yönetim Kurulu üyeleri, HAK-İŞ İl Başkanları, delegeler ve basın mensupları yer aldı.

    “Balıkesir Türkiye için tarihsel öneme sahiptir”

    Genel kurulda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Balıkesir mücadelemizin yaklaşık 15 yıllık bir geçmişi var. Başta Bursa şubemiz olmak üzere diğer yakın illerdeki arkadaşlarımızın katkı ve destekleriyle belli aşamaları tamamlayarak bugün şubemizin 1. olağan genel kurulunu gerçekleştiriyoruz. Balıkesir ilimiz, Türkiye Cumhuriyeti için tarihsel yürüyüşümüzde önemli bir yere sahiptir. Bölgemizde dışarıdan destek almadan, kurtuluş mücadelesini başaran ve düşman işgaline son veren tek yegane şehirdir. Balıkesir’de olmak ve Balıkesir’de bu kongreyi gerçekleştirmek bizim için büyük bir şeref ve onurdur. Hizmet-İş Sendikamız Balıkesir Şubesi 1. Olağan Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

    “Seyit Onbaşı’yı unutamayız”

    5 bine yakın üye ile Balıkesir’in büyük bir başarıya imza attığını belirten Arslan, “Balıkesir’de bugün bir ilki gerçekleştiriyoruz. Allah’a şükürler olsun o güzelliği gerçekleştirmek bize düştü. Seyit Onbaşı anısına Balıkesir Havran’da bulunun bir okulumuzu Hizmet-İş sendikamız olarak yapma görevini üzerimize aldık. 270 kilogram mermiyi ‘Ya Allah’ diyerek havaya kaldıran o büyük insana bu görevimizi yerine getireceğiz. Bu sorumluluğu isteyerek ve severek aldık, inşallah bunu da en güzel şekilde başaracağız” diye konuştu.

    15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve darbe girişimini bütün toplantılarda altını çizerek bir kez daha lanetlediklerini anlatan Arslan, “Aldığımız bir karar gereği, tüm toplantılarımızda ’15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız’ diyoruz. 15 Temmuz’un ülkemiz için ne anlama geldiğini bugün daha iyi anlıyoruz. Darbe girişiminde ve işgal girişiminde başarılı olamayan emperyalist güçlerin bugün Türkiye için başka hesaplar yaptığını görüyoruz. Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

    “Yeni yaptırımlar bizleri yıldıramaz”

    ABD’nin Türkiye’ye yönelik aldığı yaptırım kararına değinen Arslan, “İki bakanımızın neden ABD tarafından hedef alındığını düşünmemiz gerekiyor. Adalet ve İçişleri Bakanlığımız ABD’nin hedefi olmuştur. Bir papaz bahanesiyle bunların olması düşündürücüdür. ABD ile yaşanan vize gerginliğinde de bu papaz yine tutuklu ve cezaevindeydi. Bugün papazın bütün ilişkileri ortaya çıkınca telaşa düştüler. Bu papazın Sur’da ne işi vardı? PKK, FETÖ ve İsrail bağlantıları bir papazın görevi midir? Masum bir papazdan bahsetmiyoruz. Dış güçlerle bağlantılı bir papazdan bahsediyoruz. Bu tezgahların arkasında neler olduğunu hatırlamamız lazım. 15 Temmuz bunlar için önemli. 15 Temmuz’da canını-kanını feda etmiş bir kuruluş olarak bunları unutmayacağız. Devletimize desteğimiz ve katkımız devam edecektir” açıklamalarında bulundu.

    “Emekçiye ve emeğe karşı sorumluluğumuz var”

    Emekçiye ve emeğe karşı sorumluluklarının farkında olan bir kuruluş olarak mücadeleye devam ettiklerini ve sendikalaşmanın önünde yaşanan zorlukların teker teker aşılacağı müjdesini veren Arslan, “Bütün bakanlıklarda sendikalaşmanın önündeki engelleri bir bir aştık. Bütün baskıları kırmak için aylarca mücadele verdik. İşçilerimiz o yüzden bizlere güvendi. ‘Asıl iş, yardımcı iş’ ayrımı yapmadan bütün çalışanlarımızı kucakladık. Biz bütün işçiler kadro alacak diye mücadele verdik. Allah’a çok şükür bunu başardık” dedi.

    “Merdivenler basamak basamak çıkılır”

    Kadro alamayan işçiler için büyük bir mücadele başlatıldığı söyleyen Arslan, “Biz 1 milyona yakın işçimizi kamunun işçisi yaptık. Her şey bitti mi? Hayır. Taşeron sistem yok edilsin derken önce kadro istemiştik. Arkası geldi ve kadroyu aldık. Şunu unutmayalım. Merdivenler basamak basamak çıkılır. Bir geçiş dönemi var. Kadro olayını sakın küçümsemeyin. Eğer siz sendikanıza sahip çıkmazsanız, elinizdeki imkanlardan olursunuz. O yüzden verilen bu mücadeleyi asla unutmayın. Biz bu mücadelede kimseyi ayırmadık, ayrım yapmadık. O yüzden arkamızda binlerce arkadaşımız var” ifadelerini kullandı.

    “Bütün mazlumlara borcumuz var”

    Türkiye’nin en büyük sendikası olarak hala yapılması gereken işlerinin olduğunu söyleyen Arslan, “14 milyona yakın kayıtlı işçimizin 1 milyon 800 bini sendikalara kayıtlı. Diğer işçilerimiz bizleri bekliyor. Ülkemizdeki bütün mazlumlar bizden alacaklıdır. Bütün mazlumlara bizim borcumuz var. Üye sayımız 650 bin ama bununla yetinemeyiz, üye sayımızı 6,5 milyonlara yükseltmeliyiz. İş yerlerinde sendikasız olarak bütün arkadaşlarımızı HAK-İŞ’e bağlı sendikalarımıza üye olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    100 Günlük Eylem Planı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “100 Günlük Eylem Planı”na değinen Arslan, planlanan hedeflerin Türkiye ve yeryüzündeki tüm mazlumlar için hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Kudüs ve Filistin’i unutmayalım. Yurt dışına çıkmak isteyen arkadaşlarımızı Kudüs’e davet ediyoruz. Siyonist İsrail Devleti barışı istemiyor. Filistinli kardeşlerimiz kendi topraklarından kovuluyorlar. Umreye ve yurt dışına giden arkadaşlarımızın bir kez de olsa Mescid-i Aksa’ya gitmesini istiyoruz” dedi.

  • Usta, “Trabzonspor Markasına Karşı Büyük Bir Sorumluluğumuz Var”

    Trabzonspor Başkan adayı Muharrem Usta, Trabzonspor markasına karşı büyük bir sorumluluklarının bulunduğunu söyledi.

    Trabzonspor’da 5-6 Aralık tarihleri arasında yapılacak olan olağan genel kurulda başkan adayı olan Muharrem Usta, basın mensuplarıyla fikir alış-verişinde bulunmak için bir araya geldi.

    Sürecin çok zor bir süreç olduğunu belirten Usta, “Bu süreç herkes için çok zor ve zorlu süreç. Trabzonspor’un içinde bulunduğu duruma baktığınızda gerçekten büyük bir gayretle çok uzun süreli bir çalışmaya ihtiyacımız var. Derinleşen sorunları çözebilmek adına belki hiçbir günü boşa harcamadan her gün üzerine koyarak, hem restorasyon yapmamız lazım, hem var olan sorunları toparlamamız lazım ve hem de iddiasız olmaması gereken Trabzonspor’un önüne mutlak manada koşacağı hedefleri koyarak bu zorluklarla birlikte bizim o hedeflere doğru yol alabiliyor olmamız lazım” dedi.

    “NEDEN 50. YILINDA ŞAMPİYONLUK SLOGANI?”

    Trabzonspor’un 50’nci kuruluş yıldönümünün yaklaştığını hatırlatan Usta, “Kulüplerin tarihlerinde 25. yılları vardır. İnsan ömürleri de böyledir. 75. yıl çok söylenmez. Genelde yarım asır ve yüz yıl tabiri kullanılır. O nedenle bizim 1 asırlık kulüp olmamıza daha çok yıllar var ama yarım asırlık bir kulüp olmuş durumdayız ve bunun miladı da 2017. Doğası gereği 2017’de iki tane sezonumuz var. Hem 2016-2017 var hem 2017-2018 var. Önümüzdeki bu sene dışında iki sezon bütün sıkıntılarımıza rağmen es geçemeyeceğimiz çok önemli iki sezon olacak. ’Bunca sıkıntı varken 50. yılın ne önemi olabilir ki?’ diye düşünülebilir ama böyle düşünmememiz lazım. Yarım asırlık bir kulüp ve içerisine her türlü başarıyı sindire sindire sığdırmış olan, her tarafta kabul edilen, büyük kulüp unvanını alan Trabzonspor’un 50. yılını kendine yaraşır, yakışır bir şekilde olağanüstü görkemli ve hedefine kilitlenmiş, başarıya mutlak manada camiasıyla birlikte kenetlenmiş şekilde geçilmesi şart. Bunu gerçekten başarmamız lazım. O nedenle biz yola çıkarken temel sloganımız, ’50. yılda şampiyonluğa’ tabiri ile olmuş oldu. ’50. yılda şampiyonluğa’ ifadesi bazıları tarafından belki, ’Ekonomik olarak bu kadar sıkıntı varken, kulüpte bunca sıkıntı varken nereden çıktı bu’ tarzında düşünülebilir ama biz asla böyle düşünenlerden değiliz. Her kulübün çeşitli dönemlerinde çok çeşitli zorlukları olabilir, zor süreçlerden geçiyor olabilirler. Biz şunu başarabiliriz. Bir önceki seçim döneminde de 2010-11 sezonuyla ilgili gönülden inandığımız şampiyonluğumuzla ilgili vermiş olduğumuz mücadele bir tarafta devam ederken, bir tarafta kendimizi kemirmeden yine şampiyonluğa oynayamaz mıyız, yani ’İki elde, iki koltukta, iki karpuzu neden taşımıyoruz?’ demiştim. Benim en çok üzerinde durduğum konu buydu ama o günün şartlarında muhtemelen bunu ya anlatamamakta zorlandık yada çeşitli nedenlerle bu anlaşılamadı. Ben böyle bir kanaatteyim” diye konuştu.

    “TRABZONSPOR’UN DEVASA SORUNLARI VAR”

    Usta, Trabzonspor’un benzer bir süreç yaşadığına vurgu yaparak konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bir tarafta kulübümüzle ilgili devasa sorunlar, bir tarafta hedefi olmayan bir Trabzonspor’un yaşanmasına inanan ve bunu unutmaması gereken bir camia var. Yani Trabzonspor camiası taraftarı gerçekçi iddialarla bunu başarmaktan uzak duramaz ve durmamalı. Elimizde iki karpuz olmalı, bir tarafında bu büyük camianın, kulübün her türlü ayağa kalkarak o başarıya gitmesi lazım, bir tarafta da yaşamakta olduğumuz sıkıntıların çözümleri konusunda kararlı bir şekilde restorasyon faaliyetleri yürütmesi lazım. Bunlardan ne biri ne öteki birisinden bizim nezdimizde daha önemli değildir”

    “HEM EKONOMİDEN HEMDE SPORTİF BAŞARIDAN VAZGEÇEMEYECEK DURUMDAYIZ”

    Usta, önemli bir şirkete, ’Trabzonspor’un en önemli sorunları nelerdir’ şeklinde bir anket yaptırdıklarını ifade ederek, “Gerçekten de çok merak ettim. Trabzonspor taraftarımız, bizler, kulübümüz daha çok ekonomik sorunlarının düzeltilmesi tarafında mıyız, yoksa ekonomi ne olursa olsun, ’Hayır biz sportif başarı mı istiyoruz’ tarafındayız. Yani camia bununla ilgili ne düşünüyor diye sorduk. Emin olun, anketteki sayı arttıkça 48-52 aralığında gitti geldi. Bu anket yaklaşık 15 gündür devam ediyor. Çok geniş katılımlı büyük bir anket. Sadece Trabzon değil Trabzonspor taraftarının olduğu her tarafta yapılıyor. İki-üç gün arayla bir taraf 49, bir taraf 48 oldu, dün itibariyle tam 50-50’ye oturdu. Ben bunu çok ilginç buluyorum. İkisinden de vazgeçilemeyecek durumla karşı karşıyayız. ‘Sportif başarı için artık ara veriyoruz, yani bir, iki üç sene, nasıl olsa bunca yıllar sportif başarı ile ilgili uzun süreçlerimiz geçti, bir beş sene daha geçsin şu kulübü düzeltelim, ekonomisini düzeltelim, kurumsallaşmayı sağlayalım mı çıkacaktı yoksa hayır biz sportif başarı deriz gerisini de istemeyiz mi?’ Ben bu son iki sene içerisinde taraftarımızın bizlerin bu konuda yaşaya yaşaya, hazmede hazmede şu noktaya geldiğini görüyor ve buna şahsen çok seviniyorum. Her ikisini de eşit düzeyde isteyen bir camiayız. Şimdi ‘Nereden çıktı ki bu 50. yılda şampiyonluğa’ söylemi, gelecekse ki gelebilir, benim cevabım bu; Trabzonspor taraftarı istiyor, ben gönülden zaten buna inanıyordum. Bizim iki karpuzu iki koltuğumuzda düşürmeden taşıyabilecek bir organizasyonu yapmamız gerektiğini ve bunu mutlaka başarmamız gerektiğine inanarak aslında bir ekiple yola çıkmaya tekrar karar verdik. Bu anket bizi doğruladı. Ne 49’a 51, ne 51’e 49. Bu gerçekten ilginç bir durum. O nedenle ana misyonumuz; hep birlikte hedefsiz olmayan ama mutlaka hedefine ulaşabilen bir kulüp. İçerisini A’dan Z’ye yapılandıran, kalkındıran bir kulüp olabilmek” diye konuştu.

    “LİSTEMİZDEKİ BAZI İSİMLERİ ÇARŞAMBA GÜNÜ AÇIKLAYACAĞIZ”

    Trabzonspor başkan adayı Muharrem Usta, önümüzdeki hafta Çarşamba günü düzenleyecekleri toplantıyla yönetim kurulu listelerini de büyük oranda açıklayacaklarını ifade etti. Usta, “Listemizde yer alacak arkadaşlarımızın önemli bir kısmıyla karşınızda yer almış olacağız. Listeyle ilgili ince eleyip sık dokumaya çalışıyoruz. Acaba ismini unuttuğumuz yada aklımıza gelmeyen birileri var mı, yada sizler ben Trabzonspor’a bir yönetim kurulu yapsaydım kimleri düşünürdüm, burada kimler olmalıydı’ diye bir çok arkadaşımızla görüş alışverişinde bulunuyoruz. Emin olabilirsiniz ki biz bu yolculukta hiçbir şekilde bu tabirlerin, bu kelimelerin karşılığında ’Muharrem bey ve ekibi bu yanlışları yaptı’ gibi bir durumda bizi görmeyeceksiniz. Bizim amacımız; listemizi şekillendirirken Trabzonspor camiasına nasıl bir liste lazım, bunu olabileceğinin en iyisine nasıl getirebilirizin çalışmasını yapmak. Halen her ne kadar sağda solda isimler duyuluyor olsa da şu dakika itibariyle benim ağzımdan çıkmış olan bir tek kişi yok. Kafamızda kağıt üzerinde elbette yazıp çizdiklerimiz var. Basına ara ara yansıyan bazı isimler var ki hiç aklımızın ucundan dahi geçmedi” şeklinde konuştu.

    “İYİ BİR KADRO KURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    İyi bir kadro kurmaya çalıştıklarının altını da çizen Usta konuşmasını şöyle devam etti:

    “Kazanan ekip biz olacaksak seçimden sonra birinci günden itibaren görev dağılımı yaptığımızda kulübün ekonomik tarafını derleyip, toparlayacak ve Trabzonspor’un yıllardır yerinde sayan gelirini çok ciddi oranda değiştirecek bir ekibe ihtiyacımız var. Yine kulübümüzün en büyük ihtiyaçlarından birisi kurumsallaşma. Layıkıyla yapılmak zorundadır, itibardır, bir geleneği ortaya çıkarır ve geçmişe değer verir. Bütün değerleri kulübün bünyesine toparlar. Attığı her adımı o değerlerin üzerine değer katmak üzere devam eder. İçeriye mümkün olduğu kadar en üst sayıda, en kaliteli insanların yerleştiği bir kulüp dizaynına çalışılır. İçerideki kadro değer ürettiği, kattığı yarınlara güvenle bakacağız. Taraftarına teminat verebilecek iyi bir yapının ortaya çıkmasını sağlar. Özetle; bir taraftan seçimden sonra bir ekip finansal tarafla ilgili olması gerekenleri yaparken, bir taraftan bir başka ekip de kurumsallaşma içine kafayı takabilmeli ve o işte beceri sahibi olmalı. Üçüncü tarafta ise sportif tarafta olması gerekenler. Sportif tarafı masaya yatıracak olsak çok ama çok uzun konuşuruz. İşte biz yönetimi böyle şekillendirmeye çalışıyoruz” dedi.

    “BEN OLSAYDIM NE YAPARDIM”

    Toplantının temel amacının ise basın mensuplarının nasıl bir yönetim düşündüğü konusunda görüş alışverişinde bulunmak olduğunu dile getiren Usta, “Trabzonspor’un dertlerini her gün doyasıya yaşayan sizler açısından, öncelik sırası ve yapılmaması gereken hatalar nelerdir? Bir yönetim yok mudur ki şunları dinlese, öncelik sıralamasını şu 4-5 maddeyi koysa da, bunlar üzerinden kamuoyuna kendilerini deklare ederken şu 4 maddeyi de gerçekten özümsemiş bir şekilde kamuoyuyla paylaşabilse. ’Ben olsaydım ne yapardım’ sorusunun aslında cevabını aramaya çalışıyoruz Trabzonspor’un daha iyi günlere ulaşması için. Ben başkan adayı olsaydım önce şunu yapardım, önce şudur yada yönetimler ağırlıklı şu hataları yapıyorlar, artık bu hataları yapmamalılar. Emin olabilirsiniz ki bizim bugün tek derdimiz buradan elimizdeki bir ajandayla çıkmaktır. Bütün şeffaflığı ve açıklığı ile bu konsensüsü sağlamadan sadece buradakilerle değil, biz camiamızla ana sorunlarımız konusunda ve yapılması gerekenler konusunda önceliklerimizi belirlediğimiz sürece günlük yaşamaya başlıyoruz. Bunun sonucunda da bu sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz” diye konuştu.

    “TRABZONSPOR MARKASINA KARŞI BÜYÜK BİR SORUMLULUĞUMUZ VAR”

    Trabzonspor markasına ve o markaya emek verenlere karşı büyük bir sorumlulukları olduğuna değinen Usta, “Trabzonspor’u Trabzon şehrinin içinden bir an için alalım. O ankette insanlarımızda büyük bir panik olduğunu da gördük. Bu panik, Trabzonspor elimizden aktı gidiyor ve giderse bu şehir sıradan bir şehir olur. Aslında bu bilinmeyen bir şey değil ama damarlarına kadar hissedilmiş bir duruma biz asla şahit olmadık. Bu kulüp asla döndürülemez bir duruma geldi, geliyor algısı taraftarlarımızda çok ciddi bir şekilde oluşmaya başladı. Ya elimizden giderse bu şehir nasıl bir şehir olur? Bu şehir öksüz, sıradan bir şehir olur. Bir daha kolay kolay kendini bulamayacak olağanüstü bir travmayla karşı karşıya kalır. Bütün sorunları en ince ayrıntısına kadar bilmekle birlikte asla ve asla, ’elimizden kayıp gidiyor, eyvah ne olacak’ gibi bir duruma asla girmedim ve kesinlikle böyle bir şeyin olmasına da inanmıyorum ve olmayacak. Yani biz bu kaygılardan kısa bir süre içerisinde taraftarımızın umut ışığı olacak yeni bir yolculuğu mutlak manada başlatmamız lazım. Eğer Trabzonspor hepimizin ortak değeri ise bu şehir ve bu şehrin uzantısı olan milyonlar bu endişeyi taşırken, biz onlara gerçek bir güven verebileceğimize inanıyorum. Benim şahsen böyle bir endişem yok” ifadelerini kullandı.

    Trabzonspor başkan adayı Muharrem Usta, toplantının sonunda ise basın mensuplarıyla birlikte fotoğraf çektirdi.