Etiket: Sorumluluğu

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tren kazasında sorumluluğu bulunanlardan hesap sorulacak” (1)

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Hızlı Trenin Ankara’da yaşadığı kazada hayatını kaybedenlere rahmet, yaralananlara şifa dileyerek, kazayla ilgili adli soruşturmanın devam ettiğini, kazada sorumluluğu bulunanların tamamından yasalar içinde hesap sorulacağını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış ve töreni ve Hazreti Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arus Töreni’ne katılmak üzere Konya’ya geldi. İstanbul’dan uçakla Konya Havalimanı’na gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan Cumhurbaşkanlığı otobüsü ile şehir merkezine geçti. Erdoğan, Mevlana Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış töreninde halka hitap etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81 vilayetin kendilerini çağırdığını, kendilerinin de her fırsatta gittiklerini, yapılan işleri yerinde gördüklerini, eksiklerini tespit ettiklerini belirterek, “Gönülden gönüle kurduğumuz o yolu hep canlı tutuyoruz. Hele hele, Hazreti Mevlana gel diyorsa gitmemek bize yakışmaz. Hazreti Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü nedeniyle Konya’dayız. Eli boş gelmek olmaz. Toplam maliyeti 1 milyar 464 milyon TL olan 99 kalem projenin toplu açılışını da bugün gerçekleştiriyoruz” dedi.

    “Kazada sorumluluğu bulunanların tamamından yasalar içinde hesap sorulacak”

    Yüksek Hızlı Trenin Ankara’da yaşadığı kazada hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı kazada yaralananlara Allah’tan şifa temenni ediyorum. Kazayla ilgili adli soruşturma devam ediyor. Kazada sorumluluğu bulunanların tamamından yasalar içinde hesabının sorulacağından emin olun. Bir daha benzer sıkıntılar yaşanmaması için gereken her türlü tedbirde alınacaktır” diye konuştu.

    “Konya için çalışıyoruz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da devam eden yatırımlardan bahsederek, “Konya için önemini bildiğim hafif raylı sistemin biran önce yapılması için takip edeceğiz. İkinci hattı olan Selçuk Üniversitesi hattı için de kısa sürede sonuçlanmasını bekliyoruz. Önemli olduğunu bildiğim çevre yolu inşaatının ilk etabındaki çalışma aşama aşama devam ediyor. Büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz, bakanlıklarımızla birlikte Konya için çalışıyoruz. Bugün resmi açılışını yapacağımız 99 projeyi teker teker saymaya kalksak akşamı ederiz. Birkaç başlığı dile getirerek bu açılışları gerçekleştirmiş olacağız. Eğitimde, çeşitli ilçelerimizde 36 milyar liralık yatırımla 9 ayrı ilk, orta ve lise binasını hizmete alıyoruz. Sağlıkta, numune hastanesine 610 yatak ilave ederek, eski rakamla 148 trilyonluk yatırımı hizmete sunuyoruz. TOKİ’nin yaptığı Kadınhanı’ndaki ve diğer TOKİ hizmetlerini açıyoruz. Yatırım bedeli 180 trilyon lirayı bulan Konya – Beyşehir Yolu ve 30 trilyonu bulan Karapınar yolunun da açılışını yapacağız. Konya her dönem belediyecilikte ülkemize örnek olmuş bir şehirdir. Büyükşehir Belediyemizin 180 yeni otobüsünü bugün resmen hizmete alıyoruz. Yine Büyükşehir Belediyemiz, yollardan köprülere, kavşaktan yeraltı geçitlere, kanalizasyondan diğer hizmetlere kadar tüm hizmetlerinin açılışını yapıyoruz. Millet Bahçemizin de resmi açılışını yapıyoruz. Tüm bu yatırımlarımızın şehrimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Cinayet sanığı kadına, “Ceza sorumluluğu tam” raporu

    Zonguldak’ta geçen yıl 23 yaşındaki Mustafa Özdemir’i bıçaklayarak öldürdükten sonra polise teslim olarak tutuklanan 22 yaşındaki Deniz S. hakkında Adli Tıp Kurumu’nca “Ceza sorumluluğu tam” raporu verildi. Sanığın avukatı ise raporu kabul etmediklerini belirterek yeniden rapor alınmasını talep etti.

    Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada hayatını kaybeden Mustafa Özdemir’in avukatı ile tutuklu sanık Deniz S.’nin avukatı katıldı. Mahkeme heyeti, duruşmada adli tıp kurumunun tutuklu sanık hakkındaki raporunu okudu. Hazırlanan raporda, sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğu ifadelerine yer verildi. Sanık Deniz S.’nin avukatı ise rapora itiraz ederek raporu kabul etmediklerini savundu. Sanığın avukatı, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan yeniden rapor alınmasını talep etti.

    Cumhuriyet Savcısı ise alınan raporun yeterli görüldüğünü ve yeniden rapor alınmasına yönelik talebin reddini istedi. Mahkeme heyeti, genel kuruldan yeniden rapor alınmasının reddine karar vererek sanığın tutukluluk halinin devam edilmesine karar verdi. Duruşma ise ileri bir tarihe ertelendi.

    15 Ocak 2016 tarihinde Karaelmas Mahallesi’nde meydana gelen olayda, iddialara göre kendisini zorla İstanbul’a götürmek isteyen Mustafa Özdemir’i (23) bıçaklayarak öldüren Deniz S. olaydan sonra polis karakoluna giderek teslim olmuştu. Deniz S. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • MHP’li Akçay: “Yetki varsa bunun siyasi ve hukuki sorumluluğu da olacak”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, yeni sistem ile çift başlılığın ortadan kalkacağını belirterek, “MHP’nin yapmak istediği kurumları, kuralları yerli yerine oturtmaktır. Eğer bunu yapamazsak önümüzdeki zamanlarda 15 Temmuz’dan bin beter belalara hazır olmamız gerekir” dedi.

    16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği referandumu çalışmaları kapsamında Manisa’nın Selendi ve Kula ilçelerini ziyaret eden MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, partilileriyle bir araya geldi. Akçay, Selendi ilçesinde parti teşkilatı ziyaretinin ardından Müftülük Sitesi Konferans Salonu’nda, anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi hakkında partili ve vatandaşlara bilgilendirmede bulundu. Yeni anayasanın ülke için gerekli olduğunu belirten Akçay, “Tartışmayı başkanlık kavramı üzerinden yapmak hatalıdır. ’Cumhurbaşkanı’ demek zaten ’Başkan’ demektir. Dünyada da tektir. Yani sen, cumhursuz başkanlık mı istiyorsun? Biz, cumhursuz başkanlığa geçit vermeyiz. Bizde cumhurbaşkanı unvanı yerli yerindedir” dedi.

    Bu zamana kadar çift başlılığın ülkeye zarar verdiğini belirten Akçay, yeni anayasa ile birlikte bunun ortadan kalkacağını söyledi. Akçay, konuşmasına şöyle devam etti: “Bütün milletimiz müsterih olsun. MHP ne diyorsa o olacaktır. Başbakanın da ifade ettiği gibi ’Devlet Bahçeli’nin lafının üzerine laf olmaz. Ne diyorsa odur.’ MHP’nin ne dediği çok aşikardır. Tek adam rejimine geçit yok, buna imkan vermeyeceğiz. Tek adam rejimi ülkeyi, kurumları çürüten bir yönetim anlayışıdır. Yeni anayasada MHP’nin hassasiyet gösterdiği ilk dört madde ve temel ilkeler yer alacaktır. Yasama, yargı yürütme ve yetkiyi kullanan makam sahiplerinin hukuki ve siyasi sorumluluklarının kalın harflerle altının çizildiği bir anayasa olacaktır. Yetki varsa bunun siyasi ve hukuki sorumluluğu da olacaktır. Türkiye’de şahsi ve keyfi yönetime son vermek ve kurallarla yönetilir hale getirmek zorundayız. Başka da bir çıkış noktamız kalmamıştır. MHP’nin yapmak istediği kurumları kuralları yerli yerine oturtmaktır. Eğer bunu yapamazsak önümüzdeki zamanlarda 15 Temmuz’dan bin beter belalara hazır olmamız gerekir. Onun için yeni nesiller için 16 Nisan’da Türkiye’de sorumluluk sahibi herkes ’evet’ oyu vermelidir”

    “Zihinler bulandırılmaya çalışıldı”

    Selendi ziyaretinin ardından Kula ilçesine geçen MHP’li Erkan Akçay, burada da partisinin ilçe teşkilatıyla buluştu. Partililere yeni anayasa değişikliğini anlatan Akçay, MHP’ye yönelik yapılan eleştirilere yanıt verdi. Referanduma konu anayasa değişikliklerinin, akıl almaz bir biçimde bağlamından kopartılıp, kamuoyuna yanlış ve çarpıtılarak sunulduğunu ifade eden Erkan Akçay, “’Dün başkanlık sistemine karşı olan Milliyetçi Hareket Partisi neden bugün destekliyor?’ diyerek zihinler bulandırılmaya çalışıldı. Milliyetçi Hareket Partisi dün çözüm süreci altında yapılmaya çalışılan başkanlık sistemini de içeren bir anayasa değişikliğine sonuna kadar karşı çıkmıştır. Aynı şeye bugün de karşıdır. Bizim bu konulardaki görüş ve düşüncelerimiz dün ne ise bugün de odur, zerre değişmemiştir. Bir defa, yapılan düzenlemede dünkü karşı çıktığımız anlamda bir başkanlık sistemi yoktur. Bu, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Dün karşı çıktığımız; HDP, PKK ve FETÖ ile hazırlanan anayasa değişikliği tasarısıdır. Dün karşı çıktığımız altı federasyon üstü başkanlık olan sistemdir. Dün karşı çıktığımız, başkanlık adı altında anayasayı Türk ve Türklükten arındırma oyunudur. Herkesin çözümcü olduğu o dönemde Milliyetçi Hareket Partisi bütün bunlara tek başına bir bozkurt edasıyla direnmiştir. Bugün de aynı yerdedir, aynı görüştedir. O yüzden bilmeyen, duymayan kaldıysa bir daha söyleyelim. Bugün desteklediğimiz anayasa değişikliğinin altı da üstü de üniter yapıya dayanan ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir” şeklinde konuştu.

    “Rejim değişikliği yoktur”

    Anayasa değişikliğinin bir rejim değişikliği olmadığını, hükümet sistemi düzenlemesi olduğunu vurgulayan Akçay, konuşmasını şu sözlerle sürdüdü: “Yapılmakta olan anayasa değişikliğinin hiçbir maddesinde ve yerinde rejim değişikliği yoktur. Bilakis, anayasa değişikliği hazırlıkları Milliyetçi Hareket Partisinin hassasiyetleri gözetilerek yapılmıştır. Yapılmakta olan değişiklik hükümet sistemi ile ilgilidir. İlla bir değişiklikten bahsedeceksek, bu, meclis hükümet sisteminden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiştir. Bunu bir ’rejim değişikliği yapılıyor’ şeklinde sunmak, bilgisizlik değilse çarpıtmadır. 24’üncü dönemde tüm partilerin katılımıyla oluşturulmuş Anayasa Değişiklik Komisyonunda kimlerin hangi maddeleri ne şekilde değiştirmek istedikleri ve bu maksatlarla verdikleri teklifler, halen TBMM arşivlerindedir. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisini, cumhuriyetimizin temel niteliklerini ve üniter yapısını güvence altında tutan, anayasamızın ilk dört maddesi ile Türk ve Türklükle ilgili maddeleri konusundaki samimiyetini sorgulama hakkına da, haddine de sahip değildir”

    Toplantı, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • TÜRKONFED 7 ilde KOBİ’lere kurumsal sosyal sorumluluğu anlattı

    TÜRKONFED, ’KOBİ’ler için Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Projesi’ni, Malatya’da yapılan çalıştay ile tamamladı. Kayseri, Kütahya, Trabzon, Kocaeli, Hatay, Denizli ve Malatya’da gerçekleştirilen toplantılarda 500’e yakın KOBİ’ye ulaşan TÜRKONFED’in Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, “KSS’yi bir kurum kültürü haline getiren KOBİ’ler rekabetçilikte bir adım öne çıkıyor” dedi.

    Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), KOBİ’ler için geçtiğimiz yıl başlattığı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Projesi’ni Malatya’da düzenlediği çalıştay ile tamamladı. Avrupa Birliği-Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamındaki sivil toplum diyaloğu programı tarafından finanse edilen, Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği (KSSD) ve Hollanda’dan MVO Nederland işbirliğiyle gerçekleştirilen ’KOBİ’ler için KSS Projesi’ kapsamında Kayseri, Kütahya, Trabzon, Kocaeli, Hatay, Denizli ve Malatya’da çalıştaylar düzenlendi. 500’e yakın KOBİ’ye var olan yardımseverlik duygularının kurumsal bir yapıya dönüştürebilme yolları anlatıldı.

    Kadooğlu: “KSS rekabette avantaj sağlar”

    Bu çalıştaylar ile KOBİ’lere, AB ülkeleri ve Türkiye’deki iyi uygulama örneklerini aktararak, KOBİ’ler nezdinde KSS bilincini artırmayı ve şirketlerin iş modellerini yeniden şekillendirmelerini sağlamayı hedeflediklerini anlatan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, “KSS projelerini sivil toplumla özel sektör arasındaki ilişkiyi güçlendirmesi açısından çok önemsiyoruz. Çünkü KSS, dünya için, insanlık için, çevre için, sürdürülebilir gelecek için önemli bir kalkınma alanıdır. Projemizle Anadolu’daki farkındalığı artırma, KSS’yi bir kurum kültürüne dönüştürme ve bu konularda politikalar geliştirilmesi yönünde önemli bir başarı elde ettik. Şirketlerin sadece kendisini değil içinde bulunduğu toplumu da geliştirmesi gerekiyor. Toplumu etkileyip, doğru şekilde dönüştürecek ve sosyal fayda yaratacak projeler geliştiren şirketler yani KSS’yi bir kurum kültürü haline getiren KOBİ’lerin, rekabetçilikte öne çıkacağına inanıyoruz” dedi.

    Toplantılarda KOBİ’lere KSS bilincini ise KSSD Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dinler, KSSD yönetim kurulu üyeleri Ali Ercan Özgür ve Ceyhun Göcenoğlu ve Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Serkan Yeşilyurt yaptıkları sunum ve eğitimler ile anlattı.

  • Uğur Okulları Sosyal Sorumluluğu Sıralara Taşıdı

    Uğur Okulları ve SosyalBen Akademi’nin hayata geçirdiği Uğurlular Seyirci Değil Gönüllü projesi ile okulda ‘sosyal sorumluluk’ dönemi başladı.

    Akademik başarı odaklı eğitim modeliyle öz güvenleri yüksek, başarılı, ülkesi ve insanlığa faydalı birey yetiştirmeyi misyon edinen Uğur Okulları, teori ve saha çalışmalarından oluşan ders kapsamında erken yaşta öğrencilerine sosyal sorumluluk bilinci aşılamayı hedefliyor. Uğur Okulları’nda okuyan 14-18 yaş arası öğrencileri hedef alan SosyalBen Akademi, Uğur Okulları öğrencilerinin kariyer hedefleri doğrultusunda kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla Sosyal Sorumluluk Dersi ile topluma hizmeti okul sıralarına taşıdı.

    İzmir Swiss Otel’de projelerin basına tanıtılması için düzenlenen toplantıya Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları İzmir Genel Koordinatörü Yücel Yücel, Sosyalben Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ece Çiftçi, SosyalBen Akademi Ege Bölgesi Temsilcisi Sibel Karaduman, Uğur Anadolu Lisesi öğrencisi Niyazi Altuntaş, Söke Uğur Lisesi öğrencisi Didem Tuna ile öğretmenleri katıldı.

    AMERİKA’DAN HONG KONG’A

    SosyalBen Akademi Yönetim Kurulu Başkanı Ece Çiftçi, öğrencilerin akademik eğitimlerin yanında her çocuğun kendini, sosyal kimliğini ve beraberindeki sosyal becerilerini keşfetmesi ve geliştirmesi gerektiğinden hareketle SosyalBen Akademi’yi kurduklarını dile getirerek, “SosyalBen Akademi Şirketi’nin hayata geçmesiyle birlikte Uğur Okullarının Türkiye’deki tüm şubelerindeki öğrencilere sosyal sorumluluk eğitimi verdik. SosyalBen Akademi Danışmanları Edirne’den Diyarbakır’a, Amerika’dan Hong Kong’a kadar birçok alanda gönüllülük bilincini oluşturmak için çalışmaya devam ediyor” diye konuştu.

    YURT DIŞI ÜNİVERSİTELERE BAŞVURU

    Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları İzmir Genel Koordinatörü Yücel Yücel ise şunları söyledi: “Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek müfredata ek olarak öğrencilerimize sosyal sorumluluk dersi veriyoruz. Dört yıl boyunca öğrencilerimizin yer aldığı her proje, çalışma ve etkinlik Sosyal Sorumluluk CV’lerinde yer alacak. Böylece yurt dışındaki üniversitelere başvuruda rakiplerinden birkaç adım önde olacaklar. Eğer öğrencilerimiz Bahçeşehir Üniversitesini kazanırsa, CV’leri ile sosyal sorumluluk bursu almaya hak kazanacak. Ege Bölgesinde öğrencilerimizin yaptığı çalışmalar bizi çok gururlandırıyor. Projeleriyle, iyilik yapmayan insanların mutlu olamayacağını herkese öğretiyorlar.”

    Yıl boyunca 90 saatten oluşacak dersler ile sosyal sorumluluk hakkında teoriden uygulamaya uzmanlaşacak olan Uğurlu öğrenciler yarı yıl tatiline kadar projelerini tamamlayacak. Projelerde yer alan en başarılı yirmi öğrenci Almanya’ya giderek yurt dışında sosyal sorumluluk eğitimi alarak oradaki projelerde çalışacak.