Etiket: Sonunda

  • Elektrikli otobüsler ağustos sonunda Manisa’da olacak

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Manisa’da elektrikli otobüslerin devreye girme günlerinin yaklaştığını belirterek, “Ağustos sonu itibariyle yaklaşık 12 tanesi Manisa’ya gelmiş olacak. Ondan sonraki ay da geri kalanlarının da teslimi söz konusu” dedi.

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, göreve gelmelerinin ardından kendisini ziyaret eden Manisa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Salih Karaağaç ve Yönetim Kurulu üyelerine iade-i ziyarette bulundu. Ziyarette Ulaşım Daire Başkanı Hüseyin Üstün ile S.S 155 nolu Şehir İçi Denetimli Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif Başkanı Erdoğan Akatmacı hazır bulundu. Başkan Ergün’ü oda binası önünde karşılayan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Salih Karaağaç, 4 aydır Oda Başkanlığı görevini yürüttüğü dile getirerek, “Ulaşım Daire Başkanımız ve Müdürlerimizle 4 aydır iyi ilişkiler içerisindeyiz. İyi bir çalışma sistemimiz var, istişareler yapıyoruz. Bu süreçte bildiğiniz gibi şoför esnafının da bazen sıkıntıları oluyor. Yeni yeni kanunlar çıkıyor. Bunlarla ilgili de oda olarak esnafımızın ne gibi sıkıntıları varsa onları gidermeye çalışıyoruz. Yapmış olduğunuz ziyaret bizleri çok onurlandırdı” dedi.

    Manisa’da 2009 yılından bugüne geçen sürede yaşanan değişimi anlatan Oda Başkanı Salih Karaağaç, “2009 yılında Belediye Başkanlığına aday olduğunuz dönemlerde ‘Manisa Değişiyor’ dediniz. 2018’e geldiğimizde Manisa’nın değiştiğini görüyoruz. Manisalı bunu görüyor. Toplu ulaşımda bir dönüşüm yaptınız. İlçelere de gittiğimizde Turgutlu ve Salihli’de çalışmalar var. Turgutlu mükemmel olmuş. Manisa’nın değiştiğini görüyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte de bu değişimin devam edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

    Geride kalan Ramazan ayı ve seçim süreci nedeniyle ziyaretin bugüne kaldığını dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün de, “Sizlerle iade-i ziyaret noktasında bir aradayız. Başta şahsınız ve Yönetim Kurulu Üyelerine hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sizlerle bir arada olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Tabi ki Şoförler Odası bünyesinde görev yapan çok kardeşimiz var. 2009’dan bugüne kadar sizlerin sorunlarını hepimizin sorunları olarak gördük. Sonuçta istişarelerle en güzelini yapabilme noktasında hep bir araya geldik, bugünlere de getirdik. İnşallah çok daha iyi noktalara da taşımak amacındayız” dedi.

    Manisa’nın Türkiye genelinde 30 Büyükşehir Belediyesi içerisinde Ulaşım Master Planını tamamlayan 3 şehirden bir tanesi olduğunu belirten Başkan Ergün, “Öncülüğü yapan il olmamız çeşitli bakanlıklarda da, her türlü işlemlerimiz noktasında da bizler için bir avantaj. İlin genelinde bu dönüşümlerin yapılmış olması da bizleri ve halkımızı fazlasıyla mutlu etmekte. Önümüzdeki aylar içerisinde inşallah 155 nolu Kooperatif ve ilgili arkadaşlarla görüşmelerimiz olacak. Biliyorsunuz şehir merkezindeki mevcut ana arterlerdeki elektrikli otobüslerin devreye girme günleri yaklaşıyor. Ağustos sonu itibariyle yaklaşık 12 tanesi Manisa’ya gelmiş olacak. Ondan sonraki ay da geri kalanlarının da teslimi söz konusu. Bunlarla ilgili de Ulaşım Master Planı kapsamında mevcut şehir merkezinde bayram öncesi başlattığımız asfalt yenilemeleri başlamıştı. İkinci etabına da birkaç hafta içerisinde kaldığımız yerden devam edeceğiz” diye konuştu.

    Elektrikli otobüsler

    Elektrikli otobüslerin hizmet ve bakımlarının yapılacağı şarj istasyonlarının idare binalarında çalışmaların bitme noktasına geldiğini söyleyen Başkan Ergün, “İnşallah bunları da hep birlikte göreceğiz. Amacımız tek, bu da vatandaşımıza daha iyi hizmeti götürebilmek. O açıdan bu güzel işbirliği altında inşallah daha güzel icraatları hep birlikte yaparız. Taksici kardeşlerimizin, kooperatiflerimizin hepsinin sorunları var. Bunları da birer birer masaya yatıracağız. Görevimiz hizmeti en iyi şekilde vatandaşa ulaştırabilmek” ifadelerini kullandı.

  • Hafta sonunda Altınköy’ü 10 bin kişi ziyaret etti

    Altınköy’ü hafta sonunda yaklaşık 10 bin kişi ziyaret ederken, müzeyi açıldığı ilk günden bu yana ziyaret eden kişi sayısı ise 500 bine yaklaştı.

    Yaklaşık 100 yıl öncesinin köy hayatını günümüze taşıyan Altınköy Açık Hava Müzesi, hafta sonlarında gezilecek ve keyifli vakit geçirilecek ilk adres olmaya devam ediyor. Çantı evleri, köy çeşmesi, camisi, fırını, doğal hayatı, özgürce yaşayan hayvanları ve nostaljik atmosferiyle sadece Altındağ’ın değil, tüm Türkiye’nin gözdesi olan Altınköy Açık Hava Müzesi, bu hafta sonu yaklaşık 10 bin kişiyi ağırladı. Baharın güneşli günlerini değerlendirmek isteyen vatandaşlar, Altınköy’e akın etti. Yalnızca geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günü müzeyi ziyaret eden kişi sayısı 9 bin 985 olurken, müzeyi açıldığı ilk günden bu yana ziyaret eden kişi sayısı ise 500 bine yaklaştı. Altınköy’de her zaman olduğu gibi en çok eğlenen çocuklar oldu.

    Altınköy’ün sütün fabrikada üretildiğini, salatalığın ağaçta yetiştiğini sanan şehirde büyüyen çocukların 100 yıl öncesinin doğal köy yaşamını öğrenmesi açısından bir okul görevi üstlendiğini söyleyen Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, “Altınköy’de çocukların köy hayatını yaşamasından büyük mutluluk duyuyorum. Altınköy projesini hayata geçirirken ‘Çocuklarımız, buğdayın değirmenlerde nasıl una dönüştürüldüğüne tanıklık edecek. Köy fırınından köy ekmeği alacaklar. Yayık ayranı içecekler. Sütün nasıl üretildiğini, peynirin nasıl yapıldığını, sebzelerin nasıl yetiştiğini burada görecekler’ demiştim. Bugün geldiğimiz noktada görüyorum ki bu amacımıza ulaştık. Çocuklarımız köy hayatının tüm gereklerini yerinde görme ve tanıma imkanına Altınköy sayesinde kavuştu. Hayallerimizin gerçekleştiğini görmekten çok memnunuz” dedi.

    Başkan Tiryaki, “Hem geçmişte bir yolculuğa çıkmak hem de çocuklarınıza büyük kentlerde yavaş yavaş yok olan doğal köy yaşamının ritüellerini, gelenek göreneklerini anlatmak, tüm bunların yanı sıra ailecek, günlük telaşınızdan, stresinizden arınıp gün boyu mis gibi köy havası solumak istiyorsanız Altınköy Açık Hava Müzesi’ne bekleriz. Müze büyüdü. Gelen misafirlerimiz unutulmaz anlar yaşıyor” ifadelerini kullandı.

    “Altınköy, hem Ankara hem de Türkiye için büyük bir kazançtır”

    Altınköy’ün hem Ankara hem de Türkiye için büyük bir kazanç olduğunu söyleyen Tiryaki, “Meydanı, ilkokulu, kahvehanesi, müzeleri, camisi, çantı evleri, yel ve su değirmeni, kültürel ve sanatsal aktiviteleri ile ziyaretçilerini 100 yıl öncesine taşıyan Altınköy kış aylarında kapalıydı. Baharla birlikte yeniden kapılarını açtı. Kış ayları boyunca yenilendi ve tadilattan geçti. Altınköy, ebeveynlerin çocukları ile birlikte hoşça vakit geçirebilecekleri, kapalı mekanlardan çıkıp neşe içinde nefes alabilecekleri yer. Tüm Ankaralıları Türkiye’nin ilk ve tek açık hava köy müzesine, baharın güzelliklerini yaşamak için davet ediyorum” diye konuştu.

  • Büyükşehir’den hafta sonunda çifte açılış

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gerenköy’de bölgenin yapısına uygun mimaride inşa ettiği çok amaçlı salon ile Foça’nın önemli bir ihtiyacını karşılayacak ilçe terminalini 6 Nisan Cumartesi günü törenle açıyor.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu Foça’da iki önemli projenin açılışını birden gerçekleştirecek. Ülke turizminin tanınmış merkezlerinden biri olan Foça’da ulaşımın önemli bir ihtiyacı olarak öne çıkan ilçe terminali ile Gerenköy Mahallesinin dokusuna uygun şekilde inşa edilen çok amaçlı salonun yapımlarını tamamlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, her iki eseri de 6 Nisan Cumartesi günü törenle hizmete açacak. Toplam 8 milyon liraya mal olan iki proje, Foça’nın hem kültür-sanat-spor etkinlikleri ihtiyacını karşılayacak hem de ilçe merkezinin trafik yükünü azaltacak.

    Hem estetik hem fonksiyonel

    Gerenköy’de yöre halkının önemli bir ihtiyacını karşılayacak çok amaçlı salon, tarihi 1860’lara dayanan bu yerleşim merkezinin sosyal yaşamına ayrı bir renk katacak. Salon 1500 metrekarelik alanda kuruldu. Üst ve alt girişlerde ayrı ayrı düzenlenen fuaye, spor sahası olarak da kullanılabilen çok amaçlı kullanım alanı ve sahne, 270 kişilik teleskobik tribün, idari birim, antrenör odası, toplantı salonları ve soyunma odaları bulunuyor. Kültür-sanat ve spor gibi faaliyetlerin bir arada yapılabileceği bu yeni mekan, işlevselliğinin yanı sıra estetik zenginliği ve özgün tasarımıyla da öne çıkan şık bir meydanla da tamamlandı.

    Foça’ya yakışan terminal

    Foça’nın İzmir yönünden girişinde bulunan tarihi yel değirmenlerinin hemen altında inşa edilen ilçe terminali, enfes deniz manzarasıyla da ziyaretçilerini büyülüyor. ESHOT otobüsleri ve özel minibüslerin daha geniş ve düzenli alanda yolcu indirip bindirilmesinin sağlayacak terminal, yolcuların tüm ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanıp inşa edildi. 13500 metrekarelik alanda yaklaşık 5.5 milyon liralık yatırımla hizmete hazır hale getirilen terminalde yer alan 40 adet iş yeri, farklı sektörlerde hizmet vererek alana ayrı bir hareketlilik getirecek.

  • Kardemir 2019 yılı sonunda 3.5 milyon ton üretim hedefliyor

    Kardemir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Öz, Kardemir’in 81. kuruluş yıldönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı. Öz, “Hedefimiz, 2019 yılı sonunda Kardemir’i 3,5 milyon ton üretim seviyesine çıkararak, dünya ölçeğinde bir üretime kavuşturmaktır” ifadelerine yer verdi.

    Ömer Faruk Öz, “Bazen bir resim, küçük bir fotoğraf karesi veya veciz bir söz, onlarca sayfa yazıyla anlatamayacağınız bir konuyu ifade etmek için yeterli olur. 3 Nisan için bir mesaj istenildiğinde aklıma gelen ilk şey, 3 Nisan 1937 tarihinde, bugünkü fabrika alanına asılmış olan ’Her Yeni Endüstri Eseri, Muhitine, Refah ve Medeniyet ve Bütün Memlekete Haz ve Kuvvet Vermektedir’ afişi oldu” diyerek açıklamasında şöyle dedi.

    “Bir üretim tesisinin, kurulduğu yer ve ülke için önemi ve anlamı, sanırım bundan daha güzel ifade edilemezdi. 81 yıl önce, sadece 13 hanelik bir yerleşim yeri olan Karabük Köyü’nün eteklerinde temeli atılan demir çelik fabrikaları ile bugün ülkemizin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan KARDEMİR’i ve 13 hanelik Karabük Köyü ile bugün ülkemizin 78.inci İli olan 244 bin nüfuslu Karabük kentini bir arada düşünecek olursak, Karabük Demir Çelik Fabrikalarının muhitine sağladığı refah ve medeniyet, ülkesine verdiği haz ve kuvvet sanırım daha iyi anlaşılabilecektir. Demir ve Çelik, 81 yıl önce bu kentte doğdu, bu kentte büyüdü ve gelişti. Kendisi büyüyüp gelişirken, beraberinde hayat bulduğu Karabük’ü de büyütüp geliştirdi. Peki, sadece Karabük’ü mü? Bu sorunun cevabını bulmak için şimdi bir başka fotoğraf karesine bakalım. İlk Türk Demiri. 10 Eylül 1939 tarihinde Karabük’te üretildi. Dünya toplam çelik üretimi bu tarihte 140 Milyon ton iken Türkiye, 1939 yılının geride kalan 2,5 aylık döneminde Karabük Demir Çelik Fabrikalarında üretebildiği 13 bin ton ile dünya çelik üreticileri arasında bile sayılmıyordu. Karabük’te doğan demir ve çelik, ülkemizin endüstriyel gelişimine ve sanayileşmesine öylesine büyük katkılar sağladı ki, bugün Türkiye, 37,5 Milyon ton çelik üretimiyle dünyanın en büyük 8. üreticisi haline geldi. Eğer bugün Türkiye, dünyanın en büyük üreticileri arasında ise şüphesiz ki, 1937’den bu yana bir ana gibi, çeliği doğuran, büyütüp geliştiren Karabük Demir Çelik Fabrikalarının bunda büyük payı vardır. Bu vesileyle, ülkemizin dört bir yanından gelerek Karabük Demir Çelik Fabrikalarının kurulmasına ve bugüne kadar yaşatılmasına emek ve alın terleriyle katkı veren herkese minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Atalarından aldığı bayrağı daha ileriye taşımak için halen alın teri döken tüm çalışanlarımızı da içtenlikle selamlıyorum. Her doğum günü, aynı zamanda bir muhasebe zamanıdır da. Geride kalan yılların muhasebesini yaparken, edindiğimiz bilgi birikim ve tecrübelerle geleceği de doğru planlanmamız gerekiyor. Çünkü yaşamın her alanında hızlı bir değişime şahitlik ediyoruz. Adına globalleşme ya da küreselleşme denilen olgu, dünya ülkeleri arasındaki ticari sınırları kaldırmış durumda. Artık tüm ülkeler ve sektörler, küresel gelişmelere göre kendisine yeni bir yol haritası belirliyor. Önemli fırsatlar ile birlikte içerisinde ciddi riskleri de barındıran bu hızlı değişime ayak uydurmak ve riskleri bertaraf ederek, küreselleşmenin getirdiği fırsatlarından daha çok yararlanmak için başarılı bir stratejik yönetim sergilemek zorundayız. Hepinizin bildiği gibi Kardemir’in bugünlere gelmesi kolay olmamıştır. Ekonomik ve teknolojik ömrünü tamamladığı gerekçesi ile 1994 yılında kapatılmasına karar verilen bu tesisler, özelleştirildiği 1995 yılından sonra 2000’li yılların başında adeta ikinci kez kapanmanın eşiğine gelmiştir. Özellikle 2002 yılından sonra yaptığı yatırımlarla yeniden ayağa kalkan Kardemir, 81. yılına artık yeni umutlarla, yeni hedeflerle girmektedir. Hedefimiz, 2019 yılı sonunda Kardemir’i 3,5 milyon ton üretim seviyesine çıkararak, dünya ölçeğinde bir üretime kavuşturmaktır. Hedefimiz, katma değeri yüksek stratejik ürünlerle ürün çeşitliliğini artırmak, böylelikle hem ülkemizin dış ticaret açığının kapatılmasına katkıda bulunurken, hem de rekabet gücümüzü geliştirmektir. Hedefimiz, tüm üretim proseslerinde maliyetlerimizi azaltırken, ürün ve hizmet kalitemizle birlikte verimliliklerimizi artırmaktır. Hedefimiz, tüm çevre yatırımlarımızı tamamlayarak, daha çevreci bir Kardemir olurken, çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin, müşterilerimizin, hissedarlarımızın, Karabük’lülerin ve ülkemizin refah ve mutluluğuna katkı sağlayacak sürdürülebilir bir başarıyı yakalamaktır. Bunu Kardemir sevdamız, Karabük sevdamız, ülke sevdamız ve birbirimize olan inancımızla, birlik içerisinde, ele ele vererek başaracağız. Tüm Karabük’lülerin ve mesai arkadaşlarımın 81. kuruluş yıldönümlerini kutluyor, Kardemir ve Karabük’ün gelişimine 81 yıldır emek ve katkı verenlere bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum.”

  • Şefaatli, 2018 yılının sonunda arıtılmış su içecek

    Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt ilçede halkın daha temiz ve sağlıklı su kullanması için ana şebeke hattının değiştiğini söyledi.

    Şefaatli’de içme suyu problemlerinin olmadığını ancak ilçede ana şebeke hatlarının değişeceğini belirten Belediye Başkanı Zeki Bozkurt,”SUKAP kapsamında 36 kilometrelik ana depo hattımızdan içme suyumuzun yüzde 70’ini elektrikle elde ediyoruz. 18 kilometre Paşaköy hattından 18 kilometrede küçük incirli hattından. Nisan ayı içerisinde ihaleye çıkacağız ve içme suyu ana hatlarımızı değiştireceğiz. İlave olarak depo ve içme sularımıza iki tane de arıtma tesisi yapacağız. Şefaatli halkı 2018 yılının sonuna doğru arıtılmış su içecek.” dedi.

    İlçeden geçen Aksu ve Karasu dere ıslahı çalışmalarının da devam ettiğini hatırlatan Bozkurt,”Dere ıslahı çalışmalarımızın ihalesi oldu. DSİ tarafından yaklaşık olarak 28 trilyonluk bir yatırım. Bunun birinci etabı bitti, ikinci etabı ihale oldu. İçerisinde 6 bin 300 metre dere ıslahı, 6 tane de yeni köprü olacak. Bunların bitimine müteakip 4 bin 500 metrekare akıllı park alanı çalışmamız olacak. Yaşanılabilir ve daha yeşil bir ilçe için park alanları ihale edeceğiz. Ayrıca mevcut bütün parklarımızı da yeniledik” şeklinde konuştu.