Etiket: Sonunda

  • Ekim ayı sonunda Antalya’dan yaz manzaraları

    Antalyalılar, hafta sonunda hava sıcaklığı 27 dereceye kadar yükselince denize girmek ve güneşlenmek için tekrar sahillere akın etti.

    Geçtiğimiz hafta Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Antalya için soğuk hava uyarısında bulunup sıcaklığın 12 derece birden düşeceğini belirtmişti. Uyarının ardından Antalya’da yağış ve soğuk hava dalgası etkili olup dereceler 17’yi göstermişti. Soğuk hava dalgasıyla birlikte kış hazırlığı yapan Antalyalılar, hafta sonundaki sıcak ve güneşli havayla birlikte neye uğradığını şaşırdı. Öğle saatlerinde 27 dereceyi gören Antalya’da vatandaşlar, dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’ne gelerek rüzgar olmasına karşın denize girdi, yakıcı güneşin tadını çıkardı. Bazı vatandaşlarsa güzel havada yürümeyi tercih etti.

    Tatil için İstanbul’dan Antalya’ya gelen misafirlerini sahile gezdirmeye getiren Emine Ersin, “Misafirlerimiz bile havanın değişimine şaşırdılar. Hava çok güzel, resmen terledik. Mis gibi bir hava bıraksalar denize gireceğim” diye konuşurken, 24 yıldır Antalya’da yaşadığını belirten Metin Onur da, havanın değişikliğinden ötürü şaşkın olduğunu ifade etti. Onur, “Böyle enteresan bir hava yaşamadım. Birden yorganları battaniyeleri çıkardık. Ciddi bir şekilde üşüdük, neredeyse klima açacaktık. Dünyanın sonu mu geliyor bilmiyorum ama bugün hava çok güzel” dedi.

    24 yıldır Antalya’da yaşadığını bildiren Metin Onur, “Geçen yaşanan hava kadar enteresan bir hava yaşamadım. Birden yorganlar, battaniyeler, eşofmanlar çıktı. Dünyanın sonu mu geliyor? Ne oluyor? İklimler değişti. Her şey farklı noktada. Bugün de çok güzel bir hava. Antalya böyle değişik bir hava. Üstümdeki yeleği de ayıp olmasın diye giydim” diye konuştu.

    Havanın çok güzel olduğunu ifade eden Neşe Onur ise, bu mevsimde deniz kenarında oturup güneşlenmenin mümkün olmadığını kaydederek “Biz bunu yaşıyoruz. Ülkemizin diğer yerlerinde de yaşayanlar vardır umarım. Çok mutluyuz, bahardan kalma bir gün yaşanıyor. Kışın bu güneş göremeyeceğiz” dedi.

  • Yarışma sonunda ağzındaki narı yutmakta zorlanan yarışmacı “Yanıyorum” diyebildi

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde düzenlenen Gazipaşa Çekirdeksiz Nar Festivali renkli görüntüleri sahne oldu. Narı kabuğuyla yiyerek birinci olan yarışmacı, “Yanıyorum” diyebildi.

    İlçenin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün onayıyla, Atatürk’ün unvanı olan Gazipaşa ismini almasının 96. yıldönümünü, Gazipaşa Çekirdeksiz Nar Festivaliyle kutlanıyor. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen festival, cuma günü kortej yürüyüşüyle başladı. Halk oyunları gösterilerinin ardından açılış konuşmasını yapan Gazipaşa Belediye Başkanı Adil Çelik, Atatürk’ün ilçeye 21 Ekim 1922 tarihinde ismini verdiğini ve bu yıl Gazipaşa ismini gururla taşıdıkları 96. yılı geride bıraktıklarını söyledi. Hasadı aynı döneme rastlayan ve sadece Gazipaşa’da yetişen, patentini aldıkları Gazipaşa çekirdeksiz narının da festivalini 9 yıldır düzenlediklerini belirten Çelik, tüm katılımcılara teşekkür etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından birbirinden renkli stantlar gezildi

    Festivalin ikinci gününde ise birbirinden eğlenceli yarışmalar düzenlendi. 3 dakika içerisinde nardan piramit yapma yarışması, en fazla nar suyu sıkma yarışması ve nar tanesini düşürmeden yeme yarışması büyük ilgi gördü. Nar tanesini düşürmeden yemek için yarışan yarışmacılar arasında, birinci olmak için narı kabuğuyla yiyenler oldu. Narı kabuğuyla yiyerek birinci olan Ali Kerem Kısaaslan, yarışma sonunda ağzındaki narı yutmakta zorlandı. Güçlükle konuşan Kısaaslan, “Yanıyorum” diyebildi.

    Festival kapsamında düzenlenen “Çekirdeksiz Nar” temalı 3. Uluslararası Gazipaşa Sanat Sempozyumunda hazırlanan resim ve heykeller festival alanında sergilendi. Sergi açılışının Gazipaşa Belediyesi sanatçılara ve vatandaşlara nar hoşafı ikram etti.

  • Azerbaycan Türkiye Büyükelçisi İbrahim: “Azerbaycan’ın Türkiye yatırımları yıl sonunda 20 milyar dolara ulaşacak”

    Azerbaycan Türkiye Büyükelçisi Hazar İbrahim, yeni dev ihalelerin ardından Azerbaycan’ın Türkiye yatırımlarının yıl sonu itibariyle 20 milyar dolara ulaşacağını söyledi.

    ’Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Kuruluşunun 100. Yılı Konferası’na katılmak için Samsun’a gelen Azerbaycan Türkiye Büyükelçisi Hazar İbrahim, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluştu. Geçmişten bu güne Azerbaycan-Türkiye ilişkileri hakkında konuşan Büyükelçi İbrahim, son dönemdeki yatırımlar hakkında da açıklamalarda bulundu.

    Kurtuluş Savaşı sırasında Azerilerin Çanakkale’de savaştığını ve Türkiye’ye altın gönderdiğini ifade eden Büyükelçi İbrahim, “Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin ilk kurulduğu yıllarda ve Yeni Azerbaycan’ın ilk kurulduğu yıllarda Türkiye, Azerbaycan’a hem uluslararası arenada hem de her yerde büyük destekler verdi. Türkiye her zaman Azerbaycan’a destek olmayı seçti. Çanakkale Savaşı’nda Azerbaycan’dan gelen kardeşlerimiz orada mücadele verdi. Azerbaycan, o zamanda kendisinin parası olmamasına rağmen tüm altınlar bir trenle Türkiye’ye gönderildi. O zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk, zamanın Azerbaycan yetkililerine bir mektup yazdı. ‘Bizim size altınlar karşılığında ne kadar borcumuz var?’ dedi. Azerbaycan’dan gelen kısa cevapta, ’Kardeşin kardeşe borcu olmaz’ diye cevap gönderildi. 100 sene sonra Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde baktığımızda tek millet, 2 devlet kavramı bugün de o kardeşlik üzerine kurulmuştur. O kardeşlik sadece sözde değil, işte de vardır” dedi.

    “Dünya diplomasisinde ilk kez 1 büyükelçilikte 2 devletin büyükelçisi görev yaptı”

    Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazandığı ilk yılları değerlendiren İbrahim, “1991 yılında Azerbaycan özgürlüğüne kavuştuğunda Azerbaycan’ın yanında Türkiye oldu. Dünya diplomasi tarihinde benzeri olmayan bir hadise oldu. Türkiye’nin dünyadaki bütün büyükelçilikleri kapılarını Azerbaycan diplomatlarına açtı. Azerbaycan’ın ilk büyükelçileri Türkiye’nin büyükelçiliklerinde oturdu. Daha öncesinde diplomasi tarihinde bir büyükelçilikte 2 büyükelçinin oturulduğuna rastlanılmamıştır. Bizim Türk kardeşlerimiz bunu bizim için yaptılar. O zamanlar Azerbaycan’ın silahlı kuvvetleri şimdiki gibi değildi. O zamanlar Türkiye’nin Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden çok büyük destekler geldi. Azerbaycan’ın silahlı kuvvetlerinin bugün bu seviyede olmasında da Türkiye’nin katkısı çok büyük olmuştur” diye konuştu.

    “Azerbaycan’ın Türkiye yatırımları yıl sonunda 20 milyar dolara ulaşacak”

    Azerbaycan’ın Türkiye’deki yatırımları hakkında da konuşan İbrahim şunları söyledi:

    “İlk yıllarımızda Azerbaycan’da ekonomik durum çok zordu. Türkiye’nin desteği, Türk iş adamlarının Azerbaycan’da iş yapmaları ekonomik özgürlüğümüzde büyük pay sahibidir. Azerbaycan’ın genelde, uluslararası ilişkilerde ve farklı örgütlerde tanıtılmasında da Türkiye büyük rol oynamıştır. 1990’lı yıllara baktığımızda bu işlerin genelde Türkiye’den Azerbaycan’a gelen destekler olarak görüyoruz. 2 devlet tek millet olduğumuzda birbirimize güç katıyoruz. Azerbaycan toparlandıktan sonra son 10 yılda artık Türkiye’nin en büyük yatırımcısıdır. 2 gün sonra İzmir’de Azerbaycanlıların yatırımları üzerine kurulmuş dev ihalelerin açılışı olacak. Bu yılın sonu için Azerbaycan’ın Türkiye yatırımı 20 milyar dolara çatacaktır. Hiçbir başka devlet ve millet bunu yapmamıştır.”

    Programda konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç ise “2 millet 1 devlet sözü hakikaten çok önemli ve doğru bir sözdür. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki dostluğun, kardeşliğin pekiştiği bu sözü güçlendirmek de bizlere kalmıştır. Bu güç ve beraberlik dünyaya da bir mesaj olacaktır. Dünyanın kavgaya ve savaşa değil, barışa ve insanlığa vardır. Buna katkı sağlayacak bu tür beraberlikleri güçlendirmek adına bizlerin de daha çok çalışması lazım. Bugün burada yapacağımız konferans ile bu dostluğa katkı sağlamaya çalışacağız” şeklinde konuştu.

    Program, konuşmaların ardından yapılan soru-cevap kısmı ile son buldu.

  • Kemalpaşa Lojistik Merkezinde altyapı yıl sonunda bitecek

    Türkiye’nin en büyük lojistik köyü olan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin altyapının çalışmalarının 2. aşamasının yıl sonunda tamamlanacağı ve üst yapı belirleme çalışmalarının başlayacağı açıklandı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde lojistik merkez kurma çalışmaları devam ederken, sektör temsilcileri İzmir Ticaret Odası (İZTO) ev sahipliğinde bir araya geldi. “İhtisas Kümelenme Yapımı, İşletimi, Mevzuatı ve Yönetimi Belirlenmesi” konulu panelde, merkezde sürdürülen çalışmalar hakkında bilgilendirmeler yapıldı.

    Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın, İzmir’den milletvekili adayı olduğu 2011 seçimi öncesi yapmayı vaat ettiği 35 projeden biri olması için çok uğraş verdiklerini kaydeden İZTO Meclis Üyesi Koçali Al, “Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin İzmir için açıklanan 35 projenin içinde yer alması için çok mücadele ettik. Kazandık ama bu tür büyük yatırımlar uzun süreçler gerektiriyor. Biz bıkmadan usanmadan bu sektör için ne yapabiliriz diye hangi bakan gelirse gelsin hızımızı kesmedik. İzmir’i kamyon kirliliğinde kurtaralım diye 1980’lerin sonunda fizibilite yaptık. Işıkkent’te bir arazi satın aldık. Anadolu’dan her gün gelen 5 bin kamyon kenti kirletiyordu. Biz bu işleri çözdük, becerdik. Işıkkent’te ilk defa bir nakliye borsası oluştu. İzmirliler bunu başardı. 10 bine yakın insan istihdam ettik. Kenti kirletmeden otobandan giriyoruz, yükümüzü alıp gidiyoruz. İzmir artık daralıyor nakliyenin, limanın şekli değişiyor. Kendimizi yeniden yapılandırmak zorundayız. Işıkkent’teki 600 dönüm yer yetmiyor artık bize. Eski Başbakanımız Binali Yıldırım’dan rica ettik ve bugünkü lojistik köy açıklandı. Dünyada çok örneği var. Birçoğunu gezdim” diye konuştu.

    “Dört başı mamur sektörel bir proje”

    Lojistik Köyü için kamulaştırdıkları alanın 1 milyon 200 bin metrekare olduğunu hatırlatan Ege-Global Lojistik Genel Müdürü Fevzi Akay, “Kemalpaşa Lojistik Merkezi projesi ile alakalı yaklaşık 6 yıldır birçok raporlarla, ilgili bakanlıklarla ve yerel idarelerle epey görüşme yaptık. Bu projede yap-işlet-devret olarak düşünülmüş olması sebebiyle bizler de ilk doğru katkı koyabilmek için şirket haline geldik. Kamu yararına dönük, sektörün paydaşlarını eşit hisselerle, birlik beraberlik içinde bir şirket yapısı kurduk. Süreç içinde bizim bu konuları kamu yararına bir yapılanmaya sokmak üzere hükümetimizin başından sonuna kadar gösterdiği iyi niyetli çalışmaların için mümkün olduğu kadar girdik. Eski Başbakanımız Binali Yıldırım’ın gayret ve katkıları ile bugüne kadar getirdik. Türkiye’de ilk modern örneği orta yere çıkarma gayreti içindeyiz. 1 milyon 200 bin metrekarelik kısmı ile çalışma sürdürülüyor. Rezerv sahaları ve diğer alanları ile birlikte tüm çalışmaların devlet eliyle yürütülecek bir planlama yapılmasını talep ettik. Devlet bu konuyu ele almış, biz bu meseleleri siyasallaştırmadık. Bu dört başı mamur sektörel bir proje” dedi.

    2. Etap yıl sonunda tamamlanıyor

    2012 tarihinde altyapı ihalesi yapılan, İzmir’in ilk, Türkiye’nin en büyük lojistik köyünün altyapı çalışmalarının 1. aşamasının tamamlandığını, altyapının 2. aşamasının ise yıl sonunda tamamlanacağını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü görevlisi Mahsun İzgi, “Kemalpaşa, konumu ve alanı itibariyle bu iş için pilot bölge seçildi. Kemalpaşa’nın 2. etabı yıl sonu itibariyle tamamlanacak. Üst yapı modeli belirlenecek ve yol haritası çizilecek. Özel sektörün beklentileri çok önemli. Bu konuda firma sahiplerinin görüşlerini almak istiyoruz ki, idareye daha doğru bir tablo çizelim ve sorunları çözüp ilerleme kaydedelim” bilgisini verdi.

    Ticaret Bakanlığında görev yapan Gülgün Şentekin ise “Dünyadaki örneklerine bakıldığında birçok model var. Altyapısı büyük oranda tamamlandı istiyoruz ki özel sektör ile birlikte çalışalım ve üst yapıyı öyle oluşturalım. Birçok paydaş var. Amacımız üst yapı modeli nasıl olsun? Devamında ne tür teşvikler bekliyorsunuz. Bakanlıktan biz bunları bekliyoruz. Orada yer alan firmaların yönetimde söz sahibi olmasını istiyoruz” dedi.

  • Çin’in J-20 savaş uçağının motoru 2018 sonunda üretilmeye başlanacak

    ABD’de üretilen F-35’lere rakip olması beklenen Çin’in J-20 savaş uçağının motorunun bu yıl sonunda üretimin başlanabileceği iddia edildi.

    Çin’in savaş uçağı J-20, 2017 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirmiş fakat yedek parça tedariki, yüksek ve vasıflı personel yetersizliği ve diğer teknolojik karmaşa ve eksiklikler nedeniyle seri üretime bir türlü geçilememişti. 5’inci Nesil Rus savaş uçağı MİG 1.44 numunesi üzerinde çalışılarak projelendirilen uçağın en önemli özelliği F-35’lerde olduğu gibi radara yakalanmamak. Çin, Asya Pasifik’te F-35 savaş uçakları projesinde yer alan Avustralya, Japonya ve Güney Kore’nin üstünlüğünü yok edip bölgede yine hava gücü açısından dengeyi korumayı planlıyor.

    En az 200 uçağa ihtiyaç var

    Rus basını Çin askeri kaynaklarına dayandırarak yaptığı haberde, Çin’in bölgede hava gücü bakımından dengeyi sağlamak için en az 200 J-20 uçağına ihtiyacı olduğunu yazdı. Daha önce üretilen j-20 uçaklarında Rusya’dan direk satın alınan AL-31F motorları kullanılmıştı ama Çin kendi uçak motorlarını üretmek için çalışma yapmış, proje yarım kalmıştı.

    Geçmişi çok eski

    Çin Havacılık Endüstrisi Kurumu tarafından geliştirilen tek kişilik, çift motorlu olan J-20 uçağını Pekin yönetimi ilk olarak 1990’lı yıllarda projelendirdi. İlk olarak 2011 yılında uçmaya başlayan uçağı 2016 yılına kadar varlığı Çin tarafından kabul edilmedi. Eylül 2017’de Çin hava kuvvetleri PLAAF uçağın aktif olarak filoda görevlendirildiğini açıkladı. Böylece J-20, F-22 ve F-35’den sonra dünyada filolara katılan üçüncü 5’inci Nesil uçak olarak tarihteki yerini almış oldu.

    Tek pilotlu olarak tasarlandı

    Uçak özellikleri itibariyle 1 pilot taşıyabiliyor. 20.5 metre uzunluğu olan uçağın yüksekliği 4 metre 45 santim. Kanat açıklığı 13 buçuk metre olan uçağın maksimum kalkış ağırlığı 37 tona kadar ulaşabiliyor. Toplamda 12 ton yakıt alabilen uçağın menzili ise 2 bin 700 kilometre olarak dizayn edildi.