Etiket: sonuçlar

  • Domates güvesine karşı başlatılan mücadelede başarılı sonuçlar alındı

    Domates üretiminde önemli zararlara ve ürün kayıplarına yol açan domates güvesine karşı Korkuteli’ne bağlı Kozağacı mahallesinde biyolojik mücadele çalışması yürütüldü. Kozağacı mahallesinde Emine Akar’a ait serada yürütülen çalışmalarda başarılı sonuçlar elde edilirken, sonuçları değerlendirmek üzere serada tarla günü düzenlendi.

    Toplantıda bir konuşma yapan Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden Özden Filiz, bitkisel üretimde ürün kayıplarının yaklaşık yüzde 30’unun zararlı organizmalardan kaynaklandığını belirterek, bu organizmalarla mücadelede kimyasal mücadele yerine insan sağlığına ve doğal çevreye zarar vermeyen biyolojik mücadele yöntemlerini yaygınlaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Filiz bu düşünceden hareketle domates güvesine karşı örtü altı üretim alanlarında kurumlar arası işbirliğiyle biyolojik mücadele çalışması başlattıklarını kaydetti.

    Sera sahibi Emine Akar ise biyolojik mücadele sayesinde domates güvesinden zarar görmeyen ürün elde ettiğini ve sonuçtan memnun olduğunu belirterek, diğer çiftçilerin de projeye dahil olmalarının kendi menfaatlerine olduğunu söyledi.

    Konuşmanın ardından program katılımcılara tarla günü, projenin uygulandığı seranın gezilmesiyle sona erdi.

    Emine Akar’a ait serasında yaklaşık 2 dekarlık bir alanda Biyolojik Mücadele çalışması yapıldı. Çalışma Mayıs ayında fide dikimi ile birlikte faydalı böcek olan Nezidiocoris tenuis salındı. Serada çoğalan Nezi böceği örtü altı alanlarında zararlı olan tuta absoluta, beyazsinek ve trips zararlılarını yiyerek ilaçlamaya gerek kalmadan zararlı böcek popülasyonunu kontrol altına aldı.

    Tarla gününe, Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden Özden Filiz, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Ziraat Odası Başkanı Musa Fikri Büyükçetin, Tarım Kredi Kooperatifi, müdürü Dudu Kocabaş, İlçe müdürlüğünden Eda Önel ve Firma yetkilisi Şennur Şimşir ve kadınlar katıldı.

  • Tanpınar Şiir Yarışması’nda sonuçlar açıklandı

    Osmangazi Belediyesi’nin bu yıl 16.’sını düzenlediği Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın sonuçları belli oldu. Şiir dalında düzenlenen yarışmada birinciliği, Hatay’dan Murathan Çarboğa ‘Dilemma’ isimli eseriyle kazandı. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Çarboğa’yı telefonla arayarak müjdeli haberi verdi.

    Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünü yaptığı ve Türkiye’nin edebiyat alanında yıllardır düzenlenen yarışmalarından biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’na, yurt içi ve yurt dışından yoğun bir katılım oldu. Sosyal ve kültürel faaliyetlerde önemli işlere imza attıklarını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Sadece kendi sınırlarımız içinde kalmayıp Bursa’yı da aşan faaliyetler içerisindeyiz. Örnek olma yolunda da ciddi bir yol aldık. Aynı yarışma konseptinin Azerbaycan’da da yapıldığını gördük. Azerbaycan’ın kazananları da Bursa’ya gelmişlerdi. Bu durum bizler için onur ve gurur verici” diye konuştu.

    736 eser yarıştı

    Sümbüllü Bahçe Konağı’nda jüri üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen basın toplantısında, bu yılın kazanan isimlerini açıklayan Başkan Dündar, “Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nı bu yıl 16. kez edebiyatseverlerle buluşturduk. Yurt içinde ve yurt dışında takip edilen, beklenen, eserleri kütüphanelere giren önemli bir değer haline gelen yarışmamız ile Ahmet Hamdi Tanpınar adını Edirne’den Kars’a, Japonya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar dünyanın her yerine ulaştırmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl yarışmamıza 18’i yurt dışından olmak üzere Türkiye’nin 75 farklı şehrinden toplam 736 eser katıldı. Amerika’dan, İngiltere’den Almanya’dan Azerbaycan’dan farklı farklı kültürlerden, farklı bakış açıları ile yüzlerce eser kıymetli jürilerimizin elinden geçti” dedi. Başkan Dündar, yarışmaya katılanları ve seçici kurulda yer alan jüri üyelerine ayrı ayrı teşekkür etti.

    Yarışmanın ödül töreninin 13 Mayıs tarihinde Ördekli Kültür Merkezi’nde yapılacağını kaydeden Başkan Dündar, “Aynı gün Tanpınar Sempozyumu’nu da gerçekleştireceğiz. Birbirinden değerli edebiyatçıların şiir üzerine bildiriler sunacağı sempozyumda hem yarışmada dereceye giren şiirler ve kıymetli jürimizin seçtiği şiirlerden oluşan kitabımızı, hem de davetli ve başvurulu yazıların kabul edildiği ‘Tanpınar Zamanı’ adlı dergimizi okuyucularla buluşturacağız” diye konuştu.

    Bu yıl 16.’sının düzenlendiği yarışmada birinciliği Hatay’dan Murathan Çarboğa ‘Dilemma’ adlı eseriyle alırken, Kahramanmaraş’tan Yasin Mortaş ‘Şiir Rengi’ adlı eseriyle ikinci, Sakarya’dan Talha Kuru ‘Bir Yaz Günü Sonnet’ adlı eseriyle de üçüncü oldu. Yarışmanın mansiyon ödülünü ise Eskişehir’den Nur İpek Önder Mert ‘Yarısı Kedinin’ adlı eseriyle aldı. Başkan Mustafa Dündar, telefonla aradığı Murathan Çarboğa’ya yarışmayı kazandığını söyleyerek, tebrik etti.

    “Gelecekte Bursa Tanpınar’la anılacak”

    Yarışmanın jüri üyelerinden Metin Önal Mengüşoğlu da, “Dünyanın ünlü şehirleri, ünlü şairleri, romancıları ve edebiyatçılarıyla hatırlanır. Kafka Prag’la anılır, İstanbul, Yahya Kemal’siz anılmaz. Artık bundan sonra Osmangazi Belediyemiz de edebiyatın klasiği olmuş bu yarışmayla anılacaktır. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması artık Türk Edebiyatı’nda bir klasik olmuştur. Bu anlamda Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar’a çok teşekkür ediyorum. Gelecekte Bursa, Tanpınar’la anılacaktır. Tanpınar, bütün yerli damarlarımıza sahip çıkan bir şair ve edebiyatçıdır.” diye konuştu.

  • Levent Şahin: “Bu maçı unutup iyi sonuçlar almaya çalışacağız”

    Adanaspor Teknik Direktörü Levent Şahin, “En iyi sonuçları alıp takımı ligde tutmaya çalışacağız” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 25. haftasında Adanaspor evinde Akhisar Belediyespor ile karşılaştı. Mücadeleyi Adanaspor 2-1 kazandı.

    Adanaspor Teknik Direktörü Levent Şahin, Akhisar Belediyespor maçının ardından konuşmasından, “Her iki takım oyuncularını da gösterdikleri mücadelelerinden dolayı tebrik ediyorum. Maçta dönem dönem iyi oynadık. Sadece bazı bölümlerde iyi oynamadık. Bazı maçlarda iyi oynayıp kaybederken bazı maçlarda da kötü oynayıp kaybettik. Bu maçta bizim için sonuç önemliydi. Geriye dönük 5 haftalık bir süreç var. Bu sonuç bundan sonraki 9 maçlık bir periyotta bize moral motivasyon açısından iyi gelecektir diye düşünüyorum. Geçen hafta 30 puana ortaktık, şimdi de 27 puana ortağız. En iyi sonuçları alıp takımı ligde tutmaya çalışacağız. Maç içinde bir gerginlik oldu, rakip puan alsa fark açılacaktı. Bu maçı unutup iyi sonuçlar almaya çalışacağız. Bana göre hiç bir maç seyircisiz oynanmamalı. Seyirci oyunu güzelleştiren, renk katan en önemli faktör diye düşünüyorum” dedi.

  • Kök hücre tedavisiyle başarılı sonuçlar elde ediliyor

    Kök hücre tedavisi, geleneksel tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda devreye giriyor.

    Hastalık, doku kaybı veya fonksiyon kaybı tedavisi için; hastanın kendi dokularından elde edilen kök hücre ve yenileyici/rejeneratif hücrelerin kullanılması prensibine dayanan tedaviler birçok alanda başarı ile uygulanabiliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Uzm. Dr. Semih Bağhaki, hücre tedavilerinin 2012 yılından bu yana Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde uygulandığını belirterek, “Farklı hastalıklara bağlı iyileşmeyen yaralar, yanık veya trafik kazası gibi durumların sebep olduğu doku veya fonksiyon kayıpları, yüz yaşlanması, eklem sertlikleri ve bazı nörolojik hastalıklar da bugün itibariyle “Hücre Tedavileri” ile eskisinden çok daha başarılı biçimde tedavi edilelebiliyor” dedi.

    Uzm. Dr. Semih Bağhaki; “Işın tedavisi yani radyoterapi her ne kadar son yıllarda hedefe yönelik hale geldiyse de temas ettiği tüm hücre ve dokularda hasara neden oluyor. Bu da sağlıklı çevre dokuların kaybı, önceki bir ameliyatın sonuçlarının bozulması veya yapılması planlanan bir ameliyatın seyrini zorlaştırma gibi sonuçlar demek. Eskiden bu olumsuz sonuçları bertaraf etmek mümkün değilken son 5 yılda özellikle yağ dokusu kaynaklı hücre tedavilerini, radyoterapinin bu olumsuz etkilerini önemli oranda azaltmak amacıyla kullanabiliyoruz. En tipik örnek ise meme kanseri ameliyatı sonrası radyoterapi görmüş hastalardır. Bu hastalarda zaman zaman göğüs kafesinde sertleşmeler ve deride renk değişiklikleri görülebilir. Bu durum hasta konforunu bozan ve biz plastik cerrahların yeni meme oluşturma cerrahisini zorlaştıran bir faktördür. Bu hastalarda, hastanın kendi yağ dokusunu alıp birkaç işlem sonrası elde ettiğimiz hücre solüsyonunu göğüs kafesine enjekte etmek bahsettiğimiz radyoterapi hasarlarını önemli oranda ortadan kaldırır” diye konuştu.

    Cilt altı yağ dokusu ve kemik iliği plastik cerrahi uygulamaları için kaynak oluşturuyor

    Hücre alım işlemlerinin ameliyathane koşullarında yapıldığını ve neredeyse hiç iz bırakmadığını belirten Uzm. Dr. Semih Bağhaki; “Plastik cerrahide uygulama alanı bulan hücreleri cilt altı yağ dokusundan veya kemik iliğinden alabiliyoruz ve hücreler alındığı gibi en çok 2-3 saat süren işlemler sonrası aynı koşullarda hastaya uygulanıyor. Yani tedavinin hücre alım ve uygulama aşamaları beraber yaşanıyor” dedi.

    Tedavide hangi hücre türünün tercih edileceği konusunda belirleyici etkenin hasta ve hastalık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Semih Bağhaki; “Vücudunda yeterli cilt altı yağı olmayan bir hastada yağ dokusu kaynaklı hücre tedavilerini yapmak zorlaşır. Örneğin bacaklarda dolaşım yetersizliği tedavisinde kemik iliği kaynaklı hücre, estetik cerrahide yüz gençleştirme amaçlı olarak ise yağ dokusu kaynaklı hücreleri tercih ederiz” dedi.

    Plastik cerrahinin hücre uygulamalarının genel olarak düşük bir komplikasyon oranına sahip olduğunu belirten Uzm. Dr. Semih Bağhaki, en çok karşılaşılabilecek ‘yan etki’nin, hastanın tedaviden beklediği ölçüde fayda görmemesi olduğunu vurgulayarak, “Hasta hücre tedavisinden zarar görmemiş ancak yeterince fayda da görmemiştir. Tedavi sonrası iyileşme değerlendirmesi konusu ise uygulama alanı ve hastalığa göre değişkendir. Örneğin, kanser tedavisi amacıyla radyoterapi görmüş ancak ışın alan bölgede geçmeyen ağrıları veya yanmaları olan bir hastaya yapacağımız yağ dokusu kaynaklı hücre uygulaması sonrası ertesi gün ağrılarında azalma gözlemlediğimiz olur. Buna karşılık, romatizmal bir hastalığın neden olduğu iyileşmeyen bir yaranın hücre tedavilerinde fayda görmesi için birkaç seans tedavi ve dolayısıyla birkaç hafta gerekebilir. Ancak bu durumda bile, hastanın başka alternatifi olmadığı düşünüldüğünde hücre tedavileri kabul edilebilir bir hızda hastaya fayda vermektedir” diye konuştu.

    Uzm. Dr. Semih Bağhaki; “Hücre tedavilerinin potansiyeli biz ve önümüzdeki her neslin yaşam süresini artıracağını düşündürtüyor. Kalp-damar hastalıkları, diabet, romatizmal hastalıklar, nörodejeneratif (Alzheimer, Parkinson) hastalıkları hedefleyen hücre tedavileri üzerine şu anda sayısız çalışma yürütülüyor. Şahsen bizim jenerasyonun yaşam sürelerinin 100 yılı rahatlıkla geçeceğini öngörüyorum. Gençlik üzerindeki etkileri ise hali hazırda kendini gösteriyor. Bugün, özellikle ülkemizde plastik cerrahinin geldiği nokta bu açıdan gurur verici. Yağ dokusu kaynaklı hücre uygulamaları ile yüz yaşlanmasının önemli oranda tedavi edilmesi mümkün. Yine estetik meme cerrahisinde de yağ dokusu kaynaklı hücre tedavilerini başarıyla kullanabiliyoruz. Teknik olarak başarılı bir uygulama yapıldığında hücre tedavilerinin yüz yaşlanmasını geciktirici ve meydana gelmiş yaşlanma bulgularını geriye döndürücü etkisi belirgin ve uzun sürelidir” dedi.

  • Akupunktur tedavisinde başarılı sonuçlar alınıyor

    Anesteziyoloji, Reanimasyon ve Medikal Akupunktur Uzmanı Dr. Ayşegül Elbir Şahin, akupunkturun, romatizmal hastalıklarda tek başına veya mevcut tedavilere eklenerek başarılı sonuçlar alınan bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi.

    Medical Park Samsun Tıp Merkezi Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Medikal Akupunktur Uzmanı Dr. Ayşegül Elbir Şahin “Akupunktur, romatizmal hastalıklarda tek başına veya mevcut tedavilere eklenerek başarılı sonuçlar alınan bir tedavi yöntemidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, problemli bölgedeki kan dolaşımını düzenler, ödemi azaltır. Ağrı kesici özelliği ve hücre yenilenmesi sayesinde hareket kısıtlılığını azaltır. Atakların daha hafif atlatılmasını ve vücutta oluşabilecek tahribatın en az seviyede kalmasını sağlar. Yüzde 80-90 oranında hastalığın ilerlemesini durdurur” dedi.

    Emel Hesabdar isimli hastanın Nisan 2016’da alerji ve romatoid artrit şikayetleri ile Medical Park Samsun Tıp Merkezi Akupunktur polikliniğine başvurduğunu söyleyen Dr. Şahin “Emel hanım yan etkiler nedeniyle verilen romatizma ilaçlarını kullanamıyordu. Sağ diz ve kalça ekleminde ağrı, şişlik, ısı artışı, hareket kısıtlılığı mevcuttu. İlk etapta kendisine 5 seans akupunktur tedavisi uygulandı. Hastamız 2.seansa geldiğinde eklem ağrılarında azalma, 3.seansa geldiğinde ağrılarında ve alerji şikayetlerinde bariz azalma, ısı artışı-şişlik ve hareket kısıtlılığında düzelme kaydedildi. Kendini daha iyi hissettiğini ifade etti. 4.seansa geldiğinde şikayetleri neredeyse tamamen geçti. 5.seansa geldiğinde hiçbir şikayeti kalmamıştı ve tedavisi sonlandırıldı. Yaklaşık 3 ayı rahat bir şekilde geçiren hasta 3 ayın sonunda dilinde, dudağında ve sağ dizde şişlik şikayetleri ile tekrar başvurdu, tedavi uygulandı, 4 gün sonra telefonda görüşüldü, şikayetlerinin tamamen geçtiği öğrenildi. 10 gün sonra 5 seans koruyucu tedavi uygulanmak üzere hasta tekrar başvurdu, aradan 1,5ay geçti hastamızın herhangi bir şikayeti yok, takibi devam ediyor” diye konuştu.

    Uzm. Dr. Ayşegül Elbir Şahin şu bilgileri verdi: “Emel Hanımın hikayesinden anlaşıldığı üzere kronik hastalıklarda uzun süreli takip ve tedavi gerekmektedir. Romatizmal hastalıkların çoğu mevcut tedaviler de dahil tamamen ortadan kaldırılamaz. Zaman zaman hastalığın tekrarlayabileceği bilinmelidir. Tedavi uzun sürelidir hatta bazen ömür boyu sürebilir. Bu nedenle sürekli bir hekim-hasta işbirliği gerektirir. Tedavide amaç; yakınmaların ortadan kaldırılması, ortaya çıkabilecek organ tutulumları ve eklem harabiyetinin önlenebilmesi, hastanın yaşam konforunun en üst düzeyde sürdürülebilmesidir. Akut atak dönemlerinde uygulanan tek seanslık tedavi bile yaklaşık 10-15 günlük bir rahatlama sağlar. İlaç kullanmasına engel bir durumu olan Emel Hanım gibi hastalarda akupunktur tedavisi yaşam kalitesini artırmakta ve hastalara farklı bir tedavi imkanı sunmaktadır. Mevcut ilaç tedavilerine devam eden hastalarda ise tedavinin etkinliğini artırarak kullanılan ilaç sayısını ve dozunu azaltmak, yan etkileri ortadan kaldırmak mümkündür. Bu amaçla Akupunktur tedavisi destekleyici olarak mevcut tedaviye eklenebilir.”

    Emel Hesabdar’ın kardeşi Ayşe Hesabdar’a da akupunktur tedavisi uyguladıklarını söyleyen Dr. Ayşegül Elbir Şahin “Ayşe hanım bahar alerjisi, hapşırık, öksürük, boğazda kaşıntı, el bileğinde sinir sıkışmasına bağlı ağrı (carpal tunel sendromu) şikayetleri ile geldi. Ayşe hanıma 5 seans akupunktur tedavisi uygulandı. Hastamız 2.seansa geldiğinde tüm şikayetlerinde azalma, 3.seansa geldiğinde alerji şikayetlerinde bariz azalma-el bilek ağrısında yarı yarıya azalma, 4.seansa geldiğinde tüm şikayetlerinin neredeyse geçtiği, 5.seansa geldiğinde ise şikayetlerinin tamamen kaybolduğu kaydedildi. Hasta kendini daha iyi hissettiğini, halsizlik durumunun da kaybolduğunu ifade etti ve tedavi sonlandırıldı” şeklinde konuştu.

    Emel Hesabdar ise “Ankara’da özel bir klinikte akupunktur tedavisi yaptırmıştım ve faydasını görmüştüm. Ama tam anlamıyla şikayetlerim bitmemişti. Şuan hiçbir sıkıntım yok, faydasını tam anlamı ile gördüm diyebiliyorum. Kardeşim de Dr. Ayşegül hanıma tedavi oldu ve sağlığına kavuştu. Doktorumuz Ayşegül Elbir Şahin’e ben ve kardeşim adına teşekkür ederim” açıklamasını yaptı.