Etiket: Sonrası

  • Menopoz Sonrası Sağlığınızı Koruyun

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, menopozun doğurganlık yeteneğinin kaybolduğu dönem olduğunu belirterek, “Bütün kadınlar bu özel dönemi yaşarlar. Şişman kadınlarda daha erken olmakla birlikte menopoz yaşı 48-55 olarak belirtilmektedir. Bu dönemde organizmada önemli değişiklikler gözlenir; bunların dışında hormonal değişiklikler gelmektedir. Menopoz dönemde sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite yapma ve ek olarak tıbbi tedavi çok önem kazanmaktadır” dedi.

    Halk sağlığı çalışmaları sonuçlarında menopoz sonrası kadınlarda, beden kitle indeksi ile meme kanseri arasında pozitif ilişkinin varlığını gösterdiğini kaydeden Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, bu nedenle menopozdaki kadınların vücut ağırlıklarını hedef tartılarında tutmalarının önemli olduğunu vurguladı.

    Menopozda östrojen düzeyindeki azalma ile kadınların kemik kaybının hızlandığına ve böylece kalsiyum gereksiniminin arttığına dikkat çeken Selçuk, “Bu dönemde idrarda kalsiyum atımındaki artış, bağırsaklardan kalsiyumun etkin emilmesindeki azalma ve diyet ile yeterli kalsiyumun alınmaması, kemik kaybının nedenlerindendir. Menopoz sonrası sağlığın korunması ve kaliteli yaşam için, diyet ve yaşam şeklinin önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Araştırmaların sonuçları menopoz sonrası kadınlarda besin gereksinmesinin genç kadınlardan farklı olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

    Beslenme programları düzenlenirken kadınlarda bu dönemde oluşabilecek şişmanlık, kalp-damar hastalıkları ve osteoporozu önleyici şekilde diyetlerin hazırlanması gerektiğini anlatan Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, şunları söyledi:

    “Her öğünde dört besin grubundaki besinler aynı öğünde yer almalı ve bireyin gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmelidir. Böylece gereksinim duyulan tüm besin ögeleri vücuda alınmış olur. Süt-yoğurt grubunda günlük mutlaka 3-4 porsiyon tüketilmelidir. Et grubundan toplam 3 porsiyon tüketilmesi gerekmektedir. Bitkisel özlü sıvı yağlar özellikle soya yağı ve erken hasat zeytinyağı menopozdaki kadınlar için hayat kurtarıcıdır. Besin ögesi olmayan fitokimyasalların kronik hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle çiğ sebze ve kabuklu meyveler ve fitoostrojen etkisi sebebiyle soyalı ürünlerin beslenmelerinde mutlaka yer alması gerekmektedir. Düşük yağlı ve düşük kolesterollü diyet yapılmalıdır. Çünkü bu dönemde kan yağları ve kolesterolü üzerinde artışlar olmaktadır. Doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin besinlerin uygun oranlarda seçimi sağlanmalıdır. Özellikle omega -3 yağ asitlerinden zengin diyetin tüketilmesi önerilmektedir. Bunlar; ceviz, balık, ayçiçeği yağı, soya yağı, ay çekirdeği, badem gibi besinlerdir ve güvenli miktarda tüketilmelidir. Basit karbonhidratların yerine kompleks karbonhidratları tercih ediniz. Sebze ve meyvelerden zengin diyetlerin tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Posa tüketimi arttırılmalıdır. Diyetle yeterli miktarda alınan lif, şeker, kanser, koroner kalp hastalığı gibi kronik hastalıklardan koruyucudur.”

    Protein tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirten Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Proteinin sağlandığı kaynaklar özellikle osteoporoz ile kalp damar hastalıkları açısından önem kazanmaktadır. Diyet, hayvansal proteinden zengin, sebzelerden fakir ise diyetle asit yüklenmesi pH’yi düşürür, osteoklastları uyarır, osteoblastları inhibe eder ve bu durum kalsiyum dengesinde negatif etki oluşturur. Ayrıca hayvansal proteinden zengin besinlerin tüketilmesi doymuş yağ tüketimini de arttırır. Az yağlı süt ve süt ürünleri, yağsız etler, derisiz tavuk ve hindi eti hayvansal kaynaklı proteinlerdir. Diyetin vitamin ve mineral içeriği yeterli olmalıdır. Özellikle kalsiyumun yeterli miktarda tüketilmesi önem taşımaktadır. Yapılan çalışmalar menapoz sonrası kadınlarda hormon yerine koyma tedavisi uygulanıp uygulanmamasına göre farklı kalsiyum gereksinmesinin olduğunu göstermektedir.

    Yemeklere aşırı tuz eklenmemeli ve tuzlanmış besin tüketimine de dikkat edilmelidir. Çünkü tüketilen aşırı tuz idrarda kalsiyum atılımını arttırır, hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarına zemin hazırlar.

    Alkolden sakınılmalıdır. Alkol bazı vitamin ve minerallerin vücutta kullanılmasına olumsuz sonuçlar teşkil etmektedir. Kalsiyumun emilimini bozmaktadır. Şişmanlığa zemin hazırlar. Sigara içilmemelidir. Sigara kalp damar hastalıklarına risk teşkil edeceği gibi D vitaminin aktif hale dönüşmesini de azaltmaktadır. Ayrıca kandaki C vitamini düzeyini ve serum östrojen düzeyini de azaltmaktadır. Aşırı kafein tüketilmemelidir. Her gün bol sıvı alınmalı ve sulu yiyeceklerin tüketimi arttırılmalıdır. Günlük yaşamının streslerinin kontrol altına alınmaması, özellikle aşırı yeme, sigara ve diğer kötü alışkanlıkların önlenmesi açısından önemlidir” ifadelerini kaydetti.

  • Hamile Kadına 6 Saatlik Yol Açma Çalışması Sonrası Ulaşıldı

    Batman’ın Kozluk ilçesinde kar yağışı yolu kapalı olan bir köyde doğum sancıları tutan hamile kadın, 6 saatlik çalışma sonucunda hastaneye ulaştırıldı.

    Kozluk ilçesine 25 kilometre uzaklıkta bulunan Derince köyünde doğum sancıları başlayan Halime Yüksel’in yakınları 112 Acil servis’inden yardım istedi. İhbar üzerine özel idare karla mücadele ekipleriyle irtibata geçen sağlık personeli, önlerinde ilerleyen kepçenin açtığı yolda ilerleyerek, köye ulaştı. Ekipler köye ulaşmaya çalışırken zaman zor anlar yaşadı.

    Ekipler 6 saat süren çalışmanın ardından Yüksel’in evine giderek ilk müdahaleyi yaptı. 2 sağlık personeli ve bir ambulans sancıları tutan kadını alarak Kozluk Devlet Hastanesine ulaştırdı. Hastaneye kaldırılan hamile kadın ve bebeğinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

    Halime Yüksel’in eşi Sadettin Yüksel, 112 Acil Servis’i arayarak yardım istediklerini belirterek, “Sağ olsunlar doğum olduğu için araçları bizim köye kadar geldi. İl Özel İdare ekipleri ve sağlık ekibine çok teşekkür ederim. Seferber olup eşimi kurtardılar. Kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

  • ’Dur’ İhtarına Uymayan Araçtakiler Kovalamaca Sonrası Yakalandı

    Tekirdağ’da polisin ’dur’ ihtarına uymayan Bulgaristan uyruklu otomobil, Malkara polisinin 1 saatlik kovalamacası ve sıkı takibi sonucu içindeki şahıslarla birlikte yakalandı.

    Şüphe üzerine durdurulmak istenen CC 4689 MC plakalı Bulgaristan uyruklu araç, Tekirdağ’da polisin ’dur’ ihtarına uymayarak kaçtı. İçinde 2 kişinin bulunduğu otomobil, Malkara ilçesinde kıstırıldı. Meşatlık mevkiinden dolaşarak ilçe merkezine giren araç, polis tarafından burada da yapılan ’dur’ ihtarına uymayarak hızla kaçtı. İlçe emniyetine bağlı Asayiş Büro ve Yiğit Polis Merkez Amirliği ekiplerinin peşine düştüğü araç uzun kovalamaca sonrası Belediye Parkı’nın üst sokağında bulundu.

    OTOMOBİLİ ALMAYA GELDİKLERİNDE YAKALANDILAR

    Aracı bırakıp kaçan şahıslar, bir ticari taksiye binip tekrar aracı almaya geldiklerinde polis tarafından yakalandı.

    Karakolda ifadesi alınan şahıslara trafik yönünden ceza işlemi uygulandığı ve yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı öğrenildi.

  • AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Davutoğlu-kılıçdaroğlu Görüşmesi Sonrası Açıklama

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, başkanlık sisteminin Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından görüşmede gündeme getirildiğini belirterek, “Başkanlık sisteminden ne anladığımız, başkanlık sistemi çerçevesine etiket düzeyindeki tartışmaların verimsiz olduğu, bizim başkanlık sistemi önerimiz, CHP’nin parlamenter sistem önerisinin tartışılması, karşılıklı tartışılması gerektiği ifade edildi” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni anayasa, TBMM İç Tüzüğü ve reformlar kapsamında yaptığı görüşme sonrası basın toplantısı düzenledi. Görüşmedeki heyette yer alan Çelik, “Sayın Başbakanımız anayasa ile ilgili siyasi partilerden randevu alma ile ilgili temas trafiğine başlamıştır. Genel Başkanımız ve heyetimizi karşılamada gösterdikleri nezaket için teşekkürlerimizi sunuyorduk. 2 saat 15 dakika kadar bir görüşme oldu. Hemen hemen hiç ara vermeden, bir yandan verimli bir beyin fırtınası oldu, siyasi meselelerin değerlendirildiği görüşme oldu. Asıl meselemiz yeni anayasaydı. Darbe hukukuna kaynaklı eden bu anayasanın ruhundan başlayarak ruhu ve arkasından metninin değişmesi konusunda tam bir mutabakat var. Yeni anayasa konusundaki görüşümüz son derecen nettir. Devlet yazılımını ifade eden anayasa ile 2023 hedeflerine ulaşacağına inanmıyoruz. 1876’dan beri Türkiye anayasayı tartışıyor. Vatandaş devlet ilişkisinin nasıl olacağına dair, bir devlet yazılımı olarak yeni anayasa meselesi tartışılıyor. Bu çerçevede çok uzun zamandan beri, 2007’den beri, 2011’deki temaslarımızdan bu yana net bir biçimde Türkiye’nin yeni bir anayasaya kavuşması gerektiğini ifade ediyoruz. Yeni anayasa, Türkiye’nin kimlik belgesidir. Genel Başkanımız, Başbakanımız Türkiye’nin her alandaki sorunlarının aşılması için anayasanın sadece değişiklikleri ile yetinmeyeceğimizi revizyon dönemini geride bırakması gerektiğini açık bir şekilde ifade etmiştir” ifadelerini kullandı.

    Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Darbe hukukunun kaynağını oluşturan anayasanın değişmesi gerektiği konusunda onlar da hemfikirler. Mevzuatımızdan, darbe hukukunun arındırılması konusunda da mutabakat var. Bu, Kılıçdaroğlu tarafından da dile getirdi. Adalet Bakanlığı temelinde darbe hukukunun bütün izlerini mevzuatımızdan arındırma konusunda bir çalışma var. Bu çalışma CHP ile paylaşılıp, CHP Grup Başkanvekilleri de ne yapılması konusunda fikirlerini dile getirecekler.”

    Başkanlık sistemine ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik, “Genel Başkanımız tarafından güdeme getirildi. Başkanlık sisteminden ne anladığımız, başkanlık sistemi çerçevesinde etiket düzeyindeki tartışmaların verimsiz olduğu, bizim başkanlık sistemi önerimiz, CHP’nin parlamenter sistem önerisinin tartışılması karşılıklı tartışılması gerektiği ifade edildi” dedi.

    Çelik, “Parlamentonun daha çok özne olmasını sağlama, halkın devlet yönetiminde yegane özne olmasını sağlama, anayasal sistemin ortaya çıkması konusunda, biz bunun başkanlık sistemiyle mümkün olacağın onlar da bunun parlamenter sistemle olacağını dile getirdiler. Başka önerinin hangisinin gerçek anlamda parlamentoyu özne yapacağını, yargı bağımsızlığını temin edeceğini, ileri demokrasilerdeki gibi denge-denetim mekanizmalarını karşılıklı olarak tartışalım istiyoruz” diye konuştu.

    “ELE ALINAN KONULARDAN BİRİSİ AB MESELESİ OLDU”

    Her sistemin olumlu örnekleri olduğu gibi olumsuz örneklerinin de olduğunu belirten Çelik, “Bundan sonra bir Uzlaşma Komisyonu’nun ortaya çıkması halinde, iki Genel Başkan bu çalışmaları yapılması gerektiğini söyledi. Bu çerçevede ele alınan konulardan birisi AB meselesi oldu. AB meselesi konusunda AB meselesi AK Parti dönemlerinde bir devlet politikası haline gelmiştir. Bu konudaki vizyonumuzun devam edeceği Genel Başkanımız tarafından vurgulanmıştır” şeklinde konuştu.

    TBMM’in İç Tüzük’üyle ile ilgili konuşan Çelik, “Meclis’in sadece bir yasama fabrikası gibi çalışmaması, Türkiye’nin büyük meselelerinin tartışıldığı en yüksek organ olarak, Türkiye’nin siyasi meselelerinin çözümüne zemin teşkil eden platform olarak işlevini yerine getirmesi, denge ve denetim mekanizmaları açısından Meclis’in çalışma biçiminin gözden geçirilmesi konusunda herkes birçok şey söylüyor. Genel Kurul’a dayalı çalışma modeli dünyanın birçok yerinde terk edilmiş bir model. İktidarın hızlı bir şekilde Meclis’te talep ettiği yasaların çıkması, muhalefetin eleştirmesi, denetleme görevini yapılabildiği Meclis çalışma dengesinin nasıl çalışabileceği konusunda hassasiyet var. İktidar, Türkiye’yi yönetme zorunluluğuna sahiptir. Muhalefetin en doğal hakkı ve görevidir, yasaların eleştirilmesi, hükümetin denetlenmesinin Meclis üzerinden yapılması. Bu dengenin kurulacağı iç tüzüğün ortaya çıkması konusunda genel başkanımız görüşmelerini ifade etmişti. Geçmişte yaptığımız çalışmada 6 maddede anlaşmazlık gözüküyordu. Çalışmalarda yer alan aynı arkadaşların bir araya gelerek süratli çalışma yapmaları, iç tüzüğün değiştirilmesi, artık iradenin çıkması konusunda anlaşma zemini ortaya çıktı” dedi.

    Vize muafiyeti meselesinde CHP’nin desteği alma konusundaki taleplerini ilettiklerini belirten Çelik, CHP’nin AB ile ilişkilerin gerçekleştirilmesi çerçevesinde genel yaklaşımları konusunda değerlendirmede bulunacağını ifade etti.

    Bundan sonra MHP ile görüştükten sonra da tablonun daha geniş bir şekilde değerlendirilmiş olacağını anlatan Çelik, “Biz, başkanlık sistemi, onlar parlamenter sistem konusundaki görüşlerini ifade etti. Anayasanın bir siyasi metin olduğunu da düşünürsek, halkın daha çok özne olduğu, halkın siyasetin ve devletin sahibi olma iradesinin güçlendiği anayasal yazılımı nasıl ortaya çıkarabiliriz buna odaklanmamız gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    Çelik, “İki parti arasında belli istişareler yapılması gerektiği, toplumsal kutuplaşma ile ilgili fay hatları varsa bunların rehabilite edilmesi konusunda iki partinin daha çok istişarede bulunması gerektiğini ifade ettiler. Son derece verimli bir görüşme olmuştur. Aynı zamanda 12 Eylül’ün darbe döneminden kalan mevzuatının temizlenmesi konusunda yüksek bir irade ortaya çıkmıştır” açıklamasında bulundu.

    Çelik, konuşması sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Uzlaşma zeminin ortaya çıkması durumunda HDP’nin üye verip vermeyeceği konusundaki soruya Çelik, “Böyle bir çalışma zemini çıktığı zaman bu meclis başkanımızın inisiyatifinde yürümesi gereken bir süreçtir. Meclis Başkanımızın kendi takdiridir. İktidar partisi olarak 1 Kasım seçimlerinden sonra olağan yerine getirmemiz gereken işler vardı. Bu çerçevedeki takvim bittikten sonra anayasa görüşmeleri başlamış oldu. Burada ortaya çıkan iradeyi geçmişteki yöntem gibi değerlendirilecektir. Biz, her siyasi partiden randevu isteriz. Çünkü o partileri halklar kurmuştur, halkın oy verdiği partiye, o partiye oy veren vatandaşlarımız duyduğumuz saygıdan dolayı o partiden randevu isteriz. HDP yöneticilerinin anayasa gibi büyük bir meselede gayri ciddi bir tutum takınmaları, Türkiye’yi zedeleyici bir tutum almaları, Genel Başkanımıza yaptıkları saygısızlık da randevu iptalinin sebebidir. Konuşulacak konunun ciddiyetine yakışmayacak bir yaklaşımla söylem tutturmalarıdır. Biz, hiçbir partiyi kategorik olarak dışlamıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “LİDERLER DÜZEYİNDEKİ GÖRÜŞMELER AÇIKTIR”

    Başka bir gazetecinin, “Komisyon bundan sonra 60 madde üzerine mi çalışacak? Bütün maddelerde oy birliği şartı aranacak mı? MHP ile uzlaşı olmazsa, CHP ile yola devam eder misiniz?” sorusunu Çelik, “Şu aşamadaki gündemimiz şu, 4 Ocak’ta MHP ile görüşülecek. Kuşkusuz, MHP gibi Türk siyasi tarihinde önemli bir misyona sahip partinin anayasa çalışmaları içinde yer alması son derce kıymetlidir. Onların da bu şekilde davranmalarını temenni ederiz. Kuşkusuz, geçmişteki çalışma yönteminin birtakım mahsurları oldu. Siyasi partiler eşit üye vereceklerdir o komisyona ama belki de o zaman daha sonra yapılan bir çalışmayla iki partinin uzattığı görülüyor. Meclis’teki komisyonda tam bir mutabakat sağlanması böyle bir çalışmayı imkansız kılıyor. Böyle bir çalışmayı her siyasi parti değerlendirecektir. Yeni yöntemler üzerinde durulabilir. TBMM’nin idare teşkilatı, yeri geldiği zaman bu müktesebatı sunacaklardır. Liderler düzeyindeki görüşmeler açıktır” diye cevapladı.

    Başkanlık sistemine ilişkin soruya Çelik, “Daha önce Uzlaşma Komisyonu’na sunulmuş modeli Sayın Kılıçdaroğlu ile paylaşacağız. Bunlar, anın şartları içinde tartışma faslı olarak sunulmuştur. Biz de aynı çalışmaları sürdürüyoruz. Yeni ortaya çıkan tartışmalarla güncelleyebiliriz, maddeleri çıkarabiliriz ya da çoğaltabiliriz” karşılığını verdi.

    Bölgesel mevzulara da karşılıklı olarak değinildiğini anlatan Çelik, Başbakan Davutoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na bilgi vermek istediği hususların olduğunu ifade etti.

    Türkiye’nin belli bir tarih koyarak ’anayasayı yaptık’ demesinin gerektiğine işaret eden Çelik, halkın özne olduğuyla ilgili bir tartışmanın yapılması gerektiğini dile getirdi.

    Başbakan Davutoğlu’nun 3. yöntem konusundaki görüşleri hakkında bilgi verip vermediğinin sorulması üzerine Çelik, “Başbakanımız başkanlık sistemini ayrıntılı bir şekilde anlattı. Bizim bunu niye savunduğumuzu, kendisinin bunu niye savunduğunu anlattı, ’Bu tartışmaların başkan kim olacak, Başbakan kim olacak’, kişiler üzerinden yapılmasının son derece sakıncalı olduğunu. Yöntem meselesi ile ilgili bir irade ortaya çıktı, çalışma devam etsin, şekillenmesi MHP ile yapılan görüşmeden sonra ortaya çıkacaktır. Sayın Başbakanımız belki tekrar görüşmek gerektiğini de paylaştı” diye konuştu.

    Yeni anayasa konusunda bir tarihin konuşulmadığına dikkati çeken Çelik, takvimlendirmenin yapılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de anayasa konusunda söylenmedik sözün kalmadığına dikkati çeken Çelik, Türkiye’nin anayasa yapmaya hazır olduğunu, halkın TBMM’ye yeni anayasa yapma şerefini tevdi ettiğini ifade etti.

    “KIRMIZI ÇİZGİLER DİLE GETİRİLMEDİ”

    Bir gazetecinin, “İki liderin kırmızı çizgisinin olup olmadığına” ilişkin sorusuna Çelik, “Bu dile getirilmedi. TBMM’deki partilerin tamamının bu çalışmalarda yer alması o partilere oy veren vatandaşlarımız için önemlidir. Siyaset yapılması bakımından o kavram sıkıntılı bir kavram” cevabını verdi.

    Yapılan anketlerde milletin, anayasanın yapılmasına büyük bir destek verdiğini belirten Çelik, “Halk, partilere yeni anayasanın yapılması için büyük bir baskı uyguluyor. Siyasete meşruiyetini veren halkın iradesidir. Dolayısıyla halkın taleplerine kulak verilmesi gerekir. Şu anda en yüksek taleplerden birisi yeni anayasa meselesidir. İkincisi, artık herkes görüyor ki bu anayasa, Türkiye’de sistemi tıkamaktan başka bir şeye yaramıyor” diye konuştu.

    Başka bir gazetecinin, “Aklınızdaki başkanlık sisteminde yerel parlamentolar olacak mı” sorusuna Çelik, “Yerel parlamento, federal sistem biz Türkiye’nin bu konularla ilgili eksikliğinin olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye’nin federal yapılara da ihtiyacı yoktur. Biz, federal yapı hangi Türkiye tipi başkanlık derken birileri bunu sadece yetkilerin olduğu gibi sundular. Federal bir sistem örgörmüyoruz demiştik, ikincisi iki meclisli bir sistem öngörmüyoruz demiştik. Biz, TBMM’nin büyük bir mutabakatı olsa bile anayasa gibi bir meselenin referanduma götürülmesi, anayasanın meşruiyetini artıracağı düşüncesindeyiz” dedi.

  • Bilecik’te Mevlit Sonrası Cemaate Hayır İkramı

    Bilecik’te Haydar Aksu isimli vatandaş, Merkez Dedeoğlu Camii’nde okuttuğu Mevlid-i Şerifin ardından hayır ikramında bulundu.

    Cami çıkışında yüzlerce cemaate dağıtılan pide, ayran, helva ve şeker kısa sürede bitti. Cami cemaati, hayır yapan Haydar Aksu’ya “Allah Kabul” etsin dileklerini sundular. Ölmüşlerini ruhu için Dedeoğlu Camii’nde Mevlit okutturduğu anlatan Haydar Aksu, “Mevlit sonrası cami cemaatine hayır yaptık. Allah, yapmış olduğumuz hayırları kabul etsin” dedi.

    Okunan Mevlide, Bilecik İl Genel Meclis Başkanı Serkan Yıldırım, Bilecik Muhtarlar Derneği İlhami Çınar, Bilecik Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Sami Erçin ve çok sayıda cemaat katıldı.