Etiket: Sonrası

  • 15 Temmuz sonrası ’yıkılan’ üniversite FETÖ’cülerden temizlendi

    15 Temmuz sonrası ’yıkılan’ üniversite FETÖ’cülerden temizlendi

    Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yıkılmış bir üniversite devraldıklarını belirterek bu süreçte 212 öğretim üyesinin ihraç edildiğini ve ihraçların devamının gelebileceğini söyledi.

    Bir dönem FETÖ’nün yuvası olarak bilinen Dicle Üniversitesi, prangalarından kurtulmayı başardı. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından ağustos ayında üniversiteye rektör olarak atanan Prof. Dr. Talip Gül başkanlığında önemli bir çalışma gerçekleştiren kurum, bünyesinde barındırdığı FETÖ’cüleri bir bir tespit ederek ihraç etti. Son 4 yılda üniversitede 212 öğretim üyesinin ihraç edildiğini kaydeden Rektör Gül, bu ihraçların devamının gelebileceğini söyledi.

    “Tamamen yıkılmış bir üniversite devralmıştık”

    15 Temmuz hain darbe girişiminden bir ay sonra Dicle Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Talip Gül, yaşanan süreci anlattı. Darbe sonrası üniversitenin rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, bazı dekanları olmak üzere çok sayıda yöneticisinin gözaltına alındığını hatırlatan DÜ Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, tamamen yıkılmış bir üniversite alarak 4 yılda üniversiteyi tekrar hayata kazandırdıklarını aktardı. Bu süreçte 212 öğretim üyesinin ihraç edildiğini ve 4 yılda 160 civarında doktor öğretim üyesinin göreve getirilerek eksikliğin giderildiğini vurgulayan Rektör Gül, şimdilerde personellerin liyakatine, ehliyetine ve hizmetine bakarak almaya çalıştıklarını dile getirdi. Rektör Prof. Dr. Gül, “15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen bir ay sonra 15 Ağustosta atandım. Çok kötü bir ortamda bu görevi devraldık. Göreve geldiğimiz zaman buranın rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, bazı dekanlar olmak üzere çok sayıda yönetici gözaltına alınmıştı. Devlet haklı olarak dijital sistemi yani üniversitenin kurumsal hafızasına el koymuştu. Dolayısıyla tamamen yıkılmış bir üniversite devralmıştık. Bir taraftan kurumsal yapıyı tekrardan oluşturmaya çalışırken bir taraftan FETÖ’nün kalıntılarını temizlemekle uğraştık. Hızlı bir şekilde soruşturma ve değerlendirme komisyonları kuruldu. Öyle bir ortamdaydık ki herkes birbirini şikayet etmeye başladı, gelen şikayetlerin bir kısmı yanlış, bir kısmı doğru, bunları ayırt etmek için komisyonlar kurduk. Bu soruşturmalar sonucu şuana kadar geçen hafta 2 kişi daha alındı toplamda 212 öğretim üyesi ihraç oldu. Bu çok büyük bir rakam, tabi istifa edip gidenler oldu, darbe girişiminden önce yurt dışında olup gelmeyenler oldu. Dolayısıyla üniversitemizde böyle bir tahribat oldu, çok korkunç bir rakam 212 öğretim üyesi ihraç oldu ve devam ediyor” dedi.

    “Alımlarda ehliyet, liyakat ve hizmete bakıyoruz”

    Sürecin devam ettiğini bildiren Rektör Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu süreç devam ediyor çünkü yeni bilgiler ve belgeler çıktığı zaman devletimiz devam ettiriyor. Araştırmalar birbirini takip ediyor, yeni belge ve bilgiler geldiği için soruşturma komisyonumuz hala aktif çalışıyorlar, süreç devam edecek gibi de görünüyor. Çünkü bu örgütün invazyon olduğu alanlar nerelere kadar bilinmiyor, dolayısıyla ciddi bir temizlik yaptığımızı söyleyebiliriz. Şuana kadar eksiğimiz kalmadı, bu 4 yıl içersin de 160 civarında doktor öğretim üyesi aldık, hatta bu rakamlar son alımlarla beraber artı. Aldığımız elamanları liyakatine, ehliyetine ve hizmetine bakarak almaya çalışıyoruz. Alırken de muhakkak devletimizle koordineli bir şekilde terör örgütü ile bağlantılarının asla olmamasına özen göstererek alıyoruz. Bu çok kolay olmuyor, liyakat ve ehliyetli insanlar her zaman bulunmuyor, bulduğumuzu kapmaya çalışıyoruz, eksiğimiz şuanda hamdolsun yok.”

  • Elazığ’da deprem sonrası yıkılan okulların yerine 500 derslik

    Elazığ’da deprem sonrası yıkılan okulların yerine 500 derslik

    Elazığ’da 35 okulun hasar gördüğüne bunlardan ağır hasar alan 10’unun yıkımının yapıldığını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtük,2020-2021 yılları arasında da 500 dersliğin kente kazandırılarak hizmete alınacağını söyledi.

    24 Ocak’ta meydana gelen 6.8’lik depremde kentte 35 okul hasar gördü. Hasar gören okullardan ağır durumda olanın 10’unun yıkımı gerçekleştirilirken yerine yenilerinin yapımı için start verildi. Bu kapsamda merkeze bağlı Akpınar Mahallesinde yapılacak olan 24 derslikli okulun temeli atılırken, yapımına başlanan bir diğer 5 derslikli anaokulunun yüzde 50’lik kısmı tamamlandı. Hasar gören diğer 25 okulun deprem tahkiklerinin yapıldığı ve çıkacak karara göre yıkımının yada güçlendirilmesinin yapılacağı öğrenildi. Çalışmaların hızla devam ettiğini ifade eden İl Milli Eğitimi Feyzi Gürtürk, kentte 500 dersliğin yapılarak hizmete açılacağını kaydetti.

    24 Ocakta meydana gelen depremde 35 okulun hasar gördüğünü belirten İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk, “Bunlardan 10 okulumuz ağır hasarlı olduğu için yıktık. Bunları en yakın yere taşıyarak ikili eğitime geçtik. Sınıf sayılarımızda herhangi bir artış olmadı. Yalnızca yüzde 96 seviyesinde olan tam gün eğitimimiz yüzde 86 seviyesine gerilemiş oldu. Daha sonra 11 hayırseverlerimizle protokol imzaladık. Okulların birinci dönemine en hızlı şekilde yetiştirilmek isteniyor. TOKİ tarafından ilçelerimize 11 okul yapılacak. Onların tüm işlemleri yapıldı. İl yatırım programımızda 8 okulumuz var. Bunlarında hepsini gerçekleştirmiş olduk. 10 okulun haricinde geri kalan 25 okulumuzun deprem tahkikleri yapıldı. Bu deprem tahkikleri sonucunda da bunların güçlendirmesi ve yıkımına karar verilecek” dedi.

    Okulların bir kısmında güçlendirme yapılacağını vurgulayan Gürtürk, “Selçuklular Ortaokulu güçlendirme ve iş ile işlerimi yapılarak eğitime hazır hale getirildi. Dernek tarafından Bizmışen mevkisinde 5 derslik bir anaokulumuzun yüzde 50’lik kısmı tamamlandı. Sivrice’deki tüm okulların bakım ve onarımları yapıldı. Eğim ve öğretime açıldı. Pandemi süreçleri uzattı. Bundan dolayı gecikmeler oldu. Hızlı bir şekilde tüm altyapı hizmetlerini ve yazışma işlemlerimizi tamamladık. Hayırseverlerimizde her gün bir biri ardına temellerini atacaklar. İnşallah 2020-2021 yılları arasında da bu saydığımız 500 dersliğimiz ilimize kazandırılmış olacak.Diğer sosyal donatılarıyla, ekipmanları ile eğitim öğretime daha güzel bir projeli okullar kazandırmış olacağız. Buradaki okul 24 derslikli olacak. Hemen aynı arsamız içerisinde yine 24 derslikli okul planlıyoruz. Korgeneral Hulusi Sayın lisesi de yapılacak. Mustafa Kemal Ortaokulu ve Elazığ Lisesi yapılacak. Bunların hep hayırseverler tarafından protokolleri imzalandı. Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemizde orta hasarlıydı. Sonuçlar geldiğinde bakacağız ama büyük ihtimal güçlendirme olacak. Eğer yüzde 40’i geçmediği takdirde yıkılmayıp güçlendirme yapılacak” diye konuştu.

  • Üniversite sınavı sonrası aileler sahil ve piknik alanlarına akın etti

    Üniversite sınavı sonrası aileler sahil ve piknik alanlarına akın etti

    İstanbul’da YKS nedeniyle kısmi olarak uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının sona ermesiyle öğrenciler, aileleri ile birlikte sınav sonrası sahil ve piknik alanlarına akın etti.

    İçişleri Bakanlığı, yeni tip korona virüs (Covid-19) salgını ile mücadele kapsamında oluşabilecek riskleri önlemek için bu hafta sonu yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) nedeniyle belli saatler aralığında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanması kararını almıştı. İstanbul’da öğrenciler sınav sonrası sokağa çıkma kısıtlamasının saat 18.30’da bitmesiyle birlikte aileleriyle sahil ve piknik alanlarına akın etti. Kimi vatandaşlar spor ve mangal yaparken, kimileri ise sahilde balık tuttu. Sahil yolunda uzun araç kuyrukları oluşurken, özelikle Zeytinburnu sahilinde vatandaşlar yoğunluk oluşturdu.

    Yükseköğretim sınavı sonrası ailesiyle birlikte sahile piknik yapmaya geldiğini ifade eden Nuray Aslan, “Sahile, sınav stresini atmak için geldik. Görüldüğü üzere çok kalabalık, eminim sınavdan çıkan birçok öğrenci buradadır. Çok değişik sorular vardı, gerçekten çok stresliydi. Birçok soruda hep neredeyse aynı cevaplar vardı. Hatta dünden beridir internette bu konuda birçok şey paylaşılıyor. Sınav çok beyni yoran, kafa patlatan bir sınavdı. Bu şekilde çok yorucuydu ve stres yaşadım. Ben alan olarak paramedik, hemşirelik veya anestezi istiyorum. Onları istiyorum ama sayısalda iyi olmam gerekirdi fakat zorluydu sorular. Korona virüs döneminde evde olmak psikolojik olarak etkiledi bizi. Hastalık başlı başına zaten insanın korkusu oluyor. Tatil planım şu anda korona virüs nedeniyle maalesef olmayacak’’ dedi.

    Geçtiğimiz hafta yapılan liseye giriş sınavına girdiğini söyleyen Ceylan Umay Şen ise, “Ben bu sene LGS’ye girdim ve açıkçası pandemi sürecinde çalışmak zordu. Sınavda matematiği eleyici olarak sormuşlardı. Bu yüzden genel olarak matematikte zorlandık. Çok çalıştık, çok emek sarf ettik. Bu pandemi sürecinde de zaten dershaneye ve okula gidemedik. Her ne kadar evden eğitim görsek de evdeki eğitim okuldaki eğitim gibi olmadı. Bu yaz iyice dinlenip bol bol kitap okuyarak ve 9’uncu sınıfa hazırlanarak geçirmeyi düşünüyorum’’ dedi.

  • Yağış sonrası dere taştı, evleri su bastı

    Yağış sonrası dere taştı, evleri su bastı

    Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Düzyurt Mahallesinde etkili olan sağanak yağmur sonrası derenin taşmasıyla evleri su bastı.

    Dün il genelinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Tekman ilçesinde bağlı Düzyurt mahallesinde sağanak yağmur etkili oldu. Yağmurun şiddetini artırmasıyla köyden geçen dere taştı. Çok sayıda evi sel suların basmasının ardından vatandaşlar itfaiye ekipleri tarafından evlerinden tahliye edildi.

    Cadde ve sokaklara da hasar veren aşırı yağmur ve çamur enkazı, Tekman Belediye ekipleri tarafından temizlenmeye başlandı.

    Sel felaketinde can kaybının yaşanmadığı, bazı evlerde hasara neden olduğu belirtildi.

  • PISA Başkanı pandemi sonrası eğitim stratejilerini anlattı

    PISA Başkanı pandemi sonrası eğitim stratejilerini anlattı

    Pandemi sürecinin ardından okul sisteminin nasıl kurgulanması gerektiğiyle ilgili bilgi veren PISA Direktörü Andreas Schleicher, “Eğitim sistemimiz daha da zorlaşacak. Bunun için yenilikçi çözümler bulmamız lazım” dedi.

    Bahçeşehir Üniversitesi tarafından online düzenlenen ‘Okulları Tekrar Açma Stratejileri’ toplantısında, pandemi süreci sonrasında eğitim sisteminin geleceği masaya yatırıldı. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı olan PISA’nın Direktörü yapan Andreas Schlicher’ın katılımıyla gerçekleştiren programa, Türk-Alman siyasetçi Özcan Mutlu, BAU Global Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şirin Karadeniz ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda önemli açıklamalar yapan Andreas Schlicher, ‘Kriz sırasında eğitim tedbirlerinin uygulanması’ başlıklı bir sunum yaptı. 36 ülkenin ortalamaları ile yapılan sunuma göre Schlicher, “1,5 milyar öğrenci son iki ay içinde teknoloji ile öğrenmenin gerekliliğini öğrendi. Uzaktan öğrenme, öğrenmenin yaşam çizgisi haline geldi” dedi.

    “Okula dönen çocuklar için psikolojik destek önemli”

    Öğretmen yeterliliğinin yükseltilmesi gerektiğini söyleyen PISA Direktörü Andreas Schlicher, “Öğrenme kaybını tespit ederek buna uygun bir süreç tasarımı yapmamız gerek. Yeni normal sürecinde, öğretmen yönetici ve çocuklarımıza vermemiz gereken her türlü sosyal mesafe eğitimini de tasarlamamız gerek. Öğrencilerimizin esenliği, öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin, çocuklarımızın alacağı psikolojik desteğin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Okullardaki psikolojik danışmanlarımızın, bu noktada okula geri dönen çocuklarımız için de önemli görevler düşüyor. Öğrencilerin akademik öğrenmelerinin sürekliliğini sağlamak, Öğretmenlere profesyonel destek vermek, öğrencilerin sosyal gelişimini sağlamak, dezavantajlı öğrencilerin eğitiminin desteklenmesi, evde şiddet riski bulunan öğrencilere yardım edilmesi gibi maddeler, stratejilerin odağını oluşturmalı” şeklinde konuştu.

    “Eğitim sistemi daha da zorlaşacak”

    Schlicher yeni eğitim sistemi hakkında şu uyarılarda bulundu:

    “Gelecekte pek çok ülke dış mekanlara, öğrenim alanının güvenli olması nedeniyle daha çok önem verecek. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeniden açılma planlarında teknoloji etkin olacak. İçerik yönetimi konusunda öğretmenleri tam teşekküllü hale getirmemiz gerekecek. Kimse hazır değil. Yavaş yavaş hazırlayacağız. Öğrencinin iyi olması için özellikle psikolojik desteğin verilmesi, strese maruz kalan çocukların belirlenmesi, ek olarak doktor ve psikologların istihdam edilerek destek sağlanması gerekiyor. Düşünmemiz gereken çok şey var. Öğretmenlerin işi çok fazla, alanınız dışında bilmeniz gereken çok şey var, sosyal becerilerini güçlendirmeliler. Eğitim sistemimiz daha da zorlaşacak. Bunun için yenilikçi çözümler bulmamız lazım.”

    “Okullar yeni salgın yayılma alanları olabilir”

    Pandemi sürecinin halen devam ettiğini ve korona virüsün azalmasıyla birlikte açılacak olan okullarda sosyal mesafeye uyulmaması ve gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda okulların yeni yayılma alanı olabileceğine değinen Türk-Alman Siyasetçi Özcan Mutlu, “Önlemler alınmazsa okullar yeni salgın yayılma alanları da olabilir. Kurallar konusunda okullara destek verilmez, uzaktan eğitim konusunda geliştirilmezse muhtemelen bir iki dalga sonunda daha da büyük zarar görülebilir. Yeni normalleşme, o kadar da basit bir şey olmayacak. ‘Yeni normalleşme’ demek, her an virüsün yeni bir mutasyonu ile yeni bir dalga ile karşı karşıya gelmek anlamına gelecek. Bu yüzden özellikle eğitim kurumlarına çok büyük görevler düşüyor” dedi.

    “Okullarımız korona virüse karşı hazırsa açılabilir”

    Okulların tam olarak hazır hale geldiğinde ve öğretmenlerin yeni sisteme ayak uydurabilmesi durumunda açılabileceğini belirten BAU Global Başkanı Enver Yücel ise, “Okullarda hizmetlisinden, müdürüne kadar herkesin hazır olarak bekliyor olması lazım. Tabi dünyada bu bir anda eşit bir şekilde olamaz. Ama bu korona döneminden sonra da aslında bir eşitlik söz konusu olacak. Ayrıca bir ülkenin internet altyapısı, telekomünikasyon sistemleri iyi ise bir de uzaktan öğretim kültürü var ise o zaman bu daha çabucak yerleşebiliyor. Bizim ülke olarak telekomünikasyon altyapımız epeyden beri çok iyi. Bir dönem tablet dağıtımı ile Türkiye’de eğitimde teknolojinin kullanımını gördük. En azından bir farkındalık oluşturuldu” ifadelerine yer verdi.

    “262 milyon çocuk okula gidemiyordu”

    UNESCO’nun açıkladığı verilere göre 262 milyon çocuğun eğitimden uzak kaldığına değinen BAU Rektörü Prof. Dr. Şirin Karadeniz, “UNESCO verilerine göre dünyada 262 milyon çocuk okula gidemiyordu. Yani eğitime erişemeyen 262 milyon çocuk zaten vardı. Aynı zamanda çocukların yarısından fazlası standart okumanın, matematik okuma becerisi ve matematik becerisine yeteri kadar sahip değildi. Aslında eğitime erişim, eğitime eriştikten sonra nitelikli eğitim alma, bu eğitime herkes için eşit, hakkaniyetli ve kapsayıcı yapmakla ilgili de halihazırda sıkıntılarımız vardı. Pandemi süreci ile beraber çocukların eğitime uzak kalmaları giderek arttı. Ayrıca özel gereksinimi olan çocuklarımızın eğitime ulaşamaması ile beraber aradaki makas gittikçe artmış durumda” şeklinde konuştu.