Etiket: Sonrası

  • Uzmanlar Karadeniz’de doğalgaz sonrası petrolde bulunabileceğine dikkat çekti

    Uzmanlar Karadeniz’de doğalgaz sonrası petrolde bulunabileceğine dikkat çekti

    Türkiye’nin Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulmasının ardından bölgede yapılacak çalışmalar ile petrolün de bulunmasının mümkün olduğu belirtildi.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, gaz sahasının daha derin kısımlarında petrol de bulunabileceğini söyledi. Türkiye’nin bugün bulduğu doğal gaz alanının Romanya’nın Neptun gaz/petrol sahasının güneye sınırında yer aldığını hatırlatan Bektaş “Romanya bu bölgede 2012 yılında yaptığı Domino-1 sondaj kuyusuyla ciddi gaz rezervine ulaşmış olup, araştırmaları günümüze dek sürmektedir. Romanya’nın 100-1000m su derinliğindeki gaz rezervlerinin güneye doğru devamında, 2100 metre su derinliğinde Türkiye yeni gaz rezervleri bulmuştur. Romanya’dan Türkiye’ye doğru uzanan gaz yatakları benzer jeolojik yapıda olup, Tuna, Dinyeper, Diyester nehirlerinin 10 milyon önceki denizaltı delta çökelleri içerisinde yer alır. Jeolojik olarak Karadeniz petrol alanının Hazar petrol havzasının doğuya doğru devamı olduğu görüşü nedeniyle, uluslararası şirketler ve TPAO, Türkiye’nin ekonomik alanı sınırları içerisinde, Karadeniz’de, sismik ve sondaj faaliyetlerini sürdürmüşler ise de, bu güne dek olumlu bir sonuç alınamamıştır. 2000 metreden fazla derinlikte sondaj yapma maliyeti ve teknolojik zorluklar Karadeniz petrol-doğal gaz havzasındaki sondaj sayısının çok az olmasının temel nedenidir. Petrol fiyatlarının son yıllarda düşük olması, buna karşılık olarak çıkarılması mümkün petrolün maliyetinin dünya piyasa fiyatlarından daha fazla olması nedeniyle çok uluslu petrol şirketleri Karadeniz’den çekilmişlerdi. Ancak Türkiye bu konuda Karadeniz’den asla vazgeçmedi” dedi.

    “Karadeniz’e kuzeyden giren üç büyük nehirin (Tuna, Dinyeper, Dinyester) yaklaşık 10 milyon yıl önceki denizaltı delta çökellerindeki gaz rezervlerinin sığ kuzey kısmı Romanya tarafından; derin güney kısımları ise Türkiye tarafından araştırılmaktadır” diyen Bektaş “Bu yüzden Fatihin açtığı kuyuya Tuna 1 ismi verilmiştir. Gaz sahasının daha derin kısımları da petrol açısından ümitlidir. Bize göre bu gün ön görülen 320 milyar gaz rezervi muhtemel olup kesin değildir. Çünkü sadece bir sondaj ve sismik anomalilere dayanan rezerv hesabı yanıltıcı olabilir. Bu miktar daha az olabileceği gibi çok daha da fazla olabilir. Önümüzdeki günlerde gaz alanını genişletme çalışmaları için yapılacak diğer sondajlar bu konuyu daha fazla açıklığa çıkaracaktır” diye konuştu.

  • Sağlık Bakanı Koca’dan Bilim Kurulu toplantısı sonrası önemli açıklamalar

    Sağlık Bakanı Koca’dan Bilim Kurulu toplantısı sonrası önemli açıklamalar

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ”Evde tedavi edilen hastalarımız için önümüzdeki günlerde yeni bir uygulamaya geçiyoruz. ‘Teletıp’ denilen sistem sayesinde hastalarıyla doğrudan görüşme yapacak” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrası düzenlenen basın toplantısında konuştu. Bakan Koca, Bilim Kurulu toplantısının ana gündeminin salgının dünyadaki ve Türkiye’deki seyri, vaka artışının sebepleri, vaka sayılarının arttığı illerde alınacak önlemler, hastane kapasitelerinin ve aşı çalışmalarının ele alındığını bildirdi. Vaka sayıları hakkında bilgiler veren Koca, “Vaka sayıları bir süredir yükselişte, son 1,5 ayın en yüksek hasta sayısına ulaştık. Bir 1 Temmuz’da hasta sayımız bin 92 idi bu sayı dün bin 263 olarak gerçekleşti. Az ve çok her artış uyarıcı fakat artışlar yılgınlığa yenilgi duygusuna yol açmamalıdır. Salgın bir süreçtir. Bu tür değişiklikler tüm dünyada görülmektedir. Gereken başarıda ısrardır. Çeşitli sebeplerle zaman zaman devam eden artışlar bizi yıldırırsa zafer uzak, alacağımız zarar büyük bunun için sizleri dirayetli inançlı olmaya devam ediyorum” diye konuştu.

    Salgınla mücadelemiz başarıyla sürdüğünü aktaran Koca, “Bundan kuşkunuz olmasın. Türkiye’nin salgınla mücadelesine başarısızlık etiketi yapıştırmaya çalışan varsa salgının ne anlama geldiğini bilmiyor ya da bildiği kadarını da siyaseten unutmayı tercih ediyor. Tarihte düz çizgide seyir eden salgın olmamıştır. Vakaların azalması yükselmeyeceğine teşkil etmiştir. Önemli olan mücadelede istikrardır” ifadelerine yer verdi.

    Bakan Koca, koronavirüse karşı gelinen noktaya ilişkin, şu bilgileri paylaştı:

    “Günlük tabloda bugünkü test sayısı, yeni hasta sayısı, ağır hasta sayısı öne çıkan başlıklardan üçüdür. Yeni hasta sayılarının tekrar 1000’in üzerine çıkmasından sonra, 3 Ağustos’ta 41 bin olan günlük test sayımız, dün 82 bin olarak gerçekleşti. Bu sayı, birkaç gün içinde 100 binin üzerine çıkabilecek. Kronik rahatsızlığı olmayan, yaşı genç, hastalığı hafif belirtilerle geçiren kişiler, evlerinde diğer kişilerden izole olarak istirahat etmekte ve kendileri için planlanan tedaviyi uygulamaktadırlar. Sağlık ekiplerimiz, hastalığı hafif geçiren bu kişilerle, tedavi ve izolasyonun birinci, üçüncü, yedinci ve on dördüncü gününde irtibat kurmakta, kendilerini takip etmektedir”

    “Türkiye Covid hastalarının tedavisine evden başlamaktadır”

    Evde tedavi edilen hastalar için önümüzdeki günlerde yeni bir uygulamaya geçeceklerini ifade eden Koca, şu ifadeleri kullandı:

    “‘Teletıp’ denilen sistem sayesinde hastalarıyla doğrudan görüşme yapacak. Hasta takibin de teknolojinin yardımıyla yeni bir adım atmış olacağız. Türkiye Covid hastalarının tedavisine evden başlamaktadır. Böylece riskli gelişmeleri önünü almaktadır. İlaç tedarikinde herhangi bir sıkıntımız yoktur. Antiviral ilacın yerli üretimine 4 firma tarafından başlanmıştır. İlaç giderleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Tedavi giderlerinin devlet tarafından karşılandığı nadir ülkelerden biriyiz.”

    Bakan Koca, dün ağır hasta sayısının 686’ya ulaştığını, bu gruptaki hasta sayısının çoğunlukla kronik hastalığı olan kişilerden ve büyüklerden oluştuğunu, en üzücü sonuçları bu hasta grubunda gördüklerini bildirdi.

    “Covid 19 ve diğer tüm hastalıklar dahil olmak üzere servis yatağı doluluk oranı yüzde 51,3, yoğun bakım yatağı doluluk yüzde 64,8, ventilatör doluluk oranı yüzde 31,7”

    Sağlık sisteminin ihtiyaca cevap verecek şekilde güçlü olduğunu belirten Koca, “Türkiye salgınla mücadelede filyasyon çalışmasının çok büyük yararlarını gördü. 1 Temmuz’da 7 bin 507 olan filyasyon çalışan sayımız 9 bin 344’e çıktı. Temaslı zincirinde olduğu bilinen kişilere ulaşma oranımız son 45 gün içinde yüzde 98,9’dur. Sivas ve Şanlıurfa’da kısa bir yoğun bakım doluluğu dışında bir sorunla karşılaşmamıştır. Covid 19 ve diğer tüm hastalıklar dahil olmak üzere servis yatağı doluluk oranı yüzde 51,3, yoğun bakım yatağı doluluk yüzde 64,8, ventilatör doluluk oranı yüzde 31,7. Sağlık çalışanlarımız sağlık sistemimiz hastanelerimiz ihtiyaca cevap verecek güçtedir” ifadelerine yer verdi.

    İl hıfzıssıhha Kurulunun önemine vurgu yapan Koca, “Salgınla mücadele yerel mücadele özelliği kazandı. Savaşı coğrafyanın bölgedeki sosyal hayatın gelenek ve göreneklerin yapısı neyi gerektiriyorsa ona göre veriyoruz. İl Hıfzıssıhha Kurulu her şeyde valililerimizin başkanlık ettiği bu kurullarımızla o şehrin şartlarının gerektiği kararları alıyoruz. Bu kararların yaptırım gücü şuana kadar vaka artışlarının dikkat çektiği kurullarıyla ortalama haftada 2 toplantı düzenliyoruz. Alınan kararlar sonucunda 10 şehirde vaka sayıları düştü. 12 şehirde stabil hale geldi. 7 ilde mücadelemiz devam ediyor” dedi.

    “HES uygulamasını kullanan insan sayısı 25 milyonu geçti”

    HES uygulamasının Türkiye’de kullanan sayısının 25 milyon olduğu bilgisini veren Bakan Koca, “HES mobil uygulamasına ’riskli alan’ özelliği kazandırdık. Pilot bölge olarak Kırıkkale’de denen bu özelliği ay sonuna kadar tüm yurtta hizmete girecek. Mobil uygulamadaki riskli olan alan özelliği, gittiğiniz toplu mekanlar da karekod uygulamasıyla size bilgi verecek. Yakın tarihte orada bir Covid hastası temaslı bulunmuş mu veya bulunuyor mu bunu da öğreneceksiniz. Geliştirdiğimiz HES uygulamasında bugüne kadar yarar gördük. HES uygulamasını kullanan insan sayısı 25 milyonu geçti. Hastalığı veya teması sebebiyle izolasyonda olması gereken 95 binden fazla kişinin, izolasyon kuralını ihlal ederek uçak, tren ya da otobüse binmeye çalıştığını bu uygulamayla tespit ettik ve engelledik. Kolluk kuvvetleri, şehirler arası ulaşımda yaptıkları denetimlerde, yolcular için riskli kişilerin seyahatini bu uygulama sayesinde önlemektedir. Ev izolasyonları da yine HES adlı bu mobil uygulamayla denetlenmektedir” şeklinde konuştu.

    Sağlık Bakanı Koca, bilim dünyasının Covid-19’un zaman içerisinde zayıflayarak grip gibi bir hastalığa dönüşeceğini dillendirmeye başladığını belirterek, “Sayıları fazla olmasa da bazı bilimsel makaleler virüsün değişime uğradığı, daha hızlı yayıldığı ama hastalığın şiddetinin düşüşe geçtiği görüşünü dile getirmektedir. Bunlar temkinle karşılanması gereken haberlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

    “Tarihte son bulmamış bir salgın, son bulmamış savaş da yoktur”

    Tarihte son bulmamış bir salgın olmadığını belirten Koca, “Zaman zaman yorulduğunuzu, çaresizlik hissine kapıldığınızı biliyorum. Bu hisse kapılan insan dünyada kendini yapayalnız bulur. Şimdi bütün insanlık benzer duygular içinde. Şunu lütfen unutmayın, tarihte son bulmamış bir salgın, son bulmamış savaş da yoktur” şeklinde konuştu.

  • MHP Milletvekili Kara: “Tarımsal elektrik ve sulamada hasat sonrası ödeme sistemine geçilmeli”

    MHP Milletvekili Kara: “Tarımsal elektrik ve sulamada hasat sonrası ödeme sistemine geçilmeli”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya Milletvekili Esin Kara, tarımda kullanılan elektrik ve su için mutlaka hasat sonrası ödeme sistemine geçilerek, indirimli tarifeler uygulanması gerektiğini söyledi.

    MHP Konya Milletvekili Esin Kara, Konya Ovasının tarımın başkenti ve Türkiye’nin tahıl ambarı olduğunu anımsatarak, çiftçinin sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) dile getirdi. Konya Ovasında zaman zaman doğal afetler yaşanabildiğini ve bunun da beraberinde mağduriyetlere yol açtığını ifade eden Milletvekili Kara, Tarım Sigortası Havuzu (TARSİM) kaynaklı şikayetler ulaştığını, üreticinin mağduriyetinin en kısa sürede giderilmesini istedi.

    “İndirimli tarifeler uygulanmalı”

    Tarımsal sulamada kullanılan elektriğin çiftçi için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Esin Kara, üreticiye elektrik ve suyun indirimli verilmesini, ödemenin hasat sonrasına bırakılmasını talep etti. Kara şöyle konuştu; “Çiftçimiz gelirlerinin hasat dönemine bağlı olması nedeniyle elektrik ve su faturalarını düzenli ödeyememekte, bu nedenle kesintilerle karşılaşmakta. Tarımsal sulamada enerji maliyetleri düşürülmezse sulu tarım ile üretilen ürünlerin temininde sorun yaşanacak. Elektrik maliyeti çiftçimiz için altından kalkılamaz hale gelebilmekte. Tarımda kullanılan elektrik ve su için mutlaka hasat sonrasına ödeme sistemine geçilmeli, ayrıca indirimli tarifeler uygulanmalı. Pandemi nedeniyle alınan tedbirler kapsamında tarımsal üretim ve gıda zincirindeki bütün unsular kritik sektörler olarak belirlenirken, faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmelerine imkan sağlanmıştır. Ayrıca bu süreçte tarımsal destekler hızla ödenmiş, Hazine’ye ait tarım arazileri çiftçimizin kullanımına açılmış, üreticilere yüzde 75’i hibe tohum desteği sağlanmıştır. Tohum desteği kapsamı mutlaka genişletilmeli, yaygın hale getirilmelidir. Çiftçilerimiz için Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankasına olan tarım kredi borçları da oldukça önemlidir ve çözüm beklemelidir. Borç yükü nedeniyle üretim yapmakta zorlanan çiftçilerimiz desteklenmeli, tarımsal kredi borçları da yapılandırılmalıdır. Ayrıca hayvancılık yapan vatandaşlarımız için yem ve girdi maliyetleri de oldukça yüksek. Özellikle besicilerimiz yem konusunda desteklenmeli. Kaliteli yem üretimi için meraların ıslah edilmesi, yetiştiricileri tarafından verimli kullanımı sağlanmalıdır.”

    Milletvekili Kara, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ile birlikte serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin sorunlarına çözüm olması için acil konularda hazırladıkları kanun teklifi ile Vergi Usul Kanununda değişiklik yapılarak mücbir sebep halinde mükelleflerin beyan ve ödeme sürelerinin 7 gün uzatıldığını hatırlattı. Bu düzenlemenin sevindirici olmakla beraber eksiklikleri bulunduğunu söyleyen Kara, ağır hastalık hali ve kadın meslek mensuplarının doğum halinin de mücbir sebebe eklenmesini istediklerini sözlerine ekledi.

  • BBP’den MKYK sonrası açıklama

    BBP’den MKYK sonrası açıklama

    Büyük Birlik Partisi (BBP), Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sonrasında yapılan açıklamada, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması ve Azerbaycan Tovuz sınır bölgesinde Ermenistan’ın işgalci tutumu ve saldırgan politikaları başta olmak üzere sosyal medya düzenlemesi, konuları görüşüldüğü bildirildi.

    BBP, MKYK Temmuz ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya Genel Başkanı Mustafa Destici başkanlık etti. Toplantıda, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması ve Azerbaycan Tovuz sınır bölgesinde Ermenistan’ın işgalci tutumu ve saldırgan politikaları başta olmak üzere sosyal medya düzenlemesi konuları ele alındı.

    Toplantı sonrasında BBP tarafından yapılan yazılı açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi:

    “Aziz Milletimizin, büyük bir özlemle, 86 yıldır beklediği, bizim de uzun yıllardır açılması için mücadele ettiğimiz Ayasofya Caminin yeniden ibadete açılmasını, büyük bir memnuniyetle karşıladığımız, güçlü bir şekilde vurgulanmıştır. Yeniden ibadete açılması kararından sonra, kılınacak ilk cuma namazında, hem ibadetimizi yapmak, hem de bu tarihî ana şahitlik etmek üzere, (İnşallah) Genel Başkanımız, Başkanlık Divanı Üyelerimiz, Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve Alperen Ocaklarımızla birlikte, Ayasofya Camiinde olacağız. Azerbaycan’ımızın Tovuz sınır bölgesine bir saldırıda bulunmuştur. Yapılan bu saldırı sonucunda, 11 Azerbaycan Askerimiz şehit olmuştur. Bu melun saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Şehit olan askerlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyoruz. Tarihten yeterince ders almadığı anlaşılan Ermenistan, çok da uzak olmayan bir zamanda, yapmış olduğu bu saldırıların bedelini misliyle ödeyecektir. Can Azerbaycan’ımızın, gerek Karabağ meselesinde, gerekse bu son saldırılarda, bütün kalbimizle ve şartsız koşulsuz yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz. Sosyal Medya üzerinden hakaret içerikli yazı, video ve görsellerin, atılan iftiraların, failleri ile ilgili olarak, gerekli müeyyideleri içeren, yasal düzenlemelerin ivedilikle hukuk sistemimize dahil edilmesini bekliyoruz. Sosyal Medya üzerinden yapılan hakaretler ve atılan iftiralar neticesinde mağdur olanlarla ilgili olarak da, mağduriyetlerin giderilmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin de hukuk sistemimize girmesinin gerektiğini düşünüyoruz. Beklentimiz, yapılacak muhtemel kanun değişikliğiyle, öncelikle seçimlerde uygulanan yüzde 10’luk barajın kaldırılması, ittifaklarda ortak liste düzenlemesinin getirilmesi ve hazine yardımı ile seçim yardımının seçime katılma yeterliliğine sahip partilere anayasanın ilgili maddesi uyarınca adil ve yeterli miktarda dağıtılması gibi, yönetimde istikrarın yanında temsilde adalet ilkesini de en iyi şekilde yansıtacak bir sistemin hayata geçirilmesidir. ”

  • Deprem sonrası Malatya’da yeni okul atağı

    Deprem sonrası Malatya’da yeni okul atağı

    Geçtiğimiz Ocak ayında yaşanan Sivrice depreminden büyük oranda etkilenen Malatya’da hasarlı okul binaları yıkılarak yerine yenileri yapılıyor. Depreme dayanıksız olduğu belirlenen okul binaları yıkılarak, hayırseverlerin de katkısı ile kente 22 yeni okul yapılacak.

    Elazığ’ın Sivrice ilçesinde 24 Ocak günü yaşanan 6,8 şiddetindeki depremden en çok etkilenen illerin başında yer alan Malatya’da hasarlı okul binaları yıkılarak yerlerine yenisi yapılıyor. Devlet-Millet işbirliği ile kente bu yıl 22 yeni okul binasının yapılacağı açıklanırken, okullardan birisini de Malatyalı İşadamı Mehmet Ali Aydınlar üstlendi.

    Valilik binasında gerçekleşen imza protokolü ile Battalgazi ilçesi Çamurlu Mahallesinde İşadamı Aydınlar tarafından, 24 derslikli lisenin yapımına başlanılacak.

    Protokol töreninde konuşan Vali Aydın Baruş, Ocak ayındaki büyük deprem ve sonrasındaki sarsıntılar nedeniyle kentteki bazı okulların hasar gördüğünü anımsatarak, “Hasar gören binaların yenilenmesi konusunda çalışma başlattık ve bunun semeresini de alıyoruz. Bu yıl itibarıyla kentte 22 yeni okul binası inşaatı başlıyor. 32 okulda güçlendirme çalışmalarımız süratle devam ediyor. İnşallah eğitim öğretim yılı başlangıcında bunları eğitim hayatına kazandıracağız. Çocukların daha ferah ortamlarda eğitim alma imkanına kavuşmasını temin edeceğiz” dedi.

    Kentteki eğitim kurumlarının kaliteli hale gelmesinde Malatyalı hayırseverlerin de katkısının çok büyük olduğuna işaret eden Vali Baruş, “Kentin dört bir tarafında hayırseverlerimiz okul, eğitim kompleksi ve sağlık tesisleri yaptırdı. Arapgir ilçesinin eğitimde bu seviyeye gelmesinde Aydınlar’ın çok büyük katkısı olmuştur. Depremin ardından Mehmet Ali Aydınlar ile temasta bulunduk, kentin okul ihtiyacı bulunduğunu kendilerine ilettik. Sağ olsunlar, şehrin ihtiyacını karşılama yönünde irade beyan ettiler. Bugün de Battalgazi ilçesi Çamurlu Mahallesi’nde Mehmet Ali Aydınlar Malatya Lisesini yapmak üzere kendisiyle protokol imzalayacağız. Okulumuz 24 derslikli inşa edilecek. Sadece okul binası değil spor ve konferans salonu da inşaatın içinde bulunacak. Yapılacak olan 816 öğrenci kapasiteli lise, sınavla alım yapan bir okul olacak” şeklinde konuştu.

    İşadamı Aydınlar ise depremden sonra kentin okul ihtiyacıyla ilgili kendisine gelen talebi memnuniyetle karşıladıklarını ve üzerlerine düşen her görevi yerine getireceklerini dile getirdi. Lise inşaatına hemen başlanılacağını belirten Aydınlar, “Arapgir’deki okullarımız gibi her şeyin en iyisini, mükemmelini yapıyoruz. Yatırımların önemli bir kısmını genelde Arapgir ilçemize yapıyordum. Özellikle depremden sonra Malatya’nın okul ihtiyacı doğduğundan biz de özerimize düşen görev ne ise onu yapalım dedik. Vali Bey ile birkaç kez görüşmemizin ardından bu okul için mutabık kaldık. Bu okul da yine çok mükemmel bir tesis olacak, burada da en iyisini yapacağız. Hayırlı olsun. Buradan ülkemize iyi yetişmiş, nitelikli gençler kazandırmanın kapısını açmış olacağız” ifadelerini kullandı.

    Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan da Battalgazi’ye yapılacak eğitim kurumunun bir yıl gibi kısa sürede tamamlanacağını belirterek katkılarından dolayı İşadamı Mehmet Ali Aydınlar’a teşekkür etti.

    Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder ise eğitime verdiği destekten dolayı Aydınlar’a teşekkür ederek, “Özellikle Battalgazi ilçemizde okul ihtiyacımız biraz daha fazla. Bu ihtiyaca katkı sunmanız bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Bundan sonraki süreçte de Battalgazi’de ki okul ihtiyaçlarımızı sizin gibi hayırsever işadamlarımız ve devletimiz sayesinde gidereceğimize inanıyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Vali Aydın Baruş ve Mehmet Ali Aydınlar arasında yapılacak lisenin protokolünü imzaladı.

    Programda, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ile İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı da hazır bulundu.