Etiket: Sonraki

  • Türkiye’deki ölümden sonraki organ bağışı sayısı Amerika’dan yüzde 70 daha az

    Ölümden sonra organ vericisi olarak kullanılan kişilerin oranları, Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzde 92 oranındayken, bu oran Türkiye’de yüzde 22 oranında.

    Samsun Sağlık İl Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi tarafından Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonunda “Organ Bağışı ve Nakli Konusunda Her Şey” konulu panel düzenlendi. Panelde organ bağışçısı olmanın ve organ bekleyen hastaların durumu hakkında bilgiler verildi.

    Vali Kaymak: “20 binden fazla kişi organ nakli bekliyor”

    Türkiye’de birçok insanın organ nakli beklediğinin altını çizen Samsun Valisi Osman Kaymak, “Organ bekleyen insanların halini ve düşüncelerini anlamak çok önemli. ‘Bir insanı kurtarmak bin insanı kurtarmak’ anlayışıyla insanlara bakıyoruz. Hastaların yaşamlarına devam etmek için ihtiyaç duydukları organları bulabilmeleri için kurulan Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezince yapılan çalışmaları takdir ediyoruz. Türkiye olarak organ bağışçısı sayısında yüzde 25 seviyesindeyiz. Toplumumuzdaki organ bağışçısı sayısını arttırmak için bu tür programları daha çok yapmamız lazım. Türkiye’de ayrıca 20 binin üzerinde insan organ nakli, bekliyor. Bu insanlar hayata tutunabilmek için bir fırsat bekliyor. Bizler toplum olarak Müslüman olduğumuz için merak ederiz. Bizler, ‘Benim organlarımın bir başkasında yaşaması nasıl olur?’ diye sorgularız. Bizim duyduğumuz fetvalarda dinimiz buna cevaz veriyor. Bütün bu sorularla ilgili cevaplar yetkili kişiler tarafından verilecek. Bu toplantının ardından edinilen bilgiler, başkalarına da aktarılarak organ bağışçısı sayısının arttırılmasında etkili olacağını düşünüyorum” dedi.

    Rektör Bilgiç: “Organ naklinde başarı yüzdemiz yüzde 95 oranında”

    OMÜ’de gerçekleştirilen nakillerin başarı oranı hakkında bilgiler veren OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, “Bir insanın hayatının ne kadar önemli olduğunu bilen kişiler olduğumuz için buradayız. ‘1 organ bir hayat’ sloganıyla, organ bağışının önemini belirtmeye çalışıyoruz. Bizler, insan olarak çoğu muhtaçlıkları yaşayınca fark ediyoruz. Yaşamamış isek yoksulun da halini bilmiyoruz, mazlumun da halini bilmiyoruz. Hayatını devam ettirmek için organa ihtiyaç duyan hastanın da halini anlayamıyoruz. Allah bize bunları yaşamadan farkına varabilecek bir feraset nasip etsin. İğne battığında acısını anlıyoruz. Bizlerin artık bunu aşıp, yaşamadan yaşayanların halini anlayabilecek bir farkındalık içerisinde olma zorunluluğumuz var. Bir organın temin edilmesinden bir hastaya takılmasına kadar katkıda bulunan herkese teşekkür etmek istiyoruz. Biz OMÜ olarak 2013 yılında Organ Nakli Merkezini kurduk. Kurulduğu yıldan itibaren gerçekleştirdiğimiz nakillerin başarı yüzdesi yüzde 95 oranında. Şu ana kadar da 53 böbrek nakli gerçekleştirdik. 50 kere de kornea nakli gerçekleştirdik. Bunlar başarı ve sayı itibariyle önemli ama yeterli değil. Bu gibi toplantıların organ bağışçısı sayısını arttırmasını diliyorum” diye konuştu.

    Güney: “Samsun’da bu yıl 48 kişinin organları bağışlandı”

    Samsun’daki organ bağışı sayıları hakkında bilgiler veren Sağlık İl Müdürü Dr. Yusuf Güney, “Bugün itibariyle Türkiye genelinde organ bekleyen hastaların sayısı 24 bin 963. 2016 yılında bin 998 beyin ölümünden 564’ü organ bağışı olarak gerçekleşti. Son 5 yıldaki kapsamlı çalışmalar neticesinde organ bağışı konusunda yüzde 100’e yakın artış sağlanabilmiştir. Organ bağışında artış görülmekle beraber nakil bekleyen hasta sayısı göz önüne alındığında diğer Avrupa ülkelerine nazaran hala istenen düzeye ulaşamamıştır. Samsun’da beyin ölümü sonrası organ bağışlayanların sayısı 2016 yılında 41 donörken, 2017 yılında ise şu ana kadar donör sayısı 48 olmuştur. Yaşam umudunu kaybetmekte olan binlerce hastamız için tüm halkımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

    Kazak: “Ölümden sonraki organ bağışı ABD’de yüzde 92, Türkiye’de ise yüzde 22”

    Türkiye’de ölümden sonraki organ bağışı sayısının diğer ülkelere kıyaslandığı çok az olduğunun altını çizen Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Dr. Mehmet Kazak, “Her yıl yaklaşık 2 bin 500 kişi organ nakli beklerken hayatını kaybetmektedir. Geçtiğimiz yıl, 26 kişi akciğer, bin 697 kişi böbrek, 2 kişi ince bağırsak, 183 kişi kalp, 523 kişi karaciğer ve 14 kişi pankreas nakli beklerken hayatını kaybetti. 2016 yılında Türkiye’de yaşanan 422 bin ölüm vakasından 1998’i beyin ölümü şeklinde gerçekleşti. Bunlardan ise 553’ünün organlarının bağışlanmasına aile tarafından izin verildi. Bu hastalarımızdan akciğer, karaciğer ve kalp hastalarının yaşamını devam ettirmesi için tek şansı organ naklidir. Bağış yapılan organların çok kısa bir sürede organ bekleyen insanlara nakledilmesi gerekiyor. Bu organlardan kalbin ve karaciğerin 4-6, karaciğerin 12, böbreğin 24, pankreasın 8 ve incebağırsağın 7-8 saat arasında nakil bekleyen hastalara nakledilmesi gerekiyor. Bu konuda devletimiz uçak, helikopter ve kara aracı gibi bütün imkanları bize seferber etmiş durumdadır. Türkiye’deki organ nakli sorununun en önemli nedeni, organ bağışının azlığıdır. Ölümden sonra organ vericisi olarak kullanılan kişilerin oranları Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzde 92 oranındayken, bu oran Türkiye’de yüzde 22 oranındadır. Yaptığımız toplantılar ile daha çok ölümden sonraki organ bağışı sayılarının arttırılmasını hedefliyoruz. Çünkü bir organ bağışçısının organlarının bağışlanması için ailenin izni gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından daha önceden organlarını bağışlayan kişilere plaket takdim edildi. Program plaket töreninin ardından panel ile devam etti.

  • Savcının vurulduktan sonraki ilk sözü: “Annem bu olayı duymasın”

    Korkuteli Cumhuriyet Savcısı Kadir Küçüköner’in makamında uğradığı silahlı saldırının görgü tanığı Mehmet Çetinkaya olay anını anlattı. Çetinkaya, savcının yaralandıktan hemen sonraki ilk sözünün “Annem duymasın” dediğini söyledi.

    Olay anında bir işi için Adliye’de bulunduğunu ve biranda savcının odasından silah sesi gelmeye başladığını söyleyen Çetinkaya “Silah sesinin gelmesiyle birlikte içeriye daldım. Polisin üstüne çıkarak silahını aldım. Yaralı olan Savcı Kadir Küçüköner’e tampon yaparak yardım istedim. Polisi etkisiz hale getirdikten sonra güvenlik güçlerine teslim ettik. Savcı Kadir Küçüköner, bizlere “Bu olaydan annemin haberi olmasın” dedi.

  • İlhami Koç: “Şirketler, bu ödülleri saklayarak sonraki kuşaklara kültürlerini aktarıyorlar”

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç, Sermaye Piyasasında Gündem’in yeni sayısında, 2. Sermaye Piyasaları Ödülleri’nin sektördeki kurumlar için önemini anlattı.

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç, Sermaye Piyasasında Gündem dergisinin yeni sayısında, sermaye piyasasını gelişmesine, derinleşmesine ve bilinirliğinin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen 2. Sermaye Piyasaları Ödülleri’nin önemini değerlendirdi. Koç, “2. Sermaye Piyasaları Ödül Töreni’ni 24 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirdik. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Sayın Dr. Vahdettin Ertaş, Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Sayın Himmet Karadağ, Borsa İstanbul Genel Müdürü Sayın Osman Saraç ile diğer sermaye piyasası kurumlarımızın genel müdürlerinin katıldığı ödül törenimiz, üyelerimizden ve sektör çalışanlarından geçtiğimiz yıla göre daha çok ilgi gördü. Bu tür ödüllerin sektörümüzün gelişmesi açısından çok faydası var. İlki, üyelerimizin içine yönelik. Yıl boyunca çalışarak bir başarıya ulaşan çalışanların başarılarının bir çeşit taçlandırılması anlamına geliyor. Diğeri, doğrudan kurumlara yönelik. Bireylerin doğal bir ömrü var ancak kurumların ömrü nesillerin ötesinde olabiliyor. Şirketlerde görev yapan farklı nesiller arasında kültür aktarımının bir aracı da bu ödüller oluyor. Ödül, başarıların ete kemiğe bürünmüş hali. Şirketler, bu ödülleri saklayarak sonraki kuşaklara kültürlerini aktarıyorlar” dedi.

    TSPB, IFSB Genel Kurulu’na katıldı

    TSPB, sermaye piyasalarının uluslararası alanda temsili adına farklı kurumlarla işbirlikleri yapmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, İslami finans sektöründe uluslararası standartları belirlemek üzere faaliyet gösteren İslami Finansal Hizmetler Kurulu’na (Islamic Financial Services Board – IFSB) TSPB, 2016 yılında üye olmuştu. TSPB temsilcileri Nisan ayı içerisinde Kurul’un düzenlediği yıllık toplantıya ilk defa katıldı.

  • Survivor’dan sonraki ilk işi burnunu düzeltmek oldu

    Survivor 2017 yarışmasından kısa süre önce elenen “Çılgın Sedat” lakaplı sanatçı Sedat Karputlu, ilk iş olarak Samsun’da burun estetiği operasyonu geçirdi ve sonrasında da önemli açıklamalarda bulundu.

    Survivor yarışmasıyla tekrar adını duyurmayı başaran ünlü sanatçı Çılgın Sedat, Samsun’da Özel FBM Estetik Tıp Merkezinde bıçak altına yattı. FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş tarafından yapılan operasyonda sanatçının daha kolay nefes alması sağlandı ve burnunun görünüşünde de değişiklikler yapıldı.

    Geçirdiği operasyon hakkında açıklamalarda bulunan Çılgın Sedat, “Gençliğimden beri burnumda bir tıkanıklık oluyordu. Survivor’dayken ve futbol oynarken de bazen zorluklar yaşıyordum. Son dönemlerde de eşim beni geceleri uyarmaya başladı. Gece horlamaları oluyordu. Survivor’dan gelir gelmez Hayati hocamla buluştuk. Bana hem kemiğim ile alakalı bir operasyon yapacağını söyledi hem de burun kemerim ve burun ucumdaki fazlalığı aldı. Operasyon sonrasında nefes alışımda ve görünüşünde düzelmeler oldu” dedi.

    “Her ay 1-2 engelliye estetik merkezinde yardımcı olacağız”

    Dr. Hayati Akbaş ile anlaştıklarını ve ihtiyacı olan bazı engellilerin burada tedavi olabileceğini belirten Çılgın Sedat, “Benim çocuğum geçirdiği beyin kanaması sonrasında engelli oldu. Çocuğuma her zaman özen gösterdim ve onu kapılar arkasına saklamadım. Bayağı bir ilerleme kaydettik. Annesini ve babasını tanıyabiliyor. Birçok engelli aileye örnek olmaya çalıştık. Hayati hocayla bir sohbette ne yapabiliriz diye düşündük. Kapısının bize her zaman açık olduğunu söyledi. Ayda 1-2 engelli kardeşimize burada faydalı olmaya çalışacağız. Bana binlerce engelli ulaşıyor. Herkese yardım edemiyoruz. Benim en büyük isteğim bununla alakalı olarak bir televizyon programı yapmak. Formatım bile hazır. 1 elin nesi var, çok elin çok sesi var. Yardım etmek isteyen birçok kişi de var. Onlara da böyle bir kapı açmak istiyorum. Şu anda ise çok ihtiyacı olan, öncelikleri olan engelli kardeşlerimize burada yardımcı olacağız” diye konuştu.

    “Survivor’da geri vites yapsaydım hala yarışmadaydım”

    Survivor’da duruşundan taviz vermediğinin altını çizen Sedat, “Survivor’dan elendiğimde ‘Furkan elenirse üzülürüm’ dedim ama orada üzüleceğim de sevineceğim de kimse yok. ‘Adem şampiyon’ olsun dediğimde, ‘Adem seni eledi nasıl böyle R (geri vites) yaptın’ dediler. Ben geri vites yapmadım. Ben eğer yapsaydım şu anda Survivor’da yarışıyor olurdum. Çünkü biz birleşmedik. Herkes birleşmemizi istedi biz birleşmedik. Ben de Adem de dik duruşundan vazgeçmedi. Aramızda birkaç şey yaşandı ve sonra oturup konuştuk. Ben elendikten 20 gün önce barışmıştık zaten. Haklarımızı da helal ettik. Başka da bir sıkıntımız yoktu. Kavgadan uzak durmaya çalıştım ama orada aç kalıyorsunuz. Bir su bardağının 75 gramına kadar pirinciniz var. 1 hafta onunla idare ediyorsunuz. Yarışmaya 78 kilo girdim, 65 kilo çıktım. 9 haftada 13 kilo verdim” şeklinde konuştu.

    Dr. Akbaş: “Hem solunun hem de görsel operasyonu birlikte yaptık”

    Doç. Dr. Hayati Akbaş ise operasyon hakkında şunları söyledi:

    “Estetik merkezimiz sadece Samsun ve Türkiye değil, bütün her yerde hizmet yapan bir merkezdir. Sanat camiasıyla da çok yakınız ama Sedat Bey ile ayrı bir dostluğumuz var. Kendisinin burnuyla ilgili bir problemi vardı. Ben onu önceden tanıdığım için operasyon kafamda şekilliydi. Yaşlandıkça daha zorluk çekeceğini ona söyledim. Cuma günü Samsun’a geldi. Hemen operasyon yaptık. Burunda solunumu engelleyen kemik eğriliği, burnunun üstünde kemer dediğimiz kıkırdak vardı ve bir de burun ucu aşağıya doğru düşüktü. Solunumu kolaylaştırmaya yönelik bir operasyon yaparken estetik ile ilgili müdahaleyi de beraberinde yaptım. Buna biz fonksiyonel burun estetiği diyoruz. Operasyon gayet başarılı geçti.”

    Çılgın Sedat konuşmasının sonunda yeni bir şarkı için çalışmalarının başladığını söyledi.

  • Seçmenin oydan sonraki ilk tercihi sahiller oldu

    Balıkesir’in Edremit, Ayvalık, Burhaniye ve Gömeç ilçelerinde referandum için oy verme işlemi devam ederken oyunu kullanan vatandaşların ilk tercihi sahiller oluyor.

    Sabah saatlerinde başlayan ve halen devam eden refrandum oylamasında oyunu kullanan vatandaşlar güzel havayı da fırsat bilerek sahillere akın ettiler. Kuzey Ege’de sahillerde yoğunluk dikkatleri çekiyor. Güneşli ve sıcak havayı oy kullanma görevi sonrasında fırsat bilen vatandaşlar çay bahçelerini ve sahilleri adeta doldurdu. Edremit’in Akçay Mahallesinde büyük rağbet gördü. Kimi vatandaşlar yürüyüş yapmayı tercih ederken kimi vatandaşlar çay bahçelerinde güneşli havanın keyfini çıkartılar. Bazı vatandaşlar ise aileleri ile birlikte Sarıkız Meydanında uçurtma uçurmayı tercih ettiler.