Etiket: sonbahar

  • Bu da sonbahar çileği

    Sonbahar çileği, Kütahya merkeze bağlı Demirciören köyünde kurulan doğal köy pazarının gözdesi oldu.

    Kilosu 5 liradan satılan çilek adeta kapışılırken, köydeki 24 üreticinin de yüzünü güldürüyor. Vatandaşlar, damla su sistemiyle üretilen sonbahar çileklerini 1 ay daha yiyebilecekler. Dömerciören köyü sakinlerinden çilek üretici Mehmet Aslanalp, “Artık Demirciören çileği bir marka oldu. Çilek üretimi, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün desteğiyle 4 yıl önce başlanmıştı. Çilek üretimine 6 üretici olarak bu işe başlamıştık. Şimdi ise sayımız 24’e yükseldi. İlkbaharda çilek çok iyi değildi. Ancak, sonbaharda ilkbahara göre yüzde 50 oranında arttı. Ürettiğimiz çilekleri Kütahya ve çevresine sattığımız gibi il dışına da satıyoruz” dedi.

    Yetkililerin öncülüğünde seracılığın bölgede daha da yaygınlaştırılmasını isteyen Aslanalp, Demirciören’de aylık çilek üretiminin yaklaşık 10 tonu bulduğunu kaydetti. Aslanalp, sonbahar çileğinin kilosunun 6 TL’den satıldığını sözlerine ekledi.

    Bu arada, domates, biber, salatalık, elma, armut gibi sebze meyvelerin satıldığı Doğal Köy Pazarı adeta vatandaşların akınına uğruyor.

  • Trakya Kalkınma Ajansı sonbahar dönemi Dış Ticaret Okulu eğitimlerine başlıyor

    Trakya Kalkınma Ajansı, bölgede faaliyet gösteren KOBİ’lerin dış ticaret kapasitelerinin artırılmasına yönelik olarak uzman eğitmenlerle birlikte yürüttüğü “Dış Ticaret Okulu” eğitimlerini bu kez Çerkezköy ilçesinde düzenliyor.

    Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin yaptığı açıklamada, “Dış Ticaret Okulu” kurum olarak özellikle Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde bulunan yatırım destek ofisleri aracılığıyla bölgenin iş ve yatırım ortamının geliştirilmesi amacıyla bir dizi çalışma yürüttüklerini ifade etti. Şahin, eğitim çalışmalarıyla ilgili şunları söyledi:

    “Bu çalışmalardan biri de “Dış Ticaret Okulu” eğitimleri. Ajans olarak KOBİ’lerimizin rekabet edebilirliklerinin ve uluslararası pazarlara erişebilmelerinin sağlanması, kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesine çok önem veriyoruz. Yukarıda değindiğimiz hedeflere ulaşabilmek amacıyla alanında uzman eğiticilerle bölgemizde faaliyet gösteren KOBİ’lerimize bu eğitimleri veriyoruz. “Dış Ticaret Okulu” projesi kapsamında alınan eğitimler ile hem KOBİ’lerimizin kurumsal kapasitelerine büyük bir katkı sağlanmış olacaktır hem de bölgemizden ihracat yapan firma sayısı artacaktır. 26 Eylül’de başlayacak olan ikinci eğitim programımızı Çerkezköy’de organize ettik. 5 haftaya yayılmış 10 günlük bu eğitim ile firmaların her eğitim gününü bir basamak olarak kullanıp eğitim sonunda varış noktası olarak ihracat stratejilerini oluşturmuş olmalarını bekliyoruz. Gerçekleştirilecek olan proje çalıştayında firmalarımızdan bu stratejilerini sunmalarını talep edeceğiz ve çalıştay sonunda stratejisi başarılı bulunan 3 firmamıza 5 hafta daha danışmanlık hizmeti sağlayacağız. Eğitim ve danışmanlık desteği sonrasında firmalarımızın diğer firmalara örnek olacağına inanıyorum. Bu eğitimlerin firmalarımız, bölgemiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. “

    Dış Ticaret Okulu

    Dış Ticaret Okulu ile ilgili yapılan açıklamada ise, “Trakya Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Ofisleri aracılığıyla iş ortamının geliştirilmesi için Trakya Bölgesi’ndeki firmaların dış ticaret kapasitelerinin artırılmasına yönelik “Dış Ticaret Okulu”nun hayata geçirilmesi kararı aldı ve alanında uzman eğitmenler ile program oluşturdu. Programın hedef kitlesi hiç ihracat yapmamış, ihracata yeni başlamış, ihracat faaliyeti kesintiye uğramış veya ihracat kapasitesini artırmak isteyen Trakya firmaları olarak belirlenmiştir. Program kapsamında, doğru müşteri segmenti belirleme yöntemleri, ürün konumlandırma, pazar araştırma yöntemleri, dış pazarlara ulaşımda kullanılan bilgi kaynakları, uluslararası pazarlama, dağıtım kanalları, ürün destek/müşteri hizmetleri, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, ürün kalite standartları ve sertifikasyonlar, kalite/yönetim/çevre güvence sistemleri konularındaki bilgiler her konunun uzmanınca firmalara aktarılacaktır. Eğitimlere Trakya Kalkınma Ajansı resmi internet sitesi www.trakyaka.org.tr adresinden kayıt yaptırılabiliyor” bilgilerine yer verildi.

  • Sararan yapraklar Sonbahar Depresyonunun habercisi

    Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, sararar yaprakların sonbahar depresyonun habercisi olduğunu belirtti. Dr. Yavuz, “Sonbahar denince insanların aklına gelen ilk kelime “hüzün” dür. Doğanın tazelendiği, tatillerin yapıldığı, açık havada uzun saatler geçirilen güneşli günlerin ardından sonbaharın gelmesiyle birlikte gündüzler kısalmaya, hava sıcaklığı düşmeye ve yapraklar dökülmeye başlıyor. Doğadaki bu değişim insanları da etkiliyor ve mevsimsel depresyona davetiye çıkarıyor” dedi.

    Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, doğadaki değişimin insanlarda oluşturduğu duygusal değişiklik hakkında önemli bilgiler verdi.

    Sonbahar gelince neden depresif oluyoruz?

    Vücudun biyolojik saatini ve ritmini ayarlayan melatonin hormonu güneş ışınları azaldığında, geceler uzun gündüzler kısa olduğunda daha çok salgılandığını anlatan Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, “Gün ışığı azaldıkça beyinde yüksek miktarda üretilmeye başlayan melatonin hormonu insan vücudunda enerji düşüklüğü, yorgunluk ve isteksizliğe neden oluyor.

    Ayrıca beyindeki kimyasal maddelerden birisi olan serotonin(mutluluk) hormonu sonbaharda güneş ışınlarının azalması nedeniyle düşer ve bu durum da depresyona neden olabilir.

    Aynı mevsimsel depresyon kış aylarında da görülür. Ancak yaz mevsiminin hemen sonrasında olduğu için sonbahar depresyonuna kış depresyonundan daha sık rastlanır. Enerji düşüklüğü kişinin günlük hayatını sekteye uğratmaya başladığında mevsimsel depresyondan bahsedebiliriz” diye konuştu.

    Sonbahar depresyonu en çok kimlerde görünüyor?

    Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, açıklamasını şöyle sürdürdü “Sonbahar depresyonu sadece mevsimsel değişikliklerden kaynaklanmaz. Kişi daha önce depresyon yaşadıysa ya da genetik bir yatkınlık varsa mevsimsel depresyon yaşama ihtimali artar. Depresif duygu durumu, kaygı ve endişe genellikle kadınlarda erkeklere nazaran daha sık görülür. Bu nedenle sonbahar depresyonunun da kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyebiliriz.

    Belirtilere dikkat edelim; Hastalık başladığı zaman kişi gün boyu kendini mutsuz hisseder. Enerji düşüklüğü, hareketlerde yavaşlama, kilo kaybı ya da artışı, konsantrasyon güçlüğü, karasızlık, değersizlik ve suçluluk hissi, cinsel istek azalması, uykusuzluk ya da uyku artışı gibi belirtiler görülür.

    Önlem almak mümkün mü?

    Bazı mevsimlerde kişinin performansı belirgin olarak düşüyor ve depresyon belirtileri ortaya çıkıyorsa önlem alınabilir.

    Hava soğuk ya da serin olduğunda günlerde dahi gün ışığından mümkün olduğunca faydalanın. Bulutlu günlerde bile gün içinde en az 20-30 dakika dışarıda olmak faydalı olur.

    Spora vakit ayırın. Spor vücuttaki stresi atmanıza yardımcı olur, metobolizmayı hızlandırır, enerjinizi arttırır.

    Çok uyumayın, kendinizi erken kalkmaya teşvik edin.

    Karbonhidratlı ve şekerli gıdalardan uzak durun. Beyaz şeker kan şekerinizi hızla yükseltip düşürür, halsiz ve yorgun hissetmenize neden olur. Bu tip beslenme hataları depresyona çare olmadığı gibi durumu daha da ağırlaştırır.

    Sosyal yaşamınızı keyifli hale getirecek hobiler edinin.

    Arkadaşlarınıza vakit ayırın. Sosyalleşmek sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.”

    Depresyonun tedavisi nasıldır?

    Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, depresyonun tedavisi konusunda ise şunları açıkladı; “Son derece açık belirtileri nedeniyle depresyon çok kolay teşhis edilir. Depresyonun tedavisinde ilaç ve psikoterapi yöntemleri kullanılabilir.

    Ayrıca TMS (Transkranial Manyetik Stimulasyon), depresyon tedavisinde önemli bir tedavi unsuru olarak yerini almıştır. Manyetik Stimülasyon tedavisi ile beyine şok manyetik uyarılar göndererek, beyinin hastalanmadan önceki sağlam durumuna dönmesini amaçlanıyor. TMS İlaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen hastalar için de çare olabilir. Literatürde ilaçlara dirençli birçok hastanın manyetik stimülasyonla düzeldiğine dair sayısız örnek var.

    TM, özellikle hamile ya da emzirme döneminde olan veya karaciğer, böbrek yetmezliği yaşayan, ilaç kullanması sakıncalı olan hastalarda tercih edilen bir yöntem.

    Hastalığın şiddetine, kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna göre var olan ilaçlar, ve diğer tedavi seçenekleriyle doğru bir kombinasyon oluşturarak çok başarılı sonuçlar elde ediliyor.”

  • TBMM Başkanı Kahraman: “Sonbahar Sonu Terör Denilen Hadise Söndürülecektir”

    Araştırma ve Dayanışma Eğitim Vakfı (ARDEV) tarafından düzenlenen iftar programına katılan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “Sonbahar sonu bu terör denilen hadise iyice söndürülecektir. Türkiye daha ötelere gidecektir. Gücümüz yükseliyor, daha da öteye gideceğiz. Önümüzü kesemeyecekler” dedi.

    ARDEV tarafından Süleymaniye’de iftar programı düzenledi. İftara TBMM Başkanı İsmail Kahraman , İstanbul Valisi Vasip Şahin, ARDEV Kurucu Başkanı Ali Rıza Demircan, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve çok sayıda davetli katıldı. Kur’an- ı Kerim tilaveti ile başlayan programda ezanın okunmasıyla birlikte dualarla oruçlar açıldı. Türkiye’nin terör sorunundan sonbahar sonunda kurtulacağını söyleyen Meclis Başkanı İsmail Kahraman, “Kısa zamanda çok büyük mesafeler katettik, çok şükür Türkiye kendine geliyor, kendine güveniyor. Bu kendine güven meselesinin yayılması lazım. Biz biz olacağız. Şanlı bir mazimiz var. Dünya bizden önderlik bekliyor, biz bunu her gittiğimiz yerde görüyoruz. Yeni Zellanda’ya gittik, Meclis’e girdiğimizde bütün milletvekilleri ayağa kalktı, müthiş bir alkış. Meclis Başkanı dedi ki, ’Bugüne kadar hiçbir devlet, hiçbir heyet böyle karşılanmadı’. Bakınız inşallah Başbakanımızın dediği gibi sonbahar sonu bu terör denilen hadise iyice söndürülecektir. Türkiye daha ötelere gidecektir. Gücümüz yükseliyor, daha da öteye gideceğiz. Önümüzü kesemeyecekler. Türkiye’nin gücü yüksek ve üst seviyededir” dedi.

    Programa ev sahipliği yapan ARDEV Kurucu Başkanı Ali Rıza Demircan ise, “İslam dininin yaşanılmasını ve anlaşılmasını engelleyen ana sebepler üzülerek ifade ediyorum ki bir asra yakındır varlığını sürdürmektedir. Bu ana sebeplerden biri Fransız tipi buyurgan ve dışlayıcı laikliktir. Yürürlükteki yasalarla yüce dinimizin insan ve toplum hayatını yönlendirici kurallarının bir bütünlük içinde öğrenilmesi ve yaşanılması engellenmiştir” diye konuştu.

  • Kılıç’tan ‘Sonbahar’ Uyarısı

    Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Hayrullah Kılıç, bir yandan yaşanan terör olayları, bir yandan dünya genelinde yaşanan ekonomik durgunluğun, 2016 sonbaharında tüm dünyada ekonomik krize neden olabileceğini söyledi.

    Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın Mart ayı olağan olağan Meclis toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkan Yardımcısı Hayrullah Kılıç, son dönemde yaşanan terör olaylarına değindi. Kılıç, “30 yıldır ülkede sorun olan bölücü terör örgütü faaliyetleri son zamanlarda çok canımızı yaktı. Ülkemizin her yanında olduğu gibi şehrimizde de şehidimiz oldu. Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet yakınlarına sabırlar diliyorum. Gerek bölücü terör örgütüne gerek Ankara’da ve Taksim de patlayan bombalar ve ülkemize yönelik tüm terör saldırılarını şiddetle kınıyorum. Terör sadece ülkemizde değil tüm dünya ülkelerin önemli bir sorunudur. Biliyorsunuz sadece ülkemizde değil Bürüksel ’de, Paris ’de, Pakistan’da da terör saldırıları olmakta ve özellikle siviller hedef alınmakta. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir ve terörü bir kez daha lanetlemek istiyorum. Devletimiz güçlü, Ordumuz dünyanın en güçlü ordularından biridir. Terörle en sert şekilde mücadele etmekteyiz ve eninde sonunda üstesinden geleceğimizin bilincindeyiz. Bu anlamda devletimizin her koşulda yanında olduğumuzu, iş dünyası olarak destekçisi olduğumuzu paylaşmak isterim” dedi.

    Dünyada yaşanan ekonomik durgunluğa da değinen Kılıç, “Bir yandan terörle uğraşırken biryandan da ülkemiz ekonomik sıkıntılarla boğuşmaktadır. Finans dünyasıyla fikir alışverişi yapmaktayız. Piyasalarda ciddi daralma ve nakit sıkıntısı hepimizin malumu. Yaşanan ekonomik durgunluk ve darboğaz 2016 sonbaharında da tüm dünyada ekonomik krize neden olacak gibi gözükmektedir. Bu bağlamda tüm firma sahiplerimizi Çanakkale’deki iş dünyamızı dikkatli olmaları hususunda, banka ilişkileri ve akışlarını incelemeleri yönünde uyarmayı görev addediyorum. Yaşanmakta olan durgunluğu artan asgari ücret de körükledi. Maliyetlerin kontrol altında tutulması ve ticaretin verimlilik çerçevesinde yapılması böyle dönemlerde son derece önem kazanmıştır. Yaz aylarında beklenen turizm gelirleri, Sultanahmet ve Ankara’da yaşanan terör olayları ciddi anlamda ülkemize gelecek turist sayısının azalmasına sebep olmuştur. Hatta yüzde 40 civarında iptaller söz konusu olmuştur. Bu durum özellikle Antalya bölgesinde hat safhada turizm ve taşıma sektörüne sıkıntıya neden olmuştur. Önümüzde süreçte ülke olarak, Çanakkale olarak yurt dışındaki turizm faaliyetleriyle tanıtımlarla yıpranmış olan dışarıdaki baskıları inşallah bölgemizi anlatarak hafifletiriz ve en ucuz şekilde atlatırız diye düşünmekteyim” diye konuştu.

    ÇTSO Başkanı Bülend Engin, ÇTSO’nun faaliyetleri hakkında üyeleri bilgilendirirken KOSGEB Çanakkale il Müdürü Yusuf Harbi de KOBİ’lere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.