Etiket: son haber

  • İşte, PKK’nın iç infazlarının listesi

    Fransa’nın başkenti Paris’te Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in öldürülmesi, terör örgütü PKK’nın iç infazlarını yeniden gündeme taşıdı. Terör örgütünün yaptığı iç infazlara ilişkin liste, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan ‘Terör ve Yaşam Hakkı İhlallerinin İncelenmesi Alt Komisyonu’nda da bulunuyor.

    Kürt siyasetçi ve yazar İbrahim Güçlü tarafından komisyona sunulan infaz listesinde, terör örgütü PKK’nın infaz edilen kurucuları, merkez komitesi üyeleri ile üst düzey yöneticileri yer alıyor. İnfaz listesinde yer alan belli başlı isimler şunlar:

    TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İNFAZ LİSTESİ

    Mehmet Turan: 27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde, terör örgütü PKK’nın Kuruluş Kongresi’ne katılan kadrolardan ve ilk oluşum safhasında, terör örgütünün önde gelen eylem adamlarından biri. 1979 yılında teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın emriyle ve ‘ajan’ olduğu gerekçesiyle Mardin’de öldürüldü.

     

     

    Murat Bayraklı: Terör örgütü PKK, 1982 yılında gerçekleştirdiği 2. kongresinden sonra içinde ‘temizlik’ hareketi başlattı. Birçok PKK’lı militan sırtını Suriye devletine de dayamış olan teröristbaşı Öcalan’ın emriyle ‘örgüte ihanet ve karşı-devrime hizmet’ gerekçeleriyle ortadan kaldırıldı. Suriye kontrolünde olan Lübnan’daki eğitim kampında olduğu gibi Avrupa’da da birçok PKK’lı için ölüm emri verildi. Murat Bayraklı, 5 Haziran 1984 günü Batı Berlin’de bir çöp konteynerinde yakılarak öldürüldü. Onun da suçu terör örgütüne ihanetti.

     

     

    PKK’NIN AVRUPA’DAKİ İNFAZ TİMLERİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜLER

    Süphi Karakuş (Şoreş): Teröristbaşı Öcalan’ın emriyle terörist Mahsum Korkmaz tarafından infaz edildi.

    Zülfi Gök: 7 Ağustos 1984 tarihinde Almanya’nın Rüsselsheim şehrinde, trafikte arabasında beklerken kurşunlanarak öldürüldü. Terör örgütü PKK, bu cinayete sahip çıkarak, “PKK’ya muhalif gruplarla (Enver Ata) işbirliği yaptığı için Abdullah Öcalan’ın emriyle görevlendirilen PKK’nın Avrupa’daki İnfaz Timleri’nce infaz edildi.” diye açıklama yaptı.

     

     

     

    Enver Ata: 20 Haziran 1984’de İsveç’in Uppsala şehrinde infaz edildi.

    İzzettin Evcil: 1977-79 yılları arasında terör örgütünün Batman sorumluluğunu yapmıştı. 1982-84 yılları arasında ise terör örgütü PKK’nın Botan Bölge Sorumlusu olarak görev yaptı. 1984 sonlarında ‘PKK içerisinde muhalif çizgi oluşturmak, önderliğe başkaldırmak, silahlı propaganda yönetmenliğine ve örgüt talimatlarına uymamak’ suçundan teröristbaşı Öcalan’ın emriyle infaz edildi.

     

     

    Çetin Güngör (Semir): PKK merkez komitesi üyesi ve teröristbaşı Öcalan’a muhalefet yaptığı için 2 Kasım 1985 günü, İsveç’in Başkenti Stockholm’da yüzlerce Kürdün gözleri önünde infaz edildi ve katili olay yerinde yakalandı, teröristbaşı Öcalan’ın verdiği görevi yerine getirmiş olmaktan mutlu olduğunu mahkemede açıkladı.

    Çetin Güngör; 18 Mart 1984 tarihli açıklamasında, “artık PKK’lı değilim” PKK’nın uygulamış olduğu silahlı mücadelenin ve Kürt gruplarına karşı izlemiş olduğu davranışların yanlış ve çıkmaz yol olduğunu söylüyordu.

     

     

    TERÖR ÖRGÜTÜ PKK İNFAZLARININ EN BÜYÜK YARDIMCISI SURİYE İSTİHBARATI

    Abdullah Kumral: 1979 yılından 1980 yılının ortalarına kadar terör örgütü PKK’nın Gaziantep il sekreteri olan, 1980 sonrasında ise Şanlıurfa bölge sekreterliğine getirilen, terör örgütü PKK merkez komitesi üyesi olan Kumral, Öcalan’ın izlemiş olduğu politikalara karşı çıktığından dolayı, önce göz hapsine alındı. Hapis edildiği evden kaçmayı başardı, ama daha sonra Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak tekrar terör örgütü PKK’ya teslim edildi. Öcalan’ın hamiliğini üstlenen Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak, terör örgütü PKK’ya teslim edildikten sonra teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın emriyle cellatları tarafından kulaklarına tüfek harbisi sokulmak suretiyle Bekaa’da öldürüldü.

     

     

    Resul Altınok: 1980’lerin başında terör örgütü PKK merkez komitesi üyesi olan Altınok için teröristbaşı Öcalan’a karşı muhalefet yaptığı gerekçesiyle infaz kararı alındı. Terör örgütü PKK’nın önde gelen isimlerinden , teröristbaşı Öcalan’ın iki infaz adamı Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun Resul, Altınok’u, terör örgütü PKK kampında, önce kendisine bir çukur kazdırıp daha sonra kafasına kurşun sıkarak infaz ettiler.

     

     

    1987 YILINDA 67 KİŞİ İNFAZ EDİLDİ

    Meclis’e sunulan terör örgütü PKK’nın infaz listesine göre, Lamia Baksi ve 67 kişi 1987 yılında infaz edildi.

    Dilaver Yıldırım: Apocuların ilk oluşum dönemlerinden beri PKK’ya dönüşen çizginin içerisinde yer aldı. 1977 yılı başlarında Kemal Pir’in Sinop Ulubey Hapishanesi’nden kaçırılışında yer alarak, ilk eylemini gerçekleştirmişti. Terör örgütünün en güvendiği isimlerden biri olan Yıldırım, Ankara’da örgüte silah ve malzeme almak için gerekli olan parayı bulabilmek amacıyla Güven Hastanesi soygununa katıldı ve bu soygun

     

     

    olayından sonra yakalanarak, 12 Eylül dönemini cezaevinde geçirdi.

    Suriye’de rehin olan teröristbaşı Öcalan, 1987 yılının sonlarına doğru Dilaver’i ziyaret etmek için Bulgaristan’a gitti ve gördü. teröristbaşı Öcalan’ın talimatıyla Bekaa kampına getirtilen Yıldırım’ın, bir sürü uygulamadan sonra bir gece nöbetinde intihar ettiği söylendi.

    Avukat Mahmut Bilgili: 12 Eylül 1980 sonrası Avukat Şerafettin Kaya’nın öncülük ettiği “Avukatlık Bürosu” yazıhanesinde işe başladı. Bu avukatlık bürosu başta terör örgütü PKK olmak üzere birçok Kürt örgütün davalarına bakıyordu. Mahmut Bilgili de terör örgütü PKK davasına girenlerden biriydi. Bu davalardan dolayı, terör örgütü PKK taraftarı olmaktan tutuklanarak beş yıl Diyarbakır zindanında yattı. Tahliye olduktan sonra Avrupa’ya çıkan Mahmut Bilgili, Avrupa’daki terör örgütü PKK temsilciliğinin almış olduğu infaz kararıyla 1987 yılının mart ayının başında Hollanda’da yemek masasında boğdurulup, cesedi satırla parçalanıp kanalizasyona atıldı. Cesedi, 26 Mart’ta Twente kanalında bulundu. O da terör örgütüne göre ‘ihanet etmişti’.

     

     

    SEVGİLİSİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE KURŞUNA DİZİLDİ

    Mehmet Tunç: Bir dönem Avrupa’daki terör örgütü PKK yapılanmasında yer alan Mehmet Tunç, lideri teröristbaşı Öcalan tarafından çağrıldığı Lübnan’daki Mahsum Korkmaz Akademisi’nde gerilla eğitimi yapar. Burada eğitim yaparken Paris’te tanıştığı, yine kendisi gibi terör örgütü PKK’lı olan Ali Toprak’ın kız kardeşi olan Hevi (Şafak)’a aşık olmuştu. Sevgilisi Şafak, sevgilisi Mehmet Tunç’u ziyaret etmek üzere Lübnan’daki terör örgütü kampına geldi. İkisinin arasındaki bu duygusal ilişki, teröristbaşı Öcalan’ın ve örgüt mensuplarının tepkisini çekti. Mahmut Tunç, bu duygusal ilişkiden dolayı teröristbaşı Öcalan’ın yasalarını çiğnedi. İnfazına karar verildi ve sevgilisi de dahil orada bulunanların gözü önünde kurşuna dizildi. Bu vahşet videoya da çekildi ve her tarafa yollandı. Bu vahşeti belgeleyen video kasetinin Almanya’nın Düseldorf mahkemesinin dosyalarında bulunduğu belirtiliyor.

     

     

    Mustafa Ömürcan ve dört arkadaşının infazı: Mustafa Ömürcan, terör örgütü PKK’nın 1980 öncesi kadrolarındandı. “Örgüt talimatlarına karşı gelmek ve önderliğe baş kaldırmak” suçlarından dört arkadaşı ile birlikte, Halil Kaya tarafından infaz edildi. “Kör Cemal” kod adlı Halil Kaya da teröristbaşı Öcalan sisteminin bir gereği olarak, bir yıl sonra teröristbaşı Öcalan’ın emriyle infaz edildi.

    Şahin Baliç: 1980’lerin başında henüz liseden yeni mezun olmuşken, terör örgütü PKK’ya katılan Metin kod adlı Şahin Bilgiç, Mardin bölgesinde birçok eyleme katıldı. Eylemlerdeki kararlılığı teröristbaşı Öcalan’ın dikkatini çekti. 1986 yılında bizzat teröristbaşı Öcalan’ın talimatıyla PKK-MK üyeliğine, daha sonra da ARGK (askeri konsey) üyeliğine getirildi. 1988 yılında girdiği bir çatışmada yaralanan Baliç, teröristbaşı Öcalan’ın özel çabalarıyla Suriye’ye getirildi. Bir dönem tedavi gördükten sonra teröristbaşı Öcalan’ın Şam’daki evine yerleşti ve lideriyle çok içli dışlı olan militanlardan biri oldu. Teröristbaşı Öcalan’ın yakın adamlarından biri olan, teröristbaşı Öcalan’ın ayak işlerine bakan hemşehrisi Hasan Bindal’ın 25 Ocak 1990 tarihinde bir kaza kurşunu sonucu ölmesiyle, bu ölüm olayından dolayı teröristbaşı Öcalan tarafından hakkında idam fermanı hazırlandı. Teröristbaşı Öcalan’ın talimatıyla terör örgütü PKK’nın infaz timi, kaza kurşunuyla ölen Hasan Bindal’ın ölümünden akademi komutanı olarak Bekaa’da görev yapan Şahin Baliç’i sorumlu tuttu ve infaz etti.

     

     

    Şahin Dönmez: Terör örgütü PKK’nın kurucularından ve ilk merkez komitesi üyelerinden Şahin Dönmez, 1979 yılında yakalandı, çözüldü ve bildiği tüm arkadaşlarını ele verdi. 3 Nisan 1990 yılında İstanbul’da infaz edildi. Şahin Dönmez, yakalanmadan önce teröristbaşı Öcalan’ın göz bebeklerinden biriydi.

     

     

    ERUH BASKININDA YER ALDI, İNFAZ EDİLDİ

    Mustafa Çimen: Mahsum Korkmaz’ın başını çektiği “14 Temmuz Silahlı Propaganda Takımı”nın bir üyesi ve Mahsum Korkmaz’ın hem siyasi hem de askeri yardımcısıydı. 15 Ağustos 1984 yılında yapılan Eruh baskınında yer aldı. Terörist Mustafa Çimen, Eruh ilçe merkezine asılan “Kahrolsun Faşist Türk Sömürgeciliği Yaşasın HRK”, “Halk Düşmanı canilerden hesap Sorulacaktır! Yaşasın HRK!” yazılı pankartları hazırlayan ve asan militanlardan biri. Terörist Mustafa Çimen 1985’de yakalanınca itirafçı oldu. Urfa Hilvan doğumlu ve terör örgütü PKK içerisindeyken “Tevfik” kod adıyla tanınan Mustafa Çimen, 1990’ların başında cezaevinden çıktıktan sonra terör örgütü PKK infaz timleri tarafından öldürüldü.

     

     

    Osman Tim: 1992 yılının aralık ayında terör örgütü PKK’nın cezaevi temsilcisiyken “polisle işbirliği” yaptığı gerekçesiyle Bayrampaşa Cezaevi’nde boğularak öldürüldü. Osman Tim’in boğularak öldürülmesine gösterilen gerekçe, “hiçbir tokat bile yemeden arkadaşlarını ihbar ettiği” gösterildi.

    Mehmet Çimen: Terör örgütünün, Avrupa örgütünün koordinatör yardımcısı olarak görev yaptı. 10 yıl cezaevi yattı. 1992 yılının ortalarında Avrupa’ya geldi. Teröristbaşı Öcalan’ın kadın sorunuyla ilgili koyduğu yasaları çiğnedi, sorgulandı ve 1993’te “buharlaştırılarak” yok edildi.

     

     

    BABASI VE OĞLU TERÖR ÖRGÜTÜ PKK TARAFINDAN İNFAZ EDİLDİ

    Yıldırım Merkit: 27 Kasım 1978 yılında yapılan Fis toplantısında, terör örgütü PKK’nın Dersim ve Erzincan bölge sorumlusu olarak atandı. Ama teröristbaşı Öcalan ile ayrılığa düştü ve teröristbaşı Öcalan’ın talimatlarına uymadı. Yıldırım Merkit, 1994 yılında Romanya’da öldürüldü. Keza, babası da terör örgütü PKK tarafından öldürüldü. Kendisi gibi terör örgütü PKK’lı olan kız kardeşi Cemile Merkit (Seher) hakkında ölüm kararı çıkartıldı. O, Avrupa’ya kaçarak canını kurtardı.

     

     

    Mehmet Şener: 1 Kasım 1991 yılında Suriye’nin Kamışlı ilçesinde Suriye istihbaratının da katkısıyla infaz edildi. Kamışlı istihbarat sorumlusu Akid Ömer ile Ebu Adnan yanlarında iki terör örgütü PKK’lı olduğu halde, Mehmet Cahit Şener’in kaldığı eve giderek öldürüldü. 1 Kasım 1991 günü Şener’in yanında bulunan Fatma Temel (Dilan) adlı bayan da kurşunlara hedef oldu ve olay yerinde hayatını kaybetti. Kuşkusuz cinayetler, Şener’le sınırlı kalmadı. Şener’in sağ kolu olarak bilinen Mustafa Pusa (Şiyar) ise 7 Kasım 1991’de İstanbul Küçük Ayasofya’da infaz edildi. Eşi Ayşe Pusa da Bekaa vadisindeki Mahsum Korkmaz akademisinde öldürüldü.

     

    Sîpan Rojhilat: 5 Ekim günü öğlen saatlerinde, Mahmur kampı yakınlarında, terör örgütü Kongre Gel mensuplarınca kaçırılan PWD üyesi Sipan Rojhilat (Şapur Badoşiva) 7 Ekim günü infaz edildi.

    Kemal Şahin: 7 Şubat 2005 tarihinde terör örgütü PKK timlerince infaz edildi ve katilleri güney kürdistan bölge yönetimi güvenlik güçleri tarafından yakalandı.

    HİKMET FİDAN’IN DİYARBAKIR’DA SUSTURUCUYLA ÖLDÜRÜLMESİ PKK’DA KIRILMAYA YOL AÇTI

    Hikmet Fidan: Teröristbaşı Öcalan, Kenya’dan getirilirken dediği, “Türkiye’nin hizmetindeyim” sözü, terör örgütü tarihindeki ilk ciddi kırılmaydı. İkinci kırılmayı İmralı’dan gelen “Ateşkese son verin” talimatıyla yaşayan terör örgütü PKK, üçüncü ve en büyük kırılmayı, muhalif kanadın temsilcilerinden Hikmet Fidan’ın öldürülmesiyle yaşadı.

    Diyarbakır’ın Bağlar semtinin dar sokaklarında 6 Temmuz 2005 sabahı, susturucu takılı tabancadan ensesine sıkılan tek kurşunla öldürüldü. Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) eski genel başkan yardımcısıydı.

    Kani Yılmaz: Güney Kürdistan’da araçlarına yerleştirilmiş bir bombanın patlaması sonucunda, PWD-K koordinasyon kurulu üyesi Faysal Dumlayıcı (Kani Yılmaz) ve aynı örgüt üyelerinden Serdar Kaya (Sabri Tori) 12 Temmuz 2005 günü, terör örgütü PKK timlerince infaz edildiler.

     

     

    12 EYLÜL SONRASINDA TERÖR ÖRGÜTÜ PKK İNFAZLARI

    Terör örgütü PKK, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası da birçok infaza imza attı. Bingöllü Dawud (Resul Altıok): Terör örgütü PKK’nın kurucusu ve merkez komite üyesi. 12 Eylül’den sonra teröristbaşı Öcalan’a yaptığı muhalefetten dolayı gözaltına alındı. Yapılan işkencelerle öldürüldü.

     

     

    Dersimli Semir (Çetin Güngör): 12 Eylül sonrasında, terör örgütü PKK’ya karşı en sistemli, en ilkeli muhalefet yapan grubun liderleri arasındaydı. Teröristbaşı Öcalan’ın en çok korktuğu muhalefet lideriydi. O da Stockholm’da bin kişinin katıldığı Şivanci Hareket Pêşeng’in kuruluş toplantısında intihar eylemi sonucu katledildi.

    Batmanlı Enver Ata: Terör örgütü PKK’nın, hapishaneden kaçan Batmanlı kadrolarından biriydi. İsveç’in Uppsala şehrinde kalıyor ve tedavi görüyordu. Uppsala şehrinin merkezinde ensesine sıkılan tek kurşunla katledildi. Katleden kişi yakalandı, halk adına Enver Ata’yı cezalandırdığına dair mahkemede açıklama yaptı.

    Necla Baksi: Kürt yazar Mahmut Baksi ve Lütfi Baksi’nin (KADEP kurucusu ve meclis üyesi) kız kardeşi ve İsveç’te doktorluğu bitirmiş yetenekli bir Kürt kızı. Küçük burjuva değer yargılarından ve alışkanlıklarından vazgeçmediği için öldürüldü. Necla ile aynı gerekçe ile 67 militanın da katledildiği terör örgütü PKK’nın Serxwebûn gazetesinde açıklandı.

     

     

    AVUKATI ÖLDÜRÜP, CESEDİNİ PARÇALAYIP, SU KANALINA ATTILAR

    Eyüp Kemal Atsız: Şivancı Hareketi (DDKD) taraftarı, Danimarka’da katledildi.

    Mustafa Tangüner: Şivan Hareketi (DDKD) taraftarı, Danimarka’da öldürüldü.

    Viranşehirli Emin: Rizgarî’nin Hollanda’ya iltica eden Viranşehirli taraftarlarından biriydi. Terör örgütü PKK’ya muhalefet eden Merkez Komitesi üyesi Çetin Güngör’e (Semir’e) yardım ettiği, evinde barındırdığı için Hollanda’nın Amsterdam şehrinde infaz edildi.

    Avukat Mahmut Bilgili: Dersimli ve terör örgütü PKK taraftarı. Hollanda’da ilticacıydı. Terör örgütü PKK’ya muhalefet ettiğinden dolayı Amsterdam’da öldürüldü. Öldürüldüğü zaman da parça parça haline getirilip çuvala konup, Amsterdam su kanallarına bırakıldı.

    Ramazan Adıgüzel: Özgürlük Yolu taraftarı. Fransa’da katledildi.

    Ali Aka Gündüz: Özgürlük Yolu taraftarı, Almanya’da infaz edildi.

  • Kazan, Erzurum’da

    E.MEHMET YILMAZ
    ERZURUM (İHA) –

     

    Saadet Partisi’nin Erzurum’daki eğitim programına katılan eski Adalet Bakanı Şevket Kazan gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

     
    Erzurum Saadet Partisi İl binasında yapılan eğitim programında konuşan Şevket Kazan ilk olarak geçtiğimiz günlerde Paris’te gerçekleşen suikast hakkında konuştu. Kazan, ”Paris’teki suikast olayı üzerine birkaç söz söylemek gerekir. Türkiye’de terör olaylarının çözüme kavuşma hususunda son zamanlarda mecliste yapılan çalışmaları bizde destekliyoruz. Tam bu çalışmalar devam ederken Paris’te meydana gelen böyle bir olay elbette ki düşündürücüdür. Bu iyileştirme hareketi sırasında Paris’te bu olayın meydana gelmesi bu barışın gerçekleşmesinden rahatsız olanlar tarafından yapıldığı önümüzdeki günlerde görülecektir.Sayın Başbakanımızın dün enteresan bir açıklaması vardı.Fransa Cumhurbaşkanı ‘ben bu kişileri tanıyorum’ diye bir açıklama yaptı. Bu kişileri tanıyorsan bunlar kırmızı bültenle aranan kişiler. Fransa Cumhurbaşkanı bunlarla ne görüşüyor ne konuşuyor diye soruyorum. Libya’da Türklerin kuyusunu kazdığı gibi Türkiye’nin coğrafyasında Türkiye’nin kuyusunu mu kazmak istiyor.” dedi.

     
    Daha sonra Türkiye’ye getirilen patriot füzeler konusunu değerlendiren Kazan ”Malatya’da bir füze kalkanı getirilip konuldu. Biz bunun eleştirisine devam ederken bir de baktık ki patriot füzeleri getirildi. Biz bu patriot füzelerinin başımıza bela getireceğini haber vermek için çeşitli noktalarda mitingler yaptık ama bu kimse tarafından ön plana çıkarılmadı” diye konuştu.

     
    Şevket Kazan, son olarak Zonguldak’taki maden ocağında hayatını kaybeden işçilerin ailelerine sabır dileyerek hükümet tarafından yapılan maden işçileri açıklamasını eleştirdi.

  • Aşkale Ülkü Ocaklarından birlik gecesi

    Aşkale Ülkü Ocakları tarafından organize edilen Birlik ve Beraberlik gecesi, Aşkale Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşti.

     
    Birlik ve beraberlik gecesine Ali Kınık ve Ozan Erhan Çerkezoğlu misafir sanatçı olarak katıldı. Programa Milliyetçi Hareket Partisi Aşkale İlçe Başkanı Kadir Kılıç ve birçok teşkilat başkanı eşlik ettiler.

     
    Programda açılış konuşması yapan Aşkale Ülkü Ocakları Başkanı Raci Gürcan Malli, “Tertip etmiş olduğumuz Birlik ve Beraberlik gecesine katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

     
    Daha sonra Ali Kınık ve Ozan Erhan Çerkezoğlu, seslendirdikleri birbirinden güzel eserlerle katılımcılara müzik ziyafeti çektiler.
    Programın sonunda Erzurum Ülkü Ocakları Başkanı Abdullah Kırmacı, Aşkale Ülkü Ocakları Başkanı Raci Gürcan Malli’ye organizasyondan dolayı teşekkür plaketi takdim etti.,

     

    ,
    Programın ardından sanatçı Ali Kınık, İHA muhabirine son zamanlarda gündeme gelen İmralı görüşmeleri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

     
    Kınık, “Bizler dün, bu hükümet yeri gelecek İmralı ile görüşecek ve onu muhatap alacak dediğimiz zaman her kesimden büyük bir tepki alıp, bunun imkansız olacağını savunmuştular.Fakat geldiğimiz nokta itibari ile bugün muhatap almayı bırakın da neredeyse İmralı’da yatan cani kahraman ilan edilip, ödüllendirilecektir.Kürt açılımı ile yola çıktıkları bu proje tutmayınca bu seferde ismini değiştirip son zamanlarda Kardeşlik Projesi gibi gereksiz uğraşlarla halkımızın da kafalarını karıştırmaktadırlar. Bizler zaten kardeştik; Türk’üyle, Laz’ıyla, Kürt’üyle, Çerkez’iyle milli mücadelede omuz omuza savaş verdik ve bu ülkeyi işte bu kardeşlik ruhuyla bu hale getirdik. Hükümetin İmralı görüşmeleri gözümüzün içine bakılarak alenen yapıldığı halde sesini çıkaran tek bir çizgi olmuştur, o da Milliyetçi Hareket çizgisidir.Halbuki bu ülkede Edirne’den Kars’a kadar herkes ülkesini milletini seven her kim varsa, hangi cemaat ve teşkilat varsa bu İmralı çıkışına tepkisini koymalıydı ve koymalıdır.Bizler proje üretmemekle suçlanan bir parti ve teşkilat olarak bilinmekteyiz. Fakat bizler bölünmeye sebep olacak, Ahmet’i Mehmet’e vurduracak hiçbir proje üretmiyoruz ve üretmeyeceğiz de, bunu herkesin böyle bilmesini istiyoruz” diye konuştu.

  • kolları bağlı cesetlerin sırrı çözüldü

    Dün Kocaeli’nin Derince İlçesinde, bir kadın ve bir erkeğin birbirlerini kollarından bağladıktan sonra denize atlayarak intihar etti olayla ilgili sır perdesi aralanıyor.

     

    Şaban U’nun Nurcan Ö. ile olan ilişkisine, alilerin karşı çıktığı ve evli olan Şaban U.’nun eşinin boşanmak istemediği iddia edildi. Şaban U ile Nurcan Ö’nün bu nedenle çaresizlikten dolayı intihar ettikleri ortaya çıktı. Evli ve bir çocuk babası olan Şaban U’nuneşiyle bir süredir aralarında sorun olduğu, boşanmak istediği ancak eşinin buna yanaşmadığı öne sürüldü.

     

    Nurcan Ö.’nün ise evli ve 3 çocuk annesi olduğu öğrenilirken, eşi ile yaklaşık 3 senedir ayrı yaşadıkları iddia edildi. Yaklaşık 6 aydır aşk yaşayan ve kavuşamayınca denize atlayarak intihar eden Şaban U’nun cenazesiDerince Çınarlı Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Çınarlı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

     

    Nurcan Ö.’nün cenazesi ise Derince Merkez Camii’ndi ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Çınarlı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

  • Alev Sururi hayatını kaybetti

    Türk sinema ve tiyatrosunun ünlü simalarından Alev Sururi, bir süredir tedavi gördüğü İstanbul’daki bir özel hastanede, 84 yaşında, solunum yetmezliğinden hayatını kaybetti. Sururi’nin yarın ikindi namazının ardından Muğla’nın Bodrum İlçesi’ndeki Torba Mezarlığı’nda kendisi gibi tiyatrocu olan eşi Ali Sururi’nin yanında toprağa verilecek.

     

    Alzheimer ve parkinson hastası olan sinema ve tiyatro oyuncusu Alev Sururi, 15 gün önce tedavisi için İstanbul Özel Avrasya Hastanesi’ne yatırıldı. Son olarak 10 yıl önce bir televizyon kanalındaki ‘Zerda’ isimli dizide rol olan iki çocuk, iki torun sahibi usta oyuncu Sururi, sabah saatlerinde solum yetmezliğinden hayata gözlerini yumdu. Sururi’in ölüm haberi yakınları ve sanatçı dostlarını üzüntüye boğdu. Çiğdem Sururi (50), annesinin son olarak oynadığı diziden sonra yakalandığı rahatsızlık nedeniyle çok istemesine rağmen başka bir eserde rol alamadığını belirterek, “Son ana kadar yanındaydık. Nur içinde yatsın, yarın kendisini çok sevdikleri, aşık oldukları Bodrum’un Torba’da 15 yıl önce vefat eden babamın yanına defnedeceğiz” dedi.

     

     

    Tiyatrocu Gülriz Sururi’nin yengesi olan Alev Sururi, ‘Çılgın Yenge’, ‘Kaldırım Serçesi’, ‘Halide’ isimli tiyatro oyunlarının da aralarında bulunduğu 200′ün üzerinde sanat yapıtında rol aldı. Sururi’nin cenazesi yarın ikindi vakti 26 yıldır yaşadığı Bodrum’un Torba Mahallesi’ndeki Torba Camisi’nden son yolculuğuna uğurlanacak.