Etiket: son haber

  • Kağıt reçete tarih oluyor

    Doktorlar, 15 Ocak’tan itibaren reçeteleri elektronik ortamda yazacak. Kağıt reçeteler ile artık eczanelerden ilaç alınamayacak.

     

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 1 Temmuz’da uygulamaya konulan e-reçete sistemiyle reçete sahteciliğinin önüne geçmeyi hedefliyor. Doktorlar, eczaneler ve hastalar için birçok kolaylığı barındıran e-reçete uygulamasının 1 Ocak’tan itibaren tüm hastane, doktor ve eczacılar uçun zorunlu olması öngörülmüş ancak bazı teknik nedenlerden dolayı uygulamaya geçilmesi 15 Ocak tarihine ertelenmişti. Buna göre, 15 Ocak Salı gününden itibaren bütün doktorlar reçeteleri elektronik ortamda yazacak ve kağıt reçeteler eczaneler tarafından karşılanmayacak.

     

     

    SGK, tüm doktorlara ve hastanelere 2 kez çağrı yaparak, doktorların tamamının sistemden şifre almalarını istedi. 31 Aralık 2012 tarihi itibarıyla Türkiye’de aktif olarak çalışan yaklaşık 110 bin doktorun 107 bin 300’ü e-reçete şifresi aldı.E-reçete sisteminin uygulanmaya başlandığı 1 Temmuz 2012 tarihinden 31 Aralık 2012 tarihine kadar yazılan reçetelerin yüzde 65’ü elektronik ortamda oluşturuldu.
    -SGK’dan uyarı-

    SGK, hastanelere ve doktorlara e-reçete uygulamasıyla ilgili olarak yaptığı son duyuruda, 15 Ocak 2013 tarihi itibarıyla e-reçete uygulamasının zorunlu olacağına dikkati çekti. Duyuruya göre, reçete tarihi 15 Ocak 2013 ve sonrası olan e-reçeteler, eczaneler tarafından manuel giriş yapılarak karşılanamayacak. Üzerinde e-reçete numarası bulunan manuel reçeteler ise yalnızca e-reçete olarak karşılanacak.
    15 Ocak 2013 tarihi itibarayla SGK kurumsal hekim şifresi’ni almamış (aile hekimliği hariç Sağlık Bakanlığı 1. Basamak Sağlık Tesislerinde, KİT-Belediye- Bakanlık 1. Basamak Sağlık Tesislerinde, Özel 1. Basamak Sağlık Tesislerinde, İşyeri Hekimliklerinde, Kurum Hekimliklerinde, Üniversite 1. Basamak Sağlık Tesislerinde, Türk Silahlı Kuvvetleri 1. 2. ve 3. basamak tesislerinde görev yapan hekimler hariç) hekimlerin manuel reçeteleri (istisnai durumlar hariç) eczanelerden karşılanmayacak.

     

    SGK, kurumsal hekim şifresi ile ilgili sorunlar hekimin görev yaptığı sağlık hizmet sunucusuna en yakın Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine iletilecek.

    15 Ocak 2013 tarihi itibarıyla (istisnai durumlar hariç) manuel reçeteler karşılanmayacak.

     

    Sağlık Bakanlığının e-reçete konusunda yapmış olduğu duyuru ve genelgelerde de belirtildiği şekilde e-reçetenin manuel çıktısının hekim tarafından hastaya verilmesine, Sağlık Bakanlığı’nın konu hakkında yapacağı düzenlemeler çerçevesinde devam edilecektir. Ancak düzenlenen manuel çıktılar hastada kalacak olup, kurum tarafından talep edilmeyecek.

     

    -Kağıt reçete yazılabilecek istisnai durumlar-

    Doktorların kağıt reçete yazabileceği istisnai durumlar şöyle:

    ‘-Kamu idareleri bünyesindeki kurum hekimliklerinde, işyeri hekimliklerinde, verem savaş dispanserlerinde, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerinde, sağlık merkezi ve toplum sağlığı merkezlerinde, 112 acil sağlık hizmeti birimlerinde, üniversitelerin medikososyal birimlerinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin birinci, ikinci ve üçüncü sağlık hizmet sunucularında düzenlenen reçeteler,

     

    -Majistral ilaç içeren reçeteler,

    -Kişiye özel yurt dışından getirtilen ilaçları içeren reçeteler,

    -Yabancı ülkelerle yapılan sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında SGK tarafından sağlık hizmeti verilen kişilere düzenlenen reçeteler,

    -MEDULA hastane sisteminden provizyon alınamamasına rağmen sağlık hizmeti sunulması durumunda düzenlenen reçeteler,

    -Acil hal kapsamında düzenlenen reçeteler,

    -Aile hekimlerinin gezici sağlık hizmeti kapsamında düzenledikleri reçeteler,

    -Evde bakım hizmeti kapsamında düzenlenen reçeteler,

    -MEDULA sisteminin veya hastaneye ait sistemin çalışmaması nedeniyle e-reçetenin düzenlenememesi halinde manuel olarak düzenlenen, üzerinde ‘sistemlerin çalışmaması nedeniyle e-reçete düzenlenememiştir’ ibaresi kaşe ya da el yazısı şeklinde bulunan ve bu ibarenin reçeteyi düzenleyen hekim tarafından onaylandığı reçeteler.’

    Duyuruda, vatandaşların 15 Ocak tarihinden itibaren sorun yaşamaması için sağlık hizmeti sunucuları, eczacılar ve hekimler tarafından gerekli tüm önlemlerin alınmasının büyük önem arz ettiği de kaydedildi.

  • PKK’nın bölgesi sorumlusu öldürüldü

    Mardin’in Nusaybin ilçesinde düzenlenen operasyonda öldürülen, terör örgütü PKK’nın Bakok bölgesi sorumlusu M. Şirin Cebe olduğu belirlendi.

     

    Nusaybin ilçesinde eylem hazırlığında olduğu bildirilen teröristin birçok eyleme katıldığı ileri sürüldü.

     

     

    Mardin Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan istihbarat çalışmalarında PKK/KCK terör örgütü mensubu, sorumlu düzeyde faaliyet gösteren örgüt mensubunun, Nusaybin ilçesine, güvenlik güçlerine yönelik eylem yapmak üzere geldiği yönünde bilgi alınması üzerine Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nce ortaklaşa yürütülen operasyonda, PKK’lı teröristin Nusaybin ilçesinde kaldığı yer olarak tespit edilen eve operasyon düzenledi. Teslim olması yönünde yapılan ikazlara rağmen teröristin karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Yarım saat süren çatışma sonunda Bakok bölge sorumlusu olduğu tespit edilen M. Şirin Cebe ölü olarak ele geçirildi.

     

     

    Ölü ele geçirilen örgüt yöneticisinin üzerinde, 1 adet Kalaşnikof marka silah,1 adet patlamamış el bombası ve bomba düzeneği bulundu.

  • ‘AK Parti 3 değil 13 dönem daha iktidar’

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı’nca genel merkezde düzenlenen ‘Siyasi ve Hukuki İşler Başkanları Eğitim ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Arınç, AK Parti’nin 11 yılın içine üç milletvekili seçimi, iki mahalli seçim, iki referandum sığdıran ve hepsinde başarılı olan bir parti olduğunu söyledi.

     

    Seçimlerdeki başarıların icraatlarının karşılığı olduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

    ‘Çoğu zaman düşünmüşümdür bu başarının altında ne sır yatıyor? Neden hiçbir partiye nasip olmayan başarı 10 yılda bu partiye nasip oldu ve yine bundan sonra da nasip olacak gibi görünüyor. İnşallah Cenab-ı Hak imkan verirse, milletimiz desteğini devam ettirirse, güven duymaya devam ederse, biz de büyük yanlış yapmazsak, büyük hatalar işlemezsek, fitne ve fesat aramızda yeşermezse daha üç dönem değil, herhalde bir 13 dönem daha Türkiye’de AK Parti’nin iktidarını herkes görecek ve herkes yaşayacak.’

     

     

    Karikatür örneği

    AK Parti’nin başarısını ‘Türkiye’nin siyasi hayatındaki muhteşem bir başarı’ olarak nitelendiren, bununla ilgili araştırma yapılabileceğini, tezler hazırlanabileceğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti:

     

     

    ‘Ama çoğu zaman bu başarının öyküsünü bir karikatürle özetlemenin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Hiç unutmuyorum; o tarihlerde bir gazetede bir karikatür yayımlandı. Karikatürde şu var: Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan her zamanki haliyle boylu poslu, dirayetli, güçlü. Karşısında iki kişi var, başları önlerinde biraz süklüm püklüm duruyorlar. Başbakanımız da onlara ithafen diyor ki, ‘Söyleyin utanmayın, içinizden hanginiz bana oy verdi’. Başları önde olanlardan birisi Bahçeli, birisi Kılıçdaroğlu. Demek ki dört seçmenden İkisinin, altıdan üçünün, ondan beşinin oyunu almaya muktedir olan AK Parti sonunda karşısında gördüğü iki kişiden birine potansiyel seçmen gözüyle bakabilir.

     

     

     

    Kurban olduğum Allah bu karikatürden sonra işin ne kadar gerçek olduğunu bir başka sözde de ortaya koydu. Günün birinde Kemal Kılıçdaroğlu’na bir televizyonda sordular, ‘İki adaydan birisi Abdullah Gül olsa oyunuzu neye verirsiniz?’ Büyük bir heyecanla ve boş bulunarak, ‘Tabii niçin olmasın’ dedi. Demek ki Kılıçdaroğlu, iki adaydan birisi Abdullah Gül olursa, yani AK Parti’nin kurucusu, ilk başbakanı ve AK Parti grubunun oylarıyla ve desteğiyle cumhurbaşkanı seçilen kişiye oy verebilecek bir noktaya geldi. Rabbim hidayet ederse ne kadar büyük, örneklerini görebiliyoruz.’

  • Erzurum’da uçaklara alkol

    Erzurum’da gece hava sıcaklıklarının eksi 30 dereceye düşmesi nedeniyle uçaklar buzlanmaya karşı alkolle yıkanıyor. Uçakların güvenilir iniş ve kalkış yapmaları için bu işlemin kaçınılmaz olduğunu belirtildi.

    Hava sıcaklığının eksi 30 dereceye kadar düştüğü Erzurum’da uçakların güvenilir iniş ve kalkış yapabilmeleri için uçak ve pist yüzeyine alkol püskürtülüyor.

    Havalimanında 20 kişilik ekip, uçakların güvenilir iniş ve kalkış yapabilmeleri için ise özel araçlarla havalimanı pistine alkol püskürtüyor. Don olayına karşı uçağın sağlıklı iniş ve kalkış yapabilmeleri için ve uçaklarda oluşacak buzlanmayı önlemek için uçaklara “De-Icing” denilen işlem uygulanıyor. Erzurum Havalimanı yetkilileri, uçakların buzlanmaya karşı sefer öncesi pist başı yaptığında alkol ve glikozdan oluşan kimyasal maddeyle yıkandığını belirtti. Uçağın yüksek irtifalarda eksi 80 derece soğuğa maruz kaldığını hatırlatan yetkililer, “Alkol ve glikoz karışımı “De-Icing” işlemiyle uçakların aero dinamik yapısı buzlanma sonucu neden olabilecek arızalara karşı korunuyor. Kanatlar ve gövde üzerindeki gizli buzlanmayı çözen alkol, görevlilerce hortumla püskürtülüyor. Amaç kanat, kuyruk ve motor ile uçak gövdesinin kar ve buzlanmaya karşı korunmasını sağlamak. Ayrıca pistler de dona karşı alkolle yıkanıyor. Çünkü alkol suyun donma noktasını düşürüp, buzlanmayı belli bir derecenin altına kadar önlüyor.” görüşüne yer verdi.

     

     

    Erzurum Havalimanı pist uzunluğunun 3 bin 810 metre olduğunu don olayının yaşandığı vakitlerde piste ortalama 4 ton alkol püskürtüldüğünü de aktaran yetkililer, “Pistte donma rüzgarın da etkisiyle eksi 8, 9 derece de oluyor. Islak zeminli pistin donmaması için ekiplerimiz pisti alkolle yıkıyor.” açıklamasında bulundu.

  • Dadaş’ın kışla imtihanı

    Erzurum’da kar yağışı sonrası buzlanan kaldırımlarda yürümeye çalışan vatandaşlar ilginç görüntü oluşturdu.

     

    Kar yağışının durmasının ardından Erzurum kent merkezinde yayalar buzlanan kaldırımlarda adeta yere düşmeme sınavı veriyor. Yukarı Mumcu Caddesi üzerinde yürüyen kimi vatandaş buzlanan zeminde sendelerken, kimileri de yere çakılmaktan kurtulamadı.

     

     

    Buzlu zeminde düşen vatandaşlar ilginç görüntü oluştururken, yaralanmadan kazaları atlattı.
    Vatandaşlar, “Ayağımızın altına çivili aparatlar da takıyoruz ancak düşmemekten kurtulamıyoruz. Adımlarımızı düşmemek için milim milim atıyoruz. Yine de bazen düşüyoruz” dediler.