Etiket: son dakika haberleri

  • Bahçeli’den flaş ‘seçim’ önerisi

    Bahçeli’den flaş ‘seçim’ önerisi

     Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son gelişmeler karşısında Türkiye’nin kutuplaşmaya sürüklendiğini, Başbakan’ın tavrının kargaşa ve krizi derinleştirecek bir boyut taşıdığını belirterek, “Sayın Başbakan’ın zamanı artık dolmuştur. Bir iktidar yenilenmesine ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Böyle bir yolun demokrasi içerisinde açılabilmesi Sayın Başbakan’ın zamanla 3 sandıktan bahsetmesinden geçmektedir. Sandığın zamanı, kapsamını kendisine bırakıyoruz.” dedi.

    Devlet Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 8. dönem sertifika töreninin ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Son günlerde yaşanan olayların ardından yaptığı açıklamaların erken seçim çağrısı olup olmadığı yönündeki bir soruya Bahçeli, “Son gelişmeler karşısında Türkiye çok ciddi bir kutuplaşmaya sürükleniyor. Bu ortamda Sayın Başbakan’ın tavrı kargaşa ve krizi derinleştirecek bir boyut taşıyor. O sebepten dolayı Sayın Başbakan’ın zamanı artık dolmuştur. Bir iktidar yenilenmesine ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Böyle bir yolun demokrasi içerisinde açılabilmesi Sayın Başbakan’ın zamanla 3 sandıktan bahsetmesinden geçmektedir. Sandığın zamanı, kapsamını kendisine bırakıyoruz.” diye cevap verdi.

     

     

     

     

    6. BDP heyetinin İmralı’ya gittiği ve heyetin içerisinde Sırrı Süreyya Önder’in bulunmadığının hatırlatılması üzerine de Bahçeli, şöyle konuştu: “Bunlar aynı amaç doğrultusunda gayret gösteren bir güruh oldukları için zaman zaman rol paylaşımı yapmaktadırlar. Bir tanesi Taksim’de gezerken öbürü deniz aşırı İmralı’ya gitmek suretiyle ortak kanaati yaymaya çalışıyorlar. Tespitimiz o dur ki İstanbul’daki gelişmeler başlangıçtan bu yana 4 ağaç 1 kışla meselesinin çok ötesinde planlanmış olarak görülmektedir. Bu sebepten dolayı siyasi iktidar, sivil toplum kuruluşları, bilim insanları İstanbul’daki gelişmeleri Türkiye’ye yaygınlaştırmak suretiyle çok yönlü olarak incelemelerinde yarar vardır. Bilimsel ele almalarında yarar vardır.”

  • Faiz lobisi’ nedir

    Faiz lobisi’ nedir

    Faiz lobisi bir kez daha ülke gündeminde… Deniz Hoca, “Faiz lobisi tatlı kazanç peşinde koşar. Bu kazancı sağlamak için yüksek faiz-yüksek döviz kuru arzular. Kendisi kazanırken ülkeyi fakirleştimeyi umursamaz” dedi ve ekledi: Şu an suni bir kriz yaşıyoruz. İyi niyetli yabancı yatırımcı zararı göze alarak çıkmak isteyebilir. Bu da suni krizi reel bir krize dönüştürebilir.

     

    Türkiye, 12 gündür Gezi Parkı’yla yatıp Gezi Parkı’yla kalkıyor. Olaylara yabancı basının ilgisi de yoğun. Hemen hemen her gün Türkiye manşetlerde… Bu gerginliğin bir de ekonomik etkisi var. Piyasada kimse önünü göremiyor. Borsa düşüyor, dolar ve euro değer kazanıyor. Tahvil faizleri ise almış başını gitmiş vaziyette…

     

     

    BAŞBAKAN’A göre ise piyasalardaki bu hareketliliğin arkasında ‘faiz lobisi’ var. 2001 kriziyle beraber Türkiye’nin gündemine oturan faiz lobisi’nin kim olduğunu Deniz Hoca’ya sorduk… Nedir, kimdir, ne ister nasıl çalışır? Şunları anlattı: 

     

     

    – Türkiye’de gerçekten bir faiz lobisi var mı? 
    Başbakan Erdoğan ‘faiz lobisi’ diyerek topluma önemli mesajlar vermek istiyor. Başbakan, faiz kelimesi ile lobi kelimesini de hep bir arada kullanmakta ve bir “faiz lobisinden” bahsetmekte. Ancak kim faiz lobisi sayılır sorusunun cevabı da açık değil, üstelik zor.

     

     

     

    – Peki kim bu lobi dediğimiz kurumlar? 
    Doğal olarak bunlar yabancı finans kuruluşlar: Bankalar, fonlar… Bunların Türkiye ayağı da buradaki banka ve finans kuruluşları.

     

     

     

    – Türkiye’de nasıl hareket ediyorlar? 
    Türkiye’ye yatırıma gelen fon ya da banka, döviziyle önce Türk Lirası alıyor. Bu Türk Lirası’nı hisse senedi ya da iç borçlanma senedine yatırıyor. Çıkarken de Türk Lirası’nı döviz yapıp evine dönüyor. Türkiye’de de bazı yerli aracı kuruluşlar ve bankalarla beraber hareket ediyorlar.

     

     

     

    NASIL KAZANIYORLAR?
    – Faiz ya da dövizin artmasından çıkarları ne? 

    DIŞ ülkelerden Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcılar sıklıkla yerel faizi artırmamız için bazen nasihatlar verirler. Çünkü faiz yükselirse Türk Lirası’nın dövize karşı değeri yükselir. Bu da dış yatırımcının işine yarar. Çünkü ülkemize yüksek getiriyi izleyerek gelen dış yatırımcı , ülkemizin parası değer kaybettikçe yüksek getiriden kazandığını, TL’nin dövize karşı değer kaybetmesi nedeniyle kaybetmek durumunda kalır. İşte getirisi kur değişmesine kurban gitmesin diye parazit yapan dış yatırımcıya ‘faiz lobisi’ diyebiliriz.

     

     

    Tek amaç tatlı para kazanmak
    – Faiz bu işin neresinde? 

    Nominal veya reel faiz yükseldiği zaman, yabancı yatırımcı kur  değişimi nedeniyle zarar etmekten kurtulur. Fakat ülkeye finans yatırımına gelen her kuruluşa faiz lobisi diyemeyiz. İster istemez bu kuruluşlar kolay para peşinde. Fakat ülkenin geleceğini düşünmeyen kötü niyetli kuruluşlarına bu benzetmeyi yapabiliriz.

     

     

     

    Güçlü TL’yi kim istemiyor?
    – TL’nin değerinin düşmesini istemeyen kimler? 
    TL’nin değer kaybetmesi elinde döviz birikimi olan kimseye veya kuruma yarar. Dövizin değerinin artması en çok ihracatçılara da yarar, çünkü onlar da döviz kazanmaktadırlar. Ama ülkenin ithalatçılarına ve döviz borcu olan kişi ve kuruluşlara dövizdeki yükseliş hiç ama hiç yaramaz.

     

     

     

    Faiz lobisi ne kadar güçlü?
    – Şu an kim daha güçlü? Faiz lobisi mi, MB mı? 
    Merkez Bankası son yıllarda hem nominal hem de reel faizi düşürmekte başarılı oldu. Döviz kurunun TL aleyhine gelişmesini de kontrol altına aldı. Merkez Bankası son dönemde kullandığı ve “koridor sistemi” adı ile geçen politika yaklaşımında faizleri hem nominal hem de reel olarak rekor düzeyde düşürebildi. Diğer taraftan da ülkemize gelen yabancı sermaye  akımı nedeni ile paramız da değer kaybetmek yerine değer kazanmak yönünde sık sık değişim yaşamaktadır. Yani şu an için işler Merkez Bankası’nın istediği şekilde yürüyor.

     

     

     

    TL’deki kayıpların bir sorumlusu da küresel gelişmeler
    – İyi de Merkez Bankası TL’nin değerinin düşmesini istemedi mi? 

    Son haftalarda TL’nin değer kaybetmesi küresel ekonomideki değişimden kaynaklanıyordu. Fakat biz de hem nisan ayında 0.25 puan  ve hem de mayıs ayında 0.50 puan faiz indirimi yaptığımızdan  biz de kendi paramızın değerini Merkez Bankası politikasıyla düşürüyorduk. Çünkü büyüme başlarken dış denge yani cari açık da yükselmeye başlamıştı ve çok yükselmesini istemiyorduk. Faiz indirmek  yerel paranın değerini de düşürür.

     

     

    LOBİ’DEN KURTULMA YOLLARI!
    – Türkiye faiz lobisinden kurtulmak için ne yapmalı?  
    İlk olarak tasarrufları artırmalıyız. Biz ülke olarak tasarruflarımızı artırırsak faiz lobisinin bir anlamı da kalmaz. Kendi yatırımlarımızı kendi tasarruflarımızla finanse eder hale geliriz. Bakın Almanya’ya, tasarruflar yüksek lobi falan da yok…

     

     

    DİĞERLERİNE BENZEMEYİZ
    – Yabancı basında Türkiye, İspanya ya da Portekiz olur mu diye yazılar çıktı? Bunlar ne kadar gerçekçi? 

    Türkiye 2001 sonrasında bankaları ve kamu maliyesini tamir etti. İspanya, Portekiz olmaz. Ama gerilim Güneydoğu sorununun çözümünü ve büyümeyi etkileyecek düzeye götürülmemeli.

    Risk: İyi niyetli yatırımcıyı ürkütmektir!
    – Ekonomi için asıl risk ne? 
    Asıl risk, Türkiye’ye yatırım yapmış iyi niyetli yabancıların endişelenip ülkeden çıkma riskidir. Bunu yapabilmeleri için satmaya çalıştıkları hisse senedi ve bonolara alıcı bulmak zorundalar. Ancak bugünkü ortamda alıcı bulmaları zor. Ama eğer gerilim panik düzeyine gelirse, o zaman zararı sineye çeker, kaçabilirler. Bu da kurları 1994 ve 2001’deki gibi yukarıya zıplattırır. Ama şu anda böyle bir durum yok!

     

     

    1 dolar=2 TL olabilir mi?
    Merkez Bankası geçen hafta cuma günü likiditeyi azalttığını ve durumu izleyip, geretiğinde politikasını kuvetlendirip kuvvetlendirmemesi konusunda karar vereceğini söyledi. Bir dolar 2 TL düzeyine çıkmak Merkez Bankası’nın hemen müdahale etmesini getirir.

     

    Yüksek faizi sadece bu lobi istemez…
    – Yüksek faizi isteyen herkes faiz lobisine mi hizmet eder? 
    Faiz lobisine dahil edilemeyecek birçok insan da bankalarda mevduat şeklinde fon tutmaktadırlar. Faizin enflasyona oldukça paralel olmasına rağmen milyarlarca risk sevmeyen yatırımcı , hisse senedi yerine kamu borç senetlerine veya çoklukla mevduata yatırım yaparlar. Yaşlı ve emeklilerin tasarruflarını tuttuğu en önemli araç mevduattır. Bu tür insanlar faizin düşmesinden şikayet etseler de, onlara faiz lobisi denemez. Çünkü onlar uzun vadeli tasarrufçu ve yatırımcıdır, kısa vadeci  spekülatör değil.

    KAYNAK: AKŞAM GAZETESİ

  • Fuhuş çetesi çöktü

    Fuhuş çetesi çöktü

    Kars’ta düzenlenen fuhuş operasyonu kapsamında tutuklu sayısı 16’ya yükseldi.
    Kars merkez ve Arpaçay ilçelerinde otel ve gazinolarda fuhuş yaptırılan kadınlara ve bu kadınları pazarlayanlara yönelik sürdürülen operasyonda biri jandarma yüzbaşı ile jandarma astsubay ile birlikte 4 asker gözaltına alınmış, Jandarma Yüzbaşı M.Ö. ile Jandarma Astsubay G.D. önceki gün tutuklanmıştı. Erzurum TMK. 10 madde ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen operasyon kapsamında gözaltına alınan Jandarma Yüzbaşı M.Ö. ile Jandarma Astsubay G.D.’nın tutuklanmasının ardından sorguları önceki gün akşam tamamlanan Jandarma Başçavuş E.P. ile M.K.Ö. tutuklama talebi ile çıkarıldığı nöbetçi mahkemece ‘Örgüt yöneticiliği, fuhuşa aracılık’ iddiası ile tutuklanarak askeri cezaevine konulmuştu.
    Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sorguları tamamlanan 20 kişiden 15’i daha tutuklanma talebiyle TKM’nın 10. maddesinden yetkili Erzurum Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, aralarında gazino ve otel işletmecilerinin de bulunduğu zanlılardan 12’sinin tutuklanmasına karar verdi. Tutuklananlar arasında 3 de yabancı uyruklu kadın olduğu öğrenildi.

     

    Tutuklananların sayısı böylece 16’ya yükselirken, 8 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

  • Söz Başbakan’da

    Söz Başbakan’da

    Fas, Cezayir ve Tunus ziyaretinden dönecek Başbakan Erdoğan’ı, Atatürk Havalimanı’nda binlerce kişi karşıladı. Erdoğan’ın uçağı TSİ ile gece yarısı saat 01.40 sıralarında Atatürk Havalimanı’na indi. Erdoğan burada miting meydanlarını arat mayan kalabalığa seslendi. Konuşmasında Yunus Emre ve Mehmet Akif Ersoy’dan alıntılar yaptı.

     

    Bir dizi temas için 3 Haziran’da çıktığı Fas, Cezayir ve Tunus gezisinden bu gece dönen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ı, Atatürk Havalimanı‘nda kalabalık bir grup karşıladı.

     

     

    İşte Başbakan Erdoğan‘ın miting meydanlarını aratmayan kalabalığa yaptığı o konuşma:

     

    “Sevgili kardeşlerim, sevgili İstanbullular, çok değerli yol arkadaşlarım. Ninelerimi bacılarımı selamlıyorum. Alın terini ekmeğine katık etmiş çiftçi, köylü, tüm işçi kardeşlerimi selamlıyorum. Türkiye kadar büyük, vakur, ağırbaşlı genç kardeşlerimi selamlıyorum. Şu anda İstanbul’dan İstanbul’un kardeşi Saraybosna’yı, Bakü’yü, Bağdat’ı, Şam’ı, Gazze’yi, Mekke ve Medine’yi selamlıyorum.”

     

    “Elbette İstanbul’u tekrar tekrar selamlıyorum. Her semtiyle her sokağıyla İstanbul’u yürekten selamlıyorum. Sizlere Fas’taki, Cezayir’deki, Tunus’taki kardeşlerimin selamlarını getirdim. Rabbim birliğimizi dayanışmamızı daim etsin inşallah. Biz hiç bir zaman gönüller yıkmanın tarafında değil gönüller yapmanın tarafında olduk. Ama dik durduk dikleşmedik.”

     

     

    BORSADA SPEKÜLASYON

    “Bizim kavgayla, vurup kırmayla, vandallıkla işimiz olmaz. Değerli kardeşlerim biz yapmayı biliriz. Şimdi altını çiziyorum, faiz lobisine rağmen buralara geldik. Ve bu faiz lobisi şu anda borsada spekülasyonlara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor. Şunu bir kere çok iyi bilmeleri lazım. Bu milletin alın terini biz onlara yedirtmeyeceğiz. Bir bankanın genel müdürü çıkıp da bu vandalizmi organize edenlerin yanında olduğunu söylüyorsa bunlar karşısında bizi bulacaktır. Biz bugüne Türkiye ekonomisini büyüterek geldik. Biz buralara insanımızı yücelterek geldik. Artık dünya Türkiye’yi konuşuyor, Türk insanını konuşuyor. Böyle bir dönemde nereden çıktı bu işler? Biz bugüne ya sabır diyen zafere ulaşır diyerek geldik.”

     

     

     

    “76 MİLYONUN HİZMETKÂRIYIZ”

    “Herkes şunu bilsin biz Türkiye’yi kardeşlikle büyüterek bugünlere geldik. 76 milyonun hiçbir ferdini ayırt etmedik. Kardeşlerim birileri diyor ki, ‘Başbakan yüzde 50’nin başbakanı olduğunu söylüyor.’ Elinize diline dursun. Biz bugüne kadar 76 milyonun hizmetkarı olduğumuzu söyledik. Türkiye’nin en doğusundan en batısına kadar ayırt etmeden hizmet götürdük. Bizim karşımıza dikilenler bu hizmeti kimler yapıyor diye karşımıza dikildiler. Sandıkta başaramadığımızı sandık dışı yollarla başaracağız dediler. Kimsenin düşüncesi bizim nezdimizde ötelenmiş değildir. Bakın yüzde 50’nin demiyorum. Biz 76 milyonun efendisi değil hizmetkârıyız. Biz birlikte Türkiye’yiz. Türkiye’de yaşanan hadiseleri bütün tarafsızlığımızla okuruz, analiz ederiz, değerlendiririz, ondan sonra da adımımızı atarız. AK Parti’nin amacı çatışma kutuplaşma asla değildir. Ama şunu da bilmeleri lazım, biz Asım’ın nesliyiz. Bu birilerinin işine gelmiyor. Ne diyor Akif;

     

     

     

    “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! Boğamazsın ki! Hiç olmazsa yanımdan kovarım… Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…”

     

     

    “Değerli kardeşlerim emaneti veren millettir, emaneti alacak olan da sadece millettir. Millet dışında hiç kimse gelip de bu emanete el uzatamaz. Sandık dışında hiç kimse bu emanete kastedemez. 10 buçuk yıl boyunca bu emaneti kutsal bildik canımız gibi koruduk. Bundan sonra da canımız gibi korumaya devam edeceğiz

     

     

     

     

    GEZİ PARKI OLAYLARI

    “Hiç kimsenin ama hiç kimsenin bu ülkede hukuksuzluk yapmasına, demokrasiye kastetmesine, vandallıkla yakıp yıkmasına, şehirlere, kamu mallarına zarar vermesine göz yumamayız. Şimdi Gezi Parkı’nda sayısı 15’e bile varmayan ağaç için yapıldığı söyleyen gösteriler bugün arkasında 3 kayıp bıraktı. 2 gencimiz hayatını kaybetti, 1 başkomiserimiz şehit oldu.”

     

     

    “Kardeşlerim bu gençlerin ölümü ne kadar önemliyse benim polisimin şehadeti de en az onlar kadar önemlidir. Bu polis kimin polisi? Ne için hizmet yapıyor? Bizim can güvenliğimiz için görev yapıyor. Yeri geliyor teröristin, yeri geliyor anarşistin, yeri geliyor vandalizmin karşısına dikiliyor. Diyorlar ki, ‘polisi çekin.’ Burası yol geçen hanı değil. Kamu malına, insana varıncaya kadar herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır. Yeri gelmiş aşırı güç kullanmış olabilir. Onlarla ilgili, başbakan yardımcım da söyledi, içişleri bakanım gereğini yapıyor. Bunlar üzerinden kimsenin de bize saldırmaya hakkı yok. Baş komiserimizin daha doğmamış bebeği anne karnında yetim bırakıldı. Şehirler yağmalandı, bunlar Türk bayrağını yakacak kadar azgınlaştılar. Sokaklarda kağıt toplayarak hayatını idame ettirmeye çalışan gencimize de kastettiler. Gazeteciyim diyerek, sanatçıyım diyerek, siyasetçiyim diyerek son derece sorumsuz bir şekilde kışkırtmanın alâsını yaptılar. Demokratik gösteri özelliğini kaybederek vandallığa dönüşen bu eylemler artık son bulmalıdır. Samimi hissiyatlarıyla yola çıkıp terör örgütlerinin oyununa gelen vatandaşlarımız artık bu oyunu görüp uzak durmalıdır.”

     

     

    “SİZİN ELİNİZDE TENCERE TAVA YOK DEĞİL Mİ?”

    “Her ne yapacaksak hukukla, demokrasi içinde yapacağız. Bunun dışında her yolu, 76 milyon gayri meşru görüp karşısına dikileceğiz. Sevgili kardeşlerim siz 10 gün boyunca vakardan, aklı selimden, sağduyudan taviz vermediniz. Şimdi buradan evlerimize dağılacağız. Vakardan, aklıselim ve sağduyudan asla taviz vermeyeceğiz. Sizin elinizde tencere tava yok değil mi? İşte bu çok önemli. Siz sokaklarda tencere tavayla dolaşanlardan değilsiniz. Bu gençlik elinde bilgisayarıyla dolaşanlardan olacak. Birlikte Türkiye ülküsü için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Gençler, kardeşlerim siz mazlumların umudusunuz. Siz Ortadoğu’nun Balkanlar’ın örnek gençlerisiniz. Siz büyük düşünecek, büyük adımlar atacak, büyük hedeflere adım atacaksınız. Siz oyuna gelmeyecek, aldanmayacak, aldatmayacaksınız.”

     

    “Hepinize teşekkür ediyorum. Sizin şahsınızda Türkiye’nin tüm gençliğini kucaklıyorum. Yeryüzündeki tüm kardeşlerimi gönülden selamlıyorum. Sevgili İstanbullular emin olun Türkiye’nin yükselişini hiçbir güç, Allah’tan başka, engelleyemez. Şehit başkomiserimizle hayatını kaybeden iki gencimizi rahmetle yad ediyor, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Allah yar ve yardımımız olsun, bahtımınız açık olsun diyor hepinizi Rabbime emanet ediyorum.”

  • ‘Başbakan’ı karşılamaya gitmeyin’

    ‘Başbakan’ı karşılamaya gitmeyin’

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik partililere, “Başbakan’ı karşılamaya gitmeyin” çağrısında bulundu.

     

    Bir televizyon programına katılan Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan’ın Atatürk Havalimanı’nda kalabalık bir grup tarafından karşılanarak gövde gösterisi yapacağı yönündeki iddialara yanıt verdi.

     

    Sağduyu çağrısı yapan Çelik, “hiç kimse durumdan vazife çıkartıp gidip Başbakan’ı karşılamasın. Başbakan’ın gövde gösterisine ihtiyacı yok” dedi.

     

    Çelik, karşılama töreni yapılması ve eylemcilerle karşı karşıya gelinmesi halinde sonuçların kötü olacağını söyledi.