Etiket: Somut

  • Ayvalık’ta ot festivali için ilk somut adım

    Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra zeytin kültürüyle de tanınan Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, mübadele döneminden bu yana Anadolu topraklarında geleneksel olan ot yemeklerine kapsamlı bir festival için ilk somut adım atıldı.

    Ayvalık Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın girişimleriyle gerçekleşecek Ot Festivali’ne, Balıkesir Valiliği, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Kaymakamlığı, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası ile ilçedeki esnaf ve sanatkârların yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının da destek vermesi öngörülürken, festivalin ana hatları düzenlenen bir toplantıyla kamuoyu ile paylaşıldı.

    Ayvalık Ticaret Odası salonunda Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Melih Çakırca’nın öncülüğünde gerçekleşen toplantıda, oda yöneticileri ve oda üyesi esnaflarla basın mensupları hazır bulundu. Toplantının açılışını yapan Başkan Melih Çakırca, Ayvalık’taki esnaf ve sanatkârlara kazanç sağlamayı öncelikli hedeflerinden biri olduğunu vurgulayarak, Ayvalık Doğa Festivali adını verdikleri organizasyonun ilkinin ‘İstifnolu Günler’ ismiyle 3-6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşeceğini açıkladı.

    Ayvalık esnaf ve sanatkârının düzenledikleri organizasyonda fikren ve emek olarak yer almasını amaçladıklarını kaydeden Başkan Çakırca, “Bu nedenle düzenlediğimiz sunumda, hazırladığımız programa esnaf ve sanatkarlarımızın da ekleyeceği bir şeylerin olabileceğine inanıyoruz. Bu toplantımızın akabinde, hazırladığımız programı ilçemizdeki kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşacağız. Bu noktada Valimiz, Büyükşehir Belediyemiz, Kaymakamımız, Ayvalık Belediye Başkanımız, turizm il müdürümüz gibi pek çok bürokratlarımızla da istişarelerde bulunacak ve süreci hızlandırarak festivalimizi belirlediğimiz tarihte gerçekleştirmek istiyoruz. Tabi bu konuda Ayvalık’ta herkesin elini taşın altına koyması gerektiğine de inanıyoruz” dedi.

    “Ayvalık’ın tüm değerlerini konuklarımızın gözleri önüne serebilmek için organizasyonumuza ‘Doğa Festivali’ adını verdik”

    Toplantıda düzenlenen festivalin program sunumunu yapan Aydın Aktuğ, “Biz bu organizasyona ‘Ot Festivali’ adını vermedik. ‘Doğa Festivali’ dedik. Çünkü Ayvalık, sadece ot ile değil, kültürel mirası, tabiat parkı, turizmi, gastronomisi, lezzet ve iz sürümü, mübadele tarihi, el sanatları ve kirlenmeyen cıvıl cıvıl rengarenk köyleriyle bir peyzaj alanıdır. Biz Ayvalık Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak, bu özel peyzaj alanı için farkındalık, sürdürülebilirlik ve halkıyla paydaş olabilmek adına bu yola çıktık. Misyonumuz, farklı kültürel değerlerden ortak değer ve sinerji oluşturabilmektir. Bu sinerji ile Ayvalık için, esnafımız için yaşayan herkes için sürdürülebilir katkı oluşturabilmektir” diye konuştu.

    Festivalin yöre ile özdeş olmuş, yörenin imgesi haline gelecek, yerel toplum tarafından da benimsenmiş bir şekilde gerçekleşmesini amaçladıklarını kaydeden Aytuğ, Ayvalık için gurme kültürü adına son derece önemli olan bu organizasyonumuza Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Balıkesir İl Turizm Müdürlüğü, Ayvalık Ticaret Odası, sivil toplum kuruluşları ve tüm dernekler de destek verebileceklerdir” ifadelerini kullandı.

    Ayvalık’taki festival programı kapsamında, Gastronomi, Doğa ve Alternatif Tıp, Süsleme ve el sanatları, sağlık gibi konularda atölye çalışmaları, doğa yürüyüşleri ve söyleşilerinde yer alacağını anlatan Aytuğ, program çerçevesinde Müzik ve Çocuk, Doğa’ya saygı, Geri Dönüşüm Atölyeleri, Çocuk ve Mutfak gibi ana temalar ışığında Zeytin Çekirdekleri, Doğa Koruyucusu Sertifikaların verildiği etkinliklerin yanı sıra sağlıklı yaşam ve ürünleriyle, Lezzet Noktaları’nı da dahil edeceklerini kaydetti.

    Festivalin ilk günü olan 3 Mayıs’ta açılış seremonisinin yanı sıra mübadele filmi, 4 Mayıs’ta gün içi ufak müzik ve gösteri etkinlikleri, 5 Mayıs’ta gün için etkinliklerle müzik etkinlikleri, 6 Mayıs’ta da Hıdırellez gösteri ve müzik etkinliklerini de programa dahil edeceklerini vurgulayan Aydın Aktuğ, “3 günlük programımızda el sanatları, seramik, vitray gibi eserlerin sergilenmesinin yanı sıra tabi ki Ayvalık’ın Girit ve Balkanlardan göçen mübadillerin beraberinde getirdikleri mutfak kültürlerini de gözler önüne sereceğiz. Ayvalık mutfağının zeytinyağlı yemek çeşitleriyle ot kültürünü de festivalimiz süresince misafirlerimiz ve halkımızla paylaşacağız” şeklinde konuştu.

    Sunumun ardından, Ayvalık Esnaf ve Sanatlar Odası Başkanı Melih Çakırca ile oda yönetimi katılımcılarla görüş alışverişinde bulundu.

    Başkan Çakırca memnun

    Toplantının ardından muhabirimize açıklamalarda bulunan Çakırca, Ayvalık’ın yerel halkının 1923’te gerçekleşen mübadele döneminde Ege ve Akdeniz adalarındaki Türklerin yanı sıra Balkanlar’dan gelen Türklerin bölgeye yerleşmesiyle oluştuğunu hatırlatarak, “Ayvalık’ın kökeni; Girit ve Midilli Adaları’ndan gelenlerle, 1908 yıllarında Balkanlardan gelen Boşnak kökenli vatandaşlardan oluşmaktadır. Ekonomik olumsuzlukların en yoğun yaşandığı o dönemlerde, insanlar sofralarını doğadan topladıkları ot ve bitkilerle yaptıkları yemeklerle donatmışlardır. Hamarat Türk kadınlarının ellerinde gerçek bir damak zevki şölenine dönüşen bu ot yemekleri günümüzde halen daha Ayvalık sofralarında yerini korumaktadır. Ancak zaman içerisinde yeni kuşaklar bu ot kültürünün çeşitliliği koruyamamış ve analarımızın babalarımızın çocuklarında kendi ebeveynlerinin yaptığı o güzelim ot yemeklerinin yitirilmesine seyirci kalmak zorunda bırakılmışlardır. Oysa yüzyıllardır ‘Ayvalık’ denildiğinde, ot yemekleri akıllara gelmekteydi. Şimdi ise bu ot yemekleri hızla yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. İşte bizim bu festivali düzenlemekte ki amacımız da, bu güzel kültürün yok olmasının önüne geçebilmektir” ifadesini kullandı.

    Düzenleyecekleri ot festivali ile ilçeye turizm anlamında çok ciddi bir gelir sağlamayı da hedeflediklerini ifade eden Başkan Çakırca, “Benim hayalim bu festivale ülkemizin dört bir yanından katılacak olan binlerce misafirimiz sayesinde Ayvalık esnafının ekonomik anlamda bu festival sürecini canlı geçirebilmesidir. İnşallah bunu başardığımız gibi Ayvalık’ımızdaki genel ticari hacmi festival süresince genişletmiş olacağız” diye konuştu.

  • Kavak: “Türkiye’nin enerji üssü olma yolundaki en somut adımının müjdesini aldık”

    Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Adana Şubesi Başkanı Burhan Kavak, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cezayir’de yaptığı ‘Adana’ya 1 milyar dolarlık petrokimya yatırımı’ açıklamasının bölgenin son dönemde aldığı en güzel haber olduğunu söyledi.

    Kavak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cezayir ziyareti sırasında iş formunda yaptığı, Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ile Türkiye’nin Rönesans grubu arasında, Adana’da 1 milyar dolarlık petrokimya tesisi kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını

    açıklamasının Adana iş çevresini sevindirdiğini belirterek, “Türkiye’nin enerji üssü olma yolumuzdaki en somut adımın müjdesini aldık. Cumhurbaşkanımıza, ekonomi yönetimimize, yatırımcılara ve bu çerçevede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Yumurtalık’ta gerçekleştirilmesi kararı verilen yatırımın iki önemli anlamı bulunduğunu ifade eden Kavak, “Tesis yılda 450 bin ton poliproplen üretecek. Cari açığımızın yükselmesine neden olan önemli ürünlerden biri bu. Bu üründe dışa bağımlılığı yüzde 25 azaltmış olacağız. Bu Türkiye ekonomisi için çok önemli. Bölgemiz için ise yatırımın farklı bir anlamı olacak. Bölgenin ilk petrokimya yatırımı olacak ki bu da diğer yatırımları, alt sektör ve ürünleri beraberinde getirecek. Bütün bu gelişmelerin beklediğimiz ‘Ceyhan Enerji İhtisas Bölgesi’nin faaliyete geçişini de hızlandıracağını düşünüyoruz. Adanamıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

  • Hıdırellez, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alındı

    Hıdırellez, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi.

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, 2010 yılında Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne ve ardından 2011 yılında Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Listesi’ne alınmasından sonra, şimdi de Hıdırellez’in UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne alınmasının Edirne’nin kültürel ve turizm kimliğine büyük değer katacağını kaydetti.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hıdırellez’in UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne kaydedildiğini duyurdu.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Türkiye ile Makedonya’nın birlikte hazırlayıp 2016 yılında UNESCO’ya sunduğu ‘Bahar Kutlaması: Hıdırellez’ çok uluslu ortak dosyası, Güney Kore’nin Jeju Adası’nda gerçekleştirilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması 12. Hükümetlerarası Komite Toplantısı’nda değerlendirildi ve UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi” denildi.

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Hıdırellez’in UNESCO’ya kaydedilmesi için başlattığı çalışmalar sırasında, Edirne Belediyesi’nden Hıdırellez ile ilgili belge ve dokümanları talep ettiğini ve bunu bakanlığa gönderdiklerini dile getirdi. Belediye olarak altında kendi imzasının olduğu bir de niyet mektubu hazırladıklarını belirten Gürkan, “Edirne halkı adına, 2016 yılında Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi’ne, dünya genelinde toplumlar arasında aynı amaçla, ancak farklı isimlerle kutlanan Hıdırellez’in, çok uluslu bir dosya vasıtasıyla UNESCO listesine alınması konusundaki adaylığını desteklediğimizi ve gerçekleşmesini istediğimizi belirten bir niyet mektubunu göndermiştim. Bu mektup Bakanlık aracılığıyla UNESCO’ya iletilmişti” dedi.

    “Gurur kaynağıdır”

    Uzun zamandır Hıdırellez’in UNESCO listesine girmesini heyecanla beklediklerini ifade eden Recep Gürkan, şöyle dedi: “8300 yıllık tarihe sahip olan Edirne’mizin adını sadece tarihi ile değil aynı zamanda kültürel değerleri ile de tüm dünyaya duyurmaya devam ediyoruz. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti Edirne’ye çeken böylesine özel bir değerin UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınması bizim için gurur kaynağıdır. 2010 yılında Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne ve ardından 2011 yılında Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Listesi’ne alınmasından sonra, şimdi de Hıdırellez’in UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne alınmasının Edirne’nin kültürel ve turizm kimliğine büyük değer katacak. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu şehir için gerçekten büyük heyecan duyuyoruz”

  • Adalet Bakanı Bozdağ: “ABD’den somut adımlar bekliyoruz”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye aleyhine faaliyette bulunan bir terör örgütünün ABD’de herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın faaliyetlerine devam etmesinin kabul edilebilir olmadığını belirterek, “ABD’den somut adımlar bekliyoruz” dedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Muğla İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantısına katılmak için Muğla’ya geldi. İlk olarak Muğla Başsavcılığını ziyaret eden Bakan Bozdağ, daha sonra 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast için Marmaris’e gelen darbeci askerlerin yargılanacağı duruşma salonunu inceledi. Duruşma salonu haline getirtilen Muğla Sanayi ve Ticaret Odasına toplantı salonunda incelemelerde bulunan Bozdağ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada Pensilvanya’da bulunan Fettulah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi için ABD’den somut adımların atılmasını beklediklerini söyledi. Fetullahçı Terör Örgütü ve 15 Temmuz darbe girişimi konusunda soruşturmaların devam ettiğine ve davaların başladığına dikkati çeken Bakan Bozdağ, “Fettullahcı Terör Örgütü ve 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsüne ilişkin soruşturmalar Muğla’da olduğu gibi Türkiye’nin diğer illerinde devam etmektedir. Pek çok soruşturma var. Bunlardan iddianameye dönen soruşturmalar olduğu gibi davaya dönüşen soruşturmalar oldu. Bugün itibari ile Türkiye genelinde bin 360 davanın açıldığını görüyoruz. Hem darbe teşebbüsü, örgüt üyeliği, örgüt adına işlenen eylemleri kapsayan dava sayısı bin 360’dır. Bundan sonraki süreçte de iddianameler tamamlandıkça yeni davalar da ortaya çıkacaktır. Yargılamaların adil olması, hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılması milletimizin beklediği şekilde hukuka uygun bir biçimde bunların sonuçlandırılması milletimizin gözü önünde yargılamalarla sağlanacaktır. Herkes yakından takip ediyor adalet tecelli edecek ve yerini bulacaktır” dedi.

    “Somut adımlar bekliyoruz”

    Gazetecilerin sorunlarını da cevaplayan Bozdağ, Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi konusundaki soruya, “Fetullahçı Terör Örgütü’nün kurucusu, yöneticisi, 15 Temmuz 2016 darbe planının talimat vericisi, onaylayıcısı ve bu planın uygulanmasının sevk ve idare edicisi terörist Gülen’dir. Burada Türk halkında da herhangi bir kimsede de tereddüt bulunmamaktadır. Ben daha önce de ifade ettim, ABD makamlarında Türkiye’den daha fazla bilgi bu konuda bulunmaktadır. Öyle olduğuna inanıyorum ben. Çünkü böylesine bir terör örgütünün elebaşısı Pensilvanya’da yaşıyor. Amerika gibi güçlü bir devletin Pensilvanya’daki malikaneye girip çıkanları, kim olduğunu, bunların neleri konuştuğunu bilmediğini düşünmek saflık olur. Onun için ben hep söylüyorum. Darbe planlarının onaylanması, müzakeresine dair istihbaratlarda ben kayıtlar olabileceğini ifade ettim, buradan bir kez daha ifade ediyorum. O yüzden Türk halkının bunda bir tereddüttü yok. Ben Amerika’daki, Amerikan istihbaratının da bu konudan bilgi sahibi olduğunu düşünüyorum. Onların da bu darbeyi gerçekleştirenin terörist Gülen olduğunu çok iyi bildiklerine inanıyorum. Kaldı ki bizim dosyada sunduğumuz deliller darbe teşebbüsünün planlayıcısı, sevk ve idare edicisi Fetullah Gülen olduğunun herhangi bir tereddüde meydan vermeyecek çok açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır” diye konuştu.

    “En sağlam dosya”

    Fetullah Gülen’le ilgili hazırlanarak ABD’ye gönderilen dosyanın sağlam bir dosya olduğunu kaydeden Bakan Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugüne kadar ABD’ye iletilen geçici tutuklama taleplerine ilişkin dosyalarda Fetullah Gülen’le ilgili dosya kadar sağlam bir dosyanın olduğunu da ben zannetmiyorum. O kadar sağlam delillerle donatılmış bir dosyadır. Ancak bugüne kadar olumlu bir gelişme maalesef arzu ettiğimiz istikamette olmadı. Umarız ki yeni başkan döneminde Türkiye-ABD ilişkileri farklı bir seyir izler, olumlu bir dayanışma olur. Şu ana kadar yapılan açıklamalara baktığımızda Fetullah Gülen’in iadesi ve geçici tutuklama konusunda olumlu gelişmeler olabileceği sinyalini veriyor, ancak somut adımları görmeden bu konuda bir şey söyleme imkânı yok. Biz şu anda bir noktada temennimizi ve bu olumlu sinyallerin somut adımlara dönüşmesine dair umudumuzu ifade ediyoruz. Umarız ki bunlar boşa çıkmaz. ABD’de Türkiye aleyhine faaliyette bulunan bir terör örgütünün herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın faaliyetlerine devam etmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü Fetullahcı Terör Örgütü kurucusu, yöneticisi terörist Gülen oradan terör örgütünü sevk ve idare ediyor. Türkiye’den gelen örgüt mensupları ile çok açık net görüşmeler yapıyor, onlara mesajlar veriyor. Sosyal medya üzerinden mesajlarını yayınlıyor. Bu iki ülke arasındaki dostluğa da, hukuka da uygun bir yaklaşım değildir. Türkiye’de ABD’nin aleyhine faaliyette bulunan bir terör örgütünün böylesine rahat bir şekilde faaliyette bulunmasına, herhangi bir kısıtlamaya, herhangi bir soruşturmaya, herhangi bir tahkikata uğramadan faaliyetler yapmasını ABD kabul eder mi? Kabul etmez. Dostluğa, iki ülke arasındaki iyi ilişkilere uygun düşer mi, düşmez. Biz de onu söylüyoruz. ABD’de Türkiye aleyhine faaliyette bulunan bir teröristin, terör örgütünün yuvalanması ve orada faaliyette bulunması, Amerika-Türkiye arasındaki olumlu ilişkilere hukuka ve dostluğa uygun düşmez. Umarız ki bu konudaki yeni yaklaşım Türkiye’nin dostluğunu, Amerika ve Türkiye arasındaki olumlu ilişkileri gereği ve daha da önemlisi uluslararası hukukun gereği üzerine olumlu bir şekilde rayına oturur.”

    Bakan Bozdağ, açıklamasının ardından Muğla Valisi Amir Çiçek’i makamında ziyaret etti.

  • Milli, yerli ve evrensel oyuncak üretimi için ilk somut adım atıldı

    Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, oyuncağın dünyada 208 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğunu söyledi.

    Düzce’de kurulması planlanan Oyuncak Organize Sanayi Bölgesi için, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Düzce Üniversitesi,(PAGEV) ile Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) arasında “Düzce İlinde Oyuncak Organize Sanayi Bölgesi Kurulması İçin İşbirliği Protokolü” imzalandı.

    “Düzce Üniversitesi hazır”

    Düzce Üniversitesi Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleşen imza töreni protokol konuşmalarıyla başladı. Programın açılışında Teknoloji Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Uğur Hasırcı, Düzce Üniversitesinin, Düzce’de kurulması planlanan Oyuncak Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili yapacağı çalışmaların yer aldığı bir sunum gerçekleştirdi. İşbirliği protokolünün sonrasında tüm paydaşların katılacağı çalıştay, tasarım yarışması ve prototip lansmanının gerçekleştirileceğini belirten Yrd. Doç. Dr. Uğur Hasırcı, katılımcılara teşekkür etti.

    “2023 hedefine ulaşmak için ileri teknoloji üretmemiz lazım”

    PAGEV’in plastik sanayisine ve ülke ekonomisine yaptığı katkıların anlatıldığı video gösterimiyle devam eden programda konuşan DTSO Başkanı Fahri Çakır, Oyuncak OSB ile kültürün, maddi ve manevi değerlerin hamur edildiği bir sanayinin oluşacağını söyledi. İşbirliği protokolü ile Gümüşova’da Oyuncak OSB kurulması arifesinde olduklarını belirten Çakır, yeni nesil teknolojiyi kullanarak, insan sağlığını ve çevreyi koruyarak milli ve yerli oyuncağı üretmenin önemi üzerinde durdu. Düzce TSO olarak bu teşebbüsün arkasında olduklarını ifade eden Fahri Çakır, 2023 hedeflerine ulaşmak için ileri teknoloji üretmemiz gerektiğini vurgulayarak protokolün hayırlara vesile olmasını temenni etti.

    “Oyuncağın ticari hacmi 208 milyar dolar”

    PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, oyuncağın dünyada 208 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğunu söyledi. Türkiye’nin ihracatının dünya ticaretinde yüzde 0,1 oranında olduğuna dikkat çeken Eroğlu, pastadan en büyük payı yüzde 41 ile Çin’in aldığını sözlerine ekledi. Çin’in düşük fiyat politikası ve kümelenme modeliyle başarıyı yakaladığının altını çizen Yavuz Eroğlu, Ülkemizin de bu alanda ciddi yatırımlar yapması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin 0-14 yaş grubu 20 milyon çocuğa sahip olduğunu dile getiren PAGEV Başkanı, bu popülasyonun sağlıklı, güvenli ve milli oyuncağı satın alacak potansiyel müşteri grubunu oluşturduğunu belirtti. Almanya’nın Nürnberg şehrinin oyuncak üretiminde dünyada söz sahibi olduğunu söyleyen Eroğlu, Düzce’nin Nürnberg olabileceğini vurguladı. Oyuncak OSB ile Düzce’ye ilk olarak 1 milyar dolar yatırım ve 2.000 kişilik istihdam sağlanacağını ifade eden Yavuz Eroğlu, bu girişimin bölgeye büyük prestij getireceğini söyledi.

    “Milli ve Yerli oyuncak markası bu topraklardan çıkacak”

    Düzce Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, oyuncak sanayisinin temsilcilerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başladı. Oyuncak OSB için Düzce Üniversitesinin farklı, inovatif ve girişimci özellikleri olduğunu ifade eden Rektör Çakar, milli manevi değerleri, vatan ve millet sevgisini çocuklarımıza en iyi şekilde oyuncak yoluyla aktarabileceğimizi söyledi.

    Milli, yerli ve evrensel özelliklere sahip oyuncak üretiminin, bu işbirliğinin en büyük kazancı olacağını ifade eden Rektör Çakar Düzce Üniversitesinin; Düzce Teknoparkı, Merkez Laboratuvarı, Tasarım Prototipleme ve Test Merkeziyle Oyuncak OSB’ye tasarımdan malzeme seçimine, prototipten üretime kadar her aşamada destek olmanın taahhüdünü verdiklerini sözlerine ekledi. Milli ve yerli oyuncak markasının bu topraklardan çıkacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, en büyük partnerlerinin sanayiciler olduğunu belirterek bu girişimde büyük emekleri olan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’ye teşekkür etti.

    “Oyuncak OSB ile 700 milyon dolarlık ithalatın yarısının üretilebilir”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan, Ülkemiz ithalatının yüzde 73’ünün sanayi ürünlerinden oluştuğunu ifade ederek orta gelir tuzağına dikkat çekti. Bu tehdide karşı Bakanlık olarak teknolojik yoğunluk ile ürün gamındaki katma değeri artırma çalışmaları olduğunu ifade eden Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan, Düzce Oyuncak OSB ile 700 milyon dolarlık ithalatın yarısının üretilebileceğini dile getirdi. Bu yatırımın Düzce’nin ekonomisine yüzde 15’lik katkı sağlayacağını belirten Kılıçaslan, bu girişimin üniversite-sanayi işbirliğine güzel bir örnek teşkil ettiğini söyledi.

    “İşbirliği Protokolü için imzalar atıldı”

    Protokol konuşmalarının ardından imza törenine geçildi. Oyuncak Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları için ilk somut adımın atıldığı işbirliği protokolünü Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan, Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve DTSO Başkanı Fahri Çakır imzaladı.

    İşbirliği protokolünde; Ülkemizde istihdam ve katma değer oluşturacak, milli duygulara dokunacak karakter, model, prototip ve ürün üretecek bir Oyuncak Organize Sanayi Bölgesinin, kurulum ve operasyon süreçlerini tanımlamayı ve tarafların işbirliği ile bu süreçlere hukuki dayanak sağlamasını amaçlıyor.

    İmzalanan protokolle; milli oyuncağın tasarım, prototipleme, üretim ve pazarlama süreçlerine yönelik çalışmalara öncelik verilecek. Bu kapsamda ürün geliştirme, Ar-Ge ve inovatif çalışmalara da Düzce Üniversitesi tarafından akademik ve teknik destek sağlanacak. Yine protokol çerçevesinde milli oyuncağın fikirsel altyapısını güçlendirici, tasarım, üretim ve pazarlama süreçlerini destekleyici seminerler, konferanslar ve bilimsel toplantılar düzenlenecek.

    Düzce’de kurulacak Oyuncak OSB ile kültürel değerlerimizi de yansıtacak yerli ve milli oyuncak üretilmesi hedeflenirken, üretim için birçok firmanın yatırım yapması; bu yatırımların, doğrudan ve dolaylı olmak üzere Düzce’ye önemli oranda istihdam sağlaması bekleniyor.