Etiket: soma

  • Soma davasında 13. duruşma başladı

    Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin davanın 13. duruşmasına, 12 Aralık’ta SEGBİS’teki arıza nedeniyle ertelenmesinin ardından bugün itibariyle devam edildi.

    Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Soma davasının 13. duruşması 09.30’da başladı. 12 Aralık’ta SEGBİS’teki arıza nedeniyle ertelenen davanın 13. duruşması öncesi hayatını kaybeden madenci aileleri yakınları ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de katıldığı topluluk istasyon önünden hareket ederek, Şehit Murat Öztürk Caddesi üzerinden mahkeme önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yapılan yürüyüşe katılan topluluk, üzerinde şehit madenci ailelerinin isimlerinin yazıldığı pankartlarla birlikte sloganlar atarak yürüyüşü tamamladı.

    Yürüyüşün ardından şehit madenci aileleri adına bir açıklama yapan Sosyal Haklar Derneği Başkanı ve madenci ailelerinin avukatlarından Can Atalay, “Çok zor günlerden geçiyor bu ülke. Ancak biz bu ülkenin aydınlığa çıkması için bu davayı takip ediyoruz. Bu ülke eğer kan gölü olmayacaksa ekmeğini kazanırken bir anda ölen 301 insanın hesabını sorulması ile aydınlığa çıkacaktır. Bugün iki tane gelişme var, bir tanesi bilirkişinin bizim anlayamadığımız bir manasızlığı anlayacağız. İkincisi ise Habertürk’te mahkemeye müdahale edildiğine ilişkin bir haber var. Süren bir yargılama ile ilgili Adalet Bakanlığı bir soruşturma açamaz. Anayasaya aykırıdır böyle bir durum. Açmamış olması gerekir. Ama şimdi gerçek meseleyi anlamaya çalışacağız” dedi.

    Basın açıklamasının ardından davayı izlemek isteyen aileler polis kontrolü eşliğinde duruşma salonuna giriş yaptı.

  • Soma ve Şirvanlı acılı madenci aileleri bir araya geldi

    Soma’da hayatını kaybeden madenci yakınları Şirvanlı madenci yakınlarıyla bir araya geldi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski milletvekili ve Sosyal Haklar Vakfı Derneği Başkanı Melda Onur başkanlığında oluşan bir heyet, Soma’daki madenci 5 aile ile Şirvan ilçesinde meydana gelen heyelanda göçük altında kalan ailelerle buluşturdu. Heyet 17 Kasım 2016 tarihinde Siirt’in Şirvan ilçesinde meydana gelen heyelanda göçük altında kalan madenci aileleri ziyaret etti. Ziyaret sonrası CHP il başkanlığında açıklama yapan Melda Onur, Şirvan’daki madencilerle dayanışma içinde bulunmak üzere buraya geldiklerini belirterek, yarın da Şirvan ilçesindeki Maden ocağında incelemede bulunacaklarını söyledi. Onur, “Amacımız Somalı ailelerle Şirvanlı aileleri ziyaret edip destek vermektir. Gelen heyette Soma’dan 5 aile var. Biliyorsunuz Soma’da 2014 yılında 301 kişinin hayatını kaybettiği maden faciası oldu. 3 yıldır bir hukuk mücadelesi yürütülüyor. O ailelerin yürüttüğü mücadele ve soruşturma gayretleri karşısında nasıl dik durup kendi mücadelelerini takip ettiklerini buradaki ailelerle paylaşmak istedik. Acıları daha yeni, taze. Bundan sonraki süreçte istedikleri zaman destek vermek istiyoruz. Bu destek şöyle olacak; biz sosyal destek heyeti olarak bu süreci yakından takip ediyoruz. Bu hukuki süreci takip ediyoruz eğer aileler isterse. Biliyorsunuz son kardeşimizin de bedeni çıkarıldı, onların da taziyesine katıldık. Artık baş başa kalacaklar acılarıyla. Ama biz baş başa kalmalarını istemiyoruz. İstiyoruz ki birlikte olsunlar. İstiyoruz ki bunun takibinde onlara destek verelim. Bundan sonraki süreci tahmin edebiliriz” dedi.

    Sürecin aileleri ne derecede tatmin edeceğini bilmediğini belirten CHP eski milletvekili Onur, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Ama esas olan maden burada ekonomik değeri zengin olan bir madendir. Bu insanların evlatları hatta torunları da burada çalışacaklar. Çocuklarını kaybettikleri gibi torunlarını da kaybetmesinler. Bu madenin bir işinin güvenli bir şekilde çalışabileceği, sosyal güvencesinin olabileceği bir şekilde getirilmesi gerekir. Bu şekle getirilmesi da büyük cezalar almadan, bu işin gerçek sahipleri patronları cezalandırmadan olmaz. Orada bir mühendise bir işletme görevlisine ceza kesilerek bu iş kapatılmaz. Patron da sorumludur. Bütün sorumlular açığa çıkarılacak maden ıslah olacak. Bundan sonra bir başarı elde edilir. Onların yanında olacağız”.

    Siirt’e gelen İsmail Çolak adlı Soma’da oğlunu kaybeden bir vatandaş ise Şirvan’daki maden ocağında yaşamını yitiren ailelerin acılarını paylaşmak için burada olduklarını söyledi. Çolak, “301 kişinin öldürüldüğü kazada oğlumu yitirdim. Buraya gelmemizin amacı aynı sonu paylaşan Şirvanlı 16 madenci kardeşimizin acılarını paylaşmaktır. Acıları acımızdır. Onlarla dayanışma içinde olmak ve başsağlığında bulunmak için buraya geldik. Her zaman kendilerine destek ve yardımcı olacağız” diye konuştu.

    Heyet yarın Şirvan ilçesine yapılacak incelemenin ardından Siirt’ten ayrılacak.

  • ’Soma’ davasına teknik arıza molası

    Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasının ceza davasının 13’üncü duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ederken, bilgisayarlarda yaşanan teknik arızanın giderilememesi üzerine, dava 19 Aralık tarihine ertelendi.

    Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasının ceza davasına Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Davanın 13’üncü duruşmasına bilirkişi ek raporunun okunmasıyla başlandı. Müşteki avukatlarının taleplerinin ardından bilgisayarlarda oluşan hata üzerine duruşmaya 15 dakika ara verildi. Verilen arada teknik arızanın giderilememesi üzerine duruşmaya 19 Aralık tarihine kadar ara verildi.

    Bilirkişi denetmenlerin de sorumlu olduğunu belirtti

    Bilirkişi ek raporunda olayın benzersiz bir iş kazası ve ihmaller zinciri olduğu vurgulanarak, olayda ortaklaşa sorumluluk ve ihmalin söz konusu olduğu kaydedildi. Meydana gelen faciada sadece Soma Kömürleri A.Ş.’nin yetkililerinin değil, burayı denetlemekle yükümlü olan kamu kurumlarının da sorumlu olduğu vurgulandı. Sanık avukatlarının sabotaj iddialarının da gerçeği yansıtmadığı vurgulanan ek raporda, inisiyatif kullanma yetkisi olan bütün sorumluların asli kusurlu olduğu, emirleri yerine getirenlerin ve madende rutin iş yapanların herhangi bir suçu olmadığı kaydedildi.

    Alt sınırdan değil üst sınırdan yargılama istedi

    Ek raporun okunmasının ardından müşteki avukatlarından Selçuk Kozağaçlı ek raporun ana raporu tamamlar nitelikte olduğunu ve madeni denetlemekle yükümlü kurumların da sorumlu tutulduğunu, bu nedenle de ilgili bakanlıklara yazılar yazılarak bu kişilerin isimlerinin istenmesi gerektiğini dile getirdi. Kozağaçlı, mahkemenin artık esas yönünden sorumlular hakkında hüküm vermesi gerektiğini ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesini isteyerek mahkemenin alt sınırdan değil üst sınırdan yargılama yapması gerektiğini belirtti.

    Davaya dahil edilecek ve aralarında Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan’ın da bulunduğu kişilerin taksirle adam öldürme yerine bilinçli taksirle adam öldürme şeklinde dava açılması gerektiğini kaydeden müşteki avukatlarından Denizer Şanlı, Alp Gürkan ve Hayri Kebapçılar’ın birinci derecede suçlu olduğunu belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

    Müşteki avukatlarından Can Atalay da birleştirme talebiyle açılan davada ifadelerin alınmaya başladığını, bu ifadelerin alınmaya başlamasıyla yeni tanıkların ortaya çıkabileceği ihtimali üzerine ve tutuklu sanıkların aynı suçu işleme potansiyellerinin devamının göz önünde bulundurularak, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesini talep etti.

    Müşteki avukatlarının taleplerinin alınmasının tamamlanmasının ardından bilgisayarlarda hata oluşması üzerine duruşmaya 15 dakika ara verildi. Ara bitiminde teknik arızanın giderilememesi üzerine duruşmaya 19 Aralık tarihine kadar ara verildi.

  • Soma davası 13. duruşması başladı

    Manisa’nın Soma ilçesinde, 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin Soma davasının 13. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.

    Soma davasının 13. duruşmasının başlamasına 2 gün kala ek rapor sonucu mahkeme heyetine ulaşmıştı. Sabah saat 09.00’da Şehit Murat Öztürk Caddesi üzerinde toplanan sivil toplum örgütü temsilcileri ve şehit madenci aileleri yürüyüş yaparak, pankartlar eşliğinde dava öncesi faciayı kınadı. Yürüyüş ardından bir basın açıklaması yapan Sosyal Haklar Derneği Ege Bölge Temsilcisi Kamil Kartal, “Değerli aileler, değerli arkadaşlar, tam 31 ay önce katledilen 301 madenci arkadaşımızın davalarını sonuna kadar takip etmek için yine bu duruşmadayız. Ancak evvelsi gün yine sermaye, egemenler kendi iç savaşı içerisinde insanlarımızı katletmeye devam ediyor. Madende işçileri öldürüyor, sokakta insanlarımızı öldürüyor, terör belası çocuklarımızı, askerlerimizi, canlarımızı, halkımızı, emekçileri, işçileri ve köylüleri katletmeye devam ediyor. İktidar hırsı insanlarımızı toprağa veriyor. Bu canlarını kaybeden, insanlarımızı katleden ve katliama uğrayan insanlara rahmet diliyoruz, ailelerine sabır diliyoruz. Bu insanlar bizim insanlarımız bizim ülkemizin insanları, doğal olarak iktidar hırsında bulunan kendi iktidarlarını daim kılmak doğrultusunda halkı birbirine düşürmeye çalışanları buradan bir kez daha lanetliyoruz. Bugün başlayan 13. duruşma biliyorsunuz ek rapor beklenmesine ilişkin bir duruşma olacak. Ek rapor gelmiş ve görüşülecek ondan sonraki süreçte zaten avukat arkadaşlarımız aileleri bilgilendirecektir” dedi.

    Ardından polis kontrolü eşliğinde katılımcı aileler mahkeme salonuna giriş yaptı ve mahkeme başkanı Aytaç Ballı 13. duruşmayı başlattı.

  • Soma Davası’nda 2 yeni sanığın ifadeleri alındı

    Soma maden faciası davasında son bilirkişi raporu doğrultusunda kusurlu oldukları gerekçesiyle haklarındaki takipsizlik kararı kaldırılan ve yargılanmalarına karar verilen Alp Gürkan ve 4 yöneticiden Haluk Evinç ve Murat Bodur Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde mahkeme huzurunda ifade verdi. Haluk Evinç verdiği ifadesinde kendisine acil eylem planı yöneticisi olduğunun tebliğ edilmediğini ve bunu bilirkişi raporundan öğrendiğini anlattı.

    Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 işçinin hayatını kaybettiği Eynez Maden Ocağındaki faciayla ilgili devam eden ceza davası devam ederken ek bilirkişi raporuyla kusurlu oldukları gerekçesiyle haklarında takipsizlik kararı kaldırılan ve yargılanmalarına karar verilen 5 isimden ikisi Soma 2. Asliye Ceza mahkemesinde ifadelerini verdi.

    Acil eylem planı yöneticisi olduğundan haberi yokmuş

    Soma Adliyesinde mahkeme salonunda maden şehitleri yakınlarının yanısıra mağdur avukatları da yer aldı.

    İlk olarak ifadesini veren ve avukatı bulunmadığını söyleyen Haluk Evinç ifadesinde Soma faciasıyla ilgili çok önemli bir ayrıntıyı paylaştı. Evinç, Eynez Maden Ocağı Acil Eylem Planı yöneticisi olduğunu bilirkişi raporunda öğrendiğini ve kendisinin bununla ilgili doğrudan ya da hiçbir şekilde tebliğ yapılmadığını kaydederek suçlamaları reddetti.

    Haluk Evinç ifadesinde şunlara yer verdi: “24 yıldır Soma Kömür İşletmelerinin çeşitli ocaklarında görev aldım. Olay tarihinde Işıklar İşletmesinde müdür olarak çalışıyordum. Olay günü kazanın meydana geldiği haberini alır almaz hemen Eynez’e gittim. Gaz izleme odasına girdiğimde ana nefeslikten duman çıktığını gördüm. Yer altında yetkili olarak kimin bulunduğunu sorduğumda İsmail Adalı’nın olduğunu söyledi. İsmail Adalı bana havalandırmanın ters çevrilmesi talimatını verdi, ben Akın Çelik’i arayarak durumu haberdar ettim. Akın Çelik’te havalandırmanın ters çevrilmesi talimatını onayladı. Bu talimatı harekete geçirmek için harekete geçtim. Temiz hava çıkışındaki arkadaşları tahliye ettik. Ben olay olduğu tarihte Işıklar İşletmesinde müdürdüm. Benim Eynez işletmesinde herhangi bir yetkim yoktur. Bilirkişi raporunda acil durum yöneticisi olarak görünüyorsam da benim böyle bir yetkim yoktur, ben bundan haberdar değildim. Daha sonra yaptığım incelemede acil durum yöneticisi olarak gözüktüğümü öğrendim, ancak bana böyle birşey tebliğ edilmedi. Buna dair herhangi bir imzam yoktur. Ben Işıklar işletmesinde yerlatı ve yerüstü yıkama tesisi, üretim, emniyet, iş güvenliği olmak üzere bu işletmedeki tüm sorumluluk bana aittir. Bu kadar sorumluluğum olmasına rağmen Eynez işletmesinde acil durum yöneticisi olmak imkansızdır. Kaldı ki acil durum yöneticisi olarak görevlendirilen kişi maden ocağını iyi bilmesi gerekir. Ancak ben Işıklar İşletmesinde çalıştığım için Eynez ocağından çok haberdar değilim. Bu yüzden hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Bilirkişi raporunda da benim Işıklar İşletmesinde müdür olduğum ve acil durum yöneticisi gözüken şeklinde ibare geçmektedir. Ben kağıt üzerinde yönetici olarak gözüktüğümü öğrendim. Ancak buna dair herhangi bir yetkim yoktur.”

    Mağdur avukatlarının sorularına da cevap veren Evinç, Eynez Maden Ocağı’nda Acil Durum yöneticilerinin ocakta en rütbeli kişi kimse onun olduğunu dolayısıyla Acil Durum yöneticilerinin Akın Çelik ve İsmail Adalı olduğunu kaydetti.

    “Alp Gürkan Genel Müdür olarak beni atadı”

    Alp Gürkan’ın maden faciası sonrasında Ramazan Doğru’nun yerine Genel Müdür olarak kendisini atadığını belirten Haluk Evinç, “Ramazan Doğru’nun tutuklanması sonrasında olaydan yaklaşık 6 ay sonra Alp Gürkan Genel Müdür olarak beni atadı. Genel Müdürlüğü ben yaptım.” diyerek şu anda da 10 aydan bu yana şirketle ilişiğini kestiğini kaydetti.

    Murat Bodur: “Defter kayıtlarını rahmetli Mehmet Efe tutuyordu”

    Bir diğer ifadesi alınan sanık Soma Kömür İşletmesi’nde çalışan Jeoloji Mühendisi Murat Bodur ise “2010 yılında Soma Kömür İşletmesinde Jeoloji Mühendisi olarak çalışmaya başladım. Yer altında hazırlık birimindeydim. Daha sonra bağırsaklarımdaki kronik rahatsızlıktan dolayı yer üstünde çalışmaya başladım. 2012 yılında eğitim birimine katıldım. Yaklaşık 1 yıl getir götür işi yaptıktan sonra 2013 yılı haziran ayında C sınıfı iş güvenliği uzmanı belgesini aldım ve 2013 yılı Eylül ayından sonra Eynez Ocağında Eğitim Mühendisi ve C sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı olarak görev aldım. Benim bu olayla ilgili bir kusurum yoktur. Ben yeraltından sorumlu değilim. Yer üstünde görevliydim. Benim defter tutma gibi bir zorunluluğum da yoktu. İşletmedeki iş sağlığı ve güvenliği için tutulan tek defteri Baş Mühendis Mehmet Efe tutmaktaydı.” dedi.

    Manisa Barosu Genel Sekreteri Av. Seçil Ege Değerli, “Talimat dosyasında ifadelerini veren bu yöneticiler beyanlarıyla da şirketin ne kadar keşmekeş içerisinde işletildiği kazaya nasıl adım adım gidildiği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yönetici sıfatını taşıyan sanığın ifadesiyle bir kez daha şirketin iş güvenliğini işçi sağlığını hiçe saydığını tekrar tekrar görüyoruz. Biz Baro olarak her zaman ailelerin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

    “Gerçekler ortaya çıkana kadar mücadele edeceğiz”

    Mahkeme sonrasında açıklama yapan mağdur avukatlarından Sercan Aran, “Bugün Soma davasının ek davasındayız. Alp Gürkan ve şirketin 4 yöneticisinin yargılandığı davanın ilk talimat duruşmasındayız. Bu dosyada Alp Gürkan dışında Hayri Kebapçılar, Mustafa Yiğit, Haluk Evinç ve Murat Bodur sanık olarak yargılanıyor. İkametleri Soma’da görünen Haluk Evinç ve Murat Bodur’un talimat ifadeleri için ailelerle birlikte buradaydık. Haluk Evinç ifadesini verdi. Akhisar’da görülen davada olduğu gibi diğer sanıklarda olduğu gibi ailelerin gözlerinin içine baka baka yalan söyledi. Evet yalan söylemek kanunen onların hakkı, ama biz gerçekleri biliyoruz. Bu gerçekler ortaya çıkana kadarda bu davanın peşini bırakmayacağız. Diğer sanık Murat Bodur ise sorularımıza cevap vermedi. Asıl mahkemede soruları cevaplayacağını söyledi. Ne olursa olsun bugün olmazsa bile başka bir zaman mahkemede biz bu sorularımızı soracağız. 301 insanı katledenlere hesabını soracağız.” dedi.

    Acımızı daha da artırıyorlar

    Maden faciasında eşi Mustafa Kaya’yı kaybeden Naciye Kaya ise şunları söyledi: “Her zamanki gibi yine hikaye dinledik. Çok başarılı bir çalışma yapmışlar. Ama kurtarma çalışmasında 301 kişi öldü. Böyle konuşunca bunlar acımızı daha çok artırıyor. Bunların gelmesi çözüm değil esas enerji bakanı da gelmesi lazım buraya biz onu istiyoruz.”

    Bu arada ifadelerine başvurulacak diğer isimler olan Hayri Kebapçılar’ın 12 Aralık tarihinde İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinde, Alp Gürkan ve Mustafa Yiğit’in de İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde 26 Aralık 2016 tarihinde ifade vereceği bildirildi. Alp Gürkan’la birlikte ifadeleri alınacak 5 kişinin mahkemelerdeki ifadelerinin Akhisar Ağır Ceza mahkemesi tarafından değerlendirilmeye alınacağı ve davayla birleştirilip birleştirilmeyeceğine karar vereceği öğrenildi.