Etiket: Soluğu

  • (Özel Haber) Eşinden Şüphelenenler Soluğu Özel Dedektiflerde Alıyor

    Eşinin kendisini aldattığından şüphelenenler özel dedektiflere koşuyor.

    Dedefktifler, özel hayata müdahale edilmeksizin kamuya açık mekanlarda şüphelenilen eşleri, fotoğraf ve video kanalıyla görüntülüyor. Çekilen görüntü ve fotoğrafları bir dosya halinde takibi isteyen kişiye veren dedektif, böylelikle görevini tamamlamış oluyor.

    Özel dedektiflik mesleğini anlatan Akçayel Dedektiflik firması yetkilisi Hakan Kara, “Dedektif olmak için Türkiye’de bir yasa yok. Herkes dedektif olabilir. Yasa olarak baktığınızda öyle bir şey yok, ama eğitim olarak bu işi yapabilecek kapasitede olanlar genellikle emniyetten emekli olan, askeriyeden emekli olan kişilerdir. Bunun yanında bazı üniversiteler bu meslek üzerine eğitim vermeye başladılar. Buralardan çıkan mezunlar da staj yaparak, tecrübe kazanarak bu işi yapmaya başlıyorlar” dedi.

    DEDEKTİF GİBİ DAVRANAN SAHTEKARLARA DİKKAT

    Özel dedektifliğin yasal bir dayanağı olmaması sebebiyle sahtekarların da etrafta kol gezdiğini belirten Dedektif Kara, “Bir defa bu işin yasal bir mevzuatı olmadığı için bu işin sahtekarlığı da yeterince var. Her sene zaten bir çok insan bu şekilde suç işledikleri için ceza alıyor. Çünkü yasal olarak neleri yapabileceklerini bilmedikleri için bazen aşırıya kaçıyorlar. O zaman da suç işlemiş oluyorlar. Bu meslekte dikkat etmesi gereken mesleği yapandan çok başvuran müşterilerdir. Müşterilerin kesinlikle dedektiflerin iş yerlerini görmeleri ve kurumsal bir kimliğe sahip olduğunu bilmeleri gerekir. Çünkü çok özel sırlarını anlatıyorlar ve bu sırlar çoğu kişide şantaja kadar gidebiliyor. Bu yüzden bu işi yaptırmak isteyen kişilerin çok dikkatli olmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

    AMACIMIZ MAHKEMEYE DELİL SAĞLAMAK

    Çiftlerin kendilerine başvurmaları için gerekenleri de anlatan Dedektif Hakan Kara, “Bu işte bizim için eşlerin arasında resmi bir nikah olması şarttır. Bu işi bireysel takip olarak düşünürsek. Çünkü bizim amacımız boşanma davasında mahkemeye delil sağlamaktır. Magazin gazetelerine ek sağlamak veya kişilerin merakını gidermek değildir. Buna dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun dışında kurumsal çalışmalar yapıyoruz. Haciz için adres tespiti, kayıpların bulunması, hacizli araçların bulunması gibi işler yapıyoruz. Benim tercihim kayıp çocukların bulunması oluyor. Çünkü bunun maddiyatla eşdeğer bir yanı yok. Ama talep olarak baktığınızda genellikle eşlerin takip edilmesi başvuruları geliyor. Ancak gerekli şartları yerine getirmedikleri için bunların çoğunu yapmıyoruz. Bu işleri almıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Urla Belediyesi’nin Evini Yıktığı Aileler Soluğu Kılıçdaroğlu’nun Evinin Önünde Aldı

    Urla Belediyesi’nin kaçak olduğu gerekçesiyle evlerini yıktığı 74 aile İzmir’den Ankara’ya gelerek sorunlarına çözüm aradı. Evleri yıkılan ailelerin Ankara’daki ilk durağı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin önü oldu.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Balgat’taki evinin önüne gelen aileler “Bu daha başlangıç, mücadelemiz sürecek” şeklinde slogan attı. Aileler adına açıklama yapın Yusuf Altun,seçimlerden sonra Balıklıova Köyü’nün Balıklıova Mahallesi olmasına sevindiklerini fakat bu sevinçlerinin kısa sürdüğünü, hizmet beklerken CHP’ li Urla Belediyesi’nin evlerini yıktığını söyledi.

    Altun, önce Urla’daki yetkililerle görüşüp yıkım kararı için iptal davası açan 74 ailenin CHP İzmir İl Binası’na giderek 3 gün,gece, gündüz orada yattıklarını vurgulayarak, 3. günün sonunda CHP İzmir Milletvekili Mustafa Çam ve İl yöneticileri aracılığı ile basın önünde ’’Danıştay’dan karar gelene, hukuksal süreç bitene kadar Balıklıova’daki evler tahliye edilmeyecek ve yıkılmayacaktır.Bu söz Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözüdür’’ şeklinde söz aldıklarını kaydetti.

    Ortada bir mahkeme kararı olmadığını söyleyen Altun, “Danıştay’dan karar gelmediği halde evlerimiz CHP Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın emriyle yıkılmıştır’’ diye konuştu.

    Grup bir saat boyunca Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelmesini bekleyeceklerini, onunla görüşmek istediklerini eğer gelmezse eylemlerine devam edeceklerini belirttiler.

    Yağan kar altında grubun bekleyişi sırasında Kılıçdaroğlu ailelerle görüşmeden evinden ayrıldı.

  • (Özel Haber) Korku Ve Adrenalin Tutkunları Soluğu “Korku Evinde” Alıyor

    Konya’da adrenalin tutkunları için açılan korku konseptli oyun evi, korku ve gerilim severlerin uğrak mekanı oluyor.

    Konya’da korku ve adrenalin tutkunları soluğu Kızıl Tamu Korku Evi’nde alıyor. Bir apartman dairesinin 6 odasında, tamamen karanlık bir ortamda geçen oyuna 2 ve 6 kişiden oluşan gruplar katılıyor. Oyuncular eve girdikleri andan itibaren kendilerine verilen el feneri aracılığıyla odaların farklı noktalarına yerleştirilen şifre ve ipuçlarını bularak ilerlemeye çalışıyor. Çözdükleri şifrelerle diğer odalara geçme hakkını elde eden oyuncular, gerilimi arttırıcı ses efektleriyle, çeşitli korkutucu materyallerle ve gerçek kişilerle korku dolu anlar yaşıyor. Yaklaşık 1 saat süren oyun sonunda ipuçları sayesinde çıkış noktasına ulaşan oyuncular, evden çıkmayı başarıp, oyunu tamamlıyor. Korku evinde yaşananlar saniye saniye odalarda bulunan kameralar tarafından kaydedilirken, oyuncuların korku dolu anları ürkütücü ama bir o kadarda komik görüntüler ortaya çıkarıyor.

    Korku konseptli Kızıl Tamu Korku Evi İşletme sahibi Hakan Burçak, evden kaçış oyunlarından esinlenerek böyle bir yeri hizmete sunduklarını ifade ederek, “Korku evi bir saatlik bir filmin kahramanı siz olmak kaydıyla eve uyarlanmış hali. Ekiplerimizi en az bir saat önce olmak kaydıyla evimize randevu alıyorlar. Randevu saatleri geldiği zaman kapılar otomatik şekilde açılıyor. Ekip olarak içeri giriyorlar. Ellerinde talimatlarımız oluyor. İpuçlarımız oluyor. Odalardan odaya görsel zekalarını el becerilerini kullanarak, gizli geçitleri bularak odalardan odaya kaçmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda profesyonel şekilde ekibimiz tarafından ve onları karşılayan özel varlıklar tarafından korkutuluyorlar” dedi.

    Korku evinde birçok şeyin yaşandığını ifade eden Burçak, “Neler yaşanıyor? Neler yaşanmıyor desek daha az şey sayarım. Korku adına, macera adına, heyecan adına, gerilim adına her şey Kızıl Tamu Korku Evi’nde. Buna hazır olan insanları buraya bekliyoruz” diye konuştu.

    “ŞU ANDA EVDEN ÇIKMA REKORUMUZ 34 DAKİKA”

    Korku evinde oyunun maksimum 1 saat sürdüğünü anlatan Hakan Burçak, “Maksimum bir saatlik bir süremiz var. Ortalama bir film süresi zaten bu bir saatlik süre içerisinde 6 tane odamız var. Odalardan odaya kaçmaya çalışıyorlar bu saat zarfında. Tabi tamamlayamayanlar da oluyor. Heyecanına korkusuna yenik düşenler de oluyor. Şu an evden çıkma rekorumuz 34 dakika. Rekoru kıran ekibimiz korkularını yenerek bu sürede çıkabildiler. Dediğim gibi bir saat içerisinde çıkamayanlar da oluyor. İpuçları yardımıyla evimizden çıkartıyoruz. Senaryoyu tam bir şekilde yaşatıyoruz yani” ifadelerini kullandı.

    “KİMİ AĞLAMA KRİZİNE GİRİYOR. KİMİ GÜLME KRİZİNE GİRİYOR. KİMİ DUVARLARI YUMRUKLUYOR”

    Seanslarda insanların çeşitli korkular yaşadığını aktaran Hakan Burçak, “Herkesin korkusu çok farklı. Öncelikle burada bunu tespit edebiliyorsunuz. Kimi ağlama krizine giriyor. Kimi gülme krizine giriyor. Kimi duvarları yumrukluyor. Kimi onları korkutan varlıklara karşı bir saldırıya geçiyor. İşin açıkçası güzel bir iş yapıyoruz. Biz de eğleniyoruz” şeklinde konuştu.

    EKİPLERİN EVDE YAŞADIĞI KORKULU GÖRÜNTÜLER KENDİLERİNE HEDİYE EDİLİYOR

    Seansa giren ekiplerin yaşadıklarını anı anına kameralar aracılığıyla kaydettiklerini söyleyen Burçak, “Biz seanslarımızın özel görüntülerini ekiplerimizin özel görüntülerini onlara hediye ediyoruz. Bundan bir on yıl sonra eşlerine çocuklarına ve gelecekteki arkadaşlarına izletebilecekleri özel anıları biz onlara hediye ediyoruz” dedi.

    DOĞAÜSTÜ VARLIKLARLA UĞRAŞIYORUM. BENİ ONLARLA MUHATAP EDER MİSİNİZ?

    Bazı gelen müşterilerin kendisinden ilginç isteklerde de bulunduğunu anlatan Burçak, şöyle konuştu:

    “Doğaüstü canlılarla uğraşıyorum, doğaüstü varlıklarla uğraşıyorum. Beni onlarla muhatap eder misiniz? Diye telefonda teklifler alıyoruz. Bunun bir oyun olduğunu hatırlatıyoruz. Ama onlara karşı korkutma garantimizin olduğunu, onlara karşı gerilim macera ve senaryo anlamında tatmin edileceklerini belirtiyoruz. Bu şekilde absürt teklifler de oluyor. Diğer taraftan evlenme teklifi gerçekleştirdik burada. Kurgumuzda ufak tefek bir değişiklikler yaptık. Arkadaşımızın sevgilisine evlenme teklifini gerçekleştirdik. Çok özel bir gündü. Çünkü Türkiye’de bir ilk olduğuna inanıyoruz. Nitekim de öyle. Yani hem bayan arkadaşımızın hem erkek arkadaşımızın, hem de arkadaşlarının da unutamayacağı çok özel bir gün oldu. Konseptimiz de kişiye özel değişiklikler yaparak özel günleri de unutulmaz kılmayı düşünüyoruz. Nitekim doğum günü evlilik teklifi de şu ana kadar yaptığımız bir seanslar arasında.”

    Oyuna katılan kişiler ise bu oyunları severek takip ettiklerini söyleyerek, “Böyle aktiviteler hoşumuza gidiyor. Korku, heyecan ve gerilim hepsi bir arada vardı” ifadelerini kullandı.

  • “İşinden Memnun Olmayanlar Soluğu İş Bulma Sitelerinde Alıyor”

    İş arayan her üç kişiden biri zaten aktif olarak bir yerde çalıştığını belirten isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer, “Geçen yıla bakıldığında çalışırken iş arayanların sayısında artış görünüyor” dedi.

    İşsizlik rakamları artarken işinden memnun olmayanların sayısı da artıyor. isbul.net’in açıkladığı verilere göre; iş arayan her üç kişiden biri zaten aktif olarak bir yerde çalışıyor. Geçen yıla bakıldığında çalışırken iş arayanların sayısında artış görünüyor.

    isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer konu ile ilgilili, “Eskiden çalışanların tek bir yerde çalışıp emekli olma gibi düşünceleri vardı, artık bu düşünce yıkılıyor. Yaşam kalitesi yükseliyor ve herkes daha iyi şartlarda yaşamak istiyor bu iş hayatına da daha çok iş değiştirme şeklinde yansıyor. Çalışanların kimi gerçekten hak ettiği değeri yakalama, kimisi de sırf daha iyisini elde edebileceği düşüncesi ile yeni iş arayışına koyuluyor” değerlendirmesinde bulundu..

    Maaşı yüksek olanların daha az iş değiştirmeyi düşündüğünü belirten Gezer, “Maaş yükseldikçe iş arayışı azalıyor. Düşük maaş alanların iş değiştirmeyi daha çok düşündüğü bir gerçek. Fakat yüksek maaş alıp da işinden memnun olmayanlar da soluğu iş bulma sitelerinde alıyor” dedi.

    İş görüşmeleri için işten izin almaya artık gerek kalmadığını ve her aşamanın internet üzerinden gerçekleştiğini belirten Gezer, “Çalışanlar bir yandan çalışırken bir yandan da yeni iş arayabiliyor. İş bulma siteleri ile başvuru ve iş arama için iş yerine gitme zorunluluğu olmaması, sadece cep telefonu ile bile dakikalar içinde birçok işe başvurulabilme kolaylığı yeni iş arayışını arttıran faktörlerden. Hatta artık birçok insan kaynakları firması ön görüşmeleri skype gibi video iletişim araçlarını kullanarak yapıyor. Böylece çalışanlar el sıkışana kadar görüşmek için iş yerinden izin alması gerekmiyor” ifadelerini kullandı.

    Artık işverenlerin ve insan kaynakları uzmanlarının gündemlerinde çalışanları elde tutma konusunun ağırlık kazandığını belirten Gezer, sözlerini şöyle tamamladı: “Artık insan kaynakları uzmanları ve işverenler yeni yetenek arayışından daha fazla dikkat ettiği ve etmesi gerektiği bir konu var. Bu da çalışanları özellikle de yetenekli olanları elde tutabilmek. Fazla işçi sirkülasyonunun iş düzenini bozduğu ve verimi azalttığı, ürün ve hizmet kalitesini düşürdüğünü biliyoruz. Özellikle yetenekli olan çalışanların elde tutulamaması daha ağır maliyetlere yol açabiliyor. Bu sebeple insan kaynakları sektörü bu durum üzerinde çözümler üretmeye çalışıyor”.