Etiket: Sokakta

  • Sokakta bulduğu köpeğin ameliyatı için sponsor arıyor

    Sokakta rastladığı yaralı köpeğin kendi imkanlarıyla bakımını yapan Ayfer Çiftçi, golden cinsi köpeğin ameliyatı için sponsor arıyor.

    Derin yara izi bulunan ve kurtçukların oluştuğu kulak kısmının tedavisi için köpeği, Avanos ilçesindeki Terapi Özel Veteriner Kliniğine götürerek burada süren tedavilerini üstlenen Çiftçi, merkezdeki veterinerlerin tavsiyesiyle Erciyes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesine başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonrası köpeğin ameliyat edilmesi gerektiğini öğrenen Çiftçi, ameliyat ve sonrasındaki tedavi süreci için gerekli olan bin 500 TL’ye ihtiyaç olduğunu belirterek hayvan severlerden yardım talebinde bulundu. Çiftçi, “Bu köpek ne yazık ki sahibi tarafından sokağa bırakılan sokaktaki diğerler köpeklerin aksine eğitimli, çok daha zeki ve cana yakın. Ancak kulağındaki yaraların tedavi edilmemesi durumunda acı çekmeye devam edecek. Tüm canlıların yaşamaya hakkı olduğu gibi, yaraları nedeniyle çevre sağlığını da tehlikeye sokabilir. Sonuçta sokaklarda gezdiği yerlerde insanların asıl yaşam alanı. Sağlık yönünden sıkıntılı bir duruma düşmüş olan bu köpeğin tedavisi yapıldığında hem sevaba girilmiş olacak, hem köpeğin acı çekmeden yaşaması sağlanmış olacak hem de olası çevre sağlığına sorun yaşatacak problem ortadan kalkmış olacak” dedi.

    Bir hayvan severin dilerse köpeğin tedavisini tek başına yaptırabileceğini aktaran Çiftçi, imece yöntemiyle destek verilerek birkaç kişinin desteği ile de ameliyatının yapılabileceğini söyledi.

  • Taciz iddiasına sokakta linç girişimi

    Antalya’da bir sokak satıcısının ürünlerine bakan genç kızın etek altı görüntülerini kamerayla çektiği iddia edilen genç, vatandaşlar tarafından yakalanarak dövüldü. Şüpheli gencin linç edilmesini araya giren bazı vatandaşlar ve kısa bir süre sonra olay yerine gelen polis önledi. Gencin kalabalık grup tarafından dövüldüğü görüntüler bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

    Olay geçtiğimiz gün akşam saatlerinde Muratpaşa ilçesinde kentin en işlek caddesi Atatürk Caddesi üzerinde yaşandı. İddiaya göre Antalya’ya dedelerinin yanına tatile gelen iki genç kız Üçkapılar karşısındaki Karakaş Camii önünde engelli bir kadın takıcıdan ürün bakmak için durdu. Bu sırada kızlardan biri yanlarındaki şahsın, ablasının mini eteğinin altından kamerayla görüntü almaya çalıştığını iddia ederek çığlık atmaya başladı. Olayı ilk başta kapkaç zanneden görgü tanıklarına göre panikleyen genç, elinde siyah bir çanta ve kamerayla kaçmaya başladı. Vatandaşlar şahsın peşine düşerken, ayakkabısının teki ayağından fırlayan genç bir vatandaşın çelme takmasıyla olay yerinden yaklaşık 100 metre ileride, bir rögar kapağının yanında yere düşürüldü.

    Hafıza kartı bulunamadı

    Olaya şahit olan ve durumu öğrenen kadınlı erkekli esnaf ve vatandaş şüpheliye yumruk atıp darp etmeye başladı. Bazı vatandaşlar ise gencin önüne geçerek engellemeye çalıştı. Bu arada olay yerine polis çağrıldı. Kelepçelenerek gözaltına alınan şüpheli, şikayetçi kızlarla birlikte polis merkezine götürüldü. Polis tarafından olay yerine çağrılan ASAT görevlileri rögar kapağını açtı. Gencin kapaktan içeri attığı iddia edilen hafıza kartı ise bulunamadı.

    Gözaltına alınan şüphelinin ifadesinde D. isimli kızı çok beğendiğini kamerasında sim kart olmadığı için cep telefonuyla görüntüleri çekmeye çalıştığını ancak yanındaki kızın durumu fark edip kendisine vurması ve bağırması üzerine kaçtığını, kamerayı rögara atmak istediğini ancak sığmadığı için atamadığını söylediği öğrenildi. İfadesi alınan ve daha önce suç kaldı bulunmayan şüphelinin, kamera, cep telefonu ve sim kartının savcılık talimatıyla siber suçlar tarafından inceleneceği bildirildi.

  • Veterinerlerden sokakta satılan süt için önemli uyarı:

    Anadolu Süt ve Besicilik İşletme Müdürü Veteriner Hekim Hamit Mertoğlu, sokakta satılan çiğ sütün içerisine bilinçsiz bir şekilde kimyasal madde katıldığını ve bu maddelerin sütün kaynatılmasıyla da ortadan kaybolmadığını söyledi.

    Sokakta çiğ süt satışı ile ilgili bilgiler veren Anadolu Süt ve Besicilik İşletme Müdürü Veteriner Hekim Hamit Mertoğlu, “Toplum gıda maddelerindeki kirlilikten olumsuz etkilenince eskiye özlem duymaya başladı. Bahçesinde domates, salatalık ve biber yetiştirenler eskiden bunu hobi için yapardı, şimdi bunu sağlığı için yapmaya başladılar. Artık tüketici gıdanın kaynağını, nasıl üretildiğini bilmek istiyor hatta kendi gıdasını üretmek istiyor. Gıdalarda kullanılan bir takım koruyucu kimyasallar nedeniyle insanlar yediği yoğurttan, içtiği sütten korkar hale geldiler. İnsanların endüstriyel (işlenmiş) gıdalara karşı güvensizliği gittikçe arttı. Özellikle sütün gerçek, doğal ve saf haline özlem duyanlar sokakta satılan çiğ süte yöneliyorlar. Bu durumdan yararlanan birçok fırsatçıda ne olduğu ve nereden geldiği belirsiz sütleri doğal, saf ve gerçek süt adıyla satıyorlar” dedi.

    Sokakta satılan sütlerin kalitesinin tartışılır olduğunu söyleyen Mertoğlu, “Neredeyse her apartmanın bir sütçüsü var. Bu sütçülerin hepsinin hikayesi aynı. 5-10 tane ineği var, annesi sağıyor, oğlu tülbentle süzüp şişelere doldurup satıyor. Sokaktan süt alanlara anlatılan buna benzer hikayeler. Süt kesilmesin diye içine kendi bilgi dağarcıklarında icat ettikleri kimyasal katkılar katıyorlar ve maalesef bu kimyasalların etkisi kaynatma ile ortadan kalkmıyor” diye konuştu.

    Çiğ Sütün Doğrudan Arz Edilmesine Dair Yönetmeliklerde değişikliklerin yaşandığını hatırlatan Mertoğlu, “Bu arz sorununu bir ölçüde çözerek tüketicinin kaliteli çiğ süte erişimini kolaylaştırıyor. Hayvansal gıdaların yol açacağı sağlık risklerini minimize etmek için çiftlikten sofraya soğuk zincirin korunması ve üretimden tüketime tüm süreçlerin izlenebilir hale geliyor. Bu yönetmelikle tüketici, aldığı sütün hangi çiftlikte ne zaman sağıldığını ve ne zaman şişelendiğini artık görebilecek. İçerdiği besin değerleri ve bileşenleri de belirli bir standartta olacak” şeklinde konuştu.

    Sokkata satılan süt ne kadar sağlıklı

    Mertoğlu, şöyle konuştu: “Süt hastalıklı hayvanlardan mı sağılmış, içerdiği somatik hücre ve canlı bakteri sayısı nedir? Bileşiminde hangi besin öğeleri (yağ, protein vb) ne oranda bulunuyor? Antibiyotik veya aflatoksin içeriyor mu? Sağım, depolama ve taşıma koşullarında hijyen ve soğuk zincir kurallarına riayet ediliyor mu? İçerisine herhangi bir kimyasal katkı maddesi katılmış mı? Mevcut sistemde bu sorulara tatmin edici cevap ve kanıtlar sunulamıyordu. Biz gıda satıyoruz, dürüst olmamız lazım. Çünkü insanlar bize güvenip bebeğine süt içiriyor. Bizden aldığı sütle yoğurt yapıyor. Bir bebeği zehirlemek bir çocuğa kimyasal katkılı ürün satmak hangi vicdana sığar. Türkiye’de maalesef para çok tatlı, kurallarda bir o kadar gevşek. Ağır cezai müeyyideler uygulayabilecek yürekli güçlü idareler lazım. Yeni yönetmelik bu anlamda çok önemli ve uygulamada da tüm bunlar düşünülerek özen gösterilmeli.”

    “Kuştan ve hayvandan geçen iki tip tüberküloz 6 ayda bir kontrol ediliyor. Bu işletmelerde, hakeza brusella da aynı şekilde. Ari işletmeler Türkiye’de az. Hayvancılık çok büyük sıkıntı içinde hala yem fiyatları çok yüksek; karlılık az. Bu nedenlerle süt çiftlikleri her yıl küçülüyor. Büyük firmaların tabii ki süt fiyatlarındaki belirleyiciliği değişmedi. Bu da tüketiciye bir şekilde kalitesiz endüstriyel ürünler ve kalitesiz sokak sütü olarak yansıyor. Biz kendi yemimizi ürettiğimiz için bu durumla biraz da olsa başa çıkabiliyor ve daha uygun fiyatla halkımıza sütümüzü sunabiliyoruz.”

    “Tüketicinin bir endişesi yok, sütü 3 liraya değil de 2,5 liraya alması onu daha mutlu ediyor. Ne aldığı onu ilgilendirmiyor, benim gördüğüm bu. Çünkü tüketicimiz gerçeklerden çok uzak. Televizyonlarda her gün çıkan doktorlar, profesörler sokak sütü satışlarının artmasına katkıda bulundular ama doğru sütü tarif etmediler. Vatandaş, sokaktan aldığı sütün kalitesini hiçbir şekilde anlayamaz, sütün içerisindeki kimyasallar ancak laboratuvar ortamında yapılacak analizlerle anlaşılır. Anlaşılsa da sokak sütünün kaynağı belli olmadığı için geriye dönük takibi yapılamaz. Kendi başına millet bunu nasıl anlasın, halk anlayamaz, onun için sıkı kontrol lazım. Bu da sadece düzenli kontrolleri sağlanan hastalıktan ari çiftlikler üzerinden yapılabilir.”

    “Çok kısa bir zamanda kendi sütümüzden üretilen tereyağı satışına da başlayacağız. Bizim hassasiyetle üzerinde durduğumuz şey kimyasal katkıların kullanılmaması ve doğal yöntemlerle üretilmesi. Katkısız ve raf ömrü uzun olmayan ürünleri tercih edenlere hitap ediyoruz.”

  • 105 yaşında sokakta kalan Mestan dede yardım eli bekliyor

    Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Gökçe Mahallesi’nde yaşayan 105 yaşındaki Mestan Ölmez, kiracısı tarafından evden atılınca sokakta yaşamaya başladı. Asırlık adam Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yardım elini uzatmasını istedi.

    Gökçe Mahallesi’nde yaşayan Mestan Ölmez, adeta soyadını yaşatıyor. 1912 yılında dünyaya gelen Ölmez, 105 yaşına rağmen yıllara meydan okuyor. Asırlık çınar Mestan Ölmez’i kiracı olarak yaşadığı binanın sahibi evden attı. 2 evlilik yapmasına rağmen çocuk sahibi olamayan yaşlı adam çaresiz bir şekilde Gökçe Mahallesi’ne 2 kilometre uzaklıktaki Akçapınar Mahallesi’nde yaşayan manevi kızı Akınser Ünsal’ın yanına sığındı. Ancak kanser hastası Ünsal da bakamayacak durumda olduğu için yaşlı adam sokakta kaldı. Köylüler durumu Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne anlattı. Belediye yaşlı adamı huzurevine yerleştirmek istedi ama Mestan Ölmez, ‘ben köyümden ayrılmam ölürsem burada öleyim’ diyerek huzurevine yerleşmeyi kabul etmedi.

    Geceyi sokakta kahve ve market önlerinde yatarak geçiren Mestan Ölmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, kendisine yardım elini uzatmasını istedi. Ölmez şöyle konuştu:

    “Ben 105 yaşına geldim. 3 yıldır Gökçe Mahallesi’nde oturuyorum. Kaldığım evi tapu sahibiyle ortak yaptık. Ancak beni istemediler evde kapı dışarı ettiler. Beni huzurevine götürmek istediler ama ben istemiyorum. Ben burada yaşamak istiyorum. Benim kabrim her şeyim hazır. Cumhurbaşkanıma sesleniyorum buradan, ’ben sokakta kaldım, kimsem de yok. Bana yardımcı olun.’”

    Mestan Ölmez’in komşusu Serdar Kostik ise , “Mestan amca 105 yaşına gelmiş. Ailesi yok. Bu amcaya bir an önce yardım edilmesi lazım. Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızdan yardım istiyoruz. Bu yaşlı adamın bir an önce mağduriyetinin giderilmesi gerekiyor” diye konuştu.

    105 yaşındaki Mestan Ölmez, 7 yıl önce mezar taşını yaptırıp kabristana dikerek ölümü beklediğini söyledi.

  • Sokakta oynarken kafasından vurulan 3 yaşındaki Iraklı çocuk hayatını kaybetti

    Samsun’da sokakta oyun oynarken bir kişiye düzenlenen pompalı tüfekli saldırıda kafasından vurularak ağır yaralanan 3 yaşındaki Iraklı çocuk hastanedeki 12 günlük yaşam savaşını kaybetti.

    17 Haziran’da Samsun’un Canik ilçesinde meydana gelen olayda, bir otomobilden pompalı tüfekle açılan ateş sonucu Ali K. (47) bacaklarından, sokakta oyun oynayan Irak uyruklu 3 yaşındaki Abdurrahman Saleh Khalıd Al-Atallah kafasından, 7 yaşındaki Berat Ü. ise bacaklarından vurularak yaralanmıştı. Silahlı saldırı olayına karıştığı iddia edilen bir kişi olaydan sonra yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 12 gündür tedavi altında bulunan Iraklı Abdurrahman Saleh Khalıd Al-Atallah dün akşam hayatını kaybetti. Iraklı çocuk bugün öğle namazından önce Kıranköy Mezarlık Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığında toprağa verildi. 3 kardeş olan Iraklı çocuğun bir yıl önce Irak Bağdat’tan savaştan kaçan babası Saleh Khalıd Saleh Al-Atallah (27) ve annesi Şhid Mohammed (21) ile birlikte Samsun’a geldiği öğrenildi. Oğlunun tabutuna sarılan anne Şhid Mohammed, uzun süre gözyaşı döktü. Kıran Mezarlık Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından cenaze namazına yetişemeyen Iraklı ailenin arkadaşları ve Türk komşuları için mezarlıkta ikinci bir cenaze namazı kılındı.

    Öte yandan, silahlı saldırı olayıyla ilgili 2 kişinin firari olduğu öğrenildi.