Etiket: Sohbetleri

  • Niğde Üniversitesinde Makam Sohbetleri Ve Atölye Çalışması

    Niğde Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı aracılığıyla Makam Sohbetleri ve Atölye Çalışması gerçekleştirildi.

    Niğde Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Salon 1299’da düzenlenen ve Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. N.Oya Levendoğlu Öner’in katıldığı programa öğretim elemanlarının ve öğrencilerin ilgisi yoğun oldu.

    Prof. Dr. N. Oya Levenoğlu Öner Türk Müziği Nazariyatının tarihi ve nazariyat kitapları hakkında verdiği bilgilerin ardından, öğrenciler ile uygulamalı makam çalışmaları gerçekleştirdi.

    Cinuçen Tanrıkorur’un “Seyr-i Natık” ından ilgili makamlardan seçilmiş olan örnekler toplu olarak öğrencilere seslendirildi ve sonrasında öğrenciler bireysel olarak seyir örnekleri verdi.

    Atölye Çalışmasının sonunda, Prof. Levenoğlu Öner’e Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müdürü, Doç. Dr. Feyzan Vural tarafından çiçek ve teşekkür belgesi takdim edildi.

  • Akşehir Belediyesi Kavuk Sende Kış Sohbetleri Başladı

    Konya’nın Akşehir İlçe Belediyesi tarafından sosyal etkinlikler kapsamında geçtiğimiz yıl mahallelerde düzenlenen Kavuk Sende Kış Sohbetleri programının bu yılki ilk etkinliği gerçekleştirildi.

    Akşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından Çamlı Mahallesi’nde düzenlenen etkinliğe Akşehir Kaymakamı Yalçın Sezgin, Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya, AK Parti Akşehir İlçe Başkanı Abdullah Bahadır Örs, Belediye Başkan Yardımcısı Yahya Yıldız, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İbrahim Öncel, belediye meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Çamlı Mahallesi’nde bulunan okulda yapılan etkinlikte açılış konuşmasını yapan Akşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İbrahim Öncel, yapılan etkinliğin amacını ve içeriğini açıkladı. Öncel, “Amacımız kaybolmakta olan kültürümüzü canlandırmak, eski Akşehir gecelerinde yaşanan o eğlenceleri sizlere bir nebze tattırmak, sizlere o uzun kış gecelerinde televizyondan uzak, komşuluk ilişkilerinin biraz daha sağlamlaştığı, arkadaşlık ilişkilerinin kuvvetlendiği, birbirimizle muhabbetin daha çok yudumlandığı akşamları yaşatmak ve bu yaşanılan akşamları sizlerde bir iz olarak bırakmak istiyoruz” dedi

    Düzenlenen etkinlikte Türk Halk ve Sanat Müziği dinletisi, Sıra Yarenleri gösterisi, orta oyunu gibi gösterilerin yanı sıra, çeşitli ikramlar da sunuldu. Çamlı Mahallesi sakinlerinin kendi gösterileri ile renk kattığı programda izleyenler keyifli saatler geçirdi. Program Sıra Yarenlerinin sunduğu ‘Sahte İmam’ isimli tiyatral gösteri ile sona erdi.

    Beğeni toplayan Akşehir Belediyesi Kavuk Sende Kış Sohbetleri diğer mahallelerdeki programlarla devam edecek.

  • Hadis Sohbetleri Başladı

    Bursa Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay’ın her pazar sabah namazının ardından düzenlediği ’Hadis Sohbetleri’ etkinliği başladı.

    Bursa Nilüfer ilçesinde bulunan Türkiye’nin en büyük kubbeli cami olan Edebali Cami’nde gerçekleşen sohbete Bursa’nın ilçelerinin dışında İstanbul, Balıkesir gibi yakın illerinden gelen yaklaşık bin 500 kişi sabah namazını eda etti. Bursa İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay’ın dua, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve tesbihatının ardından ayet ve hadislerden örnekler vererek şükür konusunu anlatığı sohbet gerçekleşti.

    Vatandaşlar gerçekleşen bu sohbetten dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdi.

  • Türk Ocakları Perşembe Sohbetleri

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Adıgüzel, Müslümanların, Endülüs’te bütün dünyaya öğrettikleri en önemli hususlardan birinin de çok farklı din ve milliyetlerden insanların aynı çatı altında yaşayabilecekleri bir ortamın hayal olmadığı gerçeği olduğunu ifade etti.

    Eskişehir Türk Ocakları tarafından düzenlenen ‘Perşembe Sohbeti’nin konuğu olan Doç. Dr. Adnan Adıgüzel, “İslam Tarihi ve Medeniyetin’de Endülüs” konusunu ele aldı. Adıgüzel, günümüzde İspanya ve Portekiz devletlerinin bulunduğu İber Yarımadasının Müslümanlar tarafından 8. yüzyıl başlarında fethedildiğini, Vandallar ülkesi anlamına gelen Vandalusya kelimesinin ise Araplar tarafından Endelüs şeklinde telaffuz edildiği belirtti. Müslümanların bu bölgeyi çoğunluğu Berberi kökenli olan askerleriyle 711 yılında Tarık Bin Ziyad komutanlığında bir askeri birlikle fethe başladığını söyleyen Adıgüzel, “Lekke savaşı denilen bir savaş dışında genellikle anlaşma yoluyla fethetmişlerdir. Bir-kaç yıllık bir süre içinde kuzeydeki küçük bir alan hariç yarımada tamamen Müslümanların eline geçmiştir. Müslümanlar buradan İstanbul’a doğru uzanarak bölgeyi Avrupa üzerinden Şam’a bağlamayı tasarlamışlardır. Ancak bu dönemde Emevilerin iç karışıklıklarla boğuşması ve 732 yılındaki Paris yakınlarındaki Puvatya (Balatu’ş-şuhedâ) savaşında yaşanan mağlubiyet Müslümanların ilerleyişini durdurmuştur. Bu tarihten sonra yaklaşık sekiz asırlık bir dönemde Reconquista denilen yeniden fetih hareketiyle Müslümanlar Endülüs’ten tamamen çıkarılmıştır” dedi.

    “ENDÜLÜS ALİMLERİNİN İSİMLERİNİN TOPLANDIĞI ESERLER CİLTLERE SIĞMAYACAK KADAR ÇOKTUR”

    Müslümanların siyasi tarihi açısından Endülüs hakimiyetleri yedi dönem olarak ele alındığını belirten Doç. Dr. Adnan Adıgüzel, “Müslümanlar Endülüs’te hakim oldukları dönemde İslam medeniyetini en iyi şekilde temsil etmeye çalışmışlardır. Ortaya koydukları çeşitli kurumlarıyla, gelenekleriyle, ilim ve sanattaki başarılarıyla bölgeye yeni bir hayat vermişlerdir. Yine bu dönemde Müslümanlar Ortaçağ karanlığındaki Avrupa’yı kitap-bilim, ahlak, adalet, temizlik, hoşgörüyle aydınlatmışlardır. Tarım ve çeşitli sanatların gelişmesinde öncülük etmişlerdir. Bugün Müslümanların bıraktıkları mimari eserlerden çok azı ayaktadır. Bunlardan en bilinenleri; Kurtuba Ulu Camii, Sevilya’da Ulu caminin minaresi olan Melviye/la Giralda ve Altın Kule, Gırnata’da el-Hamra Sarayı ve Zaragusta’da Caferiye Sarayı gibi yapılardır. Ancak bu dönemde yetişmiş ve hâlâ isimleri bilinen dünya çapında çok sayıda alim bulunmaktadır. Endülüs’te bu alimlerin yetişmesini sağlayan her türlü destek ve ortam sağlamıştır. Endülüs alimlerinin isimlerinin toplandığı eserler ciltlere sığmayacak kadar çoktur” diye belirtti.

    “ÇOK FARKLI DİN VE MİLLİYETLERDEN İNSANLARIN AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAMASI HAYAL DEĞİL”

    Müslümanların Endülüs’te bütün dünyaya öğrettikleri en önemli hususlardan birinin de çok farklı din ve milliyetlerden insanların aynı çatı altında yaşayabilecekleri bir ortamın hayal olmadığı gerçeği olduğunu ifade eden Adıgüzel, şunları söyledi;

    “Ancak buradaki Müslümanlar sekiz asır kaldıkları topraklarda, yaklaşık yüz yılda, Haçlı seferlerinin bir parçası olarak bölgeden çıkarılmışlar ve son ferdine kadar ölüm, din değiştirme ya da çıkıp gitme gibi seçeneklerle karşı karşıya bırakılıp yok edilmişlerdir.”