Etiket: soğuk hava

  • Soğuk hava sinüziti de beraberinde getiriyor

    Sonbahar ve kış aylarında viral enfeksiyonlar ve soğuk havalar nedeniyle daha sık görülmeye başlayan sinüzit, tedavi edilmediği zaman yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. 
    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Bekir Sivri, yağışlı ve soğuk havaların başlamasıyla birlikte artış gösteren sinüs iltihaplanmalarına karşı uyarıda bulundu.
    Sivri, “Özellikle soğuk, kuru havalar, ıslak saçla sokağa çıkılması ve grip, nezle sonrası tetiklenebilen sinüzitle başa çıkabilmek için birkaç önemli noktaya dikkat edilmesi gerekiyor. Burundan alınan havanın nemlendirilmesini, ısıtılmasını ve temizlenmesini sağlayan sinüsler, kafa kemikleri içinde yerleşen ve ağızları burun boşluğuna açılan havalı boşluklardır. Sinüs dediğimiz bu boşlukların iltihabına sinüzit diyoruz. Sinüzitteki en önemli neden sinüslerin burun içine açılan kanallarında tıkanma ve buna bağlı olarak sinüslerin havalanmasının bozulmasından kaynaklanmaktadır.” dedi.
    Sinüzitin genel olarak akut ve kronik (müzmin) olmak üzere ikiye ayrıldığını söyleyen Sivri, şöyle devam etti: “Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Uzun süreli antibiyotik tedavisi veya ameliyat gerektirebilir. Sinüzit alerjik nezlesi olanların yanı sıra özellikle burunda kıkırdak ve kemik eğriliği, et büyüklüğü olanlarda daha fazla görülüyor. Böyle durumlarda burun içindeki problemlerin ameliyatla düzeltilmesi gerekebilmektedir.” diye konuştu.
    Sinüzitin belirtilerinden bahseden Op. Dr. Bekir Sivri, “Burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, zonklayıcı baş ağrısı, göz çevresinde ve yanaklarda ağrı, kafada basınç hissi, öne eğilirken artan yüz ağrısı ve kötü ağız kokusunda sinüzit olma ihtimali yüksektir.” dedi.
    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Bekir Sivri, sinüzitten korunmak için şu önerilerde bulundu:
    “Sinüzitte öncelikle kendinizi soğuktan koruyun. Çünkü soğuk bölgesel olarak direnci düşürerek hastalanmayı kolaylaştırır. Islak saçla dışarı çıkmayın. Soğuk havalarda bere takarak çıkın. Grip ve nezle 10 günden fazla sürdüyse mutlaka doktor kontrolüne gidin. Gribal enfeksiyon durumunda burnunuzu açık tutmak için burun spreyleri kullanın. Burun temizliğine dikkat edin. Sık sık burun lavajı yapın
    Grip şikayetleri olan insanlarla yakın temastan uzak durmak, sık sık el yıkamaya özen göstermek sinüzit gelişim riskini azaltmaktadır. Sigara, alkol tüketimi, çalışılan ortamın kapalı havasız bir ortam olması sinüziti tetikleyen en önemli nedenlerden. Bulunduğunuz ortam mümkün olduğu kadar havalandırılmalı. Sigaradan uzak durulmalı. Halk arasında sinüzite iyi geleceği düşünülüp uygulanan kimi yöntemler hayati bir takım sonuçlara neden olabilmekte. Sinüzite iyi geldiği düşünülen acı kavun gibi bazı bitkiler buruna sıkılmamalı. Aksi takdirde alerjik reaksiyonlara neden olarak hastanın hayatını kaybetmesine yol açabilir. Bunun dışında burun süratli sümkürülmemeli. Çok şiddetli sümkürmelerde burundaki enfeksiyon kulağa gidebilir. Bu durum ise orta kulak iltihabı ile sonuçlanır.”

  • Soğuk hava aktarlara akın ettiriyor

    Erzurum’da havaların soğumasıyla birlikte şifalı bitkilere rağbet artarken vatandaşlar aktarlara akın ediyor. 
    Kış mevsimin gelmesinin ardından havaların soğuması ile artan hastalıkla mücadelede vatandaşlar çareyi aktarlarda arıyor. Özellikle kışın soğuk algınlığı, öksürük ve grip gibi hastalıklara bitkisel çözümler aranıyor. Ihlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, nar çiçeği, ada çayı aktarlarda en çok satılan şifalı bitkiler arasında yer alıyor.
    Aktar Ömer Faruk Kırsaç, vatandaşlara hasta olmadan önce bitki çaylarını tüketmelerini tavsiye ediyor. Hastalığa yakalandıktan sonra bitkilerin tüketilmesinin bir faydası olmayacağını ifade eden Kırsaç özellikle ıhlamur çayının düzenli olarak içilmesinin hastalıklar karşında koruyucu etki yapacağını belirtti. Ihlamurun göğüs hastalıklarına, nezle ve nefes yolları hastalıklarına, öksürüğe, astıma, baş ağrısı ve baş dönmelerine, uykusuzluğa iyi geldiğini söyleyen Kırsaç: “Hastalıklara yakalanmadan önce kullanılması halinde vatandaşlar kış aylarını rahat geçirecektir. Aktar Kırsaç, gereğinden fazla tüketilmesi halinde zararlı etkiler yapabileceği konusunda vatandaşı uyardı. Kıraç; “ Vatandaşların sıkça kullandıkları bitkilerin faydaları biliniyor. Karışık bitki çaylarının içerisinde yer alan ancak halk arasında adı duyulmamış yararlı birçok bitki çeşidi mevcut. Havlıcan bitkisi ve hatmi çiçeği halk tarafından bilinmeyen fakat kış aylarında hastalıklarla mücadelede yardımcı olan bitkilerden yalnızca ikisi. Romatizmadan kaynaklı ağrılara, baş ağrısı ve baş dönmesine, sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir ve vücuda kuvvet verir.” dedi.

  • Soğuk hava etkisini artırdı

    Doğu Anadolu Bölgesinde kar yağışının ardından soğuk hava etkisini artırdı. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Kars’ta eksi 7 derece olarak ölçüldü. 
    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, bölgede en düşük hava sıcaklığı Kars’a eksi 7 derece olarak kaydedildi. Bölgedeki diğer illerde ise; Erzurum ve Ardahan’da eksi 6, Ağrı’da eksi 2, Erzincan’da 0 ve Iğdır’da 1 derece olarak ölçüldü.
    Soğuk hava nedeniyle Erzurum’da cadde ve sokaklar buz tuttu, don olayı görüldü. Atatürk Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerden Reha Aydın, “Bu sene Erzurum’a geldim. 1. sınıf öğrencisiyim. Bugün bu soğuk havayı görünce ileriki günlerde ne yapacağımı daha çok düşünmeye başladım. Çok soğuk” dedi.

  • Doğu’da Hava Sıcaklığı Eksinin Altına Düştü

    Yüksek kesimlerde kar yağışının görüldüğü Doğu Anadolu Bölgesi’nde gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan’da eksi 4 derece olarak ölçüldü. 
    Dün Erzurum ve Ardahan’ın yüksek kesimlerinde kar yağışı görülürken Palandöken, Ovit ve Ulgar Dağı beyaz gelinliğini giyindi. Karla birlikte soğuk hava gece saatlerinde etkisini artırdı. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, gece en düşük hava sıcaklıkları sıfırın altında olmak üzere Ardahan’da 4, Kars’ta 3, Erzurum’da 1, Erzincan ve Ağrı’da 1 derece kaydedildi.
    Soğuk hava nedeniyle Palandöken Dağında bulunan gölet, su birikintileri ve ağaç dallarında buzlanma meydana geldiği gözlendi.
    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, bölgede kent merkezlerinde cuma gününe kadar kar yağışının beklenmediği belirtilerek geceleri buzlanma ve don olaylarına karşı vatandaşların dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunuldu.

  • Sigara içiyorsanız donma ihtimaliniz yüksek

    Uzmanlar, soğuk havalarda sigara içenlerin donma ihtimallerinin içmeyenlere göre daha yüksek olduğunu belirtiyor.

     

    Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Başak Kandi, sıfırın altında 2 dereceden daha düşük sıcaklıklarda insanların donma tehlikesi geçirebileceğini belirterek, donma belirtilerinin 4 aşamada değerlendirildiğini söyledi.

     

     

    İlk aşamada vücutta kızarıklıklar oluştuğunu dile getiren Kandi, şöyle devam etti: “Özellikle uç bölgelerde, ellerde, ayaklarda, burun ve kulaklarda kızarılık meydana gelebiliyor. Daha uzun süreli kaldıysa sıvı toplanması oluşuyor. Buna ’bül’ diyoruz. Daha da uzun süreli kaldıysa sıvı dolu kabarcıklarda kan olabiliyor. Daha da uzun süreli kaldıysa sadece deri değil, kas dokusu ve kemik de etkileniyor ve kangren benzeri hastalık ortaya çıkıyor.”

     

     

    Kandi, sigara içenlerle içmeyenlerin soğuktan etkilenme süresinin farklılık gösterdiğine dikkati çekerek, sigara içenlerin daha çabuk etkilendiğini vurguladı. Sigara kullanımıyla damarların genel yapısının bozulduğuna işaret eden Kandi, şöyle konuştu: “Damarda daralma meydana geliyor. Sigara içen biri ile içmeyen birinin soğuktan etkilenme süresi ve derecesi değişiyor. Sigara içen kişiler özellikle kayak merkezlerinde fark etmeden uzun süreli soğukta korumasız kaldığında daha hızlı kızarıklık ve su dolu kabarcık olayı gerçekleşiyor. Bunlarda seyir daha hızlı gelişiyor. Sigara içenlerin soğuk havada donma ihtimali içmeyenlere göre daha yüksek.”

     

     

     

    Donan kişi yavaş ısıtılmalı

    Donan kişilerin yavaş ısıtılması gerektiğini dile getiren Kandi, hızlı ısıtmanın kangrene ve doku kaybına neden olabileceğini bildirdi. Kandi, donan kişilerin 40-42 derecedeki suyla yarım saat ısıtılmasının yeterli olacağını belirterek, donan organları karla ovalamanın çok yanlış bir uygulama olduğunu anlattı. İnsanların kış mevsiminde kar yanıklarına dikkat etmesi gerektiğini ifade eden Kandi, kar yanıklarının güneş yanıkları gibi vücutta iz bırakabileceğini söyledi.

     

     

    “Yaz mevsiminde nasıl güneşten etkileniyorsak, kışın da kardan etkilenebiliriz” diyen Kandi, “Çünkü kardan yansıyan ışık yüzümüzde ya da vücudumuzun açık olan yerlerinde kızarılıktan başlayarak yanma, soyulma ve kabarıkların oluşmasına sebep oluyor.

     

     

    O yüzden karlı havalarda mümkünse mekanik olarak korunmak gerekiyor. Karın yansıyan etkisinden korunmak için kar maskeleri, şapkalar, eldivenler ve mümkünse güneş koruyucu kullanmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

     

     

    Kandi, uzun süreli karda kalmak yerine ara sıra dışarı çıkmanın daha iyi olacağını kaydederek, rüzgarın soğuğun cildin üzerindeki etkisini artırdığını bildirdi. Soğuk havalarda kalın giysilerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Kandi, sözlerini şöyle tamamladı: “İçe mümkünse pamuklu şeyler giymeliyiz. Üzerine yün şeyler giymeliyiz. Karı ve rüzgarı geçirmeyecek şeyler giymeliyiz. Artık günümüzde bunlardan çok var. Rüzgarın geçmesini, karın geçmesini engelleyen bu tip şeylerle korunmalıyız. Eldivenlerimiz ve berelerimiz ıslandığında daha çok yanık oluşacak. Daha çok donuk oluşacak. Bunları değiştirmek çok önemli. Eğer su geçirmeyen eldiven kullanmıyorsak, eldiveni ara ara değiştirmek gerekiyor. Islak olarak kullandığımızda tam tersi korumak yerine vücudumuza daha çok zarar veriyoruz.”