Etiket: Soğan

  • Soğan fiyatı tavan yaptı

    Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, soğanda çıkan hastalık sonrası fiyatının yükseldiğini belirterek, “Tedbir almak lazım. Gerekirse tabi ithalat da yapılabilir veya ihracat bazı ürünlerde kısıtlamaya gidebilir. Başka çare yok. Çünkü tüketiciyi korumak zorundayız” dedi.

    Geçtiğimiz hafta soğanın yüzde 40’ında ortaya çıkan hastalık fiyatlara da yansıdı. Depolarda çürüyen kuru soğanlar, rekoltenin düşmesiyle birlikte fiyatını neredeyse ikiye katladı. Parakende olarak 2.5 liradan satılan kuru soğanın fiyatı, bugün itibariyle 4 TL’ye kadar yükseldi. Fiyattaki artışa en büyük sebep hastalık sonrası ürün azalması olarak gösterilirken, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan duruma çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

    “Mani olmak çok zor”

    Soğandaki durumun arz ve taleple doğrudan ilişkili olduğuna dikkati çeken Tavşan, “Piyasaya iç tüketim ve dış ticaretin talep ettiği kadar ürünü sunmamız gerekiyor. Bu dengede bir bozulma olduğu zaman fiyatların yükselmesine veya düşmesine mani olmak çok zor” dedi.

    “Bakanlığın müdahale etmesi gerekiyor”

    Bu yıl soğan ve patateste bir çeşit hastalık bulunduğunu belirten Tavşan, hastalık sonrası yeterli rekoltenin oluşmadığını ifade ederek, depolardaki malların tehlikede olduğunun sinyalini verdi. Tavşan, soğandaki bu durumun dengeleri değiştireceğine vurgu yaparak, “Özellikle güney kesimlere ihracatımız da var. Ondan dolayı maalesef şu anda dengeler bozularak yükselme sürecine geçti. Buna yetkilerin tedbir alması gerekiyor. Çok yükselirse bu sefer halkın alım gücüyle ilgili sıkıntı yaşanabilir. Patates ve soğan da halkın temel tüketim maddeleri arasında. Onun için dikkat edilmesi lazım ve bakanlığımızın da depolara dikkat etmesi gerekir. Herhangi bir suni yükseltme konusu varsa bakanlığımızın bu konuda yetkisi var ve müdahale eder diye düşünüyorum” diye konuştu.

    “Başka çare yok”

    Soğanın fiyatının geçtiğimiz en hafta 2.5 lira olduğunu anımsatan Tavşan, “Bir anda böyle bir yükselme oldu. İnşallah spekülatiftir ve bir an önce geçer ama öyle gözüküyor ki kolay geçeceğe benzemiyor. Tedbir almak lazım. Gerekirse tabi ithalat da yapılabilir veya ihracat bazı ürünlerde kısıtlamaya gidebilir. Başka çare yok. Çünkü tüketiciyi korumak zorundayız” ifadelerini kaydetti.

    Fiyatların Antalya’da şu anda 3.5 TL olduğunu belirten tüccarlar da durumdan memnun olmadıklarını ifade etti. Hastalık sonrası soğan oranında düşüş yaşandığını kaydeden tüccarlar, fiyatın ilerleyen sürede artacağı ön görüsünde bulundu.

  • Soğan depolarda çürümeye başladı, fiyat artışı bekleniyor

    Tokat’ta depolarda muhafaza edilen soğanların çürümeye başlaması nedeni ile fiyatların artması bekleniyor.

    Antalya’da depolardaki soğanda çürüme ve kararma olduğu yönünde yapılan açıklamaların ardından Tokat’ta da benzer tablo yaşanıyor. Tokat merkeze bağlı Kızıl Köyünde yaklaşık bir ay önce hasat edilerek depolarda muhafaza edilen soğanlar da çürüme yaşanıyor. Geçen yıl böyle bir sorunla karşılaşmadığını belirten çiftçiler ise çaresizlik yaşıyor. Telis çuvallardaki çürüyen soğanları ayıklayan çiftçiler geçen yıla göre fiyatlarda artış yaşandığını kaydetti.

    “Neden çürüdüğünü bilemiyoruz”

    Çiftçi Hüseyin Özdemir, depodaki soğanların çürümeye başladığını ifade ederek “Yarı yarıya çürüme yapıyor, ayıklayıp döküyoruz. Neden çürüdüğünü bilemiyoruz. Geçen sene çuvalı 5-6 lira idi. Bu sene çürüme yaptı 15 lira. Soğanın kilosunun 5 liraya kadar çıkmasını bekliyoruz” dedi. Çiftçi Rıza Yıldız’da geçen sene soğanda çürüme olmadığını bu sene çürüme ile karşılaştıklarını kaydetti.

    “Soğan fiyatının artmasını bekliyoruz”

    Yol kenarında kurduğu tezgahta soğan satan Merdan Sefa bu sene soğan üretiminin az olduğunu, soğan fiyatlarının bugün için makul seviyelerde olduğunu söyledi. 10 kiloluk soğanın çuvalını 15 liradan sattıklarını ifade eden Sefa, “Marketlerde soğanın kilosu 3 lira. Soğan fiyatlarını artmasını bekliyoruz” diye konuştu. Çiftçinin tarladaki ürünün fiyatının düşük olduğunu aracıların para kazandığını ifade eden Selahattin Yıldız, “Rantçılar bu fiyatları artırıyor. Tarlada fiyat değişmez. İnşallah vatandaş ve hükumet bunun üstesinden gelir.” ifadelerini kullandı.

  • Akü hırsızları ilçeyi soyup soğan çevirdi

    Bursa’nın İnegöl ilçesine dadanan akü hırsızları, her gün farklı noktalarda kamyon ve tırları hedef almaya devam ediyor.

    İlçeyi iki gündür soyup soğana çeviren kimliği belirsiz hırsızlar her yerde aranıyor. Ancak hırsızlık vak’aları artarak devam ediyor. Son olarak 5 kamyonun aküleri gece saatlerinde çalındı. 2 günde 5 kamyon ile 1 tırın aküleri çalınırken, seri hırsızlıklar vatandaşın canını sıkıyor. Zarar ise 14 bin lirayı buldu.

    Edinilen bilgiye göre, Şükrü Atik 16 Y 2426 plakalı kamyonunu akşam Dörtçelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin kenarına park etti. Sabah saatlerinde kamyonun yanına gelen Atik, kamyonun çalışmaması üzerine aküleri kontrol etti. Akülerin yerinde olmadığını gören Atik durumu emniyete bildirdi. Bu sırada aynı bölgeye 16 Y 1114 plakalı kamyonunu park eden Erhan Çelik de akülerin çalındığını fark etti. Olay yerine elen polis, aküleri çalınan kamyonlarda parmak izi çalışması yaptı. Polis, yakın sokaklarda aynı gecede işlenen akü hırsızlığını gerçekleştiren şüphelilerin bulunması için çalışma başlatırken, bir süre sonra Süleymaniye, Orhaniye ve Mesudiye mahallelerinde de 3 kamyonun akülerinin çalındığı ortaya çıktı. Bu arada çalınan akülerin piyasa değerinin 2 bin TL olduğu, hırsızların aküleri 200 TL’ye hurdacılara sattığı öğrenildi.

  • (Özel Haber) Bandırma’da soğan hasadı başladı

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde soğan hasadı başladı. Çiftçiler, soğan fiyatını sadece tohumcunun değil, üreticinin ve hava şartlarının belirlediğini ifade etti.

    Bandırma’nın Külefli Mahallesi’nde başlayan soğan hasadı hakkında İHA’ya bilgiler veren Ziraat Mühendisi Deniz Fil, “Soğan iki yıllık bir ürün. Öncelikle karaca dediğimiz küçük tohumlarını veriyor. Adana, İnegöl, Eskişehir, Polatlı ve Menemen olmak üzere bu bölgelerde tohumlarımızı üreterek anaçlarımızla alıyoruz. İlk yıl anaçlarımız elimize ulaşıyor. Daha sonra anaçların seleksiyonunu yapıyoruz. Erkenci dediğimiz soğanları Mayıs-Haziran aylarında kasalara alıyoruz ve bu soğanları Eylül-Ekim aylarında ekiyoruz. Burada ortalama bin 500 dönüm soğan tarlasında çalışıyoruz. Bunun 500 dönümü erkenci, 500-600 dönümü de geç soğan dediğimiz çeşitten oluşuyor. İlk aşamada çıkan erkenci soğanlarımızı topladık” dedi.

    Sofraya gelen soğanın fiyatını tohumun tek başına belirlemediğini ifade eden Fil, soğan fiyatını asıl belirleyenin üretici olduğunu belirterek, “Tohum fiyatı doğrudan soğan fiyatını etkilese de tarladaki soğanın durumu fiyatı asıl belirler. Bu sene Amasya Ovası’nda 30 bin dekar arazi doludan zarar gördü. Bunun gibi durumlar da fiyatı belirler. Tohumcu burada fiyatı tek başına belirleyemez. Elinde az tohum, çok tohum olması piyasayı etkilemez. Asıl durumu tohumu sattığımız kişilerin tarlasındaki vaziyet belirliyor” dedi.

    Soğan tohumu üzerine faaliyet gösteren bir firmanın 38 yıldır müdürlüğünü yapan Erol Çakır ise, “Yurt dışına soğan tohumu ihraç ediyoruz. İyi bir pazarımız var. 45 ülkeye tohum gönderiyoruz. Azerbaycan, Japonya, Kosova gibi birçok ülkeye soğan tohumu ihraç ediyoruz. Erkenci soğanların dolu ve yağışlar nedeniyle zarar görmesi piyasada geçtiğimiz aylarda bir soğan azalmasına neden oldu. Soğan mahsulüne iyi bakan para kazandı ama bu yıl elimizdeki soğanın değerini bulup bulmayacağı üreticinin ne kadar soğan ekeceğine bağlı. Bekleyeceğiz, göreceğiz. İnşallah çiftçimiz, üreticimiz için bereketli bir sene olur. Geçen yıla bakarsak verimimiz, pazarımız şu anda iyi. Piyasada daha iyi bir yol alacağımızı görüyoruz. Kurdaki dalgalanmalar her aşamaya yansıyor. Kullandığımız mazottan, gübreye, ilaca, üretime kadar her şeyde fiyatları arttırıyor. Tabii bu ciddi bir sıkıntı, ama korkumuz yok, her şey düzelecek” dedi.

  • Soğan ve patates fiyatı neden yükseldi?

    Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı Süleyman Buluşan, soğan, patates ve sebzedeki aşırı fiyat artışının sebeplerini anlattı.

    Hasanbey Mahalesi’ndeki soğan tarlasında konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Buluşan, üreticiler olarak bu sorunu her yıl yaşadıklarını anlattı. Buluşan, “Geçen yıl bir ürün para etmediği zaman bir sonraki yıl bu ürünü ekmeme gibi bir karar alıyoruz. Bu üreticiler kendi aralarında birbirlerini yönetmiş gibi oluyor. Böylece bir anda üretim azlığı ortaya çıkıyor. 50 dönüm bir anda 20 dönüme 15 dönüme düşüyor. Soğanın bu seneki pazar fiyatı 5-6 lira. Geçen yıl üretici soğanı 30-40 kuruşa sattı. Eğer biz üreticiler 1 liraya soğanı satmış olsaydık soğan ekmekten vazgeçmezdik, devam ederdik. 30 kuruşa satabilen sattı, satamayan ektiği soğanı dereye döktü” dedi.

    ÖNCE KURAKLIK SONRA AŞIRI YAĞIŞ

    Fiyat artışındaki bir diğer sebebin aşırı yağış olduğunu aktaran Buluşan, “Bu seneki hava şartları daha değişik 6 Mayıs’a kadar kuraklık söz konusuydu. Bundan dolayı üretim yapamaz hale gelmiştik. Kuraklık adeta kapıya dayanmıştı. Yeraltındaki, göletteki sular çekildi. Domates üreticilerimiz adres değiştirmeye başlamıştı. Gitmiş olduğu yerden su olmadığı için başka yere gitmek zorunda kaldı. Cenabı Allah mayıs ayında bol yağış verdi. Bu sefer de yağış afete döndü. Aşırı yağıştan dolayı ayçiçeği, mısır ve kuru soğan harici üreticilerimiz zarar gördü. Arpa, buğday yattı. Yeşillik tarlada kaldı. Dolu ilk etapta pancara zarar vermişti ancak şuan pancarın gelişi güzel. Bu sene fiyatların aşırı yüksek olmasındaki bir sebep ise aşırı yağışlar oldu. Patates ve soğanda Adana bölgesinde hastalıkların olması, aşırı yağışlar olması ve üreticinin malını satamaması. Var olan mevcut malın ise fiyatının bir anda yükselmesi. Burada acil olarak yapmamız gereken üretimden sonraki depolama sistemi. Biz bir ürünü bir ayda üretiyoruz bir ayda pazarlıyoruz. İkinci bir ayda elimizde ürün kalmıyor. Soğanda buna benzer sıkıntıyı yaşadık. İşte depo olsa, üretici soğanını söker, kurutur ve yavaş yavaş piyasaya sürer. Domates ve yeşillikte depolama sorunu giderilirse artışı bir nevi önler” diye konuştu.

    Burada üreticinin suçunun olmadığını söyleyen Buluşan, “Bir ürün satılırken üreticin maliyeti hiç görünmüyor. Bizim en büyük mağduriyetimiz burada. 5 liraya satılan ürünün bahanesi var ama bizim üretip de 30 kuruş ile 1 liraya sattığımızın ürüne yaptığımız masrafı hesaplayıp anlatamıyoruz. Üreticinin düşük fiyata sattığını halkın ise yüksek fiyata yediği bir ortam bir düzenleme yapmamız şart ki üretici üretimden vazgeçmesin” dedi.