Etiket: şizofren

  • Samsun’da şizofren anne dehşeti

    Samsun’da şizofren hastası olduğu iddia edilen bir kadın, 2 çocuğunu bıçakla öldürüp, ardından intihar girişiminde bulundu.

    Olay, İlkadım ilçesi Liman Mahallesi Öğretmenler Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şizofren hastası olduğu öne sürülen Ayfer K., akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle evinde cinnet geçirdi. Mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla evde olan kızları 3 yaşındaki Melisa K. ile 9 yaşındaki Bahar K.’yi vücutlarının çeşitli yerlerinden bıçaklayarak ağır yaraladı. Şizofren hastası anne daha sonra aynı bıçakla kendini de yaralayıp intihar girişiminde bulundu. Çığlıklar üzerine eve gelen komşuları korkunç manzarayla karşılaşınca olayı polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri anne ve kızlarına ilk müdahaleyi yaptıktan sonra Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Melisa K. ve Bahar K. yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Anne ise Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alındı.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Türk Doktorun Buluşu, Parkinson Ve Şizofren Hastalarına Umut Olacak

    Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) TIP Fakültesi Biyofizik Ana Bilimdalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Durdağı, Parkinson ve Şizofren hastaları için bir ilke imza attı. Dopamin(hormon)-2 reseptörünün(sinir ucu) kristal yapısını açığa çıkarmayı başaran Doktor Durdağı’nın yolu geçen yıl Dopamin-2 reseptörünü 1975 yılında keşfeden Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Philip Seeman ile kesişti. Birlikte geliştirdikleri model Amerika Kimya Derneği’ne ait yüksek prestijli dergi “ACS Chemical Neuroscience” tarafından kabul edildi.

    “ŞİZOFREN VE PARKİNSON HASTALIKLARININ TEDAVİSİNDE ÖNCÜ OLACAK”

    Aslında her şey bir tesadüfle başladı, Bilgisayar destekli ilaç tasarımı üzerine çalışanDoktorDurdağı, Dopamin-2 reseptörünün kristal yapısını açığa çıkarmak için model geliştirip bir dergide yayınladı. Ardından Parkinson ve Şizofren hastaları için umut olan Dopamin-2 reseptörünü 1975 yılında keşfeden Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Philip Seeman, Doktor Durdağı ile iletişime geçerek kendisinin de bu yönde çalışmaları olduğunu ve birlikte çalışmak istediğini söyledi. Büyük bir onur ile bunu kabul eden Durdağı,üç yıldır üzerine çalıştığı modeli Prof. Seemon ile daha da geliştirdi. Bilgisayar destekli yöntemlerle üç boyutlu yapısı açığa çıkarılan model ile Şizofren ve Parkinson gibi hastalıklarla mücadele de yeni bir döneme girildi.Modeli çok beğendi kendi değerleriyle örtüştüğünü söyledi. Bundan büyük bir onur duydum. Biz o zaman kadar Dopamin-2 reseptörünün sadece monamerfonlarını geliştirmiştik. Hocayla birlikte dimerfonlarınıda geliştirdik. Ortak bir çalışmayla literatüre güzel bir yayın yapmış olduk.

    “DOPAMİN’İN YAPISINI SİMÜLASYONLARLA AÇIĞA ÇIKARDIK”

    Projeyi 2012 yılından itibaren devam ettirdiklerini ve 4-5 yıldır da yoğun bir şekilde üzerine çalıştıklarını söyleyen Durdağı, “Geçtiğimiz yıl bu modeli geliştirip yayınladık, yayınladıktan bir gün sonra Dopamin-2 reseptörünü keşfeden hoca Toronto Üniversitesi’nden Prof. Philip Seemon bana bir E-Mail atarak modelimi istedi. Modelimi kendisiyle paylaştım modelin deneysel yapılarla çok uyumlu olduğunu söyledi. Kendi deneysel verilerinin bizim modelde uygulamak istediğini dile getirdi. Bende memnuniyetle kabul ettim ve birlikte çalışmaya başladık. Kendisinde dopamin ve afemorfin diye iki molekül olduğunu ve bağlanma afertelerinin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Bizde modelimizde bu iki molekülü denedik tamda deneysel sonuçlara uygun çıktı. Bu çalışmamızda Dopamin 2 reseptörünün 3 boyutlu yapısını deneysel veriler kullanılarak homoloji modellemesi ve dinamik simülasyonlar (benzetim)yardımıylaaçığaçıkardık” şeklinde konuştu.

    “YAN ETKİSİ AZALTILMIŞ YENİ İLAÇLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILACAK”

    “İlaç mekanizmasını açığa çıkardığımızda bu hem Parkinson hem de Şizofren gibi nörodejeneratif ( Sinir sisteminde meydana gelen bozukluk) hastalıkların çok daha iyi anlaşılacak” diyen Durdağı, “Geliştirdiğimiz modelin, daha etkin ve yan etkileri azaltılmış moleküllerin açığa çıkarılmasında öncül rol oynayacak diye düşünüyoruz. Amacımız bu hedef yapıları kullanarak atomik düzeydeilaç- reseptör(sinir ucu)etkileşimlerini incelemek ve molekülermekanizmalarınaydınlatılması sonucuyeni nesil yan etkileri azaltılmışantibiyotikleringeliştirilmesidir. Çalışmamızın yeni tedavi şekillerinin, yeni ilaçların geliştirilebilmesi için öncü olabileceğine inanıyorum. Hastalıkların önlenmesinde bazı ilaçlar kullanılıyor. Şuanda bu ilaçların geliştirilmesi çok zor aşmalardan geçiyor. Bunun sebebi de özellikle çok önemli bir reseptör olan Dopaminin- 2’nin kristal yapısının açıkta olmamasıydı. Dolayısıyla kristal yapısı olmayan molekülün tek bir yolu kalıyor buda moleküler modelleme dediğimiz yöntemlerle 3 boyutlu yapısını açığa çıkarmak,işte biz bunu başardık. Ne kadar fazla model geliştirilirse, ne kadar fazla kristal yapı açığa çıkarsa bu hastalılarla mücadelede o kadar faydalı oluyor” açıklamalarında bulundu.

  • Şizofren Hastaları ’Ben De Varım’ Dedi

    Aksaray Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi’nde tedavi gören şizofren hastaları, Bursa’da ’Ben de Varım’ adlı tiyatro sergiledi.

    5 ay önce Sabancı Vakfı tarafından ’Fark oluşturanlar’ ödülüne layık görülen projenin yazarı ve yöneteni psikiyatri uzmanı Dr. Basri Köylü, bu çalışmayla hastaların daha mutlu olduğunu kendilerine güvenlerinin çok arttığını söyledi. Köylü, “Genellikle doğaçlama çalışıyoruz. Konularımızı hayata dair her şeyden oluşturuyoruz. Dram, komedi, hüzün var. Hastalarımız ’bu hayatta ben de varım’ mesajı vererek kendilerini ifade edecekler. Bu hastalar toplumdan kopuk yaşayan insanlarımız ve seslerini duyuracaklar, hayata dair her şeyi yaşayacak” dedi.

    Bursa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüstem Aşkın ise, “Oyunun sergilenmesi aşamasında karşılaştıkları zorlukları biliyorum. Hep yanında olmaya çalıştık. Dışlanmış, tecrit edilmiş insanların, bazen selam verecek kimsesi olmayan şizofrenlerin, burada bir aktör olarak sahneye çıkması, alkışlanması onlar için ilaç kadar kıymetlidir. Hepsine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Gösterinin sonunda Aşkın, çalışmalarından dolayı Öztürk’e plaket takdim etti.

  • Antalya’da Şizofren Genç Annesini Öldürdü

    Antalya’da annesini öldüren şizofreni hastası genç, kıyıdan 200-300 metre uzaklıkta deniz polisi tarafından gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, saat 13.30 sıralarında Konyaaltı ilçe Arapsuyu Mahallesi 605 Sokak Gökay apartmanında yaşayan Demre eski Belediye Başkanı Adnan G’nin 26 yaşındaki şizofreni hastası oğlu B.G, iddiaya göre, bugün ilaçlarını kullanmadı. Oğlunun durumundan şüphelen annesi 55 yaşındaki Zahide G, olayı doktor olan bir yakınına haber verdi. Doktor da kadına yardım etmeleri için polise bilgi verdi. Bu sırada B.G, annesine sert bir cisimle vurarak öldürdü. Olayın ardından B.G evden hızla kaçmaya başladı. Bölgede devriye görevi yapan polis ekipleri, bir kişinin koşarak denize girdiği fark etti. Kıyıdan 200-300 metre açılan B.G’nin kurtarılması için deniz polisinden yardım istendi. Konyaaltı Sahiline gelen deniz polisi B.G’yi bota aldı. Bu sırada B.G. deniz polisine ‘annemi öldürdüm, annemi öldürdüm’ diye feryat etti. Deniz Polisi Kaleiçi Yat limanına çıkarttıkları B.G’yi diğer meslektaşlarına teslim etti. B.G polis tarafından gözaltına alınırken, eve sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Eve gelen sağlık ekipleri Zahide G’nin yaşamını yitirdiği belirlerken, olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.

    Demre’de bulunan baba Adnan G. ise olayın haber verilmesinin ardından gözyaşları içerisinde eve geldi. Adnan G., polis eşliğinde binaya alındı. Evdeki incelemenin ardından Zahide G’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Morguna kaldırıldı.

    Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Şizofrenin şifresi çözüldü

    ABD’de çalışmalarını sürdüren Dr. Süleyman Gülsüner ve birlikte çalıştığı ekip, şizofreniye neden olan 54 yeni gen keşfetti. Bulgular, beyin kaynaklı hastalıkların şifresinin çözülmesinde büyük umut oldu.

     

    WashIngton Üniversitesi’nde bilimsel araştırmalarını sürdüren Türk doktor Süleyman Gülsüner, aynı üniversitede 3 yıldır öğretim üyesi Dr. Mary- Claire King’le birlikte şizofreninin genetik kodlarının çözülmesi yolunda çok önemli bir çalışmaya imza attıklarını açıkladı.

     

     

    Çalışmalarında sağlıklı ailelerde dünyaya gelen şizofreni hastalarının ve aile bireylerinin genomlarını incelediklerini ifade eden Dr. Gülsüner, çalışmalarının sonunda anne ve babalarında olmamasına rağmen çocukta ortaya çıkan 54 yeni mutasyon bulduklarını bildirdi. Bulunan gen mutasyonlarının özellikle babanın yaşının ileri olduğu durumlarda sperm hücrelerinde ortaya çıktığını anlatan Dr. Gülsüner, ayrıca çalışmada ilk kez mutasyon saptanan genler arasındaki karmaşık ilişkilerin şifresini de ortaya çıkardıklarını dile getirdi.

     

     

    HEYECAN UYANDIRDI 

    Gülsüner, “Yaptığımız çalışmalarda elde ettiğimiz bu bulgular hem insan beyninin nasıl geliştiğini anlamamızı sağlayacak hem de klinik olarak da çeşitlilik gösteren şizofreni hastalığını biyolojik gruplara ayırmamıza ve hedefe yönelik ilaçlar geliştirmemize olanak sağlayacak” diye konuştu.

     

    Çalışma, önemli bilim dergilerinden CELL’de ağustos ayında yayımlandı. Bilim dünyasında beyin kaynaklı hastalıkların şifresinin çözülmesi yolunda büyük heyecanlar uyandıran Dr. Gülsüner’in çalışmasında geliştirdiği yöntemler, otizm ve zeka geriliği gibi hastalıkları aydınlatmak üzere yaygın şekilde kullanılmaya başlandı.