Etiket: Sızlattı

  • 2 kızını kazada kaybeden annenin mahkemedeki sözleri yürek sızlattı

    Mersin’de 6 yaşındaki Ekin ve 9 yaşındaki Evrim Çakmakçı kardeşlerin ölümü, teyzeleri İlknur Emine Yalçın’ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.

    Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya tutuklu yargılanan araç sürücüsü Ramazan Topal (69) ve avukatları ile kazada hayatını kaybeden Ekin ve Evrim Çakmakçı’nın yakınları ve avukatları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Ramazan Topal, “Bu olay aileden sonra en çok beni üzdü. Allah yavrularımızın mekanlarını cennet eylesin. 69 yaşındayım. Bu yaşıma kadar hiçbir suça bulaşmadım. Olay, beni ve ailemi çok üzdü” dedi.

    “Bölgede ışıklandırma yok, karşıdan gelen aracın farı gözümü aldı”

    Duruşmadaki ifadesinde, olay günü ailesiyle yaylaya gitmek üzere yola çıktıklarını aktaran Topal, “Annem, eşim, kızım ve torunum arabamıza binmiş, yaylaya gidiyorduk. Kazanın gerçekleştiği yerde insanların 2’şer 3’er kişilik halde karşıya yürüdüğünü gördüm. O bölgede ışıklandırma yok. Keskin bir viraj var. Bende refleksten dolayı virajı içten aldım. O sırada karşıdan gelen aracın ışığı gözümü aldı. Kızım, ’baba dikkat’ dedi. Fakat ben ses geldikten sonra sağa çekip durdum. Yaralıların yanına gittim. ’Ambulans çağırın’ diye bağırdım. Arabada 5 kişi olduğumuz için ve yükümüzde olduğu için suratli değildim. Ortalama 45-50 kilometre hızla ilerliyordum. Ben bölge ışıklandırma olmaması ve yaya geçidinin o bölgede olmaması gerekçesiyle karayollarından şikayetçiyim” diye konuştu.

    “Siz hiç 2 evladınızı birden kaybettiniz mi?”

    Sanıktan şikayetçi olduğunu belirten anne Özlem Çakmakçı’nın sözleri ise yürekleri sızlattı. Çakmakçı, “Siz hiç 2 evladınızı birden kaybettiniz mi hakim bey? Benim hayatım kaydı. Geceleri üstünü örtmeye kıyamadığım yavrularım yok artık. Ben yaşamıyorum sadece nefes alıyorum. Şikayetçiyim” ifadelerini kullandı. Kaza günü küçük kızların yanında olan ve kazada ağır yaralanan teyzeleri İlknur Yalçın, “Ben olayda yaralandığım için travma yaşadım ve olayı unuttum. Ancak bana anlatılanlar kadarıyla aracın çok hızlı geldiğini biliyorum. Biz yaya geçidini kullanarak karşıya geçecektik. Canımdan çok sevdiklerimin canına kıydı. Şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

    Baba Ali Çakmakçı da sanığın ifadelerini samimi bulmadığını belirterek, “Yolda eğer bir kusur var ise sizin de hızınızı ona göre ayarlamanız gerekir. Ben bunu direk cinayet olarak görüyorum” diye konuştu.

    “Olayda kasıt yoktur”

    Sanığın avukatı, “Bu olayların tekrarlanmaması için bizim gerçeği görmemiz lazım. Bu olayda kasıt yoktur. Kaza yerinde yaya yolu yok, aydınlatma yok, tehlikeli eğim ve tehlikeli viraj var. Bölgede hız sınırı 110 kilometre. Sırf bir yaya geçidi var diye orası yaya geçidi olmaz. Konumu çok sakıncalı bir yerde. Zaten incelediğimizde projede de yok, sonradan yapılmış. ’Tek başına şoför suçludur’ dersek, gelecek yıllarda meydana gelecek kazalardan da sorumlu oluruz. Bu sebepten dolayı sanığın delilleri karatma ihtimali olmadığı için tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

    Çakmakçı ailesinin avukatları ise olayın çok vahim bir olay olduğunu belirterek, “Sanık olayda ne frene basmış, ne korna çalmış ne de manevra yapmıştır. Bu sebeplerden dolayı biz keşif ve hız tespiti istiyoruz. Tutukluluk halinin de devamını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti, keşif yapılması, hız tespiti ve usul tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna incelemeye gönderilmesi, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 31 Ocak tarihine erteledi.

    “Trafik cinayetleri artık kimsenin kaderi olmasın”

    Mahkeme çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan anne Çakmakçı, “Çok üzgünüm. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bir trafik kazası demiyorum, bu bir trafik cinayeti. Trafik kurallarına uymayan birileri yüzünden çocuklarımı kaybettim. Yani bu acının tarifi yok. Sesimizi herkesin duymasını istiyorum ve adalet istiyorum. Herkesin bu acıyı anlamasını istiyorum. Ben 2 çocuğumu bir gecede kaybettim. Trafik cinayetleri artık kimsenin kaderi olmasın” dedi. Baba Çakmakçı ise şu ifadeleri kullandı: “Bu olay tamamen bir trafik cinayetidir. Başka çocukların ölmemesi için mütalaaya uygun bir kararın çıkacağına inanıyorum.”

    Olay anı

    Mersin’in Merkez Toroslar ilçesi Gözne Yolu Sarnıç mevkiinde kuzenleri Emine Yalçın ile birlikte otomobilden inen Evrim (9) ve Ekin Çakmakçı (6) adlı kız kardeşler, karşıya geçmek için yola çıktıkları sırada, süratle gelen Ramazan Topal yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmiş, kazada Emine Yalçın da ağır yaralanmıştı.

  • Tüfekle vurulan ayının hali yürekleri sızlattı

    Tarım ve Orman Bakanlığı, Karabük’te tüfekle vurularak yaralanan ve ’Düşes’ adı verilen boz ayının tedavisinin Karacabey Ovakorusu Ayı Barınağı’nda devam ettiğini açıkladı.

    Geçtiğimiz günlerde Karabük’te Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ekiplerine yaralı bir boz ayı görüldüğü ihbarı ulaştı. Duyarlı insanların ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, yaralı ayıyı Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde bulunan Çanakçılar Hayvanat Bahçesi’ne nakletti ve burada ilk müdahale gerçekleştirildi. “Düşes” adı verilen boz ayı, yaralarının aşırı derece enfeksiyon kapması, çok zayıf ve bitkin olması üzerine acilen Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesine nakledildi. Yol boyunca ara ara yaralı ayının tedavi ve kontrolleri yapıldı. Burada detaylı olarak tetkik ve incelemeleri yapılan yaralı boz ayının faklı açılardan çekilen röntgenlerinde vücudunda saçma taneleri olduğu ancak vücudunda kırık ve çatlak bulunmadığı tespit edildi. Veteriner Fakültesinde genel tedavi ve bakımları yapılan Düşes, Karacabey Ovakorusu Ayı Barınağı’na götürüldü. Yaralı hayvanın tedavisine DKMP Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan Karacabey Ovakorusu Ayı Barınağı’nda devam edilecek.

    Barınak güçten düşmüş hayvanlara ev sahipliği yapıyor

    Ovakorusu Ayı Barınağı’nın çeşitli sebeplerle güçten düşmüş ve yeniden doğaya bırakılamayacak durumdaki ayılara ev sahipliği yaptığını belirten Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Türkiye’nin ilk ayı barınağı olan ve 30 hektarlık bir alanı bulunan Ovakorusu Ayı Barınağı, bugün itibarıyla 80 ayıya hizmet veriyor” bilgisini verdi.

    Düşes’in barınakta tedavi altında tutulduğunu vurgulayan Pakdemirli, “Düşes tedavisinin tamamlanmasının ardından hayatını tabiatta sürdürecek kadar sağlıklı olması halinde yeniden doğaya bırakılacak ve üzerine takılan verici ile izlenebilecek. Aksi halde ise Ovakorusu’nda diğer arkadaşlarının yanında yaşamını sürdürecek” dedi.

  • Yaşlı çiftin dramı yürekleri sızlattı

    Adana’da 62 yaşındaki Burhan Lekesiz, beyin rahatsızlığı nedeniyle felç geçirip çalışamayınca 5 aydır ev kirasını, elektrik ve su faturasını ödeyemez hale geldi.

    Daha önce konfeksiyon işi yapan Burhan Lekesiz (62) bundan 42 yıl önce Selma Lekesiz (64) ile İstanbul’da evlendi. Çift evlendikten kısa bir süre sonra iş için Adana’ya gelip buraya yerleşti. Bu evlilikten çiftin 3 erkek, 2 kız çocuğu oldu. Çocuklar büyüyüp evlendikten sonra çift bir başına kaldı. Konfeksiyon işi yaparak evini geçindiren Lekesiz, 5 ay önce beyin rahatsızlığı nedeniyle felç olup yatalak kaldı. Lekesiz, çalışamaz duruma gelince eşi ne ev kirasını, ne elektrik ne de su faturasını ödeyebildi. Yaşlı çifte şimdi ise komşuları bakıyor. Selma Lekesiz kocasından dolayı evde bakım ücreti almak için başvuru yaptı. Ancak hastane yüzde 63 engelli raporu verdiğinden ağır engelli sayılmadığı için evde bakım ücreti alamadı. Lekesiz, engelli maaşı almak için de başvuru yaptı. Yapılan başvuru kabul edildi ancak henüz maaş bağlanmadı. Lekesiz çifti bundan sonra 3 ayda bir bin 50 lira maaş alacak. Ev kiraları aylık 250 lira olan çifte bu maaş da çare olmadı.

    “Bütün yetkililerden yardım istiyorum”

    Selma Lekesiz, hiçbir yerden yardım alamadıklarını belirterek, “Komşularımız yardım ediyor. Evimiz kira 3 aylık birikmiş durumda su ve elektrik borcum da 3 ay oldu ödeyemiyorum. Çocuklarım var ama onların da durumları benden beter hiç gelip gitmezler, aramazlar. Şu anda hiçbir yardım almıyorum evde bakım ücreti istiyorum. Devlete başvurdum 5 ay oldu hala bir şey söylemediler. 5 ay önce rapor almıştım o geçersiz dediler. Valimizden, kaymakamdan ve bütün yetkililerden yardım istiyorum. Maddi durumumuz kötü, kendimi çok kötü hissediyorum. 64 yaşındayım ve çalışamıyorum. Eşim yerinden kalkamıyor, komşularım gelip yardım ediyor” dedi.

  • (Özel Haber) Kalbi duran çocuğu kurtarma çabaları yürekleri sızlattı

    Eskişehir’de meydana gelen feci kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi ise yaralandı. Kazanın yaşandığı bölgeden yaralıları ambulansla hastaneye taşıyan 112 Acil Sağlık ekiplerinin, kalbi duran çocuğu kurtarma çabaları yürekleri sızlattı.

    Edinilen bilgiye göre; Eskişehir-Ankara karayolu Kaymaz Mahallesi yakınlarında Serdar D.’nin kullandığı 16 NHY 89 plakalı minibüs, tekerleğin patlaması takla atarak, yol kenarında bulunan bir fabrikanın istinat duvarına çarptı. Kaza esnasında araçtan fırlayan sürücünün eşi Hatice Demir ve araçtaki Eyüp Enser Karabayır (3) olay yerinde feci şekilde hayatını kaybederken, yaralanan 8 kişi olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri tarafından Eskişehir’de bulunan çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralananlar arasında 11-12 yaşında olduğu tahmin edilen ve ismi henüz tespit edilemeyen bir çocuğun, 112 Acil Servis ekipleri tarafından hastaneye yetiştirilmesine kısa bir süre kala yolda kalbi durdu. Yol boyunca kalp masajı yapılan çocuk, Eskişehir Devlet Hastanesi Acil Servisine yetiştirildi. Ambulans kapılarının açıldığı esnada, 112 Acil Sağlık ekipleri çocuğu kurtarmak için seferber haldeydi. Çocuğun duran kalbini tekrar çalıştırmaya çalışan ekipler, çocuğun sedye ile acile hızlı bir şekilde götürülmesi sırasında da kalp masajına adeta koşar adım devam etti. 112 ekiplerinin hayat kurtarma mücadelesi verdiği sıralarda yürekler sızladı.

    Öte yandan, hastaneye yetiştirilen çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

  • (Özel Haber) Taksim’de battaniye sarılı uyuyan çocuk yürekleri sızlattı

    Taksim otobüs duraklarında soğuk havada battaniyeye sarılarak uyuyan bir çocuk yürekleri sızlattı.

    İstanbul’da geçtiğimiz günlerde mendil satan çocuğun metrobüste yorgunluğa dayanamayıp bir yolcunun dizine başını koyarak uyuyakalması yürekleri sızlatmıştı. Benzer bir görüntü bu kez Taksim’de kaydedildi. Cumhuriyet altgeçidinde otobüs duraklarında kameraya yansıyan görüntüde yine ufak bir çocuk vardı.

    Akşam saatlerinde durağın en kalabalık olduğu saatte, küçük bir çocuğun dondurucu soğukta battaniyeye sarılı uyuması yürekleri sızlattı.