Etiket: Sizin

  • Sahte savcının korkuttuğu kadın,”Ne varsa size vereyim, herşeyim sizin olsun” dedi

    Adana merkezli 15 ilde yapılan operasyonda tutuklanan 19 sahte savcı ve polisin dolandırmaya çalıştığı bir kadının sahtekarlardan korkup, “Tamam sayın savcım. Teşekkür ederim sayın savcım. Herşeyim sizin olsun, üzerimde ne var ise gelen arkadaşlara vereceğim, ayrıca birikmiş aylıklarım var bunlara da gelin bakın” dediği ortaya çıktı.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Adana Emniyet Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında, telefon dolandırıcılarına yönelik 15 ilde yaklaşık 100 adrese yapılan baskında, vatandaşları milyonlarca lira dolandıran çete çökertilmiş, 46 kişi gözaltına alınmıştı. Şahıslardan 8’i ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, 38 kişi bir hafta boyunca sorgulanmış, ardından zanlılar adliyeye sevk edilmiş, zanlılardan 19’u tutuklanırken, 1 kişiye ev hapsi cezası verilmiş, 14 şahıs adli kontrol şartıyla, 4 şahıs ise savcılıktan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Bu sahte savcı, polis ve amirlerin vatandaşları nasıl dolandırdığıyla ilgili teknik takibe takılan tapeleri ortaya çıktı. Tapelerde vatadaşarı arayan kişilerin özellikle FETÖ’yü kullanıp vatandaşları korkutarak dolandırmaya çalıştığı, önce bir kişinin polis olduğunu söylediği daha sonra telefonu amire verdiği en sonrda telefonu savcıya verdikleri, vatandaş savcı ile konuşurken onu korkutmak için arkadan amirin ya da polisin telsizle konuşup vatandaşla ilgili talimat veriyor gibi yaptığı belirlendi.

    Sahte savcı, polis ve amirin bir yabancı uyruklu kadını dolandırmaya çalışması ise tapelere şöyle yansıdı

    Vatandaş: Alo

    Vatandaş: Efendim

    Sahte Polis: ……… İlçe Emniyet Müdürlüğünden arıyorum ben. Başkomiser …….. kimle görüşüyorum.

    Vatandaş: ………

    Sahte Polis: Telefonun yasal sahibi siz misiniz hanım efendi?

    Vatandaş: ……. Şey ben yabancıyım, fazla Türkçe bilmiyorum anlamıyorum yani.

    Sahte Polis: ……… Ben sizi amirime veriyorum aktarıyım.

    Sahte Amir: Hanım efendi …… İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Bürosundan ben …….. şuan görüşmüş olduğumuz ……… nolu hattın yasal sahibi sizmisiniz aslen nerelisiniz hangi memleket?

    Vatandaş: …… Ben yabancıyım

    Sahte Amir: Bir saniye (diğer taraftan müştekinin duyması için dolandırıcının yanında bulunan diğer x şahıs: 7632 dinliyorum, arkadaşlar şuan verilen adresle irtibat halindeyim zaten şahıs yabancı bir şahıs yabancı uyruklu bir şahış fazla türkçesi yok şuan irtibat kurmaya çalışıyoruz. Fetullah terör örgütü için çalışıyor olabilir anlaşıldı mı anlaşıldı tamam) Bayan siz kimsiniz, ne iş yapıyorsunuz?

    Vatandaş: Ben yabancıyım ismim ….. sigorta şirketinde ….. yanında çalışıyorum.

    Sahte Amir: ……….. neyiniz olur, akrabanız mı?

    Vatandaş: Hayır ben burada çalışıyorum?

    Sahte Amir: He şimdi kayıp bir kimlik var. Kayıp olan kimliğiniz Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri tarafından kullanılmış. Ayrıca ne zaman Türkiyeye giriş yaptınız?.. beyin anne adı …….

    Vatandaş: Kimin bu kayıp kimlik ne istiyorsun?

    Bu sırada başka bir erkek dolandırıcı şahıs telefonu alarak

    Sahte polis memuru 2: Ben Emniyetten ….. ne kadar zamandır bu iş yerinde çalışıyorsun? Sigorta şirketi ….. bey…… nin babasının ve annesinin adını biliyormusun? ……………. beyin baba adı …………. anne adı………… mi

    Vatandaş: hayır yanlış.

    Sahte polis memuru: yanlış.

    Vatandaş: Anne adı……. baba adı …….

    Sahte polis memuru: Tamam üç tane kimlik var şuan elimizde bir saniye şuan elimizde üç tane kimlik var o yüzden şaşırdık bilgilerde annesi …… mı

    Vatandaş: ………a mı anne adı

    Sahte Polis Memuru: Baba adı …………..

    Vatandaş:Evet evet bildiniz, siz nereden biliyorsunuz?

    Sahte Polis Memuru: ……… Cumhuriyet başsavcısı şuanda dinlemekte bizi. Yasal olarak telefonlarımız kayıt altına alınıyor.

    Sahte Polis Memuru: sana ……nin ismini annesinin babasının ismini vereceğim.

    Vatandaş: tamam tamam

    Sahte Polis Memuru: annesi ……… babası ……….. doğum yeri…………….. kimlik numarası ……………..

    Vatandaş: Evet doğru

    Sahte Polis Memuru:İş yeri ………… mahallesi ……… sokak

    Vatandaş: Hayır yeni………..karşısı…………sigorta

    Sahte Polis Memuru:Şuan savcıya veriyorum seni bir dakika bekle sayın savcım buyrun

    Başka bir şahıs telefonu alarak kendini savcı olarak tanıtarak

    Vatandaş: Alo

    Sahte Savcı: iyi günler

    Vatandaş: iyi günler

    Sahte Savcı: hanım efendi ……. isimli şahsın TC kimlik numarasını polis memuru arkadaşlarım size okudular mı?

    Vatandaş: evet evet

    Sahte Savcı: doğru mu

    Vatandaş: evet

    Sahte Savcı: …….i beyin kimliği saat 15.00 sıralarında Diyarbakır’da fetullahçı terör örgütü üyesinin üzerinde bulunmuş. Bu şahsı yakaladılar. Bu şahıs devlet tarafınca aranıyor. 14 yıl yatarı var. Anladın mı? Operasyon ile ilgili tüm bilgileri sana verdim. Sen de operasyona dahil oldun. Bu neden ile sakın kimseye birşey söyleme, operasyonun gizliliğini bozarsın.

    Vatandaş: Tamam da bu konu beni ilgilendirmez ki. Ben işçiyim burada ….. beyin numarasını vereyim ya da eşininkini onunla görüşün.

    Sahte Savcı: tamam, ilk önce seni aradık ve operasyona dahil ettik. Daha sonra onları operasyona dahil edeceğiz. Kimseye polisler beni aradı demeyeceksin. Anladın mı? Yoksa operasyonu bozarsın, işinden de olur sınır dışı edilirsin?

    Vatandaş:Kimse söyleyeceğim yani tamam, sen bu konuşmalarla beni korkutuyorsun birşey mi var?

    Sahte Savcı: …….. (Sahte Amir: 7632-7632 dinliyorum şimdi arkadaşlar görüştüğümüz Suriye uyruklu bir insan zaten. Biz konuyla ilgili biz konunu ihracını sağlıyoruz. Suriyeli şahısta bir sıkıntı yok. Bayan her türlü bilgileri veriyor zaten tama mı? ona göre gereken güvenlik tedbirlerin alırsınız. Bayanda bir sıkıntı yok, zorluk çıkarmanın bir anlamı yok tamam mı? Benden talimat bekliyorsunuz anlaşıldı mı? anlaşıldı tamam tamam)

    Vatandaş: Ama ben korktum. Bir saniye ne oluyor anlamadım. Bana anlatsana ne oluyor.

    Sahte Savcı: tamam anlatacağım sana, seni ilgilendirmiyor hiç bir şey. Ama operasyona dahil oldun ayrıca bu kayıp kimlik ile kredi çekilmiş kredinin de çalışanları tarafından çekilerek Fetullahçı Terör Örgütü’ne verildiği ayrıca kredi kartı çıkartılarak ziynet eşyası alındığı tespit edilmiştir. Şuanda ziynet eşyası olarak orada ne bulunduruyorlar. Çünkü kuyumcu mağdur durumda. İş yerine gelip arama yapacağız. Ayrıca iş yerinden ruhsatsız silah olduğu ihbarını aldık. Biz biliyoruz sizin ve patronunuun herhangi bir olaya karışmadığını. Anca temize çıkarmak istiyoruz.

    Vatandaş: şimdi ben ne yapacağım?

    Sahte Savcı: merak etme. Ben şimdi polisi yanına göndereceğim. Senin yanında arama yapacak. Anladın mı? Sakın korkma. Kimseye birşey deme

    Vatandaş: Nerede olacak arama?

    Sahte savcı: İş yerinde senin çalıştığın yerde.

    Vatandaş: benim bulunduğum iş yerinde mi?

    Sahte savcı: Evet şuan polisleri oraya göndereceğim Üzernde ziynet eşyası ve paran var mı? İş yerine bulunan tüm paraların sayımını yaparak seri numarasını alacağız. Gelene kadar hazır ol, telefonunu kapatma sakın.

    Vatandaş:Neyi arayacaklar?

    Sahte savcı: Altın almış kuyumcudan. Bunlar fetullahçı fetullah terör örgütü üyesi ………. beyin adına çıkarılan kredi kartından altın almışlar ordanda dövizciye gidip döviz almışlar.

    Sahte savcı:Arkadaşlar geliyor. Ekiple birlikte hareket etsinA arama esnasında farklı birşey çıkarsa üstüne kalır ona göre. Alo şuan neyin var?

    Vatandaş: Tamam sayın savcım, teşekkür ederim sayın savcım, herşeyim sizin olsun. Üzerimde ne var ise gelen arkadaşlara veririm, ayrıca birikmiş aylıklarım var bunlara da gelin bakın. Ama geri vereceksiniz demi?

    Sahte Savcı: Paranın seri numarası lazım bana. Sonra geri vereceğiz sana çünkü ……beyin adına kredi kartı çıkartmışlar. Sonra altın almışlar o kartlarla sende zaten. En son polise geleceksin. Seni arayacağız sen de geleceksin anladın mı?

    Sahte Savcı: Şunda sizinle görüşen polis memuru arkadaşımıza yardımcı oluyorsunuz. Tamamı bu operasyon gereği şuanda sizde bulunan paranın zaten seri numarası alınacak. Ordan parmak izleri kontrol edilecek. Kimse sizden bir talep bulunduğu zaman sayın savcıya dersiniz bana tamam mı?

    Vatandaş: Ben anlamadım,hızlı hızlı konuştun anlamıyorum ben.

    Sahte Savcı: Şuanda diyorum ki size sayın savcı …….. benimle görüşüyor diyorsun. Ha bu şahıslar polis memuru arkadaşlarım, bu iş yerinde çalıştığınız için bu iş yerinde ziynet eşyası yada Türk parası bazında yada yabancı para bazında ne bulunduruyorsan bunların bilgisini aktarıyorsun tamam mı hanım efendi?

    Sahte Savcı: Şuanda bunlar bankadan yasal olmayan işlemler yapılmış zaten. Sizin paranız kendi paranız kimseye para vermiyorsunuz etmiyorsunuz. Şunu ben demek istiyorum size; siz sadece bunların size yapılacak olan benim talimatım üzerine, yani benim emrim üzerine yapılacak olan aramada kontrolde anlıyorsunuz değil mi?

    Sahte Amir: Şuanda sizin iş yerinize polisler geliyor yardımcı olun telefonu kapatmayın.

    Vatandaş:tamam polis sensin anladım da neden paramı alacaksınız? O zaman ben de polisten gidip alacam parayı.

    Sahte Amir: Adına kredi kartı düzenleyip kuyumcuya gitmiş altın almış. Anladın mı sana polis göndereceğim. Sonra sen gelip alacaksın paranı tamam mı?

    Vatandaş:Tamam ……………..

  • Özhaseki, Batı’ya sert çıktı: “Sevsinler sizin kaygınızı”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti İl Danışma Toplantısı’nda Batı’ya sert eleştirilerde bulundu. Özhaseki, “Bunlarda vicdan yok. Bunlarda insaf yok. Bunlarda merhamet yok. Allah bunların insafına terk etmesin bizi” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret ve toplantı için geldiği Zonguldak’ta ziyaretlerini AK Parti İl Başkanlığı ve Kozlu Belediye Başkanlığı ile sürdürdü. İl Başkanlığı binasında partililerle bir araya gelen Özhaseki, ardından da Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin’i ziyaret ederek belediye çalışmaları hakkında bilgi aldı.

    AK Parti İl Başkanlığı Danışma Toplantısı’na da katılan Mehmet Özhaseki, Batı’yı sert bir dille eleştirdi. Katıldığı çevre bakanları toplantısında yaşanan diyaloğu da hatırlatan Bakan Özhaseki, şöyle konuştu:

    “Geçtiğimiz günlerde çevre bakanları toplantısı vardı. Bir sürü bakan oturmuş, ‘işte iklimde artış oluyor, karbon ve sera salınımında fazlalık var. Önümüzdeki yıllarda insan nesli tehlikeye düşebilir.’ Bunları konuşalım eyvallah, karbon salınımını da sera gazı salınımını da geriye doğru çekelim konuşalım. Bunlar niçin yapılıyor? 30 sene sonra insan neslini tehlikeye düşürmesi tahmin edilen bir işten dolayı yapılıyor. İyi güzel de kardeşim eyvallah da şu anda Akdeniz’de çocuklar boğuluyor. Nesil gidiyor. Aileler gidiyor. Analar, babalar yavrularının elinden tutmuş bombadan kaçıyorlar. 2 milyon 700 bin insan ülkemizde misafir ediliyor. Milyonlarca insan yuvasından uzaklaşmış. Her an çocuklar ölüyor. Allah’tan korkmazlar ona bakın. Hayır ona bakmazlar. İşlerine gelmiyor. Artistlik yapılacağı zaman yapıyorlar. İki fok balığının başında görüntülendiği zaman gösteriyorlar. Ama insan gidiyor o insan sıfatı sadece ‘Müslüman’ diye dönüp bakmıyorlar. Gariban insan ülkelerine girecek, gazetecisi bile çelme atıyor. Ahlaksızlar. Bunlarda vicdan yok. Bunlarda insaf yok. Bunlarda merhamet yok. Allah bunların insafına terk etmesin bizi.”

    “Kimsenin cesaret edemediği bir vesayeti çökerttik”

    Türkiye’de kimsenin dile getirmeye cesaret edemediği bir vesayet rejiminin AK Parti iktidarları sayesinde sonlandırıldığını ifade eden Bakan Özhaseki, hükümetin her alanda başarılı olduğunu ifade etti.

    Turgut Özal, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan gibi isimlerin derin yapıya güçlerinin yetmediğini söyleyen Mehmet Özhaseki, şöyle devam etti:

    “Aklınıza gelebilecek her alanda başarılıyız. İddialıyız bu konuda. Türkiye’de bir vesayet rejimi vardı. Biz bu vesayet rejimini çökerttik. Eski başbakanlar farkındalardı. Ama güçleri yetmiyordu. Rahmetli Ecevit de, Erbakan da, Özal da biliyordu. Herkes biliyordu. Devlet çok iyi biliyordu. İliklerine kadar hissediyordu o derin yapıyı. Ama güçleri yetmiyordu. 1946’da çok partili sisteme geçtikten sonra o derin yapı geriye çekilip, ‘insanlara seçme ve seçilme hakkı verdik ama bu insanlar yanlış yaparlar, o yüzden bizim geride öyle güçle durmamız lazım ki istediğimiz zaman iktidarı alaşağı edelim, istediklerimizi iş başına getirelim’ diye bir fikri var. Arkasından gelen Demirel’e, O’nun devamı olduğu için oy verdiler. Fakat derin yapı yine onun da burnundan fitil fitil getirdi. Özal için de aynı şey geçerli, Erbakan için de geçerli. Bizim iktidarımızın da yıllarında aynısını yaptılar. Niye? İnsanlar kendine benzeyeni seçiyorlar, kendi gibi düşüneni seçiyorlar. Kendi gibi yaşayanı seçiyorlar. Kendi değerlerine sahip olanı seçiyorlar. Ama derin yapı bunu beğenmiyor. Onun kafasında tek tipçi yapı var. O yapı biraz farklı. Herkesi aynı hizaya, aynı çizgiye getirmeye çalışıyor. Kendinden farklı düşünen herkese eziyet ediyor. Sonra da siyasi iktidarları yoldan çıkmış gibi görüp faili meçhullere başlıyor. Tezgahlara başlıyor. Yüzlerce insan öldü hala katilleri belli değil. Sonra o ölümlerin hepsinin sebebini siyasi iktidarlar gibi gösterip ihtilaller yaptılar. Vesayetçi bir yapı vardı. Herkes bunu bilir ama hiç kimse bir şey yapamazdı. Şükürler olsun ki Allah bu milleti seviyor. Recep Tayyip Erdoğan gibi bir yiğit gönderdi. Ve bunların hepsinin canına okudu.”

    “PKK, topluca hareket kabiliyetini kaybetti”

    7 Haziran seçimlerinden 1 Kasım seçimlerine kadar geçen süreci de değerlendiren Mehmet Özhaseki, PKK’nın toplu hareket kabiliyetini kaybettiğini ifade ederek şöyle konuştu:

    “Onların bütün planları boşa çıktı. 1 Kasım’dan sonra güçlü bir şekilde iktidara gelip bir mücadele içerisine girdik. Şehirdeki tüm PKK’lıları temizledik. Eskiden bunlar kırsalda yuvalanırlardı. Bunların yuvalarında canına okumaya başladık. Sonra yurt dışındaki ayağı ile şimdi uğraşıyoruz. Güvenli bölge oluşturup orada da girmelerini engellemeye çalışıyoruz. Dikkat ederseniz eskiden 300 kişi ile 500 kişi ile karakol basardı bunlar. Şimdi ahlaksızlık yapıyorlar. Yere bomba koyup araç patlatıyorlar. Bu bir kişinin yapacağı iştir. Topluca hareket kabiliyetlerini kaybettiler.”

    “Zihniyeti bozuk adamların yerine gelenler düzgün işler yapmaya başladı”

    Devredilen belediyelerde kayyumların çalışmalara başladığını ifade eden Bakan Özhaseki, Batı’nın HDP’li vekillerin tutuklanmasına “Kaygılıyız” demesi üzerine “Sevsinler sizin kaygınızı” diye tepki gösterdi. Özhaseki, “Kayyumlar göreve başladılar. Güzel hizmetler yapmaya başladılar. Alt yapı, üst yapı yapmaya başladılar. Otobüsler hizmete başladı. Çöpler temizlenmeye başladı. Zihniyeti bozuk adamların yerine gelenler düzgün işler yapmaya başladılar. Bir başka taraftan şimdi milletvekilleri hususunda bir işlem var. Yeniden kızılca kıyamet kopuyor. Nereden kopuyor? Yurt içi ve yurt dışından. Yurt dışındakiler terör olurken, bomba patlarken, masum yavrular ölürken sesini çıkartmıyor. İhtilal yapılıyor sesini çıkartmıyorlar. Teröre destek verenlere gel kardeşim hesap ver deyince ‘Biz kaygılıyız’ demeye başlıyorlar. Sevsinler sizin kaygınızı” diye konuştu.

    Özhaseki, konuşmaların ardından partililer ile hatıra fotoğrafı çektirerek Kdz. Ereğli ilçesine hareket etti.

  • Kadın Eylemcilere “Sizin Kocanız Nerede” Tepkisi

    SAMSUN (İHA) – Samsun’da, Cumhurbaşkanı’nın kadınlarla ilgili açıklamalarına tepki göstermek amacıyla basın açıklaması yapan kadınlara bir vatandaş “Sizin kocanız nerede?” diye tepki gösterince gerginlik yaşandı.

    Süleymaniye Geçidi’nde toplanan kadınlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği iddia edilen “Anneliği reddeden, evini çevirmekten imtina eden bir kadın iş hayatından ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir” sözüne tepki için basın açıklaması yaptı.

    Grup, basın açıklamasını okuduğu esnada caddeden geçen bir vatandaş, kadınlara yaklaşarak “Sizin kocanız nerede?” diye tepki gösterdi. Bunun ardından basın açıklaması yapan kadınlar, tepki gösteren vatandaşın üstüne yürüdü. Araya giren polis, şahsı buradan uzaklaştırdı.

    Daha sonra basın açıklamasını tamamlayan eylemci grup açıklamanın ardından dağıldı.

  • Bakan Ünal: “Türkiye Sizin Evinizdir”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, “Kültür ve Turizm Bakanı olarak Rusya federasyonu vatandaşlarına şunu söylemek istiyorum. Türkiye evinizdir. Ve insanların seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. O yüzdende Türkiye’de daha önce olduğu gibi güvenli bir şekilde tatilinizi geçirebilirsiniz” dedi.

    Diyarbakır’da yaşanan terör saldırısı sonucu şehit olan Polis Memuru Ahmet Çiftaslan’nın cenaze törenine katılmak için Kahramanmaraş’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, bir dizi ziyaretlerde bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, şehit Ahmet Çiftaslan’ın cenaze töreni sonrası Kahramanmaraş Kitap ve Kültür Fuarını gezdi.

    Burada ünlü şair Nuri Pakdil, Rasim Özden Ören ve diğer şairlerle bir süre sohbet eden Bakan Ünal, “Bölgemiz bir süreden beri ateş çemberinin içinden geçiyor. Bakanlar kurulunun ilan edildiği gün Türk hava sahasını işgal eden milliyeti bilinmeyen bir uçak angajman kuralları gereği düşürüldü. Daha sonra bilindiği üzere bu uçağın Rus federasyonuna ait bir uçak olduğu fark edildi. bu krizden kaynaklanan bir süreden beri devam eden turizmimize dönük Rusya federasyonun yaptığı bazı açıklamalar oldu. Bu anlamda ilk günden itibaren biz bakanlığımızda oluşturulan bir kriz masasıyla süreci yakından takip ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanı olarak Rusya federasyonu vatandaşlarına şunu söylemek istiyorum. Türkiye evinizdir. Ve insanların seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. O yüzdende Türkiye’de daha önce olduğu gibi güvenli bir şekilde tatilinizi geçirebilirsiniz” dedi.

    “AİLELERE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM”

    Bakan Ünal, konuşmasının sonunda ise, şehit polis memurlarının ailelerine baş salığı dileyerek, “Diyarbakır’ımızda ki dört ayaklı minarenin önünde bir barış adamı bir kültür adamı, kendi tarihine geleneğine aşık ve orta yerde duran yürekli bir insan olarak üçüncü tarafta durabilmeyi beceren ve örgütünde nefret ettiği kişilerden birisi olan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi maalesef kaybettik. Bu olayda teröristler iki polisimizi de şehit ettiler. Bu olayda şehit olan polisimizin yakınlarıyla birlikte olmak ve defin etmek için Kahramanmaraş’ımıza geldik. Buradan ben Tahir Elçi’nin acılı eşine ve ailesine başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

    Bakan Ünal, kitap fuarı gezisinin ardından Kahramanmaraş Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ve AK Parti İl teşkilatını ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

  • Ttso AB Bilgi Merkezi Tarafından “Bu Dünya Yalnız Sizin Değil Hepimizin” Adlı Konferans Düzenlendi

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi ile Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (TRAHAYKO) işbirliğinde “Bu Dünya Yalnız sizin değil hepimizin!” başlıklı konferans Ortahisar İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi.

    Etkinliğin açılışında konuşan Trabzon Ticaret ve sanayi Odası AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Yakup Karbuz, gerçekleştirdikleri etkinlikle insan hakları kadar önemli olan ve dünyayı birlikte paylaştığımız hayvanların da hakları olduğunu, bu anlamda bir farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını vurgulayarak, “Hayvanların sağlıklı yaşam haklarına saygılı bir toplum olamazsak insan haklarına saygıyı da bekleyemeyiz” dedi.

    Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (TRAHAYKO) Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban, derneklerinin temel hedefinin dünyayı birlikte paylaştığımız hayvanların yaşam haklarını güvence altına almak ve bu konuda toplumda duyarlılık oluşturmak olduğunu söyledi. Kurban “Hayvana şiddet olan yerde, insana da şiddet vardır. Sevgi olan yerde şiddet yoktur. Ancak hayvana şiddet varsa insana da şiddet vardır. Bilinen seri katillerin hemen hemen hepsinin küçükken hayvanlara eziyet ettiği, hatta öldürdüğü biliniyor. Suçla mücadelenin ilk basamağı, hayvanlara yönelik ihmal, istismar ve her türlü şiddetin durdurulmasıdır” dedi.

    Kurban, hayvanların itlaf edilmesinin çok yanlış bir yöntem olduğunu da kaydederek “Hayvanların sayısı ne kadar çok artarsa bakımevlerinin şartları, dolayısıyla orada yaşamak zorunda olan hayvanların yaşam koşulları o oranda kötüleşecektir . Kısırlaştırılmayan sokak hayvanları kontrolsüzce çoğalmaktadır. Hayvanları katletmek değil, kısırlaştırmaktır çözüm” diye konuştu.

    Ortahisar İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Lütfiye Kul da yaptığı konuşmada hayvan hakları konusunda duyarlılık oluşturulmasını amaçlayan bu etkinliğin okullarında yapılmasından büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek “Bu eğitim sayesinde hepimiz çok şey öğrendik. Dilerim bu çalışmalarınız daha çok gence ulaşır ve onlar da bu konuda bir farkındalık kazanırlar” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından öğrencilere TTSO AB Bilgi Merkezi tarafından çanta, defter ve kalem hediye edildi.