Etiket: Sizi

  • Dr. Kazak: “Gülüş tasarımı sizi bambaşka birisi yapabilir”

    Dudaklar, diş eti, dişler gibi bir takım estetik kriterlerin ayrı ayrı ve birbiri ile olan ilişkisinin değerlendirildiği, detaylı estetik analizleri kapsayan, gülüş şeklinin değerlendirilmesi olduğunu belirten Diş Hekimi Zafer Kazak gülüş tasarımının kişiyi bambaşka biri yaptığını söyledi.

    Global Diş Hekimleri Derneği Başkanı Diş Hekimi Zafer Kazak, “Dudak seviyesi, dişlerin boyları, diş eti seviyesi, diş rengi, diş dizimi, güldüğümüz zaman dudak ve dişlerin uyumu ve gülme hattı gibi faktörlerin tek tek ve birbirleri ile olan uyumu estetik gülüş analizinin yapılmasında çok büyük önem taşır” dedi.

    Kazak, “Gülüş tasarımı yapılırken dişlerin oluşturduğu bölgenin estetiği (beyaz estetik) ve diş etlerinin oluşturduğu bölgenin estetiği (pembe estetik) değerlendirilir. Bu amaçla öncelikle fotoğraf üzerinde diş etlerinin hangi seviyede olması gerektiği, hangi dişlerin tasarıma dahil edileceği değerlendirilir. Sonrasında dişlerin diş-diş eti-kemik seviyeleri klinik ve radyografik olarak incelenir. Daha sonra tedavi planı netleştirilir.” ifadelerini kullandı.

    Estetik uygulamalarda amaç kişiye yakışanı bulmak olduğunu belirten Kazak, “Gülerken en az dişlerin görüntüsü kadar diş etlerinin seviyeleri ve simetrik görünmeleri de önemlidir. İşte bu noktada tercihen lazer ile diş etlerine müdahale etmek gerekir. Eğer sadece diş etlerine müdahale yeterli ise diyot lazer ile işlem yapılabilir. Ama daha ileri seviye bir düzenleme gerekli ise sert doku veya kombine lazer cihazı gereklidir. Sert doku lazerleri işlem sonrası konfor için de daha çok tercih edilmektedir. Mevcut durumuna göre yapılacak tedavilere göre seans sayısı değişebilir. Tedavi bazen tek seansta bazen de birkaç haftada tamamlanabilir” şeklinde konuştu.

  • Göğüs kanseri sizi de vurmasın

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Can İşler, “Memedeki süt bezleri ve süt kanallarını döşeyen hücrelerin kontrol dışı çoğalmaları ve vücutta yayılarak çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir” dedi.

    Uzman Op. Dr. Can İşler, “İlk adetin erken görülmesi, ileri yaşlara kadar adet görme, menopozun geç olması, ailede meme kanserinin olması, meme kanseri riskini arttıran faktörlerdendir. Tanı yöntemlerindeki hızlı gelişmelere rağmen meme kanseri, 35-55 yaş arası kadınlarda en sık ölüm nedeni olmaya devam etmektedir” diye konuştu.

    Meme kanserinin kadınların en sık yakalandıkları kanser türlerinden biri olduğunu belirten İşler, “Kadınlarda akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür ve kadında görülen tüm kanserlerin üçte biri meme kanseridir. Sıklığı sürekli artış gösteren meme kanserine istatistiklere göre dünyadaki her sekiz kadından biri hayatının bir döneminde yakalanmaktadır. Amerikan Kanser Derneği’nin verilerine göre dünyada her yıl 1 milyon 300 bine kadına meme kanseri teşhisi konulmakta ve 465 bin kadın bu nedenle hayatını kaybetmektedir” ifadelerini kullandı.

    Göğüs kanseri olan kadın tanı ve tedavi sonrası neler hisseder?

    İşler, “Meme kanseri, kadının hayatı boyunca yaşayabileceği en büyük travmalardan biridir. Kanser kelimesi her insanda ölümü akla getirir. Meme kanseri teşhisi konmuş hastada oluşan endişe duygusu yerini korkuya bırakır. İlk aşamadaki bu şok halini atlatan hasta, bir an evvel vücudundaki kanserli dokudan kurtulmak ister ve cerrahi tedavi ile memesi alınır. Ameliyat sonrası ise kansere yakalanmış olmanın verdiği endişenin yanı sıra, yaşamında çok önemli yer tutan organının kaybı hastada tam bir çöküntü yaşatır. Ruhsal, sosyal ve fiziksel sorunlara yol açan memenin kaybı hastada ‘mastektomi sonrası depresyon’ gelişmesine neden olur. Memesini kaybeden kadın kendisini eksik, çirkin ve hayatı boyunca hastalıklı olarak hissedebilir. Sürekli yaşadığı travmayı hatırlar, beden algısı bozulur, cinsel isteği kaybolur, istenmediğini ve beğenilmediğini düşünür. Tüm bunlar ailesi ve sosyal çevresiyle olan ilişkisinin bozulmasına sebebiyet verir. Özellikle yaz aylarında giysi seçimi sorun olur, mayo giyemediği için deniz tatiline gitmek istemez. Diğer memesi büyükse oluşan asimetri, vücut dengesini bozarak omurga sorunlarına neden olur. Dışarıdan kullandığı silikon protez ise terleme ve temas nedeni ile cildi olumsuz etkiler, omuzlarda ve boyunda sorunlara yol açar” şeklinde konuştu.

  • Bakan Ala: “Terör Ateşi Sizi De Yakar”

    BURSA (İHA) – İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Bazıları Türkiye’deki birliktelikten neler başarılacağını bildiği için dış devletler onların maşası haline gelen yapıları Türkiye’nin önünü kesmek için kullanıyor. O maşalara değil arkasındaki sahiplerine sesleniyorum. ’Ateşle oynamayın. Teröre karşı adam gibi bir tavır koymaz önlemler almazsanız bu ateş sizi de yakar” dedi.

    Bursa’daki programlarının ardından verilen iftar yemeğine katılan Bakan Ala, iftar öncesi yaptığı konuşmada, “Türkiye, Avrupa Birliği konusunda üzerine düştüğünü yapıyor ancak Avrupa Birliği’nin kendi içinde yaşadığı sıkıntılar var. Türkiye’de hızımıza yetişemeyen siyasi kadrolar var. Bizim arzumuz onlarında kendilerini reforma etmesidir. Türkiye’ye yakışır Türkiye’nin hedeflerine katkıda bulunacak siyasi muhalefet boşluğunu doldurmalarıdır. Elimizden gelirse onlara katkıda da bulunuruz” dedi.

    Terör hakkında da konuşan Ala, bu sorunu Türkiye’nin ayağındaki pranga olmaktan çıkarıp tarihin çöplüğüne atacağını söyleyerek, “Bazıları Türkiye’deki birliktelikten neler başarılacağını bildiği için dış devletler onların maşası haline gelen yapıları Türkiye’nin önünü kesmek için kullanıyor. O maşalara değil arkasındaki sahiplerine sesleniyorum. ’Ateşle oynamayın. Teröre karşı adam gibi bir tavır koymaz önlemler almazsanız bu ateş sizi de yakar” dedi.

  • Dijital Ayak İziniz Sizi Ele Veriyor

    Omurga problemlerinden diz ağrılarına kadar pek çok sağlık sorunu yanlış ayakkabı seçiminden kaynaklanıyor.

    Gelişmiş ülkelerde oldukça yaygın bir meslek dalı olan ayakkabı uyum uzmanlığı alanında İngiltere’de bir yıl eğitim alan Başak Çilingiroğlu Kurtoğlu, Türkiye’de yöneticisi olduğu Shoe City ayakkabı mağazalarındaki çalışanlara eğitim vererek, mağaza müşterilerinin önce dijital ayak izinin alınmasını ve sonra ayağa uygun ayakkabı seçilmesini sağlıyor. Çorapla bile yapılabilen, 10 saniyelik bir işlemle alınan dijital ayak izinin eğitimli bir uzman tarafından değerlendirilmesiyle, uygun bir ayakkabı ve tabanlık önerilerek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebiliyor. Türkiye’nin ilk ayakkabı uyum uzmanlarından biri olan Başak Çilingiroğlu Kurtoğlu, “Sadece pahalı, markalı ya da ortopedik ayakkabı sağlıklı ayakkabı değildir, önemli olan ayak anatominize uygun ayakkabı giymek” dedi.

    “TOPUKLU AYAKKABI SAĞLIĞA ZARARLIDIR DİYE BİR KURAL YOK”

    Kurtoğlu, amaçlarının ayağın ayakkabı içerisinde rahat edilmesini sağlamak, yürüyüş ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi:

    “Örneğin kemik çıkığı rahatsızlığı yaşayan kişilerin ağrıları, kızarıklık, nasır gibi problemleri doğru ayakkabı ve tabanlık seçimi ile azaltılabiliyor. Teknolojik ürün ile problemli bölgedeki baskıları azaltabiliyoruz. ‘Topuklu ayakkabı çok zararlıdır, hiç kullanılmamalıdır’ diye de bir kural yok; kimi ayak tipleri için geniş kalıplı ayakkabılar kullanmak gerekir, kimi ayak tipleri için ise esnek ve yumuşak iç tabanlı olmak kaydıyla stiletto bile önerebiliyoruz. Önemli olan topuklu ayakkabının, teknolojik ve rahat olanlarını, ayağınıza uygun bir kalıpta ve kısa süre ile kullanmaktır. Özel olarak üretilen tabanlıkların kullanımı da başparmakta meydana gelen deformasyondan kaynaklanan yanlış basmaların önüne geçilerek denge yakalanmasını sağlıyor, böylece belirli bölgelerde biriken baskı ortadan kalkarak ağrıların azalmasına yardımcı olabilir. Diyabet hastalarının giyebileceği ayakkabılar çok sınırlı olduğu düşünülür ama diyabetik ayağı olanlara çok geniş seçenek sunuyoruz. Ayak problemlerinin büyük kısmı cerrahi operasyonlara gerek kalmadan doğru ayakkabı ve tabanlık kullanımı ile azaltılabiliyor. Burada püf noktası, ayağın yapısı ve seçimi yapanın ayak anatomisi konusunda eğitimli olması.”

    AYAKKABI ALIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN

    Kurtoğlu, “Ayak başparmağı kemiklerinde oluşabilecek çıkıkların ve ağrıların önüne geçebilmek için; ayağın genişliğine ve şekline uygun, öne doğru sivrilmeyen ayakkabılar tercih edilmeli, ayakkabının bitiş noktası kemiğin orta kısmına gelmemeli, toka, fiyonk gibi detaylar kemiğin üzerine gelmemeli, astarında dikiş olmayan, yumuşak derili ürünler tercih edilmeli, yüksek topuklu ayakkabılar kısa sürelerle kullanılmalı, iç tabanı sert olmayan, yastıklı ve destekli ürün tercih edilmeli” diye konuştu.

  • Güzelliğiniz Sizi Şanslı Yapıyor

    Psikoterapist Aile Çift Ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, fiziksel görünümünün insanlar üzerinde oldukça etkili olduğunu söyledi.

    Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Sarışınlar aptaldır, dövme yaptıranlar aykırıdır, gözlük takan öğrenci çok çalışkandır, esmerler seksidir, takım elbiseli kişiler güvenilirdir. Bunun gibi düşünceler neredeyse toplumun hemen her kesimi tarafından bilinen ve kabul gören inanışlardır. Bu gibi inanışlar insanların fiziksel görünümüne bakarak onlar hakkında fikir yürütmenin ne kadar kesin yargılara varabildiğini göstermektedir. İnsanların fiziksel görünümü ile onların ruhsal dünyaları ve nasıl bir kişi oldukları hakkında bilgi edinme arzusu uzun zamandır merak uyandıran bir konudur” dedi.

    Fiziksel görünümün insanlar üzerinde oldukça etkili olduğunu dile getiren Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Özellikle güzelliğin/yakışıklılığın etkili olduğunu ortaya koyan birçok araştırma göstermektedir ki; insanlar fiziksel görünümden etkilenmektedir. Fiziksel çekiciliğin flört veya evliliklerde etkili olduğunun yadsınamaz bir gerçek olduğunu çoğu kişi kendi yaşamında deneyimlemiştir” diye konuştu.

    Sosyal Psikolojinin “Halo Etkisi” teorisi fiziksel çekiciliğin kişiler üzerindeki etkisini açıklayan bir kavram olduğunu belirten Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Halo etkisi fiziksel olarak çekici kişilerin, doğru olmasa bile, olumlu başka özelliklere de sahip olarak algılanmasıdır. Örnekle söylemek gerekirse; güzel bir kızın aynı zamanda sevecen, zeki, bilgili olduğunun beklenmesidir. Birçok araştırma fiziksel çekici kişilerin; daha olumlu bir kişiliğe, daha yüksek bir konuma sahip ve evlenme-evliliğinden mutlu olma olasılığına sahip kişiler olarak değerlendirildiğini göstermektedir.

    Fiziksel çekici kişiler gerçekten olumlu özelliklere sahip midir yoksa bu özellikler sadece çekici oldukları için bu kişilere atfedilmektedir? Fiziksel çekici kişiler; çevresi tarafından sıklıkla, kendilerine güvenlerini ve saygılarını artıracak şekilde olumlu destek görmektedir. Alınan bir iltifat, yaptığı işlerdeki başarısının değerlendirilmesinden önce gözle görünen fiziki görünümün dikkati çekmesi, sadece çekici olduğu için ahlaki güzelliğe de sahip olduğunun düşünülmesi bu kişilerin daima olumlu desteklenmesini sağlamaktadır” dedi.

    Fiziksel çekici kişilerin birçok açıdan şanslı denilebileceğini anlatan Uzman Psikolog Naciye Tokaç, daha sonra şunları kaydetti;

    “O denli ki; suçlu olan kişilerden fiziksel çekici olan kişilerin görece daha az çekici olanlara göre daha az cezaya çarptırıldığını söyleyebiliriz. Hatta fiziksel çekici bir kişiyi öldürmenin, çekici olmayan birisini öldürmekten daha fazla ceza gerektirdiğini araştırmalar ortaya koymuştur. Buraya kadar genel olarak fiziksel çekiciliğin kişi için olumlu yönlerinden bahsedildi. Ancak endişe etmeyin! Çekiciliğin işe yaramadığı, önemsiz olduğu veya görmezden gelindiği durumlar oldukça fazladır. Halo Etkisi ancak kısa süreli etkileşimler, çekici bir kişinin dışarıdan gözlenmesi gibi durumlarda geçerli olmaktadır. Bir kişi ile yüzyüze etkileşimde bulunulduğunda, kişi ile gerçekçi ve tam bir bilgi alışverişinde bulunularak iletişim kurulduğunda Halo Etkisi zayıflamaktadır.

    Çekiciliğin işe yaramadığı bir diğer nokta herhangi bir kişiye karşı suç işlenildiği durumlardır. Eğer çekici bir kişi size karşı bir suç işlerse; sizi dolandırır veya hırsızlık yaparsa o kişinin güzel/yakışıklı olmasının hiç önemi olmamaktadır.

    Eğer bir kişiyle yeni tanışıyorsanız, bir kişiyi işe alacaksanız, karşılıklı alışveriş yapacaksanız veya birisiyle yeni bir iş anlaşması yapacaksanız ve bu kişi fiziksel olarak çekici biriyse sadece bir görüşme ile yetinmemenizi; bu kişiyi gerçekçi olarak tanımak için farklı zamanlarda birkaç görüşme daha yapmanızı öneririm. Böylece Halo’nun yanıltıcı etkisinden kurtulabilirsiniz.”