Etiket: Sizi

  • Başbakan Yardımcısı Canikli: “Milletten korkuyor, milletten kaçıyor, milleti sevmiyor, millet de sizi sevmiyor”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Bu Kılıçdaroğlu, bu CHP eskiden beri böyle milletten korkuyor milletten kaçıyor, milleti sevmiyor, millet de sizi sevmiyor. Hani var ya Kemal Sunal’ın bir filmi; ‘Sütoğlan seni sevmedim babanı da sevmezdim’. Bu millet bunların babasını da İnönü’yü de sevmedi öyle. Çünkü bu millete hak ettiği hizmeti vermedi” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, memleketi Giresun’un Tirebolu ilçesinde katıldığı ‘Daima Millet, Kararımız Evet’ mitinginde vatandaşlara hitap etti. Bazılarının sandık, seçim ve referandumdan çok korktuğunu belirten Canikli, “Engellemek istediler, takip ettiniz zaten. Ya niye korkuyorsun, vatandaşın karşısına gitmekten niye korkuyorsun? Sandık demek ne demek sandığın kurulması ne demek? Seçim demek, halkoylaması demek, milletin karşısına gitmek demek, millete hesap vermek demek” dedi.

    Kılıçdaroğlu’na , “Niye kaçırıyorsun milletten? Niye korkuyorsun milletten ?” diye soran Canikli, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bunlar eskiden beri böyle. Bu Kılıçdaroğlu, bu CHP eskiden beri böyle milletten korkuyor milletten kaçıyor, milleti sevmiyor, millet de sizi sevmiyor. Millet onların hani var ya Kemal Sunal’ın bir filmi var ‘sütoğlan seni sevmedim babanı da sevmezdim’ bu millet bunların babasını da İnönü’yü de sevmedi öyle. Çünkü bu millete hak ettiği hizmeti vermedi. Millete tepeden baktılar, milleti hor gördüler.”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduktan sonra siyasetin palavra döneminin tekrar başladığını ifade eden Canikli, “CHP Genel Başkanı olduktan sonra tekrar o siyasetin o palavra dönemi inanın başladı, çok üzüntü verici bir hadise. 2011 seçimlerinde bakın hatırlarsınız bu meydanda da konuşmuştum, 2011 seçimlerinde çalışma yapıyoruz seçim propagandası yapıyoruz sayın Kılıçdaroğlu her gittiği yerde kim ne isterse tamam diyor veriyorum diyor, kim ne isterse yani petrolün bir liraya düşürülmesinden tutun da aklınıza ne geliyorsa, isteyen herkese söz veriyor hiç sorgulamıyor olur mu olmaz mı? Bunun parası var mı? yok mu? ne kadara mal olur? devletin bütçesi buna yeter mi? hiç hesap kitap yapmadan tamam diyor. Bugüne kadar artık öyle vites yükseltti ki sayın Kılıçdaroğlu inanın yalan konusunda beşinci vitesi bile attı, boşa attı eskiden vardı biliyorsunuz araba rampadan aşağı bırakılır boşa atar traktörler özellikle füze gibi gider şu anda Kılıçdaroğlu o noktada” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından ilçeden ayrılan Canikli, Giresun’a geçerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Giresun Valiliği yanında vatandaşlara hitap edeceği alanda incelemelerde bulundu.

  • Bakan Çavuşoğlu: “CHP Antalya’da yerleşik Rus vatandaşlara ’16 Nisan’dan sonra sizi zorla Müslüman yapacaklar’ demiş”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP’nin Antalya’da gerçekleştirdiği referandum çalışmalarında Türk vatandaşı olan Rusları, ’Müslümanlıkla’ korkuttuğunu söyledi.

    Referandum çalışmalarını Antalya’da sürdüren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası binasında Antalya Sivil Düşünce Platformu’nun düzenlemiş olduğu “Anayasa Değişikliğini Konuşuyor” adlı panele katıldı. AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, Sivil Düşünce Platformu Başkanı Hidayet Gültekin ve Platform üyelerinin katıldığı panelde konuşan Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Antalya’daki referandum çalışmalarını eleştirerek, “Muhtarlıklar kalkıyor diyorlar, anayasada muhtarlar var. Dahasını da söyleyeyim, burada Türk vatandaşlığı alıp yaşayan Ruslar var, onlara gidip ‘16 Nisan’dan sonra sizi zorla kapatıp, Müslüman yapacaklar’ demişler. İki tane oy alacağım diye ne yalan söylüyorsun, onları korkutuyorsun” dedi.

    Yeni anayasa hakkında bilgiler veren ve referandumu sürecini değerlendiren Çavuşoğlu, hayati bir referandum öncesi CHP’nin Antalya’daki çalışmalarını eleştirdi. Çavuşoğlu CHP’lilerin Türk vatandaşı olan Rus vatandaşlarına giderek, ‘Müslümanlıkla’ korkuttuğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partililerin referandum çalışmaları kapsamında Türk vatandaşı olup Antalya’da yaşayan Rus vatandaşlara, “16 Nisan’dan sonra sizi zorla bir yere kapatıp Müslüman yapacaklar” dediklerini öne sürdü.

    “Ne olacak şimdi?”

    Çavuşoğlu, “Burada Türkiye vatandaşlığı alan Ruslar var, onlara gitmişler CHP’liler, ‘16 Nisan’dan sonra sizi zorla Müslüman yapacaklar’ demişler. Şaka gibi geliyor dimi? Partiye gelmişler, konsolos da gelmiş böyle bir şey var mı diye. Bugün gidip o Ruslara yok öyle bir şey diyeceğiz. Türkiye’nin imajını da bozuyor. Yalan söylüyorsun. Gidiyorsun iki tane oy alacağım diye, burada huzur içerisinde yaşayan insanlara onları korkutuyorsun. Ne olacak şimdi? Bu dürüstlüğe sığar mı? Bu insanlar Rusya ile Türkiye arasında kriz olduğu dönemler de bile rahatça yaşadılar. Biz de gittik onları ziyaret ettik hem Antalya’da hem Alanya’da. Biz bunları aşarız, siz hiç merak etmeyiz, Türk milletine emanetsiniz dedik. Bunu her zaman da dile getirdik” dedi.

    Ortak Bakanlar Kurulu zirvesinin toplumsal bir platformda Rus bir kadının konuşmasıyla Rusya- Türkiye krizindeki hassas yapıyı ortaya koyduğunu belirten Çavuşoğlu, “Oradaki platformdan bir bayan çıkıp dedi ki ‘Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun gidip de Ruslara orada güven vermesi, gerçekten unutmayacağımız bir jestti’ dedi. Demek ki hassas. Ne gidip yalan söylüyorsun, sizi zorla Müslüman yapacaklar diye. Bizim atalarımız böyle mi yapmış? Bizim atalarımız, cihan imparatoruydu. Gittiği yerlerde zorla insanların dinini mi değiştirdi, dilini mi değiştirdi. Bağımsızlıklarını kazandıktan sonra hepsi diniyle, diliyle, kültürüyle yaşadı. Elbette karşılıklı kültürel iletişim olabilir ama diniyle, diliyle her şeyiyle bağımsızlığını kazandılar. Bizim ecdadımızın hoşgörüsünü yaşatmak bizim boynumuzun borcudur” diye konuştu.

  • Mehdi Eker: “Lordlar Kamarası, ’Sizi şimdi anladık’ dedi”

    ANKARA (İHA) AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Londra’daki terör saldırısı için “Lordlar Kamarası’ndaki milletvekili dostumuz, ‘Sizi şimdi anladık’ dedi” ifadelerini kullandı. Eker, Almanya’da ifade özgürlüğünün ‘hapis cezası’ ile tehdit edilerek engellendiğini, namaz kılmak istediğini, ‘Camiyi kapatırız’ diye mukabele edildiğini söyledi. TGRT Haber’in konuğun olan Eker, bölücü terör örgütü PKK’nın lider kadrosunun Almanya’da ‘telekonferans’ ile miting yapabildiğine dikkat çekti.

    “LORDLAR KAMARASI, ‘SİZİ ŞİMDİ ANLADIK’ DEDİ”

    Londra’daki terör olayı üzerine konuşan Eker, “Türkiye olarak biz öteden beri, terörün bir bumerang gibi, bir gün Batı’yı da vuracağını söylemiştik. Ancak Avrupa’daki dostlarımız, bize inanmadılar. Talihsiz olay sonrası Lordlar Kamarası’ndaki bir milletvekili arkadaşımı hemen aradım; açmadı. Arkasından mesaj gönderdi; ‘Merak etme; ben iyiyim, ancak parlamento bloke oldu’ dedi. Sonra bir cümle daha yazdı; bu çarpıcı ‘Şimdi bu işin ne demek olduğunu daha iyi anlıyor gibiyim’ dedi. Terör belasını Batı, yeni yeni yaşıyor. Avrupa’nın sorunu aslında şu; hem merkez sağ hem de merkez sol güçlü bir lider eksikliği yaşıyor. Bu da bir boşluk oluşturuyor; yabancı düşmanlığı, İslamofobi, aşırı uç söylemleri besliyor. Dünyayı tehdit eden DEAŞ ve PKK gibi yapılar, buralarda zemin bulabiliyor. Paris, Berlin, Londra Her yer, herkes bunu yaşıyor. Şu anda steril bir ülke yok. Bütün Batı ülkeleri, enfekte Ancak hâlâ Batılılar, enfeksiyonun farkında değil. Bünyelerinde ağır tahribata yol açacak bir sürece girdiklerini henüz göremiyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

    “TERÖR İLE MÜCADELE İÇİN KÜRESEL İŞBİRLİĞİ ŞART”

    Mehdi Eker, Avrupa Birliği’ne seslenerek, “Dünyanın daha güvenli bir yer olması için Türkiye’deki çoğulculuktan faydalanmaları gerekiyor” dedi ve şöyle devam etti: “Terör için bir küresel işbirliği gerekiyor. Nihayetinde kıta Avrupa’sında bir ülkeye girmek ile bir ada ülkesine girmek ve en güvenli yer olan parlamento yakınında terör eylemi yapmak aynı şey değil. Terörle küresel, topyekün bir mücadele konusunda samimiyet göstermemiz gerekiyor. Türkiye’de bu vahşet yaşanınca farklı, Fransa, Almanya, İngiltere’de olunca başka bakıyor, yaklaşıyorsak; burada bir çifte standart vardır. Bunu da insanlık ailesi görüyor; kimse görülmüyor zannetmesin. Nereden, kimden gelirse ve kime karşı olursa olsun biz, terörist eylemi, terör faaliyetlerini, terörizmi lanetliyoruz.”

    “HANNOVER’DE 1 YIL HAPİS CEZASI İLE TEHDİT EDİLDİK”

    12 Mart’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Rotterdam’da sınır dışı edilmesinden sonra Mehdi Eker de 17 Mart’ta Hannover’de antidemokratik engelleme ile karşılaştığını hatırlatarak, “Siyasi faaliyet yapıyoruz gerekçesiyle bizim, Almanya ve Hollanda’daki toplantılarımızı iptal edenler; aynı gün PKK’ya açık alanda, binlerce kişiyi bulan mitingler yaptırdılar. Geçtiğimiz cuma günü, Hannover’de daha havaalanı kapısında polisler önümüzü kesti. Yanlarındaki bir evraktan okuyarak, ‘Siz buraya oy istemek için geldiniz. Burada siyasi toplantı yapmanıza müsaade edemeyiz’ dediler. Benim ‘1 milyon 440 bin’ vatandaşım var ve milletvekili seçimi değil; halk oylaması yapıyoruz; ancak insanların bilgi edinme haklarını ellerinden alıyorlar. Polise; demokrasi, ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını da içeren ‘Kopenhag Siyasi Kriterleri burada geçerli değil mi?’ diye sordum. Ardından bir mektup gösterdiler; Hannover Belediye Başkanı imzasıyla Karşı koyarsak, faaliyetlerimizde eğer ısrar edersek, bir yıl hapis cezası ve para cezası kesilerek muamele edileceği yazıyor. İtiraz hakkınız mevcut, ancak ceza-i uygulama geciktirilmeyecektir; çünkü sonuç alınıncaya kadar siz gerekli çalışmanızı yapmış olursunuz. Yani; o nedenle, ‘itiraz hakkınız da kapalıdır’ demeye getiriyor. İfade özgürlüğümüzü kısıtlayan bu antidemokratik, siyasal uygulamaları, uluslararası mahkemelere taşıyacağız” diye konuştu.

    “NAMAZ KILMAK İSTEDİK, POLİS ‘CAMİYİ KAPATIRIZ’ DEDİ”

    Eker, Almanya’nın Hannover kentinde polislerle bir müddet köşe kapmaca oynadıklarını ifade ederek, “Alman gazeteler, kendi internet siteleri üzerinden navigasyon vasıtasıyla benim nerelere girip çıktığımın lokasyonlarını paylaştı. Bir manada; beni hedef gösterdiler. Nitekim, bir lokantada PKK’lılar ile karşılaştık. Orada sloganlar attılar. Aynı PKK’lılar bir müddet sonra haber aldığımız üzere bizim girip çıktığımız mekanların sahiplerini, bizi misafir ettiler diye tehdit etmeye başlamış. Almanya Polisi bu ölüm tehditlerine ise kayıtsız kalmayı tercih ediyor. Bir cami ziyaret etmek ve namaz kılmak istedik; polisler ‘camiyi ibadete kapatırız’ diye tehdit etti. Eğer ihlâl söz konusu olursa; ‘20 bin Euro’ da para cezası kesilecekmiş. Parası mesele değil de; bizim yüzümüzden insanlar mağdur olmasın diye vazgeçtik. Toplantı yapacağımız salonların sahibi işletmelere de ihtarnameler geçiliyor; ‘Buna müsaade ederseniz, sözleşmelerinizi iptal eder, mekanınızı kapatırız’ diye baskı yapılıyor. Yani; özetle, bir sistematik bir ‘hayır’ kampanyası yapılıyor. Bu da şunu gösteriyor; Türkiye badire, tuzakları bir bir aşıyor; geçtikçe engellemeler artıyor, büyüyor” dedi.

    “16 NİSAN KABUSLARI; ÇÜNKÜ ‘KALKINMA’ ARTACAK”

    Berlin Havalimanı’nın çok uzun yıllardır bitirilemediğine dikkat çeken Eker, “Ancak biz, 3. Havaalanı’na başladık, bitiriyoruz. 29 Mayıs 2013’te, Gezi Olayları’nın patlak verdiği gün temeli atılan 3. Köprü bitti. Türkiye’nin böyle uluslararası çapta, mega projeleri hayata geçirmesi birilerinin menfaatine dokundu. Almanya’yı, Hollanda’yı rahatsız eden işte bu Türkiye’nin büyük projelerle kalkınıp onlarla arasındaki farkı açmaya doğru yönelmesi Bakınız, Brexit’le İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrıldı. Çünkü birlikteki ekonomik çıkmazdan etkilenmemek için kendini dışarı attı. Yakında AB diye bir şey de kalmayacak zaten. Avrupa parçalanma ve dağılmanın eşiğinde Bunun yanında da Türkiye yükselişini sürdürüyor. Bir de bu referandum meselesi kabûsları oldu. Türkiye’nin bir sistem değişikliği ile eğer önü açılır da istikrar sağlanırsa; durdurulamayacağını kestiriyorlar. Türkiye’nin önünü açacak oylama yüzünden geçmişte gizli saklı yaptıkları tüm engelleme faaliyetlerini artık açıkça, ulu orta yapıyorlar” açıklamasında bulundu.

  • Oturuşunuz sizi fıtık etmesin

    Uzmanlar, günlük hayatta oturma ve ayakta durma esnasında meydana gelen duruş bozukluklarının belirli bir yaştan sonra fıtığa sebebiyet verdiğini söyledi.

    Duruş şekilleri, insanın beden ve ruh durumunu etkiliyor. Günlük hayatta oturma ve ayakta durma esnasında meydana gelen duruş bozuklukları, belirli bir yaştan sonra kolay kolay düzeltilemeyen problemlere yol açabiliyor. Hareketsizlik, iş hayatında belli bir duruş vaziyetinde çalışma, yanlış pozisyonda oturma ve yatma alışkanlığı önemli duruş bozukluklarına sebep olabiliyor. Kötü postür, özellikle omurgamız üzerinde oluşturduğu deformasyonlarla birlikte bel ve boyun fıtığına zemin hazırlıyor.

    Birçok insan standart pozisyonda oturduğundan daha fazla bir zamanı bacak bacak üstüne atarak geçirmekte olduğunu belirten uzmanlar, bacak bacak üstüne atmak, oturma alışkanlıkları arasında en yaygını olduğunu söyledi. Devamlı tekrar eden ve süreklilik gösteren bir davranış olunca sağlığa zararının olup olmaması da ayrı bir önem taşıdığını ifade eden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uz. Dr. Ali Şahabettinoğlu, çok küçük bir zararı olan davranışın bile sürekli tekrarlanması durumunda ciddi rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyledi.

    Sürekli aynı ve yanlış pozisyonda oturma şeklinin omurgayı zorlayarak kasların gerilmesine sebep olabileceğinin önemine değinen Uzm. Dr. Ali Şahabettinoğlu, uzun süre masa başında çalışanların, sırtta kamburluk, omuzlarda çökme ve yuvarlaklaşma ve boynun öne doğru eğim yapması şeklindeki duruş bozukluklarına maruz kalabileceğini ifade etti. Ali Şahabettinoğlu, “Uzun süre bacak bacak üstüne atmak, otururken vücudun yanlış şekil almasına da sebep olabilir. Sürekli yapılan yanlış alışkanlıklarda bel incinmesine, sakroiliak sendromuna ve kronikleşen bel-kalça ağrılarına davetiye çıkarır. Uzun süreli bacak bacak üstüne atmanın bahsedilen bu olası zararları tabi ki bir günde ortaya çıkmaz. Ancak ortaya çıktıktan sonra da geri dönüşü hasta açısından zahmetli olur. Bu yüzden bacak bacak üstüne atılsa bile bu süreyi kısa tutarak ve sık tekrarlamayarak vücut sağlığını korumak gerekir. Özellikle bel fıtığı ve bel kayması geçiren hastaların buna daha da özen göstermesi gerekir” dedi.

    Bel fıtığı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi ve sakroiliak sendromda uyguladığı maniplasyon tedavisinin (elle tedavi) oldukça başarılı sonuçlar verdiğini belirten Uz. Dr. Şahabettioğlu, bu tedavinin seanslar halinde yapıldığını ve rahatsız bölgeye birtakım döndürme, germe, bastırma ve esnetme manevraları uygulandığını söyledi. Şahabettinoğlu son olarak boyundan kola-ele vuran ağrı veya uyuşma mevcutsa boyun fıtığı, belden bacağa yayılan uyuşma var ise bel fıtığı olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

  • Hükümlü basın mensuplarına “sizi çok özlemiştik baba” dedi

    Adana’da yağma, kapkaç, silahlı tehdit, uyuşturucu suçlarından hapis cezası alan 7 hükümlü yakalandı. Hükümlülerden birinin basın mensuplarına “Sizi çok özlemiştik baba” demesi herkesi güldürdü.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı İnfaz Büro Amirliği ekipleri, yağma suçundan 5 yıl hapis cezası alan Ferhat A., uyuşturucu ticareti yapmak suçundan 5 yıl hapis cezası alan Erhan A., kapkaç suçundan 5 yıl hapis cezası alan Metin A., yağma suçundan 5 yıl hapis cezası alan Feyyat G., bilişim, banka ve kredi kartlarını araç olarak kullanıp dolandırıcılık yapmak suçundan 4 yıl hapis cezası alan Ramazan S., silahla tehditten 3 yıl 6 ay hapis cezası alan Cercis D., yağma suçundan kesinleşmiş 4 Yıl 8 ay hapis cezası ile aranan Gökhan D.’nin yakalanması için şafak vakti operasyon başlattı. Polis, Gülbahçesi ve Yeşilyurt Mahallesi’nde 7 ayrı adrese eş zamanlı operasyonda 7 hükümlüyü yakaladı. Hükümlüler daha sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere adli tıp birimine götürüldü. Bu sırada yağma suçundan 5 yıl hapis cezası alan Feyyat G. kendisini görüntüleyen basın mensuplarına el sallayıp gülerek, “Sizi çok özlemiştik baba” diye tepki vermesi herkesi güldürdü. Diğer hükümlülerde “Ne yaptık, birine tecavüz mü ettik, cinayet mi işledik ne çekiyorsunuz” diye tepki gösterdi. Sağlık kontrolünden geçirilen hükümlüler adliyeye götürüldü.