Etiket: siyasi

  • “Vagon tartışması siyasi”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, kadınlara öncelikli vagon tartışmasının siyasi olduğunu, sadece bir kesimin sesinin çıktığını, toplumun büyük çoğunluğunun olumlu bulduğunu söyledi.

    Belediye Meclisi’ne ise taciz tartışması damgasını vurdu. CHP’li Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ, kadınlara öncelikli vagonu eleştirirken Recep Altepe’ye yönelik, “Bu kararla siz dahi bütün erkekleri potansiyel tacizci durumuna düşürdünüz” sözleri Ak Partili üyelerin tepkilerine sebep oldu. Başkan Recep Altepe, Bursalılardan gelen bir talep karşısında böyle bir uygulamayı başlattıklarını, renk ayrımı ve zorlama olmadığını, bunun örneklerinin dünyanın bir çok önemli başkentinde yaşandığını hatırlattı.

    Cumhuriyet Halk Partisi Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ ise, “Biz daha önce şiddete maruz kalan kadınların duraklardan önce indirilmesi ya da gidecekleri yere kadar götürülmesi için önerge verdik. Pembe otobüs uygulamasını reddetmiştik. Kadınlara öncelikli vagon uygulaması kadın erkek eşitliğini ve ayrıştırmayı tetikleyen bir durum olduğundan dolayı infial oluştu. Bursa’da siz dahil bütün erkekleri potansiyel tacizci durumuna düşürdünüz. Herkese eşit imkanlarla çalışmaların yapılarak insanlara daha hızlı daha insanca ulaşımın sağlanacağını düşünüyorum. Pembe vagonun kaldırılacağını düşünüyorum” dedi.

    Tacizci sözleri Ak Partili meclis üyeleri ve Başkan Altepe’nin tepkisini çekti.

    Meclis üyeleri Aktuğ’dan bu sözlerini geri almasını, herhangi bir ayrım olmadığını, vagonların farklı renklere boyanmadığını, bayanların talebiyle böyle bir kararın alındığını, çok da olumlu geri dönüşleri olduğunu ifade ettiler.

    Başkan Recep Altepe de, tepki gösterenlerin siyaset için bunu yaptığını, daha uygulama başlamadan Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili’nin eylem yaptığını hatırlattı. Bayan öncelikli vagon uygulamasının isteğe bağlı bulunduğunu, metrolardan şikayet eden bayanların son vagonu kullanabileceğini ifade eden Altepe, “Hedefimiz ayrımcılık değil, kalite ve huzur kenti Bursa’yı daha da üst standartlara taşımak. Yaptığımız düzenlemeler boşuna değil. Yaşam kalitesi açısından Bursa, Türkiye’de ilk sırada. Dünyada ise 20 şehir arasında. Bu da kalite anlamında vatandaşa yönelik tercihli bir uygulama. Erkek ve kadın taşımacılığı son bulmuş değil. Böyle bir şey söz konusu da değil. Burada rahatlığı ön planda tuttuk. İsteyen bayanlar, arka vagonda eşleriyle birlikte seyahat edebilsinler” diye konuştu.

    Başkan Altepe, Bursa’da metro ve toplu taşıma sistemlerinde standartların vatandaşlardan gelen talepler üzerinde şekillendiğini kaydetti. Daha önce yüz yüze olan oturma sisteminin bu anlayış çerçevesinde gidiş yönünde tek yön olarak değiştirildiğini, yine gece yarısı toplu taşıma araçlarını kullanan bayanlara istedikleri noktalarda inip binme özgürlüğünün tanındığını vurgulayan Başkan Altepe, “Amerika´da vatandaşın ayağını nereye koyacağı bile metrolarda belirlenmiş. Biz de ise toplumun talepleri doğrultusunda kurallar koyuluyor. Sadece metroda değil toplu ulaşımda da kadınlara yönelik belirli düzenlemelere gittik. Geceleri durak harici biniş inişlerde kolaylık ve öncelik sağladık. Herkes memnun. Bu dünyanın her yerinde bu şekilde” şeklinde konuştu.

    Başkan Altepe, bayan öncelikli vagon sisteminin siyasilerce polemik konusu yapıldığını söyledi. Sistem daha uygulamaya girmeden olumsuz yönde gündem oluşturulduğunu, acımasız ve mantıksızca eleştiriler yapıldığını kaydeden Başkan Altepe, Japonya’nın isteyen bayanları 15 yıldır farklı renklerde vagonlarla taşıdığını vurguladı. Toplu taşımada kimsenin kimseyi rahatsız etme hakkının bulunmadığını, bu doğrultuda talep edilen bir alanda daha küçük bir düzenleme yaptıklarını belirten Başkan Altepe, “Bunun için kimseye zorlama getirmedik. Yeni uygulama çerçevesinde herkes istediği gibi inip binebilecek. Bunlar kent içi yaşam kalitesini, huzurunu arttırmak için yapılıyor. Ortalığı karıştıranların New York´tan, Tokyo´dan haberi yok” ifadelerini kullandı.

  • Milletvekili Boynukara’dan FETÖ’nün siyasi ayağı ile ilgili açıklama

    AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, FETÖ’nün siyasi ayağının ancak siyasi bir kararlılıkla ve siyasi yöntemlerle ortaya çıkartılabileceğini söyledi.

    Milletvekili Adnan Boynukara, FETÖ’nün siyası ayağı ile ilgili yaptığı açıklamada, FETÖ’nün kendisiyle mücadele eden siyasi iktidarı zayıflatmayı ve iktidardan düşürmeyi, FETÖ ile ilişkiye girmiş olan siyasilerin ise buradan kendilerine iktidar çıkarmayı amaçladıklarını söylemenin mümkün olduğunu kaydetti.

    FETÖ’yle ilk mücadeleyi başlatanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğunu ifade eden Milletvekili Boynukara, “FETÖ, farklı formatlarda olsa da, 50 yıla aşkın bir süredir var olan bir örgütlenmedir. Bu süreçte, ülke yönetimlerinde bulunan iktidarların ve siyasi partilerin bir biçimde yapıyı tehdit olarak görmedikleri ve önlerini açtıkları ise açıktır. Bu tutumun asıl nedenini, bahsettiğimiz üç sürecin ana aktörü olan ABD’nin sergilediği yaklaşımda aramak gerekir. Bu ilişkinin kodlarını çözen ilk lider Erbakan ve örgüt ile mücadeleyi başlatan ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. FETÖ’ye karşı mücadelenin alenileştiği tarih, dershanelerin kapatılması konusunun gündeme geldiği tarihtir. Süreç içinde bu mücadele sertleşti ve FETÖ, işi seçilmiş hükümeti devirme girişimine kadar ilerletti. AK Parti bir yandan FETÖ ile mücadele ederken, bir yandan da kendi içinde önemli bir ayıklanma sürecini başlattı. 2012 yılından itibaren yapılan seçimler ve kongreler, AK Parti’nin ayıklama ve arınma işlemini kolaylaştırdı. 50 yıllık süreç içinde ilk kez bir iktidar bu karanlık örgütü karşısına almış, terör örgütü olarak tanımlamış ve örgütün varlığını milli güvenlik sorunu olarak tayin etmiştir. Bu noktada, FETÖ konusundaki siyasi tutumları, 2013 öncesi ve 2013 sonrası şeklinde tasniflemek de mümkündür. 2013 öncesinde FETÖ’ye karşı sergilenen tutumların tümü, klasik sağ refleksin ürünüdür. Bu refleks ise özellikle yerel siyasi aktörlerin güçlüden yana olmak, güçten nemalanmaya çalışmanın en somut örneğidir. Maalesef bu tutum, siyasetin temel sorunu ve zayıf yönüdür. Bu tutumu mahkum edip, siyasetin bu kişiliklerden ayıklanmasında büyük yarar var” dedi.

    “FETÖ’nün siyasi ayağı ancak siyasi bir kararlılıkla ve siyasi yöntemlerle ortaya çıkartılabilir”

    FETÖ’nün, kendisiyle mücadele eden siyasi iktidarı zayıflatmayı ve iktidardan düşürmeyi, FETÖ ile ilişkiye girmiş olan siyasilerin ise buradan kendilerine iktidar çıkarmayı amaçladıklarını söylemenin mümkün olduğunu dile getiren Milletvekili Boynukara, “FETÖ unsurları tarafından yapılan yasa dışı dinlemeler üzerinden siyaset yapma çabasını anlamak mümkün değil. Yasa dışı dinlemelerden elde edilen kayıtları TBMM’de gündeme getiren siyasetçilerin bu ilişkiyi açıklamaları gerekir. FETÖ’nün siyasi ayak tartışmalarının sağlıklı yürümesi için bu bilgilerin kimlerden alındığı ve bunun üzerinden neyin amaçlandığı ortaya çıkmadan siyasi ayak tartışmalarına cevap bulmak zor. Her türlü riske ve olumsuzluğa rağmen, FETÖ’nün siyasi ayağı ancak siyasi bir kararlılıkla ve siyasi yöntemlerle ortaya çıkartılabilir ve temizlenebilir. 15 Temmuz darbe girişiminin, siyasete arınma imkan tanıdığı açık. Bunun sürdürülmesi önemli. Aslında tüm bu tartışmalar, mücadelenin tartışmasız lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan objektif ihtiyacın pekişerek devam ettiğini de ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

  • MTM, Mayıs ayı siyasi gelişmelerin nabzını tuttu

    Medya Takip Merkezi (MTM), Mayıs ayında siyasi gelişmelerin medyadaki nabzını tuttu. MTM’nin hazırladığı medya raporuna göre, Mayıs ayında siyaset gündeminde öne çıkan başlıklar belli oldu.

    Türkiye, hareketli bir ayı daha geride bıraktı. Merakla beklenen NATO Zirvesi gerçekleşirken, Avrupa Birliği Liderleri ile görüşmeler yapıcı havada geçti. Zirvede terörle mücadelede işbirliği vurgulanırken, AB’de ilişkilerin canlandırılması yönünde adımlar atıldı. Diğer yandan, FETÖ operasyonları hız kesmeden devam etti. MTM, Mayıs ayında siyasi gelişmelerin medyadaki nabzını tuttu.

    Rapora göre, Türkiye’nin gündeminde geçtiğimiz ay referandum sonuçları yer alırken, Fethullahçı Terör Örgütü’ne karşı düzenlenen operasyonlar da öne çıkan konular arasında oldu. Mayıs ayında Fethullahçı Terör Örgütü ile ilgili 197 bin 634 haber yapılırken, Olağanüstü Hal (OHAL) 30 bin 599 habere konu oldu.

    Zirvede “Ankara-Brüksel işbirliğine devam” mesajları verildi

    Siyasetin bir diğer gündem maddesi ise kuşkusuz Avrupa Birliği ile olan ilişkiler ve NATO Zirvesi’ydi. Geçtiğimiz ay Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde (AKPM) Türkiye’nin yeniden denetim sürecine alınmasına karar verilmesinin ardından ilk yüz yüze görüşmeler NATO Zirvesi’nde yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Brüksel’de AB liderleriyle yaptığı görüşme yapıcı havada geçerken buluşmada “Ankara-Brüksel işbirliğine devam” mesajları verildi. Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden canlandırılmasının önemine, ayrıca terörle mücadelede işbirliğini güçlendirmenin gerekliliğine değinildi. Rapora göre, Avrupa Birliği 71 bin 728 habere konu olurken, NATO Zirvesi 39 bin 762 haberle yer aldı.

    15 Temmuz Darbe Girişimi 137 bin 131, Referandum 80 bin 405, Başkanlık Sistemi 30 bin 886, Anayasa Değişikliği 22 bin 984 adet habere konu edildiler.

  • Kutay Gözgör: “Küresel piyasalarda jeopolitik ve siyasi risk yeniden ön planda”

    Nişantaşı Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör, küresel piyasalarda yeniden siyasi ve jeopolitik risk sürecinin yükseldiğinin görüldüğünü söyledi.

    Gözgör, bugün Washington Post’ın Trump’la ilgili yeni bir iddia ortaya atması ve İngiltere’de yaşanan patlamanın, güvenli varlık olarak adlandırabileceğimiz ürünlerin ön plana çıkmasına neden olduğunu kaydetti. Güzgör, aynı zamanda Trump beklentilerinin fiyatlamaya devem edebileceğini belirterek, “İngiltere’nin Manchester kentinde gece yarısı bir konser salonunda meydana gelen patlama sonrası 19 kişi hayatını yitirdi ve 50 kişi yaralandı. Polis terör saldırısı ihtimali üzerinde dururken, yaşanan olay sonrası İngiliz Sterlinin değer kayıpları hızlandı. Öte yandan Washington Post’un ABD başkanı Donald Trump’ın istihbarat yetkililerinin Rusya ile seçim konusunda herhangi bir anlaşma olmadığına dair kamuya açıklama yapmasını istediğini ifade etmesi yeniden ABD’de politik risk sürecini hızlandırdı. Piyasalar özellikle terör saldırılarına ilk başta olumsuz tepki verse de ardından hızlı bir toparlanma sürecine girebiliyor. Ancak, ABD odaklı risklerin devam etmesi, Kuzey Kore – ABD ilişkilerinin belirsizliği zaman zaman yükselen jeopolitik riskler yatırımcıların başta altın olmak üzere güvenli varlıklara yönelmesine neden oluyor. Ons altın fiyatları dün itibariyle yüzde 1’e yakın yükseliş gösterirken, gram altın fiyatları da yeniden 145 seviyesini test etti” dedi.

    Gözgör son olarak, “Piyasalarda risk görüntüsünün ne durumda olduğunu görmek içinde kullanılan ABD 10 yıllık tahvil faiz oranları yüzde 1’e yakın düşüş gösterdi. ABD 10 yıllık tahvil faiz oranlarının düşüş göstermesi piyasalarda endişenin yükseldiğini gösteriyor. Önümüzdeki süreçte de piyasalarda ABD odaklı siyasi ve jeopolitik risk sürecinin devam etmesini bekleyebiliriz. Bu yüzden güvenli varlık olarak adlandırılan ürünlerin başında yer alan altın fiyatını destekleyebilir” diye konuştu.

  • İsmail Haniye Hamas’ın siyasi büro başkanı oldu

    Hamas’ın önceki siyasi büro başkanı Halid Meşal, görevini, yardımcısı Ismail Haniye’ye devretti

    Halid Meşal, Katar Televizyonu Aljazeera televizyonuna yaptığı açıklamada, Hamas’ın siyasi büro başkanlığını İsmail Haniye’nin kazandığını söyledi.

    23 Mayıs 1963 yılında Aşkelon’da doğan İsmail Haniye 1987 yılında Gazze İslam Üniversitesi Arap Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

    Haniye, faaliyetlerine Hamas’ın öğrenci kollarında başladı. 1983 ile 84 yıllarında üniversitede üyesi olduğu öğrenci konseyinin bir sonraki yıl başkanı oldu.

    İsrail işgal kuvvetleri tarafından 3 yıl hapse atılan Haniye, yüzlerce Hamas liderleriyle birlikte 1992 Lübnan Filistin sınırındaki Marj al-Zuhour’a sürgün gönderildi. 1992 yılının tamamını sürgünde geçirdi.