Etiket: siyasi

  • BBP Lideri Destici: “HDP ile hiçbir siyasi partinin işbirliği içinde olmaması lazım”

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “HDP ile hiçbir siyasi partinin işbirliği içinde olmaması lazım. Bu millete de vatana da ihanettir. Şehitlerimize de saygısızlıktır” dedi.

    BBP Lideri Destici, Anadolu Üniversitesinin 60’ıncı yılı sebebiyle düzenlediği resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Destici, bazı partilerin HDP ile yapılan ittifaktan rahatsızlık duymadığını belirterek, “Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da terör örgütü partisi olan HDP’nin karşısında olacağız. Hangi siyasi partimiz öndeyse biz onu destekleriz. Bizim önde olduğumuz yerlerde de aynı hassasiyeti diğer siyasi partilerimizden bekliyoruz. HDP ile hiçbir siyasi partinin işbirliği içinde olmaması lazım. Bu millete de vatana da ihanettir. Şehitlerimize de saygısızlıktır. Zira HDP hala PKK’yı terör örgütü olarak nitelendirmiyor. Fakat şu çok net görünüyor ki, CHP ve CHP’nin etrafındaki diğer siyasi partiler HDP ile ittifaktan rahatsızlık duymuyorlar” şeklinde konuştu.

    “Adaylarımız ile birlikte seçime hazırız”

    Destici, partisinin adayları ile birlikte seçime hazır olduklarını aktararak, “Bu hafta sonu Sivas ilimizle başlıyoruz. Sivas belediye başkanı adayımızı ve oradaki ilçe belediye başkanı adaylarımızı açıklayacağız. Daha sonra da yavaş yavaş diğer adaylarımızı da açıklayacağız. Eskişehir’de bu illerimizden bir tanesi. Adaylık müracaatlarımız henüz tamamlanmadı. Tamamlanır tamamlanmaz sizlerle paylaşacağız inşallah.” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzeme yapma girişimlerini tasvip etmiyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği Mevlid-i Nebi programında yaptığı konuşmada, “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzeme yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum. Diyanet camiamızı üzecek milletimizle diyanet mensuplarının arasını açacak tartışmaların hiç kimseye faydası olmadığını düşünüyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği “Mevlid-i Nebi Haftası” açılış programına katıldı. Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Mevlid -i Nebi Haftası açılışına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. “Peygamberimiz ve Gençlik” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi programında ilahiler ve dualar okundu. Protokol konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere çiçek dağıttı.

    “Peygamber Efendimiz bizim hayatımızın her safhasının rehberidir“

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, “Peygamber Efendimizi sadece Kur’an-ı Kerim’in vahyine aracılık etmemiş, aynı zamanda onu bir fiil yaşayarak kendi benliğinde ve ruhunda müşahhas hale getirerek bizler için rehber bırakmıştır. Siyeri Nebi Efendimizi hayatı olmasının yanı sıra bizler ve gelecek nesiller için referans kaynağıdır. Bir Müslüman’ın sünnetle peygamberimizin örnek hayatıyla olan bağı ne kadar güçlü ne kadar kavi ise dini olan bağı da o derece güçlüdür. Bunun için peygamber efendimizin hayatının her safhasını her aşamasını takip ve tavik etmeliyiz. Gençliği evliliği aile reisliği, yaşlılığı, dostluğu, savaşçılığı, idareciliği, tüccarlığı, gazalarıyla Hz. Muhammed Mustafa S.A.S bizim hayatımızı her safhasının rehberidir” dedi.

    “Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz darbe girişimi bize bu konudaki en ufak ihmalin ne büyük sıkıntılara yol açacağını göstermiştir”

    Gençlik üzerinde yapılacak çalışmalarına önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyanet İşleri Başkanı’nı dinlerken gençlik merkezlerinde yaptıkları çalışmanın ne kadar önemli olduğuna özellikle vurgu yapmak istiyorum. Çünkü ne varsa burada var. Gençliğimiz üzerinde yapacağımız çalışmalar bizi geleceğe çok daha farklı hazırlayacaktır. Üstad Nurettin Topçu, ‘Gençlik geleceğin tohumudur’ diyor. Gençliği ihmal eden, gençlerine sırtını dönen onların ruh ve gönül dünyaları için gerekli özeni göstermeyen bir milletin istikbali ve istiklali tehdit altında demektir. Bizlerde son 17 yıldır gençlerimize önem veriyoruz. Eğitimden iş hayatına siyasetten devlet yönetimine kadar gençlerimizin önünü açarak onlara imkanlar sunuyoruz. En önemlisi de gençlerimizi medeniyet değerleriyle buluşturacak, onlara bu dünyadaki varlık gayelerini hazırlatacak projeler yürütüyoruz. Gezi olaylarıyla başlayan ve 15 Temmuz darbesi teşebbüsüyle zirveye çıkan hadiseler bize bu konuda ki en küçük bir ihmalin dahi ne büyük sorunlara, sıkıntı ve acılara yol açabileceğini göstermiştir. Bu ülkenin gençliğine yapılacak en büyük kötülük, onları hayat damarları olan medeniyet değerlerimizden koparmak olacaktır“ şeklinde konuştu.

    “Camiler 18 yıl ezana hasret bırakıldı, bunu bugünlerde yeniden hortlatmaya çalışıyorlar”

    Türkiye’nin eski günlere dönmeyeceğini belirterek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış Türkiye maalesef uzun yıllar böyle bir zihniyetin boyunduruğu altında kalmıştır. Allah Allah nidalarıyla vatanlaştırılan camiler tam 18 yıl boyunca ezanı Muhammediye hasret bırakıldı. Bakın şimdi bu yeniden bu hortlatılıyor, yeniden bu gündeme getiriliyor. Asla başaramayacaksınız. Benim aziz milletim bir daha o günlere dönmeyecek. Bin yıldır milletimizi ayakta tutan değerler bizzat bu ülkenin yöneticileri olarak gericilik olarak yaftalanarak hakir görüldü. Asırlar boyunca İslam’ın Sancaktarlığını yapmanın gururunu yaşayan torunlar öz yurdunda garip parya haline getirildi. Camilerin ahırlara çevrildiği, ihmalkarlıktan yıkıldığı ve birilerine şirin gözükmek için yapılan günler yaşamıştır. Kuran eğitiminin dahi gizil ve saklı verildiği karanlık yıllara şahitlik etti. İnsanların sakalından kıyafetinde dolayı tahkibata uğradığı dönemlerden geçtik. Kız çocuklarını başörtüleri nedeniyle üniversite kapılarında geri çekildi utanç sahnelerin şahit olduk. Bizim gençliğimiz ilericilik adına zifiri bir karanlığın, modernlik adına faşistliğin, Batılaşmak adına din ve millet düşmanlığının hüküm sürdüğü bir atmosferde geçti. Bu ülkenin gençleri sağcı solcu diyerek birbirine kırdırıldı. 21. yy Türkiye’sinde kendi çocuklarımızı üniversitelerde okutamamanın hüznünü yaşadık. Ben bunu baba olarak yaşadıysam bunun mücadelesini vermek benim görevimdir. Bunun mücadelesini veriyorum. Bunları aştık, bu işi daha ileri taşımalıyız. 16 yıldır, Türkiye’yi özgürleştirmek, medeniyet değerleriyle barıştırmak, yokların, yoksulların ve yasakların ülkesi olmaktan çıkarmak için kullandık. Koskoca Almanya üniversitelerinde 3 milyon genç okuyor, bizim ülkemizde 8 milyon genç okuyor. Nitelik itibariyle eksiklerimiz var onu da 5-10 yıl içinde aşacağız. Milletimizi desteğiyle bütün bu konularda çok önemli başarılara imza attık. 16 yıl öncesiyle karşılaştırılınca daha müreffeh bir ülkeye kavuştuk. Yasaklardan ziyade, özgürlüklerin konuşulduğu terör ve şiddete bulaşmadığı sürede her türlü fikrin söylendiği bir dönemde yaşıyoruz” dedi.

    “Gençlerimize sahip çıkmazsak istikbalimizi karartmak isteyenler onların farklı şekillerde ağlarına çekecektir”

    Gençlerle ilgili asıl çalışmanın şimdi başladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl görevimiz şimdi başlıyor. Millet olarak en zor imtihanla yüzleşiyoruz. Geleceğe serptirdiğimiz tohumları layıkıyla yetiştiremez, gençlerimiz istikbale hazırlamayacaksak verdiğimiz emekler boşa gidecek. Gençlerimize Peygamber Efendimizin mirasını onun örnek yaşantısını anlatmamız ve sevdirmemiz gerekiyor. Peygamber Efendimizin nuru ile aydınlanmayan bir kalbin varacağı yer sapkın ideolojilerin bataklığıdır. Gençlerimize sahip çıkmazsak istikbalimizi karartmak isteyenler onların farklı şekillerde ağlarına çekecektir. Bizim gençlere inanmamız gerekiyor. Gençlerle hemhal olmalı onları yargılamadan anlamalı, onların dilini, bilgilerini ve dünyalarını kavramalıyız. Gençlerimizin karakterlerini inşa edecekleri, ilim, bilim, yabancı dil, siyaset, diplomasi, ve yönetim gibi alanlarda geliştirmeliyiz. Gençlerimize sabır ve şefkatle yaklaşarak onlara kulak vermeliyiz. Gençlerimizi asla küçümsememeli, onlara iyi örnek olmalıyız. En büyük erdem, yanlışta ısrar etmemektir. Biz örnek olursak, biz iyi örneklerin yolunu açarsak bu ülkenin gençleri Kandil’deki terör baronlarının, Pensilvanya’daki şarlatanın, televizyon kanallarında sazlı sözlü program yapan ekran soytarıların ağlarına düşmeyecektir” diye konuştu.

    “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzeme yapma girişimlerini tasvip etmiyorum”

    Diyanet İşleri Başkanlığının siyasi tartışmalarda kullanılmasını tasvip etmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyanet camiamızın birlik ve beraberlik çerçevesinde daha yoğun bir çalışma içerisinde olmaya davet ediyorum. Diyanet işleri başkanlığımız siyasi tartışmaların malzeme yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum. Diyanet camiamızı üzecek milletimizle diyanet mensuplarının arasını açacak tartışmaların hiç kimseye faydası olmadığını düşünüyorum. Bir kez daha sevginin, merhametin, yoksulların, yolda kalmışların, mazlumların, gençlerini peygamberi kemali edeple yad ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım: “Karalama ile kötüleme ile siyasi kampanya olmaz”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, belediye başkan aday adaylarına tavsiyelerde bulunarak, “Karalama ile kötüleme ile siyasi kampanya olmaz. Alanı karış karış, kapı kapı gezmemiz gerekir. Bir kişiye belki üç kere, beş kere gideceğiz” dedi.

    MHP Tokat İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım’ın katılımı ile bir otelde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından MHP Tokat İl Başkanı Onur Çalışkan açılış konuşmasını yaptı. MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, MYK üyesi Volkan Dudu, MYK Üyesi Özgür Bayraktar’ın yanı sıra çok sayıda partilinin katıldığı toplantıda kürsüye gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, yaklaşan yerel seçimleri değerlendirdi. MHP’nin bir köprünün kilit taşı olduğunu ifade eden Yıldırım, “MHP bu ülkenin geleceğidir. MHP bu ülkenin birliğini, beraberliğini, güvenliğini ve geleceğini hep ön plana almıştır bütün suçlamalara, saldırılara, yanlış anlamalara rağmen. Cumhur İttifakı devam etmektedir. Cumhur İttifakı ile ilgili attığımız imzanın arkasında duruyoruz. Ama zaman zaman yanlış anlaşılan, tam anlaşılamayan bazen yanlış argümanlar kullanılmaktadır. Efendim geçenlerde gördük ’Türkçülük ırkçılık’ denildi. Sayın genel başkanımız dedi ki; ’Türkçülük ırkçılık değildir’, bunu yanlış biliyorsunuz. Niye? Çünkü biz hiç ırkçı olmadık” dedi.

    Yaklaşan yerel seçimler sürecinde belediye başkan aday adaylarına da tavsiyelerde bulunan Yıldırım, ”Sakın ola ki hiçbir aday adayı olan arkadaşımız diğer aday adayı olan arkadaşımızla ilgili menfi bir şey söylemesin. Yarın söylediğimiz önünüze gelir. Kim getirir, rakibiniz getirir. Arkadaşınıza kötü bir şey söylersiniz o aday olduğu zaman da rakipleriniz gelir derki sizin arkadaşınız böyle söyledi. Onun içindir ki kimseye kötü bir şey söylemeyin. Rakibinize de söylemeyin. Belediye başkan adaylarına tavsiyemiz; ’Ben bu belediye başkanlığını hepinizden iyi yaparım.’ Bu kadar. ’Herkes iyi yapar ama ben çok iyi yaparım.’ Karalama ile kötüleme ile siyasi kampanya olmaz. Alanı karış karış, kapı kapı gezmemiz gerekir. Bir kişiye belki üç kere, beş kere gideceğiz” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından İl Divan Toplantısı partililerin sorularının yanıtlanması ile sona erdi.

  • Eğitim Bir Sen Kayseri 1 Nolu Şube Başkanı Kalkan: “Siyasi irade kararına sahip çıkmalıdır”

    Eğitim Bir Sen Kayseri 1 Nolu Şube Başkanı Aydın Kalkan, Danıştay’ın Öğrenci Andı üzerinde vermiş olduğu karara ilişkin bir açıklama yaparak, “ Siyasi irade kararına sahip çıkmalı ve eski Türkiye’nin hortlamasına geçit vermemelidir” dedi.

    Eğitim Bir Sen Kayseri 1 Nolu Şube Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Eğitim Bir Sen Kayseri Şubesi Yönetim kurulu ve STK temsilcileri katıldı.

    Danıştay 8. Dairesi’nin Öğrenci Andı üzerinde vermiş olduğu karara tepki gösteren Eğitim Bir Sen Kayseri 1 Nolu Şube Başkanı Aydın Kalkan, Öğrenci Andının kaldırılmasına ve demokratik bir Türkiye’nin inşası adına Eğitim Bir Sen olarak destek vermiş olduklarını dile getirerek: “Danıştay 8. Dairesi, idarenin takdir hakkını hiçe sayarak, hukuki denetimin dışına çıkıp hiçbir pedagojik ve bilimsel verilere dayanma ihtiyacı duymadan ilköğretim okullarında “Öğrenci Andı”nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmiştir. Pedagojik veya hukuki hiçbir dayanak göremediğimiz gerekçeli kararda, ülke gerçekliği ve toplumsal mutabakat bir yana uluslararası hukuk ve anayasa dahi görmezden gelinmiştir” diye konuştu.

    Danıştay’ın vermiş olduğu kararla beraber eski Türkiye alışkanlıklarının devam ettiğini vurgulayan Başkan Kalkan, “Bu karar ülkemizde son on beş yıldır insan hakları ve demokrasi alanında gerçekleştirilen atılımların ve kazanımlarının idarenin hukuki denetimini yapmakla yükümlü yargı mensuplarınca halen benimsenemediği ve içselleştirilemediğini göstermektedir. Ne yazık ki yargıyı askeri darbelerle şekillendirilen müesses nizamın temsilcisi konumuna indirgeyen eski Türkiye alışkanlıklarının halen devam ettiği görülmektedir. Andımızın arka planında hiçbir bilimsel ve pedagojik gerekçe bulunmadığını, 1930’lu yılların totaliter rejimlerine öykünmenin çirkin bir tezahürü olduğunu ortaya koyan bu tespit, bugün dahi geçerliliğini ve canlılığını korumaktadır. Mahkemeye göre Milli Eğitim Bakanlığı andımızı kaldırırken bilimsel bir gerekçeye dayanmamıştır. Ancak aynı Mahkeme, andımızın kaldırılmasının eğitime etkileri ya da andımızın gerekliliği konusunda hiçbir bilimsel gerekçe öne sürememiş, kararını hiçbir bilimsel veriye veya araştırmaya dayandıramamıştır. Yine kararda öğrenci andını kaldırılmasındaki eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından araştırma, inceleme ve tespit yapılmadığı ileri sürülmektedir. Oysa ki kararın dayanağı kılınan Milli Eğitim Temel Kanunu ve uzun süredir uygulanmakta oluşunun arkasında eğitim biliminin hangi gereklerinin ve hangi pedagojik formasyon ilkelerin durduğu Mahkemece göz ardı edilmektedir” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Milli Eğitim Bakanlığına seslenen Eğitim Bir Sen Kayseri 1 Nolu Şube Başkanı Aydın Kalkan, 2013’de verilen bu kararın arkasında durma çağrısı yaptıklarını ve bu konuda sorumluluğun siyasi iradenin olduğunu ifade etti.

  • ABD’nin BM Temsilcisi Haley: “İran ve Esad rejimi siyasi çözümle ilgilenmiyor”

    ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley, “Rusya, İran ve Esad rejimi siyasi çözümle ilgilenmiyor. Türkiye bunu geçen hafta öğrendi” dedi.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın talebi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Tahran’da yaptığı Üçlü Zirve’nin sonuçlarını ve İdlib’deki gelişmeleri görüşmek için toplandı. ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Haley BMGK’da yaptığı konuşmada, Rusya ve Esed rejiminin İdlib’de 100’den fazla hava düzenlediğini iddia etti. Haley, “Rusya, İran ve Esad rejimi siyasi çözümle ilgilenmiyor. Türkiye bunu geçen hafta öğrendi, İdlib’de ateşkes istedi ama Rusya ve İran, Türkiye’nin bu teklifini kabul etmedi” dedi.

    “Rusya’nın başka çaresi yok”

    Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, İdlib’de on binlerce El Nusra ve DEAŞ üyesinin bulunduğunu söyledi. Temsilci Nebenzia Tahran Zirvesi’nde, Rusya, İran ve Türkiye’nin tüm Suriye’de terör unsurlarını ortadan kaldırma konusunda hemfikir olduklarını açıkladıklarını hatırlattı. Suriye’de Rusya’nın başka alternatifi olmadığını söyleyen Nebenzia, “Siyasi çözüme karar veren silahlı muhalifleri acilen teröristlerden ayırmaya ihtiyaç var ve bu çağrı uluslararası toplumun tüm üyelerine” dedi.

    “Türkiye ateşkes çağrısından vazgeçmiyor”

    Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) İdlib’de bütün askeri operasyonlara son verilmesi ve ateşkes çağrısında bulunarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısını yeniledi. Sinirlioğlu, Astana görüşmelerinin Suriye’deki şiddeti azaltmak ve demokrasi sürecini hızlandırmak için yapıldığını hatırlattı. Sinirlioğlu, “Ateşkes çağrımız tüm askeri operasyonları kapsıyor ve Türkiye bu yönde çalışmalarını sürdürecek. Uluslararası toplumu da sesli ve aktif olarak çabalarımızı desteklemeye davet ediyoruz” ifadesini kullandı.

    “Kapasitemizin üst sınırına ulaştık”

    İdlib’de askeri operasyonların insani krize sebep olacağına işaret eden Sinirlioğlu, yeni bir mülteci akınının Türkiye ve Avrupa ve ötesinde muazzam güvenlik riskleri oluşturacağı konusunda uyardı. Türkiye’nin 3,5 milyonla dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğunu hatırlatan Sinirlioğlu, “Ama şununla da yüzleşelim uzun süre önce kapasitemizin üst sınırına ulaştık” dedi.

    Sinirlioğlu, “Bugün İdlib’de bizi endişeyle izleyenler terörist değil, 3,5 milyon sivil ve bunun 1 milyonu çocuk. Onları hayal kırıklığına uğratamayız” diye konuştu.