Etiket: siyasi

  • Irak’ta protestocular siyasi parti binalarını ateşe verdi

    Irak’ta protestocular siyasi parti binalarını ateşe verdi

    Irak’ın güneyindeki Nasıriye kentinde hükümet karşıtı protestocular, iki siyasi parti binasını ateşe verdi.

    Irak’ın güneyindeki Kerbela kentinde güvenlik güçlerinin hükümet karşıtı protestocuları destekleyen gruba sert müdahalesine tepki gösteren protestocular, Nasıriye kentinde Ammar el-Hekim başkanlığındaki Hikmet Akımı ve Bedir Örgütü binasını ateşe verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Binada çıkan yangın ekipler tarafından kontrol altına alınırken, protestocular kent merkezindeki el-Hazarat köprüsünde lastik yakarak yolu trafiğe kapattı.

    Kerbela kentinde düzenlenen Erbain törenine katılan bir grubun, İran ile ABD aleyhine slogan atması üzerine güvenlik güçlerinin sert müdahalede bulunması sonucu 100’den fazla kişi yaralandı.

  • EkoAvrasya Başkanı Eren: “Ermenistan, ekonomik ve siyasi buhran içerisindedir”

    EkoAvrasya Başkanı Eren: “Ermenistan, ekonomik ve siyasi buhran içerisindedir”

    Avrasya Ekonomik İlişkiler (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Azerbaycan-Ermenistan sınır hattında devam eden çatışmalarla ilgili olarak bir açıklama yaptı.

    Azerbaycan-Ermenistan sınırının Tovuz bölgesinde meydana gelen çatışmaları yakından takip ettiklerini söyleyen EkoAvrasya Başkanı Hikmet Eren, Ermenistan’ın Covid 19 pandemisi ile mücadele edemediğini, büyük bir ekonomik buhran içerisine girdiğini ve mevcut hükümetin de güvenilirliğini yitirdiğine dikkat çekerek, “Ermenistan, ekonomik ve siyasi buhran içerisine düştüğü zaman Azerbaycan’a saldırmak suretiyle kendi iç siyasetlerini dizayn etmenin gayreti içerisindedir. Ermenistan bir terör devletidir ve siyasi adımlarını terör mantığı üzerine atmaktadırlar. Ermenistan ordusu, sadece sınırdaki Azerbaycan mevzilerine saldırı girişiminde bulunmamış aynı zamanda sivil yerleşim birimlerine ateş açarak daha büyük bir suç işlemiştir. Uluslararası güçlerin ve Ermeni diasporasının yönlendirmesi ile bu suçu işleyen Ermenistan, tarih önünde hep lanetle anılacaktır” dedi.

    Azerbaycan’ın mevcut ekonomik, siyasi ve askeri potansiyelinin çok güçlü olduğunu vurgulayan Hikmet Eren, “Son yıllarda yapmış olduğu reformlar sonucu ekonomik, askeri ve siyasi noktada Kafkaslar’da istikrarın adresi olan Azerbaycan’a karşı kin ve nefret içerisinde bulunan Ermenistan, bilmelidir ki işgalci ve saldırgan tutumuyla geleceği ipotek altına almaktadır. Yaklaşık otuz yıl önce işgal ettiği kadim Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ’da oyalama taktiği sürdüren Ermenistan, dün olduğu gibi bugünde tarih önünde suçluluğuna devam etmekte ve çözüm hususunda kapılarını dünyaya kapatmaktadır. Ermenistan’ı yöneten iradenin arkasında duran uluslararası güçler, bölgede devam eden istikrarın bozulmasının ve bozulan bu ortamdan kendilerine güç devşirmenin gayreti içerisindedirler. Azerbaycan’ın ekonomik, siyasi, askeri ve sosyal hayatı güçlü bir devlet olduğunu ve hakkını da uluslararası alanda her koşulda arayabileceğini ifade etmemiz gerekmektedir” diye konuştu.

    Azerbaycan ordusunun Ermenistan karşısında gösterdiği üstün başarıya ve dış güçlerin süreci yönettiğine dikkat çeken Hikmet Eren, “Sınır hattında devam eden çatışmalarda Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri üstün bir başarı ortaya koymuş ve Ermenistan ordusuna büyük kayıplar verdirmiştir. Fakat bölgeyi kontrolü altında tutmayı düşünen dış güçleri de özellikle göz ardı etmemeliyiz. Rusya Federasyonu’nun Ermenistan’da asker konuşlandırdığı yönünde duyumlar almaktayız, böyle bir durumunun provokasyonlara sebebiyet vereceğini ve Karadeniz-Hazar Havzası’nın barış ve istikrarına darbe vuracağını söyleyebiliriz. Ermenistan, saldırılarına bir an önce son vermeli, bölgedeki tansiyonu düşürmeli ve işgal altında tutmuş olduğu Azerbaycan topraklarından çekilmelidir. Terör mantığı ile yapmış olduğu saldırgan tutumuna devam ettiği takdirde, telafisi mümkün olmayan bir sonuç ile karşı karşıya kalacaktır” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin her koşulda kardeş Azerbaycan’a destek vereceğini beyan etmesi, Türk dünyasında memnuniyetle karşılandığını ifade eden Hikmet Eren, “Kafkaslarda istikrarın devam etmesini ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü ısrarla savunan bir Türkiye var. Özellikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Ecdâdın asırlar boyunca yerine getirdiği bu görevi Kafkaslarda neyse yine yerine getirmeye devam edeceğiz’ ifadeleri Türk dünyasında büyük yankı uyandırmış, dosta güven, düşmana da korku salmıştır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının güçlü olması ve tarihi sorumluluklarını yerine getirme hususunda tereddüt etmeden hareket edebilmeleri, Azerbaycan’ın yalnız olmadığının ispatını ortaya koymaktadır. Bizler de aynı kararlılıkla Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü koruma adına atacağı her adımda yanında olduğumuzu, bir kez daha ifade etmek istiyor ve Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin kıyamete kadar devam edeceğini hatırlatıyoruz” açıklamalarında bulundu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul için en büyük tehdit deprem, en büyük siyasi tehdit ise CHP”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul adaylarını tanıtım programında yaptığı konuşmada, “İstanbul için en büyük tehdit deprem, en büyük siyasi tehdit ise CHP zihniyetidir. CHP zihniyeti ne zaman bu şehrin başına musallat olmuşsa İstanbul acı çekmiş, kıvranmış, vakit kaybetmiştir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul Belediye Başkan Adayları Tanıtım Programı’na katıldı. Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, eşleri ile birlikte geldi.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmaıyla başlayan programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Cem Karaca’nın seslendirdiği “hep kahır” şiirini hatırlatarak, “Biz İstanbul’u hep kahırla devraldık.’ Tarihine kültürüne uygun hizmetlerle donatarak biz bu günlere getirdik. Şimdi İstanbul yeni bir yol ayrımında. Yeni bir tercih aşamasında. İnşallah İstanbul 31 Mart 2019 akşamı kendisini sakinlerinin her yerde güldüğü, huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir şehir olarak geleceğe taşıyacak belediye başkanlarını seçecek. Hem büyükşehirde hem ilçelerde tüm benliğini İstanbul’a adamış adaylarla milletimizin karşısına çıkacağız. Adaylarımız birikimleri ile enerjileri ile projeleriyle 5 yıl süreyle İstanbul’a hizmet edecekler. AK Parti’nin her ferdi gibi İstanbul adaylarımız da hizmet siyaseti ile gece gündüz hemşehrilerimizin emrinde olacak” şeklinde konuştu.

    “İstanbul için en büyük tehdit deprem, en büyük siyasi tehdit ise CHP zihniyetidir”

    CHP döneminde İstanbul’un ihmal edildiğini söyleyen Erdoğan, “İstanbul için en büyük tehdit deprem, en büyük siyasi tehdit ise CHP zihniyetidir. CHP zihniyeti ne zaman bu şehrin başına musallat olmuşsa İstanbul acı çekmiş, kıvranmış, vakit kaybetmiştir. İdeolojik olarak bu partiye oy verenler dışında hiçbir vatandaşımız CHP’nin İstanbul’a hizmet sunacağına inanmadığı için 24 senedir o zihniyeti büyükşehire yaklaştırmadı. Genel başkanından il başkanına şöyle bir baktığınızda CHP zihniyetinin 1994’ün bir adım ötesine geçemediğini görüyorsunuz. Sadece konuşuyorlar, millete hakaret ediyorlar. Ne İstanbul, ne Türkiye, ne de dünyada ne olup bittiği umurlarında. Varsa yoksa kendi partilerindeki iktidar mücadelesi, ekipçilik mücadelesi, hizipçilik mücadelesi. CHP neredeyse sadece bunlardan ibaret bir partidir. Kendileri de bunun farkında oldukları için her seçim şapkadan başka bir tavşan çıkarma peşine düşüyorlar. Bir bakıyorsunuz çarşaflı kadınlara rozet takıyor, bir başka gün müftünün karısı kılığında üyeleri ile tüm inananlara hakaret ediyorlar. Her seçim döneminde kılıktan kılığa, şekilden şekle giriyorlar. Transferden, transformasyona her türlü siyasi oyun bunlarda mubahtır. Tek bir hedefleri var AK Parti’nin önünü kesmek. Bunun için kendilerini, siyasi duruşlarını inkar dahil çeviremeyecekleri numara yok. Boşuna uğraşıyorlar çünkü milletimiz bunları ciğerine kadar tanıyor” ifadelerini kullandı.

    “CHP adını da değiştirse kılığını da değiştirse, söylemini de değiştirse milletimiz onu sesinden tanır”

    Yazar Cenap Şahabettin’in “Karga adını değiştirse de sesinden tanınır” sözlerini hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kargayı biz sesinden tanırız. CHP adını da değiştirse kılığını da değiştirse, söylemini de değiştirse milletimiz onu sesinden tanır. Nasıl mı tanır. Tek parti devrindeki zulmünden tanır. Darbeler cuntalara verdiği destekten tanır. Sokak teröristlerine sahip çıkmalarından tanır. İnancına kültürüne olan husumetinden tanır. Terör örgütleri ile olan ilişkisinden tanır. Ülkesini yurt dışına şikayet edip bu şekilde siyasi rant peşinde koşmasından tanır. Cumhurbaşkanlığı adayı dahil olmaya cesaret edemeyen genel başkanından tanır. Millete hakaret eden yöneticilerinden, milletvekillerinden, il başkanlarından tanır. Lafa gelince demokrat, özünde simsiyah ya da kıpkızıl faşist duruşundan tanır. Milletimiz bunları seçilmiş Cumhurbaşkanını asmakla, zehirlemekle, darbe ile tehdit eden o bet sesinden tanır. Bakın sahip çıkıyor. Niye al birini vur öbürüne. CHP hangi boyaya boyanırsa boyansın milletimiz onu tanır, bilir ve hak ettiği yere yerleştirir” diye konuştu.

    “CHP’ye İstanbul gibi bir şehri teslim etmek, dikeni sulamaktır”

    “Millet bilir ki CHP’ye İstanbul gibi bir şehri teslim etmek, dikeni sulamaktır” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu gerçek karşısında en büyük sorumluluk bize düşüyor. Milletimizi dikeni sulamak mecburiyetinde bırakmamak için teşkilatımızla, milletvekillerimizle, adaylarımızla birlikte çok çalışmak zorundayız. Unutmayın kimse AK Parti’ye oy vermek zorunda değil. Biz insanlarımızın önce gönüllerini fethetmek, sonra oylarına talip olmak durumundayız. Önce ahlakımızla, karakterimizle, duruşumuzla milletimizin gönlüne girecek, ardından yaptığımız hizmetlerle onların oyunu alacağız. Unutmayınız her şeyden önce bir şeye çok dikkat edeceğiz. Tevazu, samimiyet, gayret. Biz 31 Mart’ta kampanyamızı gönül belediyeciliği üzerine bina ettik. Bunun başka bir yolu yok. Şayet bu salonda milletimizin gönlüne girerek oyunu alacağına kalptan inanmayan tek bir kişi varsa bilsin ki yanlış yerdedir”

  • Türkiye ve Venezuella Cumhurbaşkanlarının siyasi dostluğu ihracatta rekor getirdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Venezuella Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro arasındaki yakınlaşma, ihracat rakamlarına olumlu yansıdı. Türkiye’den Venezuella’ya yapılan ihracat, 2018 yılında yüzde 207’lik artışla 36,7 milyon dolardan 112,8 milyon dolara çıktı. Venezuella’nın ithalattaki tercihi de Türkiye oldu.

    Venezuella’ya Türkiye’den yapılan ihracatta ilk sırayı 56,5 milyon dolar ile hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü alırken, ikinci sıranın sahibi 17 milyon dolarlık ihracatla taşıt araçları ve yan sanayi sektörü oldu. Kimya sektörü ise Venezuella’ya 11,8 milyon dolarlık ihracata imza attı.

    Türk gıda sektörlerinin Venezuella’ya 2018 yılının Ocak-Kasım döneminde yaptığı ihracat yüzde 182’lik artışla 25,9 milyon dolardan, 73,2 milyon dolara yükseldi. Venezuella’ya toplam ihracatta gıda ürünlerinin payı yüzde 65’e ulaştı.

    Gıda sektörleri Venezuella’ya ihracatta rekorlar kırdı

    Geçtiğimiz yıllarda Venezuella’ya ihracatı olmayan Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü ve Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü 2018 yılında Venezuella’ya siftah yaptı. Venezuella’ya, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 8 milyon 269 bin dolarlık ihracat yaparken, kuru meyve sektörü ise; 2 milyon 363 bin dolarlık Türk üzümü satmayı başardı. Meyve sebze mamulleri sektörü, ihracatını yüzde 18 bin rekor artışla 2 milyon 231 bin dolara yükseltirken, zeytin ve zeytinyağı sektörü yüzde 4 bin 236’lık artışla 1 milyon 503 bin dolara çıkardı.

    Türkiye’nin Venezuella’ya ihracatta başarılı olduğu diğer sektörler ise hazır giyim ve tekstil sektörleri oldu. Türk hazır giyim sektörü, Venezuella’ya yüzde 685’lik ihracat artış hızı yakaladı ve 5 milyon 214 bin dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Venezuella, 2018 yılının Ocak-Kasım döneminde 3 milyon 245 bin dolarlık Türk tekstil ürünleri tercih etti.

    Uluslararası ticaretin gelişiminde siyasi ilişkilerin çok önemli olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Vekili Birol Celep, Venezuella’ya ihracatta Türk ihracatçılarının yakaladığı başarının temelinde iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin olumlu seyrinin yattığını kaydetti.

    Venezuella’nın Amerika Birleşik Devletleri’nin uyguladığı ambargo ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanma nedeniyle derin bir ekonomik krizden geçtiğine dikkati çeken Celep, “Bu süreçte, Türkiye ile Venezuella arasındaki siyasi yakınlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Venezuella Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun karşılıklı ziyaretleri, bizim ihracat rakamlarımıza olumlu yansıdı. Siyasi ilişkilerdeki yakınlaşmanın ihracatımıza katkısının ilerleyen süreçte artmasını bekliyoruz” diye konuştu.

  • Algün; “Tüm siyasi partiler el ele verip sanatkarın borç sorununu çözmeli”

    AYDIN (İHA) – Aydın Marangozlar Odası Başkanı Süleyman Algün, iktidar ve muhalefetteki tüm siyasi partilerin el ele vererek esnaf ve sanatkarın içerisinde bulunduğu borç sorunu çözmesi gerektiğini belirtti.

    Meclis’e devlete olan borçların yapılandırılmasıyla ilgili yeni bir düzenlemenin gelmek üzere olduğunu belirten Süleyman Algün, “İktidar ve muhalefetten talebimiz şudur; özellikle sanatkarların ödemediği borç değildir bu ödenemeyen borçlardır. Bugüne kadar her yapılandırma çıkarken yazdık söyledik ama sesimizi duyuramadık. Bu borçların çoğunluğu 2000 yılından 2010 yıllarından gelmektedir. Burada bir limit belirlenerek bu borçları ya silin ya da bizler ölünceye kadar verecek olduğunuz emekli maaşlarından ödeyelim yani 10-20 yıl vade yapın aksi halde 20 yıldır birini ödesek diğeri kalıyor gelir gideri karşılamıyor ki sanatkarlar önümüzdeki 5-10 yıl kazanma ihtimali olan para karşılığı borçlu durumdadır” dedi.

    “Yeni bu tasarının içine esnaf kefalet ve KOSGEB kredilerini de 1 yıl erteleyin” önerisinde bulunan Algün, şöyle konuştu: “Bunu sadece hükümet değil muhalefette bu şekilde dile getirmeli sanatkarlar gerçekten zor durumdan kurtulabilsin demem o ki kimse bu meselede esnaf ve sanatkarlar açısından bu meseleyi bir ‘af’ veya ‘ kıyak’ olarak görmesin. Bu konuyu Meclis’te özellikle takip edeceğim gerçekten sanatkarların buna ihtiyacı var. Haydi AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti el ele bu meseleyi çözün”