Etiket: siyasi haberler

  • 1 milyon TL’lik rekor dava

    Başbakan Erdoğan, Brüksel’de kendisini Esad’la kıyaslayan ve ağır hakaretlerde buluna Kılıçdaroğlu’na 1 milyon liralık rekor manevi tazminat davası açtı. Erdoğan’ın dilekçesinde yer alan ifadelerden bazıları şöyle: Seçilmiş Başbakanı katildir, eli kanlı zalim diktatör Esad ile Başbakan aynı yönetim anlayışındadır” algısını oluşturmaya çalışılıyor.

     

    BABAYİĞİT GÖREMİYORUM
    Erdoğan, AB Konsey Başkanı Herman Rompuy ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirdi. Erdoğan, “Onu muhatap olarak kabul etmiyorum. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına o denli bir hakareti yapabilecek bir babayiğit karşımda göremiyorum” ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca Red-Hack grubunun ortaya attığı Reyhanlı saldırısını El-Nusra örgütünün yaptığı yönündeki iddialar için de, “Bu konularda nihai netice alınmadan açıklanması o örgütlerin propagandasına yarar” dedi.

  • Erzurum SP’den veryansın

    Saadet Partisi (SP) Erzurum İl Başkanı Faik Çalık, basın toplantısı düzenleyerek gündeme dair konularda açıklamalarda bulundu.
    Hatay Reyhanlı’da yapılan menfur saldırıyı kınayarak toplantıya başlayan Çalık, “Reyhanlı saldırısı sonrasında resmi açıklamalara göre 51 vatandaşımız hayatını kaybetti, 100’ün üzerinde yaralı var. Zannediyorum ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde terörle gerçekleşen en kalabalık sivil halk ölümü olmasına rağmen yöneticilerimiz sanki şaka yapıyorlar. Bir şey olmamış gibi rahat hareket ediyorlar ve ancak Amerika gezisi sonrasında burayı ziyaret edebileceklerini söylüyorlar. Obama İle görüşmeleri 50 vatandaşımızdan daha önemli imiş gibi ! Türkiye bir bataklığa çekilmek istenmektedir. Bu saldırı kime yaramıştır ona bakmak lazım. İsrail’in özür hadisesinden sonra yaşanan gelişmeleri takip ettiğimizde ABD’li yetkililerin Başkan Obama, ABD savunma Bakanı ve ABD dış işleri bakanının bölgeye ziyaretlerinin artması ve Başbakanımızın ABD ziyareti ve bu ziyarette Başbakanın NBC’ye verdiği demeçte ABD’nin öncülüğünde Kara harekatına destek veririz sözü ve akabinde patlamanın gelmesi Türkiye kamuoyunun müdahaleye hazırlandığı şeklinde yorumluyorum. Mahallemizde bir yangın var ve bu yangının sönmesi için yangını çıkaranlardan yangını söndürmelerini istemek. Yangına benzinle gitmek olacaktır. Bu yangın daha da genişlemeden söndürülmelidir. Bunun için Türkiye, İran ve Mısır, aktif olarak görev almalı ve batılıların müdahalesine asla izin verilmemelidir.” diye konuştu.

     
    “İMF’YE BORÇ BİTTİ AMA DIŞ BORÇ ARTIYOR HÜKÜMET BUNU AÇIKLASIN”
    Çalık, Türkiye’nin toplam borcu (İç Borç+Dış Borç) devletin yayınlamış olduğu resmi rakamlara göre, sürekli arttığını ileri sürerek, “AKP hükümeti, ekonomideki beceriksizliğini ve acı gerçekleri ucuz bir demagoji ile gizlemeye devam ediyor. Türkiye’nin IMF’ye olan kredi borcunun son taksitinin ödenmesi ile birlikte kamuoyuna ve millete ‘borçsuz bir ülke’, ‘nereden nereye’ mesajı verilmeye çalışılırken, asıl gerçeklerin ise üzeri örtülüyor. AKP Hükümetinin iş başına geldiği 2002 sonunda Türkiye’nin toplam 130 milyar dolar dış borcu bulunurken, bu rakam 2012 sonu itibariyle 337 milyar dolara çıkmış durumda. Yani 10 yıl içinde ülkenin dış borcu 2.5 kat arttı. Gelinen noktada dış borç korkutucu boyutlara gelirken, AKP hükümetinin ülkenin sadece IMF’ye borcu varmış gibi göstererek; ‘IMF’ye borcu sıfırladık hatta 5 milyar dolar borç vereceğiz’ şeklinde bir mesaj vermesi manidar değil mi ? Borçlar konusunda önemli olan dış borcun geldiği boyuttur. 2002 sonu ile 2012 sonu itibariyle yani 10 yıllık sürede toplam borç nereden nereye geldi? Bu sorunun cevabı hükümetin bu konuda başarısını veya başarısızlığını ortaya koyar. Şunu da belirtmek gerekiyor, ekonomisi sürekli cari açık veren bir ülkenin dış borcunun azaldığından bahsetmek büyük kandırmacadır. Türkiye ekonomisi uygulanan ekonomik politikalardan dolayı sürekli olarak yüksek cari açık veren bir yapıya sahip. Yani bu açık sürekli dış borçlarla kapatılıyor. Bu durum bile IMF üzerinden kopartılmaya çalışılan iyimser havanın ne kadar aldatıcı olduğunu göstermeye yetiyor.” şeklinde konuştu.

     
    EKONOMİDEKİ ACİZLİKLER IMF İLE ÖRTÜLECEK!
    Türkiye’nin borcu IMF’den değil başka kaynaklardan bulduğunu öne süren Faik Çalık, “Bu da hükümetin tercihinden değil dünyada uygulanan parasal genişleme politikasından kaynaklanıyor. ABD Merkez Bankası FED her ay 85 milyar dolar karşılıksız para basarak piyasaya sürüyor. ABD ve AB’nin, son olarak da Japonya’nın krizden çıkmak için uyguladıkları bu parasal genişlemeden dolayı da IMF’nin varlığı sorgulanır hale geldi. İşin doğası gereği sadece Türkiye değil bütün ülkeler farklı kanallardan paraya ulaşmaları kolaylaştığı için IMF ile olan ilişkilerini bir bir kapatmaya başladılar. Türkiye’de bu ülkelerden birisi. Bu durumu, ‘bizden öncekiler IMF’den borç alırdı, biz ödüyoruz’ şeklinde halka sunmak gerçeği yansıtmadığı gibi konuya tam hakim olmayan geniş halk kesiminin gözünü boyamaya çalışmaktan başka bir niyeti ortaya koymaz. Türkiye’de IMF’ye borç ödemesinin yanında; ‘Ekonomisi cari fazla veren, dış borcu azalan, üretimi artan, dış kaynaklara bağımlılığı azalan’ bir tablo olsaydı o zaman IMF’ye olan borçların kapatılması bir başarı olarak görülebilirdi. Ancak Türkiye ekonomisi her yıl yüksek oranda cari açık vermeye devam ederken, bütçesinde faiz ödemeleri için 53 milyar liranın üstünde ödenek ayırırken ve dış borcu azalmadığı gibi sürekli arttığı bir dönemde tek başına IMF’ye borçların kapatılması bir anlam ifade etmediği gibi buradaki acizliği ortaya koyuyor.” diye konuştu.

  • Murat Kılıç’tan önemli açıklamalar

    AK Parti Erzurum İl Başkanı Murat Kılıç, Erzurum gündemini değerlendirdi.

     
    Kılıç’ın gündeminde Bölge Eğitim Hastanesin inşaatının durdurulması, yapılacak olan Ekonomik Form Toplantısı, seçim işleri başkanlarıyla bölge toplantısı, 5084 sayılı yasanın uzatılması konusunda mesele, et ve balık kurumunun sıra vermeye başlaması, köylerdeki şap başlangıcı, Vakıflar AVM’nin ihalesi konuları yer aldı.

     

     
    Erzurum AK Parti İl Başkanı Murat Kılıç, konuşmasında, “Erzurum’da özellikle son günlerde Bölge Eğitim Hastanesinin inşaatıyla ilgili bize çok soru geliyor. Başta milletvekillerimiz olmak üzere hepimiz takip ediyoruz. Hastane inşaatını yapan iki firma var. Bunlardan Uzunlar isimli firma bu işi bırakmak durumunda kalmış dolayısıyla diğer firma da işi bırakmak istiyormuş ve inşaat durdu. Şu anda Erzurum İl Özel İdaresi tarafından dört tane kuruma bu durum hakkında görüş sunulmuş durumda. Şu anda çevre ve şehircilik bakanlığından görüş yazısı geldi ve diğer kurumlardan da bekliyoruz. Ya inşaat devam edecek yada ihale iptal edilerek yeniden ihaleye sunularak inşaat devam edecek. Bu inşaatın ne Sağlık Bakanımızın değişmesiyle alakası vardır nede buranın bütçesiyle alakası vardır. Şu anda Erzurum İl Özel İdaresi kasasında 130 milyon bütçe beklemektedir ve hiçbir inşaat ve ihale için bu kadar bütçe ayrılmamıştır. Erzurum’da şu anda şap hastalığı söz konusu ve 23 köyümüzde şap hastalığı görüldü. Çevredeki köylerde aşı çalışması yapılıyor. Şap hastalığının girdiği köylerde aşılama yapmanın pek faydası olmuyor ilerlemesinden başka. Şap bizim bölgemiz için çok önemli bir şey ilerleyen dönemlerde bakanlığımı tarafından bir önlem alınmasını isteyeceğiz. Dumlu AVM’nin önünde tadilat adı altında yeniden bir inşaat yapılıyor. Biz bu konuyu belediyelerimize bildirdik. Ama kaldırım üzerine kimsenin inşaat yapma hakkı yoktur. Kaldırım üzerine inşaat yapma hakkını ne İl Özel İdaresi ne de belediyeler sağlayabilir. Ben bunu etik ve estetik bulmuyorum. Biz belediyelere gerekli uyarıları yaptık gerisi artık onlara kalmıştır gerekeni yapmazlarsa artık vatandaşımıza kendileri açıklamak zorunda kalırlar.

     

     
    Vakıflar AVM ile ilgili olarak açılmaması altından su çıkması değildir. Şu anda vakıflar müdürlüğü ihaleye çıkacak. Vakıflar genel müdürlüğünün bu kadar gecikmesi ilk defa bir alışveriş merkezini kiraya veriyor. Dolayısıyla alışveriş merkezi işletmeciliği yapacak bu işlerle ilgili tecrübesi olan şirketler alsın işletmesini yapsınlar yoksa alışveriş merkezi olmaktan çıkar ve sıradan bir iş hanı bir pasaj görünümüne bürünür.” şeklinde konuştu.

     

     
    KILIÇ, “ENSAR ÖĞÜT KENDİ İLİYLE İLGİLENSİN”
    Kılıç, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’e de tepki göstererek, “Biz Ardahan CHP Milletvekili Ensar Öğüt gibi şov yapamayız. Bizim Milletvekillerimiz de bu tür şovlar yapmayı beceremezler. Şimdi Erzurum’da bu nokta ile ilgili karayollarına bir çalışma yapılması gerektiğini söyledik ve karayollarının da Aksukapı mevkiinde bir çalışmaya başladığını öğrenildi. Şunu bilmenizi isterim ki biz bu konuları göz ardı etmiyoruz. Biz Ardahan Milletvekili gibi şov amaçlı gidip oraya kefen giyip eylemler yaparak halkı etkimiz altına almaya çalışmıyoruz. Bizler bu konu hakkında gerekli görüşmeleri yaparak direk sonuca gitmeyi hedefliyoruz. Ardahan Milletvekili kendi iliyle ilgili çalışmalarını yapsın. Erzurum’un sorunlarıyla ilgilenen yeterince milletvekili var zaten.” diye konuştu.

  • Uçakta kavga

    Meclis’te kadınlara yönelik ayrımcı sözlere hedef olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka arasında yaşanan gerginlik dün Ankara-İstanbuluçağında tartışmaya dönüştü. CHP’li Kamer Genç’in Şahin’e söylediği sözlere Ak Partili kadın vekillerin tepki göstermesinin ardından gazetelere açıklama yaparak “Şahin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bana yönelik sözlerinden sonra, ‘Ne yapabilirim o Başbakan Yardımcısı’ demişti” diyen CHP’li Nazlıaka ile Şahin, dün uçakta karşılaştı.

     

    Türk Hava Yolları’nın Ankara’dan İstanbul’a hareket eden 08.00 uçağına Nazlıaka, eşi ile birlikte bindi. Nazlıaka’nın Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Şahin’in oturduğunu görünce “Günaydın sayın Bakan” demesi iddiaya göre şu diyalogun yaşanmasına neden oldu:

     

     

     

    ‘Artık merhabam yok sana’
    NAZLIAKA: Günaydın sayın Bakan.
    ŞAİHİN: Ne günaydını, artık merhabam yok sana.
    NAZLIAKA:Anlamadım.
    ŞAİHİN: Merhabam yok artık sana.
    NAZLIAKA: ‘Sen’li konuşuyorsunuz.
    ŞAİHİN: Nesin sen, konuşurum.
    Bu gerilimin üzerine Şahin’i Atalay yatıştırmaya çalıştı. Bu sırada Şahin’in Atalay’a, Nazlıaka’yı kastederek, “Kendisini milletvekili sanan delinin biri” dediği duyuldu. Bunun üzerine yerine oturan Nazlıaka’yı da eşi sakinleştirdi. Eşi İzzet Nazlıaka, bu sırada Nazlıaka’ya çikolata vererek tesellietmeye çalıştı.

     

     

     

    Twitter’da atışma yaşandı
    Nazlıaka, uçaktaki tartışma ile ilgili Milliyet’e konuştu. Nazlıaka, “Öyle bir yolculuk yaptık. Bakan’a yakışmayacak sözlerdi. Bakan çok yıpranmış demek ki bu son olaylarda, kimyası bozulmuş, bir hemcinsimin böyle olmasına ayrıca üzüldüm. Verdiğim bir röportaj nedeniyle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a itaatsizlik ettiğine yönelik parti içinde baskılar oluştuysa, bir nevi ‘İtaatsizlik yapmadım ben’ mesajı verdi” dedi.

     

     


    Nazlıaka, sosyal paylaşım sitesi twitter hasabından tartışmayla ilgili “Medenice günaydın dedim; birden bana bağırıp sen diye konuşarak hakaret etmeye başladı. Yazık! Bana, ‘Kendini milletvekili sanıyorsun’ dedi. Sanmıyorum, öyleyim! Kendisi de Bakan olduğunu unutmasaydı keşke” yazdı.

     

     


    Şahin ise twitter hasabında tartışma hakkında “Birileri tartışma yaratarak, çatışarak gündemde kalmaya çalışıyorlar. Beni tanıyanlar, kamuoyu kimseye hakaret etmeyeceğimi bilir.Bu tartışmalarla uğraşacak vaktimiz, enerjimiz yok. Yapacak çok işimiz var” dedi.