Etiket: Siyasetçilere

  • Başbakan Yıldırım: “FETÖ konusunda, ‘siyasetçilere dokunulmuyor’ gibi bir suçlamayı kabul etmiyoruz”

    Başbakan Binali Yıldırım, son günlerde FETÖ konusunda birtakım kafa karışıklığının oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, “Siyasetçilere dokunulmuyor, filancaya dokunuluyor, filanca aklanıyor gibi bir suçlamayı asla kabul etmiyoruz. Bu işin arkasında kim varsa mutlaka bulunup ortaya çıkarılacak ve adalete teslim edilecek” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde gerçekleştirilen TOBB’un 73. Genel Kurulu’nda konuştu. İngiltere’deki terör saldırısına değinen Yıldırım, “Terör küresel bir olaydır. Herhangi bir ülkenin derdi, başka ülkenin derdi değildir diye algılarsak yanılmış oluruz. İki hafta önce İngiltere’ye yaptığım ziyarete bana terör konusunu sordu, ‘Türkiye terör bakımından güvenli olmayan ülke, o yüzden turizm geri gidiyor’ dediklerinde verdiğim cevap şuydu, Londra ne kadar güvenliyse İstanbul da o kadar güven. Bundan bahsettiğim şey, mücadelenin de küresel olması gerektiğinin altını çizmekti. O yüzden terörde sınıflandırma yapmadan, terör örgütleri arasına frak koymadan amasız fakatsız bütün terör örgütlerini en şiddetli şekilde lanetlemek ve üzerlerine kararlılıkla gitmek bütün insanlığın önemli görevleri haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    Terörle mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerine dikkati çeken Yıldırım, “Ülkemizin birliği, istiklali için mücadele eden ve hayatını veren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Birkaç gün sonra mübarek Ramazanı Şerif’i idrak edeceğiz. Milletimizin Ramazanın tebrik ediyorum” dedi.

    TOBB’un 73. Genel Kurulu’nun hayırlı olmasını dilediğini anlatan Yıldırım, “Bu vesileyle bütün sanayicilerimize, iş adamlarımıza, iş aleminin emekçilerine, bu ülkenin kalkınması için üreten bütün işçi kardeşlerimize Türkiye’nin değerine değer katanlara şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizin kalkınmasında, büyümesinde emeği olan müstesna bir toplulukla bir aradayım. Sizler üreten, ihracat yapan, Türkiye’nin daha fazla gelişmesi için elinizi taşın altına koyan, risk alan, ter döken esnaf ve sanayicilerimizi temsil ediyorsunuz. Yaptığınız çalışmalarla yürütülen politikalara önemli katkılar sağlıyorsunuz. Bir ülkenin bütün kazanımlarında çok büyük emeğiniz var. TOBB iş dünyamızın en büyük çatı kuruluşu olarak Türkiye’nin kalkınmasında önemli rol oynadı. 15 Temmuz darbe girişimine karşı ülkenin geleceğini kurtarma noktasında milletle beraberdiniz. Hükümetimizle beraberdiniz, o gece hepimiz sokaklardaydık” diye konuştu.

    Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Demokrasiden, hukuktan, adaletten yana oldunuz, sizlere teşekkür ediyorum. Hain darbe girişiminin hemen ardından ekonomi çarklarının durmasına izin vermediniz. Tarihe geçecek bir duruş ortaya koydunuz. TOBB’un daha fazla risk aldığını, elini taşın altına koymaktan çekinmediğini görmek bizi mutlu etmiştir. İstihdam seferberliği çağrısına en yüksek düzeyde karşılık vererek gösterdiniz. 5 ay gibi kısa bir sürede 1 milyon üzerinde yeni istihdam imkanı doğmuştur, yeni 1 milyondan fazla işsize iş, aş sağladınız. Geçtiğimiz aralık ayında yine sizinle beraber başlattığınız nefes kredisi kobilerimiz için önemli olmuştur, 57 bin KOBİ’ye 5 milyarın üzerinde bir imkan sağlanmıştır.”

    “Ticaret erbabımıza destek olduk, yanlarında yer aldık”

    “Sizlerle buluşmamızda birlik ve beraberliğimizi tazeliyoruz” diyen Yıldırım, “Daima üreten, istihdam oluşturan, katma değer sağlayan, sanayi sektörümüze, ticaret erbabımıza destek olduk, yanlarında yer aldık. Sizler sanayicinin, iş dünyasının ihtiyaçlarını bire bir yaşayarak biliyorsunuz. Bir sorun gördüğünüzde bu sorunu iletmekle kalmadınız, ülkemizin değerine değer katmak için çözüm önerilerini de paylaştınız. Sizden gelen her öneriyi çok ciddiye aldık ve gereğini yaptık. Birbirimizi dinledik, ortak akıla çok önem verdik. Bu sayede önemli mesafeler aldık. Türkiye’nin gücüne güç kattık. Sizin kapasiteniz artıkça, engeller kalktıkça bizim iş üretmemiz, ülkemize bir vizyon çizmemiz tabiatıyla daha kolay hale geliyor. Birçok icraatımızı sizlerin beklentilerini dikkate alarak gerçekleştirdik, hiçbir zaman taleplerinize sırtımızı dönmedik. Toplumun bütün üreten kesimlerinin sorunlarına kulak vermek, yollarını aydınlatmaktır. Gayemiz sizin çalışma şartlarınızı çok daha iyileştirme, her platformda müteşebbislerimizi desteklemektir” şeklinde konuştu.

    Ortaya konulan dayanışmanın memleket sevdasının bir yansıması olduğunu kaydeden Yıldırım, “Bundan sonra da birlikte el ele ülkemizi aydınlık yarınlara taşımanın kararlılığındayız. 16 Nisan’da Türkiye bir halk oylaması yaptı, yönetim sisteminde bir değişikliğe gidildi. 3 Kasım 2019’da bu sistem için milletimiz sandığa gidecek ve sistem fiilen uygulanmaya başlamış olacak. Hedefimiz ve amacımız, daima güçlü iktidar ve sürekli istikrardır. Bu süre içinde iktidar partisi olarak 3. Kongremizi de gerçekleştirdik. Yapılan anayasa değişikliğine uygun olarak kendisini genel başkan olarak seçtik. Yeni dönemde partimizin genel başkanı, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni atılım dönemini başlatmış olduk. Bugünden sonra her anımızı dolu dolu geçirerek işimize bakacağız. Ülkenin kaybettiği zamanları telafi edeceğiz. Büyümeye odaklanacağız” dedi.

    Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’nin geleceği çalışmak, yatırım yapmak, üretim yapmak, istihdam oluşturmak, pastayı büyütmek, ihracatı artırmak, artan refahın adilce paylaşımını sağlamaktır. Önceliğimiz budur, gideceğimiz yol da budur. İşçi ve işverenlerimizle bu vaziyete kenetlenmiş durumdayız. İstikrarın daha da sağlamlaştığı, güvenin artığı önümüzdeki dönemde siz sanayicilerimiz, ihracatçılarımız daha çok yatırım yapacak ve çalışanların da emeğini daha fazla vereceksiniz.”

    “Unutmayalım ki ekonomimiz güçlendikçe demokrasimizde güçlenecek”

    Türkiye’nin Karadeniz sahil otoyolu projesinin kendine ait bölümünü bitirdiğini belirten Yıldırım, “Bu çalışmalardan en sonuncusu Karadeniz ekonomik işbirliği zirvesiydi. Karadeniz’in etrafının boydan boya bir sahil otoyolu ile kuşatılması çevrilmesi projesi var. Konuşuluyor, konuşuluyor. Oradaki konuşmacılardan biri dedi ki biz bu projeyi yıllardan beri konuşuyoruz. Ancak, Türkiye sessiz sedasız kendi tarafında bu işi yaptı bitirdi, biz hala konuşuyoruz. Böyle bir şeyi başka ülkenin temsilcisinden duymak bize gurur verdi” dedi.

    “Unutmayalım ki ekonomimiz güçlendikçe demokrasimizde güçlenecek” diyen Yıldırım, “Aramızdaki anlaşmazlıklar ortadan kalkacak. Ülkemiz hepimizin arzu ettiği müreffeh seviyeye ulaşacak. Küresel rekabette daha dirençli ve güçlü bir ekonomi için koşar adımlarla yolumuza devam edeceğiz. İş dünyamızın siz değerli temsilcileri olmak üzere bütün vatandaşlarımızdan bu gelecek ufkuna ortak olmalarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Yeni dönemde gerçek anlamda reform dönemi olacağına işaret eden Yıldırım, “Yeni sistemin uyum yasalarını TBMM’den çıkaracağız. Buradan benim beklentim, Gazi Meclisimizdeki bütün siyasi partilerimizin bu değişim ve dönüşüm sürecine katkıyı sağlamaktır. Eminim ki birlikte çalışırsak vatandaşımızın beklentisini de karşılamış oluruz. Vatandaşımızın birliğine de katkı sağlamış oluruz” diye konuştu.

    Türkiye’nin uluslararası itibarının daha da yükseğe çıkacağını anlatan Yıldırım, adalet duygusunun topluma daha da hakim olacağını ifade etti. Kişi başına gelir seviyesini 3 bin 600 dolardan 11 bin dolara çıkarıldığına dikkati çeken Yıldırım, “Biz, üreticimize, insanımıza güveniyoruz. Artık, bu ülkene savunma sanayiinde kendi kendine yeter hale gelmek için önemli adımlar atılıyor. Sanayileşme ve millileştirme adımı devam ediyor. Savunma sanayiinin cirosu 35 milyar doları aşmıştır” açıklamasında bulundu.

    “Türkiye’yi daha üst sıralara çıkarmaya gayret edeceğiz”

    Türkiye’nin bu coğrafyada dik ve sağlam durması gerektiğini anlatan Yıldırım, “Önümüzdeki süreçte ekonomiyi daha da büyütmeye, Türkiye’yi daha üst sıralara çıkarmaya gayret edeceğiz” dedi.

    Kredi Garanti Fonu’nu kullanan esnafın nefes aldığını belirten Yıldırım, bu kapsamda 6 milyar liranın kullandırıldığını ve 460 bin civarında küçük ve orta işletmenin bu imkandan yararlanacağını dile getirdi. Ahilik Fonu’ylu işleri zora giren küçük esnaflarının bu fondan yararlanacağını ve sıkıntılı günlerin böyle atlayacağını belirten Yıldırım, 10 milyon mükellefin prim ve vergi borcunun da yapılandırıldığını kaydetti. Çukur siyaseti ile ilçeler ve illerin tarumar edildiğini anlatan Yıldırım, “Oradaki bazı belediyeler iş yapmak yerine, kaynakları bu örgüte peşkeş çekmiştir. Bu gidişe bir ‘dur’ deme zamanı gelmişti, bunu yaptık. Oradaki vatandaşlara kayyım atandı deyince bana oradaki bir vatandaşımız dedi ki, ‘Sayın Başbakanım ne kayyımı, kanun geldi’ dedi” ifadelerini kullandı.

    “Rusya domates yetiştirmeyi kafasına koymuş”

    Rusya ile olan ilişkilere değinen Yıldırım, bundan böyle yatırımcıların önünde hiçbir kısıtlama olmadığını ifade etti. Domates ihracatına işaret eden Yıldırım, “Domatesle ilgili kısıtlı imkan konmuştur. Önümüzdeki günlerde onun da çaresini bulacağız. Rusya domates yetiştirmeyi kafasına koymuş, yetiştirirlerse ne ala yetiştiremezlerse biz buradayız” dedi.

    Reform paketleri için MHP ve CHP’den destek istedi

    Önemli bir reform paketinin TBMM’ye getirildiğini anlatan Yıldırım, “Sayın anamuhalefet partisinden, MHP’den talebimiz, üreticilerimiz, sanayicilerimiz için çok ama çok önemli imkanlar getiren bu reform niteliğindeki kanun tasarımıza gerekli desteği vermeleri. Bu tasarı, 23 farklı kanunda 75 tane değişiklik getiriyor. Ne var bu değişiklikte iş ve yatırım ortamı iyileştiriliyor. İş yapma kolaylaştırılıyor. Bürokrasi azaltılıyor. Yatırımcının, sanayicinin önünü tamamen açıyoruz. Sanayicinin önünde bazı gereksiz mali yükler var, kesintiler var, bunları hep kaldırıyoruz. Mevzuat sadeleştiriliyor, yatırımcıların daha hızlı hareket etmesi sağlanıyor. Devletin hızlı hareket etmesine, tasarrufa destek olabilmek için elektronik belge yönetim sistemi Temmuz ayı itibarıyla hayata geçmiş olacak. Sanayicilerimize uygun şartlarda, üretime elverişli, lojistik bakımından avantajlı yeni üretim alanları teşvik ediyoruz. Sanayicilerimiz üzerindeki yükleri kaldırıyoruz. Planlı, sanayi alanlarında yer alan binalar için emlak vergisini tamamen kaldırıyoruz. KOSGEB desteklerine erken ödeme imkanı getiriyoruz. Çok önemli bir adım olarak da yazılım sektörünü sanayi sektörü içine dahil ediyoruz. Birçok düzenleme Meclis’te, önümüzdeki hafta bunların görüşmeleri yapılacak. Gazi Meclisimiz inşallah bu reform niteliğindeki kanunu yasalaştıracak” diye konuştu.

    “Şunu herkes bilmelidir, FETÖ bir terör örgütüdür, bu milletin geleceğine kastetmiştir”

    Yıldırım, “Son günlerde FETÖ meselesi ile ilgili birtakım kafa karışıklığı oluşturulmaya çalışılıyor. Şunu herkes bilmelidir, FETÖ bir terör örgütüdür, Türkiye Cumhuriyetinin istiklaline, istikbaline, bu milletin geleceğine kastetmiştir. Onun için bu mücadelede kararlılığımız sonuna kadar devam edecek. Siyasetçilere dokunulmuyor, filancaya dokunuluyor, filanca aklanıyor gibi bir suçlamayı asla kabul etmiyoruz. Bu işin arkasında kim varsa mutlaka bulunup ortaya çıkarılacak ve adalete teslim edilecek. Adalet mekanizmamız çalışacak, bunlara hakettiği ceza verilecek ama bunu yaparken tabii ki titiz olacağız. Merhamet duygusuyla, adalet ilkesiyle hareket edeceğiz. Çünkü hukuk devletinde esas olan adalettir. Zaman zaman tabii bu konuda iktidarımıza, partimize eleştiriler oluyor, eleştiri tabii ki başımız üzerindedir, ama burada bir çelişki var, nedir o? Efendim şu niye tutuldu, bu niye serbest bırakıldı? Bu tenkitler oluyor. Biz bunlara müdahale ettiğimizde ‘yargıya niye müdahale ettiniz’ diye eleştiriliyoruz. Müdahale etmediğimiz zaman ‘niye mani olmadınız’ diye yine eleştiriliyoruz. Hangisi doğru buna karar vermek lazım. Doğru olan, idare, yargı, yasama kendi işini yapmalı. Eğer bu erkler birbiri alanına girerse o zaman sorunlar başlar, buradan ülkemiz ve demokrasimiz kaybeder” açıklamasında bulundu.

  • STK temsilcileri siyasetçilere yönelik saldırılara tepki gösterdi

    Van’da faaliyet yürüten bazı sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri, PKK’lıların siyasilere yönelik saldırı ve suikastlarına sert tepki gösterdi.

    Van’da 48 STK bileşeninden oluşan Sivil Dayanışma İnisiyatifi ile Memur-Sen Van Şubesi, Mustazaflar Cemiyeti Van Şubesi ve Anadolu Gençlik Derneği Van Şubesi temsilcileri, siyasilere yönelik saldırıların kabul edilemez ve saldırı şeklinin vahşice olduğunu vurguladı. Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi Dönem Sözcüsü Sunullah Erçek, “Siyasi cinayetler kesinlikle kabul edilemez. Siyasi bir kimlikle mücadele etmenin yolu siyasi olmalı, sandıkla, seçimle olmalıdır. Onu katletmeniz, onun siyasi düşüncesini ortadan kaldırmanız anlamına gelmez. Olayın farklı bir boyutu da bir insanı ailesinin yanında katletmenin hiçbir ahlaki izahı yoktur. Bu lanetlenmesi gereken bir davranıştır. Bölgemiz açısından da bu tür olaylar kaos üretmeye, korkutmaya ve sindirmeye yönelik girişimlerdir. Terörizmi arttırmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir” dedi.

    “Bu saldırıların bir izahı ya da bir izanı yoktur”

    Memur-Sen Van Şube Başkanı Osman Ayşin ise son zamanlarda PKK’nın bu tarz alçak saldırılara hız verdiğini ifade ederek, “Yapılan saldırılarla olayın farklı mecralara kaydırılmak istendiğini görmekteyiz. Bizler de Memur-Sen ailesi olarak bunları şiddetle lanetliyor ve kabul etmiyoruz. Kaldı ki bir insanın ailesinin gözleri önünde katledilmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Bu gözü dönmüşlük son zamanlarda vahim bir hal almaya başladı. Özellikle siyasilere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Bu saldırıların bir izahı yada bir izanı yoktur. Halkımız üzerinde oynanan bu oyunlar amacına ulaşmayacaktır. Bu dış mihrakların farklı bir oyunudur, bizler şiddetle bunun önüne geçilmesini ve siyasi cinayetlere son verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Eğer siyaset yapacaklarsa zaten siyasi uzantıları meclistedir”

    Bu tarz saldırıların geçmişte de yapıldığına işaret eden Muftazaflar Cemiyeti Van Şube Başkanı Recep Karabulak, “Bu çirkin saldırılarda ölen siyasilere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. PKK tarihi boyunca bu halkı sindirme adına benzer suikastlar yapmıştır. Bizler ne siyasi ne de sivillere yapılan bu saldırıları asla kabul etmiyoruz. Yapılan bu saldırıların halkın da tepkisine neden olduğunu biliyor ve görüyoruz. Eğer siyaset yapacaklarsa zaten siyasi uzantıları meclistedir. Siyaseten bir şey yapamayan bu cenah, bu yöntemlerle halkı sindirmeye çalışmaktadır. Halkımızın da bunu çok iyi bir şekilde görüp ona göre tavır takınması gerekmektedir. Yapılan saldırılar kadar saldırı şekli de vahşicedir. Geçmişte de PKK kendisi gibi düşünmeyen siyasi ve sivil yapılara yönelik birçok cinayete imza atmıştır. Bunların artık ya silah ya da siyaseti tercih etmeleri gerekir. Yapılan bu siyasi ve sivil katliamlara dur denilmelidir” şeklinde konuştu.

    “Halkın temsilcilerini öldürmek halkın yaptığı tercihlere savaş açmaktır”

    Siyasi iradenin önemine işaret eden Anadolu Gençlik Derneği Van Şube Başkanı Şeref Akbulut da, “Halkın iradesi önemlidir. Dolaysıyla halkın temsilcilerini öldürmek halkın yaptığı tercihlere savaş açmaktır. Siyasi kimlikteki bir şahıs sadece kendisini temsil etmiyor. Ona oy veren bütün kitleyi temsil etmektedir. Ona yapılan saldırı da o kitleye yapılmış gibidir. Bu da toplumsal barışı zedeliyor. Silahla bir barış söz konusu değildir. Bir sorun varsa ve çözülmesi isteniyorsa, bu siyasilerin katledilmesiyle yapılamaz. Bunu siyasilerin konuşarak çözeceğine inanıyorum. Ancak yapılan saldırılar şiddeti tırmandırmaya ve nefreti de artırmaya yöneliktir. Saldırı şeklini de insanlık dışı olarak görmekteyiz. Bir insanın ailesinin gözleri önünde katledilmesi, insanlığın hiçbir değer yargısıyla izah edilemez” ifadelerini kullandı.

  • Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek: “Birlik Ve Beraberliğinizi Siyasetçilere Bırakmayın”

    Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) Olağan Toplantısı’na konuk olan Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, “Ben siyaset adamıyım, bu birlik ve beraberliğinizi de fazla siyasetçilere bırakmayın. Bizim yönümüzden de, bize bakarak kendi aranızdaki ilişkilerinize en ufak bir zarar gelmesin. Hangi görüşten, inançtan olursanız olun, siyasi kanaatiniz ne olursa olsun, bunlar bir demokratik toplumda olabilecek şeylerdir. Ama ilişkilerinize, ülkenin birlik ve dirliğine zarar verecek hale gelmemelidir bu farklılıklar. Çünkü biz siyasiler bazı konularda taraf oluyor olabiliriz” dedi.

    ANSİAD Olağan Toplantısı’nın konuğu Eski TBMM Başkanı AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek oldu. Başkanlığını ANSİAD Üyesi Dündar Uluğkay’ın yaptığı toplantıda “Türkiye’deki Son Gelişmeler” başlığında konuşan Cemil Çiçek, Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiğini belirterek, “Ben siyaset adamıyım, bu birlik ve beraberliğinizi de fazla siyasetçilere bırakmayın” dedi.

    Konuşmasına Türkiye ve Belçika’daki canlı bombalı terör saldırıları ve Güneydoğu’da 3 askerin daha şehit olduğu olayları hatırlatarak başlayan Çiçek, terörü lanetle kınadığını söyledi.

    “AVRUPA’YA TERÖR TEPKİSİ”

    Kim yapıyorsa, kime karşı işlenirse işlensin terörün dini, milleti, ırkı olamayacağı belirten Cemil Çiçek, “Vahşice bir eylemdir ve lanetliyoruz. Ama şunun da bilinmesi lazım, özellikle 2002’den bugüne en başta Belçika makamları olmak üzere tüm Avrupalı dostlarımıza bu terörün bir gün gelip kendileri için de sıkıntı çıkaracağını, ’Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın’ demenin faydası olmayacağını, yılan yaşarsa bir gün ısıracağını söylemekle ömrümüz geçti. 2002’ye kadar bizim canımızı yakan terör örgütlerini himayesine alan Avrupa, bu terör örgütlerine karşı Türkiye’nin bütün ısrarına rağmen hiçbir işlem yapmadı. Türkiye’de suç işleyenler kolaylıkla Avrupa’da iltica imkanı buldu, oralarda palazlandılar, eğitim aldılar, kaynak buldular ve bizim insanımızın kanını akıttılar. 2002’ye kadar bu terör örgütlerini sanki bir hayır kurumu gibi mütalaa ettiler. Biz anlatmaya çalıştık, ama duyan olmadı. Ama geldiğimiz noktada ümit ederiz ki artık terörle mücadelede bu aymazlıklar son bulsun, herkes üzerine düşen görevi yapsın, her ülke altına imza ettiği anlaşmaların gereğini yapsın. Çünkü terörle mücadele anlaşmalarında ya yargıla, ya iade et. Bizimle ilgili ne doğru dürüst yargıladılar, ne de iade ettiler” diye konuştu.

    “BİRLİK VE BERABERLİĞİNİZİ SİYASETÇİLERE BIRAKMAYIN”

    50 yıldır siyasetin içinde olduğunu ve siyasete başladığı yıllarda Türkiye’nin zor bir dönem yaşadığını, bugün de zor bir dönemden geçtiğini belirten Çiçek, şunları söyledi:

    “Ben siyaset adamıyım, bu birlik ve beraberliğinizi de fazla siyasetçilere bırakmayın. Bizim yönümüzden de, bize bakarak kendi aranızdaki ilişkilerinize en ufak bir zarar gelmesin. Hangi görüşten, inançtan olursanız olun, siyasi kanaatiniz ne olursa olsun, bunlar bir demokratik toplumda olabilecek şeylerdir ama ilişkilerinize, ülkenin birlik ve dirliğine zarar verecek hale gelmemelidir bu farklılıklar. Bunu durup dururken niye söylüyorum, kamuoyu araştırmalarına baktığımızda maalesef terör ve başka sebeplerle bir deli kuyuya taş atıyor, 40 akıllı çıkaramıyor. Bazen atılan bu taşlarla milletin dikiş noktalarına atılan jiletler var, filanca kökenlidir diye alışverişini kesiyor, falancadır diye minibüsüne bindirmiyor, filanca diye fevri davranışlar oluyor. Büyük yangınlar küçük çıngılardan çıkar. Onun için bu toplum bu manada çok hassas, sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bu ülkenin insanları birbiriyle kaynaşmıştır, tarihi, kültürü, inanç değerleri birdir. Toplumun üzerinde sivil toplum örgütlerinin tesiri daha çoktur. Çünkü biz siyasiler bazı konularda taraf oluyor olabiliriz.”

    “ÜSLUP MESELESİNİ BAŞTA SİYASETÇİLER OLMAK ÜZERE TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMEMİZ GEREKİYOR”

    Üslubun da çok önemli olduğunu vurgulayan Çiçek, “Emin olun bir yanlış söz toplumu ayağa kaldırabiliyor. Geçmişte televizyon sunucuları vardı, bir cümle söyledi, Türkiye ayağa kalktı. Bir sözün yaptığı tahribatı, emin olun düşman ordusu yapamaz. Onun için en başta biz siyasetçiler, şu üslup meselesini Türkiye’nin bir defa daha gözden geçirmesi gerekiyor. Biz siyasetçilerin en büyük imkanı dilidir, başının belası olan dilidir. Maalesef dilimizi kötü kullanıyoruz. Özellikle bu siyasi demeçlere baktığımızda, Güneydoğu’dan verilen mesajlara baktığımızda bu birlik – beraberliği ciddi ölçüde zedeleyen bir kısım üzücü konuşmalara şahit oluyoruz” dedi.

    “EKONOMİNİN ÜÇTE BİRİ KAYIT DIŞI, SİYASETİN EN AZ YÜZDE 50’Sİ SİYASET DIŞIDIR”

    Ekonomide kayıt dışılığın yanı sıra kayıt dışı siyaset ve kayıt dışı din sorunları yaşandığını dile getiren Cemil Çiçek, “Kayıt dışı siyaset. Bunun üzerinde hiç durmadık. Ekonominin üçte biri kayıt dışı, siyasetin en az yüzde 50’si siyaset dışıdır. Kayıt içinde olan bizleriz. Partiler karşınızda. Seçime girenler belli ama, onun arkasındakileri göremiyorsunuz, eskiden baskı grubu diyorduk. Türkiye’de sosyolojik gruplar siyasette, milletvekilinden, belediye başkanından etkili olabiliyor. Bunun üzerinde biraz durmamız gerekiyor. Bunun kayıt altına alınması gerekiyor. Burada da iki düzenleme şart. Siyasetin finansmanı, adayların finansmanı. Kim siyaset yapmak istiyorsa kayıt içinde yapacak. Kayıt dışı siyaset yapanların bir kısmı anayasal kuruluşlar. Geçmişte oldu. Görevi siyaset olmayanlar görevi siyaset olanlardan çok daha fazla etkin oldu, hükümetler devrildi” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE TASARRUF ORANI ÇOK DÜŞÜK”

    Türkiye’nin tasarruf yüzdesinin çok düşük olduğunu vurgulayan Cemil Çiçek, “Çin’de her 100 liranın 52 lirası tasarruf ediliyor. Çin’de bizim nüfusumuz kadar müteşebbis var. Uyuyan dev Hindistan’da 100 liranın 35 lirası tasarruf ediliyor. Hindistan, özellikle yazılım sektöründe çok yol katetti. Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 22-24 oranında tasarruf var. Uzun süre tasarruf oranımız yüzde 13.4’tü. Hala yüzde 17-18’lerin altındayız. Bu da demek oluyor ki Türkiye ürettiğinden fazlasını tüketiyor” ifadelerini kaydetti.

    “ŞOFÖR BUGÜN VAR, YARIN YOK”

    Başkanlık sistemiyle ilgili olarak da konuşan Cemil Çiçek, Türkiye’nin anayasa ihtiyacının ortada olduğunu belirterek, “Bugünkü hal iyi bir hal değil. Kim olursa olsun. Ben 80’den sonraki tüm cumhurbaşkanlarıyla çalıştım. Kamuoyuna yansıyan, yansımayan bir sürü sıkıntılar oluştu. Yani bu memleketin en geçimsiz insanları cumhurbaşkanı, başbakan olmadı ki. Ama her dönem sıkıntı oldu” diye kaydetti.

    Türkiye’nin başkanlık ya da parlamenter sistem tartışmasını kişiler üzerinden yaptığını belirten Çiçek, şoföre odaklanmaktan ziyade arabaya odaklanılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Kişiler üzerinden tartışınca da bir yere varacağımız yok. Beni seven olur, sevmeyen olur. Seven benim arkamda saf alıyor, sevmeyen karşı tarafta saf alıyor. Ondan sonra da bir uzlaşma çıkmıyor. Ben onun için dedim ki, ’Gelin ya şu şoförü tartışmaktan ziyade şu arabayı tartışalım.’ Yani başkanlık, parlamenter sistemi bir araba kabul edin. Bilmem yarı başkanlığı bir başka model araba kabul edin. Bunun motor gücü nedir, bu sistemin emniyet sistemleri, teknolojik donanımı, içinin konforu nasıl, bunu tartışalım sonra şoföre geliriz. Şoför bugün vardır, yarın yoktur.”

    Öte yandan toplantı öncesi konuşan Toplantı Yönetmeni Hatice Öz, şirketlerini yarına taşımak isteyenlerin yatırım yapması gereken alanın itibar olduğuna dikkati çekerek, bu çerçevede ANSİAD’ın mayıs ayı sonunda İtibar Paneli düzenleyeceğini söyledi. Öz, İtibar Paneli’nin bir üst adımı olan, Antalya’nın itibarını geliştirmeyi sağlayacak stratejileri belirlemek için organize etmeyi planladıkları ’İtibarlı Şehir Antalya Kongresi’ için şehrin kanaat önderlerinden de destek istedi.

    Toplantı, ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan ve Toplantı Başkanı Dündar Uluğkay’ın konuşmacı Cemil Çiçek’e plaket takdimiyle son buldu.

    Toplantıya ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan, Antalya Vali Yardımcısı Hamdi Bolat, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Karakaya, ANSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, ANSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergin Civan, BAKSİFED Başkanı-TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eroğlu, ANSİAD Üyesi iş insanları, medya, iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı.

  • Golaz Birliğinden Çorumlu Kadın Siyasetçilere Ziyaret

    Çorum’un Kargı ilçesinde dağ köylerinin birleşmesiyle dernekleşen Golaz Birliği’nin yönetim kurulu üyeleri, Çorumlu kadın siyasetçileri ziyaret ettiler.

    Kargı ilçesine bağlı dağ köylerinin birleşmesiyle dernekleşen ‘Golaz Birliği’nin başkanı Mehmet Aydoğanoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla Çorumlu kadın siyasetçiler ziyaret edildi. AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Av. Şeyma Yıldırım Döğücü ve AK Parti Ataşehir Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurdagül’ü makamlarında ziyaret eden yönetim kurulu üyeleri, Döğücü ve Yurdagül’e hayırlı olsun dileklerinde bulunarak görevlerinde başarılar dilediler.

    Golaz Birliği olarak Çorum’lu tüm siyasetçileri ziyaret ederek başarılar dilediklerini belirten Golaz Birliği Başkanı Mehmet Aydoğanoğlu, “Daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Çorum Milletvekillerimizi ziyaret etmiştik. Bugünde Çorumlu kadın siyasetçilerimizi ziyaret ederek görevlerinde başarılar diledik. Ziyaret ve faaliyetlerimiz devam edecek’’ dedi.

    Ziyaretlerde AK Parti İstanbul İl kadın kolları Başkanı Dövücü ve Ataşehir Kadın Kolları Başkanı Yurdagül’e birliğin futbol takımına ait formalar hediye edildi.

  • CHP’li Başkandan ’Yorgun Siyasetçilere’ Tavsiye:

    Manisa Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Gençlik Kolları Başkanı Güngör Serdar Bozyaka başkanlığında Manisa’nın 17 ilçesinin Gençlik Kolları Başkanları Sarıgöl’de bir araya geldi. Yapılan toplantıda 1 Kasım seçim sonuçlarını değerlendiren Bozyaka, yorgun siyasetçilerin artık yerlerini gençlere bırakması gerektiğini söyledi.

    CHP Sarıgöl Gençlik Kolları İlçe Başkanı Mustafa Çekkaş’ın ev sahipliğini yaptığı toplantıda bir açıklama yapan CHP Sarıgöl İlçe Başkanı Ahmet Akşehir 38 yıldır siyasetin içinde olduğunu belirterek, “Ben de sizler gibi önce gençlik kollarında görev alarak siyasete başladım. Belediye meclisinde görev aldım. Şimdi parti başkanıyım. Tekrar adayım. Sizlerin çalışmaları ile partimiz 1 Kasım seçimlerinde Sarıgöl’de birinci, ilde ikinci oldu. Daha çok çalışmalıyız. Partimize hizmet vermek çok güzel fedakarlık ister. Toplantınız hayırlı olsun” dedi, sonra toplantıya gençlere bıraktı.

    YORGUN SİYASETÇİLER YERLERİNİ GENÇLERE BIRAKSIN

    CHP Manisa Gençlik Kolları İl Başkanı Güngör Serdar Bozyaka toplantıda yaptığı konuşmasına ölümünün 9’uncu yılında merhum eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’i saygı ve özlemle andıklarını belirterek başladı. Bozyaka, genel seçimlerde, yerel seçimlerde nasıl bir yol izleyeceklerini belirlemek için bu toplantıyı düzenlediklerini belirterek “1 Kasım Genel Seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi Manisa’da ikinci oldu. Bu arada Salihli ve Sarıgöl ilçelerinde partimiz birinci oldu. Sarıgöl ve Salihli ilçe yönetimlerini kutlarım. CHP istediği zaman iktidar olabilecek bir partidir. Yeter ki inanın. Yorgun yöneticiler artık, yerlerini gençlere bıraksın. Bu parti Kuva-yi Milliye ruhu ile kuruldu ve bu ruhla siyasetini demokratik bir biçimde yapmaktadır. Biz bunu daha da güçlendireceğiz” dedi.

    Partinin 20 Kasım’da ilçe, 25 Kasım’da il başkanı kongreleri olduğunu anlatan Bozyaka, “Ocak ayı sonunda genel merkezin kongresi olacak. Genç siyasetçilerin daha yüksek makamlara yükselmesini istiyorum. Biz, genel başkanımızın, milletvekillerimizin ve belediye başkanlarımızın partimizin gençlik kollarından yetişenlerden olmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Bozyaka konuşmasını şöyle tamamladı: “Manisa’da bizim milletvekili sıramız değişmedi. Bunun sebebi adaylarımız ön seçimle geldi bu sıralamaya delegelerimize saygımızdan sıralamayı değiştirmedik. Aynı adaylar yine meclise gitti.”