Etiket: ‘Siyaset

  • AK Parti Malatya İl teşkilatında Siyaset Akademisi programı başladı

    AK Parti Malatya il teşkilatında 8’inci Siyaset Akademisi dersleri Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya’nın ilk dersi ile başladı.

    Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Siyaset Akademisi programının açılış törenine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya’nın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Milletvekili Mustafa Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti İl Başkanı Hakan Kahtalı ile teşkilat üyeleri, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

    Siyaset Akademisinin açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Hakan Kahtalı, kardeşlik ruhu içerisinde hiç kimseyi ötekileştirmeden bu davayı daha da ileriye taşımanın gayreti içerisinde olacaklarını söyledi. 15 Temmuz sürecine de değinen Kahtalı, “Bir darbe kalkışması yaşandı. Buna maşalık eden Pensilvanya’daki bunak ve ona iman edenler sizlerin o ferasetli ve dirayetli duruşunuz ile bertaraf edildi” dedi.

    Darbe gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine 40 milyon insanın sokaklara döküldüğünü belirten Kahtalı, “Bunu hesap edememişlerdi. Binlerce kez şükürler olsun. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın ve hükümetimizin dirayetli duruşu ile bu da bertaraf edildi. Ama şunu unutmayalım, Cumhurbaşkanımız nokta koyduk demedi virgül koyduk dedi. Biz birlik ve beraberliğimizi sürdüreceğiz. Alevisi ile Sunnisi ile Kürdü ile Türkü ile her türlüm etnik guruplar birlikte olup inşallah ülkemiz üzerinde oynanan oyunları sonlandıracağız” diye konuştu.

    Daha sonra söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ise tarih boyunca bir kez darbe ile karşı karşıya kalındığını anımsatarak “En son 17-25 Aralık girişimi, Gezi olayları ve son olarak 15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütünün kalkışması demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçti.

    15 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. Çünkü o gün demokrasi bayramı olarak ilan edildi. Demokrasilerin vazgeçilmezi anayasalarımız ile birlikte darbelere dur diyebilmek için anayasalarımız vazgeçilmezdir. Yeni anayasamızla Allah nasip ederse inşallah hükümet sistemimizdeki değişikliğe ihtiyacımız var. Sizlerin desteği ve dualarıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümet sisteminin değişip başkanlık sistemine geçilmesine ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından Siyaset Akademisinin ilk dersi için AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya kürsüye çıktı. Kaya, “Mesela bazen söyleniyor, ‘AK Parti 2023 vizyonuna ulaşabilir mi?’ diye. Bu parti ne kadar daha yaşayacak? Ve bu yaşamını iktidarda mı sürdürecek, yoksa eskiden olduğu gibi yerle yeksan olan partiler gibi tarihte yerini mi alacak? Bu soru önemli bir soru aslında siyaset akademisinin niçin yapıldığının cevabı da bence burada” diye konuştu.

    Konuşmasında diğer ülkelerdeki uzun süre iktidarda kalan partileri örnek gösteren Kaya, “Japonya’da Liberal Demokrat Parti’nin 1955 yılından 2009’a kesintisiz 54 yıl iktidarda kaldı. İsveç’te Sosyal Demokrat Parti, son 80 yılın 65 yılını iktidarda geçirdi. Kanada’da Liberal Parti 110 yılda 78 yıldır iktidar ve halen iktidarda. Yaşım 57, benden fazla iktidarda kalanlar var. Bunları iktidarda tutan ne? Baktığımızda iki şey görüyoruz. Bir; millete iyi kulak vermişler, ikinci özellikleri de ekmeği, ekonomiyi büyütmüşler, geleceği daha müreffeh bir noktaya taşımışlar” dedi.

    AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından beri bu iki temel özelliği benimsediğini ifade eden Kaya, “Millete kulak veriyor, milletin beklentilerinin asla hilafına hareket etmiyor. Ve milletin kendisine çizdiği istikamet üzerinde yürüyen bir partimiz var. 2002’den beri bu ülke büyüyor ve büyümeye devam ediyor. Bütün engellemelere rağmen, bize kurulmuş her türlü hilelere, darbelere rağmen bu ülkeyi büyütmeye devam ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Bu iki özelliği başaran iradenin en büyük örneğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söyleyen Kaya şöyle devam etti:

    “Hepinizin bir hayali var ’Acaba biz nereye kadar çıkabiliriz?’ Tayyip Bey, gençlik kollarında, genç bir delikanlı olarak siyasete başladı. Genç yaşta İstanbul’da il başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. Arkasından ’Muhtar bile olamaz’ denilen bu ülkede genel başkanlık, başbakanlık ve bugün cumhurbaşkanlığı yaptı. Nereden geliyor Tayyip Erdoğan? Buradan geliyor, bu sıralardan geliyor ve buradan geldiği yaşamını bugün bu ülkenin kaderini değiştiren bir noktaya taşıyan belki son yüzyılın bu ülkeye bahşettiği en büyük liderlerden birisi. Biz onunla olmaktan, onunla mücadele vermekten şeref duyuyoruz.”

    Siyaset Akademisi konuşmaların ardından daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

  • TBMM Başkanvekili Aydın siyaset akademisinin ilk dersini verdi

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, bu yıl 17.’si gerçekleştirilen siyaset akademisinin açılış dersinde yaptığı konuşmada, “Siyasetin tek amacı millete hizmet etmektir” dedi.

    AK Parti Ar-Ge Başkanlığı tarafından ‘Büyük güç: Türkiye’ sloganıyla Belediye Konferans Salonunda düzenlenen siyaset akademisinin açılışı yapıldı. Siyaset akademisinin açılış programına TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Milletvekilleri Adnan Boynukara, İbrahim Halil Fırat, Salih Fırat, İl Başkanı Abdurrahman Dimez, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Hanifi Erdem, Kadın Kolları Başkanı Perihan Gümüş, Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Mutlu ve partililer katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan AK Parti Ar-Ge Birim Başkanı Mustafa Alkayış, “Siyaset akademisi seçmenlerin partiyle bağını kuvvetlendirmek, siyasete yönelik toplumsal ilgiyi arttırmak, katılımcıların tarihi, siyasal tarih, ekonomi, dış politika gibi alanlarda bilgilendiriyor. Dersler teorik ve uygulamalı 4 ana başlık altında, yaklaşık 60 alt başlıkta toplanmıştır. Sekiz hafta boyunca katılımcılar, Türk siyasetine giriş, siyasal sistemler ve ideolojiler, siyasal strateji ve iletişim becerileri başlıklarına ek olarak deneyimli siyasetçiler birinci ağızdan deneyimlerini paylaşacak” dedi.

    AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Dimez ise konuşmasında, “2008 yılında başlayan siyaset akademisi başladığı günden itibaren bu akademiye katılan kişi sayısı Türkiye genelinde 50 bini aşmıştır. Bu kişilerin 25 bini sertifika aldı. İlk başlarda sadece AK Partililere yönelik bir akademiydi ancak sonradan sadece AK Partiye değil toplumun tüm kesimine hitap eden bir forum haline geldi. Eğiten, siyaset düşünen insanları geleceğe hazırlayan, bir vizyon oluşturuyor. Adıyaman’da 200’ün üzerinde bir katılımcı var. Eğer sabırla 8 haftalık programa iştirak edilirse, çok faydalanılacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

    Siyaset akademisin açılış dersini veren TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, siyaset akademisinin AK parti ile başladığını ve AK Partinin siyaseti kurumsallaştırdığını söyledi.

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, “Bizler siyaseti mevki makam için değil, bizler siyaseti birilerine rant içinde değil, biz siyaseti sadece ve sadece büyük millete hizmet için yapıyoruz. Siyasetin tek bir amacı vardı, millete hizmetkar olabilmektir. Bu anlamda tüm sorunları siyaset aracıyla çözmektir. Siyaset devlet yönetimidir. Devleti yönetirken, herkesin farklı bir bakış açısı vardır. Bütün siyasi partilerin ortak amacı halka hizmet etmektir. Halka hizmet etmenin aracı, yolu yönetimde olmaktan geçiyor” dedi.

    Ahmet Aydın konuşmasının devamında, “Tüzükte tüm partilerin amacı hizmet ama halk kimin hizmet edeceğine inanınca ona yetkiyi veriyor. Bu gün Türkiye’de 100 civarında parti var. Bu kadar çok parti var iken, bu partiler arasındaki fark nedir? Vatandaş neden AK Partiyi seçiyor. AK Partiyi diğerlerinden ayıran en önemli temel özelliği halka efendi değil, halka hizmetkar olmaktır. Halkın değerleriyle barışık bir şekilde, geçmişine sahip çıkarak, geleceğe büyük hedef vizyon çizmiştir. Diğerleri bir sonraki yıl için hedef koyamazken, AK Parti 2071’e kadar hedef koyuyor. AK Parti bu güne kadar dediğini yaptı. AK Parti dünyanın en büyük barajlarını, köprülerini, havaalanlarını yapıyor. AK Parti bin yıllık geçmişi içinde özümsemiş olan bir partidir. İnsanımızın bizden beklemiş olduğu tavırları özümseyen bir partidir. Eğer milletin beklediği duruşu gösteremezseniz, talepleri yerine getiremezseniz siyaseten yok olmaya mahkumsunuz” diye konuştu.

  • Bakan Albayrak: “15 Temmuz’dan sonra Türkiye ve AK Parti’de siyaset değişti”

    Enerji Bakanı Berat Albayrak, 15 Temmuz’dan sonra Türkiye ve AK Parti’de siyasetin değiştiğini söyledi.

    Gaziantep Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Albayrak, burada Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Bakan Albarak’ı Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya karşıladı. Daha sonra AK Parti Gaziantep İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Bakan Albayrak, burada partililerle bir araya geldi. Bakan Albayrak, partililere yaptığı konuşmada, dünyada ne kadar tehlikeli terör örgütü varsa onlarla savaş halinde olduklarını söyledi. 15 Temmuz’dan sonra siyasetin değiştiğini belirten Bakan Albayrak, “15 Temmuz’dan sonra Türkiye ve AK Parti’de siyaset değişti. 14 yıldır halka hizmeti Hakk’a hizmet anlayışıyla, liderimizin önderliğinde büyük başarılara imza attık. Dünyada ne kadar tehlikeli örgüt varsa onlarla savaş halindeyiz. Bu bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu mücadele bizlere ayrı sorumluluk yüklüyor” diye konuştu.

    Bakan Albayrak’a ziyaretlerinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, AK Parti Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep milletvekilleri Ahmet Uzer, Mehmet Erdoğan, Canan Candemir Çelik, Abdulkadir Yüksel, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve AK Parti İl Başkanı Eyüp Özkeçeci eşlik etti.

  • Kılıçdaroğlu: “Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Önce şunu herkesin çok iyi bilmesi lazım. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girerse işte bunlar olur” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada terör olaylarına değinerek, “Gencecik çocuklarımızı terör vuruyor. 15 Temmuzdan bu yana teröre kurban giden şehitlerimizin sayısı 36. Dün 6 polisimiz Bingöl’de şehit oldu. 6 vatan evladımız. Onlar biz rahat yaşayalım diye feda ediyorlar. Onlara bu ülkenin ve hepimizin minnet borcu var. Ben terör konusunda bütün siyasal partilerin aynı duyarlılığı göstermesi gerektiğini ısrarla dile getirdim. Bir şeyi de unutmayacağız. Unutturmayacağız. Terörsüz devralınan ülke 14 yılda nasıl bataklığın içine sürüklendi. Aklımız varsa aklımızı kullanmalıyız. Soru sormalıyız. Terörden şikayet etmek kolay. Ama sorun şikayetin ötesinde bir sorun. Terörle mücadelenin akılla, mantıkla, kolektif yapılması lazım. Bir siyasal iktidar ’ben tek başıma terörü engellerim’ derse bu tablo gerçekçi değil, olmadı, olamadı zaten. Eğer teşhisi doğru koyarsanız tedaviyi yaparsınız. Türkiye terör konusunda daha da ağırlaşan tabloyla karşı karşıya. Sadece PKK terörü değil, IŞİD terörü de var. 70 ilden IŞİD terör örgütüne katılım varsa bu terör örgütü de taban tuttu demektir. O zaman bizim sorgulamamız gereken pek çok alan var” diye konuştu.

    “Eğer Türkiye kara para aklayan bir ülke konumuna taşınırsa dünya ekonomi çevrelerine vereceğimiz çok hesap vardır”

    Varlık barışı tasarısıyla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “Bugün TBMM’de bir kanun teklifi görüşülecek. Daha önce gelmişti. Bir torba kanun içindeydi. Belli maddelerine itiraz ettiğimiz için geri çekildi. Daha sonra tekrar getirildi bir kanun teklifi olarak. Plan Bütçe Komisyonunda arkadaşlarım bütün endişelerini dile getirdiler. Teklifin Türkiye’ye vereceği zarar konusunda da endişelerini dile getirdiler. Fakat Plan Bütçe Komisyonundan geçti. Getirilen bir mali af vardı. Biz bir mali af kanunun çıkarılmasından yanayız. Ama yapılan düzenlenmenin yanlış ve eksik yanları var. Bunları söylemek zorundayım. AK Parti iktidarında 14 yılda 6 kez af kanunu çıkarıldı. Mali af. Yani ortalama iki yılda bir af kanunu çıkarıldı. Eğer vatandaş vergisini ve sigorta primini ödeyemez noktaya geliyorsa oturup hepimizin düşünmesi lazım. En son 2014’ün 9’uncu ayında çıktı. 2014 yılında vergi alacağı 67 milyardı, bugün vergi alacağı 90 milyar liraya çıktı. Borç azalması gerekirken 90 milyar liraya çıkıyor. Eğer çıkardığınız yeniden yapılanma tasarısı vatandaşı borcunu ödeyemez noktaya getiriyorsa gerçekten bir af kanunu niteliği taşımıyorsa bu para ödenmiyor. Ama bu teklifte bir madde var. Asıl bizim üzerinde durduğumuz madde o madde, diyor ki, ‘Yurt dışından herhangi bir para gelirse parayı kimin getirdiği belli değil, kaynağı da belli değil bu para Türkiye’ye gelirse ben bu parayı aklarım.’ Para uyuşturucu parası mı önemli değil, insan ticareti parası mı önemli değil, terör örgütlerinin parası mı önemli değil, Türkiye’ye gelsin kaynağı belli değil. Kime ait bu para o da belli değil. Niye Türkiye’ye geliyor kara parayı aklamak için. Eğer Türkiye kara para aklayan bir ülke konumuna taşınırsa dünya ekonomi çevrelerine vereceğimiz çok hesap vardır. Bizim bankalar için olağanüstü büyük riskler çıkarır. Türkiye ekonomi alanında kazandığı bütün itibarını kaybeder. Türkiye kara para cenneti olur. Bütün saygınlığını itibarını kaybeder. Biz bunu ısrarla dile getirdik. Neden kaynağı belli olmayacak, neden getirenin kimliği belli olmayacak? Bunun hesabını Türkiye Cumhuriyeti kime verecek. Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. Bu teklif bu şekliyle yasalaşırsa bunun ceremesi çok ağır olur. Kimse bize hatırlatmadı demesinler. Plan Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımız bütün bunları muhalefet şerhine yazmış. Dün bu konuda Sayın Başbakana da açıklamalarda bulundum. Çünkü biz ülkemizi seviyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kara para aklayan bir devlet değildir. Hukukun üstünlüğüne inanmış bir ülkedir. Kara parayı aklayan bir süreci başlatamazsınız.”

    “Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek”

    15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili ise Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz darbe girişiminin etkisini toplum üzerinden atmış değil. Bu darbe girişiminden hepimizin çıkarması gereken dersler var. Bu darbe girişimi siyaset kurumuna yeni pencereler açmak zorundadır. Bu darbe girişiminden ders olarak neleri çıkarmalıyız. Siyaset kurumu nasıl davranmalı. Önce şunu herkesin çok iyi bilmesi lazım. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girerse işte bunlar olur. Camiler bir siyasal görüşün arka bahçesine dönüşmemelidir. Birilerinin emir ve komutası altında olmamalıdır. O nedenle camiye siyaset girmemelidir. Kışlaya siyaset asla girmemelidir. Orduyu, okulları ele geçireceğiz. Sınav sorularını çalıp yandaşlarımızı harp okullarına sokacağız. Niçin göz yumdunuz bugüne kadar. Niçin gereğini yapmadınız bugüne kadar. Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta askerin siyasete girmemesi gerektiğini çok net anlatır. Orduyu sıcak siyasetin unsuru haline getirmek, oradaki gelişmelere sıcak siyasetin doğrudan müdahale etmesini sağlamak ya da ortam hazırlamak Türkiye’yi felakete sürükler. Bu darbe bize bir şey daha öğretti. Bilimsel laik eğitimin ne kadar önemli olduğunu söyledi. Laik bir eğitimin olmadığı bir Türkiye’de aklını kiraya veren bir düzende sistem değişmez, yeniliklere Türkiye kapılarını kapatır. Akılla sadakat bir arada olursa olumludur. Umarım ve dilerim, görüştüğüm bütün kesimlere eğitim sistemindeki yozlaşmayı anlattım. ’Bu eğitim sistemi Türkiye felakete götürür’ dedim. Bu eğitim sisteminden hiçbir anne, baba memnun değildir. Bu eğitim sisteminin bilimsel laik eğitim sisteminin Türkiye’ye getirilmesi, yeniden inşa edilmesi gerektiğini ifade ettim” ifadelerini kullandı.

    “Darbe girişimi sonrası bu dayatma kültürünün ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı”

    “Darbenin bize öğrettiği bir şey daha var. Siyaset kişisel çıkarlar için yapılmaz” diyen Kılıçdaroğlu, “Siyaset ailenin çıkarları için yapılmaz. Siyaset bir zümrenin, bir cemaatin çıkarları için de yapılmaz. Siyaset toplum için yapılır. Siyaset bana ne verecek değil, ben topluma ne vereceğim anlayışıyla siyaset yapılır. Bunu da artık siyaset kurumunun keşfetmesi lazım. Bir cemaate, bir sınıfa, bir tarikata, bir inanç grubuna devleti teslim edemezsiniz. Devleti teslim ettiğiniz andan itibaren siyaseti köreltirsiniz ve devleti yok edersiniz. Umarım bundan da ders çıkarmış oluruz. Siyaset aynı zamanda özeleştiri yapma ve geçmişi iyi analiz etme sanatıdır. Bir toplum geçmişi iyi analiz etmezse, bir siyaset geçmişi iyi analiz etmezse tarihi tekerrür ettirir. Şu soruyu sormaktan kendimi alamıyorum, nasıl oluyor da Türkiye Cumhuriyeti tekrar bir darbenin eşiğine gelebiliyor. Demek ki geçmişten ders almayan siyaset kurumu var. Eğer geçmişten ders alsaydık tarih tekerrür etmezdi. Geçmişi iyi analiz eden toplumlar geleceği sağlıklı inşa eden toplumlardır. Geçmişi kötü analiz ederseniz toplumu felakete sürüklersiniz. Bir şey daha öğretti bu darbe girişimi bize. Siyasetin bir dayatma değil uzlaşma işi olduğunu gösterdi. Darbeciler dayatır, dikta heveslileri dayatır. Demokrasilerde dayatma kültürü yoktur. Ortak akıl vardır. Bir dayatma kültürü vardı bize. Darbe girişimi sonrası bu dayatma kültürünün ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı. Umarım bundan siyaset kurumu ders çıkarır ve siyasetin uzlaşma alanı olduğunu ve bu uzlaşma alanının temel mekanının da TBMM olduğunu kimse unutmaz” değerlendirmesinde bulundu.

    “Devlete sızma falan yok. Bunlar devlete bilerek ve istenerek yerleştirildi”

    Bu darbe girişiminin bir şeyi daha öğrettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Devlette liyakat sisteminin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. İnancımızda bile var bu, işi ehline verin der. İşi falan cemaate, tarikata verin demiyorlar. Kim olursa olsun kimliği inancı, siyasi görüşü kim olursa olsun işi ehline verin diyor. İşi ehline vermezsen işte Türkiye bu tür olaylarla karşı karşıya kalır. Devlette liyakat önemlidir, liyakat sistemiyle oynarsanız devleti çökertirsiniz. Bugün geldiğimiz nokta devletin çökertildiği noktadır. Birileri diyor ki, ‘efendim bunlar devlete sızdı.’ Yok efendim devlete sızma falan yok. Bunlar devlete bilerek ve istenerek yerleştirildi. Bu gerçeği bilelim” açıklamasında bulundu.

  • Tunceli’de “Demokratik Siyaset Buluşmaları” mitingi

    HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Tunceli’de partisi tarafından düzenlenen “Demokratik Siyaset Buluşmaları” mitingine katıldı.

    Yüksekdağ, Milletvekilleri Alican Önlü ve Erdal Ataş, Tunceli Belediye Eş Başkanları Mehmet Ali Bul, Nurhayat Altun, HDP İl Başkanı Aslan Çağ ve partililerle birlikte Merkez Seyit Rıza Meydanı’nda düzenlenen Demokratik Siyaset Buluşmaları mitingine katıldı.

    Polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı miting alanına gelen Yüksekdağ vatandaşlarla tokalaşarak fotoğraf çektirdi.

    mitingde konuşan Yüksekdağ, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmelere değinerek, “Darbelere karşı demokrasiyi sağlamak için herkese demokratik haklarını sağlamak için kimsenin kaybedecek zamanı yoktur. Eğer Kürt güvende değilse hiç kimse güvende değildir. Eğer Alevi güvende değilse hiç kimse güvende olamaz. Kadın güvende değilse, her gün bu topraklarda, bu sokaklarda ölüm, şiddet, zulüm bu yaşamın bir parçası haline getirilmişse kimse hiçbir yerde huzur bulamaz. Bizler bugün için darbeye karşı hemen demokrasi, özgürlük ve herkese demokrasi, herkese özgürlük diyoruz” dedi.