Etiket: ‘Siyaset

  • İş ve siyaset dünyası BİRKONFED iftarında buluştu

    İş ve siyaset dünyası, Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldi.

    Halkalı’da Elite World Europe Otel’de düzenlenen iftar yemeğine Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, BİRKONFED Genel Başkanı Osman Ünsal, iş adamları, konfederasyon üyeleri, STK temsilcileri, yerel siyasetçiler ve çok sayıda davetli katıldı. İftar öncesi Başkan Osman Ünsal ve Bakan Bülent Tüfenkci, masaları dolaşarak davetliler ile sohbet etti. İftara katılan davetlilere Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahiler dinletildi. Ezanın okunmasının ardından dualar edilip oruçlar açıldı.

    İftardan sonra yaptığı konuşmada Bakan Tüfenkci, “Ateş çemberinde olan İslam coğrafyası çok sancılı günler geçiriyor. Yüzyıllardır barışın adresi olan bu Coğrafya maalesef acıyla, terörle, kurşunla, bombayla anılıyor” dedi.

    Katarda yaşanan olaylara da değinen Tüfenkci, “Katarın başına gelenleri görüyorsunuz. Orada da Türkiye ekonomik anlamda Katar’ın yanında. Biz bir yandan terörle mücadele ederken bir yandan da uluslararası düzeyde müşterek ve samimi çabalara destek veriyoruz. Biz Afrika ile strateji geliştirmek konusunda özel önem ve gayret gösteriyoruz. Hükümet olarak da Sudan başta olmak üzere Afrika’daki ülkelere işadamlarımızın gitmesi konusunda öncülük ediyoruz. Oraya teşvik yapmaları konusunda teşvik ediyoruz. Afrika’da ticareti geliştirme adına gerçekten tedbirler alıyoruz ve onları teşvik ederek oralarda olmalarını istiyoruz. Biz Afrika’ya sadece ticari boyutuyla bakmıyoruz. Hem insani yardımlarımızla hem de oradaki sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığımız iş birliklerle hem de dikta vasıtasıyla altyapı yatırımlarıyla Afrika’ya biz bir başka bakıyoruz. Afrika’ya bakarken Avrupa gibi sadece madenlerini alma, sömürme değil onlarında kazanacağı bir ticarete önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

    Son yıllarda yaşanan olaylara rağmen Türkiye dimdik ayakta durduğunu belirten Tüfenkci şunları kaydetti:

    “Türkiye geçtiğimiz 14 yılda özellikle ekonomi alanında gerçekten tarihi bir başarı ortaya koydu. Genç ve nitelikli iş gücü büyük iş pazarı, disiplinli finans sektörü, gelişmiş altyapısı, rekabetçi özel sektörüyle bölgesinde ve diktasında önemli bir yere gelmiştir. Ekonomimiz son 10 yıl da istikrarlı bir performans sergilemektedir. 2016 yılında yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, hain darbe girişimine rağmen, ekonomik terör saldırılarına rağmen Türkiye 2.9 oranında büyüme göstermiştir. Bu yılın ilk çeyreğinde büyüme oranımız yüzde 5, bu büyüme oranı 2.4 olan Avrupa ortalamasının iki katından bile fazladır. İlk verilere göre yüzde 5 büyüme oranıyla G20 ülkeleri arasında Çin, Hindistan’dan sonra Endonezya ile birlikte Türkiye yüzde 5’lik büyüme yakalama başarısı göstermiştir. Biz 14 yılda Türkiye’yi 3 kat büyüttük ve büyütmeye de devam edeceğiz.”

    Bakan Tüfenkci ayrıca, “Şu veya bunu bahane ederek, insanları sokaklara çağıranlar, sokakları çözüm yolu olarak gösterenler, bu ülkenin istikrarına göz dikmenin bir başka yolunu sergiliyorlar” diyerek son günlerde yaşanan olaylara da dikkat çekti.

  • Manisa’dan Fransız siyaset bilimci hakkında suç duyurusu

    Manisa Barosuna kayıtlı Avukat Canadar Arslan, Fransız Siyaset Bilimci Filippe Moreau Defarges hakkında “Cumhurbaşkanını Suikaste Azmettirme” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

    Fransız Siyaset Bilimci Filippe Moreau Defarges’in geçtiğimiz günlerde BFM Businees’in yayınladığı ’Dünyada 7 Gün’ adlı televizyon programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediği, “Erdoğan yetkilerinin arttırılmasını isteyerek topu taca atmayı seçti. Bu onu sadece felakete sürükler. Gördüğümüz kadarıyla hukuki yollar kapandı. Türklerin yaptığı başvurular kayda değer ama hiç bir yere gitmeyecek. Çünkü Erdoğan tüm yolları kilitleyecek. Onun için ya iç savaş ya da söylemesi zor bir hipotez Erdoğan’ın öldürülmesidir. Böyle bir ortamda suikastı unutmayın” sözlerine tepkiler sürüyor. Söylemlerinden sonra özür dileyen Defarges hakkında Manisa’da Manisa Barosuna kayıtlı Avukat Canadar Arslan, “Cumhurbaşkanını Suikaste Azmettirme” iddiasıyla Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukat Arslan AK Parti Manisa İl Başkan Yardımcısı Şemsettin Şahin ve AK Partili il yöneticileri eşlik etti.

    Yaptığı suç duyurusuyla ilgili konuşan Avukat Arslan, “Bu kişinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bulunması halinde bir Cumhuriyet Başsavcılığının suç durumuyla ilgili yakalanması, gözaltına alınması, bu düşünceleri ne olarak ifade ettiği, belli terör örgütlerine hedef gösterdiği ya da bazı ülkelerin derin devlet yapılanmalarına, gizli ajanlarına mesaj mı verdiği, kendi ülkesinde tanınmış, bilinmiş bir siyaset bilimci olarak belli bir kitlesinin var olduğunu biliyoruz. Onlara isim verip hedef mi gösterdiğini açıklanmasını, huzurda bulunmasını sağlamak amacıyla suç duyurusunda bulunduk. Hiç kimsenin bırakın Cumhurbaşkanımıza, bir kimseyi öldürmeye teşebbüs etmesi, azmettirmesi kabul edilemez. Hele legal yollarla seçilmiş bir Cumhurbaşkanını başka bir ülke vatandaşının televizyonlara çıkıp dünyanın takip edebileceği bir kişinin böyle açıklamalarda bulunması doğru değildir” dedi.

    Avukat Arslan destek veren AK Parti Manisa İl Başkan Yardımcısı Şemsettin Şahin ise, “Biz de AK Parti il yönetimi adına arkadaşlarımızla birlikte buradayız. Özellikle demokrasiyi içselleştirdiğini ifade eden Avrupalı bu tür zihniyetlere karşı, köhnemiş haçlı zihniyetin devamıdır. Bu tür zihniyetlere karşı bu söylemlere karşı, bu söylemler eylemlere dönüşmeden mücadelemizi hukuk yoluyla göstereceğiz. Bunlar tarihinden utanmayan sömürgeci zihniyetlerden ibarettir” diye konuştu.

    Öte yandan Fransız Siyaset Bilimci Filippe Moreau Defarges hakkında AK Parti Manisa eski İl Başkanı Dursun Ali Yıldız ile AK Partili avukat Ahmet Sofuoğlu da suç duyurusunda bulundu.

  • Tokat’tan Fransız siyaset bilimciye suç duyurusu

    Tokat Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Yerel Basın Birliği Tokat Temsilciliği tarafından, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında skandal sözleriyle tepki toplayan Fransız siyaset bilimi uzmanı Philippe Moreau Defarges için suç duyurusunda bulunuldu.

    Tokat Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Türkiye Yerel Gazeteciler Birliği Tokat Temsilcisi Hüseyin Alpay, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında, “O zaman geriye ya iç savaş, ya da bunu söylemek zor ama Erdoğan’ın öldürülmesi kalıyor” sözleriyle suikasta azmettiren Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IFRI) siyaset bilimi uzmanı Philippe Moreau Defarge hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 310’ncu maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı suçundan soruşturma ve kovuşturma açılması için suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

    Alpay, referandumun Türk milletini ilgilendiren bir olgu olduğuna dikkat çekerek, “Referandum bizim referandumumuzdur. Seçim bizim seçimimizdir. Bunu biz kendi aramızda tartışırız. Kendi aramızda hesaba koyarız. Kendi aramızda her türlü değerlendirmeyi yaparız. Ama bizim dışımızdaki hiçbir güç bizim içişlerimize, bizim siyasetimize, bizim seçilmiş liderlerimize böyle bir söz söyleme hakkına sahip değildir” dedi.

    Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal İncesoyluer ise dış ülkelerin Türkiye’ye ayar verme, yön verme, rota çizme gayri ahlaki ve demokrasiden yoksun tavırlarının hep olduğunu hatırlatarak, “Bundan dolayı söz konusu siyaset bilimci Fransız Defarge’ın böyle bir ifadesini affetmemiz mümkün değil. Türk Milleti adına biz buradayız. Tokat’tan böyle Cumhurbaşkanımızın yanında olunduğuna dair güçlü bir ses vermek üzere buraya geldik ve savcılığımıza da suç duyurusunu vereceğiz” diye konuştu.

    Ardından gazeteciler IFRI siyaset bilimi uzmanı Philippe Moreau Defarge hakkında hazırladıkları suç duyurusunu Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etti.

  • AK Parti’li Pektaş: “Hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacağız”

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, evetçileri denize dökmeyi kafasına koyan, ‘eğer hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacaklarını söyledi.

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, Gümüşhane Belediye Başkanlığının hibe araç hizmete alma töreninde yaptığı konuşmada, Gümüşhane’nin son yıllarda modern bir şehir olma yolunda çok önemli adımlar attığını söyledi. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Koalisyonlar da istikrarlı olabilir” sözüne de cevap veren Pektaş, “Bugüne kadar Türkiye’de kurulan koalisyonların hangisi istikrar vadetti. Bütün koalisyonlar ülkemizi geri götürdü. Yeni sistemin iki ana özelliği var. Birisi güçlü istikrar. Yani çift başlı yönetimden çıkıyoruz, tek başlı bir yönetim anlayışına geliyoruz. Başbakanla cumhurbaşkanının görevleri birleştiriliyor, bütün yetkiler cumhurbaşkanında toparlanıyor. Artık yeni sistemde güç kaçağı olmayacak. Güçsüz iktidarlar, koalisyonlar ve azınlık hükümetleri dönemi bu sistemle bitiyor. Bundan sonra hükümeti medya, dış güçler veya demokrasi dışı güçler belirlemeyecek, bundan sonra hükümeti doğrudan milletimiz belirleyecek. Biz buna doğrudan demokrasi diyoruz, tam demokrasi diyoruz. Bundan sonra 5 yılda bir kesintisiz ve güçlü bir yönetim olacak. Hizmetler daha hızlı olacak, daha hızlı karar alınan ve ekonominin fırlayıp gittiği bir döneme gireceğiz. Artık evetçileri denize dökmeyi kafasına koyan, ‘eğer hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti de inşallah 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacağız” dedi.

    “Sadece 80 milyon değil, 100 milyonlarca mazlum, 1,5 milyarlık İslam alemi bizi bekliyor”

    Türk milletinin bugüne kadar yanlış yapan hiçbir siyasetçiyi affetmediğini, bundan sonra da affetmeyeceğini kaydeden Pektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yürekten inanıyorum ki Gümüşhane rekor bir oyla güçlü Türkiye’ye destek verecek, büyük Türkiye’nin önünü açacak. Sadece 80 milyon değil, 100 milyonlarca mazlum, 1,5 milyarlık İslam alemi bizi bekliyor. Dünyanın bütün başkentleri de 16 Nisan’da yapılacak referandumu bekliyor. Bazı başkentler mateme, yasa boğulacak ama bazı başkentler ise mutluluğa koşacak. Biz o kardeşlerimize, İslam alemine mahcup olmamak için 16 Nisan’da da hem Türkiye’den güçlü bir evet çıkacak hem de Gümüşhanemizden rekor bir oy çıkacak.”

    “Gümüşhane’de merkezi hükümetimizin 100’den fazla şantiyesi var ve nüfus başına en fazla yatırım alan ilk il”

    Pektaş, “Tarım projelerinden ulaşım projelerine, istihdam projelerinden turizm projelerine kadar onlarca projeyi aynı anda yürütüyoruz. Şuanda 35 baraj ve göletimizin inşaatları devam ediyor, bazıları bitti. Bu yıl 8 tane daha ihale ediyoruz. Seneye de 8 tane daha derken etüt ve planlamalarını yaptığımız baraj ve gölet sayımız 70 olacak. İnşallah 600 bin dönümden fazla araziyi tamamen kapalı, basınçlı, modern bir şekilde sulayarak hayvancılığımızı geliştireceğiz. Çiftçilerimizin gelirlerini artırıcı, refahını yükseltici işleri bir bir gerçekleştireceğiz. Çevre yolu bu yıl bitiyor, Zigana’nın temelini geçtiğimiz ay Başbakanımız attı. Vauk Dağı’na 7 bin 400 metrelik çift tüplü tünel ihalesi yapıldı. Bayburt-Gümüşhane arası 8 kilometre kısalarak 68 kilometreye düşecek. Haftaya Pirahmet-Kelkit yolu duble yol olarak ihale ediliyor. Orada da 7 kilometrelik bir tünel var. Sorsalar ki Zigana, Vauk, Pekün tünelleri aynı anda yapılacak inanır mıydınız? Bunların hepsi aynı anda yürüyor. İnşallah 2 aya kadar havaalanımızın da temelini atıyoruz. Gümüşhane’nin çevre illeriyle mesafesi gittikçe kısalıyor. Bu da şehrimizi ulaşım noktasında kilit konumuna getiriyor. Valimizin riyasetinde İl Özel İdaremiz gece gündüz çalışıyor. Neredeyse bütün köylerimiz şantiye halinde. Başta Gümüşhane, ilçe ve belde belediyelerimiz olmak üzere destansı hizmetler yapıyor. Gümüşhane’de merkezi hükümetimizin 100’den fazla şantiyesi var ve nüfus başına en fazla yatırım alan ilk il. Bütün bunlar güçlü yönetim ve iktidarla oluyor. İnşallah 16 Nisan’da sizlerin de desteğiyle bu güçlü iktidarı ve güçlü istikrarı kalıcı hale getirmek istiyoruz” dedi.

  • Bakan Tüfenkci: “Siyaset yaparken nefret dilini kullanmamalıyız”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Evet” diyenin de “Hayır” diyenin de Türkiye’nin vatandaşı olduğuna dikkat çekerek, “Siyaset yaparken nefret dilini kullanmamalıyız” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Mardin’de bir düğün salonunda düzenlenen “İş dünyası ile buluşma” toplantısına katıldı. Burada konuşan Tüfenkci, Mardin’in kendileri için çok farklı olduğunu belirterek, “Mardin’in gelişmesi ve dönüşmesi bizim için çok önemlidir. Mardin’in dönüşmesi Türkiye’nin dönüşmesi demektir. Biz birliğimizi ve beraberliğimizi sağladığımız sürece hem bölgede hem de dünyada çok farklı bir konumda oluruz. Ülkenin bir yerinin kaybederken bir yerinin kazanması doğru değil. Bizler tüm ülkenin kazanması adına koşuşturuyoruz. Bütün şehirleri mamur hale getirmek, Türkiye’yi topyekun kalkındırmak hedefindeyiz. GAP Eylem Planı ile Mardin’e yaptığımız devasa yatırımlarımız var. Ama Mardin’in Cazibe Merkezleri Programı’nın içinde olması çok önemlidir. Aslında Mardin’in bir cazibesi vardır, bu da yatırım taleplerine yansıdığını görüyoruz” dedi.

    “Türkiye çift başlılıktan kurtulsun”

    Referandumda “Evet” diyenin de “Hayır” diyenin de Türkiye’nin vatandaşı olduğunu kaydeden Tüfenkci, 16 Nisan’da güçlü bir “Evet”in çıkacağına inandığını söyledi. Tüfenkci, “Malum FETÖ darbesi ile karşılaştık. Bu halk, FETÖ darbesine nasıl ‘dur’ dediyse 16 Nisan’da milli iradeye ‘evet’ diyecek. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, sizlerin ticaretlerini daha rahat yapabilmeniz için çok önemlidir. Biz istiyoruz ki, Türkiye çift başlılıktan kurtulsun. Türkiye’nin kazanmasını, esnafın kazanmasını istiyoruz. ‘Evet’ diyen de ‘hayır’ diyen de bu ülkenin vatandaşıdır. Ama şunu ifade etmek istiyoruz, siyaset yaparken nefret dilini kullanmamalıyız” diye konuştu.