Etiket: ‘Siyaset

  • Bakan Eroğlu’ndan Siyaset Akademisi’nde ilk ders

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Edirne’de AK Parti Siyaset Akademisi’nde ders verdi. Bakan Eroğlu, batı dünyasının ülkemiz üzerinde 200 yıldır uygulamak istediği planları olduğunu vurgulayarak, “Planın da hedefi şu, böl, parçala, yut” dedi.

    Edirne’de AK Parti Siyaset Akademisi’ne katılan Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, ilk dersi verdi. Bakan Eroğlu, Suriye’nin Afrin Bölgesi’nde devam eden Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bütün şehitlerimizin ruhu şad olsun. Bugün özellikle Afrin’de şanlı bayrağımızın ilelebet dalgalanması için mücadele eden kahramanlara da buradan selam gönderiyoruz. Şehitlerimiz var onlara da cenabı Allah gani gani rahmet eylesin. Allah onlardan razı olsun, gazilerimize de acil şifalar diliyoruz” dedi.

    “Onların bir hesabı varsa cenabı Allah’ın da bir hesabı var”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Afrin’de devam eden harekatla ilgili de Batı dünyasına sert mesajlar vererek, “Şunu unutmayın, ülkemiz üzerinde büyük bir hesap var, plan var. Batı aşağı yukarı 200 yıldır bir plan uyguluyor. Bir kere Türkleri Avrupa’dan atmak şeklinde bir plan uyguluyor. Planın da hedefi şu, böl, parçala, yut. Bu plan Osmanlı Devleti zamanında uygulandı. Şimdi de planın devamı uygulanıyor. Ama cenabı Allah onların hesaplarını alt üst edecek. Çünkü onların bir hesabı varsa cenabı Allah’ın da bir hesabı var. İşte sizler sayesinde, buradaki kardeşlerimin heyecanını görünce, gözlerindeki ışığı görünce sizlerle gurur duyuyorum. Bu bayrak ilelebet bu topraklarda dalgalanacak. Dolayısıyla merak etmeyin Afrin’de de kahraman ordumuz Fırat Kalkanı’nda olduğu gibi muzaffer bir şekilde orayı tamamen kurtaracak. Hainlerden, teröristlerden kurtaracak. Onları tamamıyla etkisiz hale getirip orayı huzurlu bir şekilde oranın gerçek sahiplerine tekrar teslim edecek” ifadelerini kullandı.

  • Adalet Bakanı Gül, siyaset akademisine katıldı

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AK Parti Konya İl Başkanlığının 18. Siyaset Akademisinde genç siyasetçi adayları ile bir araya geldi. Bakan Gül, AK Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte vesayetçi yönetim anlayışının ortadan kalktığını söyledi.

    AK Parti’nin geleneksel hale getirdiği siyaset akademisinin 18’ncisi Mevlana Kültür Merkezinde gerçekleşti. Programa katılan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AK Parti’den önce vesayetçi anlayışın olduğunu belirterek, “AK Parti 2007 yılında Cumhurbaşkanımızın önderliğinde AK Parti Siyaset Akademisini kazandırmış bir partidir. Çünkü AK Parti siyaseti laf ile siyaseti kuru vaatler ile siyaseti aldatma üzerine değil siyasetti bilimle, siyaseti sonuç alma ile siyaseti vatandaşların sorunlarını tespit etme ve çözme anlayışıyla, misyonu ve vizyonuyla düşünen bir siyasi harekettir. Çünkü siyaset tarzı değişti Türkiye’nin AK Parti ile beraber… Eskiden hesap vermeyen bir siyaset anlayışı vardı. AK Parti ile birlikte AK Parti milletten hiçbir şekilde iradesini almayan hiçbir gücün bu ülkeyi yönetmeyeceği ve milletten başka hiç kimseye hesap vermeyeceğini bu ülkeye tarzı siyaset olarak öğretti. Türkiye’de bu milleti vatandaşımızı sadece vergi veren oy veren bir vatandaş kitlesi olarak olarak gören siyaset anlayış vardı. Vatandaş Ali amca, Ayşe teyze oğlunu askere gönder, vergini ver, oyunu ver… Ülkeyi kim yönetecek? Ülkeyi ağa babaları yönetecek. Vatandaş Ahmet amca, Ali amca, Ayşe teyze yönetmeyecek. İşte bu anlayışın adı vesayetçi anlayıştı” dedi.

    “AK Parti ilklerin partisidir”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Konya Milletvekili Ahmet Sorgun da AK Parti’nin ilklerin partisi olduğunu belirtti. Sorgun, “Akademinin 10 yılı geride kaldı. 2008-2018 18.Dönem ve 60 binin üzerinde katılımcı. AK Parti ilklerin partisi ve ilkelerin partisidir” ifadelerini kullandı.

    “Yapılamaz denen icraatları ortaya koyduk”

    AK Parti İl Başkanı Hasan Angı ise, “AK Parti, siyaseti olması gerektiği çizgisine taşımak için büyük badireler yaşayarak bugünlere getirdi. İlk çıkış gününde sözünde, kararında millette olduğunu hiçbir şeyin de eskisi gibi olmayacağına dair liderimiz, kurucu genel başkanımız Cumhurbaşkanımızın uçuş fermanı Türkiye’yi 17 yılda bu noktaya getirdi. Ve her toplantıda şunu ifade etmişti: AK Parti siyasette müseccel marka olacak diye, gerçekten kısa bir süre sonra iktidara geldik. Yapılamaz denen büyük icraatları ortaya koyduk ve Türk siyasetini gençleştirdi” dedi.

    Program sonunda AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Bakan Abdulhamit Gül’e hediye takdim etti.

  • Aşut: “Siyasetin de bir Siyaset 4.0’a ihtiyacı var”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Endüstri 4.0’a geçişte gerekli politikaları oluşturacak olan siyasetin de bir Siyaset 4.0’a ihtiyacı olduğunu belirterek, “Eski siyasi yaklaşımlar yeni insan kaynağını yönetemiyor. Siyaset, gelişmelerin arkasında kalmamalı, kendi dinamiklerini revize etmeli, bürokrasisini ve teknokratını buna göre eğitmelidir” dedi.

    MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye’nin gündemine giren yeni bir kavram olan Endüstri 4.0 ile ilgili bazı yanlış bilgiler olduğunu ifade ederek, yeni sanayi devrimini değerlendirdi. “Ülke olarak sürekli yaptığımız bir yanlışımız var; o da ne zaman hayatımıza yeni bir kavram girse, o kavramı o kadar çok kullanır ve içeriğini unutacak kadar slogan haline getiririz ki, kavram artık anlamını yitirir, somut faydaları da” diyen Aşut, bu yeni kavramlarının en popülerinin ise Endüstri 4.0 olduğunu vurguladı. Her kavramın önce farkındalık oluşturarak gündeme gelip yaygınlaştığına işaret eden Aşut, ancak farkındalık sonrasında işlerin somutlaşmaya başlaması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin ise sadece farkındalık aşamasında kaldığını, somut çıktılara odaklanmayınca kavramın sloganlaşmaya ve içinin boşalmaya başladığını belirtti. Aşut, “Aynı şeyi ekonomimizin geleceği olan Endüstri 4.0 kavramına yapmamalıyız. Teknolojik gelişmeler bilimsel gelişmeye paralel bir konudur. Bilimsel seviyesi sınırlı bir toplumdan teknolojik gelişmeler bekleyemeyiz. Dünyada cep telefonu kullanma sayısı nüfusunu geçen nadir ülkelerin başındayız. Bu bizim teknolojik olarak geliştiğimizi göstermez. Yurt dışında olan bir teknoparkın, ar-ge tesisinin veya laboratuvarın aynısını -elbette ekipmanın tamamını ithal ederek- ülkemizde yapmak yüksek teknolojiyi gerçekleştirdiğimiz anlamına gelmez. Hele hele emir ve talimatla bilim, ileri teknoloji veya bunların sonucu olan Endüstri 4.0 ortaya çıkmaz. Bilim analitik bir düşünce yapısı gerektir. Bu anlamda ilkokuldan üniversiteye bu işin temeli olan eğitim 4.0 olmadan; yani Endüstri 4.0’ı ortaya çıkaracak ana unsur olan eğitim yeniden buna göre kurgulanmadan gerçek anlamda Endüstri 4.0 olmaz. Sadece güzel teknoparklarımız olur, modern ar-ge tesislerimiz olur, şık binalarımız olur” ifadelerini kullandı.

    “Eğitim 4.0 bu yeni devrimin payandasıdır”

    Gerçek teknolojik ilerlemeleri yakalamayı, Türkiye’de de gerçekleştirmeyi doku nakline benzeten Aşut, hazır teknolojik gelişmeleri alarak gerçek bir Endüstri 4.0 oluşturulamayacağının altını çizdi. Aşut, “Başkalarının elma ağacının elmalarını kendi ağacınıza takarak elma ağacı yetiştiremezsiniz. Bunu düşünecek beyinler yetiştirmemiz gerek. Bunun da başlangıcı ilköğretimdir. Yazılım ve internet Endüstri 4.0’ın temel payandalarıdır. Ne mutlu bize, iş dünyasının gündeme getirmesi sonucu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın desteği ile Kod Yazma eğitimleri ilkokul müfredatına girdi. Bunu çok önemsiyoruz. Ama yetmez. Öğrencilerin analitik düşünme becerisini geliştirecek derslerin oluşturulması, matematik, fizik, kimya, biyoloji, fen derslerinin mühendislik uygulamalarına entegre edilerek, üretime yönelik bir ‘Maker Space’ bakış açısıyla klasik sınıfların atölyeye dönüşmesi gerekir. Bizce akademisyenlerin haftada birkaç saatini mutlaka ilk, orta ve lise eğitimlerine ayırmaları, bunu gerçekleştirmek adına büyük bir yeniklik olur. Ancak, insan kaynağımız bir robot değildir. Robotlar verilen emri yerine getirir, ne kodlarsanız onu yapar. Endüstri 4.0 bu anlamda insanın yerini tamamen alamaz, çünkü robotları idare edecek olan da insandır. Endüstri 4.0’la sadece çalışanların iş tanımı değişecek. Kas gücüne gerek kalmayacak, insan kontrol panelinin arkasına geçecek. Eğer buna hazır olamazsak, insan kaynağımızı buna göre eğitemezsek, işsizlik işte o zaman oluşur” dedi.

    Endüstri 4.0’ın sadece sanayi ile sınırlı olmadığına dikkat çeken Aşut, şöyle devam etti: “Endüstri 4.0 bir üretim felsefesidir ve teknolojinin her alana entegrasyonunun adıdır. Endüstri 4.0 hangi sektör olursa olsun, ister hizmet ister ticaret isterse üretim, işin içinde yazılım, internet, nesnelerin interneti, siber teknolojiler, bulut teknolojilerinin olmasıdır. Bu anlamda Lojistik 4.0, Tarım 4.0, Ticaret 4.0, Turizm 4.0 gibi kavramlarla işi zenginleştirebiliriz. Hatta sağlıktan gündelik yaşama kadar her alanı dahil edebiliriz.”

    “Siyaset 4.0 olmadan doğru politikalar oluşamaz”

    Tüm bunların payandasının eğitim olduğunu vurgulayan Aşut, Eğitim 4.0 tasarlanmadan bu hedeflere ulaşmanın mümkün olmadığının altını çizdi. Bu noktada sadece fiziksel şartların değil, aynı zamanda eğiticilerin eğitiminin ve müfredatın da buna uygun olarak revize edilmesi gerektiğini belirten Aşut, şunları kaydetti: “Bu işi yapacak en etkin güç elbette devlettir. Bunları yapacak, bu politikaları oluşturacak olan siyasetin de bir Siyaset 4.0’a ihtiyacı olduğu açıktır. Eski siyasi yaklaşımlar yeni insan kaynağını yönetemiyor. Siyaset bu gelişmelerin arkasında kalmamalıdır. Siyaset de kendi dinamiklerini revize etmeli, bürokrasisini ve teknokratını buna göre eğitmelidir. Bu bir değişimdir ve tarih bize göstermiştir ki, hiçbir toplumsal ve ekonomik değişim yok ki siyaseti şekillendirmesin. Öncelikler değişirken hizmetin önceliği de değişmek zorundadır. En basiti modern çağın icra makamı olan, demokrasinin odağı olan yerel yönetimlerin artık kaldırım, yol ve kanalizasyon önceliklerinin yerini ekonomiye, eğitme entegre olmaya bıraktığını görmek zorundayız. Çünkü kamu, yerel yönetim, özel sektör ve üniversiteler bu masanın dört ayağıdır ve artık bu vizyona kafa yorulmalıdır.”

  • Bölükbaşı’ndan “Dış Siyaset ve Milli Beka” konferansı

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin milli beka noktasındaki tavrının istismar edilmeye çalışıldığını belirterek, “Elbette belediye başkanlığı bizim görevimizdir ancak Cumhuriyet bizim canımız pahasına sahip çıkacağımız vazgeçilmezimizdir” dedi.

    Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Milliyetçi Hareket Partisi Eski Genel Başkan Yardımcısı, emekli büyükelçi Deniz Bölükbaşı’nın yorumlarıyla “Dış Siyaset ve Milli Beka” temalı konferans düzenlendi.

    Konferansın açılışında konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Deniz Bölükbaşı’nın Türkiye’de 1 Mart ile ilgili doğru tespiti yapan yegane devlet adamı olduğunu vurgularken, “Büyükelçimiz Deniz Bölükbaşı’nı Adana’da dinleyebilmekten dolayı gururluyuz. Kendisinin düşünceleri bizim için her zaman önemlidir. Öyle ki kendisi 2007 yılında meclis erken seçim kararı aldığında Liderimiz Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile Cenevre’de Büyükelçilik görevindeyken 34 yıllık görevini bırakıp gelecek kadar fedakardır’’ dedi.

    “Cumhuriyet ve milli beka vazgeçilmezimizdir”

    Türkiye’nin bugün geldiği noktada petrol ve doğal gazla dünyayı yönetmek ve şekillendirmek isteyenler olduğunu belirten Başkan Hüseyin Sözlü, “Elbette belediye başkanıyım. Şehrime ve halkıma hizmetin sorumluluğunun farkındayım ancak Cumhuriyet’e ve milli bekamıza sahip çıkmak noktasındaki sorumluluğumuz da bizim vazgeçilmezimiz. Mensubu olduğum Milliyetçi Hareket Partisi ve Liderimiz Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu milli bekamızla ilgili tavrını anlamak istemeyenler, istismar edenler var. Bu tavrın önemini aktarmak da bizim vazifemiz’’ diye konuştu.

    Emekli Büyükelçi Deniz Bölükbaşı, Başkan Sözlü’nün konuşmalarının ardından “Dış Siyaset ve Milli Beka” konulu konferans ile Türkiye’nin dış siyasette yaşadığı son gelişmeleri yorumladı. Milli bekanın milli var oluş olduğunu aktaran Bölükbaşı, “Milli beka söz konusu olduğunda siyaset orada susar. Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerini yaşıyoruz. Çok sancılı ve karanlık bir dönemden geçiyoruz. Küresel bir saldırı altındayız, husumet çemberiyle sarıldık” şeklinde konuştu.

    Konferansını iki başlık altında ele alan Bölükbaşı, Türkiye’nin milli bekasının iki farklı dalda olduğunu bunların güney komşulardaki gelişmelerin çıkardığı beka sorunları ve diğerinin de Batı ile ilişkilerimizde yaşanan kriz dönemlerinin Türkiye’ye muhtemel yansımaları olduğunu ifade ederken, ‘’Irak ve Suriye’nin milli beka noktasında Türkiye için şu ortak noktaları var: her iki ülkede de Türkiye, PKK ile sınır komşusu olmuştur. Türkiye tarihinde ilk defa Türk Silahlı Kuvvetleri iki ülkede birden askeri müdahalededir. Bu iki ülkede Kürt nüfus özerklikten bağımsızlığa giden yolda büyük mesafe kat etmiştir’’ dedi.

    Konferansa, MHP Adana Milletvekili MYK Üyesi Muharrem Varlı, ASKİ Genel Müdürü Hüseyin Oprukçu, belediye bürokratları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • ZGYD, siyaset ve iş dünyası ile kahvaltıda buluştu

    Zonguldak Gazeteciler ve Yazarlar Derneği (ZGYD) üyesi gazeteci ve yazarlar Zonguldak iş dünyası, siyasetçi, bürokrat, SKT’lar ve yerel yayın takipçileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Başkanlığını Çiğdem Şekerci, Başkan Yardımcılığını Alev Uzunbaş’ın yaptığı ZGYD’nin düzenlemiş olduğu kahvaltı organizasyonuna siyaset ve iş dünyasından yoğun katılım oldu.

    Kahvaltı öncesi konuşma yapan Zonguldak Gazeteciler ve Yazarlar Derneği (ZGYD) Başkanı Çiğdem Şekerci kentte birlik ve beraberliğe vurgu yaparak şunları kaydetti; “Zonguldak Gazeteciler ve Yazarlar Derneği olarak düzenlemiş olduğumuz birlik beraberlik kahvaltımıza katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyoruz. Bizler Zonguldak’ta aktif olarak gazetecilik yapan, köşe yazan, haber yapan gazeteciler ve yazarlar olarak Zonguldak’taki iş dünyası, siyasetçi, bürokrat, STK’lar ve okurlarımızla bu organizasyonla bir araya gelmek istedik. Zaman zaman aramızdan birkaç kişi belki de çoğumuz sizlerin yaptığınız veya yapamadığınız bazı işleri eleştiriyoruz. Zaman zaman bizlere kızıyorsunuz. Ancak sonuçta Zonguldak ortak paydasında her zaman sizlerle yolumuz kesişiyor. Bazen çok güzel işlere imza atıyorsunuz ve bunu duyurmak adına sizin sesiniz oluyoruz. Kitleleri harekete geçirmek noktasında bir arada çalışıyor, savaş veriyoruz. Zor ve meşakkatli bir görevi icra ediyoruz. Bu karmaşa ve yoğunlukta zaman zaman bizler de hata yapabiliyoruz. Sizler de bizim hatalarımızı tolere ediyor ve Zonguldak ortak paydasında bizlerle buluşuyorsunuz. Tüm mücadelemiz kentsel farkındalık oluşturmak adına. Bu uğurda mücadele eden meslektaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.

    Zonguldak sorunları olan bir kent. Ancak bu sorunların çözümü noktasında biz hep varız demek için sizinle beraberiz. Birlik bütünlük oluşturulması gereken her platformda sizlerin de taşın altına elinizi koyacağınıza inancımız sonsuz. Dernek olarak bazı sosyal sorumluluk projelerimiz var. Çok yoğun tempoda çalışıyor olmamıza rağmen bu konularda da duyarsız kalmamak adına elimizden gelen mücadeleyi göstermek istiyoruz.

    Sizlerin de bu anlamda katkılarına teşekkür ediyoruz. Geldiğiniz için tekrar teşekkürler. Afiyet olsun” dedi.

    Moda Cafe’de düzenlenen organizasyona; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan, Kozlu Belediye Başkanı Kerim Yılmaz, İl Genel Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Fikret Zaman, Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün, Çaydeğirmeni Belediye Başkanı Satılmış Gebeş, AK Parti Kozlu İlçe Başkanı Ahmet Gören, Gökçebey Belediye Başkan Yardımcısı Ender Aydemir, Zonguldak Belediye Meclis Üyeleri, Kozlu Belediye Meclis Üyeleri, AK Parti İl, İlçe yöneticileri, Kızılay Kan Merkezi Müdürü Selim Alan, CHP Kilimli İlçe Başkanı Filiz Karademir ve yönetimi, CHP Kozlu İlçe Başkanı Cengiz Bank, Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Tahsin Atayan, Türkiye Sakatlar Derneği Şube Başkanı Hüseyin Şirin ve Başkan Yardımcısı Meral Aydoğan Demirbaş, TTK Kozlu Müessese Müdürü Ali Demirsoy, işadamı Şahin Yalçın, Serkan Günay, Olcay Can, Eren Enerji Kurumsal İletişim temsilcileri, çok sayıda basın mensubu ve davetli katıldı. Davete, programları nedeniyle katılamayan Zonguldak Milletvekilleri telgraf çekerek mazeretlerini bildirdiler.

    Gazeteciler ve siyasetçilerin bir araya geldiği programda kent meseleleriyle ilgili sohbet edildi.

    ZGYD üyesi gazeteci ve yazarlar kendi imkânlarıyla, öğreniminde imkânsızlıklar yaşayan 3 öğrenciye 1 yıl boyunca burs vermek, kışlık yakacak sorunu yaşayan 2 aileye odun kömür yardımında bulunma kararı alırken, sosyal sorumluluk projelerinin de devam edeceğini bildirdiler. Kentte gazetecilik mesleğini icra eden meslektaşlarının sorunları ile ilgili de çalışmalar yapılacağı bilgisi verilirken, kenti ilgilendiren her konuda birlik ve beraberlik sergileneceği kaydedildi.